Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
Duyurular / Ynt: Forumumuz tekrar sizlerle.
« Son İleti Gönderen: nanoeray 26 Kasım 2025, 00:14  »
Uzun aradan sonra tekrardan merhabalar
2
Haberler / Ynt: Kara Thrace's House
« Son İleti Gönderen: Kara Thrace 16 Mayıs 2023, 16:24  »
Bu videoların hepsi Konya'daki eski evde çekilmişti.Ankara'daki yeni evde,yeni videolar çekip,Youtube'a koymak istiyordum.Ama taşındıktan sonra  digital kamerayı uzun süre bulamadık.Kamerayı bulduktan sonrada ben yeni çekim yapmak istemedim.Ev videolarının yanı sıra daha önceki videolarda bulunmayan film ve dizi müziklerinide kaydetmek istiyordum.Ama Keyboard'i,salondaki piano'nun yanına taşıdığım için yeni kayıt yapmadım.Şimdi tekrar keyboard'ı odama taşımam lazım.Salonu kayıt için kapatmam mümkün değil çünkü.Ama zaten digital kamera ile yapılan ses kayıtlarıda çok kötü oluyor.O yüzden bu işten vazgeçtim.
3
Haberler / Grace Park Saçını Kazıttı
« Son İleti Gönderen: Kara Thrace 23 Ocak 2023, 01:43  »
Battlestar Galactica'dan tanıdığımız Grace Park,A Million Little Things dizisinin 3. sezonu için saçlarının bir bölümünü kazıttı.Dizi şu anda 5. sezonuna başlayacak.Tabiki Grace Park'ın saçlarıda eski haline döndü.Ama 3. sezonda tıraşlı saç kesimiyle karşımıza çıkmıştı.Bence gayet iyi olmuş.Keşke BSG'de de bu saç kesimini kullansalardı. Sharon karakterine bu saç kesimide iyi giderdi.
4
Haberler / Ynt: Katee Sackhoff Artık Kısa Saçlı
« Son İleti Gönderen: Kara Thrace 16 Aralık 2022, 23:03  »
Bu resimde GalaxyCon Raleigh 2022'den.Katee'nin şimdiki saçlarına en yakın resimi bu.Şimdiki halinin uygun boyutlu resmini bulamadım. Saçları kesilince Katee,Kara Thrace gibi oluyor.
5
Haberler / Katee Sackhoff Artık Kısa Saçlı
« Son İleti Gönderen: Kara Thrace 16 Aralık 2022, 22:40  »
Katee'nin Calgary Expo 2022'deki gelmiş geçmiş en kısa saçlı hali.Kısa saç Katee'ye yakışıyor.Onu Starbuck havasına sokuyor. Şimdi Katee'nin saçları biraz uzadı tabi.Ama hala BSG 3. sezon sonundan daha uzun değil.Yani hala kısa saçlı.

Not:Eklerdeki 128kb fotoraf boyutu sınırı yüzünden sadece iki resim ekleyebildim.Başka forumlarda istediğim kadar ve daha yüksek boyutlu resimler ekleyebiliyordum.Ama burada olmuyor.Bu yüzden Katee'nin şimdiki halini koyamadım.Kırmızı ceketli koyu sarı saçlı hali (Kısa olunca kumral gibi oldu tabi.) Calgary Expo 2022.Açık sarı saçlı,mavi ceketli Miley Cyrus'a benzeyen hali ise FAN EXPO Cleveland 2022.
6
Diğer Senaryolar / Ynt: Freejack
« Son İleti Gönderen: Kara Thrace 14 Aralık 2022, 19:41  »
Freejack

Virtual Cast
Katee Sackhoff - Alexandra ‘Alex’ Furlong
Tricia Helfer - Victoria Vacendak
Michael Trucco - Jake Redlund
Anthony Hopkins - John McCandless
Rene Russo - Julie Redlund
Julian McMahon - Mark Michelette
James Callis - Brad Carter
Joanne Whalley - Nun
Emilio Estevez - Frank Brown/Alex Furlong
Kiefer Sutherland - Dr Daniel Harris
Manu Bennett - Ripper
Bellamy Young - Newswoman
Charlie Sheen - Eagle Man


Freejack - Season 1 Episode 6 - İlk Görev


---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Alexandra,yatağından kalktı.Tuvalete girdi ve klozete oturdu.İşini bitirdikten sonra sifonu çekti ve lavaboya geçti.Önce elleri yıkadı.Daha sonra aynaya baktı.Tarağı eline aldı ve kısacık sarı saçlarını yukarı doğru taramaya başladı.İşini bitirdikten sonra aynadaki kendi görüntüsüne baktı.
-Hiç fena değil.Bu saç modelini yarışlarda kullanabilirdim.
Kapı vuruldu.Alexandra tuvaletten çıktı ve kapıyı açtı.Karşısında spor giyinmiş bir adam vardı.Alexandra'ya yeni giysileri ve spor ayakkabılarını uzattı.
-Bugünkü kıyafetleriniz.
Alexandra,giysileri ve ayakkabıları aldıktan sonra kapıyı kapattı.Sonra giysilere baktı.Mavi blue jean ve aynı renkte kumaş mont vardı.Ayrıca beyaz renkli ve lacivert çizgili bir bluz vardı.Alexandra,spor giyinmeyi seviyordu.Bu sefer gelen kıyafetler öncekilerden çok daha iyiydi.Alexandra soyundu.Önce çizgili bluzu giydi.Sonra blue jean'i.En son mavi kumaş montu giydi ve çıtçıtlarını ilikledi.Spor ayakkabılarıda giydikten sonra lavaboya gidip aynaya tekrar baktı.
-Şimdi birşeye benzedim.
Alexandra,odadan çıktı.Asansöre bindi ve alt katlara doğru inmeye başladı.Asansör durduktan sonra dışarı çıktı ve koridorda yürümeye başladı.Bu sırada Frank yanına geldi.Alexandra'ya baktı.
-Şimdi tam Alex Furlong gibi görünüyorsun.
-Aslında adım Alexandra.Ama Alex'in Grand Prix'de daha iyi görüneceğini düşündüm.
-Alexandra,ilk saha görevin için hazırmısın?
-Gerçekten mi? Saha görevine mi çıkıyorum?
-Evet.
-Ama eğitimim henüz tamamlanmadı.Gerçekten hazır olduğumu düşünüyormusun?
-Hayır.Saha görevi için kesinlikle hazır değilsin.
-Tamam.Yapalım şu işi.
***************************************************************************
Alexandra,Frank ile beraber brifing salonuna girdi.Salondakiler Frank'in yanındaki kısa sarı saçlı kıza baktılar.Frank,öne çıktı ve konuşmasına başladı.
-Alexandra Furlong bu operasyonda bize katılacak.
Siyah uzun saçlı ve sakallı bir adam öne çıktı.
-Operasyona bir çaylağı mı götürüyorsun? Bu pankçı kız hepimizi tehlikeye atabilir.
Julie araya girdi.
-Alexandra'da sizinle geliyor.Ve bu konu tartışmaya açık değil.
Frank,Brad Carter'a döndü.
-Kıza bir şans ver Brad.Bu işi başarabilir.
-Tamam.Ama görevi tehlikeye atarsa onu vururum.Kesinlikle bunu yaparım.
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Herkes siyah deri giysiler giymişti.Alexandra'da onlar gibi siyah deri operasyon giysisi giymişti.Kısa sarı saçları yukarı doğru taranmıştı.Ekibe Brad Carter liderlik ediyordu.Herkese siyah bir kalem dağıtılmıştı.Brad konuştu.
-Koordinatları ayarlayın.Gidiyoruz.
Alexandra araya girdi.
-Ben bunu nasıl yapacağımı bilmiyorum.
-Eğitimde sana hiçbirşey öğretmediler mi?
-Ben henüz eğitimi tamamladım.
-Kalemini ver.
Alexandra,kalemini Brad'e uzattı.Brad,koordinatları ayarladıktan sonra kalemi Alexandra'ya geri verdi.
-Diğerleri ne yapıyorsa aynısını yap ve geride kalma.
-Tamam.
Herkes kaleminin düğmesine bastı ve ortadan kayboğuldular.Alexandra'da herkes ile beraber kaleminin düğmesine bastı.Sonra kendini ormanlık bir bölgede buldu.Brad,diğerlerine döndü.
-Avcılar bizi indirmek için gelecekler.Silahlarınızı hazırlayın ve eteş etmeye hazır olun.
Alexandra,herkesin laser silahlarını çıkardığını farketti.Giyinirken kendisine verilen laser silahını kılıfından çıkardı ve eline aldı.Alexandra,liseden sonra West Point'e gittiğine sevineceğini hiç düşünmemişti.Kısa saç,aşırı disiplin ve sert eğitim şartları tüm bunlar Alexandra'ya çok ağır gelmişti.Ve mezun olmasına çok az kala askeri okulu bırakmıştı.Ve şimdi saçları West Point'dekinden bile daha kısaydı.Üzerinde siyah deri giysiler ve elinde bir laser tabancası vardı.Laser tabancasıyla ateş etmek,kurşunlu silahla eteş etmekten çok fazla farklı olamazdı.Birden laser sesleri duyuldu.Herkes yere yattı ve laserleri ile ateşe karşılık verdiler.Alexandra'da herkes gibi yere yattı ve onlarla beraber ateş etmeye başladı.Gözgözü görmüyordu.Her taraf duman içinde kalmıştı.Laser sesleri ortalığı kaplamıştı.Bir süre sonra Alexandra silahların sustuğunu farketti.Ortalık tamamen sessizliğe bürünmüştü.Artık kimse ateş etmiyordu.Ceset yığınları her yeri kaplamıştı.Alexandra,Brad Carter'ı yerde yatarken gördü.Kendisi dışındaki herkes ölmüştü.Sonra dumanlar dağıldı ve siyah giysili ve başlıklı avcılar ortalığı sardı.Başlarındaki sakallı adam,Alexandra'ya baktı.
-Alex Furlong,bizimle geliyorsun.
-Adım Alexandra.Ve sizinle gelmiyorum.
Alexandra,silahını Ripper'a doğrultu.Ripper,Alexandra'ya baktı.
-Ne yapacaksın Alex? Hepimizi vuracakmısın?
-Sadece seni.
Ripper,adamlarına döndü.
-Silahları bayıltıcıya ayarlayın.
Avcılar,silahlarını Alexandra'ya çevirdiler.Fakat onlar ateş edemeden laser sesleri duyulmaya başladı ve avcılar teker teker yere düşmeye başladılar.Alexandra,fırsattan yaralanarak kaçmaya başladı.Dumanların arasından koşarak uzaklaştı.Uzun bir süre koştuktan sonra aklına kalemi kullanmak geldi.Peşinde kimse olup olmadığını bilmiyordu.Koordinatları nasıl ayarlayacağı hakkında da hiçbir fikri yoktu.Ama buradan kurtulmak için başka bir şansı olmadığını da biliyordu.Laserini kılıfına geri koydu ve cebinden kalemini çıkarttı.Sonra düğmeye bastı.Alexandra etrafına baktı.Artık ormanda değildi.Bir kasabada olmalıydı.Her taraf yıkık dökük eski evlerle doluydu.


Devam edecek
7
Diğer Senaryolar / Ynt: Freejack
« Son İleti Gönderen: Kara Thrace 14 Aralık 2022, 19:39  »
Freejack

Virtual Cast
Katee Sackhoff - Alexandra ‘Alex’ Furlong
Tricia Helfer - Victoria Vacendak
Michael Trucco - Jake Redlund
Anthony Hopkins - John McCandless
Rene Russo - Julie Redlund
Julian McMahon - Mark Michelette
James Callis - Brad Carter
Joanne Whalley - Nun
Emilio Estevez - Frank Brown/Alex Furlong
Kiefer Sutherland - Dr Daniel Harris
Manu Bennett - Ripper
Bellamy Young - Newswoman
Charlie Sheen - Eagle Man


Freejack - Season 1 Episode 5 - Freejack


---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Alexandra,kiliseden henüz çıkmıştı ki etrafının siyah zırhlı ve migferli adamlar tarafından sarıldığını farketti.Hepsinin elinde makinalı tüfekler vardı.Adamların başında sarı uzun saçlı,oldukça güzel bir kadın vardı.Bu kadın avcıların komutanı Victoria Vacendak'dan başkası değildi.Victoria,konuştu.
-Freejack elimizde.
Alexandra,ters yöne doğru kaçmayı düşündü.Arkasını döndü ve hızla koşmaya başladı.Sonra bir laser sesi duyuldu ve Alexandra yere yığıldı.Victoria,yanında duran sakallı adama döndü.
-Onu tesise götürün.
Ripper,cevap verdi.
-Anlaşıldı.
Ripper ve adamları,Alexandra'yı bir araca bindirdiler ve araç hızla kilisenin önünden uzaklaştı.Victoria,kiliseye girdi.Sonra rahibeye baktı.
-Bir Freejack'i saklamak ciddi bir suçtur.Bunun için tutuklanabilirsin.
Rahibe,Victoria'ya baktı.
-Seni hatırlıyorum.Çocukken buraya gelirdin.
-Freejack'i yakaladığımız için şanslısın.
-İnsanları bir hayvan gibi avlıyorsunuz.Bu yaptıklarınız doğru değil.
-Bir Freejack,şirketin malıdır ve bizim görevimiz onları yerine teslim etmek.
Victoria,kiliseden dışarı çıktı.
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Alexandra,olanları hatırladı.Ve uzun bir rüyadan sonra hastane odasında uyanmıştı.Demir yatağından kalktı.Buradaki ikinci gecesiydi.Tuvalete girdi.Sonra lavaboda yüzünü yıkadı.Kısa sarı saçlarını yana doğru taradı.Kısa saça yavaş yavaş alışmaya başlamıştı.Sonra kapı vuruldu.Alexandra kapıyı açtı.Karşısında bu sefer sivil elbiseli bir adam vardı.Adam,giysileri ve ayakkabıları Alexandra'ya uzattı.
-Bugün bunları giymeniz gerekiyor.
Adam,gittikten sonra Alexandra kapıyı kapattı.sonra giysilere baktı.Bu sefer sivil giysiler vardı.Beyaz atlet,beyaz renkli ve gri çizgili bir gömlek,siyah ceket,siyah pantolon ve gene siyah renkte bir ayakkabı vardı.Alexandra,gri pijamasını çıkardı ve giyinmeye başladı.Önce atleti giydi.Sonra gömleği.Pantolon ve ceketide giydikten sonra siyah ayakkabılarını giydi ve tekrar aynaya baktı.
-Şimdide polise benzedim.Gerçekten bu giysileri kim seçiyor acaba?
Alexandra,odasından çıktı.Asansöre bindi ve aşşağı indi.Sonra asansörden çıktı ve koridorda yürümeye başladı.Bu sırada Julie yanına geldi.
-Haftaya geri dönmeyi beklediğini biliyorum ama genede seni kalmaya ikna etmeyi umuyorum.
-Neden burada kalmak isteyeyim ki?
-Peki geri dönünce ne yapacaksın? Herkes öldüğünü düşünüyor.Birdenbire ortaya çıkıp eski hayatına devam edebileceğini mi düşünüyorsun?
-Evet.
-Arabanın yandığını herkes gördü.Nasıl kurtulduğunu merak edecekler.
-Birşeyler düşünürüm.
-Peki onlara ne diyeceksin? Kazadan birkaç saniye önce gelecek zamandan kişiler tarafından alındığını ve şimdi bu zamana geri geldiğini mi söyleyeceksin? Sana asla inanmazlar.Seni önce hastaneye götürüp muayene edecekler.Daha sonrada nasıl hiçbir yara almadan kurtulduğunu anlayabilmek için üzerinde sonu gelmez testler yapacaklar.FBI seninle ilgilenmeye başlayacak.Seni sürekli izleyecekler.Asla bir özel hayatın olmayacak.
-Nişanlım orada.Ve onu çok özledim.
-Artık geçmişini geride bırakıp geleceğe odaklanmalısın.Burada yeni bir hayatın olabilir.Tekrar aşık olabilirsin.
-Daracık bir odada yaşıyorum.Günde 6 saatim eğitimde geçiyor.Sen buna hayat mı diyorsun?
-Hep böyle olmayacak.McCandless Corporation'ı çökerttiğimiz zaman herşey çok farklı olacak.
-Ben sadece güvenli eski hayatıma geri dönmek istiyorum.İsyan,savaşlar,bunlar bana göre değil.
-Bende burada doğmadım.Frank ile eski dünyada yaşıyorduk.Yani 1990'lı yıllarda.Sonra o yarıştaki kaza.Frank'in öldüğü o yarıştan sonra uzun süre kendimi toparlayamadım.Ve yoldayken gelen o kamyonu farketmedim.
-Yani o zaman sende bir Freejack'sin.
-Tam olarak değil.John McCandless'in kızı ölümcül bir hastalığa yakalanmıştı.Beni onun için almışlar.Ve onu benim vücuduma transfer ettiler.Uzun süre onun hafızası tarafından kontrol edildim.Ta ki Frank'i tekrar görene kadar.Tabi ben onu Alex Furlong olarak tanıyordum.Frank'i görünce dışarı çıkmak için mücadele etmeye başladım ve sonunda tekrar kendi bedenime hakim oldum.Ama hayatta kalmamın tek yolu John McCandless'in kızı rolüne devam etmekti.Frank,şirketi ele geçirdikten sonra kendi adımı tekrar kullanmaya başladım.Bir süre işler çok iyiydi.Ancak şirketin,John McCandless'in,yeni bedene transferinin başarılı olmadığını anlaması uzun sürmedi.Şirket,eski başkan yardımcısı Mark Michelette'i yeni bir bedene transfer etti ve onu şirketteki eski görevine yeniden atadı.John,mekanik efendiye hafızasını birden fazla yedeklemiş.Onun mekanik efendi de hala yaşadığı ortaya çıktı.Şimdi yeni bir bedende ama güvenlik gerekçesiyle bunu gizli tutuyorlar.John McCandless'in nasıl göründüğünü kimse bilmiyor.Şirketi,görüntülü ekran üzerinde yönetiyor.Ekranda da sadece eski yüzüyle görünüyor.
-Tüm bunları anlıyorum.İkinizinde çok zor şeyler yaşamışsınız.Ama ben burada kalamam.Burada nasıl bir hayatım olabilir ki?
-Buradaki hayatada alışabilirsin.Sadece biraz zaman ver.
-Bilmiyorum.Buradaki hayatın bana göre olduğundan emin değilim.
-Frank,çocukken Star Trek'i sevdiğinden söz etti.
-Evet.Babamla beraber izlerdim.
-O zaman kendini bir Star Trek bölümündeymiş gibi düşün.Laser silahlarımız var.İstediğimiz yere ışınlanabiliyoruz.
-Peki istediğin yemeği yapabilen sentezleyici bilgisayarlar var mı?
-Evet,öyle şeyler var ama yemek yapma konusunda iyi değiller.Gerçek yemeğin yerini hiçbirşey tutamaz.
-Peki,diyelim ki burada kaldım.Hayatım nasıl olacak?
-Bu sana bağlı.İstersen burada görevli olarak çalışabilirsin.Yani bir tür memur gibi.Kayıtları tutarsın.Mesajları cevaplarsın.Yada saha ajanı olursun ve aksiyona katılırsın.
-Bilmiyorum.Biraz düşünmeliyim.
-Düşünmek için yeterince zamanın olacak.Şimdi gidip birşeyler yiyelim.
Alexandra,Julie ile beraber yemek salonuna doğru ilerlerken Julie'nin söylediklerini düşünüyordu.Zamanına geri dönmeyi başarsa bile eskisi gibi bir hayatı olmayacaktı.Sürekli izleniyor olacaktı.Özel bir hayatı olmayacaktı.Öte yandan burada çok farklı bir hayatı olabilirdi.Tamamen sürprizlerle dolu,hergün farklı şeyler görebileceği bir hayat.Belki burada yaşamak o kadarda kötü olmazdı.


Devam edecek
8
Diğer Senaryolar / Ynt: Freejack
« Son İleti Gönderen: Kara Thrace 14 Aralık 2022, 19:35  »
Freejack

Virtual Cast
Katee Sackhoff - Alexandra ‘Alex’ Furlong
Tricia Helfer - Victoria Vacendak
Michael Trucco - Jake Redlund
Anthony Hopkins - John McCandless
Rene Russo - Julie Redlund
Julian McMahon - Mark Michelette
James Callis - Brad Carter
Joanne Whalley - Nun
Emilio Estevez - Frank Brown/Alex Furlong
Kiefer Sutherland - Dr Daniel Harris
Manu Bennett - Ripper
Bellamy Young - Newswoman
Charlie Sheen - Eagle Man

Freejack - Season 1 Episode 4 - Avcılar


---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Siyah deri ceketli ve mavi gömlekli sarışın kadın,hastanedeki güvenlik kamerası kayıtlarını inceliyordu.Yanında siyah deri ceketli ve sakallı bir adam vardı.Victoria Vacendak,birden görüntüyü dondurdu.Sonra yanında duran yardımcısı Ripper'a döndü.
-Kızın yanındaki adam.Onun kim olduğunu bilmek istiyorum.
Ripper,cep telefonunu çıkardı ve telefonun bilgisayarından adamın yüzünü taratmaya başladı.Sonra önüne bazı dosyalar gelmeye başladı.Ripper,dosyalara hızlı bir şekilde baktı,sonrada Victoria'ya döndü.
-Frank Brown.7 bölgede hakkında arama emri var.13 eylül olaylarının sorumlusunun da o olduğunu düşünülüyor.
-O zaman ikiside yakalamamız gerekiyor.
-Adamı da canlı istiyormusun?
-Önceliğimiz kız.Ama kızı yakalayamazsak,adama canlı olarak ihtiyacımız olabilir.
Victoria ve Ripper,hastaneden dışarı çıktılar.Sonra arabalarına bindiler ve araba hızla oradan uzaklaştı.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Tek katlı büyük bir evin bahçesinde küçük bir köprü vardı.Köprünün altında bir ırmak yeralıyordu.Victoria,evin salonunda antreman yapıyordu.Uzun sarı saçlarını at kuyruğu yapmıştı ve üzerinde siyah bir atlet vardı.Önündeki boks torbasına yumruk atıyor ve döner tekmeler savuruyordu.Ripper,yanına geldi.
-Adamımız ve kız dün ulusal parktaymışlar.Ama görünüşe göre orada fazla kalmamışlar.
Victoria,tekmeler savururken konuşmaya devam etti.
-Peki ama nereye gittiler? Öylece ortadan kayboğulmadılarya.
-Aslında tam olarak öyle oldu.Buraya gel ve şu görüntülere bak.
Victoria,boks torbasını bırakıp Ripper'ın yanına geldi.Sonra dev bilgisayar ekranına baktı.Ripper,konuştu.
-İşte tam şurada.Adam ve kız parkta yürüyorlar ve sonra birden görüntüden kayboğuluyorlar.
Victoria,birden durdu.
-Adamın kızın elini tuttu yerde durdur.
Ripper,görüntüyü durdurdu.
-Adamın sağ eline odaklan ve büyüt.
Ripper birkaç düğmeye bastı.Sonra ikiside adamın elindeki kalemi farkettiler.Victoria,kaleme baktı.
-Adamın elindeki bir kalem değil.Bu bir transporter cihazı.Bunlar 10 yıl önce yasaklanmıştı.Bunlardan bizde bulmalıyız.
-Bu kolay olmayacak.Bu cihazların yasadışı olduğunu düşünürsek bulmak gerçekten çok zor olabilir.
-Bulabilirmisin,bulamazmısın.
-Karaborsada belki onları bulmak mümkün olabilir ama bu bayağı pahalıya mal olacak.
-Masraflara ekleriz.Hemen aramaya başla.
-Gerçekten babana çok benziyorsun.
-Sakın bir daha bunu söyleme.
-Ondan konuşmaktan pek hoşlanmıyorsun.
-Neden avcı olduğumu sanıyorsun?
-En iyi yaptığın iş bu olduğu için.
-Hayır.Yaşamak için yapmak zorunda olduğum iş bu olduğu için. Çocukluğumda hep bir model olmayı istemiştim.Ama hayatta işler her zaman istediğin gibi gitmiyor.Babam bir Freejack'in kaçmasına göz yumduğu için evimizi kaybettik.Ve bende onun bana öğrettiği tek şeyi yapmaya devam ediyorum.Freejack'leri yakalamak.Ve ben onun yaptığı hatayı tekrar etmeyeceğim.
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
McCandless Corporation...Julie,toplantı salonuna girdi.Şirketteki bütün yöneticiler masada yerini almışlardı.Sadece başkan John McCandless orada değildi.Başkan yardımcısı Mark Michelette konuştu.
-Bayan Julie Redlund bu toplantıda bize katılmanıza sevindim.Zira,önceki üç toplantıda sizi görme şerefine nayil olamamıştım.
-Yeni halini beğendim.Eski halinden daha iyi . Çok daha iyi.
-Bana kalsaydı bu şirkete adımınızı bile atamazdınız.
-Sana kalsaydı ölmüş olurdum.Beni öldürmeye çalıştın.
-Bir Freejack'in kaçmasına yardım ettin.Bu ölümle cezalandırılabilecek bir şuç.
Birden dev ekranda başkan John McCandless'in görüntüsü belirdi.
-Müşterimiz Alexandra Furlong'u da ısrar ediyor.Onun en kısa sürede tekrar yakalanmasını istiyorum.
Michelette,cevap verdi.
-Vacendak,Furlong'u bir kere yakalamıştı.Onu tekrar yakalayacağından hiçbir şüphem yok.
-Bunu riske edemeyiz.Diğer avcıları devreye sok.
-Anlaşıldı.
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Gizli isyancı üssü...Alexandra uyandı.Odası bayağı küçüktü ve yattığı küçük demir yatakta çok rahat sayılmazdı.Kendini orduda gibi hissediyordu.Odadaki küçük tuvalete girdi.Sonra lavabodaki aynada yüzünü yıkadı.Sonra tarağı eline aldı ve kısacık sarı saçlarını taramaya başladı.Bu sefer önlerinin bir kısmını yukarı doğru taradı.Saçları bile asker gibi kısaydı.Tek eksik olan bir üniformaydı.Alexandra,vuralan kapının sesi ile kendine geldi.Kapıyı açtı.Kapıda yeşil renkli askeri üniformalı ve şapkalı bir görevli vardı.Görevli,elindeki giysileri,şapkayı ve çizmeleri Alexandra'ya uzattı.
-Bunları giymeniz gerekiyor efendim.
Alexandra,önce giysileri,sonra şapkayı,en son da çizmeleri aldı ve görevli uzaklaştı.Alexandra kapıyı kapattıktan sonra giysilere baktı.Yeşil renkteki asker üniformasından başka birşey değildi.Alexandra soyundu.Önce yeşil atleti giydi.Sonra pantolunu.En son gömlek kalmıştı.Alexandra yeşil gömleği giydikten sonra düğmeleri iliklemeye başladı.İşini bitirdikten sonra siyah çizmeleri giydi ve yeşil asker şapkasını taktı.Sonra lavabodaki aynaya tekrar baktı.
-Şimdi tam asker gibi oldum.
Alexandra odadan dışarı çıktı.Asansöre bindi ve alt kata doğru inmeye başladı.Asansör alt kata indikten sonra Alexandra dışarı çıktı.Karşısında Frank'i gördü.Sonra ona baktı.
-Gerçekten böyle giyinmem gerekiyor mu?
-Eğitimin birazdan başlayacak.
-Ne eğitimi?
-Yarışlara hazırlanırken yaptığımız egzersizlerden farklı değil.Seni biraz forma sokacağız.
-Benim formum gayet yerinde.
-Bunu göreceğiz.
Alexandra,diğer askeri üniformalı kadınlarla beraber sıraya girmişti.Çoğunun saçları uzundu ve ensesinde toplanmıştı.Ama saçları kendisininki gibi kısacık kesilmiş olan kadınlarda vardı.Hepsinin başında yeşil asker sapkası vardı.Sonra bir düdük sesi duyuldu ve hepsi koşmaya başladılar.Alexandra'da onlarla beraber koşmaya başladı.Uzun süre koştuktan sonra düdük tekrar çaldı ve hepsi durdular.Sonra yere çömeldiler ve sınav çekmeye başladılar.Alexandra'da diğer kadınlar gibi sınav çekmeye başladı.Aslında yarışlara hazırlanırkende böyle egzersizler yapmıştı.Tek fark üzerinde üniforma yoktu.Ve saçlarıda bu kadar kısa değildi.İlk katıldığı yarış dışında.O zaman saçları gerçekten kısaydı.Şimdiki halinden sedece birkaç santim uzundu.Çalan düdüğün sesi ile herkes durdu.Sonra hepsi kalktı ve ayrı yerlere doğru yürüyüp uzaklaştılar.Sonra Frank,Alexandra'nın yanına geldi.
-Sanırım bugünlük bu kadar yeter.
-Bunu hergün yapıyormusunuz?
-Saha ajanı olmak isteyen herkes bu eğitimden geçiyor.
-Ya sen? Bu eğitimden geçtin mi?
-Aslında hayır.Ama ben zaten resmi olarak bir saha ajanı değilim.Sadece eğitmenim.Senin gibi yeni Freejack'leri bulup,onları hazırlıyorum.
-Onları neye hazırlıyorsun?
-Kendilerini korumayı öğretiyorum.
-Peki bu eğitimi tamamladıktan sonra ne yapıyorlar?
-Saha ajanı olup,gizli görevlere gönderiliyorlar.
-Ne tür görevlere?
-Eğer bu eğitimi tamamlarsan seninde gideceğin türde gizli görevlere.
-Ben gizli görevlere filan gitmek istemiyorum.Tek istediğim haftaya eve dönebilmek.
-Dr Harris tüm ayarlamaları doğru yapmayı başarsa bile seni buradan geri gönderemeyiz.Bu işlem sadece McCandless Corporation'un bilgisayarlarında gerçekleştirilebilir.Zamandaki tüm çatlakları onlar kontrol ediyor. Seni geri gönderebilmek için McCandless Corporation'a girmemiz gerekecek.Ve bu işi başarabilecek hale gelebilmek için o eğitimi tamamlamak zorundasın.
-Beynime şu özel dövüş tekniklerinden filan yükleyemezmisiniz?
-Bu Matrix değil.Eğer başarmak istiyorsan gerçekten çok çalışmalısın.


Devam edecek
9
Diğer Senaryolar / Ynt: Freejack
« Son İleti Gönderen: Kara Thrace 14 Aralık 2022, 19:28  »
Freejack

Virtual Cast
Katee Sackhoff - Alexandra ‘Alex’ Furlong
Tricia Helfer - Victoria Vacendak
Michael Trucco - Jake Redlund
Anthony Hopkins - John McCandless
Rene Russo - Julie Redlund
Julian McMahon - Mark Michelette
James Callis - Brad Carter
Joanne Whalley - Nun
Emilio Estevez - Frank Brown/Alex Furlong
Kiefer Sutherland - Dr Daniel Harris
Manu Bennett - Ripper
Bellamy Young - Newswoman
Charlie Sheen - Eagle Man


Freejack - Season 1 Episode 3 - Uyanış Part 2


---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Alexandra,kumral saçlı ve sakallı adama saşkın bir şekilde baktı.
-Sende kimsin?
-Konuşacak vaktimiz yok.Buradan çıkmak istiyormusun?
-Evet.
-Hemen elimi tut.
-Ne?
-Dediğimi yap.Güvenlik az sonra burada olur.
Alexandra,adamın elini tuttu.Sonra etrafında beyaz bir ışık hissetti.Alexandra,etrafına tekrar baktı.Artık hastanede koridorlarında olmadıklarını farketti. Bir parktaydılar.Yerler yeşil çimenlerle kaplıydı.Alexandra,yanındaki adama baktı.
-Az önce ne oldu öyle?
Adam,cebinden bir kalem çıkarıp Alexandra'ya gösterdi.
-Bu bir kalem gibi görünüyor olabilir.Ama aynı zamanda bir ışınlayıcı.
-Işınlayıcı da ne?
-Sen hiç Star Trek izlemedin mi?
-Tabiki izledim.Çocukluğumun favori dizisiydi.Onu babamla beraber izlerdim.Dur bir dakika Star Trek'i sen nasıl hatırlıyorsun? Bu zamanda hala izlendiğini sanmıyorum.
-Bende senin gibi bir Freejack'im.Adım Frank Brown.1991 Toyota Grand Prix'deydim.Yarışın en önemli yerinde bir kaza oldu ve kendimi bir ambülans'da buldum.İçinde garip makinalar vardı.Sonra bir patlama oldu.Sanırım halk ayaklanması gibi birşey vardı.Bende fırsatını bulunca o araçtan kaçtım.
-Bende Toyota Grand Prix'de yarıştım.Bütün eski yarışçıları tanıyorum.Ama Frank Brown ismini hiç duymadım.
-Peki neden yarışıyorsun? Hız tutkusu ve adrenalin için mi? Yoksa ün ve servet için mi?
-11 yaşındayken babam beni Toyota Grand Prix'e götürdü.Orada bir yarışçı vardı.Adı Alex Furlong'du.Yarışı neredeyse kazanıyordu.Ama bir kaza oldu ve o başaramadı.O zaman büyüdüğümde onun gibi olmak istiyorum dedim.Toyota Grand Prix'e katılacaktım ve bu yarışı ben kazanacaktım.
-Bende o yarıştaydım.O zamanlar Alex Furlong olarak tanınıyordum.
-Yani o zaman sen...
-Evet,kaza yapan araba benimkiydi.Beni kaza anından birkaç saniye önce almışlar.
-Peki ama avcılardan nasıl kurtuldun?
-Bunları daha sonra konuşuruz.Seni heryerde arıyorlar.Burada daha fazla kalmamız güvenli değil.Şimdi elimi tut.
-Gene mi?
Alexandra,Frank'in elini tuttu.Sonra etrafı beyaz bir ışık sardı.Alexandra,etrafına baktı.Artık parkta değillerdi.Bir binanın içindeydiler.Her tarafta bilgisayarlar vardı.Takım elbiseli memurlar bilgisayarların başında otuyorlardı.Bir tür gizli istikbarat teşkilatı gibiydi sanki.Alexandra,Frank'e baktı.
-Kendimi X-Files'da gibi hissediyorum.
-Burası bizim genel merkezimiz.Dünyayı şirketlerin elinden alıp tekrar insanların özgür iradesine vermek istiyoruz.
-Dünyayı artık şirketler mi yönetiyor?
Tam bu sırada bir kadın yanlarına geldi.Sarı,uzun,dalgalı saçları vardı.Alexandra bu kadını tanımıştı.Bu rüyasında gördüğü patronu Julie McCandless'den başkası değildi.Alexandra,kadına baktı.
-Sen,rüyamdaydın.Adın Julie McCandless.
-Hayır. Adım Julie Redlund.Hiçbir zaman Julie McCandless olmadım.
-Sen nasıl olupta rüyamda olabiliyorsun?
-McCandless şirketi beynine istediği anıları yükleyebilir.
-Peki şimdi ne olacak?
Frank araya girdi.
-Burada çalışabilirsin.Dışarı çıkmadığın sürece güvende olacaksın.
-Yani sizin gibi burada saklanayım mı? Hiç sanmıyorum.
Julie,Frank'e baktı.
-Senin 30 yıl önceki haline benziyor.
Frank,Alexandra'ya baktı.
-Bir seçeneğin daha var.Senin bedenini satın alan müşteriyi bulabiliriz.Ama bulduğumuzda onu öldürmen gerekiyor.Bunu yapabilirmisin?
-Hayır.Ben kimseyi öldüremem.
-Ama yapmak zorundasın.Aksi halde süreli peşinden birilerini göndermeye devam edecekler.Eğer dışarıda bir hayatın olsun istiyorsan seni satın alan müşteriyi öldürmek zorundasın.Ancak o zaman özgür olabilirsin.
-Sen öyle mi yaptın? Senin bedenini satın alan müşteriyi mi öldürdün?
Julie,araya girdi.
-Aslında onu yakaladılar ve mekanik efendiye bağladılar.Ama o mücadele etti.John McCandless olmamak için direndi.Sonra kontrolü ben ele aldım.Ve avcıların komutanı Vacendak,bize yardım etti.
-Vacendak? Frank,beni onu yakaladığını söyledi?
-Victoria Vacendak.Onun kızı.Babasına hiç benzemez.İnan bana fahişenin tekidir.Para için annesini bile yakalar.
Alexandra,Frank'e baktı.
-Geri dönmeyi hiç düşündün mü? Yani yarışın olduğu o güne.
-Bu mümkün değil.
-Yani eğer yapabilseydin o gün gene yarışa gidermiydin?
-Artık bunları konuşmanın bir anlamı yok.Geçmişte olanları değiştiremem.Ama geleceğin daha iyi bir yer olmasını sağlayabilirim.
Julie,araya girdi.
-Belkide bunu bilim uzmanımız ile konuşmalısın.
Frank,Julie'ye baktı.Sonra,Alexandra'ya döndü.
-Bize biraz izin verebilirmisin?
-Tabi.
Julie,Frank ile beraber Alexandra'nın yanından uzaklaştı.Frank,Julie'ye baktı.
-Sen ne yaptığını sanıyorsun?
-Ona yardım etmeye çalışıyorum.
-Alexandra'yı boş yere umutlandırmanı istemiyorum.
-İnsanları istedikleri zaman alabiliyorlar.Belki onları istedikleri zamana göndermeninde bir yolunu biliyor olabilirler.
-Sence bunu bilseler uzun süre önce kullanmazlarmıydı?
-Kullanmadıklarını nereden biliyorsun? Tüm o savaşlar,pandemiler nasıl ortaya çıktı sanıyorsun? Dünyada bu kadar şirket varken neden yer yıl en iyi projeleri McCandless başarıyor.
-Yani bana olacakları önceden bildiklerini mi söylüyorsun? Ama bu imkansız.
-Geçmişten istedikleri kişiyi alabildiklerini biliyoruz.Peki ya aynı şeyi gelecektende yapabiliyorlarsa.
-Ama gelecek henüz gerçekleşmedi
-Bilim uzmanımızın bu konuda farklı bir teorisi var.
-Tamam,onu bilim uzmanıyla tanıştırabilirsin.Ama bu hiçbirşeyi değiştirmeyecek.
Julie,Alexandra'nın yanına geldi.
-Sanırım sana yardımcı olabilecek birini tanıyorum.Beni takip et.
Alexandra,Julie ile beraber diğerlerinin yanından ayrıldı.İkisi bir asansöre bindiler ve asansör hızla aşşağı inmeye başladı.Sonra asansör durdu ve ikisi dışarı çıktı.Alexandra,bir tür laboratuar'da olduklarını farketti.Çalışan teknisyenlerin yanından geçtiler.Sonra beyaz önlüklü 50'li yaşlarda sarışın,gözlüklü bir adam karşılarına çıktı.Julie,konuştu.
-Seni bilim uzmanımız Dr Daniel Harris ile tanıştırayım.
Alexandra,Dr Daniel ile el sıkıştı.Sonra,ona baktı.
-Bir şekilde geçmişe insan göndermek mümkün mü?
-Eğer gerekli değişkenler doğru ayarlanabilirse bu mümkün olabilir.Ama bunu neden soruyorsun?
-Beni aldıkları noktaya geri gönderebilirmisin?
-Kimse aynı anda iki yerde birden olamaz.Seni ancak daha önce var olmadığın bir zamana gönderebilirim.
Tam bu sırada Frank yanlarına geldi.
-Yani Alexandra'yı yarıştan sonraki güne gönderebilirmisin?
-Gerekli değişkenleri doğru ayarlayabilirsem,evet bu mümküm olabilir.
Alexandra,araya girdi.
-O halde hemen gitmek istiyorum.Beni şimdi gönder.
-Herşeyi doğru ayarlayabilsek bile seni ancak bir hafta sonra geri gönderebiliriz.
-Yani hemen şimdi gidemezmiyim?
-Bu iş o kadar kolay değil.Tüm o hesapları yapmak zaman alır.
-Peki ben bir hafta burada ne yapacağım?

Devam edecek
10
Diğer Senaryolar / Ynt: Freejack
« Son İleti Gönderen: Kara Thrace 14 Aralık 2022, 19:22  »
Freejack

Virtual Cast
Katee Sackhoff - Alexandra ‘Alex’ Furlong/Sherry Fox
Tricia Helfer - Victoria Vacendak
Michael Trucco - Jake Redlund
Anthony Hopkins - John McCandless
Rene Russo - Julie McCandless
Julian McMahon - Mark Michelette
James Callis - Brad Carter
Joanne Whalley - Nun
Emilio Estevez - Frank Brown/Alex Furlong
Manu Bennett - Ripper
Bellamy Young - Newswoman
Charlie Sheen - Eagle Man


Freejack - Season 1 Episode 2 - Uyanış

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Savaşlar ve pandemilerden sonra dünya bildiğimizden çok farklı bir yer haline gelmişti.4032 yılında Dünya 7 bölgeye ayrılmıştı.A bölgesi,eskiden Kuzey Amerika olarak biliniyordu.B bölgesi,eskiden Avrupa olarak bilinen yerdi.C bölgesinin eski adı Asya olarak biliniyordu.D bölgesi eskiden Avustralya olarak anılıyordu.E bölgesi,bir zamanlar Güney Amerika denilen yerdi.F bölgesi eskiden Afrika kıtasıydı.G bölgesi ise eskiden Antarktika olarak tanınıyordu.2000 yıl önce eskimoların yaşadığı G bölgesi,artık hastalıklı insanların gönderildiği bir tür karantina bölgesi haline gelmişti.G bölgesine gönderilen hiç kimsenin oradan ayrılmasına izin verilmiyordu.G bölgesinde yaşayan herkes tedavisi olmayan ve bulaşıcı bir hastalık taşıyordu.Bazıları ölüyordu.Ama bazıları bir şekilde bir bakışıklık oluşturup hayatta kalmayı başarıyordu.Ama onlara tam olarak sağlıklı demekte mümkün değildi.
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
A Bölgesi,Atlanta, Georgia...
A bölgesi,büyük şirketlerin başkanlarından oluşan bir yönetim kurulu tarafından yönetiliyordu.McCandless Corporation,yıllardır A bölgesinin yönetim kurulu başkanlığını elinde tutuyordu.Ve onu kaybetmemek içinde herşeyi yapabilecek durumdaydı.McCandless Corporation'un başkan yardımcısı Julie McCandless,aynı zamanda şirketin başkanı John McCandless'in eşiydi.Julie McCandless'in sekreteri Sherry Fox,ilk bakışta çok fazla dikkat çekmeyecek bir görünüşe sahipti.Oğlan çocuğu gibi kulak hizasında kısacık kesilmiş sarı saçları düzenli bir şekilde yana doğru taranmıştı.Kırmızı renktaki kalın çerçeveli gözlüğü ona ciddi bir ifade veriyordu.Gözlük numarası bayağı düşüktü.Yani hiç takmasada olurdu.Ama gözlük ona ciddi bir tarz veriyordu.Başkan yardımcısının sekreteri olmak hafife alınacak bir iş değildi.Her açıdan mükemmel olmak zorundaydı.Görünüşü ciddi olmalıydı.Her işi en kısa zamanda ve kusursuz bir şekilde yerine getirmesi bekleniyordu.Hata yapması hiçbir şekilde kabul edilemezdi.Sherry,başkan yardımcısının odasının önündeki bekleme odasında,masasında oturmuş ve telefon bekliyordu.Başkan yardımcısı ile görüşmeye gelenler,önce bu odada bekliyorlardı.Sherry,Julie McCandless'e telefon edip onay aldıktan sonra,bekleyenler içeri girebiliyorlardı.Sherry'nin telefonu çaldı.Sonra telefondan bir ses duyuldu.
-İçeri gel Sherry.
Sherry,saldalyesinden kalktı.Birkaç adım yürüdü.Kapıyı açtı ve başkan yardımcısının odasına girdi.Julie McCandless,1.73 boylarındaydı.Sarı dalgalı uzun saçları vardı.60'lı yaşlardaydı ama 50'den fazla göstermiyordu.Yaşına göre oldukça çekici bir kadın olduğu söylenebilirdi.Julie,masasında oturmuş ve Sherry'nin içeri girmesini bekliyordu.Sherry içeri girdikten sonra Julie ona baktı ve konuştu.
-Sherry,son raporlar hazır mı?
-Evet Julie.
-Onları getirebilirmisin?
-Hemen getiriyorum.
Julie,odadan çıktı.Birkaç dakika sonra elinde bir dosya ile geri geldi.Sonra onu Julie'nin masasına bıraktı.Julie dosyayı inceledi sonra Sherry'e baktı.
-Laser ameliyatını hiç düşündün mü?
-Gözlük numaram zaten çok düşük.
-O zaman sürekli takmasanda olur.
Julie,masasından kalktı ve Sherry'nin yanına geldi.Sonra eliyle gözlüğünü çıkardı ve götürüp masaya koydu.
-Böyle daha iyi.
Julie,Sherry'nin oğlan çocuğu modeli kulak hizasında kesilmiş sarı saçlarına dokundu.
-Saçların çok güzel.Belkide onları uzatmalısın.Bunu bir düşün.
-Bu şekilde daha rahat.
-Senin tercihin.Bu akşamki yemekte seninde olmanı istiyorum.O gözlüğü takma ve güzel birşeyler giy.
-Orada olacağım.
-Pekala şimdilik bu kadar Sherry.
Sherry,masadan gözlüğünü aldı ve onu tekrar taktı.Sonra odadan çıktı ve kapıyı kapattı.
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Akşam saat 19.00'ı gösteriyordu.Sherry'de şirket yemeğinin yapıldığı salonda yerine almıştı.Gözlüğünü bu sefer takmamıştı.Kısacık sarı saçlarını yana doğru taramış ve saç spreyi ile desteleyerek düzenli bir görünüm almalarını sağlamıştı.Üzerinde siyah bir gece elbisesi vardı.Salonda yavaş yavaş ilerledi.Sonra yanına 80'li yaşlarda ama oldukça dinç görünen,hafif kilolu bir adam geldi.Bu adam şirketin başkanı John McCandless'den başkası değildi.Elleriyle Sherry'nin kısacık saçlar dokundu.Sonra konuştu.
-Sekreter olarak kalman gerekmiyor.Senin kadar güzel bir kadın böyle bir şirkette kolaylıkla yükselebilir.Kendi odan olabilir.Kendi projelerini hazırlayabilirsin.
-Ben bulunduğum yerde gayet iyiyim.
-Nasıl istersen. Ama bu teklif her zaman açık olacak.
Sherry,John McCandless'in yanından uzaklaştı.sonra Julie,onun yanına geldi.Sarı dalgalı saçları göğüslerine kadar geliyordu.Üzerinde siyah bir gece elbisesi vardı.Sherry'ye baktı.
-Güzel görünüyorsun.John,seni hala rahatsız ediyor mu?
-Üstesinden gelebilirim.
-Şirketteki tüm kadınlarla yattığından hiç şüphem yok.Bugüne kadar onu reddedebilen tek kadın sensin.Ve ben bunu gerçekten taktir ediyorum.Düşünüyorum da bence sekreter olarak çalışmak için fazla niteliklisin.Aslında seni bu yüzden buraya çağırdım.Şimdi,benimle gel.
Sherry,Julie ile beraber salonda ilerledi.Julie,salondaki kürsüye çıktı.Sonra eline mikrofunu aldı ve konuştu.
-Yeni pazarlama müdürünü size açıklamaktan büyük bir mutluluk duyuyorum.Sherry Fox.
Herkes şaşkınlık içinde bakıyordu.Julie,kürsüden indi.Sonra Sherry ile beraber tekrar kürsüye çıktı.Sonra Sherry'e baktı.
-Şimdi birşeyler söylemelisin.
Sherry,şaşkın bir şekilde bakakalmıştı.Sonra kendini toparladı ve konuştu.
-Bu büyük bir sorumluk.Ve ben elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağım.
Sherry,kürsüden indikten sonra John yanına geldi.Ve konuştu.
-Sanırım seni fazla hafife almışım.Ama unutma.Artık tehlikeli sulardasın.
John,uzaklaşırken Julie yanına geldi.
-Gözünü korkutmasına izin verme.
-Gözümü hiçbirşey korkutamaz.
-Bunu duyduğuma sevindim.Bir içki al ve rahatla.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Ertesi sabah.
Sherry,uyandı.Üzerinde beyaz bir gecelik vardı.Banyoya girdi.Önce tuvalete oturdu.İşini bitirdikten sonra kalktı ve sifonu çekti.Sonra lavaboya yaklaştı ve aynaya baktı.Makyajsız hali ve kısacık saçlarıyla oğlan gibi görünüyordu.
-Belkide Julie haklıydı.Saçlarımı uzatmalıyım.
Sherry,birden bir ses duydu.
-Bencede saçlarını uzatmalısın.
Sherry,şaşkın bir şekilde etrafına baktı.Dairesinde tek başına yaşıyordu.Ses nereden geliyor olabilirdi.Etrafta sesi yansıtan birşey olmalıydı.Onu bulmalıydı.Sherry,ses yansıtıcı aletin gizlenebileceği yerlere bakmaya başladı.Önce tablonun arkasına baktı.Sonra masanın altına.Tüm evi aradığı halde hiçbirşey bulamadı.Sonra ses konuşmaya devam etti.
-Boşuna arama.Hiçbirşey bulamayacaksın.Ben senin zihnindeyim.
-Anlaşıldı.Dün içkiyi fazla kaçırdım ve hale kendime gelemedim.
-Şarhoş filan değilsin.Ve delirmiyorsun da. Ben seninle telapati arayıcılığı ile konuşuyorum.
-Telepati yüzyıl önce yasaklandı.
-Ama hala kullanılıyor.
-Bu mümkün değil.
-Peki o zaman beni nasıl duyuyorsun?
-Kimsin sen ve benden ne istiyorsun?
-Benim kim olduğumu ve ne istediğimi soruyorsun.Ama sen kim olduğunu ve ne istediğini biliyormusun?
-Bu saçmalığı daha fazla dinlemek zorunda değilim.
-Peki o zaman beni sustur.Tabi yapabilirsin.
-Ya benden ne istediğini söyle yada defol git
-Sıradan bir sekreterken bir gecede pazarlama müdürlüğüne terki ettin.Sence bu biraz garip değil mi?
-Neden sözettiğini anlamıyorum.
-Gerçekten mi? Eğer Julie McCandless ile yatmasaydın gerçekten pazarlama müdürü olabilirmiydin?
-Böyle birşey asla olmadı.Ben yükselmek için hiç kimseyle yatmam.
-Belki.Ama diğer insanlar farklı düşünebilir.
-Başkalarının ne düşündüğü beni ilgilendirmiyor.
-Tüm bunlar,işin,bir gecede yükselmen gerçek mi sanıyorsun? Senin tüm hayatın bir kurgudan ibaret.
-Tanrım,bir daha bu kadar çok içmeyeceğim.
-Hatırla.Kim olduğunu ve nereden geldiğini hatırla.Alex Furlong'u hatırla.Toyota Grand Prix,Long Beach'i hatırla.
Sherry'nin kafasında bazı görüntüler belirdi.Hayal,meyal birşeyler hatırlar gibi oldu.Sonra konuştu.
-Hergün gördüğüm bir rüya var.Bir yarış pistindeyim ve artık üretilmeyen eski model bir araba kullanıyorum.Ve bir kaza oluyor.Sonra uyanıyorum.
-O senin gerçek hayatına ait bir anı.Düşün,kim olduğunu ve nereden geldiğini hatırla.
Sherry,birden herşeyi hatırlamaya başladığını farketti.
-Benim adım Sherry Fox değil.Ben Alexandra Furlong'um.Ve bir araba yarışçısıyım.Ve ben bu zamana ait değilim.Tanrım bana ne yaptılar böyle? Tüm hatırlarım,yavaş yavaş yerine geliyor.
-Vacendak,avcıların en iyisi.Seni o yakaladı.Seni tesise götürdüler.Orada eski anılarını sildiler.Yerlerine yenilerini koydular.
-Peki ama bunu neden yaptılar?
-Bedenler zengin müşterilerin kullanımına sunulmadan önce test edilirler.Ve bu da senin bedenin test edildiği bir program.Şirketteki işin,yükselmen,patronun Julie McCandless,seni taciz eden şirket başkanı John McCandless.Hiçbiri gerçek değil.Sen şu anda tesiste bir makineye bağlısın.Bugün seni zengin bir müşterinin bedenine transfer edecekler.Kim olduğunu öğrenmeyi başaramadık.Ama seninle iletişim kurmanın bir yolunu bulabildik.Şimdi kendine sadece sen yardım edebilirsin.Uyanmalısın.Bunu başarabilirsin.Uyanmalısın,Alexandra Furlong.UYAN,UYAN,UYAN.
Alexandra,birden uyandı.Hastane odasındaydı.Başında ışıklı metal bir başlık vardı.Ve kollarına kablolar bağlanmıştı.Alexandra,kafasındaki başlığı çıkardı.Sonra kollarındaki kabloları çıkardı.Üzerinde beyaz bir hasta geceliği vardı.Odadaki lavaboda bulunan aynaya baktı.Saçları hala kısacık oğlan saçı gibiydi.Tesiste fazla kalmış olamazdı.Alexandra dışarı çıktı.Tam o sırada beyaz önlüklü doktorlardan biri onu gördü.Sonra bağırdı.
-Denek kaçıyor.Durdurun onu.
Alexandra,koridorda koşarak ilerledi.Sonra yeşil doktor önlüğü giyen ,55 yaşlarında,kumral saçlı ve sakallı bir adam yanına geldi.
-Yaşamak istiyorsan benimle gel.

Devam edecek
Sayfa: [1] 2 3 ... 10