Part 2:Pilot Part 2
Episode Guest Cast
John Diehl - Colonel Kawalsky
**************************************************************
Stargate'de daha önce...
John,araya girdi.
-Efendim.Ben albay John Collins.Sizin yardımınıza ihtiyacımız var.
Jack'ın suratı birden asıldı.
-Ben artık bu işler için çok yaşlandım.
-Sharon,Ra'nın mızrağını buldu.Ve bu yüzden onun peşindeler.
-Hayır.Onlar benim peşimdeler.Ve siz şimdi onları doğruca buraya yönlendirdiniz.
Jack,tam sözünü bitirmişti ki,bir patlama sesi duyuldu ve kapı havaya uçtu.Jack,Sharon ve John'a döndü.
-Beni izleyin.Arkada bir çıkış daha var.
**************************************************************
Ve sonuç...
Sharon ve John,Jack'i izleyerek arka kapıdan çıktılar.Ve takım elbiseli adamları karşılarında gördüler.Sayıları epey fazlaydı.Hepside silahlıydı.Başlarında da Professor Richard Walken vardı.Walken,Sharon,John ve Jack'e baktı.Sonra,Sharon'ın yanına yaklaştı.
-Seni tekrar görmek güzel Sharon.
-Ben,aynı şeyi söyleyemeyeceğim.
John,Sharon'a baktı.
-Onu nereden tanıyorsun?
-Eski öğretmenim.
-Öyle mi?
Walken,Jack'e yaklaştı.
-Albay Jack O'Neil.Yıldız geçidinden dönen adam.Oysa şimdi şu haline bak.Yaşlı ve yorgun bir adamsın.
Walken,Sharon'a döndü.
-Bizimle geliyorsun.
Sharon,Walken'ın adamları nezaretinde John ve Jack'in yanından uzaklaştı.Takım elbiseli adamlardan biri,John ve Jack'i işaret etti.
-Ya bu ikisi?
-Öldürün.
Sharon,bağırdı.
-Hayır.
Adamlar,makineli tüfeklerini John ve Jack' çevirdiler.Tam bu sırada,Sharon,yanındaki adamlardan birinin kolunu tuttu ve onu yere fırlattı.Sonrada diğerine bir yumruk indirdi ve adam yere yığıldı. Ancak,Sharon,ensesinde hissettiği metal dokunuşu ve duyduğu tık sesi ile durmak zorunda kaldı.Sonra Walken konuştu.
-Bu kadar yeter.
Bu arada John ve Jack'de Sharon'un verdiği fırsattan yararlanıp kaçmayı denemişlerdi.İkiside arkalarına bakmadan koşuyorlardı.Jack,mermilere hedef olmuş ve yaralanmıştı.Bir süre koştular.Sonra Jack,yere yığıldı.Ağzından kan geliyordu.John,onun yanına eğildi.Jack,zorlukla konuştu.
-Kızımı kurtar John.
-Kurtaracağım.Söz veriyorum.
Jack O'Neil'in başı yana düştü.Artık nefes almıyordu.John,hemen ayağa kalktı ve tekrar koşmaya başladı.
**************************************************************
Birkaç saat sonra,yıldız geçidi komutanlığı...
John,temizlenmiş,üniformasını giymiş ve general Howard Hopkins'in karşısına çıkmıştı.Howard Hopkins,70 yaşlarında,beyaz saçlı bir adamdı.Yaklaşık 1.91 boylarındaydı.Masasında oturmuş ve karşısında duran John'a bakıyordu.
-İşi,elinize yüzünüze bulaştırdınız albay Collins.Sharon O'Neil,şimdi onların elinde.Eğer yıldız geçidini çalıştırmayı başarırlarsa neler olabileceğini düşünmek bile istemiyorum.
Tam bu sırada içeri 60 yaşlarında,kır saçlı bir adam girdi.Yaklaşık 1.83 boylarındaydı.Üzerinde subay üniforması vardı.General,konuşmasına devam etti.
-Albay Kawalsky. Görevin sorumlusu artık o.Sizde onunla beraber çalışacaksınız.
-Evet efendim.
**************************************************************
Sharon,Walken ve adamlarının nezaretinde depo gibi bir yere gelmişti.İçeri girdiler ve asansör ile en alt kata indiler.Sharon,asansörden çıktıktan sonra bir süre onlarla beraber boş ve karanlık bir alanla ilerlemeye devam etti.Sonra adamlar durdular.Walken,adamlarına işaret etti.
-Açın.
Adamlar uzaktan kumandanın düğmesine bastılar.Ve garaj kapısına benzer bir kapı yukarı doğru açılmaya başladı.Kapı açıldıktan sonra Sharon gördüğü şey karşısında şaşkın bir şekilde bakakalmıştı.Gri ve ortası boş bir daire duruyordu karşısında.Dairenin önünde kısa bir demir yürüme yolu vardı.Sharon,Walken'a baktı.
-İkinci bir yıldız geçidi mi?
-Evet.Ama üzerinde sembolleri deşivre etmeyi başaramadık.
-Ve benim yapmamı istiyorsunuz?
-Eğer semboleri deşivre edip,geçidi çalıştırmayı başarabilirsen yaşamana izin vereceğiz.
-İyi bir anlaşma gibi görünüyor.
Sharon,Walken'ın bilim ekibi ile beraber çalışmaya başlamıştı.Sembolleri çözmek zor değildi.Eski mısır dilinde yazılmıştı.Sharon,diğer arkeologlar tarafından çevirilmiş olan taslakları inceledi.
-Bunları kim çevirdi böyle? Bu çeviri tamamen yanlış.Doğrusu şöyle olmalı.''Onlar,bize hizmet etmek için yaratıldılar.Ama bu işlevlerini yerine getirmiyorlar.Hizaya sokulmaları gerekiyor.Yada yokedilmeleri.''
Pekala,başlıyoruz.
Bilgisayar işleme başlamıştı.Bir kadın sesi gelişmeleri bildiriyordu.
-Birinci sembol kilitlendi.
Geçit yavaş yavaş çalışmaya başlamıştı.
-İkinci sembol kilitlendi.
Tam bu sırada etrafı silahlı askerler sarmıştı.
-Üçüncü sembol kilitlendi.
John,Kawalsky ve askerler ile beraber içeri girdi.
-Dördüncü sembol kilitlendi.
Birden daire dönmeye başladı.Walken,bilim adamlarına seslendi.
-Gözü açın.
Birden dairenin ortasını mavi ve saydam bir madde kapladı.Saydam,diş macunu gibi bir görüntüsü vardı.Kawalsky bağırdı.
-Bu deney burada sona eriyor.Herşeyi kapatın.
Walken acele ile yürüme yoluna çıktı ve saydam maddenin içinden geçti.Adamlarıda onu izledi.Sharon'da hemen onların arkasından yürüme yoluna girdi ve saydam maddenin içinden geçti.John'da onun arkasından yürüme yoluna girdi ve saydam maddenin içinden geçti.Ondan sonrada dairedeki saydam madde birden kayboğuldu.Geçit,kapanmıştı.Kawalsky ve askerleri geçitten geçmeye fırsat bulamamışlardı.Sharon,kendini rüyada gibi hissetti.Sanki uzay boşluğundan aşşağı düşüyordu.Sürekli düşüyordu.Yıldızlar,gezegenler önünden geçiyordu.Sonra,John'un uyandırmasıyla kendine geldi.Ormanlık bir alandaydılar.John,Sharon'a baktı.
-İyimisin?
-Evet.Sanki uykudan yeni uyanmış gibiyim.
-Birazdan normale dönersin.
-Bizden başka kaç kişi geçti?
-Hiç kimse geçemedi.
-Peki ya Walken ve adamları?
-Bizden önce geçmiş olmalılar.
Sharon,birden birçok ayak sesi duydu.Sanki bir sürü insanın ayak sesi gibiydi.
-Bu da ne?
Sharon ve John,arkalarına baktılar ve koşan bir sürü insan gördüler.Giyinişleri,daha çok kasabalıya benziyordu.Kovboy şapkası,yelek,pantolon ve siyah çizmeler.
John,Sharon'a baktı.
-Bunlar neden kaçıyor böyle?
-Öğrenmek istediğimi sanmıyorum.
Birden herşey havaya uçmaya ve yanmaya başladı.Sharon,yukarıya baktı ve havada uçan kuşa benzeyen yaratıklar gördü.Sanki kuşlar ateş ediyor gibiydiler.John,Sharon'a bağırdı.
-Bunlar kuş değil.Bir tür avcı uçağı olmalılar.
-Ve şimdi bizi vuracaklar.
Sharon ve John,diğer insanlarla beraber koşmaya devam ediyorlardı.Birçok insan,metal görümlü yaratıklardan gelen laser ışınlarına hedef oluyor ve yere yığılıyordu.Sonunda,metal yaratıklar uzaklaştılar.Sharon gülümsedi.
-Sanırım saldırı bitti.
-Evet.Ama tekrar gelecekler.O zamana kadar buradan uzaklaşmış olmalıyız.
-Peki ama nereye gideceğiz?
-Bu insanlar nereye gidiyorsa,bizde oraya gideceğiz.
Ormanlık bir alanda uzun bir yürüşten sonra kasaba benzeri bir yere geldiler.Sharon,etrafına baktı.Sonra,John'a döndü.
-Kendimi John Wayne filminde gibi hissediyorum.
Sokaklarda atlı arabalar vardı.Ve at üzerindeki kovboylar.
John,Sharon'a baktı.
-Hiç motorlu taşıt yok.Elektrik telleri yok.Sanki 19. yüzyılı yaşıyor gibiler.
-Peki ya ormandaki avcı uçakları? Onları nasıl açıklıyorsun?
-Burada yaşayan iki ayrı toplum olmalı.Bir tanesi modern teknolojiye sahip.Diğeri ise 19. yüzyıl imkanlarıyla yaşamaya çalışıyor.
-Belkide teknolojiye karşı,dini bir topluluk olabilir.Emin değilim.
-İleride bir bar var.Girip birşeyler içelim.Boğazım kurudu.
-Sence dolar alıyorlarmıdır?
-Bir şekilde ödemenin yolunu buluruz.
Sharon ve John içeri girdiler.Bardaki korumalar onları durdurdu.Bellerindeki silah kılıfı göze çarpıyordu.Sonra biri konuştu.
-Buraya kadınlar giremez.
John,araya girdi.
-O,benimle.
-Buraya kadın sokamazsınız bayım.
-Sorun çıkarmayacağız.Sadece birşeyler içmek istiyoruz.
-Siz içeri girebilirsiniz ama kadın dışarıda beklesin.
Sharon,araya girdi.
-Ben,neden içeri giremiyorum?
-Buraya kadınların girmesi yasaktır.
John,cebinden yüz dolar çıkardı.Bu paranın bu gezegende geçtiğinden bile emin değildi ama şansını denemekten zarar gelmezdi.John,100 doları,korumalardan birine uzattı.
-Belki bu fikrinizi değiştirebilir.
Adam,doları eline aldı.Bir süre baktı.Sonra diğer adama uzattı.O da baktıktan sonra barmene verdi.Barmen 100 doları inceledi.Ve güldü.
-Dünya parası.Görmeyeli uzun zaman oluyor.
Barmen,korumalara döndü.
-Bırakın kadınla beraber içeri girsin.
Sharon ve John,bara yaklaştılar ve bir içki aldılar.Barda hiç kadın görmemiş olan diğer adamlar,Sharon'a ıslık çalmaya başlamışlardı.John,Sharon'a baktı.
-Onlara aldırma.
-Aldırmıyorum.
Sharon ve John içkilerini içerlerken yanlarına sakallı bir adam geldi.Sonra,John'a baktı.
-Kadın için ne kadar istiyorsun?
Sharon,şaşkınlıkla bakakalmıştı.
-Bu ne diyor böyle?
John,adama döndü.
-Neden bizi rahat bırakmıyorsun?
Adam tekrar sordu.
-Sana ne kadın için ne kadar istiyorsun dedim?
-O satılık değil.
Sharon,araya girdi.
-Neden defolup gitmiyorsun?
Adam,John'a baktı.
-Kadınına susması söyle.Yoksa onu ben sustururum.
Sharon,adamın yanına yaklaştı.
-O zaman bir dene bakalım.
John,cebinden 100 dolar çıkardı.
-Bu işi belki başka bir yoldan halledebiliriz.
Bardaki herkes birden bağırmaya başladı.
-Kavga,kavga,kavga.
John,Sharon'a baktı.
-Ben dövüşürüm.
-Hayır.Ona meydan okuyan benim.Ben dövüşmek zorundayım.
-Saçmalama.Adam en az 1.95 boyunda.Onunla dövüşemezsin.
-Eskiden kafes dövüşlerine katılmıştım.Bu adam,daha önce dövüştüklerimden farklı değil.
-Sen,kafes dövüşlerine mi katıldın?
-Üniversite paramı çıkarmama yardımcı oluyordu.
Sharon,ceketini ve gömleğini çıkardı.Üzerinde koyu renk atleti kalmıştı.John,Sharon'ın kaslı kollarına baktı.
-Güzel kaslar.
Sharon,sakallı,iri adam ile karşı karşıya gelmişti.İnsanlar,Sharon'ın ne zaman düşeceği üzerine iddiaya girmeye bile başlamışlardı.Adam,Sharon'a doğru bir yumruk savurdu.Ama,Sharon,yana eğilerek ondan kaçtı.Sonra,adamın karnına sıkı bir yumruk indirdi.Adam,yediği yumruk ile yere yığıldı ve öylece kaldı.1.68 boyundaki bir kadının,1.95 boyundaki iri yapılı bir adamı tek yumrukta yere sermesi karşısında herkes şaşkınlıktan bakakalmıştı.John,
Sharon'un yanına geldi.
-Bunu nasıl yaptın?
-İnsan vücudunda pek çok zayıf nokta vardır.Eğer doğru noktayı bulabilirsen tek yumruk ile rakibinin işini bitirebilirsin.
Devam edecek