Currently:

Gönderen Konu: Battlestar Galactica - War of the Gods Season 1  (Okunma sayısı 1219 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Kara Thrace

  • Administrator
  • Meraklı Üye
  • *
  • İleti: 185
  • Sci Fi Puanı: 5
  • Sci Fi Türkiye!
    • Profili Görüntüle
    • Katee Sackhoff Fans
Battlestar Galactica - War of the Gods Season 1
« : 05 Temmuz 2014, 12:21 »
Battlestar Galactica - War of the Gods Season 1

Part1:Pilot

İnsanoğlu,kendilerine hizmet etmeleri için yeni bir ırk yarattı.Onlara Cylon adını verdi.Cylonlar,evrimleştiler ve isyan ettiler.İnsanoğlu ve Cylonlar büyük savaşın içine girdiler.İşte bu onun hikayesidir.

*************************************************************

Olympos.Uzun zaman önce...
Tanrı Zeus ve tanrıça Hera tahtlarına kurulmuş birbirlerine bakıyorlardı.Zeus,beyaz sakalı ve aynı renkteki elbisesi ile dikkat çekiyordu.Yanındaki tahta oturan tanrıça Hera ise örülmüş,uzun siyah saçları ve kırmızı parlak elbisesiyle göz alıcı görünüyordu.Zeus oldukça sinirliydi.

-İnsanlar,zina ediyorlar.Çalıyorlar,öldürüyorlar.Onlara yasaklanmış olan herşeyi yapıyorlar.

Hera,Zeus'a baktı.

-Dün benim bir tapınağımı daha yıkmışlar.İnsanlar bize olan inançlarını kaybediyorlar.Kendi kendileri yönetebileceklerini düşünmeye başladılar.

Siyah saçlı,sakallı bir adam,Zeus'un yanına yaklaştı.Üzerinde bir savaş zırhı vardı.

-İnsanlar,bizim yerimizi almaya çalışıyorlar.Kendilerini Kobol tanrıları ilan etmelerine ramak kaldı.Bu olduğunda bizi tamamen unutacaklar.Bunun olmasına izin veremeyiz.Çok geç olmadan insan ırkını sona erdirmeliyiz.

Zeus,kararlı bir şekilde savaş tanrısı Ares'e baktı.

-İnsan ırkını biz yarattık ve sen kendi yarattığımız bir ırkı sona erdirmemizi mi öneriyorsun?

Uzun siyah saçlı,oldukça güzel genç bir kadın,Zeus'un yanına yaklaştı.

-Bunu yapmak zorunda değiliz.İnsanları Kobol'dan sürelim.Bu onlar için yeterli bir ceza.

Ares,güldü.

-Biz onları gitmelerini söyleyince,onlarda öylece gidecekler mi yani? Çok iyimsersin Athena.

Yeraltı tanrısı Hades araya girdi.

-Onları ikna edebileceğimizden eminim.Toprak üzerilerine çökebilir.Büyük depremler olabilir.

Beyaz uzun sakallı deniz tanrısı Poseidon'a söze karıştı.

-Denizler taşabilir ve Kobol'un şehirleri sular altında kalabilir.

Zeus,asasını eline aldı ve yere vurdu.

-Yapın.

*************************************************************

Caprica gezegeni yakınları.
Kara,telsizinden Paul'un sesini duydu.

-Starbuck,Cylon avcıları yaklaşıyor.

-Görüyorum Storm.

Kara,viper'ı ile avcıların arasına daldı.Paul,ona telsizinden seslendi.

-Bekle,Starbuck,geliyorum.

Kara,bir avcıyı hedef bilgisayarına kilitledi ve ona ateş etmeye başladı.Avcı büyük bir gürültü havaya uçtu.Kara bağırdı.

-Bunun işi tamam.

Paul,telsizinden konuştu.

-Starbuck,geri dön,arkandan dört tane avcı geliyor.

Kara güldü.

-Sence onlarda kaçma şansım var mı?

Kara,viper'ı nı doğruca avcıların üstüne sürdü ve bir yandanda ateş etmeye başladı.İki avcıyı havaya uçurdu.Paul'da avcılardan birini havaya uçurdu.

-İşte bu kadar sizi lanet olası tost makinaları.

Tam o sırada.Başka bir avcı,Paul'e ateş etti.Paul'un viper'ı havaya uçtu.Kara şok olmuştu.Cylon avcısını hedef bilgisayarına kitledi ve ona ateş etmeye başladı.Avcı havaya uçtu ve parçaları uzayın her yanına dağıldı.Kara,diğer pilotlarla beraber Caprica'daki üsse geri döndü.

*************************************************************

İki ay sonra...
Tauron gezegeni,askeri üs.
General Tauret Turn siyah uzun saçlarını arkasında toplamıştı.Üzerinde askeri üniforma vardı.1.78 boyundaydı.46 yaşında olmasına rağmen saçlarında tek beyaz yoktu.Muhtemelen onları boyuyordu.31 yaşlarında,genç bir kadın,kapıdan içeri girdi.Boyu Tauret Turn kadar uzun değildi.Muhtemelen 1.69 olmalıydı.Üzerindeki subay üniforması vardı.Uzun sarı saçlarını at kuyruğu yapmıştı.Kara,selam verdi.

-Teğmen Kara Thrace,efendim.

Tauret,Kara'nın dosyasını inceliyordu.

-12 Cylon avcısını düşürmüşsün.

-Bilmiyorum,hiç saymadım.

Tauret,kızgın bir şekilde Kara'ya baktı.

-Sen benimle dalga mı geçiyorsun?

-Hayır efendim.

-Caprica'daki sicilin hiç parlak değil.Üst subayına saygısızlıktan beş kere disiplin cezası almışsın.İçkiliyken viper kullanmaktan aldığın üç disiplin cezan daha var. Ayrıca kavga çıkarmaktan on kere nezarete atılmışsın.Seni neden hala filoda tuttuklarına şaşıyorum.

-Bende öyle.

-Artık Caprica'da değilsin teğmen Thrace.Burada olduğun sürece üstlerine gereken saygıyı göstereceksin.

Kara,şaşkın bir şekilde Tauret'e baktı.

-Ne demek istediğinizi anladığımı sanmıyorum efendim.

-Anlayacaksın teğmen.,

Tauret,telefonu açtı.

-Güvenlik.Buraya hemen iki kişi gönderin.

İki silahlı muhafız içeri girdi.Tauret,onlara baktı.

-Teğmen Thrace'e nezarete kadar eşlik edin.

Kara,birşey söylemeden onları izledi.General'in kendisini neden nezarete gönderdiğini anlayamamıştı.Muhafızlar,Kara'yı hücreye ittiler.

-Gir içeri.

Sonrada kapıyı arkasından kitlediler.Kara,parmaklıklara dokundu.Sonrada güldü.

-Tebrikler Kara.İlk günden kendini hücreye attırmayı başardın.

Kara,diline hakim olamamıştı ve bunun sonucunda geceyi nezarette geçirmek zorunda kalacaktı.

*************************************************************

Ertesi gün.
Kara,duyduğu ayak sesiyle uyandı.1:89 boylarında,siyah saçlı,yakışıklı sayılabilecek bir adam hücreye yaklaştı.Adamın üzerinde subay uniforması vardı.
Teğmen,muhafızlara baktı.

-Hücreyi açın.

Muhafızlardan biri anahtarları ile hücre kapısını açtı.Teğmen,Kara'ya baktı.

-Seni burada bulabileceğimi düşündüm.

Kara,güldü.Sonra,koşup adama sarıldı.,

-Ptolemy,seni burada görmeyi beklemiyordum.Theta ayında olman gerekmiyormuydu senin?

-Planlarda bir değişiklik oldu.

-Öyle mi? Bu bana bildirilmedi.

-Burada işler böyle yürüyor Kara.Sana sadece bilmen gereken şeyleri söylerler.
Daha fazlasını değil.Aç olmalısın.Yemekte bana eşlik etmek istermisin?

-Hiç sormayacaksın sandım.

Kara,Ptolemy ile beraber nezaretten ayrıldı.Sonra ikisi yemekhaneye geçtiler.Kara,tepsisini ağzına kadar doldurmuştu.Ptolemy ona baktı ve güldü.

-Bu kadar çok şey yediğin halde böyle ince kalmayı nasıl beceriyorsun?

Kara,güldü.

-Asla söylemem.Bu bir sır.

Kara ve Ptolemy masalarına oturdular.Ptolemy,bifteğini iştahla ağzına götüren Kara'ya baktı.

-Bu lanet yeri nasıl buldun?

-Daha kötülerinide görmüştüm.

-Buradan daha kötüsü yok inan bana.Birkaç gün sonra ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksın.

-Öyle mi?

-Burası bir cehennem çukuru Kara.Şu sıralar Cylonların kuşatması altındayız.Üssün karşındaki bir dağda mevzilendiklerini düşünüyoruz.Hergün saldırıyorlar.Ama bence tüm bunlar sadece bir başlangıç.Cylonların buraya büyük bir saldırı yapmayı planladıkları düşünüyorlar.Bizi bu yüzden buraya gönderdiler.

-Bu bana mantıklı gelmiyor.Eğer Cylonların burada olduklarını ve saldırı hazırlığında olduklarını biliyorlarsa neden viperları göndermiyorlar?

-Bu o kadar basit değil Kara.Sana söylemediler mi?

-Neden sözediyorsun sen?

-3 gün önce onlardan birini yakaladılar.Erkek.Sarışın,1:80 boylarında.Muhtemelen 35 yaşlarında.Onu sorguladık.Adının Qin Jan Thron olduğunu söylüyor.Onu buraya suikastçi olarak gönderdiklerini düşünüyoruz.Ama görevini yerine getiremeden yakalandı.

-Bir Cylon'un bu kadar kolay yakalanmış olması sanada garip gelmedi mi?

-Evet,geldi.General Turn,onun birşeyler sakladığını düşünüyor.Ama o kadar işkenceye rağmen ağzından tek kelime alamadılar.

-Onunla hemen görüşmeliyim.

Kara,yemeğini bırakıp masadan kalktı.Sonra hızla uzaklaştı.Ptolemy,arkasından bağırdı.

-Dur bekle Kara.General Turn'un emri almadan kimse.

Ama Kara onu dinlemiyordu.Ptolemy,kendi kendine söylendi.

-Lanet olsun,gene başını belaya sokacaksın öyle değil mi?

Kara,alt kata indi.Sorgu odasının yanındaki gözlem odasına girdi.Er Nola Simkins,sandalyesinde oturmuş,porno içerikli bir dergiye bakıyordu.Kara'yı görünce dergiyi hemen yere attı ve ayaklarıyla sandalyenin altına itti.Sonra ayağa kalktı ve selam verdi.

-Efendim.

Nola Simkins,1.75 boyların,kaslı bir adamdı.Koyu bir tene sahipti ve siyah saçları vardı.Çıkıntılı burnu dikkat çekiyordu.

-Tutuklu ile görüşmek istiyorum.

-General Turn'un emri olmadan kimse tutuklu ile görüşemez.

Kara,sandalyenin altında ucu görünen dergiye baktı.

-Sen söylemezsen bende söylemem.

-Pekala,ama çabuk olun.Bu yüzden başımın derde girmesini istemiyorum.

Kara,gözlem odasındaki iki taraflı aynadan mahkumu görebiliyordu.Bir masada oturuyordu ve elleri kelepçeliydi.Kara,öbür odaya geçmeden önce Nola'ya baktı.

-O dergideki pozizyonlar bir işe yaramaz.Ben daha önce denemiştim.

Kara,Nola Simkins'un şaşkın bakışları arasında yan odaya geçti.Sonra mahkumun karşısındaki sandalyeye oturdu.Qin Jan Thron,Kara'ya baktı.

-Gelmeni bekliyordum Kara Thrace.

-Tanışıyormuyuz?

-Seni tanıyorum ve ne olduğunu biliyorum Kara Thrace.

Kara,Thron'a sert bir şekilde baktı.

-Tekrar görüşeceğiz

-Sabırsızlıkla bekleyeceğim.

*************************************************************

Kara,üssün barda oturmuş birasını içiyordu.Sonra general Turn içeri girdi.Kara,hemen sandalyesinden kalkıp selam verdi.

-Efendim.

Turn,Kara'ya oturmasını işaret etti.Sonra kendiside karşındaki sandalyeye oturdu ve barmende bir bira istedi.Birasını yudumlarken Kara'ya baktı.

-Mahkum ile görüştüğünü biliyorum.

-Bu hücre cezası daha almama neden olacak öyle değil mi?

-Emrime doğrudan karşı geldin.Bunun için seni vurmam gerekir.

-Peki o zaman neden yapmıyorsun?

-Belki birgün yaparım.Bu mahkum,seni etkiledi öyle değil mi?

-Beni tanıyordu.Ve bana ne olduğunu biliyorum dedi.

-Bu modeller insanın aklını karıştırmakta ustadır.Seni etkilemeye çalışıyor ve gördüğüm kadarıylada bunu başarmış.

Turn,Kara'yı orada bırakıp,uzaklaştı.

*************************************************************

Kara,uyandı.Saate baktı.Sabah 7:00'yı gösteriyordu.Yataktan çıktı.Üniformasını giydi.Sonra uzun sarı saçlarını at kuyruğu yaptı ve odasından çıktı.
Kara tekrar sorgu odasına girmişti ve Thron'un karşısına oturdu.

-Pekala,neden buradasın?

-Buraya senin için geldim.

-Benim için mi?

-Ne olduğunu biliyorum.

Kara güldü

-Peki o zaman ben neyim?

-Ne olduğunu gerçekten bilmiyorsun öyle değil mi?

-Neden sen söylemiyorsun?

-Sen anahtarsın.Irkımız için büyük bir önem taşıyorsun.

-Buraya sadece benim için geldiğine inanmıyorum.Bir amacın olduğunu biliyorum ve ben onu öğreneceğim.

-Gerçekten bilmek mi istiyorsun? O zaman beni buradan çıkar.Bende sana bilmen gereken herşeyi anlatayım.

-Bunu yapamam.

-Yapabilirsin,Kara.Ve yapacaksın.

Thron,birden kelepçelerini çıkarıp yere fırlattı.Sonra,Kara'ya baktı.

-Şimdi,benimle geliyormusun?

Tam bu sırada Turn içeri girdi.Yanındada iki silahlı muhafız vardı.Turn,Kara'ya baktı.

-Ondan birşey öğrenebildin mi?

-Hayır.

-Çok kötü.O halde artık işimize yaramaz.

Turn,muhafızlara baktı.

-Mahkumu öldürün.Artık bir işimize yaramaz.

Tam o sırada Ptolemy içeri girdi ve muhafızların ikisinide vurdu.Turn,hiç düşünmeden silahını Ptolemy'e çevirdi.Thron,birden bire masanın üstünden atlayıp,Turn'u yakaladı.Sonrada gözünün ortasına bir yumruk indirdi.Turn,etrafın karardığını hissetti.sonra yere düşerek kendinden geçti.
Ptolemy,silahı,Kara'ya çevirdi.

-Bizimle geliyorsun.

Thron ve Ptolemy,rehin aldıkları Kara ile beraber oradan uzaklaştılar.

Part 2:Kaçış

İnsanoğlu,kendilerine hizmet etmeleri için yeni bir ırk yarattı.Onlara Cylon adını verdi.Cylonlar,evrimleştiler ve isyan ettiler.İnsanoğlu ve Cylonlar büyük savaşın içine girdiler.İşte bu onun hikayesidir.

*************************************************************

Olympos.Uzun zaman önce...
Sarı saçlı,mavi gözlü,genç bir adam,Zeus'un yanına yaklaştı.

-İnsanlar artık derslerini aldılar.Onlara ikinci bir şans vermeliyiz.

Ares,araya girdi.

-Tekrar bize karşı ayaklanmaları için onlara fırsat mı verelim yani?

Zeus,Ares'in sözünü kesti.

-Kronos,çocuklarını yutmadan önce onlara ikinci bir şans verdi mi? Hayır.Peki o zaman ben neden böyle birşey yapayım? İnsanlar,ya Kobol'u terkedecekler yada ölecekler.Kesin kararım budur.

Athena,araya girdi.

-Peki ya 13. koloni? Onlar bize inanmaktan hiçbir zaman vazgeçmediler.

Ares,Athena'ya baktı.

-Bu saçmalıkları kafana kim sokuyor Athena? Aphrodite mi? Yoksa Apollon mu?

Hera,araya girdi.

-Size burada Aphrodite'nin adının anılmasını istemediğimi söylemiştim.

Zeus,Hera'ya sert bir şekilde baktı.

-Burada insanları nasıl cezalandıracağımızı belirlemeye çalışıyorum.Birde sizin problemlerinizde uğraşamam.

Hera mecburen sesini kesti.Zeus,konuşmasına devam etti.

-13. koloni,diğer 12 koloniden ayrılacak.Ve dünya isimli gezegene gönderilecek.Orada yeni bir uygarlık kuracaklar.

Athena,Zeus'a baktı.

-Peki ya diğer 12 koloni,onlar nereye gidecek?

Apollon araya girdi.

-Onları 12 gezegene dağıtalım.Böylece yeniden başlamak için bir şansları olur.

Zeus,Apollon ve diğer tanrılara baktı.

-Pekala,yapın.

*************************************************************

Ptolemy ve Thron ve rehineleri Kara, yerin derinliklerindeki mahzenlerde yollarına devam ediyorlardı.Merdivenler bitmek tükenmek bilmiyordu.Kara,üzerine silah doğrultmuş olan Ptolemy'e baktı.

-O silahı sürekli üzerime doğru tutmak zorunda mısın?

-Üzgünüm Kara,ama kaçma riskini göze alamam.

Kara,güldü.

-Eğer kaçmak isteseydim,bunu çok daha önce yapardım.

Kara,ani bir atak ile Ptolemy'in kolunu yakaladı ve silahı elinden aldı.Sonra ona çevirdi.

-İstesem şu an seni öldürebilirim.

Thron,Kara'ya baktı.

-Ama bunu yapmayacaksın Kara.

Thron,Ptolemy'in önüne geçti.

-Tamam,Kara,şimdi silahı bana ver.

-Neden gelip kendin almıyorsun?

-Gitmek mi istiyorsun? Tamam.Ama önce beni vurman gerekecek.

-Hiç sorun değil.

Kara,silahını tam ateşlemek üzereyken birden Ptolemy bağırarak Thron'un önüne atladı.

-Hayır.

Kurşun,Ptolemy'in karnını sıyırıp geçmişti.Ptolemy,yere yığıldı.Kara,silahını yere attı ve doğruca Ptolemy'e koştu.Sonra onun yattığı yere çömeldi.

-Ptolemy,bunu neden yaptın? Bir Cylon için neden kendi hayatını riske attın?

Ptolemy,güçlükle cevap verdi.

-Anlıyacaksın Kara.Zamanı gelince bunu neden yaptığımı anlayacaksın.

Thron,yere çömelmiş olan Kara'ya baktı.

-Ptolemy'in yarası ağır değil.Eğer onu zamanında karargaha götürebilirsek kurtulma şansı var.

Thron,yerdeki silahı aldı ve Kara'ya verdi.

-Bunun sende kalması daha iyi.

-Bana güveniyormusun?

-Ptolemy'i bu halde bırakıp kaçmayacağını biliyorum.

-Pekala,yolu göster bakalım.

  Kara ve sırtında Ptolemy'i taşıyan Thron dakikalar boyunca sayısız kat inmişlerdi. En sonunda alt kata ulaştılar.Thron,Ptolemy sırtında indirip yere bıraktı.Sonra duvara yaklaştı.Elini üzerine koydu.Duvar birden açılmaya başladı.Duvarda kocaman bir geçit açılmıştı.Thron,Ptolemy tekrar sırtına aldı ve Kara'ya baktı.Sonra,cebinden bir kibrit çıkarıp yere attı.Kibrit hala düşmeye devam ediyordu.

-Beni izle sadece bastığım yerlere bas.

Kara,Thron'un bastığı yerlere basmaya gayret ederek yoluna devam etti.Bir an ayağı yanlış bir yere değdi ve her yer çökmeye başladı.Kara,güçlükle karşıdaki taş zemine atladı.Kara,sırtında Ptolemy' taşıyan Thron'a baktı.

-Bırak onu birazda ben taşıyayım.

-Bunu yapmak istediğine eminmisin? Ptolemy en azından 90 kilo.

-Spor yaparken kaldırdığım ağırlıklardan fazla değil.

Kara,Ptolemy,sırtına aldı ve yoluna devam etti.Thron,ona baktı ve güldü.

-Gerçekten çok özel birisin Kara Thrace.

Kara,ne kadar hiç zorlanmıyormuş gibi görünsede,90 kiloluk Ptolemy'i taşımak ona hayli zor geliyordu.Ama bunu yapabileceğini biliyordu.Bir kaç saatlik yürüyüşten sonra Thron,bir duvarın önünde durdu.Sonra cebinden bir uzaktan kumanda çıkardı ve düğmelerden birine bastı.Duvar yavaş açıldı.Yanlarına kızıl,uzun saçlı,1.68 boylarında,oldukça güzel bir kadın geldi.Kadının üzerinde kırmızı bir bir bluz  aynı renkte kısa bir etek vardı.Kırmızı uzun çizmeleride giysileriyle müthiş bir uyum gösteriyordu.Kadının yanında ise iki tane Centrion vardı.Kadın,Ptolemy'i sırtında taşıyan Kara'ya baktı.Sonra Thron'a döndü.

-Ne olduğunu bilmiyor öyle değil mi?

-Hayır.

-Ona söylecekmisin?

-Zamanı geldiğinde öğrenecek.

Thron,Kara'ya baktı.

-Tamam,onu yere bırakabilirsin Kara.

Kara,Ptolemy'i yere bıraktı.Kızıl saçlı kadın,Kara'ya yaklaştı ve elini uzattı.

-Ben Eloise.

Ama Kara onun elini sıkmadı.Eloise gülümsedi.Thron,Kara'ya baktı.

-Onunla git Kara.Merak etme,herşey yolunda.

*************************************************************

Turn,lavabodaki aynada morarmış olan sol gözüne bakıyordu.Makyajla bile bu morluğu gizlemesine imkan yoktu.Turn,lavabodan çıktı ve er Simkins'i yanına geldi.

-Onların hemen bulunmasını istiyorum.Ve Ptolemy.O haini yakaladığımda kendi ellerimle öldüreceğim.

-Şey,yani,aslında,doğrusunu söylemek gerekirse.

-Konuş asker.

-Onların izini kaybettik efendim.

Turn öfke ile bağırdı.

-Ne demek onların izini kaybettik?

-Üzgünüm efendim.

-Peki ya Kara Thrace,onu bulabildiniz mi?

-Onuda yanlarında götürmüş olduklarını düşünüyoruz.

-Pekala,arama timini hazırlayın.Fazla uzağa gitmiş olamazlar.

-Efendim,bunun için zamanımız yok.Yeni bir Cylon saldırısı daha oldu.Bu kez sayıları her zamankinden çok daha fazla ve ellerinde ağır silahlar var.

Birden bir patlama sesi duyuldu.Turn,etrafın sarsıldığını hissetti.Sonra telsini eline aldı ve konuştu.

-Durum raporu.

-Cylonlar, kuzey ve kuzeybatıdan ilerliyorlar. Ağır silahlara sahip zırhlı birlikleri var. Ayrıca hava saldırısını başlatmış durumdalar.

-Böyle giderse daha fazla dayanamayız.Bana merkez komutanlığından general Kaye'yi bağlayın.

General Kaye,masasının önündeki telefonu açtı.

-Evet?

-General Kaye,Cylonların yoğun saldırısı altındayız.Daha ne kadar dayanabiliriz bilmiyorum.Viperları hemen buraya göndermeniz gerekiyor.

-Elimde şu an size gönderebileceğimiz viper yok.Eğer bir saat dayanabilirseniz?

-Şu tepemizdeler general.

Turn,sinirli bir şekilde telefonu kapattı.Simkins,Turn'a baktı.

-Yardım gönderecekler değil mi efendim?

-Hayır.Yardım filan gelmeyecek.Tek başımızayız.

*************************************************************

Caprica City.
1.91 boyların,siyah saçlı ve yakışıklı sayılabilecek bir adam,cafe'de oturuyordu.Evet,bu adam Samuel Anders'dan başkası değildi.Samuel,poşet bardaktaki sıcak kahvesini yudumlarken yapması gereken zor görevi düşünüyordu.Cafe'de oturan ve birbirleriyle konuşan insanlara baktı.Tüm bu insanlar ölmek zorundamıydı? Tek suçları bugün burada bulunmaktı.Samuel,bu işi aylarca planlamıştı.İnsanların yoğun bulunduğu bir mekanı havaya uçurması gerekiyordu.Bu sayede Cylonlar,savaşı Caprica'lıların evlerine kadar taşıyacaklardı.İnsanlar,Cylon ırkına savaş açmalarının bedelini
 ödeyeceklerdi.Samuel,ilerideki masada annesiyle oturan sarışın küçük kıza baktı.Muhtemelen 7-8 yaşlarında olmalıydı.Ama 9 yaşını göremeyecekti.Asla büyümeyecek,aşık olamayacak,evlenip bir aile kuramayacaktı.Masum insanları öylece katletmek.Cylonların doğası bu muydu? Herbiri duygusuz bir ölüm makinesimiydi? Samuel,görevini yerine getirmek zorunda olduğunu biliyordu.
Kendisi yapmasa bile yerine başkasını gönderirlerdi.Samuel,yavaşça dışarı çıktı.
Cafe'den yeteri kadar uzaklaştıktan sonra cebinden uzaktan kumandasını çıkardı.Düğmeye bastı ve yoluna devam etti.Cafe büyük bir patlamayla havaya uçtu.Her tarafı elevler kapladı.

*************************************************************

Kara,Thron ve Eloise ile beraber yemek masasına oturmuştu.Kara,Thron'a baktı.

-Ptolemy'in durumu nasıl?

-İyileşecek.Onu merak etme.

-Beni burada ne kadar tutmayı düşünüyorsunuz?

-Gerektiği kadar.

-Bende öyle düşünmüştüm.

Part 3:Başka Bir Açı

İnsanoğlu,kendilerine hizmet etmeleri için yeni bir ırk yarattı.Onlara Cylon adını verdi.Cylonlar,evrimleştiler ve isyan ettiler.İnsanoğlu ve Cylonlar büyük savaşın içine girdiler.İşte bu onun hikayesidir.

*************************************************************

Olympos.Uzun zaman önce...
Athena,Zeus'un yanına yaklaştı.

-Kobol'daki depremler devam ediyor.Denizler taşıyor ve şehirler sular altında kalıyor.Kobol'daki insanların yüzde doksanı öldü.Böyle giderse insan ırkı tamamen ortadan kalkacak.

-Peki sen ne yapmamızı öneriyorsun?

-Onlara uzayda seyahat etmelerini sağlayacak büyük gemiler verelim.

Ares,araya girdi.

-Peki bu gemileri kim yapacak? Sen mi?

-Hephaistos bunu başarabilir.

Zeus,tanrı ve tanrıçalara baktı.

-Hephaistos,hemen gemileri işha etmeye başlasın.

*************************************************************

Kara,iki haftadır bu Cylon üssündeydi.Buradan kaçmasının imkanı yoktu.Üssün ana kapılarını açan şifreleri bilmiyordu.Üssü çevreleyen mağaralar ve yeraltı geçitleri vardı.Ve hepside Cylonların yerleştirdiği bubi tuzaklarıyla doluydu.Kara'nın buralardan tek başına geçebilmesi mümkün değildi.Bubi tuzaklarının nerede olduğunu bilen ve ona yolu gösterebilecek birine ihtiyacı vardı.Tabiki hiçbir Cylon bunu yapmazdı.Cylonların kendisinden ne istediğini bilmiyordu ama içinden bir ses bunu öğrenmesinin çok uzun sürmeyeceğini söylüyordu.Kara,odasındaki tuvalete girdi. Lavabodaki aynaya baktı.Sonra eline tarağını aldı ve beline kadar uzanan sarı saçlarını taramaya başladı.İki haftadır Cylon üssünde mahsur kalmak,sinirlerini iyice bozmuştu.Saçlarıda,ona inat bugün bir türlü şekle girmiyordu.Sonunda Kara'nın sabrı iyice taştı.Tarağı masaya bıraktı.Sonra,orada duran makası eline aldı.Saçlarını eliyle tuttu.Sonra onları kesmeye başladı.Kara'nın uzun sarı saçları,teker teker lavaboya dökülüyordu.Sonunda Kara,saçlarını kesmeyi bitirmişti.Tüm saçları çene hizası uzunluğundaydı artık.Kara'nın Saçı küt kesim denilen modele benzemişti.Kara,aynaya baktı ve güldü.

-Hiç fena değil.

Kara,odasından çıktı ve Ptolemy'in odasına geldi.Ptolemy,Kara'yı görünce yatağından kalktı ve koltuk değneklerinin yardımıyla yanına geldi.Sonra Kara'nın yeni kestiği kısa saçlarına baktı.

-Saçlarına ne yaptın?

-Kestim.

-Güzel olmuş.

-Peki sen nasılsın?

-Daha iyi günlerim olmuştu.

-Anlamıyorum Ptolemy,neden onlara yardım ediyorsun?

-Hala anlamıyorsun öyle değil mi?

-Evet anlamıyorum.Senin insan ırkına ihanet etmiş olmanı anlamıyorum.

-Önceleri bende senin gibi düşünüyordum.Ama insanların,Cylonlara yaptığı soykırımı gördüm.Cylonlarda 12 kolonide,insanlar barış içinde yaşamak istiyorlar ama biz buna izin vermiyoruz.

Kara güldü.

-Cylonlar gerçekten barış istiyorlarsa bunu gösterme şekilleri biraz garip.

-Onlar sadece kendilerini savunuyorlar.

-Bir cafe'yi havaya uçurup,içindeki tüm insanları öldürmeye kendini savunmak mı diyorsun?

-Bu bir savaş Kara,ve insanlarda bizim düşmanımız.

-Benim düşmanım değiller.

-Peki senin düşmanın kim Kara? Cylonlar mı?

-Aynen öyle.

Birden Eloise içeri girdi.Sonra Kara'nın çene hizasında kestiği saçlarına baktı ve gülümsedi.

-Yeni saç modelini beğendim.

Kara,gülümsemekle yetindi.Eloise,Ptolemy'in koluna girdi.

-Pekala,şimdi yatağa dönüyorsun.

Eloise,Kara'yı çıkmasını işaret etti.Kara çıktıktan sonra Ptolemy yatağına geri yatırdı.Odadan çıktı ve kapıyı arkasından kapattı.Sonra tekrar Kara'ya baktı.

-Biraz antreman yapmaya ne dersin?

-Tamam.

Eloise,uzun kızıl saçlarını at kuyruğu yaptı.Sonra Kara'ya döndü.

-Benimle gel.

Kara,Eloise'i takip etti.İkisi koridorlardan geçtiler ve spor salonuna girdiler.Eloise,Kara'ya baktı.

-Hiç kick box  yaptın mı?

-Evet,yaptım.

-Pekala,neyin var görelim.

Eloise,boks eldivenlerini taktı ve ringe çıktı.Kara,ona baktı ve güldü.

-Tamam.

Kara'da boks eldivenlerini taktı ve Eloise'nin arkasından ringe çıktı.Kara,dövüş pozisyonu aldı.Eloise'de aynı pozisyonu almıştı.Kara,Eloise'in üzerine bir sol kroşe savurdu.Ama Eloise,ani bir manevra ile geri çekildi ve Kara'nın yumruğundan kurtuldu.Sonra havada zıplayıp,Kara'ya bir döner tekme indirdi
Tekmenin nereden geldiğini bile göremeyen Kara,karnına hisabet eden tekmeyle doğruca yere yığıldı.Ama hemen yerden kalktı.Sonra Eloise'ye bir döner tekme savurdu.Ama Eloise,Kara'nın bacağını yakaladı.Sonra,Kara'yı yere düşürdü.
Kara,tekrar yerden kalktı.Eloise'ye doğru seri yumruklar atmaya başladı.
Eloise'de attığı seri yumruklarla kendini ustaca koruyordu.Kara,Eloise'nin savunmasını aşamıyordu.Sonra Kara,birden bire karnında Eloise'nin döner tekmesini hissetti.Ve doğruca yere yığıldı.Bu arada Thron ve Samuel'de salona gelmişler ve seyirci koltuklarından Kara ve Eloise'in dövüşünü izleyemeye başlamışlardı.Samuel,yediği dayaktan ağzı yüzü kanlar içinde kalmış olan Kara'ya baktı.Sonra Thron'a döndü.

-Seçilmiş kişi bu mu?

-Evet.

-Bu kadının bizi gerçekten kurtuluşa götüreceğine inanıyormusun?

-Evet.

-Bilmiyorum,bana pek özel biri gibi gelmedi.

Eloise,Kara'nın suratına bir yumruk indirdi.Kara'nın ağzı yüzü kanlar içinde kalmıştı.Sonra karnına yediği ikinci bir yumrukla yere yığıldı.Samuel,Kara'ya baktı ve güldü.

-Seçilmiş kişi,nakavt olmak üzere.

Kara tekrar ayağa kalktı.Yüzü,gözü şişmiş ve kanlar içinde kalmıştı.Şişen gözü yüzünden etrafını tam olarak göremiyordu.Zar zor gördüğü Eloise'ye baktı ve bağırdı.

-Hadi gel.

Eloise,Kara'ya bir sağ kroşe savurdu.Ama Kara,Eloise'nin yumruğundan kurtuldu.Sonra Eloise'ye bir döner tekme attı.Böyle darbeye hazırlıksız yakalanan Eloise bir an durakladı.Kara,fırsatı değerlendirip onu yüzüne bir yumruk indirdi.Eloise'in ağzı yüzü kanlar içinde kaldı.Gözleri şişti ve yarı kapandı.Eloise artık etrafını zar zor görüyordu.Sonra Kara,onun karnına uçan bir tekme indirdi.Eloise,karnına aldığı darbe ile yere düştü.Sonra tekrar kalktı.Ama kendine gelemeden,Kara çenesine bir yumruk indirdi.Eloise'in ön dişlerinden ikisi döküldü.Ağızdan kanlar çıktı.Sonra yere yığıldı.Thron,Samuel'e baktı ve güldü.

-Sana onun özel olduğunu söylemiştim.

Samuel,hala şaşkınlığını atamamıştı.

-Bir,insan,bir Cylon'u yendi.Buna inanamıyorum.

-O normal bir insan değil.

-Ama bizden biride değil.

-Hayır.

-Yoksa o.Hayır,bu mümkün olamaz.

-Eloise'yi yenmesini başka nasıl açıklayabilirsin.

-Açıklayamam.Ona ne olduğunu söylemedin öyle değil mi?

-Eğer yapabileceklerini bilseydi bizim için çok tehlikeli olurdu.

-Bunu ondan sonsuza dek saklayamazsın.Sonunda öğrenecek.

-Biliyorum.Zamanı geldiğinde ona söyleyeceğim.Ama o zamana kadar onu bizim tarafımıza çekmeliyiz.

-Bu biraz zor olacak.Kara Thrace,Ptolemy gibi değil.Ptolemy'i kendi tarafımıza çekmek çok kolaydı.Ama Kara Thrace,bilmiyorum.Bizi çok uğraştıracak.

-İşte bu noktada sana güveniyorum Samuel.

-Bana mı?

-Evet.Onu kendine aşık etmeni istiyorum.Öyleki,senin için herşeyi yapabilecek bir duruma gelsin.

-Bunu yapabileceğimi sanmıyorum.

-Yapabilirsin ve yapacaksın.Bu konuda sana güveniyorum Samuel.

-Pekala,yapacağım.

Thron,telsizini açtı.

-Sağlık ekibini buraya gönderin.

Sağlık görevlileri,ring'de zar zor ayakta duran Kara'ya yaklaştılar ve onu sendeye yatırdılar.Diğer sağlık görevlileride yerde baygın yatan,Eloise'yi sedyeye taşıdılar.

*************************************************************

Bir saat sonra.
Ağzı yüzü şişmiş ve çürük içindeki Kara,revirdeki bir odada yatıyordu.Yanındaki yataktada,yüzü gözü şişmiş,çürük içinde ve iki ön dişi eksik olan Eloise vardı.
Kara,Eloise'ye baktı.

-Gerçekten tüm gücünle mi dövüştün?

-Evet.

-Bu çok iyi.

Devam edecek

Çevrimdışı Kara Thrace

  • Administrator
  • Meraklı Üye
  • *
  • İleti: 185
  • Sci Fi Puanı: 5
  • Sci Fi Türkiye!
    • Profili Görüntüle
    • Katee Sackhoff Fans
Ynt: Battlestar Galactica - War of the Gods Season 1
« Yanıtla #1 : 05 Temmuz 2014, 12:26 »
Part 4:Suçlar ve Kabahatlar

İnsanoğlu,kendilerine hizmet etmeleri için yeni bir ırk yarattı.Onlara Cylon adını verdi.Cylonlar,evrimleştiler ve isyan ettiler.İnsanoğlu ve Cylonlar büyük savaşın içine girdiler.İşte bu onun hikayesidir.

*************************************************************

Olympos.Uzun zaman önce...
Aphrodite'in sarayı.Aphrodite çırılçıplaktı.Ares'de onun yanında yatıyordu.Ares her zaman üstte olmayı tercih ederdi.Aphrodite iyice zevkin doruğuna ulaşmıştı.

-Oh,oh,evet,Ares,evet.

Aphrodite birden durdu.Ares,garip bir şekilde ona baktı.

-İşin ortasında böyle duramazsın.

-Hephaistos'un bastonunun sesini duydum.

-Hephaistos burada mı yani?

-Evet.

-Bir hafta burada olmayacağını söylemiştin.

-Sanırım işi erken bitmiş.

-İşi erken bitmiş öyle mi?

-Seni burada bulmamalı.Çabuk saklan.

-Savaş tanrısı Ares asla kimseden korkmaz.Savaş tanrısı Ares asla kimseden kaçmaz.Savaş tanrısı Ares.

Tam o sırada Hephaistos'un sesi duyuldu.

-Güzel Aphrodite,hayatımın aşkı,ben geldim.

-Savaş tanrısı Ares hemen gidiyor.

Hephaistos,merdivenleri çıkmaya başladı.Aphrodite,dolabı açtı.

-Gir şuraya.

-Ben asla oraya girmem.

Hephaistos'un sesi artık daha yakından geliyordu.

-Yanına geliyorum güzel tanrıçam.

Ares,hemen dolaba girdi.Aphrodite arkasında dolabı kitledi.Ve birkaç saniye sonra odanın kapısı açıldı ve kaba sakalı,şişman vücudu ve elinde bastonuyla Hephaistos içeri girdi.Sonra Aphrodite'e sarıldı.

-Seni çok özledim hayatım.Eğer başka bir erkek sana elini sürmeye kalkarsa onun ciğerlerini sökerim.Yanında başka erkek yok öyle değil mi?

-Tabiki yok hayatım.

-Şu sıralar işlerim çok yoğu biliyorsun.O yüzden bize yeteri kadar vakit ayıramıyorum.Hep şu kendini beğenmiş savaş tanrısı Ares yüzünden.Dün benden bin tane mızrak istedi.Bin tane mızrağı ne yapacak? Benimde bir hayatım var.Gece gündüz herkese silah yapamam.

Hephaistos,etrafı kokladı.

-Burada başka bir erkeğin kokusunu alıyorum.Buraya gene birinimi sakladın?

-Burada kimse yok hayatım.

Hephaistos,eğilip yatağın altına baktı.O sırada Aphrodite,eceleyle dolabı açtı.Ares,hızla odadan çıktı.Hephaistos,bastonu yardımıyla yavaş yavaş doğruldu.

-Burada kimse yok.

-Evet hayatım.

Hephaistos,birden dolabın önünde durdu.

-O ha.

Sonra hızla dolabı açtı.Dolap boştu.Sonra,Ares'in ayak seslerini duydu.Bağırarak merdivenlerden aşşağı doğru inmeye başladı.

-Seni yakalayacağım aşşağılık herif. 

Ancak,Ares,çoktan oradan uzaklaşmıştı.

*************************************************************

Kara,iki aydır bu Cylon üssündeydi.General Turn artık kendisini aramaktan vazgeçmiş olmalıydı.Muhtemelen kayıp ilan edilmiş olmalıydı.Kara,lavaboya girdi.Önce yüzünü yıkadı.Sonra aynada saçlarına baktı.Saçları boyun hizasına kadar uzamıştı.Artık onları toplaması gerekecekti.Kara,artık Tauron askeri üssünde değildi.Saçlarını toplamadığı için askeri kurallara aykırı düşmek gibi bir durumu yoktu.Zira kadın Cylon modelleri,genelde saçlarını açık bırakıyordu.Ancak Cylonların yanında mahsur kalmış olsada o hala bir yıldız filosu subayıydı ve ona göre davranmalıydı.Saçlarını sıkıca arkaya topladı.Sonra üniformasını giydi ve düğmelerini özenle ilikledi ve odasından çıktı.Yemekhaneye girdi ve kahvaltı tepsisini doldurdu.Sonrada boş bir masaya oturdu.Eloise'de içeri girdi.Kızıl uzun saçlarını at kuyruğu yapmıştı.Üzerinde Kara'nınkine benzeyen bir yıldız filosu subayı uniforması vardı.Kahvaltı tepsisini doldurdu ve Kara'nın yanına oturdu.Kara,Eloise'ye baktı ve güldü.

-O üniformayı giyebilmek için 7 yıl akademide eğitim görmen 3 yılda staj yapman gerekir.

-Bayağı uzunmuş.

-Öyledir.

-Bizde bir yıl yeterlidir.Bir yıl sonunda her Cylon mükemmel bir savaş pilotu olarak hazır olur.

-Peki ya başaramayanlar?

-Başarısızlık diye bir seçenek yok.

-Gerçekten,bir yıl sonunda yeterli başarıyı gösteremeyenler hiç olmuyor mu?

-Kusurlu ürünler kutulanır.

-Kutulanmakta ne demek?

-Kusurlu ürünün üretimi durdurulur ve tüm modelleriyle beraber depoya kaldırılır.

-Yani sınıfta kalanları öldürüyorsunuz?

-Bu şekildede tanımlayabilirsin.

-Aynı modelden olanlar birbirinizi nasıl ayırt ediyorsunuz?

-Hepimiz kimin kim olduğunu biliyoruz.

-Bende öyle düşünmüştüm.

-İki ay önce ringe dövüştüğüm senmiydin?

-Hayır.O başka bir Eloise modeliydi.

-Bana hepiniz aynı görünüyorsunuz.

-Sadece insan gözüne göre öyle.Görünüşümüz benziyor olabilir ama hepimiz farklıyız.Seninle dövüşen Eloise modelini,suikast,bombalı saldırı gibi görevlerde kullanırız.

-Peki ya sen? Senin görevin ne?

-Sosyal ilişkiler uzmanıyım.

-Yani bir tür halkla ilişkiler uzmanı gibi mi?

-Öylede düşünebilirsin.

Tam bu sırada Samuel,yanlarına geldi.Kara,masadan kalktı ve koşarak ona sarıldı.Sonra ikisi yemekhaden çıktılar ve yürümeye devam ettiler.Kara,Samuel'e baktı ve güldü.

-Bir Cylon'a aşık olacağımı asla düşünmemiştim.

-Bende bir insana aşık olmayı planlamamıştım.

-Bir ay öncesine kadar tek amacım,birgün fırsatını bulup buradan kaçmaktı.Ama artık bunu istediğimden emin değilim.

-Eğer bir yolu olsa tekrar insanların arasına dönermiydin?

-Buradan gitmeme asla izin vermeyeceklerini biliyorum.Artık bunu iyice anladım.

-Gerçekten geri dönme fırsatın olsa,onu kullanırmıydın?

-Bunları bana neden soruyorsun?

-Seni seviyorum Kara ve acı çektiğini görmek beni üzüyor.

-Ben iyiyim.

*************************************************************

Kara ve Eloise,yeşilliklerin arasında oturmuş ve doğayı seyrediyorlardı.Kara,etrafına baktı.

-Tüm bunların sadece bilgisayar tarafından oluşturulmuş bir sanal görüntü olduğuna inanmak zor.

-Gerçek gibi değil mi?

-Kesinlikle.Sanki gerçekten bu çimenlerin üzerinde duruyorum.Çekirge seslerini duyuyorum.Kuşların havada süzülmesini seyrediyorum.Burası bana büyüdüğüm evi hatırlatıyor.Ailem uzun süre bu evde yaşamaya devam etti.
Ben görevdeyken Cylonlar,oraya havaya uçurdular.Geri döndüğümde ise sadece evin yıkıntıları vardı.Ailemden kim varsa hepsi o saldırıda öldü.

-Çok üzgünüm.

-Eğer bunu yapan Cylon'u bulursam,kendi ellerimle öldürürüm.

*************************************************************

Thron ve Samuel,masada oturmuş karşılıklı satranç oynuyorlardı.Thron,Samuel'e baktı.

-Artık zamanı geldi Samuel.Kara Thrace sana sırılsıklam aşık ve ne istersen yapabilecek durumda.Onu amacımız için yönlendirebilirsin.

-Henüz hazır değil.Daha çok zamana ihtiyacımız var.

Thron güldü.

-Sakın bana ona aşık olduğunu söyleme.

-Tabiki hayır.

-Umarım öyledir.Bu işe duygularını karıştırsan tüm ırkımızın geleceğini tehlikeye atarsın.Amacımıza ulaşmak için ona ihtiyacımız var.

-Evet.

Part 5:Kader

İnsanoğlu,kendilerine hizmet etmeleri için yeni bir ırk yarattı.Onlara Cylon adını verdi.Cylonlar,evrimleştiler ve isyan ettiler.İnsanoğlu ve Cylonlar büyük savaşın içine girdiler.İşte bu onun hikayesidir.

*************************************************************

Olympos.Uzun zaman önce...
Bereket tanrıçası Gaia,çocukları Titanlara baktı ve konuştu.

-Uranos,çocuklarımı toprağın dibine hapsetti.Bunun cezasını çekmeli.Ama bunu ben tek başıma yapamam.İçinizden kim bana yardım edecek?

Gaia,Titanlara baktı ama kimseden bir ses çıkmadı.Gaia onlara tekrar seslendi.

-Aranızda Uranos'dan korkmayan kimse yok mu?

Titanların en genç olanı öne çıktı.20'li yaşlarda sarı saçlı bir gençti.

-Ben yaparım.

Gaia,genç Kronos'a bir orak verdi.

-Sana silah olarak sadece bunu verebilirim.Nasıl kullanacağın sana kalmış.

Uronos,derin uykuda olduğu sırada Kronos odasına girdi.Yavaşça yorganını kaldırdı.Sonra çırılçıplak haldeki Uronos'un penisini yakaladı ve onu yavaşça kesti.Sonra onu bir keseye koydu ve oradan hızla uzaklaştı.Ertesi sabah Uronos uyandı.Sonra birşeyin eksikliğini hissetti.Ve artık penisinin olmadığını anladığında korkunç bir çığlık attı.

-Hayır.

Tam o sırada Kronos,annesi Gaia ve kardeşleri Titanlar ile beraber içeri girdi.Sonra elindeki keseyi açtı ve penisi eline alıp Uronos'a gösterdi.

-Artık bir erkek değilsin.Dolayısıyla tanrıların kralı olamazsın.

Uronos,utancından hiçbirşey söyleyemedi.Odadan dışarı çıktı ve saraydan uzaklaştı.O günden beri Uronos'u gören olmadı.Kronos tahta geçti ve Olympos'un ve tanrıların yeni kralı oldu.

*************************************************************

Cylonlar yavaş yavaş geri çekilmeye başlamışlardı.Komutan ,yardımcısı
General Turn'un yanına geldi.

-Efendim,Cylonlar geri çekliyorlar.Onları takip edelim mi?

-Hayır.

Turn birden durdu.

-Bizden daha güçlü durumdaydılar.Neden geri çekiliyorlar?

Er Simkins,soluk soluğa bir halde Turn'un yanına geldi.

-Efendim,Cylonlarlardan bazılarını yakaladık.Onlara ne yapalım?

-Öldürün.

-Ama efendim Kobol kanunlarına göre hiçbir savaş esiri öldürülemez.

-Kobol kanunları insanlar içindir.Tost makinaları için değil.

12 Cylon esiri sıraya dizilmişti.Hiçbiri Centrion değildi.Hepsi insana benziyordu.
Önlerinde duran silahlı askerlere yalvaran gözlerle bakıyorlardı.Turn'un emri kesindi.Askerler hepsini makinalı tüfeklerle taramaya başladılar.Cylonlar teker teker yere düşmeye başladılar.Ortalık kan gölüne dönmüştü.Sonunda 12 esirin hepsi birer ceset olmuştu.Turn,12 Cylon'un cesetlerine pis pis baktı.

-12 tost makinası daha eksildi.

*************************************************************

1 yıl sonra.
Cylon üssünün kapısı açıldı ve Samuel,adamlarıyla içeri girdi.Kara,koşarak yanına geldi.Göğüslerine kadar gelen sarı saçları ışıltıyla parlıyordu. Kara,Samuel'in çamur içindeki yüzüne ve pislik içindeki giysilerine baktı.

-Bir haftadır senden haber alamıyorum.Senin için endişeleniyorum Samuel.

-Ben iyiyim Kara.

-Sürekli görevlere gidiyorsun ve haftalarca senden haber alamıyorum.

-Burada bir savaşın içindeyiz Kara.Herkesin yapması gereken işler var.

-O zaman bir dahaki sefere bende seninle gelmek istiyorum.

-Bu mümkün değil.

-Hiçbirşey yapmadan burada öylece oturup dönmeni bekleyemem.

-Kendi insanlarına karşı mı savaşmak istiyorsun?

-Seninle evlendiğimde o hayatı geride bıraktım Samuel.Artık onlar benim insanlarım değil.

-Senin zarar görmeni istemiyorum.

-Burada kendimi işe yaramaz hissediyorum Samuel.Bir yıl önce ben bir viper pilotuydum.Bir yıldız filosu subayıydım.Şimdi ise ne olduğumu bilmiyorum.
Bu şekilde daha fazla devam edemem Samuel.Hayatımın sonuna kadar evde oturup senin dönmeni bekleyen bir eş olamam.

-Pekala,bunu diğerleriyle konuşacağım ama bir söz veremem.

Kara,üstü ve başı kir ve yüzü çamur içindeki Samuel'e sarıldı.

-Seni seviyorum.

-Biliyorum.

*************************************************************

Samuel arkadaşı Galen Tyrol ile beraber içki içiyordu.Samuel,içkisini yudumladı ve konuştu.

-Kara,benimle beraber göreve katılmak istiyor.

Galen güldü.

-Ciddi olamazsın.

-Burada kendini işe yaramaz hissediyormuş.

-Evli olmadığım için mutluyum.İstediğim cylon modeli ile yatıyorum ve hiçbiride benden birşey beklemiyor.

-Tek sorun o olsa iyi.Thron,artık Kara'yı kullanmamız gerektiğini düşünüyor.

-Daha iyi ya.Kara'da göreve çıkmak istiyor zaten.Onu Thron'a gönder olsun bitsin.

-Bu o kadar basit değil.

-Kara'nın bizim için önemini biliyorsun Samuel.Hepimizin kaderi onun elinde.

-Neden böyle olması gerekiyor? Neden Kara ırkımızın kurtuluşu için kendini feda etmek zorunda?

-Bu onun kaderi.

-Başarılı olsa bile görevi sona erdikten sonra ölecek.

-Kara Thrace ırkımızı kurtuluşa ulaştıracak.

-Bunun başka bir yolu olmalı.

-Başka yolu yok dostum.Irkımızın kurtuluşu için Kara Thrace ölmek zorunda.

*************************************************************

Samuel,ilk beşlinin olağan toplantısında yerini almıştı.İlk beşlinin başı komutan Saul Tigh,masanın başındaki sandalyede oturuyordu.Yanında karısı Elllen Tigh vardı.Ellen Tigh,43 yaşlarında sarı uzun saçlı ve oldukça çekici bir kadındı.Galen Tyrol'da masada bir sandalyeye sahipti.Galen'in yanında ise Tory Foster oturuyordu.Tory Foster,esmerdi.Dalgalı siyah saçları vardı.Tory Foster'ın ne zaman ne yapacağını kimse bilemezdi.Samuel,Kara konusunda diğer üçüne güveniyordu ama Tory Foster'dan o kadar emin değildi.Saul konuştu.

-Samuel Anders.Kara Thrace'in seninle beraber göreve katılmak istediği mi söylüyorsun?

-Evet.Burada kendini işe yaramaz hissediğini söylüyor.

-Kendi insanlarına karşı savaşmayacaktır.Ona güvenemeyiz.

-Onlar artık onun insanları değil.

Tory Foster araya girdi.

-Kara Thrace seni kullanıyor Samuel.Seninle beraber göreve gelmek istemesinin tek sebebi üsteki şifreleri ve bubi tuzakların yerini öğrenmek.Fırsatını bulduğunda buradan kaçmaya çalışacak.

Samuel öfkeyle bağırdı.

-Bu tamamen saçmalık.

Saul araya girdi.

-İkinizde sakin olun.Kara Thrace'in seninle beraber göreve katılmasını güvenliğimiz açısından sakıncalı buluyorum.Bu konu burada kapanmıştır.Şimdi konuşmamız gereken daha önemli meseleler var.

Part 6:Athena'nın İşareti

İnsanoğlu,kendilerine hizmet etmeleri için yeni bir ırk yarattı.Onlara Cylon adını verdi.Cylonlar,evrimleştiler ve isyan ettiler.İnsanoğlu ve Cylonlar büyük savaşın içine girdiler.İşte bu onun hikayesidir.

*************************************************************

Kara,etrafına şaşkın bir şekilde bakıyordu.Burası adeta bir cehennemi andırıyordu.
Yıkılmış binalar,yerde yatan ve artık çürümeye başlamış insan yığınları, hurdadan farkı kalmamış Centrion modelleri.Kara,duyduğu ses ile arkasına döndü.Beyaz elbisesi ışıkta parlayan,siyah uzun saçlı,oldukça güzel bir kadın,kendisine bakıyordu.Boyu Kara'dan daha uzundu.Muhtemelen 1:75 olmalıydı.Kadın konuşmasına devam etti.

-Etrafına iyi bak Kara Thrace,tüm bunların sorumlusu sensin.

Kara,yerde yatan sarı uzun saçlı kadını görmüştü.Ve görür görmezde şok oldu.
Bu kendi yüzüydü.Evet,kendi cesedine bakıyordu.

-Onları kendi sonlarına götüreceksin Kara Thrace.Ve sende onlarla aynı kaderi paylaşacaksın.

Kara,rüya gördüğünü anlamıştı.

-Bir dakika,ben rüya görüyorum.Tüm bunlar benim beynimin uydurduğu hayaller.Birazdan uyanacağım hepsi kayboğulmuş olacak.

Kadın,Kara'nın sol koluna eliyle dokundu.Kara,kolunun yandığını hissetti ama bağırmadı.Canı gerçekten çok acıyordu.Kadın,elini Kara'nın kolundan çekti.

-Artık Athena'nın işaretini taşıyorsun.

Kara,koluna baktı.Artık acımıyordu.Kolunda kocaman bir kartal dövmesi vardı.
Kara,ter içinde uyandı.Hemen sol koluna baktı.Kocaman kartal dövmesi hala duruyordu.

-Tanrım,bu nasıl olabilir?

Kara'nın yanında yatan Samuel'de uyanmıştı.Kara'ya baktı.

-İyimisin?

-Sadece bir kabustu.Sen uyumana bak.

*************************************************************

Ertesi sabah.
Kara,yataktan kalktı.sol koluna tekrar baktı.Kocaman kartal dövmesi hala duruyordu.Kara,bunu bir türlü anlayamıyordu.Sanki gerçekten oradaydı.
Samuel'de uyandı.Sonra Kara'nın sol kolundaki kocaman kartal dövmesini farketti ve birden şok oldu.Kara,Samuel'in yüzündeki ifadeyi farketmişti.Sol kolundaki kartal dövmesi,Samuel'in dikkatini çekmişti.Samuel,Kara'ya baktı.

-Bu dövmeyi ne zaman yaptırdın?

-Dün gece kendi kendine ortaya çıktı.

-Bu,savaş tanrıçası Athena'nın işareti.

Kara güldü.

-Öyle mi?

-Efsaneye göre sol kolunda Athena'nın işaretini taşıyan kişi hepimizi kurtuluşa götürecek.

-Bu saçmalıklara gerçekten inanmıyorsun öyle değil mi?

-Bu senin kaderin Kara,sen hepimizi kurtuluşa götüreceksin.

Kara,birden durdu.

-Benim gerçekten seçilmiş olduğuma mı inanıyorsun?

-Evet.Bu senin kaderin ve sen onu gerçekleştireceksin.

-Benimle bu yüzden mi evlendin?

-Hayır.Seninle evlendim,çünkü seni seviyorum.

-Senin için önceki hayatımdan tamamen vazgeçtim.Ama senin için önemli olan tek şey bu saçma sapan efsaneler.

-Bu senin kaderin Kara.Ondan kaçamazsın.

-Kaderimi kendim belirlerim.

Samuel,başka birşey demedi.Sonra,Kara'ya sarıldı.

-Bunu beraber yapacağız Kara.Asla yanlız olmayacaksın.

Kara,güldü.

-Artık bundan sözetmeyelim tamam mı?

-Tamam.

*************************************************************

Samuel,ilk beşliyi acil toplantıya çağırmıştı.Saul Tigh başkanlığında ilk beşli tekrar toplanmıştı.Ellen Tigh,Galen Tyrol ve Tory Foster'da masada yerlerini almıştı.Saul,konuşmasına başladı.

-Artık zamanı geldi.Kara Thrace,Athena'nı işaretini taşıyor.O seçilmiş olan ve bizi kurtuluşa götürecek.

Samuel,Saul'e baktı.

-Henüz hazır değil.Alışması için zamana ihtiyacı olacak.

-Kolunda Athena'nın işaretini taşıyor.Artık zamanı geldi.Hazırlıklara en kısa zamanda başlamalıyız.Konsey,Kara Thrace'i test etmek için yarın buraya gelecek.

-O kadar çabuk mu?

-Evet.

Saul,diğerlerine döndü.

-Pekala,bugünlük bu kadar.

Diğerleri yavaş yavaş salondan ayrılırken Samuel,Galen'e baktı.

-Peki ya Kara testlerden geçemezse?

-Bunu sakın düşünme Samuel.

-Eğer Kara testleri geçemezse,onun henüz hazır olmadığını anlayacaklar.Buda bize onu hazırlamak için yeterince zaman verir.

-Eğer Kara testlerden geçemezse,öldürülecek.

-Ne?

-Eğer Kara,konseyin uyguladığı testlerde başarısız olursa,bu onun seçilmiş kişi olmadığını gösterir.O zaman yaşamasının bize bir faydası olmaz.

-Seçilmiş kişi olup olmaması benim için önemli değil Galen.Onunla evlendim,çünkü onu seviyorum.

-O zaman Kara'nın bu testlerden geçmesi için dua et.Aksi halde onu bir daha göremeyeceksin.

*************************************************************

Kara,spor salonunda boks torbasını yumrukluyordu.Üzerinde siyah atleti vardı.Saçlarını at kuyruğu yapmıştı.Atleti ıslanmış ve yüzü ter içinde kalmıştı.
Kara,boks torbasına vurmayı bıraktı.Sonra salondan dışarı çıktı.Tam o sırada dört Cylon yanına geldi.Bir tanesi uzun boylu,zenci bir adamdı.Diğeri ise 1.73 boylarında, beyaz bir adamdı.Onun yanında ise sarı saçlı,1.80 boylarında bir adam vardı.Ortada ise boyu Kara'dan bir santim kısa,yaşlı bir adam duruyordu.
Saçları kırlaşmıştı.Yaşlı adam,Kara'ya baktı.

-Sen yeni modellerden birimisin?

-Ben Cylon değilim.

-O,evet,sen şu sözüne ettikleri Kara Thrace olmalısın.Bir insanla olmanın nasıl olduğunu hep merak etmişimdir.

-Merak ettiğine eminim.

Kara,tam yanlarından uzaklaşırken Leoben yolunu kesti.

-Sana gidebileceğini söyleyen olmadı.

-Önümden çekil.

Cavil,diğerlerine işaret verdi.Leoben,Simon ve Aaron,Kara'yı yakaladılar.Cavil,Kara'ya yaklaştı.

-Çabuk bitmeyecek ve hoşunada gitmeyecek.

Cavil,diğerlerine döndü.

-Soyun şunu.

Leoben,bıçağını çıkardı ve Kara'nın atletini kesti.Kara'nın kurtulma çabaları hiçbir sonuç vermiyordu.

Leoben,Kara'ya baktı.

-Eğer karşı koyarsan bu sefer kestiğim senin tenin olur.

Simon ve Aaron,Kara'yı sıkıca tutmuşlardı.Leoben,Kara'nın önce pantolonunu,sonrada kilodunu indirdi.Fermuarını açtı ve Kara'nın üstüne abandı.Kara'nın karşı koyma çabaları hiçbir işe yaramıyordu.Leoben işine devam ediyordu.Kara,hiçbir kadının yaşamak istemeyeceği bir durumdaydı.Kendini hiç bu kadar çaresiz hissetmemişti.Leoben,kendisine adete bir et parçası muamelesi yapıyordu.
Leoben,işini bitirdikten sonra diğerlerine döndü.

-Sıradaki?

*************************************************************

Samuel,Kara'yı koridorda baygın yatarken bulmuştu.Ağzı,yüzü kanlar içindeydi.
Giysileri parçalanmıştı.

-Kara? Tanrım,hayır.

Samuel,sağlık ekibini çağırmıştı.Kara'yı bir sedyeye yatırdılar ve revire götürdüler.

*************************************************************

Bir saat sonra.
Kara,uyandı.Bir yataktaydı.Başında bekleyen hemşireler vardı.Kara,hemşilere baktı.

-Neredeyim ben?

Hemşilerden biri,diğerine döndü.

-Bilinci yerine geliyor.

Samuel,içeri girdi ve Kara'ya baktı.

-Kendini nasıl hissediyorsun?

-Daha iyi günlerimde olmuştu.

-Neler olduğunu hatırlıyormusun?

-Dört Cylon koridorda yolumu kesti.Ve sonra bana.

Kara,sözünü bitiremedi ve ağlamaya başladı.Samuel,Kara'yı sakinleştirmeye çalıştı.

-Merak etme,Kara herşey düzelecek.

*************************************************************

Samuel,Galen'a bakıyordu.

-Kara'ya bunu yapanları bulacağım ve onları öldüreceğim.

-Kara,saldırganların yüzünü hatırlamıyor.Onları bulmamız kolay olmayacak.

-Onu asla yanlız bırakmamalıydım.

-Bunların olacağını bilemezdin Samuel.Hem onu 24 saat koruyamazsın öyle değil mi?

-Yemin ediyorum,bunu yapanları bulacağım ve onların kalbini kendi ellerimle söküp çıkaracağım.

*************************************************************

Bir hafta sonra.
Simon,Leoben ile beraber içki içiyordu.Simon içkisini yudumlarken bir yandanda konuşuyordu.

-Bu hafta beş insan daha öldürdüm.

-Sadece beş kişi mi? Ben geçen hafta on kişiyi öldürmüştüm.

-Benimle kafa mı buluyorsun?

-Hayır,dostum bunu gerçekten yaptım.Bir cafe'ye girdim ve içinde kim varsa hepsini taradım.Ve kendimi çok iyi hissettim.

-Pekala,ben artık gidip kendime becerecek bir Cylon bulacağım.

Simon,bardan dışarı çıktı.Koridorda yürürken karşısına Kara çıktı.

-Beni hatırladın mı?

Simon,şaşkın bir şekilde Kara'ya baktı.

-Sen?

Simon sözünü bitiremeden Kara,bir bıçak çıkardı ve onun boğazını kesti.

*************************************************************

Cavil'in odası.Cavil,masasında oturmuş ve karşısında duran Aaron'a bakıyordu.

-Bu sabah iki ceset bulundu.Bir Simon modeli ve bir Leoben modeli.

-Kara Thrace.Bunu o yaptı.

-Bırakalım Kara istediğini yapsın.Öldürdüğü her model ertesi gün tekrar yenileniyor.Bizim açımızdan değişen birşey yok.

-Peki ya Kara bizi ihbar ederse,o zaman ne olacak?

-Bunu yapacak olsaydı,şimdiye kadar çoktan yapardı.İşi kendisi halletmek istiyor.Hepimizi öldürebileceğini sanıyor.

Cavil,kahkahalarla güldü.Tam o sırada odanın kapısı açıldı ve Kara içeri girdi.
Elinde bir makinalı tüfek vardı.Sonra,Cavil ve Aaron'u taramaya başladı.
Aaron kanlar içinde yere yığıldı.Sonra,Kara,Cavil'i vurdu.Cavil,yere düştü ve kendisine makinalı tüfek doğrultmuş olan Kara'ya baktı.

-Beni öldürmen hiçbir şeyi değiştirmeyecek.Yarına hepimiz tekrar yüklenmiş olacağız.

-O zaman bende sizi tekrar öldürürüm.

Kara,Cavil'in üzerine tüm şaljörü boşalttı.

-Seni lanet olası tost makinası.

Kara,yerde yatan Cavil ve Aaron'un yanından geçip odadan çıktı ve koridorda uzaklaştı.

Devam edecek

Çevrimdışı Kara Thrace

  • Administrator
  • Meraklı Üye
  • *
  • İleti: 185
  • Sci Fi Puanı: 5
  • Sci Fi Türkiye!
    • Profili Görüntüle
    • Katee Sackhoff Fans
Ynt: Battlestar Galactica - War of the Gods Season 1
« Yanıtla #2 : 10 Temmuz 2014, 07:03 »
Part 7:Seçim

İnsanoğlu,kendilerine hizmet etmeleri için yeni bir ırk yarattı.Onlara Cylon adını verdi.Cylonlar,evrimleştiler ve isyan ettiler.İnsanoğlu ve Cylonlar büyük savaşın içine girdiler.İşte bu onun hikayesidir.

*************************************************************

Kara,aydınlıklık bir salondaydı.Sarı saçları erkek gibi kısacık kesilmişti ve kaşları hizası uzunluğundaki kakülleri alnını kaplıyordu.Üzerinde yıldız filosu subayı üniforması vardı.Beyaz saçlı ve sakallı,yaşlı bir adam tahtında oturuyordu.Onun yanındaki taht'da 40'lı yaşlarda,bol makyajlı ve siyah uzun saçlarını arkasında topuz yapmış güzel sayılabilecek bir kadın oturuyordu.
Siyah uzun saçlı,Kara'nın yaşlarında görünen uzun boylu genç bir kadın,
Kara'nın yanına geldi.

-Seçim yapman gerekiyor Kara.İnsanlara mı yardım edeceksin yoksa Cylonlara mı? Doğru seçimi yapmalısın Kara.Eğer yanlış seçim yaparsan bu hem insan ırkı hemde Cylonlar için büyük bir felakete yol açacak.

-Doğru seçimi yaptığımı nasıl bileceğim?

Athena,Kara'nın erkek gibi kısacık kesilmiş saçlarına baktı.

-Kısa saçta bir seçimdir.

Kara,elleriyle,kısa saçlarına dokundu.

-Bunu ben seçmedim.Buraya gelmeden önce saçlarım uzundu.

-Ama burada saçların çok kısa.Ve bu senin seçimin değil.Biz senin yerine seçtik.
Kendi seçimlerini yapmalısın Kara.Yoksa başkaları senin yerine seçebilir.

-Doğru seçimi yaptığımı nasıl bileceğim?

-Bilemeyeceksin.Ama zamanı geldiğinde bir seçim yapman gerekecek.Kalbinin sesini dinle Kara.O sana yardımcı olabilir.

*************************************************************

Caprica gezegeni.Askeri üs nezarethanesi.
Kara,uyandı.Dün olduğu gibi gene hücredeydi.Değişen birşey yoktu.Kara,
yattığı ranzadan kalktı.Üzerinde turuncu mahkum tulumu vardı.Sarı uzun saçları
göğüslerine kadar uzanıyordu.Kara,saçlarını topladı ve at kuyruğu yaptı.Sonra
yere çömeldi ve şınav çekmeye başladı.Kara,30 sinav çekmişti ki hücrenin kapısı açıldı ve teğmen Nola Simkins iki askerle beraber içeri girdi.
Sonra,askerlere döndü.

-Bizi yanlız bırakın.

-Emredersiniz efendim.

Askerler hücreden dışarı çıktı ve kapıyı kapattılar.Simkins,Kara'nın yanına geldi.
Kara,Simkins'i görünce yerden kalktı ve ona baktı.Simkins konuştu.

-Neden General Turn'a bilmek istediklerini söylemiyorsun Kara? Bu hücrede bir gece daha kalkman gerekmiyor.

-Benim burada rahatım yerinde.

-Neden o tost makinalarını koruyorsun Kara?

-Neden defolup gitmiyorsun?

-Sadece sana yardım etmeye çalışıyorum.Eğer general'e bilmek istediklerini söylersen serbest kalacaksın ve rütben iade edilecek.

-Hala Turn'un uşaklığını mı yapıyorsun?

Simkins,askerlere seslendi.

-Götürün onu.

Askerler,Kara'nın ellerini arkadan kelepçelediler ve onu hücreden çıkardılar.Sonra koridorda ilerlemeye başladılar.Bir süre sonra askerler onu sorgu odasındaki masaya oturttular ve dışarı çıktılar.General Turn içeri girdi ve Kara'nın karşındaki sandalyeye oturdu.Sonra,Kara'ya baktı.

-Kariyerini neden çöpe attığını anlamakta zorlanıyorum Kara.Bu tost makinalarını neden korumaya çalışıyorsun?

-Senden bunu anlamanı beklemiyorum.

-Ptolemy'in Cylonlara katılmasını anlayabilirim.O zayıftı.Ama sen güçlüsün Kara.
Onun gibi değilsin.Cylonlara katılmış olmana bir anlam veremiyorum.Peki ama bunu neden yaptın? Kendi ırkına neden ihanet ettin? Para için mi? Güç için mi? Yoksa onlardan biriyle yattığın için mi?

Kara,Turn'a şaşkın bir şekilde baktı.Turn,bunu farketmişti.

-Böyle oldu öyle değil mi? Bir Cylonla yattın ve bu yüzden onların tarafına geçtin. Acaba insan ırkına ihanet etmeni sağlayan bu Cylon kim olabilir?

Turn,Kara'ya bir sürü fotoraf gösterdi.Ama Kara,hiçbirine tepki vermiyordu.Ancak Samuel'in resmini gördüğünde birden irkildi.Turn,bunu farketmişti.

-Onu tanıyormusun?

-Hayır.

-Samuel Anders.Cylonların Caprica ve Tauron'da gerçekleştirdiği terör eylemlerinden onun sorumlu olduğunu düşünüyoruz.10 önce Caprica'ya yapılan bombalı saldırıyıda onun gerçekleştirdiğini biliyoruz.A,evet,sende aileni bu saldırada kaybetmiştin öyle değil mi?

Kara,Turn'a öfkeyle bağırdı.

-Tüm bunlar saçmalık.Benden istediklerini öğrenmek için herşeyi söyleyebilirsin.
Ama işe yaramayacak.

-Bana inanmak zorunda değilsin.Ama arşiv kayıtlarında belki ilgini çeken birşeyler olabilir.

Turn,Simkins'i çağırdı.Simkins,içeri girdi.

-Efendim?

- 10 yıl önceki Caprica bombalı saldırısı hakkındaki arşiv kayıtlarını istiyorum.

-Emredersiniz efendim.

Az sonra Simkins,arşiv görüntülerinin olduğu diskleri getirdi.Sonra bir düğmeye basıp sorgu odasındaki dev ekranı açtı.Sonrada diski,bilgisayara taktı ve düğmeye bastı.Dev ekranda Samuel'in görüntüsü belirdi.Samuel,bir kafeden çıktı.Sonra kafe havaya uçtu.Kara,şaşkınlıkla görüntüleri izliyordu.Sonra Kara,ailesi ile yaşadığı evinin bahçesini gördü.Daha sonrada Samuel'i bahçede yürürken gördü.Samuel,evin penceresinden içeri birşey fırlattı.Sonra oradan uzaklaştı.Ve ev havaya uçtu.Kara,gördükleri karşısında şok olmuştu.

-Hayır.Bu doğru olamaz.

Turn,diski durdurdu,sonra Kara'ya baktı.

-Samuel Anders aileni öldürdü ve seni kendisine aşık ederek Cylonların tarafına geçmeni sağladı.Ve sen hala onu koruyormusun?

Kara,artık bir seçim yapması gerektiğini anlamıştı.Ya,hiçbirşey olmamış gibi cylonları korumaya devam edecek yada Samuel ve Cylonlardan ailesinin intikamını alacaktı.Ve Kara seçimini yapmıştı.Turn'a baktı.

-Pekala,Cylonların gizlendikleri üssün tam koordinatları vereceğim.Ayrıca Cylonların askeri gücü ve silahları hakkındada bilmeniz gereken herşeyi anlatacağım.Ancak eski rütbemi geri istiyorum.

-Tamam.

*************************************************************

Kara,general Turn ve diğer subaylara,Cylon üssünün tam koordinatlarını vermişti.

-Cylon üssü büyük bir mağaranın içinde yeralıyor.Her yerde bubi tuzakları var.
Size tuzakların tam yerini söyleyebilirim.Üsse giriş şifresinide biliyorum.

Turn araya girdi.

-Sen yakalandıktan sonra şifreleri değiştirmişlerdir.

-Şifreleri değiştirdiklerini sanmıyorum.Onları asla ele vermeyeceğimi düşünüyorlar.

-Ama bundan emin olamayız.Belki Cylonlar sana,senin onlara güvendiğin kadar güvenmiyor olabilirler.

-Orada kaldığım bir buçuk yıl boyunca Cylonlar ile ilgili herşeyi öğrendim.Yaşam biçimlerini,dövüş yöntemlerini ve şifrelerini çözmeyi.Şifreleri değiştirdilerse bile onları çözebilirim.

-Bunu yapabilirmisin?

-Evet,yapabilirim.

-Pekala.Eski rütbeni geri alacaksın.Ancak göreve döndüğünü subaylardan başka kimse bilmeyecek.Cylonlar,seni izlemek için serbest bıraktığımızı düşünecek.
Ama sen bizi atlatıp,Cylon üssüne ulaşmış olacaksın.

-Buna asla inanmazlar.Onları ele verdiğimi düşünecekler.

-Kesinlikle.Ama genede seni tekrar kendi taraflarına çekebileceklerini düşünecekler.Nedenini bilmiyorum ama Cylonlar seni gerçekten istiyorlar.

-Onları Kobol gezegenine götüreceğime inanıyorlar.

-Yani insan ırkının ortaya çıktığı farzedilen efsane gezegene mi?

-Evet.

-Ve eğer gerçekten böyle bir gezegen varsa sende onları Kobol'a götüreceksin.Ve bizde sizi izleyeceğiz.Sonrada orada Cylon ırkını tamamen yokedeceğiz.

-Evet.

Part 7 Alternatif Hikaye:Kaçış

İnsanoğlu,kendilerine hizmet etmeleri için yeni bir ırk yarattı.Onlara Cylon adını verdi.Cylonlar,evrimleştiler ve isyan ettiler.İnsanoğlu ve Cylonlar büyük savaşın içine girdiler.İşte bu onun hikayesidir.

*************************************************************

The Last Days Of Kobol'da daha önce...

Saul,konuşmasına başladı.

-Artık zamanı geldi.Kara Thrace,Athena'nı işaretini taşıyor.O seçilmiş olan ve bizi kurtuluşa götürecek.

Samuel,Saul'e baktı.

-Henüz hazır değil.Alışması için zamana ihtiyacı olacak.

*************************************************************

Diğerleri yavaş yavaş salondan ayrılırken Samuel,Galen'e baktı.

-Peki ya Kara testlerden geçemezse?

--Bunu sakın düşünme Samuel.

*************************************************************

Kara,Cavil'i vurdu.Cavil,yere düştü ve kendisine makinalı tüfek doğrultmuş olan Kara'ya baktı.

-Beni öldürmen hiçbir şeyi değiştirmeyecek.Yarına hepimiz tekrar yüklenmiş olacağız.

-O zaman bende sizi tekrar öldürürüm.

*************************************************************

Ve sonuç...

Kara,spor salonunda boks torbasına döner tekmeler atarak anreteman yapan Eloise'in yanına geldi.Eloise'in kızıl uzun saçları at kuyruğu yapılmıştı.Yüzünden terler akıyordu.Kara'nın yanına geldiğini farketmişti.Ama,Kara'ya aldırmadan boks torbasına döner tekmeler atmaya devam etti.Kara,ona baktı.

-Benimle dövüşen senmiydin?

Eloise,birden durdu ve Kara'ya baktı.

-Evet.

-Bana bir Cylon gibi dövüşmeyi öğretmeni istiyorum.

-Sen,beni yendin Kara.Sana öğretebileceğim birşey olduğunu sanmıyorum.

-Bana olanları biliyormusun?

-Evet.Bu banada olmuştu.

-Yani sanada birileri?

-Evet.5 yıl önceydi.O zaman benim modelim yeni üretilmişti.Onlar,beni koridorda sıkıştırdılar ve bana zorla sahip oldular.Ve bunu hergün yapmaya devam ettiler.Sonunda dişi Cylon modellerinin kendileri koruyabilmeleri için yeni bir program geliştirildi.Bu sayede kendimi koruyabilmem mümkün oldu.

-Bende programa dahil olmak istiyorum.

-İnsan beyni böyle bir yüklemeyi kaldıramaz.

-Ben riske girmeye hazırım.

-Anlamıyorsun.Eğer beynin bu yüklemeyi kaldıramayacak olursa kalıcı zarar görebilir.

-Bunu bana bir kere yaptılar ve tekrar yapmalarını izin vermeyeceğim.

-Bunu gerçekten istiyormusun?

-Evet.

-Tamam.Benimle gel.Ne kadar çabuk başlarsak,o kadar iyi olur.

Eloise,Kara'yı bir odaya soktu.Sonra bir sandalyeye oturttu.Daha sonrada Kara'nın başına metal bir başlık taktı.Başlığın üzerindeki kabloları bilgisayar girişlerine bağladı.Sonra,Kara'ya baktı.

-Çok acı hissedeceksin.Beynin kavruluyormuş gibi olacak.Ama sonuna kadar gitmek zorundasın.Eğer programın ortasında başlığı çıkarmaya kalkarsan beynin kızarır.İşlem sona erdiğinde zarar görmeyeceğinin bir garantisinide veremem.Tekrar sormak zorundayım.Bunu istediğine eminmisin?

-Evet.

-Tamam.

-Güvenliğin için seni bağlamak zorundayım.

Eloise,Kara'nın iki kolunu kayışlarla sandalyeye bağladı.Sonra bilgisayar programını çalıştıran düğmelere bastı.Kara,başında korkunç bir acı hissetti.Sanki beyni kızarıyor gibiydi.Ama buna dayanmak zorunda olduğunu biliyordu.

*************************************************************

Ertesi gün.
Samuel uyandı.Kara,çoktan kalkmış ve giyinmişti bile.Samuel,yataktan kalktı ve Kara'ya baktı.

Tam o sırada Kara belinden bıçağını çıkardı ve Samuel'e doğru fırlattı.Bıçak,Samuel'in hemen yanından geçti ve duvara saplandı.Samuel,Kara'ya baktı.

-Kara,çıldırdın mı sen? Beni öldürebilirdin.

Kara,duvara yaklaştı ve duvarda saplı bıçağı söktü.Sonra ucundaki böceği Samuel'e gösterdi.

-Böcekleri hiç sevmem.

-Kara,sen iyimisin?

-Evet.

-Az önce bana bıçak fırlattın.

-Sana değil,duvardaki böceğe.

-Beni öldürebilirdin.

-Böyle bir ihtimal söz konusu değildi.

-Ne demek böyle bir ihtimal söz konusu değildi?

-Bıçağın hızını ve gidiş açısını hesapladım.Hata ihtimali söz konusu değildi.

-Belkide üs doktoruna bir muayene olsan iyi olur.

-Ben iyiyim.Ayrıca sana zarar verme ihtimalim yoktu.

Kara,bıçağı tekrar eline aldı ve diğer elini yatağın yanındaki masaya koydu.Sonra parmaklarını ortadan açtı ve bıçağı parmaklarının ortasındaki deliklere hızlıca sokup çıkarmaya başladı.Samuel,Kara'ya bağırdı.

-Kara,kes artık şunu.

Kara,bunu on kez tekrarladı,sonra bıçağı bıraktı ve ellerini Samuel'e uzattı.

-Gördün mü? Tek çizik yok.

Samuel,hiçbirşey söylemedi ve odadan çıktı.

*************************************************************

Samuel,Galen Tyrol'un arkasından kahvaltı tepsini aldı ve ikisi masaya oturdular.Galen,ekmeğini ağzına götürken Samuel konuştu.

-Kara hala olanları atlamadı.Onun için endişeleniyorum.

-Bence gayet iyi görünüyor.

Samuel,ilerideki masada bir araya toplanmış dişi Cylon modellerini işaret etti.
Eloise,Number 6,Sharon ve D'Anna Biers modelleri aynı masada toplanmış ve Kara'yı dinliyorlardı.Kara anlattıklarıyla herkesi güldürüyordu.Samuel,Galen'e
baktı.

-Bir saat önce bu kadar sakin değildi.

*************************************************************

Cavil,Leoben,Aaron ve Simon koridorda yürüyorlardı.Sonra Cavil,karşı koridorda ilerleyen Kara'yı gördü ve diğerlerine gösterdi.

-Bizim modellerimizi öldüren fahişe.

Leoben,Cavil'e baktı.

-Ona hakettiği muameleyi gösterelim.

Cavil,Leoben,Aaron ve Simon,Kara'nın yolunu kestiler.Cavil,diğerlerine döndü.

-Tutun şunu.

Leoben,Aaron ve Simon,Kara'yı yakaladılar.Kara,onlara baktı ve güldü.

-Neden hemen bitirmiyorsunuz? Yapmam gereken başka işler var.

Cavil,Leoben'e baktı.

-Başlayın.

Leoben,bıçağı Kara'nın boğazına dayadı.

-Sakın karşı koyma,yoksa tenini keserim.

-Güzel,devam et.

Leoben,diğer eliyle Kara'nın pantolonunu indirmek üzereyken Kara,Leoben'in bıçak tutan diğer kolunu kavradı ve onu büküp bıçağı Leoben'in karnına saplattı.
Leoben'in karnından oluk oluk kanlar akmaya başladı.Cavil,diğerlerine bağırdı.

-Sıkı tutun şu fahişeyi.

Kara,elini Simon'un beline soktu  ve tabancasını kaptı.Sonra Simon'un başına dayadı ve tetiği çekti.Simon'un beyni yere saçıldı.Bu sırada Aaron,silahını çekti ve Kara'nın başına dayadı.Cavil,Aaron'a bağırdı.

-Vur şu fahişeyi hemen.

Kara,güldü ve Aaron'a bak.

-Hadi vur beni.Ne duruyorsun?

Aaron tetiği çekti ve sonra kendisi yere yığıldı.Kara,silahını birkaç saniye önce ateşlemişti.Aaron tetiği çektiğini sanmıştı ama buna fırsat bulamamıştı.Kara,
silahını doğrulttu ve Cavil'e yaklaştı.Cavil,silahını yere attı ve Kara'ya baktı.

-Beni öldürmen hiçbir şeyi değiştirmeyecek.Yarına hepimiz tekrar yüklenmiş olacağız.

Kara,güldü.

-Bunu daha öncede duymuştum.

Kara,silahı yere bıraktı ve Cavil'e baktı.

-Bu silahı alır ve beni vurabilirsin.Yada arkanı dönüp gidersin.Seçim senin.

Cavil,Kara'ya baktı.Sonra silahı almadan arkasına döndü ve uzaklaştı.Kara,ona baktı ve güldü.

-Silahı almanı isterdim.

*************************************************************

Altı ay sonra.Tauron gezegeni,askeri üs.
General Tauret Turn,sorgu odasına girdi.Kara'nın elleri arkadan kelepçeliydi ve üzerinde atleti vardı.Turn,Kara'nın yanındaki sandalyeye oturdu.

-Bu tost makinalarını neden koruduğunu anlayamıyorum? Bu hücreden çıkıp görevine geri dönebilirsin.Tek yapman gereken cylon üssünün yerini söylemek.

-Koruduğum kişiler Cylonlar değil.

-Peki o zaman kimi koruyorsun?

-Sizi koruyorum.Eğer size Cylon üssünün yerini söylersem hepiniz ölürsünüz.

-Hiç sanmıyorum.

-Şu anda bile sizi koruyorum.

Turn,güldü.

-Gerçekten mi?

Kara,birden kelepçelerinden kurtuldu.Sonra,Turn'u boğazından yakaladı.

-İsteseydim seni öldürebilirdim.

Muhafızlar içeri girdi ve güçlükle Kara'yı Turn'un üzerinden çektiler.Turn,Kara'nın yüzüne bir yumruk indirdi.Kara,ağzındaki kanı sildi ve Turn'a baktı.

-Sakın bana bir daha vurma.

Turn,Kara'ya vurmak için tekrar elini kaldırdı.Kara,Turn'un elini yakaladı ve bükerek kırdı.Turn acıyla bağırdı.Sonra Kara,Turn'un belindeki silahı aldı ve onun başına dayadı.

-Şimdi,beraber buradan çıkıyoruz.

-Hiç şansın yok.Dışarı çıkar çıkmaz seni vuracaklar.

-O zaman sende benimle beraber ölürsün.

Kara,Turn'un başına silah dayamış bir halde sorgu odasından çıktı.Muhafızların başındaki onbaşı Nola Simkins,Kara'ya baktı.

-General Turn'u serbest bırak Kara.Aksi halde buradan sağ çıkma şansın yok.

Kara,Simkins'e baktı.

-Seninde öyle.

Kara,Simkins'e ateş etti ve onu alnından vurdu.Simkins,kanlar içinde yere yığıldı.Turn,kızgın bir şekilde Kara'ya baktı.

-Bunu yapmana gerek yoktu.

-Hayır,yoktu ama yaptım.Şimdi ikimiz buradan çıkacağız ve adamlarından hiçbiri bize ateş etmeyecek.Yoksa tüm adamlarının tek tek ölümünü izlersin.

-Hepsini birden vuramazsın.

-Bunu denemek istermisin?

Turn,adamlarına emir verdi.

-Sakın kimse ateş etmesin.Sakın ateş etmeyin.

*************************************************************

Cylon üssü.
Kara,yanında Turn ile içeri girdi.Onları bir grup Centrion karşıladı.
Başlarındada Qin Jan Thron vardı.Thron,general Turn'a baktı.

-Sizi tekrar görmek güzel general Turn.Burada sizi en iyi şekilde ağırlayacağımızdan şüpheniz olmasın.

Centrionlar,Turn'u götürürken Samuel'de koşarak Kara'nın yanına geldi ve ona doğru yaklaştı.Kara,Samuel'e baktı ve suratına bir yumruk indirdi.

-Bunu yapmayı uzun süredir bekliyordum.

Sonrada,Samuel'e sarıldı.Samuel,Kara'ya baktı.

-O yumruk niçindi?

-İlla bir sebebi olması gerekiyor mu?

Kara ile Samuel öpüştüler.Sonra oradan ayrıldılar.

Part 8:Şüphe

İnsanoğlu,kendilerine hizmet etmeleri için yeni bir ırk yarattı.Onlara Cylon adını verdi.Cylonlar,evrimleştiler ve isyan ettiler.İnsanoğlu ve Cylonlar büyük savaşın içine girdiler.İşte bu onun hikayesidir.

*************************************************************

Bir ay sonra,Cylon üssü...
Kara,hücrelerin olduğu karanlık koridorda ilerliyordu.Üzerinde bej rengi bir bluz  ve siyah pantolon vardı.Sarı saçları omuz uzunluğunu biraz geçiyordu ve uçlarında dalgalar vardı.Aslında saçları göğüslerine kadar geliyordu.Ama dün onları kestirmiş ve uçlarına dalga verdirmişti.Cylonlar,artık Kara'nın aktif görev için hazır olduğunu düşünüyorlardı.Kara'da ilk aktif görevinden önce imajını yenilemeye karar vermişti.Omuz hizasını az geçen uzunlukta hafif dalgalı yeni saç modeli gayet iyiydi.Kara,hücrelerin önünden geçerken mahkumlar ona ıslık çalıyor ve laf atıyorlardı.

-Hey fıstık,buraya gelsene.

-Seni,becereceğim güzelim.

Kara,hiçbirine aldırmadan yoluna devam ediyordu.Sonra,en sondaki hücrenin önünde durdu.Ranzasında oturmakta olan 46 yaşlarında,uzun boylu,siyah uzun saçlarını at kuyruğu yapmış,turuncu mahkum elbisesi giyen kadın,
ranzadan kalktı ve yavaş adımlarla Kara'nın yanına geldi.Sonra,onun omuz hizası uzunluğunu az geçen ve uçlarında gösterişli dalgalar olan dün kestirmiş  olduğu saçlarına baktı.

-Saçlarını beğendim.

Kara,Tauret Turn'a baktı.

-Kolun nasıl?

-Tamamen iyileşti.

-Sana burada yaptıkları şeyleri onaylamıyorum.

-Buraya bunu söylemek için mi geldin?

-Tauronluların yeni bir virüs üzerinde çalıştığını biliyoruz.Sadece Cylonları öldüren bir virüs.

-Bu beni neden ilgilendirsin?

-Eğer virüs aktif hale geçerse tüm Cylon ırkının sonu gelebilir.

-İyi,güzel,bırak ölsünler.

-Senin bu konuda bize yardım edebileceğini düşünüyorlar.

-Bunun bana ne faydası olacak?

-Daha iyi yemek ve rahat bir hücre.

Turn,güldü.

-Bana daha iyi bir teklifle gelmeliydin.

-Pekala,ne istiyorsun?

-Öncelikle havyar ve şampanya istiyorum.Bir masör ve kuaförde istiyorum.Ayrıca düzenli olarak gönderilmesini istediğim yayınlar var.Ve manzaralı ve parmaklıksız bir oda istiyorum.

Kara,güldü.

-Benimle dalga mı geçiyorsun?

-Ayrıca hergün gelip benimle bir saat görüşmeni istiyorum.Burada konuşacak pek kimse bulamıyorum da.

-Sana sadece daha iyi yemek ve daha rahat bir hücre sözü verebilirim.Hepsi o kadar.

-O halde bir anlaşma olmayacak.

Kara,hücreden uzaklaştı ve koridorda ilerleyerek gözden kayboğuldu.

*************************************************************

Kara,komutan Qin Jan Thron'un masasının önünde ayakta duruyordu.Thron,Kara'ya baktı.

-General Turn'un işbirliğine ihtiyacımız var.İstediklerini sağlayacağız.Ve sen hergün bir saat onunla görüşeceksin.

-Bunu asla yapmayacağım.

-Yapacaksın.Hergün gidip bir saat onunla görüşeceksin.Bu tartışmaya açık bir konu değil.Şimdi,gidebilirsin.

Kara,sinirli bir şekilde odadan çıktı.

*************************************************************

Samuel,ile Kara,yemek tepsilerini almış ve masaya oturmuşlardı.Samuel,Kara'ya baktı.

-Sadece onunla biraz konuşacaksın,Kara.Bunu neden bu kadar sorun ettiğini anlamıyorum?

-Bana,ne yapıp ne yapmayacağımın söylenmesinden hoşlanmam.

-Aktif göreve katılmak için başvurduğunda böyle olacağını biliyordun.Sana verilen görevi yerine getirmek zorundasın.Yada aktif görev için yaptığın başvuruyu geri çekebilirsin.

-Hergün burada oturup seni mi bekleyeceğim? Boşversene.Tamam,yapacağım.Onunla hergün konuşacağım.Ama boşuna uğraşıyoruz.Sadece bizi oyalıyor.Hiçbirşey söylemeyecek.

-Eğer bu virüs aktif hale geçerse tüm ırkımızın sonu gelir.Elimizde tek şans bu.Bu arada saçların gerçekten çok güzel olmuş.

-Konuyu değiştirmeye mi çalışıyorsun?

-İşe yarıyor mu?

-Kesinlikle.Neden şimdi odamıza gitmiyoruz? Sonrada.

Samuel,gülümsedi.

-Buna bir itirazım yok.

*************************************************************

Ertesi gün.Tauret Turn,yeni bir hücreye yerleştirilmişti.Sanal olarak oluşturulan yeşil çimenli bir bahçenin içindeydi hücre.Parmaklıklar yerine koruyucu enerji alanı vardı.Bu enerji alanı kaldırılmadan kimsenin içeri girmesi yada dışarı çıkması mümkün değildi.Enerji alanının kalkmasıyla Kara içeri girdi.Sonra enerji alanı tekrar devreye girdi.Kara,bahçede ilerleyerek bir masada oturan ve şampanyasını içmekte olan Turn'un yanına geldi.Turn'un kuaför tarafından yapılmış siyah uzun saçları pırıl pırıl parlıyor ve göğüslerine kadar uzanıyordu.Üzerindede kırmızı bir kimono vardı.Turn,Kara'ya oturmasını işaret etti.Kara,Turn'ı karşısındaki sandalyeye oturdu.Masada havyar ve çeşitli yiyecekler vardı.Turn,Kara'ya masadaki yiyecekleri işaret etti.

-Bu havyarın tadına bakmalısın.

Kara,havyardan bir parça aldı ağzına attı.Turn,Kara'ya baktı.

-Evet?

-Fena değil.Pekala,artık bir şeyler söylemeye başlasan çok iyi olur.

-Daha 55 dakikamız var.Bu süre dolduğunda sana istediğin şeyi söyleyeceğim.

-Neden hemen söylemiyorsun?

-O zaman burada benimle 55 dakika daha kalmak istemezsin.

-Seninle beş dakika bile kalmak istemiyorum.

-Kendini bir Cylon olarak mı görüyorsun?

Kara güldü.

-Öyle görmelimiyim?

-İnsan ırkına karşı Cylonların yanında yer almanı anlayamıyorum.

-Anlamanı beklemiyorum.

-Cylonlar aileni öldürdü ve sen şimdi onlar için çalışıyorsun.

-Saçma konuşmalarına yarım saat daha katlanmak zorundayım.Ondan sonra bana bilmek istediğim şeyi söyleyeceksin.

-Aileni öldüren Cylonların kim olduğunu biliyorum.Ve bunu sana söyleyebilirim.

-Ne?

-Evli olduğun Cylon.Samuel Anders.Evinize bomba yerleştiren kişi.

-Biliyorum.

Turn,şaşkın bir şekilde Kara'ya baktı.

-Biliyormusun?

-Artık bunların benim için bir önemi yok.Geçmiş hayatımı tamamen geride bıraktım.

-Aileni hiç özlemiyormusun?

-Onları hatırlamıyorum bile.

-Acını saklıyorsun.Bunu görebiliyorum.

Kara,sandalyeden kalktı.

-Zamanımız doldu.

Kara,uzaklaşırken,Turn arkasından baktı.

-Tekrar görüşeceğiz Kara Thrace.

*************************************************************

Kara,Samuel'in yanına geldi.

-Hiçbirşey söylemedi ve söylemeyecekte.Sadece bizi oyalıyor.

Samuel,Kara'ya baktı.

-Sana birşey söyledi ve bu seni rahatsız etti.

-Bana hiçbirşey söylemedi.

-Biliyorsun.

-Neden sözettiğini anlamıyorum.

-Evinizi havaya uçuran Cylon'un ben olduğumu biliyorsun.

Kara,Samuel'e baktı.

-Gerçekten o senmiydin?

-Evet.

-Benimle evlendin ve hiçbirşey söylemedin?

-Sana söylemek istedim Kara.Ama yapamadım.Eğer ailenin ölümünden benim sorumlu olduğumu bilseydin bana bir daha asla aynı gözle bakamazdın.Benden nefret edecektin.

-Bunu zaten uzun süredir biliyordum.Eskiden olanlar artık benim için bir önem taşımıyor Samuel.Seninle evlendiğimde eski hayatımı tamamen geride bıraktım.

-Ben aileni öldürdüm Kara.Böyle birşeyi ne unutabilirsin nede affedebilirsin.

-Peki ne yapmam gerekiyor? Bende seni mi öldürmeliyim? Seni öldürmem onları geri getirecek mi?

-Peki o zaman ne yapacaksın?

-Hiçbirşey.

-Eğer ayrılmak istersen bunu anlarım.

-Senden ayrılmak istemiyorum.Seni sevdiğimi biliyorsun.

-Bu normal değil Kara.Aileni öldüren birini sevemezsin.

-Seni seviyorum ve bunun dışında hiçbirşeyin önemi yok.

Kara ve Samuel birbirlerine sarıldılar.Kara'nın yüzünde sinsi bir gülüş belirdi.Ama bu mutluluğun sebep olduğu bir gülüş değildi.

*************************************************************

Kara ve Samuel yataktaydılar.İşi Kara idare ediyordu.Samuel'de anın keyfini çıkarıyordu.Sonra,Kara,yatağın altına eğildi ve orada sakladığı bıçağı çıkardı.Sonra şaşkın şekilde bakan Samuel'e ardı ardına saplamaya başladı.Samuel,kanlar içinde kalmıştı.Sonra ter içinde uyandı.Üzerinde kan yoktu.Sadece bir rüyaydı.Kara,yanında uyuyordu.Samuel,yataktan kalktı.Sonra,eğilip yatağın altını eliyle yokladı.Her tarafa iyice baktı.Bıçak yoktu.
Samuel,rahat bir nefes aldı.Sonra tekrar yatağa girdi.
Sabah,Kara uyandığında,Samuel'in çoktan kalmış ve gitmiş olduğunu farketti.
Samuel,erkenden kalmıştı.Gördüğü kabuslar yüzünden çok fazla uyuyamamıştı.
Samuel,kahvaltı tepsisini aldı ve Galen'in masasına oturdu.Galen,Samuel'e baktı.

-Bugün erkencisin.

-Uyku tutmadı.Peki ya senin sabahın altısında burada ne işin var?

-İşler,asla bitmiyorlar.Birini bitirdiğinde diğeri çıkıyor.Bu gece sadece dört saat uyuyabildim.

-Kara'ya gerçeği söyledim.

-Neden sözediyorsun?

-Evine bomba koyanın ben olduğumu söyledim.

-Peki nasıl tepki verdi?

-Zaten biliyormuş.

-Ne?

-Ailesinin ölümünden benim sorumlu olduğumu uzun süredir biliyormuş.Bunun artık önemli olmadığını söylüyor.Eski hayatını tamamen geride bırakmış.

-Benimle kafa mı buluyorsun dostum?

-Gerçekten bunları söyledi.Yani anlayamıyorum.Ailesinin ölümünden sorumlu olduğumu söylediğimde bana kızmasını,bağırmasını bekliyordum.

-Bu gerçekten çok garip.

-Benim tanıdığım Kara,bunları söylediğimde suratıma yumruğu yapıştırırdı.Ama bana kızmadı bile.Sanki ailesinin ölümü hiç umrumda değilmiş gibiydi.

-Belkide seni nasıl öldüreceğine henüz karar vermemiştir.

-Ne?

-Yani onun ailesini öldürdün.Belki bu işin bu kadar kolay olmasını istemiyor.

-Beni öldürmeye çalışacağını mı düşünüyorsun?

-Çalışmak mı? Kara,birini öldürmek isterse,öldürür.Öldürmeye çalışmaz.

-Beni öldürmek isteydi,bunu çoktan yapardı öyle değil mi?

-Bilmiyorum dostum.Uyurken boğazını kesebilir.Yada içkine zehir katabilir.Bence ölümünün bir kaza gibi görünmesini istiyor.Bu yüzden seni şimdiye kadar öldürmedi.Uygun bir fırsatı bekliyor olmalı.Yürürken bastığın zemin çökebilir yada kafana sert birşey düşebilir.Programı bozulan bir Centrion seni öldürmeye çalışabilir.

-Peki o zaman sence ne yapmalıyım? Ondan ayrılmalımıyım?

-Bu hiç akıllıca birşey olmaz.Eğer onu kızdırırsan,işini hemen bitirmeye karar verebilir.

Samuel,birden aylar önce olan bir şeyi hatırladı ve beyninde bir anı canlandı.

*************************************************************
Samuel,yataktan kalktı ve Kara'ya baktı.

Tam o sırada Kara belinden bıçağını çıkardı ve Samuel'e doğru fırlattı.Bıçak,Samuel'in hemen yanından geçti ve duvara saplandı.Samuel,Kara'ya baktı.

-Kara,çıldırdın mı sen? Beni öldürebilirdin.

Kara,duvara yaklaştı ve duvarda saplı bıçağı söktü.Sonra ucundaki böceği Samuel'e gösterdi.

-Böcekleri hiç sevmem.

-Kara,sen iyimisin?

-Evet.

-Az önce bana bıçak fırlattın.

-Sana değil,duvardaki böceğe.

-Beni öldürebilirdin.

-Böyle bir ihtimal söz konusu değildi.

*************************************************************

Tabi ya.Kara açık bir şekilde kendisini öldürmeye çalışmış ama bıçağı hisabet ettirememişti.Samuel,artık bir diken üstünde oturduğunu anlamıştı.Kendisini her an öldürebilecek bir kadınla her gece yatağa giriyordu.Bir sabah uyanmama ihtimali vardı.Kara,onu uyurken rahatlıkla öldürebilirdi.Artık içtiği ve yediği herşeyede dikkat etmesi gerekecekti.Zira,Kara içine zehir karıştırmış olabilirdi.
Kara,kahvaltı salonuna girdi.Samuel ve Galen,ona baktılar.Kara,kahvaltı tepsisini aldı ve masaya yaklaştı.Galen,hemen masadan kalktı ve Samuel'e baktı.

-Gitmem gerekiyor dostum.Daha yapmam gereken çok iş var.

Galen,ayrılırken,Kara masaya oturdu.Sonra,tedirgin bir yüz ifadesiyle duran Samuel'e baktı.

-Gergin gibisin.

-Gece uyku tutmadı.

-Sorun her neyse benimle konuşabilirsin,biliyorsun.

-Bir sorun olduğunuda nereden çıkardın?

-Sinirli gibisin.

Samuel,bağırdı.

-Sinirli değilim ben.

Yemekhanedeki diğer Cylonlar,Samuel'e baktılar.Samuel,Kara'ya baktı.

-Özür dilerim Kara.Gece pek uyumadım,o yüzden sinirlerim biraz bozuk.

-Konu bizimle ilgili öyle değil mi?

-Bir sorun yok tamam mı.

Kara,güldü.

-Benden korkuyorsun öyle değil mi?

-Tabiki hayır,bunuda nereden çıkardın?

-Seni tanıyorum Samuel.Saldırıya uğradığım zamanı hatırlıyormusun? Ben sedyede yatarken bana aynı şimdiki gibi bakıyordun.

-Aileni öldürdüğüm için bana kızgın olmamanı hala anlayamıyorum.

-Yani tüm sorun bu mu? Pekala,ayağa kalk.

-Ne?

-Ayağa kalk Samuel.

-Tamam.

Samuel,ayağa kalktı.Sonra,Kara'da ayağa kalktı.Kara,Samuel'in suratına bir yumruk indirdi ve onu yere devirdi.Sonra güldü ve Samuel'e baktı.

-Beklediğin tepki bu muydu?,

Samuel,yerden kalktı ve ağzındaki kanı sildi.

-Evet,beklediğim tam olarak böyle birşeydi.

-O zaman sorun çözüldü.

-Sanırım.

Herkes toplanmış onlara bakıyordu.Kara,Samuel'e yaklaştı ve onun kulağına birşey fısıldadı.

-Asla sana zarar verecek birşey yapmam Samuel.

Samuel,biraz rahatlamıştı.Kara'nın onu sevdiğini biliyordu.Kendisini öldüreceğini düşünmesi bile çok saçmaydı.

Devam edecek

Çevrimdışı Kara Thrace

  • Administrator
  • Meraklı Üye
  • *
  • İleti: 185
  • Sci Fi Puanı: 5
  • Sci Fi Türkiye!
    • Profili Görüntüle
    • Katee Sackhoff Fans
Ynt: Battlestar Galactica - War of the Gods Season 1
« Yanıtla #3 : 10 Temmuz 2014, 07:17 »
Part 9:İlk Beşli

Picon gezegeni,askeri üs.
Teğmen David Andrews,sarı uzun saçlı,1.78 boylarında,oldukça güzel bir kadınla yataktaydı ve ikiside çırılçıplaktı.David,Caprica'ya baktı.

-Senin kadar ateşlisini daha önce görmemiştim Caprica.

Caprica gülümsedi.

-Bir dahada göremeyeceksin.

Caprica,David'e iyice sarıldı.Sonra,onun boynunu yakaladı ve sola doğru çevirdi.
David'ın boynu çatırtı ile kırıldı ve başı yana düştü.Caprica yataktan kalktı ve aceleyle giyindi.Sonrada dışarı çıktı.Koridorda ilerlemeye başladı.Sonra iki asker onu durdurdu.Bir tanesi Caprica'ya baktı.

-Bize bir kıyak yapmaya ne dersin?

-Ücretim 200 dolar.

-Bak ne diyeceğim.Sen bize bedava hizmet vereceksin ve bizde buraya istediğin zaman girip çıkmana izin vereceğiz.

Caprica,adamlara baktı.

-Ben o şekilde çalışmam.Şimdi,izin verirseniz görmem gereken başka müşterilerim var.

Adam,Caprica'nın kolunu yakaladı.

-Hiçbir yere gitmiyorsun güzelim.

Caprica,adamın kolunu büktü ve kırdı.Adam acıyla bağırdı.

-Seni lanet olası fahişe.Bunun hesabını vereceksin.

Adam,acıyla kolunu tutarken,diğer arkadaşı silahını Caprica'ya çevirdi.Sonra konuştu.

-Elbiselerini çıkar.

Caprica,adama baktı.

-Eğer soyunmamı istiyorsan 200 dolar vereceksin.

-Sana soyun dedim fahişe.Yoksa seni gebertirim.

Caprica,birden ani bir hareketle adamın koluna tekme attı ve silahını yere düşürdü.Sonra yere eğilip silahını aldı.İki adam şaşkın şekilde Caprica'ya bakıyorlardı.Caprica,silahını aldığı adama yaklaştı ve silahı ona doğrulttu.Adamın yüzünden soğuk terler boşalıyordu.Yalvarır bir yüz ifadesiyle Caprica'ya baktı.

-Lütfen yapma.Seni gördüğümü kimseye söylemem.

-Evet,söylemeyeceksin.

Caprica tetiği çekti ve adam kanlar içinde yere düştü.Caprica,az önce kolunu kırdığı öbür adama yaklaştı.

-Soyun.

Adam,şaşkın bir şekilde Caprica'ya baktı.

-Ne?

-Sana soyun dedim.Bir daha söylemeyeceğim.

Adam,aceleyle soyunmaya başladı.Tamamen soyunduktan sonra,Caprica onun testislerine ateş etti.Adamın testisleri patladı ve adam kanlar içinde yere yığıldı.Caprica,silahını eline aldı ve koridorda ilerlemeye başladı.Önüne çıkan herkese ateş ederek yürümeye devam etti.

**************************************************************

Tauron gezegeni,Cylon üssü.
Samuel,silah seslerini duymuştu.Sesler,Kara'nın odasından geliyordu.Koşarak Kara'nın odasına geldi ve kapıyı vurdu.

-Kara,orada herşey yolunda mı?

-Evet.

-İçeri gelebilirmiyim?

-Evet.

Samuel,kapıyı açtı ve içeri girdi.Kara,duvarda bir sürü delik açmıştı ve ateş etmeye devam ediyordu.Samuel,ona baktı.

-Kara,ne yapıyorsun?

-Kurşunun çıkış hızını hesaplamaya çalışıyorum.

-Pekala,ben kahvaltıya iniyorum.Bana katılmak istermisin?

-Belki daha sonra.

Kara,ateş etmeye devam etti.Samuel,odadan dışarı çıktı ve koridorda ilerleyerek uzaklaştı.Samuel,gittikten sonra Kara'nın yanında siyah uzun saçlı,
1.75 boylarında,oldukça güzel bir kadın belirdi.Athena konuştu.

-Kendini kandırmaya daha ne kadar devam edeceksin Kara?

Kara,ateş etmeyi bıraktı ve Athena'ya baktı.

-Sen kimsin ve odamda ne işin var?

Athena,gülümsedi.

-Beni tanıyorsun Kara.Benim,Athena.

Kara,Athena'ya baktı ve güldü.

-Bu çok saçma.

Sonra,silahını Athena'ya doğrulttu.

-Kim olduğunu ve burada ne aradığını söylemen için bir dakikan var.

-Adım Athena.Savaş tanrıçasıyım ve buraya seni uyarmaya geldim.Hayatın tehlikede Kara.Buradan hemen gitmelisin.

Kara güldü.

-Gerçekten mi?

-Cylonlar seni kullanıyor Kara.Seninle işleri bittiğindede seni öldürecekler.

-Sana neden inanayım?

-Sen ilk değilsin Kara.Senin gibi başkalarıda vardı.Cylonlar,onları kullandılar.Ve işleri bittikten sonrada öldürdüler.Ölümleri gerçekten korkunçtu.

-Bence sen delisin.Şimdi hemen buradan defolup gitmezsen seni tutuklamak zorunda kalırım.

-Daha iyisini yapabilirsin Kara.Neden beni vurmuyorsun?

-Ne?

-Bana ateş et Kara.O zaman doğru söylediğimi anlayacaksın.

-Seni öldürmek istemiyorum.

-İstesende beni öldüremezsin zaten.Ben savaş tanrıçası Athena'yım.
Kainattaki hiçbirşey bana zarar veremez.

-Öyle mi? Bunu göreceğiz.

Kara,Athena'ya ateş etti.Kurşun Athena çarptı ama Athena dimdik ayakta duruyordu.Kara,ona tekrar tekrar ateş etti.Ama Athena olduğu yerde durmaya devam ediyordu.Kara,ona baktı.

-Şimdi dikkatimi çekmeyi başardın.Pekala,benden ne istiyorsun?

-Yüzbaşı Apollo'yu bul.

-Yüzbaşı Apollo'da kim?

-Sana yardım edebilecek tek kişi.Yüzbaşı Apollo'yu bulmalısın Kara.

Athena,birden kayboğuldu.Kara,onun söylediklerinin tek kelimesine bile inanmamıştı.Ama Athena'nın söylediklerinde bir gerçeklik payı vardı.Cylonların kendisinden ne istediğini hala bilmiyordu.Cylonlar,Kara'nın kendilerini kurtuluşa götüreceğine inanıyorlardı.Ama bu kurtuluş neydi? Kara,Cylonların kendisine söylemediği birşeyler olduğunu çok iyi biliyordu.
Samuel'de tüm bunları biliyor olmalıydı.Evet,Samuel,Cylonların kendisinden ne istediklerini biliyordu.Kara,bugüne kadar Samuel'e bu konuda hiçbirşey sormamıştı ama artık bunun zamanı gelmişti.Kara,Samuel'ın kendisini çok sevdiğini biliyordu.Kara'da Samuel'ı çok seviyordu.Sırf onunla olabilmek için kendi insanlarına sırtını dönmüştü.Kara,Samuel'e yatakta uygun bir anda istediği herşeyi söyletebileceğini düşünüyordu.Cinsel gücünü kullanıp,Samuel'den Cylonların kendisinden ne istediğini öğrenebilirdi.Bunu Samuel'e normal bir zamanda açık bir şekilde soramazdı.Samuel'in hiçbirşey söylemeyeceğini biliyordu.Ama yatakta herşey farklı olabilirdi.

**************************************************************

Gece yarısı olmuştu.Samuel ve Kara,yataktaydı ve zevkin doruğuna ulaşmak üzereydiler.Sonra Kara,yavaş bir sesle konuştu.

-Onların benden istedikleri birşey var ve sen bunun ne olduğunu biliyorsun.

-İnsanlarla olan bu savaşımızda bize yardımcı olabileceğini düşünüyorlar.

-Peki ama benden ne beklediklerini bilmiyorum.Bir buçuk yıldır buradayım ve bana tek bir görev bile vermediler.

-Yeteneklerinin basit görevlerde heba olmasını istemiyorlar.

-Bence sorun bu değil.Bana hala güvenmiyorlar.General Turn'u yakalayıp buraya getirdim ama bu bile onların bana güvenmelerini sağlamadı.

-Sana bu sabah bir sürpriz yapacaktım ama şimdi söylesem daha iyi olacak galiba.Bugün benimle göreve geliyorsun.

-Göreve mi? Seninle mi?

-Evet.

Kara,güldü.

-Evet.
Seni seviyorum Samuel.

-Biliyorum.

Kara,Samuel'e iyice sarıldı ve ikisi eğlenceye kaldıkları yerden devam ettiler.
Kara,o kadar sevinmişti ki Samuel'e daha önce sorduğu soruyu bile unutmuştu.

**************************************************************

Ertesi sabah.Kara,Samuel ile beraber bir odaya girdi.Odadaki büyük masada ilk beşliden Saul Tigh,Galen Tyrol,Ellen Tigh ve Tory Foster oturuyordu.Sonra masadaki tek boş sandalyeye de Samuel oturdu.Kara için bir sandalye olmadığı için o ayakta durmak zorunda kalmıştı.Samuel,şaşkın şekilde bakan Kara'ya döndü.

-Şu anda ilk beşlinin karşısındasın Kara.

Kara'nın şaşkınlığı iyice artmıştı.Samuel'e baktı.

-Sen,ilk beşliden birimisin?

-Evet.

-Bunu bana neden söylemedin?

- İlk beşlinin varlığını tüm Cylonlar bilir ama kim olduğunu kimse bilmez.

-Yani kimse sizin ilk beşliden olduğunuzu bilmiyor mu?

Saul,araya girdi.

-Güvenliğimiz için kimliklerimiz gizli kalmalı.

-Ama bana söylediniz?

-Çünkü sana ihtiyacımız var.

-Bana ihtiyacınız mı var?

Samuel,araya girdi.

-Benimle göreve gelmek istiyordun öyle değil mi?

-Evet.

Saul araya girdi.

-İnsanlarla yapılan bu savaşı onaylamayanlarda var.Biz,insanlarla barış yapmayı istiyoruz.Bizi destekleyen Cylonlar var.Cylon devrimini gerçekleştirmek istiyoruz.Ama bunun için henüz yeterli gücümüz yok.Samuel,uzun süredir bizim operasyonlarımızda görev alıyor.Ve seninde bize yardımcı olabileceğini düşünüyoruz.

Kara,güldü.

-Size yardım edeceğimi nereden biliyorsunuz?

Samuel,araya girdi.

-Benimle beraber göreve çıkmak istediğini söylemiştin.Şimdi istediğin oldu.

-Evet.

-Unutma Kara.Görev hakkında kimseye birşey söyleyemezsin.Ve ilk beşlinin kimliğini asla açıklayamazsın.

-Tamam.

Saul,araya girdi.

-Pekala,o zaman başlayalım.Görüntüleri başlatın.

Galen,elindeki uzaktan kumandanın düğmesine bastı.Ve önlerindeki dev bilgisayar ekranı açıldı.Sonra ekranda,siyah saçlı,1.73 boylarında,40 yaşlarında bir adam belirdi.Saul konuşmaya devam etti.

-Dr. Gaius Baltar.Cylonları öldüren bir virüs geliştirdi.Bu Virüs'ü en çok parayı veren kişiye satmayı planlıyor.Cylon yönetimi bu Virüs'ü ele geçirmek istiyor.
İnsanlarda bu Virüs'ü bize karşı silah olarak kullanmak için istiyorlar.Bunun olmasına izin veremeyiz.Öte yandan bu Virüs asla yönetimin eline geçmemeli.
Onlardan önce Virüs'e biz ulaşmak zorundayız.

Ekranda sarı uzun saçlı,1.78 boylarında,oldukça güzel bir kadının görüntüsü belirdi.Saul,kadına baktı.

-Altı Numara.Diğer adı Caprica.En güçlü Cylon modellerinden biri.Kurbanlarını önce çekiciliği ile büyüler.Sonrada onları öldürür.Dövüş sanatlarında uzman.Her türlü silahı çok iyi kullanabilir.Yönetime bağlı olmayan bağımsız bir model.Şu anda kime çalıştığını bilmiyoruz.O da virüs'ü istiyor.

Sonra ekranda başka bir kadın resmi belirdi.Hafif çekik gözlüydü.Ama tam değildi.Beyaz ile asyalı ırkı arası bir kökeni vardı.1.75 boyularında,siyah uzun saçlı,oldukça güzel bir kadındı.

-Sharon Valerii,diğer adıyla Boomer.O da yönetimden bağımsız bir model.Tam bir ölüm makinası.Dövüş sanatları ve patlayıcılarda uzman.Sharon'ın da bu virüs'ün peşinde olduğuna inanıyoruz.

Kara,güldü.

-İş iyice ilginçleşiyor.

Saul,konuşmaya devam etti.

-Senin görevin Kara,virüs'ü onlardan önce ele geçirmek.

**************************************************************

Galen Tyrol'un laboratuarı.
Kara,içeri girdi.Sonra masada duran müzik kutusunu gördü.Onu eline aldığı sırada Galen,yanına geldi.

-Dur,sakın onu açma.Onu hemen yerine koy.

-Tamam.

Kara,müzik kutusunu yerine koydu.Sonra Galen konuştu.

-Bu bir bomba.Kutuyu açtığın an müzik çalmaya başlar.Sonra her yer havaya uçar.

Kara,masadaki,tüylü,pelüş oyuncak ayıyı eline aldı ve okşadı.Galen,Kara'nın yanına geldi ve ayıyı elinden aldı.

-Herşeyi ellemek zorundamısın?

-Buda bir bomba mı?

-Hayır.Eğer onu sıkarsan etrafa bayıltıcı gaz yayılır.

Galen,Kara'ya bir saat uzattı.

-Bunu tak.

Kara,saati koluna taktı.

-Şimdi saati,şu ilerideki sandalyeye doğru tut.

Kara,saati sandalyeye doğru tuttu.

-Şimdi saatin bir düğmesine bas.

Kara,saatin düğmelerinden birine bastı.Birden bir laser ışını çıktı ve sandalye alevler içinde kaldı.

-Laserli saat.Eğer silahın yoksa bu hayatını kurtarabilir.

Kara,laboratuardan dışarı çıktı.Sonra Samuel'in yanına geldi.

-Yüzbaşı Apollo adında birini duydun mu?

Samuel,birden kaskatı kesildi.Sonra Kara'ya baktı.

-Hayır.

Kara,yüzündeki ifadeden Samuel'in bu ismi daha önce duymuş olduğunu anlamıştı.Kara'ya doğruyu söylememişti.Samuel,Kara'ya baktı.

-Benim biraz işim var.Sonra görüşürüz.

-Tamam.

Samuel,Kara'dan uzaklaştıktan sonra cep telefonunu çıkardı ve bir düğmeye bastı.Sonra bir ses duyuldu.

-Evet?

-Kara,Yüzbaşı Apollo'yu biliyor.Bu konuda ne yapacağız?

-Şimdilik hiçbirşey.

Devam edecek

Part 10:Yüzyüze

İnsanoğlu,kendilerine hizmet etmeleri için yeni bir ırk yarattı.Onlara Cylon adını verdi.Cylonlar,evrimleştiler ve isyan ettiler.İnsanoğlu ve Cylonlar büyük savaşın içine girdiler.İşte bu onun hikayesidir.

**************************************************************

Picon gezegeni,askeri üs.
Kara,üssün koridorlarında dikkatli bir şekilde ilerliyordu.Gece yarısı olduğu için nöbetçi görevliler dışında herkes uyuyordu.Kara'nın üzerinde siyah bir tayt vardı.Sarı uzun saçları omuzlarından aşşağı dökülüyordu.Kara,giysisinin üzerindeki verici sayesinde Karl'ın söylediklerini duyabiliyordu.Karl ile beraber Saul,Galen,Ellen ve Tory'da onu dinliyorlardı.Karl,konuştu.

-Pekala,Kara,soldan iki muhafız sana yaklaşıyor.

-Tamam.

Kara,yukarı sıçradı.Sonra tavanda asılı bir şekilde durdu.İki muhafız Kara'yı görmeden geçip gittiler.Kara tekrar yere indi.Sonra Karl konuşmaya devam etti.

-Bir bilgisayar bulmalısın Kara.Oradan Dr. Gaius Baltar'ın odasının yerini tespit etmen gerekiyor.

-Şu anda bulunduğum odada bir tane var.Ama şifre istiyor.

Galen araya girdi.

-Pekala,Kara,bilgisayara illegal giriş yapman gerekiyor.

-Yani onu hackleyecekmiyim?

-Öylede denebilir.Girdiğin zaman sadece 5 dakikan olacak.Eğer orada daha fazla kalırsan yerini tespit ederler.

-Tamam,ne yapacağım?

-Orada siyah büyük bir kablo olması lazım.Onu görüyormusun?

-Burada bir sürü kablo var ama siyah olan yok.

-Tamam o halde mavi olanı bul.

-Burada bir sürü mavi kablo var.

-Pekala,o zaman hepsini kes.

-Ne?

-Hepsini kes Kara.Bilgisayar birkaç dakika için devreden çıkacak.

-Peki sonra onu nasıl çalıştıracağım?

-Sen önce kabloları kes.Acele et.Fazla zamanın yok.

-Tamam.

Kara,bıçağını çıkardı ve tüm kabloları tek tek kesmeye başladı.Sonra bilgisayar kapandı.Kara,konuştu.

-Pekala,şimdi ne yapacağım?

-İki kabloyu birleştir.Bilgisayara düz kontak yaptıracağız.

-Hangi iki kabloyu?

-Hepsini tek tek denemen gerebilir ama doğru olanı bulmalısın.

-O kadar vaktim olduğunu sanmıyorum.

-O zaman acele etmelisin.

-Bu harika işte.

Kara,kesmiş olduğu bir sürü kabloya baktı.Şimdi bunları tek tek birbirleriyle birleştirip doğru olanı bulmak zorundaydı.Bu sabaha kadar sürebilirdi ve bu olursa yakalanması işten bile değildi.Tam bu sırada Athena,Kara'nın yanında belirdi.Onunda üzerinde siyah tayt vardı.Siyah uzun saçları göğüslerine kadar geliyordu.Kara,Athena'ya baktı.

-Senin burada ne işin var?

-Sana yardım edeceğim Kara.

-Neden benim gibi giyindin?

-Ortama uyum sağlamak istedim.

-Seni benden başka kimsenin göremediğini sanıyordum.

-Evet,bu doğru.

-O zaman böyle giyinmene gerek varmıydı?

-Pekala,böyle nasıl?

Athena'nın üzerindeki giysi beyaza dönüştü.Kara,ona baktı ve gülümsedi.

-Bu daha iyi.Pekala,doğru kabloların hangisi olduğunu bana söyleyebilirmisin?

-Hiçbiri.

-Ne?

-Tamamen yanlış kabloları kesmişsin.

-Peki doğru kablo hangisi?

-Bunun önemi yok.Bilgisayarı beş dakika için yeniden çalıştıracağım.Eğer
daha uzun sürerse yerini tespit ederler.

Athena bilgisayara dokundu.Kara'nın kestiği tüm kablolar kendi kendine birleşti.Kara,şaşkın bir şekilde bakakalmıştı.

-Bunu nasıl yaptın?

-Şimdi bilgisayara gir Kara.

-Ama şifreyi bilmiyorum.

-Şifre olarak Caprica yaz.

-Caprica mı? Eminmisin?

-Kesinle.

-Tamam.

Kara,bilgisayara girdi ve şifre yerine Caprica yazdı.Bilgisayardan doğru şifre mesajı geldi ve ekran açıldı.Üssün planı ekranda belirdi.Kara,üzerindeki vericiden konuştu.

-Tamam,girdim.

Galen,Karl'a döndü.

-Girmiş.

-Bunu başaracağını biliyordum.

Karl,Kara'ya seslendi.

-Dr Baltar'ın odasını buldun mu?

-Evet ama binanın diğer ucunda,oraya ulaşmam zor olacak.

Galen,Karl'a baktı.

-5 dakika doldu.Kara'yı oradan çıkar Karl.

Karl,Kara'ya seslendi.

-Pekala,Kara,oradan hemen çık.

-Tamam.

Kara,etrafına baktı ve Athena'nın orada olmadığını farketti.Dr Baltar'ın odasını
kendi başına bulmak zorundaydı.

**************************************************************

Kara,Gaius Baltar'ın odasını bulmuştu.Odanın kapısı kilitliydi tabiki.Kara,üzerindeki vericiden Galen ile konuşuyordu.

-Galen,kapının kilidini açabilirmisin?

-Uğraşıyorum Kara.Bana birkaç dakika ver.

-Acele et.Bütün gece burada bekleyemem.

-Tamam.Kapıyı açabilirsin.

Kara,cebinden bir kart çıkardı ve kapıya soktu.Kapı hemen açıldı.Kara,içeri girdi.

-İçerideyim.

Kara,Gaius'un masasına yaklaştı ve dizüstü bilgisayarını gördü.Tam o sırada bir ayak sesinin yaklaştığını duydu.Hemen masanın altına saklandı.Gaius,kapının açık olduğunu görmüştü.İçeri girdi ve etrafa bir göz attı.Sonra masaya yaklaştı.Kara,masanın altında saklanmıştı ve Gaius'un kendisini farketmemesini umuyordu.Gaius,masaya oturdu ve masadaki telefonun avizesini kaldırdı ve kulağına dayadı.Sonra bir düğmeye bastı.Sonrada konuştu.

-Birileri odama girmiş.Buraya hemen güvenliği gönderin.

Gaius,masasında oturmuş,güvenliğin gelmesini beklemeye başlamıştı.Tabiki Kara'da masanın altında mahsur kalmıştı.Gaius'un odadan çıkmayacağını anlamıştı.Gaius,güvenlik gelinceye kadar masada oturup bekleyecekti.Kara,burada durup güvenlik tarafından yakalanmayı bekleyecek değildi.Tam o sırada Gaius'un sesini duydu.

-İstediğin zaman oradan çıkabilirsin.

Kara,masanın altından çıktı.Ve silahını çıkarıp Gaius'a doğrulttu.

-Benimle geliyorsun.

-Güvenlik bir kaç dakika içinde burada olur.Acele etsen iyi olur.

-Sende benimle geliyorsun.

-Tamam.

-Şimdi,yolu göster.Eğer kaçmaya çalışırsan seni vururum.

-Seni Cylonlar gönderdi öyle değil mi?

-Çeneni kapa ve yürü.

Gaius ve Kara koridorda ilerlemeye başladılar.Gaius,konuşmaya devam ediyordu.

-Onlar seni kullanıyorlar.Virüs'ü istiyorlar ve bunun için seni kullanıyorlar.

Kara,Gaius'un dediklerini dinlemiyordu bile.Gaius,konuşmaya devam etti.

-Güvenliğin benimle buradan çıkmana izin vereceğini mi sanıyorsun? İkimizide öldürecekler.

-Eğer çeneni kapamazsan seni ben vuracağım.

Tam o sırada bir laser sesi duyuldu ve Gaius yere düştü.Kara,birden karşısında sarı uzun saçlı,uzun boylu ve oldukça güzel bir kadın gördü.Kara,kadını tanımıştı.

-Caprica.

Caprica,Kara'ya baktı.

-Ben sadece Gaius Baltar'ı istiyorum.Seninle bir sorunum yok.

-Onu almana izin veremem.

-O zaman önce seni öldürmem gerekiyor.

Kara ve Caprica aynı anda birbirlerine laserlerini doğrultular.Tam o sırada bir sürü asker yanlarına geldi.Askerlerin komutanı teğmen Alastair Thorne,askerlere emir verdi.

-İkisinide öldürün.

Caprica,Kara'ya baktı.

-Buradan kurtulmak istiyorsak isbirliği yapmalıyız.

-Sanırım başka sansımız yok.

Kara ve Caprica askerleri tek tek taramaya başladılar.Gaius,ise yerde baygın yatmaya devam ediyordu.Kara ve Caprica,artık Gaius'u düşünecek durumda değillerdi.Gaius için tekrar dönebilirlerdi ama öncelikle buradan kurtulmak zorundaydılar.Tam bu sırada,1.75 boylarında,atletik yapılı ve yakışıklı sayılabilecek bir adam,teğmen Thorne'un yanına geldi.

-Bundan sonrasını ben devralıyorum teğmen.Dr. Baltar'ı güvene alın.

-Evet efendim.

Teğmen Thorne ve askerleri Gaus Baltar'ı alarak oradan uzaklaştırdılar.
Yüzbaşı Apollo,Kara ve Caprica'nın yanına geldi.Ve onlara baktı.

-Gitmenize izin veremem.

Caprica,güldü.

-Bizi durdurabileceğini gerçekten düşünüyormusun?

Tam o sırada bir kadın sesi duyuldu.

-Evet.Bunu yapabiliriz.

Caprica ve Kara,sesin geldiği yere baktılar.Caprica,Sharon Valerii'yi hemen tanımıştı.

-Boomer.

-Caprica.

-Şimdide insanlar için mi çalışıyorsun?

-O virüs Cylonların eline geçmemeli.

-Kesinlikle.

Caprica,silahını Kara'ya çevirdi.Apollo,Kara'ya baktı.

-Kara,senin burada ne işin var?

Kara'da Lee'yi tanımıştı.

Lee?

Lee,Sharon'a baktı.

-Bırakın gitsin.

Sharon,Lee'ye baktı.

-Gitmesine izin veremeyiz.Onu sorgulamalıyız.

-Hayır.Buna gerek yok.

-Bu kararı sen veremezsin.

Tam bu sırada Caprica,laserini Sharon'a çevirdi  ve onu vurdu.Lee,Sharon'un yere düşmesini izledi.Sonra bağırdı.

-Hayır.

Ve Caprica'ya ateş etti ve onu yere devirdi.Sonra kendisine silah doğrultmuş olan Kara'ya baktı.

-Hemen buradan git Kara.Acele et.

Kara,koşarak oradan uzaklaştı.

Part 11:Eve Dönüş

İnsanoğlu,kendilerine hizmet etmeleri için yeni bir ırk yarattı.Onlara Cylon adını verdi.Cylonlar,evrimleştiler ve isyan ettiler.İnsanoğlu ve Cylonlar büyük savaşın içine girdiler.İşte bu onun hikayesidir.

**************************************************************

Picon gezegeni,askeri üs...
Üs komutanı Helena Cain,masasında oturmuş ve sinirli bir şekilde Lee'ye bakıyordu.Helena Cain'in üzerinde lacivert yıldız filosu subayı üniforması vardı.
Siyah uzun saçlarını düzensiz bir şekilde toplamıştı.47 yaşlarında ve 1.78 boyundaydı.

-Sen ve Cylon fahişen buraya geldinizden beri sorun çıkarmaktan başka birşey yapmadınız.Cylonlar,Dr Gaius Baltar'ı kaçırmak için iki kişi gönderdiler ve sen birini öldürdün ve diğerinide elinden kaçırmayı başardın.

-O lanet olası Cylon,Sharon'ı vurdu.Onu vurmaktan başka çarem yoktu.Bu sırada diğeri kaçmış olmalı.

-Eğer teğmen Thorne'un işini yapmasına izin verseydin şu anda iki Cylonda elimizde olurdu.

-Öncelikle Dr. Baltar'ın güvene alınması gerekiyordu.Teğmen Thorne ve adamlarının koruması altında Dr Baltar olay yerinden uzaklaştırıldı.

-Bu kadar yüzbaşı.Gidebilirsiniz.

Lee,Cain'e selam verdi.

-Efendim.

Sonra odadan çıktı ve kapıyı kapattı.

**************************************************************

Picon,askeri üs.Diriliş havuzu...
Sharon,çıplak bir şekilde havuzdan çıktı.Siyah uzun saçları ıslanmış ve geriye doğru yatmıştı.Lee,ona bir havlu verdi.Sharon,havluya sarındı,sonra Lee'ye baktı.

-Onun gitmesine izin verdin öyle değil mi?

-Komutan Cain'e söyleyecekmisin?

-Neyi söyleyecekmiyim?

Lee,güldü.

-Seni gerçekten seviyorum.

-Biliyorum.Aksi halde benimle evlenmezdin öyle değil mi?

-Kesinlikle.

-Kara için hala birşeyler hissediyormusun?

-İlişkimiz eskide kaldı.Ama bir dost olarak ona değer veriyorum.

-Onu hala önemsiyorsun.

-Evet.Ama bir kızkardeş gibi.

-Onu hala arzulamadığını nereden bilebilirim?

Lee,Sharon'u dudağından öptü.

-Sanırım bu cevap yeterli olur.

-Bilmiyorum.

Lee,Sharon'u tekrar öptü.

-Peki ya bu?

-Hala içimde biraz şüphe var.

Lee,Sharon'u tuttu ve kendine çekti.

-Öyle mi?

Sonra ikisi kendilerini olayların akışına bıraktı.

**************************************************************

Picon,askeri üs.Dr. Gaius Baltar'ın labovatuarı.Gaius,Diriliş havuzundan çıkan,1.78 boyunda,sarı uzun saçlı,çıplak kadına bir havlu uzattı.Caprica,havluya sarıldı.Gaius,Caprica'ya baktı.

-Beni kaçırmaya çalışan şu Cylon hakkında ne biliyorsun?

-O bir Cylon değil.Teğmen Kara Thrace.Kod adı Starbuck.Bir buçuk yıl önce Cylonlar tarafından kaçırılmış.Daha sonra Cylonların tarafına geçmiş.Teğmen Nola Simkins'in öldürülmesi ve General Tauret Turn'un kaçırılması olaylarındada Kara Thrace'in parmağı var.

-Peki ama neden Cylonların tarafına geçmiş?

-Cylonlar,onu istediler ve aldılar.

-O kadar basit mi yani?

-Cylonlar,ne isterlerse alırlar.

-Peki o zaman beni neden almadılar?

-Seni istemiyorlar.Sadece virüs'ü istiyorlar.

-Eğer bana buradakinden daha iyi imkanlar sağlayabilirlerse,virus'ü onlara vermek benim için bir sorun olmaz.

-Eğer virüs'ü onlara verirsen seni öldürürler.

-Düşündümde,belkide bu iyi bir fikir değildi.

Caprica güldü.

-Seni bu yüzden seviyorum Gaius.Her zaman,kendine en uygun olanı seçmeyi biliyorsun.

-Senin gibi.

-Hayır.Beni sen seçmedin.Ben seni seçtim.

Gaius ve Caprica birbirlerine sarıldılar.Caprica,Gaius'u soymaya başladı.Sonrada onu yere yatırdı ve üstüne çıktı.

**************************************************************

Picon askeri üs,ertesi gün...
Lee,üssün koridorlarında ilerliyordu.Sonra,bir kadın onu tutup kenara çekti.
1.69 boylarındaydı.Yaşı muhtemelen 30'larındaydı.Çene hizasında kesilmiş,kısa siyah saçları ve kaşları hizasında uzanan kakülleri vardı.Dudaklarına mor bir ruj sürmüştü.Kadın,lacivert yıldız filosu subayı üniforması giyiyordu.Lee,kadına şaşkın bir şekilde baktı.

-Buraya nasıl gelebilirsin,çıldırdın mı sen?

-Cylon üssünün nerede olduğunu biliyorum.

-Ve şimdi buraya bunu söylemek için mi geri döndün?

-Cylonlar,ailemi öldürdüler Lee.Bende onları senin kadar sevmiyorum.

-Sen,Cylonların tarafına geçtin Kara.Onlar için çalışıyorsun.

Kara,parmağına takmış olduğu yüzüğünü gösterdi.

-Kimi seveceğimizi asla seçemiyoruz öyle değil mi? Evet,onlardan biriyle evlendim.

-Ne yani bu kadar basit mi? Bir Cylon ile evlenip,Cylonların tarafına mı geçtin?

-Bunu anlamanı beklemiyorum.

-Haklısın anlamıyorum.

Kara,silahını çıkardı ve Lee'ye verdi.

-Bana güvenmemeni anlıyorum.Bende yerinde olsam aynı şeyi yapardım.

Lee,Kara'nın silahını aldı,sonra kelepçelerini çıkardı ve Kara'nın ellerini arkadan kelepçeledi.

-Üzgünüm ama bunu yapmak zorundayım.

-Beni,komutan Cain'e mi teslim edeceksin?

-Hayır.Senin için başka planlarım var.

**************************************************************

Battlestar Galactica...
Teğmen Anastasia Dualla,komutan Adama'ya baktı.

-Efendim,yüzbaşı Apollo'nun mekiği yaklaşıyor.

-İniş izni verin.

-Evet,efendim.

Mekiği,Galactica hangarına indi.İçinden Lee,Sharon ve saçları çene hizasında kısacık kesilip,siyaha boyanmış olan Kara çıktı.Herkes,Lee ve Sharon yanındaki kadın pilota bakıyordu.Yüzbaşı Karl Agathon,Lee'nin yanına geldi.

-Bu kadında kim?

Kara cevap verdi.

-Teğmen Kara Thrace.Kod adım Starbuck.

Karl,Lee'ye baktı.

-Kara Thrace yakalamayı başardın öyle mi?

-Kara,tutuklu değil.Buraya bize yardım etmeye geldi.

-Buna komutan Adama karar verecek.

Karl,güvenlik görevlilerine döndü.

-Teğmen Kara Thrace'i nezarete götürün.

Görevliler,Kara'nın ellerini arkadan kelepçelediler ve onu götürdüler.Sharon,Lee'ye baktı.

-Ona güvenmek istediğini biliyorum Lee,ama o Cylonların tarafını seçti.

-Herkes ikinci bir şansı hakeder.

-Özelliklede Kara öyle değil mi?

-Ne o,kıskanıyormusun?

-Hayır.Sadece tekrar üzülmeni istemiyorum.

-Biliyorum.

**************************************************************

Kara'nın üzerinde yeşil atlet vardı.Hücresinde şinav çekiyordu.Sharon,hücreye yaklaştı.Kara,Sharon'u görünce ayağa kalktı ve parmaklıklara yaklaştı.Sharon,
Kara'ya baktı.

-Neler çevirdiğin umrumda değil ama Lee'ye yaklaşırsan seni öldürürüm.

Kara,güldü.

-Bugüne kadar insanlar arasında yaşayan bir Cylon görmemiştim.

-Bende Cylonlar arasında yaşayan bir insan görmemiştim.

-Cylonlar ile beraber yaşayan tek insan ben değilim.Geldiğim yerde,Cylonlarla beraber yaşayan başka insanlarda var.

-Buna asla inanmam.

-Tauron'dan Ptolemy Hines.Oda şimdi Cylonlarla beraber yaşıyor.

-Ptolemy Hines,bir yıl önce öldü.

-Ama bu imkansız,ben onu.

-Evet,Kara,onu ne zaman gördün? Bir buçuk yıl önce mi?

Kara,Ptolemy'i Cylon üssüne ilk geldiği zamanlarda gördüğünü hatırlıyordu.
Sonra onu bir daha hiç görmemişti.

-Piyonlar.Onun gibi pek çok insan var.Cylonlar,onları kullanırlar ve işleri bittiği zamanda onlardan kurtulurlar.

-Ne demek kurtulurlar?

-Ne demek istediğimi biliyorsun?

-Bunları bana neden anlatıyorsun?

-Kılık değiştirip Picon'a geliyorsun ve kendini yakalatıyorsun.Bunu Lee'yi tekrar görebilmek için yaptığını biliyorum.

-Evet,belki bununda bir etkisi olabilir ama buraya size yardım etmeye geldim.Buna inanmalısın.

-Ben neye inandığımı biliyorum.Peki sen biliyormusun?

Sharon,Kara'nın çene hizasında kesilmiş,kısa siyah saçlarına baktı.

-Saçların iğrenç olmuş.

Sharon,hücreden uzaklaştı.Kara,elleri ile kısa siyah saçlarına dokundu.

-Gerçekten,o kadar kötü mü görünüyorum?

Sonra,peruğunu çıkardı ve altından ensede toplanmış sarı saçları çıktı.Kara,saçlarını açtı.Saçları gene çene hizasına kadar kısaydı.Ama kakülleri yoktu.Evet,saçlarını gerçekten kesmişti.Ama bunu kılık değiştirmek için yapmamıştı.Samuel ile evlendiğinde,eski hayatını geride bırakmıştı.Yada o öyle sanıyordu.Lee'yi tekrar görmesi herşeyi değiştirmişti.Artık Cylonların arasına dönemezdi.Ait olduğu yer kendi insanlarının yanıydı.Samuel'i hala seviyordu ama onun için istemediği bir hayatı yaşamayacaktı artık.Yeni bir saç,yeni bir başlangıç.Kara,akademiden mezun olduğundada saçları bu kadar kısaydı.Şimdi eski haline geri dönmüştü.Lee,hücreye yaklaştı,sonra anahtarıyla onu açtı.

-Komutan Adama,seninle görüşmek istiyor.

Kara,gülümsedi.

-Zamanı gelmişti.

**************************************************************

Komutan Adama'nın odası.
William Adama,masasında oturmuş ve karşısında ayakta duran Kara'ya bakıyordu.Kara,lacivert üniformasını giymiş ve çene hizasındaki sarı saçlarınıda özenle taramıştı.Adama,Kara'ya baktı.

-Cylonlarla yaşadığın bir buçuk yılda,onlar hakkında pek çok şey öğrenmiş olmalısın.

-Evet.

-Galactica'da senin gibi biri,işimize yarayabilir.

Adama,kutudan,bröve'yi çıkarttı ve Kara'ya uzattı.

- Galactica'ya hoşgeldiniz yüzbaşı Kara Thrace.

Kara,bröveyi aldı.Sonra Adama'ya selam verdi.

-Efendim.

Devam edecek

Çevrimdışı Kara Thrace

  • Administrator
  • Meraklı Üye
  • *
  • İleti: 185
  • Sci Fi Puanı: 5
  • Sci Fi Türkiye!
    • Profili Görüntüle
    • Katee Sackhoff Fans
Ynt: Battlestar Galactica - War of the Gods Season 1
« Yanıtla #4 : 26 Temmuz 2014, 22:44 »
Part 12:Melez
 
İnsanoğlu,kendilerine hizmet etmeleri için yeni bir ırk yarattı.Onlara Cylon adını verdi.Cylonlar,evrimleştiler ve isyan ettiler.İnsanoğlu ve Cylonlar büyük savaşın içine girdiler.İşte bu onun hikayesidir.
 
**************************************************************
 
Battlestar Galactica...
Kara,uyandı.Yanlız uyanmayalı uzun zaman olmuştu.Cylon üssündeyken yanında Samuel vardı.Ancak Cylonların arasındayken kendini hep diken üstünde hissetmişti.Samuel olmasa Cylonlarla bir dakika bile kalmazdı.Kara,soyundu ve duşa girdi.Üzerinde bornozuyla duştan çıktığında çene hizasındaki ıslak saçları arkaya doğru yatmıştı.Bu haliyle saçları olduğundan kısa görünüyordu.Kara,saç kurutma makinesini eline aldı ve saçlarını kurutmaya başladı.Saçları kuruduktan sonra,onları güzelce taradı.Sonra giyinmeye başladı.Lacivert subay üniformasının üstünü giymemişti.Pilotlar,kahvaltıya genelde atletleriyle inerlerdi.Bu şekilde daha rahat oluyordu.Kara,odasından çıktı.Asansöre binip kahvaltı salonuna indi.Sonra asansörden çıktı ve kahvaltı salonuna geçti.Kahvaltı tepsisini aldı ve boş bir masaya oturdu.Sharon,elinde kahvaltı tepsisiyle Kara'nın yanına geldi ve oturdu.Sonra konuştu.
 
-Adama sana güveniyorsa,belkide yeni bir şansı hakediyorsun.
 
-Öyle mi?
 
-Aynı şeyleri bende yaşadım Kara.Lee'ye aşık oldum ve onunla evlendim.Şimdi buradayım.Sende bu yüzden Cylonların tarafına geçtin.Bir Cylon'a aşık oldun ve onunla evlendin.Böylece kendi insanlarının karşısında yer almış oldun.Aynı benim yaptığım gibi.
 
-Sanırım öyle.
 
-Kocan,onu hala seviyormusun?
 
-Evet.Adı Samuel Anders.O diğerleri gibi değil.Onun yanında kendimi güvende hissediyorum.
 
-Evet.Lee'de bana aynen böyle hissettiriyor.Onun yanında kendimi güvende hissediyorum.Bir dakika sen Samuel Anders ile mi evlendin?
 
-Evet.
 
-O ilk beşliden biri.Cylonların senden ne istediğini şimdi anlıyorum.
 
-Cylonlar benden ne istiyormuş?
 
-Cylonlar,birbirlerini hissederler.Bu birbirimizi tanımanın yoludur.Ve ben seni hissediyorum.
 
-Ne demek istediğini anladığımı sanmıyorum.
 
-Aileni hatırlıyormusun?
 
-Tabiki hatırlıyorum.
 
-Daniel Thrace bir Cylon.
 
-Bu tamamen saçmalık.
 
-Cylonlar üreyemiyordu.Daniel modelinin görevi insanların arasına sızmaktı.Bir insanı hamile bırakacak ve ondan bir çocuk sahibi olacaktı.Daniel,Socrata Thrace ile evlendi ve Socrata Thrace,melez bir bebek doğurdu.Bu çocuk sendin Kara.
 
-Böyle birşeye inanmamı beklemiyorsun heralde.
 
-Yalan söylediğimi düşünüyorsun?
 
-Evet,öyle düşünüyorum.
 
-Cylonların arasında bulunduğun zaman içinde sana hiç yükleme yapıldı mı?
 
-Hayır.
 
Kara,yalan söylemişti.Sharon bunu anlamıştı.
 
-Böcekleri hiç sevmem.İğrenç şeyler.
 
Kara,birden bıçağını çıkardı.Herkes,dönüp ona baktı.Sonra bıçağı duvara fırlattı ve duvardaki böceği vurdu.Sharon,ona baktı.
 
-Savunma ve dövüş sanatları giriş programı.Şu anda uyguladığın bu.
 
-Bu genede Cylon olduğumu göstermez.
 
-Sen Cylon değilsin.Sen bir melezsin.Her iki ırkın özelliğini taşıyorsun.Cylonlar seni bu yüzden istiyor.
 
-Ne yani.Ölünce sizin gibi geri mi geleceğim?
 
-Bilmiyorum.
 
Bu sırada diğer masada Karl ile Lee kahvaltı yapıyorlardı.Karl,Lee'ye Kara ve Sharon'un olduğu masayı işaret etti.
 
-İkisi iyi anlaşıyor gibiler.
 
-Umarım öyledir.
 
-Kara'ya karşı hala birşeyler hissediyorsun öyle değil mi?
 
-Evet.
 
-Sharon bunu biliyor mu?
 
-Hayır.Ve öyle kalmasını istiyorum.
 
-Onu hala arzuluyorsun öyle değil mi?
 
-Ben Sharon'ı seviyorum.
 
-Bunun sevmekle ilgisi yok dostum.Kara'yı gördüğünde penisin havaya kalkıyor.
 
Lee,eğilip pantolonuna baktı.
 
-Lanet olsun.
 
Karl,güldü.
 
-İşin gerçekten çok zor.
 
**************************************************************
Cylon üssü.
Thron,Samuel'e baktı.
 
-Kara,geri dönmeyecek Samuel.
 
-Biliyorum.
 
-Konsey onu hala istiyor.
 
-Peki ne yapacağız?
 
-Onu tekrar alacağız.Ve bu sefer elimizden kaçmasına izin vermeyeceğiz.
 
-Onu burada zorla mı tutacaksın?
 
-Mecbur kalırsak.
 
-Pekala,ne zaman yapıyoruz?
 
-Sen bu görevde yer almayacaksın?
 
-Ne?
 
-Konsey,Kara'ya olan hislerinin görevini etkileyeceğini düşünüyor.
 
-Bu asla olmayacak.
 
-Sana inanmayı isterdim ama inanmıyorum.Şu anda başka bir sorunumuz daha var.John Cavil'in konseyi devirmek için hazırlık yaptığına inanıyoruz.Eğer bu olursa tüm kontrol Cavil ve adamlarının eline geçecek.
 
-Cavil,yönetimi ele geçirirse bizi ortadan kaldıracak.
 
-Evet.Öncelikle ilk beşliden başlayacak.Sonra sıra bana ve diğerlerine gelecek.
 
-Bunun olmasına izin veremeyiz.Birşeyler yapmalıyız.
 
-Öncelikle Kara Thrace'i buraya getirmeliyiz.Eğer bir savaş olacaksa,onun yardıma ihtiyacımız olabilir.
 
-Kara,Cavil'den nefret eder.Bu konuda bizim tarafımızda olacağından hiç şüphem yok.
 
-Düşünüyorumda belkide Kara'yı buraya getiren kişi sen olmalısın.Cavil'e olan nefreti onu tekrar bizim yanımıza çekecek.
 
**************************************************************
 
İlk beşli,toplanmıştı.Saul Tigh,Samuel Anders,Galen Tyrol,Ellen Tigh ve Tory Foster masada yerlerini almışlardı.Saul konuşmasına başladı.
 
-John Cavil'in konseyi devirme hazırlığı içinde olduğunu biliyoruz.Ondan sonra sıra bize gelecek.Hepimizi ortadan kaldıracak.Bunun olmasına izin veremeyiz.Birşeyler yapmak zorundayız.
 
Samuel,konuştu.
 
-Kara Thrace,Cavil'den nefret eder.Eğer onu buraya geri getirirsek bize yardımcı olabilir.
 
Ellen Tigh,söze karıştı.
 
-Kara Thrace'e güvenebilirmiyiz bilmiyorum? O bir melez.Kimin tarafında olacağını asla bilemeyiz.
 
Saul,konuştu.
 
-Pekala bunu oylayalım.Kara Thrace'in aramıza katılmasını isteyenler.
 
Samuel ve Galen el kaldırdı.
 
-Kara Thrace'in aramıza katılmaması gerektiğini düşünenler.
 
Sadece Tory Foster el kaldırdı.
 
Samuel,Ellen'a baktı.
 
-Senin oyun kararı belirleyecek.Kara Thrace'e ihtiyacımız var Ellen.O olmadan Cavil'e karşı kazanamayız.
 
Ellen,el kaldırdı.
 
-Eğer tek şansımız Kara Thrace ise,o zaman ona bir şans verelim.
 
Saul konuştu.
 
-Pekala,o zaman karar verilmiştir.Kara Thrace artık bizden biri olacak.
 
Galen konuştu.
 
-O zaman ismimizi ilk altılar olarak değiştirmemiz gerekecek.
 
Hepsi birden güldüler.
 
**************************************************************
John Cavil,Leoben Conoy,Aaron Doral ve Simon bir odada toplanmışlardı.Cavil,konuştu.
 
-Konseyi devirdikten sonra tüm kontrol bizim elimize geçecek.O zaman fareler gibi mağaralarda saklandığımız günler sona erecek.İnsanların bizden aldığı herşeyi,teker teker onlardan geri alacağız.12 kolonideki tüm gezegenler bizim olacak ve insanlar yaşayacak bir yer bulamayacaklar.
 
Tory Foster,içeri girdi ve kapıyı kapattı.Cavil,ona baktı.
 
-Pekala,bize neler söyleyebilirsin?
 
-İlk beşli,Kara Thrace'i aralarına almaya karar verdi.
 
-Bu asla olmamalı.Kara Thrace ilk beşliye asla katılmamalı.Onun insanların arasında kalmasını sağlamalıyız.Buraya asla geri dönmemeli.
 
Leoben araya girdi.
 
-Bu zor olmayacak.Bizden nefret ediyor.Ona,buraya geri dönmesi durumunda neler olabileceğini göstermemiz yeterli olacak.
 
Tory Foster,Cavil'e baktı.
 
-Yönetimi ele geçirdiğinizde bende yönetim kadrosunda yer alacağım öyle değil mi?
 
-Bu konuda endişe etmene gerek yok.Hakettiğin yeri alacaksın.
 
**************************************************************
 
Samuel,Thron ve Eloise ile beraber bir araçla Galactica'ya yaklaşıyordu.Eloise,kızıl uzun saçlarını aşık bırakmıştı.Üzerinde uçuş giysisi vardı.Anastasia,Adama'ya döndü.
 
-Bir Cylon aracı yaklaşıyor.
 
-İnmelerini izin verin ve güvenlik ekibi hazır olsun.
 
-Evet efendim.
 
Cylon aracı,Galactica'ya indi.Samuel,Thron ve Eloise araçtan çıktılar.Yanlarındada general Tauret Turn vardı.Tauret Turn'un üzerindede uçuş giysisi vardı.Siyah uzun saçlarını arkasında toplamıştı.Güvenlik ekibi hemen yanlarına gelmişti.Başlarındada Karl vardı.Kara,Lee ve Sharon'da oraya gelmişlerdi.Adama'da geniş koruma önlemleriyle beraber yerini almıştı.
Samuel,Kara'ya baktı.Ve ilk farkettiği şey,onun çene hizasında kesilmiş kısa saçları oldu.
 
-Gene saçını değiştirmişsin.
 
-Evet.
 
Samuel ve Kara,birbirlerine sarıldılar.Sonra Tauret Turn araya girdi.
 
-Bu Cylonların hemen tutuklanmasını istiyorum.Ve Kara Thrace'de Cylonlar'la işbirliği yapmaktan tutuklanacak.
 
Adama,Turn'un yanına geldi.
 
-Yüzbaşı Kara Thrace,artık Galactica viper pilotlarından biridir ve benim sorumluluğum altındadır.

-Kara Thrace,bir adamımı öldürdü ve beni kaçırdı.İşlediği bu suçlar için askeri mahkemede yargılanacak.

Adama,Turn'a bir belge uzattı.

-Bu başkan Adar tarafından Kara Thrace için çıkarılan af belgesi.

Turn,belgeye şaşkınlıkla baktı.Sonra Adama'nın yanından uzaklaştı.
 
Adama,Karl'a döndü.
 
-Bu Cylonları götürün gözümün önünden.
 
Karl ve güvenlik ekibi,Samuel,Thron ve Eloise'yi nezarete götürdüler.Lee,Kara'ya baktı.
 
-Samuel Anders'ı hala seviyorsun öyle değil mi?
 
-Artık bunun bir önemi yok.Ben ait olduğum yeri biliyorum.Cylonların arasına geri dönmeyeceğim.
 
-Bunu duyduğuma sevindim.

**************************************************************

Cylon üssü...
Gaius Baltar,Caprica ile beraber içeri girdi.Cavil,bir masada oturmuş bekliyordu.Yanındada Leoben,Aaron ve Simon oturuyordu.Gaius ve Caprica'da masaya oturdular.Gaius,konuştu.

-Virüs'ü size vermem karşılığında 1 milyon istiyorum.

Cavil,cevap verdi.

-Para sorun değil.Tabi istediğimi yaparsan.

-Ne yapmamı istiyorsan söyle?

-Samuel Anders'ın ölmesini istiyorum.

-Bu sorun olmaz.

-O halde anlaştık.

Gaius,önce Cavil ile,sonrada Aaron ve Simon ile el sıkıştı.Sonra Caprica ile beraber masadan kalktı ve kapıdan çıktı.Koridorda yürürken Caprica'ya baktı.

-Samuel Anders'ı öldürmen gerekiyor.

**************************************************************

Battlestar Galactica...
Kara,Samuel,Thron ve Eloise'nin bulunduğu hücrenin önüne geldi.Samuel,parmaklıklara yaklaştı.Kara,ona baktı.

-Sana iyi davranıyorlar mı?

-Evet.

-Seni buradan çıkarmak için elimden geleni yapacağım.

-Peki ya Thron ve Eloise?

-Onlar için birşey yapamam.Üzgünüm.

-Onlar olmadan buradan çıkmıyorum.

-Onları asla bırakmazlar bunu biliyorsun.Ancak sen benimle evlisin.Buda seni kurtarmamı sağlayabilir.

-Peki sonra ne olacak? İkimiz burada beraber mi yaşacağız?

-Neden olmasın? Ben seninle bir buçuk yıl Cylonların arasında yaşadım.Ve sende benimle Galactica'da yaşayabilirsin.

-Peki ya benim insanlarım ne olacak? Onları kendi kaderlerine bırakıp burada seninle yaşamamı mı bekliyorsun?

-Ben senin için kendi insanlarımdan vazgeçtim.Aynı şeyi sende yapabilirsin.

-Üzgünüm Kara,ama bunu yapamam.

-Birlikte olmamızın tek yolu bu Samuel.

-Seni gerçekten çok seviyorum Kara.Ama kendi ırkıma sırtımı dönemem.Üzgünüm Kara.

-Bende öyle.

Kara,arkasını döndü ve uzaklaştı.Gözlerinden yaşlar damlıyordu.

**************************************************************

Caprica,yerde yatan iki muhafızın önünden geçti.Sonra Samuel,Thron ve Eloise'nin hücresine yaklaştı.Silahını çıkardı ve onları kurşun yağmuruna tuttu.
Caprica,uzaklaşırken ardında üç ceset daha bırakmıştı.Silah seslerini duyan diğer muhafızlar hücreye gelmişlerdi.Ve hücrede yatan üç cesedi gördüler.
Kara'nın da olanları duyması uzun sürmemişti.Lee ve Sharon ile beraber hücrelere geldi.Sonra Samuel,Thron ve Eloise'nin cesetlerine baktı ve gülümsedi.Üçüde Cylon üssünde Diriliş havuzunda tekrar uyanacaklardı.
Onlar için tek kurtuluş seçeneği buydu.Lee,Kara'ya baktı.

-Üzgünüm.

-O kendi seçimini yaptı.Bende öyle.

Sharon,Lee ve Kara'ya baktı.

-Cylonlar,onların konuşmasını istemediler.Şimdi elimizde hiçbirşey yok.

**************************************************************

Cylon üssü...
Samuel,Thron ve Eloise,Diriliş havuzundan sırayla çıktılar.Sonra Centrionlar etraflarını sardı.Başlarındada Leoben vardı.Leoben konuştu.

-Konsey devrildi.Yönetim artık bizim elimizde.Ve siz üçünüz tutuklusunuz.

Thron,Leoben'e baktı.

-Bizi kutulayacaksınız öyle değil mi?

-Hayır.Cavil'in sizin için başka planları var.

Part 13:İntikam

İnsanoğlu,kendilerine hizmet etmeleri için yeni bir ırk yarattı.Onlara Cylon adını verdi.Cylonlar,evrimleştiler ve isyan ettiler.İnsanoğlu ve Cylonlar büyük savaşın içine girdiler.İşte bu onun hikayesidir.

**************************************************************
Battlestar Galactica,İki yıl önce...
Teğmen Alastair Thorne,Cylon tutuklu ile biraz eğlenmeyi düşünüyordu.Zira,
Cylonlar insan olarak görülmüyordu.Sadece bir tost makinasından başka birşey değillerdi.Dolayısıyla onlar,her türlü işkence,eziyet ve kötü muameleyi hak ediyorlardı.Thorne,Cylon tutukluların olduğu hücreleri tek tek dolaşmaya başladı.Sonra,uzun sarı saçlı,mavi gözlü,oldukça güzel bir kadının olduğu hücrede durdu.Kadın aşşağı yukarı 1.78 boylarında olmalıydı.Üzerinde diğer tutuklular gibi turuncu mahkum üniforması vardı.Thorne,koridordaki
nöbetçilerden birini çağırdı.Sonra,ona önünde durduğu hücrede bulunan sarışın kadını gösterdi.

-Bu yenilerden biri mi?

-Adı Caprica efendim.Onu dün getirdiler.

-O halde tadına bir bakalım.Hücreyi aç.

-Emredersiniz.

-Nöbetçi hücreyi açtı.Thorne,hücreye girdi.Sonra Caprica'ya yaklaştı.Sonrada onun saçlarını okşadı.

-Sen ne tatlı şeysin öyle.Seninle çok hoş vakit geçireceğiz.

Caprica,Thorne'a baktı.

-Bana tecavüz edeceksen,hemen başla.

-Soyun.

-Neden sen yapmıyorsun?

Thorne,Caprica'ya yaklaştı.Onun üzerindeki turuncu mahkum üniformasının gömleğini çıkardı.Tam o sırada Caprica,Thorne'u elleriyle boynundan kavradı,
sonra konuştu.

-Tek hareketimle boynunu kırabilirim.Bunu anlıyormusun?

Thorne,kısık bir sesle cevap verdi.

-Evet.

-Şimdi,seninle beraber bu hücreden çıkacağız ve kimse bizi durdurmayacak.

-Tamam.

Thorne,muhafızlara emir verdi.

-Kimse ateş etmesin.

Emir üzerine,muhafızlar ateş etmedi.Ama hepside silahlarını Caprica'ya
doğrultmuşlar ve vur emrini bekliyorlardı.Tam o sırada Kara yanlarına geldi.Üzerinde yeşil atleti vardı.Sarı uzun saçları omuzlarından aşşağı dökülüyordu.Silahını Caprica'ya doğrultu ve ateş etti.Onu bacağından vurup yere düşürdü.Sonra,Caprica'nın elinden kurtulmuş olan Thorne'a baktı.

-Bu seferki kız biraz zorlu çıktı galiba.

-Neden sen kendi işine bakmıyorsun Kara?

Kara,güldü.Sonra uzaklaştı.

Kurşun Caprica'nın bacağını sıyırmıştı.Kemiğe hisabet etmediği için Caprica hala yürüyebiliyordu.Sadece biraz topallıyordu ama o da geçici bir durumdu.Nöbetçiler,Caprica'yı hücrede,kollarından ve ayaklarından zincire vurmuşlardı.Sonra Thorne yanına geldi.Caprica,zincirler yüzünden fazla hareket edemiyordu.Thorne,Caprica'ya yaklaştı.Sonra yüzüne sert bir tokat indirdi.Caprica,tokatın acısını hissetmişti.Karşılık vermek istedi ama
zincirler yüzünden fazla hareket edemiyordu.Thorne,pis pis güldü.

-Sen iyi muameleyi haketmiyorsun Cylon fahişesi.Şimdi sana layık olduğun gibi davranacağım.

Tam o sırada Kara içeri girdi.Sonra Thorne'a baktı.

-Sonunda onu zapdetmeyi başarmışsın.

Thorne,Kara'ya baktı.

-İstersen kalıp izleyebilirsin.

-Bunu dünyada kaçırmam.

Thorne,Caprica'yı çırılçıplak soydu.Sonra onu karın üstü yere yatırdı.Sonrada onun arkasına geçti.Fermuarını açtı ve hızlı bir şekilde Caprica'ya daldı.Caprica,kurtulmak için çabalıyordu ama tüm çabaları boşunaydı.
Thorne,onu arkadan becermeye devam ederken Kara,gözlerini dikmiş onları seyrediyordu.Tam bu sırada yüzbaşı Lee Adama içeri girdi.Üzerinde lacivert subay üniforması vardı.Kara'nın yanından geçti ve hücreye girdi.Sonra teğmen Thorne'a bağırdı.

-Sen ne yaptığını sanıyorsun?

Thorne,Lee'ye baktı.

-Sadece biraz eğleniyorum.Merak etme.Sanada birşeyler bırakırım.

Lee,Thorne'nun yanına geldi ve onu bir yumrukta yere devirdi.Thorne,ayağa kalktı.Ağzındaki kanı sildi.Sonra,birşey söylemeden uzaklaştı.Lee,nöbetçilere bağırdı.

-Hemen kızın zincirlerini çözün.

Nöbetçiler hemen Caprica'nın yanına gelip zincirlerini çözdüler.
Lee,hala orada duran Kara'ya baktı.

-Neden müdahale etmedin?

-O sadece eğleniyordu.

-Kıza tecavüz ediyordu ve sende oturup izledin mi?

-Cylonların,yakaladıkları insanlara ne yaptıklarını biliyorsun.

-Bu,genede Thorne'a onlara tecavüz etme hakkını vermez.

Lee,Kara'ya baktı.

-Sana ne oldu Kara? Eskiden olsa böyle birşeye asla izin vermezdin.

-Artık herşey daha farklı.

-Ailenin ölümünün üzerinden sekiz yıl geçti Kara.Artık bunu aşmalısın.

Kara,birşey söylemedi ve uzaklaştı.

**************************************************************

Gece yarısı.
Kara,Caprica'nın hücresine yaklaştı.Caprica,ranzasından kalktı ve Kara'nın yanına geldi.Sonra ona baktı.

-Gösteri hoşuna gittimi?

-Evet.Çok eğlenceliydi.

-O zaman neden onun başladığını sen bitirmiyorsun?

-Uğraşmaya bile değmezsin.

-Yoksa benden korkuyormusun tatlım.Merak etme,seni incitmem.

-Oyun mu istiyorsun? Pekala öyle olsun.

Kara,nöbetçiyi çağırdı.

-Kızın hücresini aç.

-Yüzbaşı Adama'nın hiç kimsenin mahkumlarla görüşmemesi konusunda kesin emri var.

-Sana aç dedim.

-Üzgünüm ama yapamam efendim.

Kara,nöbetçiyi bir yumrukta yere devirdi.Sonra elinden anahtarını aldı.Sonrada hücreyi açtı.Bıçağını çekti ve Caprica'ya yaklaştı.Sonra bıçağını Caprica'nın boğazına dayadı.Caprica,kısık bir sesle konuştu.

-Devam et.Bitir işimi.

Kara,bıçağı,Caprica'nın boğazından çekti.

-Canın cehenneme,seni lanet olası Cylon.

Sonra arkasını dönüp uzaklaştı.Caprica arkasından kahkalarla gülüyordu.
Kara,koridorda uzaklaşırken gözünden yaşlar damlıyordu.O Cylon fahişesini öldürmediği için kendi kendine kızıyordu.

*************************************************************

Battlestar Galactica,günümüz...
Kara,birden uyandı ve karanlıkta birini gördü.Evet,bu bir kadındı.Kara,yataktan kalktı ve ışığı yaktı.Caprica,karşısında duruyordu.Kara'ya baktı.

-Beni hatırladın mı hayatım?

-Sen,Baltar'ı kaçırmaya çalışan Cylon'sun.

-Seninle çok daha önceden tanışıyoruz.Teğmen Thorne'un tecavüz ettiği Cylon'u hatırlıyormusun?

-Sen?

-Hatırlıyorsun öyle değil mi? Şimdi ödeşme zamanı.

-Buraya benim için geldin?

-Evet.

-O zaman hemen yap.

-Buraya seni öldürmeye gelmedim.

-O zaman benden ne istiyorsun?

-Seni istiyorum.İki yıl önce hücrede bıçağı boğazıma dayadığında beni etkilemiştin.

-Üzgünüm ama seni çekici bulmuyorum.

-Bunu zor yada kolay yoldan halledebiliriz.Seçim sana kalmış.

-Bana tecavüz mü edeceksin? Hiç durma.

Caprica,Kara'nın üzerine abandı.Kara,onu kolundan tutup ileriye doğru fırlattı.
Caprica,yerden kalktı ve Kara'ya baktı.

-Anlamalıydım.Sen bizden birisin.

-Ben Cylon değilim.

-Cylon olmalısın.Bir insan bu kadar güçlü olamaz.

-Babam bir Cylondu.Ama ben değilim.

-Tabi.Şu efsanevi melez.Sen o sun.Irkımızı kurtuluşa götürecek kişisin.

-Hayır.O ben değilim.

-Bu senin kaderin Kara Thrace.

-Kaderimi ben kontrol ederim.

-Cylonlara geri döneceksin Kara ve kaderini gerçekleştireceksin.

Caprica,odadan çıktı ve uzaklaştı.Tam o sırada Lee ve Sharon,Kara'nın yanına geldiler.Lee,Kara'ya baktı.

-İyimisin?

-Evet.

Sharon,Kara'ya baktı.

-Caprica,senin ne olduğunu biliyor.Bu yüzden seni öldürmedi.

-Bunu denemesini isterdim.

-Eğer ölmeni isteseydi çoktan ölmüş olurdun.

-Hiç sanmıyorum.

Lee,araya girdi.

-Pekala biz artık gidelim.

Lee ve Sharon uzaklaşırken Kara'da tekrar yatağa girdi ve uykuya daldı.

Part 14:Final Part 1
 
İnsanoğlu,kendilerine hizmet etmeleri için yeni bir ırk yarattı.Onlara Cylon adını verdi.Cylonlar,evrimleştiler ve isyan ettiler.İnsanoğlu ve Cylonlar büyük savaşın içine girdiler.İşte bu onun hikayesidir.
 
**************************************************************

Olympos,gezegeni...Tam olarak nerede olduğunu kimse bilmez.Olympos,hergün galaksinin başka bir yerinde ortaya çıkar.Nerede ve ne zaman ortaya çıkacağını bilmenin imkanı yoktur.Olympos,çok ileri bir uygarlık tarafından yönetilir.Onlar,zamanı kontrol etme gücüne sahipler.İstedikleri an,istedikleri yerde olabilirler.Evrendeki hiçbirşey onlara zarar veremez.Olymposlular,galakside egemenlik kurdular.Kendilerini tanrı ilan ettiler ve yüzyıllarca yaşam olan gezegenleri sömürdüler.İnsan adı verilen bir ırk,onlara başkaldırdı.Küçük isyanlar,büyük savaşlara dönüştü.Olymposlular,artık kaybetmeye başlamışlardı.İnsanlardan tamamen uzaklaştılar ve bir daha insanların yaşamına müdahale etmeme kararı aldılar.
Olympos'un kralı Zeus,Beyaz saçlı,68 yaşlarında,1.88 boylarında bir adamdı.
Dev bir salonda,siyah renkteki deri koltuğuna kurulmuş ve dev ekrandan evrende gerçekleşen olayları izliyordu.Sonra yanına 1.91,boyunda,siyah uzun saçları ve sakalları olan,kaslı bir adam geldi.Üzerinde,siyah bir savaşçı zırhı vardı.Ares,konuştu.
 
-İhanete uğradık Zeus.Bizlerden biri,insanlara yardım ediyor.
 
Zeus'un yüzü öfkeli bir hal aldı.
 
-Ne?
 
Tam bu sırada,siyah saçlarını topuz yapmış,35 yaşlarında ve oldukça güzel bir kadın içeri girdi.Üzerinde siyah bir elbise vardı.Hera,Ares'in yanından geçti ve Zeus'un yanındaki sandalyeye oturdu.Sonra,Zeus'a baktı.
 
-Ares,doğru söylüyor Zeus.İçimizden biri bize ihanet etti.Kızın Athena.İnsanlardan birine yardım ediyor.
 
-Bu nasıl olabilir.Athena,yasalarımıza nasıl karşı gelebilir?
 
-Caprica gezegeninden bir insanın kaderine müdahale etti.Yasalarımız bunun için tek bir cezayı öngörüyor.
 
Tam o sırada,sarı saçlı,1.80 boylarında,31 yaşlarında genç bir adam öne çıktı.
 
-Böyle bir ceza bizden birine uzun süredir uygulanmadı.Sonuçlarının ne olacağını bilemeyiz.
 
Ares,araya girdi.
 
-Hiçbirimiz yasaların üzerinde değiliz.Athena,yasalarımıza karşı geldi ve bunun sonucuna katlanmalı.
 
Zeus,konuştu.
 
-Yasalarımız asla sorgulamaz.Athena,yasaların öngördüğü şekilde cezalandırılacaktır.Savaş tanrıçası Athena,bir insanın kaderini değiştirmek suretiyle yasalara açık bir şekilde karşı gelmiştir.Athena,bundan böyle bizden biri değildir.Tüm güçleri alınacak ve insanların arasında onlardan biri gibi yaşayacak.Ancak onlardan biri olmayacak.Onların doğmasını,büyümesi ve ölmesini izleyecek.Bu onun cezasıdır.
 
**************************************************************
 
Battlestar Galactica...
Kara,Adama'nın odasından içeri girdi.Üzerinde lacivert yıldız filosu subayı üniforması vardı.Sarı saçları,boyun hizası uzunluğundaydı.Adama'nın yanında ayakta duran,uzun boylu,kumral saçlı genç kadın,Kara'ya oldukça tanıdık gelmişti.Üzerinde kendisininki gibi lacivert yıldız filosu subayı üniforması vardı.
Saçları,boyun hizası uzunluğundaydı.Ancak katlı kesim uygulanmış olduğu için daha kısa görünüyordu.Kaküllerinin büyük bir kısmı kaşlarının üstüne düşüyordu.Adama,masasındaki deri koltuğa iyice kurulmuş ve Kara'ya bakıyordu.Sonra konuştu.
 
-Yüzbaşı Carina Arden ile beraber uçuyorsun.
 
-Evet efendim.
 
Kara,odadan çıktı.Arkasından Athena çıktı ve Kara'nın yanına geldi.Kara,ona baktı.
 
-Burada ne işin var senin?

-Açıklaması zor.
 
-Pekala,benden ne istiyorsun?
 
-Sana yardım ettiğim için buraya sürgün edildim.
 
Kara,güldü.
 
-Bu aptalca oyunlara hiçbir zaman son vermeyeceksin öyle değil mi? Neden her zaman yaptığın kayboğulmuyorsun?
 
-Artık yapamam.Güçlerim tamamen alındı.Artık senin gibiyim.
 
Kara,tekrar güldü.
 
-Güzel.
 
Sonra,Athena'nın suratına bir yumruk indirdi.Athena'nın dudağından kanlar akmaya başladı.Sonra,Kara'ya baktı.
 
-Bunu neden yaptın?
 
-Bunu yapmayı uzun zamandır istiyordum.
 
Athena,dudağındaki kanı eliyle sildi.Sonra Kara'nın suratına aynı şiddette bir yumruk indirdi.Kara'nında dudağı kanadı.Kara,dudağındaki kanı sildi ve güldü.
 
-Sanırım senden hoşlanacağım.Yeni saç modelini beğendim.
 
**************************************************************
 
Battlestar Galactica...
Lee'nin üzerinde atlet vardı.Spor salonunda antreman yapıyordu.Boks torbasına seri yumruklar indiriyordu.Sonra Athena,yanına geldi.Onunda üzerinde atlet vardı.Lee,durdu ve ona baktı.
 
-Seni buraya o gönderdi öyle değil mi?
 
-Evet,ama senin için gelmedim.
 
-Umarım öyledir.Benim hayatım artık burada Athena.Geri dönmüyorum.
 
-Gerçekten,o hayatı hiç özlemiyormusun? Orada istediğin herşeyi yapabilirsin.
Ne kadar güzel olduğunu hatırlıyormusun?
 
-Orası artık benim için bir anlam ifade etmiyor.
 
Lee,konuyu değiştirdi.
 
-Kara için buradasın öyle değil mi? Ama onu almanıza izin vermeyeceğim.
 
-Henüz zamanı gelmedi.Ama zamanı gelince onu alacaklar ve bunu durdurmak için yapabileceğin birşey yok.
 
-Eğer buraya Kara için gelmediysen,neden buradasın?
 
-Yapmamam gereken birşey yaptım.Kara'nın kaderini değiştirdim.
 
-Ne yaptın Athena?
 
-Cylonların arasında yaşadığı dönemde oldu.Ona Cylon dövüş programı yüklemek istiyorlardı.Eğer bunu yapsalardı beyninin kontrolünü tamamen ele geçireceklerdi.Düşünmeyen,sadece programlandığı emirleri yerine getiren bir makina olacaktı.Onun yapabileceklerini sende biliyorsun Lee.Cylonların kontrolü altına girseydi olacakları düşünmek bile istemiyorum.Bu yüzden müdahe ettim ve onun üzerindeki engeli kaldırdım.
 
-Ne yaptın? O engelleme güçlerini kontrol altına almak için yapılmıştı.Ve sen şimdi onları serbest mi bıraktın?
 
-Bu sayede programa karşı koyabilirdi.Ne yapsaydım yani? Onun Cylonlar için çalışan bir ölüm makinesi olmasına izin mi verseydim?
 
-Ve bu yüzden seni buraya sürgüne gönderdiler ve tüm güçlerini aldılar.
 
-Sadece bir kısmını.İnsanların arasında yaşamamı istiyorlar ama onlardan biri olmamı istemiyorlar.
 
Lee,güldü.
 
-Seni geri çağıracaklar.Bu yüzden tüm güçlerini almadılar.
 
-Sanmıyorum.Cezam,sonsuza dek insanların arasında güçleri olmayan bir Olymposlu olarak yaşamak.
 
-Benim içinde öyle demişlerdi ama geri dönmem için defalarca fırsat çıktı.
 
-Ve sen hepsini reddettin.
 
-Evet,öyle yaptım ve bundan pişman değilim.İnsanların arasına gönderildiğimde onlardan biri olmuştum.Ve bu hoşuma gitti.Sana dönelim.Güçlerinin hangileri sende kaldı?
 
-Ölümsüzlük ve dövüş yeteneğim.
 
-Dövüş yeteneğini kimse senden alamaz.Sadece doğuştan gelen özelliklerini alabilirler.Güçlerin ve ölümsüzlüğün gibi.
 
-Evet güçlerimi aldılar.Bir yere gitmek için insanlar gibi uzay gemilerine binmek zorundayım.Ve bu yemek olayı.Sürekli acıkıyorum.Hergün yemek zorundamıyım gerçekten?
 
-Evet.Ama fazla kaçırma yoksa aşırı kilo alırsın ve bu hiç hoşuna gitmez.
 
-Peki ya hiç yemezsem? Açlıktan ölecek değilim heralde.
 
-Hayır.Ama öyle bir hale gelirsin ki bir daha aynaya bakamazsın.
 
-İnsan olmak gerçekten zor.
 
-Sadece kurallara uy ve gerisini düşünme.İleride seni geri çağıracaklarından eminim.
 
-Artık uzun süre burada olacağıma göre Kara'ya daha çok yardım edebilirim.
 
-Ondan uzak dur Athena,ciddiyim.
 
-Cylonlar,onu kontrol edemediler.Bu yüzden,onu kendileri için bir tehlike olarak görüyorlar.Number 6 modelini,onu durdurmak için gönderecekler.
 
-Kara,onunla baş edebilecek güçte.
 
-Evet ama eğitilmesi gerekiyor.Onun karşısına eğitilmeden çıkarsa yenilgi kaçınılmaz olacaktır.Eğer Kara yenilirse insan ırkı kaybeder ve Cylonlar kazanır.
 
-Eğer onu sen eğitirsen ortaya durdurulmaz bir güç çıkar.
 
-Muhtemelen.Ama birinin bunu yapması gerekiyor.
 
-Bunu Sharon yapabilir.Number 6'dan sonra en güçlü Cylon modeli o.
 
Athena güldü.
 
-Ne yani,Kara'yı bir Cylon mu eğitecek? Onu insan ırkına karşı bir hale getirebilir.
 
-Sharon bunu asla yapmaz.Onu seviyorum ve ona güveniyorum.
 
-Umarım bu güvenini boşa çıkarmaz.
 
Lee,Athena'nın kısa saçlarına baktı.
 
-Saçlarını neden kestirdin?
 
-Ortama uyum sağlamam gerekiyordu.
 
-Kara'ya yardım etmeyi gerçekten istiyormusun?
 
-Evet.
 
-O zaman Sharon'un onu eğitmesine yardımcı olabilirsin.
 
-Bunu yapabilirim.
 
-Sharon'ın belirlediği eğitim programına uyacaksın ve o ne derse yapacaksın.
 
-Tamam.Sharon'a bizden sözetmedin öyle değil mi?
 
-Hayır ve seninde söylemeni istemiyorum.
 
Athena,tamam anlamında başını salladı.
 
-Seni sevdiğimi biliyorsun Lee.Seni mutlu eden benide mutlu eder.
 
-Evet,biliyorum.


**************************************************************

Cylon üssü...

Parmaklıkların arkasındaki beş tutuklu.Kendilerini neyin beklediğini hiçbiri bilmiyordu ama büyük ihtimalle kutulanacaklardı.

Saul,diğerlerine döndü.

-Bizim dışımızdaki herkes görevlerine devam ediyor.Ama biz tutuklandık.Bunun tek açıklaması olabilir.İçimizden biri bize ihanet etti.

Ellen,Saul'a baktı.

-Eğer içimizden biri ispiyoncu ise,neden hala burada?

Samuel,araya girdi.

-Onu kullandılar ve artık ona ihtiyaçları yok.

Galen,Samuel'e baktı.

-İçimizdeki hainin kim olduğunu bulmalıyız.

Tory,araya girdi.

-Artık bunun bir önemi yok öyle değil mi? Bizi kutulayacaklar.Ve bunun için yapabileceğimiz hiçbirşey yok.

Samuel,cevap verdi.

-Henüz ölmedik.Yaşadığımız sürece bir umut var.

Tam o sırada Centrionların ayak sesi duyuldu.İki Centrion ile beraber Qin Jan Thron ve Eloise içeri girdiler.Thron,Centronlara döndü.

-Hücreyi açın.

Centrionlar,hücreyi açtılar.Thron ve Eloise içeri girdiler.Thron,Samuel'e yaklaştı.

-Kendini ve diğerlerini kurtarmak için bir şansın var.Cavil,Kara Thrace'in yakalanmasında bize yardımcı olabileceğini düşünüyor.

-Canın cehenneme.

Eloise,araya girdi.

-Kara'yı sevdiğini biliyorum.Onu korumak için ölmeyi bile göze alabilirsin.Peki ya diğerleri? Kara için onları da feda edebilirmisin? Onları kurtarmak bir şansın var.Bunu kullan.

Saul,araya girdi.

-Kara'ya bir zarar vermezler,bunu biliyorsun.O,buraya getirildikten sonra eskisi gibi onunla beraber olabilirsin.Tekrar bir çift gibi yaşayabilirsiniz.

-Pekala,bunu düşüneceğim.

Thron,Samuel'e baktı.

-Yarın,cevabını almak için geri geleceğiz.

Thron,Eloise ile beraber hücreden çıktı ve Centronlar hücreyi tekrar kilitlediler.Hücreden uzaklaşırlarken Eloise,Thron'a baktı.

-Sence,işbirliği yapacak mı?

-Yapsa iyi olur.Aksi halde onu ve diğerlerini kutulamak zorunda kalacaklar.

**************************************************************

12 kolonideki gezegenlerden biri.Bir otel odası.Baltar,sarı uzun saçlı bir kadınla beraber yataktaydı.İkide çırılçıplaktı.Gaius,Caprica ile yapmaya devam ederken konuştu.

-Kara Thrace'in Cylonları kurtuluşa götürecek kişi olduğuna mı inanıyorsun?

-Öyle düşünüyordum,ama artık bundan o kadar emin değilim.

-Fikrini değiştiren nedir?

-Cylonlar sadece bir melez olduğunu sanıyorlar.Ancak bir tane daha var.

-Bir tane daha mı var?

-Kara'dan altı yıl önce Socrata ve Daniel Thrace'in bir kızları daha olmuştu.Cylonlar tarafından kaçırıldı ve bir daha ondan haber alınamadı.

-Peki,bu diğer çocuğa ne oldu?

-Cylonların arasında büyüdü.Kim olduğunu asla bilmedi.

-O halde onu bulmalıyız.

**************************************************************

Cylon üssü,Cavil'in odası...

Cavil,Leoben'e baktı.

-Samuel'in Alpha projesi için hazırlanmasını istiyorum.

-Gönüllü olacağını sanmıyorum.

-Gönüllü olsun yada olmasın,projede onu istiyorum.Kara Thrace'in ona karşı hala bir ilgisi var ve bizde bunu kullanacağız.

**************************************************************

Cylon üssü,ertesi gün...Thron ve Eloise,iki Centrion nezaretinde tekrar hücreye gelmişlerdi.Centrionlar kapı açtılar ve Thron ile Eloise içeri girdiler.Thron,Samuel'e baktı.

-Kararını verdiğini umuyorum.

-Evet.

-Kara Thrace'in yakalanması için bize yardım edecekmisin?

Saul,Galen,Ellen ve Tory,ona baktılar.Dördüde Samuel'in doğru kararı vermiş olmasını umuyordu.Samuel,yardımcı olmayı kabul etmezse hepsi kutulanacaklardı.Samuel,konuşmasına devam etti.

-Kara'yı yakalamanıza yardım edersem,ona bir zarar gelmeyeceği konusunda size nasıl güvenebilirim?

-Elimde konseyin imzaladığı bir anlaşma var.Bu anlaşma Kara Thrace'e bir zarar gelmeyeceğini garanti ediyor.Senin tek yapman gereken onu imzalamak.

-Önce,okumalıyım.

-Nasıl istersen.

Samuel,anlaşmanın maddelerini tek tek okudu.Sonra 14. maddede durdu.

-Benim Alpha projesine gönüllü olmamı mı istiyorsun?

-En uygun kişi sensin.

-Peki ya kabul etmezsem?

-O zaman sen ve arkadaşların kutulanacaksınız.

-Pekala,kabul ediyorum.

-Güzel.Testler yarın başlayacak.

Thron,Eloise ile beraber hücreden çıktı.Centrionlar hücreyi tekrar kitlediler.Eloise,hücreden uzaklaşırlarken Thron'a baktı.

-Samuel,başına gelecekleri haketmiyor.

-Peki ya sen Eloise? İnsanların sana yaptığı şeyleri haketmişmiydin?

Eloise'in suratı asıldı ama birşey söylemedi.

Devam edecek

Çevrimdışı Kara Thrace

  • Administrator
  • Meraklı Üye
  • *
  • İleti: 185
  • Sci Fi Puanı: 5
  • Sci Fi Türkiye!
    • Profili Görüntüle
    • Katee Sackhoff Fans
Ynt: Battlestar Galactica - War of the Gods Season 1
« Yanıtla #5 : 26 Temmuz 2014, 22:47 »
Part 15:Final Part 2

İnsanoğlu,kendilerine hizmet etmeleri için yeni bir ırk yarattı.Onlara Cylon adını verdi.Cylonlar,evrimleştiler ve isyan ettiler.İnsanoğlu ve Cylonlar büyük savaşın içine girdiler.İşte bu onun hikayesidir.

**************************************************************
Olympos,gezegeni...
Ares,Hera'nın odasından içeri girdi.Sonra,Hera'nın boyun hizası uzunluğundaki siyah saçlarına ve üzerindeki kırmızı elbiseye baktı.

-Çok güzel görünüyorsun anne.

Hera'da Ares'in kısa saçlarına ve tıraşlı yüzüne baktı.

-Yeni halini beğendim.

- Aphrodite böyle daha yakışıklı olduğumu düşünüyor.

-Bu konuda ona katılıyorum.

-Athena,gittiğinden beri herşey çok daha iyi.İnsanlar birbirlerini öldürmek için bahane arıyor.Ve ben onlara istediklerini veriyorum.

-Athena,altı aydır insanların arasında yaşıyor.Zeus,bunun yeterli bir ceza olduğuna karar verdi.

-Yani,Athena tekrar buraya mı dönecek?

-Evet.Athena,gelecek ay Olympos'a geri dönüyor.

-Lanet olsun.Çıkardığım tüm savaşların raporlarını görmek isteyecek.Ve onları doğruca Zeus'a götürecek.

-Tabi geri dönmesine engel olacak bir hata yapmazsa.

-O halde,bunun olmasını sağlamamız gerekiyor.

-İnsanların kaderine müdahale edemeyiz,Ares.Bu konudaki yasalarımızı biliyorsun.

-İnsanların kaderine müdahale etmeyeceğiz.Athena'nın kaderine müdahale edeceğiz.


**************************************************************

Battlestar Galactica,sanal güverte...
Yeşilliklerle kaplı bir bahçede Kara ve Athena,dövüş talimi yapıyordu.Kara,artık omuz hizasını geçen sarı saçlarını at kuyruğu yapmıştı.Ve üzerinde gri atlet vardı.Son altı ayda yaptığı eğzersizlerden sonra kasları daha belirgin bir hale gelmişti.Athena'da omuz hizasını geçen kumral saçlarını ortadan ayırıp sıkıca toplamış ve at kuyruğu yapmıştı.Onunda üzerinde aynı renk atlet vardı.Ancak Kara'nın aksine kollarında hiç kas yoktu.Adeta bir top model gibi zayıftı.Kara,Athena'nın yumruk ve tekmelerini ustaca karşılıyordu.Athena,hamlelerini yaparken bir yandanda konuşuyordu.

-Savunman iyi.Ama daha hızlı olmalısın.

-Tamam.

Kara,birden,havada zıpladı ve Athena'ya bir uçan tekme savurdu.Athena,birden Kara'nın arkasında belirdi.Ve Kara tekmesini havaya savurmuş oldu.Sonra Athena'ya baktı.

-Hile yaptın.Güçlerini kullandın.

-Güçlerime artık sahip değilim Kara.İstesemde kullanamam.

-Birdenbire arkamda belirmenin başka nasıl bir açıklaması olabilir?

Uzaktan dövüş antremanını izleyen Sharon,yanlarına geldi.Omuz hizası uzunluğundaki siyah saçlarını,kıvırcık yapmıştı ve saçları kıvrıldığı için boyun hizası ile çene hizası arasında bir uzunlukta gibi bir görünüm veriyordu.Onunda üzerinde geri atlet vardı.Ve o da Athena kadar zayıftı.Sharon,Kara'ya baktı.

- Carina'ya katılıyorum.Hareketlerin yeterince hızlı değil.

Kara,Sharon'a baktı.

-Onun ne yaptığını görmedin mi? Birdenbire arkamda belirdi.

-Hayır.Hızlı bir manevra ile arkana geçti.

Athena,araya girdi.

-Son altı ayda 15 kilo aldın.Bu da seni yavaşlatıyor.

-Söylediğini yaptım ve kaslarımı güçlendirdim.

-Çok fazla irileştin.Güreşçi kadınlara benziyorsun.

Sharon,araya girdi.

-Senin için bir diyet programı hazırlayacağım.Fazla kilolarının hepsinden kurtulup eskisi gibi olacaksın.

-Ben halimden memnunum.

Athena,araya girdi.

-Bu kadar yavaşken,bir Number 6 modeli ile başa çıkabileceğini mi sanıyorsun?

-Cylonların arasında yaşadığım sırada onlardan biriyle dövüştüm ve onu yendim.Number 6 modeliylede başa çıkabilirim.

Sharon,araya girdi.

-Hangi model ile dövüştün?

- Eloise.

-Eloise,en zayıf Cylon modellerinden biridir.Onu ben ile yenebilirim.

Kara,Athena'ya baktı.

-Eğer Sharon'u yenersem,bu seni ikna eder mi?

Sharon,araya girdi.

-Beni asla yenemezsin.

-Seni yeneceğimi biliyorum.

Sharon,Kara'ya baktı.

-Pekala,yarın sabah,ringte dövüşeceğim.

Athena,araya girdi.

-Hayır.Ring olmaz.Dövüş daha geniş bir alanda olmalı.Burası gibi.

Sharon,gülümsedi.

-Tamam.Seni her yerde yenebilirim.

Sharon,uzaklaşırken,Athena,Kara'ya baktı.

-Eğer onunla ringte dövüşseydin kazanma şansın daha fazlaydı.Ama geniş alanda,avantaj onun elinde.


**************************************************************


Lee ve Sharon'ın odası...
Lee,Sharon'a baktı.

-Gerçekten,Kara ile dövüşecekmisin?

-Bana meydan okudu.Ve ben onunla dövüşeceğim.

-Cylonların,ona dövüş programı yüklediğini söylemiştin.Kara ile dövüşmen güvenli olmayabilir.

-Eğitimden önce,Kara baştan sona bir çek-up'dan geçti ve ona yüklenmiş olan hiçbir program tespit edemedik.

-Bağışıklık sistemi programı silmiş olmalı.

-Bu nasıl mümkün olabilir?

-Kara hakkında bilmen gereken şeyler var.


**************************************************************

Birkaç dakika sonra...

Sharon,Lee'nin anlattıklarını şaşkınlık içinde dinlemişti.Sonra ona baktı.

-Dövüşten çekilmemi istiyorsun.

-En doğrusuda bu.

-Eğer bunu yaparsam,herkes Kara'dan korktuğumu düşünecek.

-Başkalarının hakkındaki düşüncelerini ne zamandır umursuyorsun?

-Üzgünüm Lee,bunu yapmak zorundayım.

-Anlattıklarımı dinlemedin mi?

-Her kelimesini dinledim.Ama genede onunla dövüşeceğim.

-Kara'nın ne kadar güçlü olduğunu bilmiyorsun.

-Ne olabilir ki? Kara,beni öldürecek değil ya.

-Bu olasılık mümkün.

-O zaman yeniden gelirim.

-Hiç komik değil.

-Espri yaptığımı kim söyledi.

-Seni durdurmamın hiçbir yolu yok öyle değil mi?

-Hayır.

-O zaman iyi şanslar.

Sharon ve Lee,birbirlerine sarıldılar.Lee,Sharon'un eski halinden daha kısa gibi görünen kıvırcık saçlarını okşadı.

-Saçların,farklı görünüyor.

-Evet.Kıvırcık yaptırdım.

-Bu hali kalıcı mı?

-Hayır.

-Buna sevindim.

**************************************************************

Caprica gezegeni...
Gaius Baltar,odadan içeri girdi.Sonra Caprica'ya baktı ve konuştu.

Socrata Thrace'in tüm doğum kayıtlarını araştırdım.Ama hiçbir şey bulamadım.

-Cylon veritabanlarında işimize yarayacak birşeyler olabilir.

-Bende öyle yaptım zaten.Diriliş gemilerinden birinin bilgisayarını hackledim ve neler bulduğuma inanamayacaksın.Diğer çocuğun kim olduğunu artık biliyoruz.

-O halde,gidip onu bulalım.

-Kızın adı Gina.Bir number 6 modeli.

-Bir insandan,bir Cylon modeli doğamaz.Bu imkansız.

-İlk Number 6 modeli ne zaman çıkmıştı.

-İlk number 6 modeli benim.2003'de üretildim.Sonra seri üretime geçildi.

-O halde Gina sen olmalısın.Diğer number 6 modelleri senden klonlanmış olabilir.

-Yada benden önce üretilen başka bir number 6 modeli var.

-İlk modelin sen olduğunu söylemiştin?

-Bilinen ilk number 6 modeli benim.

-Eğer senden önce üretilen bir model varsa,bunu nasıl bulacağız?

-Bütün number 6 modellerini izleyeceğiz.İnsan olanın diğerlerinden farklı özellikleri olmalı.

-Eğer hepsini inceleme şansım olsaydı,insan olanı bulabilirdik.Ama bu mümkün değil öyle değil mi?

-Hayır.

-Pekala,o halde işe seninle başlayalım.

-Ne?

-Senin,insan olmadığından emin olmalıyız.

-Tamam.


**************************************************************

Bir saat sonra...
Gaius,Caprica'ya baktı.

-Gerekli tüm testleri yaptım.Ve sende insan DNA'sına rastladım.O çocuk sensin Caprica.Buna hiçbir şüphe yok.

-Ama ben hiç çocuk olmadım.

-Çocukluk anılarını hafızandan silmiş olmalılar.

-Galactica'ya gitmeli ve Kara'yı tekrar görmeliyim.

-Ona kim olduğunu söylecekmisin?

-Ona karşı birşeyler hissediyorum.Bunun nedenini şimdi daha iyi anlıyorum.

Gaius,Caprica'ya şaşkın bir şekilde baktı.

-Yoksa,sen onunla.

-Hayır.Ama onu gerçekten arzulamıştım.

-Peki şimdi ne yapacaksın?

-Gidip,Kara'ya ablası olduğumu söyleceğim ve sonra neler olduğuna bakacağız.

-Eğer oraya gidersen seni öldürürürler.Bunu biliyorsun.

-Evet.Ama bunu yapmak zorundayım.

-Ne zaman gidiyorsun?

-Yarın.

-Ama bu gece gitmiyorsun.

-Hayır.

Caprica ve Gaius öpüştüler.

Sezon sonu