Son İletiler

Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 10
11
Diğer Senaryolar / Ynt: Freejack
« Son İleti Gönderen: Kara Thrace 14 Aralık 2022, 19:22  »
Freejack

Virtual Cast
Katee Sackhoff - Alexandra ‘Alex’ Furlong/Sherry Fox
Tricia Helfer - Victoria Vacendak
Michael Trucco - Jake Redlund
Anthony Hopkins - John McCandless
Rene Russo - Julie McCandless
Julian McMahon - Mark Michelette
James Callis - Brad Carter
Joanne Whalley - Nun
Emilio Estevez - Frank Brown/Alex Furlong
Manu Bennett - Ripper
Bellamy Young - Newswoman
Charlie Sheen - Eagle Man


Freejack - Season 1 Episode 2 - Uyanış

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Savaşlar ve pandemilerden sonra dünya bildiğimizden çok farklı bir yer haline gelmişti.4032 yılında Dünya 7 bölgeye ayrılmıştı.A bölgesi,eskiden Kuzey Amerika olarak biliniyordu.B bölgesi,eskiden Avrupa olarak bilinen yerdi.C bölgesinin eski adı Asya olarak biliniyordu.D bölgesi eskiden Avustralya olarak anılıyordu.E bölgesi,bir zamanlar Güney Amerika denilen yerdi.F bölgesi eskiden Afrika kıtasıydı.G bölgesi ise eskiden Antarktika olarak tanınıyordu.2000 yıl önce eskimoların yaşadığı G bölgesi,artık hastalıklı insanların gönderildiği bir tür karantina bölgesi haline gelmişti.G bölgesine gönderilen hiç kimsenin oradan ayrılmasına izin verilmiyordu.G bölgesinde yaşayan herkes tedavisi olmayan ve bulaşıcı bir hastalık taşıyordu.Bazıları ölüyordu.Ama bazıları bir şekilde bir bakışıklık oluşturup hayatta kalmayı başarıyordu.Ama onlara tam olarak sağlıklı demekte mümkün değildi.
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
A Bölgesi,Atlanta, Georgia...
A bölgesi,büyük şirketlerin başkanlarından oluşan bir yönetim kurulu tarafından yönetiliyordu.McCandless Corporation,yıllardır A bölgesinin yönetim kurulu başkanlığını elinde tutuyordu.Ve onu kaybetmemek içinde herşeyi yapabilecek durumdaydı.McCandless Corporation'un başkan yardımcısı Julie McCandless,aynı zamanda şirketin başkanı John McCandless'in eşiydi.Julie McCandless'in sekreteri Sherry Fox,ilk bakışta çok fazla dikkat çekmeyecek bir görünüşe sahipti.Oğlan çocuğu gibi kulak hizasında kısacık kesilmiş sarı saçları düzenli bir şekilde yana doğru taranmıştı.Kırmızı renktaki kalın çerçeveli gözlüğü ona ciddi bir ifade veriyordu.Gözlük numarası bayağı düşüktü.Yani hiç takmasada olurdu.Ama gözlük ona ciddi bir tarz veriyordu.Başkan yardımcısının sekreteri olmak hafife alınacak bir iş değildi.Her açıdan mükemmel olmak zorundaydı.Görünüşü ciddi olmalıydı.Her işi en kısa zamanda ve kusursuz bir şekilde yerine getirmesi bekleniyordu.Hata yapması hiçbir şekilde kabul edilemezdi.Sherry,başkan yardımcısının odasının önündeki bekleme odasında,masasında oturmuş ve telefon bekliyordu.Başkan yardımcısı ile görüşmeye gelenler,önce bu odada bekliyorlardı.Sherry,Julie McCandless'e telefon edip onay aldıktan sonra,bekleyenler içeri girebiliyorlardı.Sherry'nin telefonu çaldı.Sonra telefondan bir ses duyuldu.
-İçeri gel Sherry.
Sherry,saldalyesinden kalktı.Birkaç adım yürüdü.Kapıyı açtı ve başkan yardımcısının odasına girdi.Julie McCandless,1.73 boylarındaydı.Sarı dalgalı uzun saçları vardı.60'lı yaşlardaydı ama 50'den fazla göstermiyordu.Yaşına göre oldukça çekici bir kadın olduğu söylenebilirdi.Julie,masasında oturmuş ve Sherry'nin içeri girmesini bekliyordu.Sherry içeri girdikten sonra Julie ona baktı ve konuştu.
-Sherry,son raporlar hazır mı?
-Evet Julie.
-Onları getirebilirmisin?
-Hemen getiriyorum.
Julie,odadan çıktı.Birkaç dakika sonra elinde bir dosya ile geri geldi.Sonra onu Julie'nin masasına bıraktı.Julie dosyayı inceledi sonra Sherry'e baktı.
-Laser ameliyatını hiç düşündün mü?
-Gözlük numaram zaten çok düşük.
-O zaman sürekli takmasanda olur.
Julie,masasından kalktı ve Sherry'nin yanına geldi.Sonra eliyle gözlüğünü çıkardı ve götürüp masaya koydu.
-Böyle daha iyi.
Julie,Sherry'nin oğlan çocuğu modeli kulak hizasında kesilmiş sarı saçlarına dokundu.
-Saçların çok güzel.Belkide onları uzatmalısın.Bunu bir düşün.
-Bu şekilde daha rahat.
-Senin tercihin.Bu akşamki yemekte seninde olmanı istiyorum.O gözlüğü takma ve güzel birşeyler giy.
-Orada olacağım.
-Pekala şimdilik bu kadar Sherry.
Sherry,masadan gözlüğünü aldı ve onu tekrar taktı.Sonra odadan çıktı ve kapıyı kapattı.
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Akşam saat 19.00'ı gösteriyordu.Sherry'de şirket yemeğinin yapıldığı salonda yerine almıştı.Gözlüğünü bu sefer takmamıştı.Kısacık sarı saçlarını yana doğru taramış ve saç spreyi ile desteleyerek düzenli bir görünüm almalarını sağlamıştı.Üzerinde siyah bir gece elbisesi vardı.Salonda yavaş yavaş ilerledi.Sonra yanına 80'li yaşlarda ama oldukça dinç görünen,hafif kilolu bir adam geldi.Bu adam şirketin başkanı John McCandless'den başkası değildi.Elleriyle Sherry'nin kısacık saçlar dokundu.Sonra konuştu.
-Sekreter olarak kalman gerekmiyor.Senin kadar güzel bir kadın böyle bir şirkette kolaylıkla yükselebilir.Kendi odan olabilir.Kendi projelerini hazırlayabilirsin.
-Ben bulunduğum yerde gayet iyiyim.
-Nasıl istersen. Ama bu teklif her zaman açık olacak.
Sherry,John McCandless'in yanından uzaklaştı.sonra Julie,onun yanına geldi.Sarı dalgalı saçları göğüslerine kadar geliyordu.Üzerinde siyah bir gece elbisesi vardı.Sherry'ye baktı.
-Güzel görünüyorsun.John,seni hala rahatsız ediyor mu?
-Üstesinden gelebilirim.
-Şirketteki tüm kadınlarla yattığından hiç şüphem yok.Bugüne kadar onu reddedebilen tek kadın sensin.Ve ben bunu gerçekten taktir ediyorum.Düşünüyorum da bence sekreter olarak çalışmak için fazla niteliklisin.Aslında seni bu yüzden buraya çağırdım.Şimdi,benimle gel.
Sherry,Julie ile beraber salonda ilerledi.Julie,salondaki kürsüye çıktı.Sonra eline mikrofunu aldı ve konuştu.
-Yeni pazarlama müdürünü size açıklamaktan büyük bir mutluluk duyuyorum.Sherry Fox.
Herkes şaşkınlık içinde bakıyordu.Julie,kürsüden indi.Sonra Sherry ile beraber tekrar kürsüye çıktı.Sonra Sherry'e baktı.
-Şimdi birşeyler söylemelisin.
Sherry,şaşkın bir şekilde bakakalmıştı.Sonra kendini toparladı ve konuştu.
-Bu büyük bir sorumluk.Ve ben elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağım.
Sherry,kürsüden indikten sonra John yanına geldi.Ve konuştu.
-Sanırım seni fazla hafife almışım.Ama unutma.Artık tehlikeli sulardasın.
John,uzaklaşırken Julie yanına geldi.
-Gözünü korkutmasına izin verme.
-Gözümü hiçbirşey korkutamaz.
-Bunu duyduğuma sevindim.Bir içki al ve rahatla.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Ertesi sabah.
Sherry,uyandı.Üzerinde beyaz bir gecelik vardı.Banyoya girdi.Önce tuvalete oturdu.İşini bitirdikten sonra kalktı ve sifonu çekti.Sonra lavaboya yaklaştı ve aynaya baktı.Makyajsız hali ve kısacık saçlarıyla oğlan gibi görünüyordu.
-Belkide Julie haklıydı.Saçlarımı uzatmalıyım.
Sherry,birden bir ses duydu.
-Bencede saçlarını uzatmalısın.
Sherry,şaşkın bir şekilde etrafına baktı.Dairesinde tek başına yaşıyordu.Ses nereden geliyor olabilirdi.Etrafta sesi yansıtan birşey olmalıydı.Onu bulmalıydı.Sherry,ses yansıtıcı aletin gizlenebileceği yerlere bakmaya başladı.Önce tablonun arkasına baktı.Sonra masanın altına.Tüm evi aradığı halde hiçbirşey bulamadı.Sonra ses konuşmaya devam etti.
-Boşuna arama.Hiçbirşey bulamayacaksın.Ben senin zihnindeyim.
-Anlaşıldı.Dün içkiyi fazla kaçırdım ve hale kendime gelemedim.
-Şarhoş filan değilsin.Ve delirmiyorsun da. Ben seninle telapati arayıcılığı ile konuşuyorum.
-Telepati yüzyıl önce yasaklandı.
-Ama hala kullanılıyor.
-Bu mümkün değil.
-Peki o zaman beni nasıl duyuyorsun?
-Kimsin sen ve benden ne istiyorsun?
-Benim kim olduğumu ve ne istediğimi soruyorsun.Ama sen kim olduğunu ve ne istediğini biliyormusun?
-Bu saçmalığı daha fazla dinlemek zorunda değilim.
-Peki o zaman beni sustur.Tabi yapabilirsin.
-Ya benden ne istediğini söyle yada defol git
-Sıradan bir sekreterken bir gecede pazarlama müdürlüğüne terki ettin.Sence bu biraz garip değil mi?
-Neden sözettiğini anlamıyorum.
-Gerçekten mi? Eğer Julie McCandless ile yatmasaydın gerçekten pazarlama müdürü olabilirmiydin?
-Böyle birşey asla olmadı.Ben yükselmek için hiç kimseyle yatmam.
-Belki.Ama diğer insanlar farklı düşünebilir.
-Başkalarının ne düşündüğü beni ilgilendirmiyor.
-Tüm bunlar,işin,bir gecede yükselmen gerçek mi sanıyorsun? Senin tüm hayatın bir kurgudan ibaret.
-Tanrım,bir daha bu kadar çok içmeyeceğim.
-Hatırla.Kim olduğunu ve nereden geldiğini hatırla.Alex Furlong'u hatırla.Toyota Grand Prix,Long Beach'i hatırla.
Sherry'nin kafasında bazı görüntüler belirdi.Hayal,meyal birşeyler hatırlar gibi oldu.Sonra konuştu.
-Hergün gördüğüm bir rüya var.Bir yarış pistindeyim ve artık üretilmeyen eski model bir araba kullanıyorum.Ve bir kaza oluyor.Sonra uyanıyorum.
-O senin gerçek hayatına ait bir anı.Düşün,kim olduğunu ve nereden geldiğini hatırla.
Sherry,birden herşeyi hatırlamaya başladığını farketti.
-Benim adım Sherry Fox değil.Ben Alexandra Furlong'um.Ve bir araba yarışçısıyım.Ve ben bu zamana ait değilim.Tanrım bana ne yaptılar böyle? Tüm hatırlarım,yavaş yavaş yerine geliyor.
-Vacendak,avcıların en iyisi.Seni o yakaladı.Seni tesise götürdüler.Orada eski anılarını sildiler.Yerlerine yenilerini koydular.
-Peki ama bunu neden yaptılar?
-Bedenler zengin müşterilerin kullanımına sunulmadan önce test edilirler.Ve bu da senin bedenin test edildiği bir program.Şirketteki işin,yükselmen,patronun Julie McCandless,seni taciz eden şirket başkanı John McCandless.Hiçbiri gerçek değil.Sen şu anda tesiste bir makineye bağlısın.Bugün seni zengin bir müşterinin bedenine transfer edecekler.Kim olduğunu öğrenmeyi başaramadık.Ama seninle iletişim kurmanın bir yolunu bulabildik.Şimdi kendine sadece sen yardım edebilirsin.Uyanmalısın.Bunu başarabilirsin.Uyanmalısın,Alexandra Furlong.UYAN,UYAN,UYAN.
Alexandra,birden uyandı.Hastane odasındaydı.Başında ışıklı metal bir başlık vardı.Ve kollarına kablolar bağlanmıştı.Alexandra,kafasındaki başlığı çıkardı.Sonra kollarındaki kabloları çıkardı.Üzerinde beyaz bir hasta geceliği vardı.Odadaki lavaboda bulunan aynaya baktı.Saçları hala kısacık oğlan saçı gibiydi.Tesiste fazla kalmış olamazdı.Alexandra dışarı çıktı.Tam o sırada beyaz önlüklü doktorlardan biri onu gördü.Sonra bağırdı.
-Denek kaçıyor.Durdurun onu.
Alexandra,koridorda koşarak ilerledi.Sonra yeşil doktor önlüğü giyen ,55 yaşlarında,kumral saçlı ve sakallı bir adam yanına geldi.
-Yaşamak istiyorsan benimle gel.

Devam edecek
12
Diğer Senaryolar / Ynt: Freejack
« Son İleti Gönderen: Kara Thrace 14 Aralık 2022, 19:15  »
Freejack

Virtual Cast
Katee Sackhoff - Alexandra ‘Alex’ Furlong
Tricia Helfer - Victoria Vacendak
Michael Trucco - Jake Redlund
Anthony Hopkins - John McCandless
Rene Russo - Julie McCandless
Julian McMahon - Mark Michelette
James Callis - Brad Carter
Joanne Whalley - Nun
Emilio Estevez - Frank Brown
Manu Bennett - Ripper
Bellamy Young - Newswoman
Charlie Sheen - Eagle Man


Freejack - Season 1 Episode 1 - Pilot - Director's Cut

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Alexandra Furlong,41 yaşında,atletik bir vücuda sahip,oldukça güzel bir kadındı.Kısaca herkes ona Alex diyordu.Alex’in platin sarısı saçları göğüslerine kadar geliyordu.Yatakta erkek arkadaşı Jake ile beraberdi ve tamamen çıplaktı.Jake Redlund,1,91 boylarında,51 yaşında,yaşına göre yakışıklı sayılabilecek bir adamdı.Jake uyumaya devam ederken,Alex,yataktan çıktı ve duşa girdi.Büyük gün sonunda gelmişti.Toyota Grand Prix için aylarca hazırlanmıştı.Tüm o eğitimler ve eğzersizlerden sonra nihayet zamanı gelmişti.Oraya gidecek bu yarışı kazanacaktı.Alex,suyu açtı ve duşun altına girdi.
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Alex,üzerinde pembe bornuzu ile duştan çıktı.Saçları arkaya doğru yatmıştı ve ıslak olduğundan dolayı koyu sarı görünüyordu.Bu sırada Jake'de uyanmış ve yataktan çıkmıştı.Alex'e baktı ve gülümsedi.
-Duştan çıktığında çok seksi oluyorsun.
-Ben her zaman seksiyim.
Alex ve Jake öpüştüler.Sonra Alex aynanın karşına geçti ve eline saç kurutması makinesini aldı.Saçlarını tararken,bir yandanda kurutmaya çalışıyordu.Bu sırada Jake yanına yaklaştı ve diliyle boynunu yalamaya başladı.Alex bir an irkildi.Sonra saçlarını kurutmaya devam ederken konuştu.
-Sence kısa saç bana yakışıyor mu?
-Bence sana herşey yakışıyor.
-Yarıştan sonra saçlarımı kestirmeyi düşünüyorum.İlk tanıştığımız zamanlardaki gibi.Gerçekten çok kısa olacak.
-Görmek için sabırsızlanıyorum.
Alex,saçları kuruduktan sonra bornozunu çıkardı ve giyinmeye başladı.Bu sırada Jake,elinde küçük bir kutu ile Alex'e yaklaştı ve kutuyu ona uzattı.
Alex,giyinmesini bitirdikten sonra kutuyu aldı ve masaya koydu.
-Bunu yarıştan sonraya bırakalım olur mu?
-Ama açmadın bile.
-Yarıştan sonra açacağım.Söz veriyorum.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
4032,California,özel bir tesis…
Bilgisayar başında oturan teknisyenler,başlarında duran siyah deri giysili sarışın kadına bilgi veriyorlardı.
-10 dakika kaldı.9 dakika.8 dakika
Victoria Vacendak,oldukça güzel bir kadındı.Göğüslerine kadar gelen dalgalı sarı saçları özenle taranmıştı.Ama bu görünüşü sizi yanıltmasın.O,yanında olmasını isteyebileceğiniz türde bir kadın değil.Aksine ondan ne kadar uzak olursanız sizin için o kadar iyi olur.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
2022,Toyota Grand Prix,Long Beach…
Alex,kırmızı yarışçı tulumunu giymişti.Göğüslerine kadar geleni sarı saçlarınıda açık bırakmıştı.Alex,Jake,ile beraber bakımı yapılan arabaların yanından geçiyor ve yürümeye devam ediyordu.50'li yaşlarının başlarında koyu kahverengi saçlı,1,73 boylarında bir adam yanına yaklaştı.
-Alex,buraya gel.Tanışmanı istediğim biri var.
Brad,Alex’i alıp kır saçlı ve yaşlı bir adamın yanına götürdü.Sonra Alex’i işaret ederek konuştu.
-Şu güzel yüze bir bakın.Sizce bu yüz motor yağı satmaz mı?
Alex,gülümsedi.Sonra kır saçlı adam ile tokalaşıp yanından uzaklaştı.Arabasına binmeye hazırlanırken Jake’e yaklaştı ve kulağına fısıldadı.
-Bana şans dile.
Sonra,Jake’in yanından uzaklaştı.Başlığını taktı ve beyaz renkteki arabasına bindi.Kemerini bağladı ve anonsu beklemeye başladı.Sonra tüm arabalar start aldı.Alex,gaza bastı ve ilerlemeye başladı.Jake’de diğer insanlarla beraber onun yarışmasını izliyordu.Sonra Alex birden çok şiddetli bir ses duydu ve herşey karardı.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
4032,California,özel bir tesis…
Teknisyenler saymaya devam ediyordu.
-7 saniye,6,5,4,3,2,1
Vacendak,konuştu.
-Alın onu.
Alex birden kendini beyaz ışıklarla kaplı,bir yerde buldu.Üzerinde radyoaktif maddelerden koruyan özel koruyucu giysi giyen,astronota benzer bir sürü adamı farketti.Adamların ellerinde beyaz şeffak ışık çıkaran bir alet vardı.Diğer adam,öbürüne baktı.
-Onu böyle teslim etsek mekanik efendi bundan hiç hoşlanmazdı heralde.
Tam bu sırada bir patlama sesi duyuldu ve ışıklar bir anlığına karardı.Alex,şaşkınlıkla etrafına bakıyordu.Ve bağırıyordu.
-Burası ne biçim bir hastane? Burası ne biçim bir hastane?
Diğer görevli arkadaşlarına bağırdı.
-Tutun şunu.
-Bırakın beni.
Alex,kendisine takılı olan serumları sökmeye başladı.Sonra sedyeden kalktı ve görevlilerden birini itip yere düşürdü.Sonrada dışarı doğru kaçmaya başladı.Adamlar arkasından bağırıyorlardı.
-Yakalayın onu.Kaçmasına izin veremeyiz.
Alex,dışarı çıktığında ateş eden insanları gördü.Sanki bir tür halk ayaklanması vardı.Alex,şaşkınlık içinde bağırdı.
-Burası neresi? Neredeyim ben?
Askerler ve silahlı halktan insanlar çatışıyorlardı.Mermiler etrafta uçuşuyordu.Dumandan göz gözü görmüyordu.Alex,koşmaya başladı.Çatışmadan iyice uzaklaştıktan sonra kendi evinin olduğu caddeye doğru ilerledi.Oturduğu dairenin kapısına geldi ve kapıyı çalmaya başladı.Az sonra kapı açıldı.Silahlı zenci bir adam kapıda belirdi.
-Ne istiyorsun?
-Sen kimsin? Jake nerede?
-Ben Jake’i filan tanımıyorum.
-Burası benim ve Jake’in evi.Sizin burada ne işiniz var?
-Bak bayan,ben ve ailem 15 yıldır burada oturuyoruz.Şimdi buradan gitmelisin,hemen.
-Ama bu mümkün değil.Biz dün buradaydık.
Yanında çocuklarıyla beraber bir kadın kapıya yaklaştı.
-O bir Freejack.
-Freejack’de ne?
Zenci adam,Alex’a baktı.Ve silahını tekrar ona doğrulttu.
-Sana yardım edemeyiz.Sana kimse yardım edemez.Şimdi buradan git.Hemen.
Alex,evden uzaklaştı ve sokakta yürümeye devam etti.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Vacendak,içeri girdi ve tek gözü siyah deri ile kapalı olan,siyah deri giysili,siyah saçlı ve hafif sakallı adama yaklaştı.
-Ripper,gerekli testleri yap.
Ripper,elini ekranın üzerine koydu ve konuştu.
-Bu organizasyonun dışına asla bilgi taşımadım.
Sonra,Vacendak’a baktı.
-Beni test etmene şaşırdım Victoria.
-Seni değil,makinayı test ediyorum.
Birden makinanın ışığı yandı.Vacendak gülümsedi.
-Çalışıyor.Şimdi,diğerlerinide test et.
Bilgisayarın ekranı açıldı ve Vacendak ekrana baktı.Ekranda yaşlı bir adam belirdi.
-Alex Furlong’u istiyorum.
-Onu sana getireceğim McCandless.
Görüntü kayboğulduktan sonra Vacendak,Ripper’a baktı.
-Adamları topla.Alex Furlong'u en kısa zamanda ele geçirmemiz gerekiyor.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Alex,bir kilise görmüştü.Burada en azından barınak ve yiyecek bulabilirdi.Kiliseden içeri girdi.Biraz yürüdü,sonra arkasını döndü ve elinde çifteli tüfek olan bir rahibe gördü.Rahibe silahını Alex’a doğrulttu.
-Burada ne aradığını söylemen için üç dakikan var.
-Garip bir hastanede uyandım ve oradan kaçtım.Evime gittim ama orada başka insanlar vardı.Ve bana Freejack dediler.
-Rahibe silahını indirdi,sonra konuştu.
-Zengin bir orospu çocuğu ölür ve zihnini başka birine transfer ederler.
-Jake Redlund,erkek arkadaşım.Onu bulamıyorum.
-Sen uyanmadan öncesine dönelim.Son hatırladığın şey ne?
- Toyota Grand Prix'deydim.Bir kaza oldu.Çok gürültü vardı.Sonra herşey karardı.
-Toyota Grand Prix'mi? Hiç duymadım.
-Toyota Grand Prix,Long Beach…
-Long Beach,100 yıl önce bombalandı.
-Ne demek bombalandı? Ben daha dün oradaydım.
-Seni bulunduğun zamandan çaldılar ve buraya getirdiler. Şu anda 4032 yılındayız.
-Ama bu çok saçma.
-Bilmediğin bir yerde uyanıyorsun.Evinde başka insanlar yaşıyor.Sence bunlar mantıklı mı?
-O halde,geri dönmeliyim.Kendi zamanıma dönmenin bir yolu olmalı.
-Geri dönemezsin.Sen zaten ölüsün.
-Hayır.Ben ölü filan değilim.Kazadan tek çizik bile almadan kurtulmam büyük bir şans.
-Seni kazadan birkaç saniye önce aldılar.Ama resmi olarak sen ölüsün.
-Yani o zaman burada mahsur kaldım.Ve asla geri dönemeyeceğim.
-Bu doğru.Ama korkarım burada da kalamazsın. Seni aramaya gelecekler. Gitmek zorundasın.
-Tamam. Size sorun olmak istemem.
-Gitmeden önce sana içecek ve yiyecek birşeyler verebilirim.
Alex,rahibenin getirdiği suyu içti.Sonra verdiği sandviç'den bir ısıtırık aldı. Bu sırada rahibe konuşmaya devam etti.
-Son birşey daha var.Görüntünü tüm ekranlara vermişlerdir.İki adım bile gidemeden avcılar seni yakalar.
-Avcılar mı?
-Şirket için çalışan paralı bir özel birim.Bugüne kadar hiçbir Freejack onlardan kaçamadı.
-Şansımı deneyeceğim.
-Şanstan daha fazlasına ihtiyacın olacak.
Rahibe,Alex'e ileride duran sandalyeyi işaret etti.
-Pekala,otur bakalım şuraya.
Alex,sandalyeye oturdu.Sonra rahibe konuştu.
-Görünüşünü biraz değiştirirsek tanınman daha zor olur.
Rahibe,Alex'in önüne bir havlu bağladı.Sonra eline bir makas aldı.
-Saçlarınla vedalaş.
Alex,birşey diyemeden rahibe saçlarını eliyle tuttu ve gelişi güzel kesmeye başladı.Saç kesmek aslında rahibelere yabancı bir olay değildi.Eski çağlarda yemin eden rahibe adaylarının beline kadar gelen uzun saçları oğlan çocuğu modeli kısacık kesilirdi.Şimdi saçı kesilme sırası Alex'a gelmişti.Alex'in uzun sarı saçları teker teker önüne dökülüyordu.Rahibe,hiçbirşey söylemeden hızlıca kesmeye devam ediyordu.Alex,kesim bitince neye benzeyeceğini merak ediyordu.Sonunda kesim bitmişti.Alex,saçlarının bayağı azaldığını hissediyordu.Aynanın olduğu yere doğru ilerledi ve aynaya baktı.Bakmasıylada şok oldu.Saçları oğlan çocuğu modeli kısacık olmuştu.Kakülleri bile ancak alnının yarısına kadar geliyordu.Evet,yarıştan sonra saçlarını kısacık kestirmeyi düşünüyordu.Ama bu kadar da kısa kestirmeyecekti tabi.Şimdi tam oğlan gibi olmuştu.Eski halinden daha farklı göründüğü için şimdi daha zor farkedilebilirdi.
Rahibe,Alex’e yiyeceklerle dolu bir torba verdi.
-Bunu iyi sakla.
Alex,torbayı aldı.
Rahibe,bir silah çıkardı ve Alex’e uzattı.
-Dikkatli olmalısın.
Alex,silahı aldı ve cebine koydu.Sonra kilisenin çıkış kapısına doğru ilerledi.


Devam edecek
13
Diğer Senaryolar / Ynt: Universe
« Son İleti Gönderen: Kara Thrace 14 Aralık 2022, 19:10  »
Universe - Season 1 Episode 2:Zaman Devriyeleri

Episode Guest Cast
Josh Hartnett - Captain Ethan Morton
Emmy Rossum - Lt. Laura Walker

Uzun bir zaman önce...
Tera gezegeni.Eskiden galaksinin en gelişmiş gezegenlerinden biriydi.Şimdi ise insanlar eski binalarda korku içinde yaşıyorlardı.Yiyecek ve içecek su bulmak çok zorlaşmıştı.Su kaynaklarının hangilerinin temiz,hangilerinin radyasyonlu olduğunu bilmek mümkün değildi.Toplanan tüm sular laboratuarlarda test edildikten sonra temiz olanlar ayrılıp içecek su olarak depolanıyordu.
Yüzbaşı Peter McNeill,o gün su aramaya çıkan birlikleri komuta ediyordu.Hepsinin üzerilerinde siyah deri askeri üniforma vardı.Birliğin ikinci komutanı yüzbaşı Ethan Morton,38 yaşlarında,1.91 boylarında,kumral saçlı bir adamdı.Asi tavırları ve üstleriyle çok iyi anlaşamaması sebebiyle terfi almasıda oldukça yavaş oluyordu.Ondan çok daha genç olan Peter,aynı rütbede olmasına rağmen onun komutanı durumundaydı.Birliğin tek kadın üyesi olan teğmen Laura Walker ise 30 yaşlarında oldukça güzel bir kadındı.Kumral uzun saçlarını ensesinde toplamıştı.Askeri bir birlikte tek kadın olması cinsel ayrılımcılık sebebiyle değildi.Kadın asker sayısının erkek askerlere göre çok daha az olması sebebiyle her birlikte bir yada iki kadın asker bulunuyordu.Yada hiç bulunmuyordu.Zira şu günlerde askerlik çok fazla tercih edilen bir meslek değildi.İnsanların aç olduğu ve hayatta kalma savaşı verdikleri bu zor zamanlarda kim başkaları için hayatını tehlikeye atmak isterdi? Hiç kimse.Peki o zaman kim gelip askere yazılıyordu? Tabiki hiç kimse.Klonlanan bebekler askeri üstte büyüyüp orada eğitiliyorlar,sonrada askeri birliklere gönderiliyorlardı.Kadın askerlerin sayısı azdı çünkü erkeklerden daha iyi asker olacağına karar verilmişti.Yeterli sayıda klonlanacak erkek bulunamadığı zamanlarda kadınlarında klonlandığı oluyordu.Askerlerden hiçbiri aile hayatı yaşamamıştı.Hiç cinsel deneyimleri olmamıştı.Yada herkes öyle olduğunu sanıyordu.

******************************************************************************
Gece yarısı.Çadırda genç bir adam ve güzel bir kadın birbirlerine sarılmış yatıyorlardı.Peter,kumral saçları göğüslerine kadar gelen Laura'ya baktı ve alçak bir sesle konuştu.
-Bir aile içinde büyümenin nasıl olduğunu hayal etmeye çalışıyorum.Ama bir türlü kafamda canlandıramıyorum.
Laura,gülümsedi.
-Belki ileride bunu öğrenme şansını bulursun.
-Evet.Belki.
Tam bu sırada ikiside büyük bir gürültü duydular sonra diğer askerin bağrışlarını duydular.
-Zaman devriyeleri.Bizi buldular.
Peter ve Laura hemen yattıkları yerden kalktılar ve hızla giyinmeye başladılar.Sonrada silahlarını ellerine alıp çadırdan dışarı çıktılar.Yüzbaşı Ethan,Peter ve Laura'nın yanına geldi ve konuştu.
-Zaman devriyeleri burada.Sayıları çok fazla.Onları durdurmamız imkansız.Bu sefer gerçekten işimiz bitti.
Peter,kaçmakta olan askerlere baktı,sonra Ethan'a döndü.
-Sierra savaşçıları varken zaman devriyeleri bize asla yaklaşamazlardı.Sierre savaşçılarının sadece bir tanesi bile bu devriyelerin hepsini durdurabilirdi.
Laura,araya girdi.
-Sierra savaşçıları yüzyıllardır ortada görünmüyorlar.Büyük savaşta hepsinin yokedildiği söyleniyor.Zaman devriyeleri hepsini tek tek buldu ve onları birer birer ortadan kaldırdı.
Ethan,söze karıştı.
-Bırakın şimdi Sierra'ları.Bir an önce buradan gitmezsek zaman devriyeleri hepimizi öldürecekler.
Peter,elini cebine soktu ve mavi bir kristal çıkardı ve Ethan ile Laura'ya gösterdi.
-Bunu bir mağarada buldum ve sürekli yanımda taşıyorum.Birgün işe yarayacağını düşünmüştüm.
Laura,mavi kristal'a şaşkınla baktı.
-Bir Argon kristali.Bunu nereden buldun?
-Söyledim ya,bir mağarada.
-Hangi mağarada?
-Eğer bugün buradan sağ kurtulabilirsek seni oraya götürürüm.
Peter,Laura ve Ethan,diğer askerlerle beraber koşmaya başlamışlardı.Peşlerinden gelen siyah zırhlı zaman devriyeleri,laser silahları ile onlara ateş ediyorlardı.Mavi laser ışınları havada uçuşuyordu.Laura,saçlarını toplayacak zaman bulamadığı için kumral uzun saçları serbest kalmıştı.Koşarken rüzgarda dalgalanıyordu.Sonra birden Peter'ın arkasından bir laser ışını geçti.Sonrada Laura yere yığıldı.Peter,birden durdu ve Laura'nın yattığı yere doğru eğildi.
-Laura.
Laura,Peter'a baktı.
-Belki birgün tekrar görüşürüz.Daha iyi bir hayatta.
Laura'nın ağzından kanlar boşaldı ve başı yana doğru düştü.
Peter,Laura'nın yerde yatan vücuduna baktı ve bağırdı.
-Hayır.
Ethan,Peter'ın yanına geldi.
-O öldü Peter.Şimdi ayağa kal ve koşmaya başla.Ecele et.
Peter,ayağa kalktı.Mavi kristali çıkardı ve zaman devriyelerine doğru koştu.Koşarken kristali devriyelere göstererek bağırdı.
-Bunu mu istiyorsunuz? O zaman gelin ve alın.
Zaman devriyeleri Peter'a doğru ilerlediler.Peter,kristali devriyelere doğru tutarken Ethan'a bağırdı.
-Ben onları oyalarken kaç.
Ethan,Peter'a bağırdı.
-Peter,sakın bunu yapma.Ne olacağını bilmiyorsun.
Ama Peter,Ethan'ı dinlemiyordu.Zaman devriyeleri,Peter'ı laser yağmuruna tuttular.Sonra mavi kristal birden bire parlamaya başladı.Ortalığı mavi bir ışık demeti kapladı.Sonra hem zaman devriyeleri hemde Peter ışık demetinin içinde kayboğuldular.Ethan ve diğer askerler orada tek başlarına olduklarını farkettiler ve koşmayı bıraktılar.Ethan,şaşkın bir şekilde etrafına baktı.Ne zaman devriyelerinden,nede Peter'dan bir iz yoktu.Askerler,Laura'nın da aralarında bulunduğu ölen arkadaşlarının cesetlerini gömerken Ethan'da olanlara bir anlam vermeye çalışıyordu.

Devam edecek
14
Duyurular / Ynt: Forumumuz tekrar sizlerle.
« Son İleti Gönderen: Kara Thrace 14 Aralık 2022, 18:49  »
Forumun tekrar aktif edilmesi süper olmuş.Bende özlemişim burayı.Artık buraya hergün bakacağım.Aslında uzun yıllar boyunca hiçbir foruma girmedim.Facebook,twitter,instagram vb. sosyal ağlar çıkınca insanlar forumları unuttu.Ama ben hiç unutmadım.
15
Duyurular / Ynt: Forumumuz tekrar sizlerle.
« Son İleti Gönderen: Odyssey 26 Kasım 2022, 15:45  »
Uzun yılların ardından Bilim Kurgu evrenine ait bir çok bilgi ile dolu forumumuzu tekrardn aktif etme kararı aldım. Umarım topluluğumuzda yıllar önce biriktirdiğimiz bilgiler tekrardan bir çok insana faydalı olur.
 

arka planda "anılar" şarkısı çalarken Efsane geri döndü dediler koşa koşa geldik :D  
16
Duyurular / Ynt: Forumumuz tekrar sizlerle.
« Son İleti Gönderen: nanoeray 26 Kasım 2022, 00:42  »
Uzun yılların ardından Bilim Kurgu evrenine ait bir çok bilgi ile dolu forumumuzu tekrardn aktif etme kararı aldım. Umarım topluluğumuzda yıllar önce biriktirdiğimiz bilgiler tekrardan bir çok insana faydalı olur.
17
Bilgiler / Ynt: the flash 2.sezon finali
« Son İleti Gönderen: nanoeray 07 Temmuz 2016, 20:17  »
Flashpoint Paradox göreceğimiz ilk olay olacak. ondan sonrası ise malum. reverse flash geri dönecek
18
Bilgiler / the flash 2.sezon finali
« Son İleti Gönderen: sevvalberksoz 05 Temmuz 2016, 01:55  »
barry yayınlanan son sezon finalinde geçmişe giderek annesini kurtardı thawne ı öldürdüğüne göre barrynin güçlerine sahip olduğu parçacık hızlandırıcı patlaması gerçekleşemiycek o zaman yeni sezonda neler izliycez ?
20
Bilgiler / Ynt: Stargate Tüm Seriler Gemi Büyüklükleri
« Son İleti Gönderen: asdfg 21 Haziran 2016, 12:00  »
Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 10