İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - nanoeray

Sayfa: 1 ... 13 14 [15] 16
211
Bilgiler / X-304 (BC-304) Sınıfı Gemiler
« : 25 Haziran 2014, 12:22  »
Daedalus sınıfı gemilerin ilki odssey adındaki dünya gemisiydi, daha sonra filoya Daedalus, Korolev, Sun tzu, Apollo ve Hammond adlı gemiler eklendi.Başta İnsan teknolojisi (ve az miktarda asgard teknolojisi) ile üretilen gemi asgard'ın yok olmadan önceki güncellemeleri sayesinde oldukça güçlü bir hal almıştır.Bu sınıf gemiler saniyede 150,300,225 per/metre (bu miktar alıntıdır bu yüzden bu birim nedir tam olarak bilmiyorum) yol kat edebilmektedir.Işık altı, asgard hiper sürücüsü (inter galaktik) olmak üzere 2 çeşit motoru vardır(alternatif evrenden gelen bir daedalus'ta Rodney Mckay alternatif evren sürücüsü bulunmaktadır).Gemi gücünü normal olarak naquadah jeneratörlerinden elde etmektedir bunu dışında gemi ZPM ile daha güçlü bir şekilde çalıştırılabilir.Geminin gövdesi naquadah ve triniumdan üretilmiştir.Geminin kalkan teknolojisi ise asgard'a aittir.Silah sistemlerine gelecek olursak, gemide 4 tane asgard plasma tabancası, 32 adet makinalı tüfek, 16 adet VLS misilleme,Mark VIII ve Mark IX nükleer missilemesi (apolloda ufuk silahı platformuda ) bulunmaktadır.Geminin avcı hangarında en az 8 en fazla 16 adet F-302 bulunmaktadır.Diğer gemi sistemleri ise Asgard ışınlayıcısı, uzun menzilli vericiler ve halka transferidir.

Uzunluk: 225 metre
Genişlik: 95 metre
Yükseklik/Derinlik: 75 metre

212
Bilgiler / Diziye Yön Veren Irklar
« : 25 Haziran 2014, 12:22  »
- Dizide yer alan insan ırklarının benzer gelişim süreçleri -
Bu dizideki ırklar neredeyse aynı gelişme biçimini yaşıyorlar. Bu da batı'nın tarihi gelişim süreçlerine uyuyor.
Taş devri dönemindeki gibi toplayıcılık ve avcılık ile başlıyorlar. Köyler kurup tahıl ürünleri ticareti yapıyorlar. Ortaçağdaki gibi feodal düzende yaşıyorlar. Hepsinde farklı adlardaki dinlerde de olsa bir rahipler grubu var. Yardım almadan en fazla ilerleyenler -ki bunlar Genii'ler 1930-40'lı yılların teknolojisine ulaşabiliyorlar.
Din ekseninden çok bilim ekseninde gelişen bir dizi. Ana tema evrim. İnsan evriminin son noktası ise yücelme olarak adlandırılan durum.

- Diziye yön veren ırklar -
kadimler: Yücelmeyi başarmış insan neslinin en üstündeki ırk. Pegasus galaksisinde 10.000 yıl önce at oynatmış ama Wraith'ler ile baş edemeyip tası tarağı toplayıp uzaklaşmış ırk.



genii: Genii'lar soğuk savaş dönemi SSCB'ye gönderme yapılmış. Genii'ler radyasyondan etkilenmiş, SSCB benzeri kıyafetler giyen ve yönetilen bir ırk olarak tanımlanmış. Çıkarcılar ve sözlerine asla güvenilmez. (Ben Amerikalıları öyle bilirdim ama neyse)


wraithler: Erectus böceğinin evrim geçirmiş hali. Ya da şöyle diyebiliriz. Erectus böceği ısırmış bir insanın evrim geçirmiş hali. Benzetme hastalığımdan esinlenip bu ırkı da Çinlilere benzetiyorum. Çoğalma kapasiteleri açısından. Gerçi kraliçeleri olması benim benzetme teorimi alt üst ediyor ama başak burcuyum ne yapabilirim ki? Aslında arılara benzetmek daha mantıklı olur. En son şöyle bağlayalım bir arının ısırdığı Çinlinin evrim geçirmesine benziyorlar.


çoğalıcılar: Ben en baştan beri bunları japonlara benzettim. Kadimler tarafından üretilen nanorobotlardan oluşan çoğalıcılar yamulmuyorsam 3.sezonda ortaya çıkıyorlar. (2 de olabilir) programlanabilir olmaları Rodney'in onlarla çok oynayacağı anlamına geliyor. s04e12 itibariyle yokedildiler ama tekrar ortaya çıkacaklardır.


4. sezonda biraz hikaye geri planda kalmış olsa da bence dizi en güzel açılımı Dr.Weir'in kopyalanmasıdır. Çünkü Dr.Weir iyi çoğalıcıları temsil etmektedir. Şu tartışılmaz bir gerçek ki dizideki en güçlü ırk çoğalıcılardır. Wraithlere bile kök söktürdüler. Böyle bir gücün insanlar tarafına geçmesi Wraithlerin sonu olur. -ki zaten Çoğalıcıların Kadimler tarafından yaratılma amacı da bu idi.

213
Bilgiler / Wraith Enzimleri
« : 25 Haziran 2014, 12:20  »
Wraith Enzimi

Wraith'lerin nasıl çalıştığı hakkında hâlâ bir fikrimiz yok, fakt Wraith'ler beslenme esnasında kurbanına özel bir enzim enjekte ediyor. İnsan vücudduna karışan bu enzim, kalbin geçici olarak çalışmasını yani insanın hemen ölmemesini sağlıyor.



Carson Backett'ın Raporu;
"Wraith enzimi, Wraith'ler beslenirken kurbanlarının kan dolaşımına yavaşça enjekte ettikleri bir enzimdir. O, insan vücudunun geçici olarak güçlenmesini ve kalbin çalışmasını devam ettirmeyi sağlıyor. Bu da kurbanın yani insanın hemen ölmesini engelliyor. Wraith kurbanından beslenirkeniçine enjekte ettiği bu enzim, insan vücudunda bağımlılık etkisi yapıyor, bu şekilde Wraith'in istediği gibi içine enzim enjekte edilen kurban onunla birlikte gelmek zorunda kalıyor.

Eğer, Wraith beslenmeye ara verecek olursa, enzim kurbanları inanılmaz güçlü kıldığı için ve daha dirençli yaptığı için, o kurbanı kozalayıp daha sonra da beslenebiliyor. Aiden Ford, Atlantis ekibi ve Wraith'lerin arasında gerçekleşen bir savaşta iken bir Wraith ondan beslenmeye çalışıyor ve yaralanan bir arkadaşı Wraith'i öldürmek için son nefesinde bir bomba atıyor, böylece Aiden Ford ve ondan beslenmeye çalışan Wraith ile birlikte aşağıya düşüyorlar, Wraith beslenme işlemini tam olarak bitiremediği için Aiden Ford'un içine sadece enzim enjekte edilmiş oluyor ve suya düştükleri zaman yaşamayı başarıyor, daha sonra iyileşemeyeceğini öğrenince bir Gölet Daldıcı alarak Atlantis'ten kaçıyor. Kaçtığı gezegende Wraith avlayarak enzimlerini alıyor ve daha sonra gittiği gezegendeki bir grup insanla çete kuruyor. Bu insanlara da enzim kullanmayı öğretiyor, daha sonra Atlantis ekibinden John Shepherd'ın ekibi Ford'u buluyor, ama çetenin eline düşüyorlar. Ford'un amaca aslında kötü değildir bir Wraith avcı gemisi ele geçirmiştir ve bununla Wraith ana gemisine girerek oraya bir bomba koymayı planlıyor, bu yüzden McKay'e o avcı gemisini tamir ettiriyor ve McKay'i orada bir kaç adamla bırakarak diğerlerini alıyor ve ana gemiye gidiyorlar. Bu sırada McKay oradan kaçmak için bir fikir buluyor, onu kapattıkları odada Wraith enzimleri bulunuyor. McKay'de güçlenip onu tutan iki adamı haklamak için yüksek dozda enzim alıyor ve adamları yenmeyi başarıyor. Böylece Yıldız Geçidi'ne ulaşıp Atlantis'e dönüyor, aldığı yüksek dozda enzim sayesinde Atlantis'e geldikten biraz sonra bayılıyor... Daha sonra iyileşiyor tabii...
"

214
Bilgiler / Naquadah Nedir? ne işe yarar?
« : 25 Haziran 2014, 12:16  »
Naquadah Nedir?
Stargate evreninin en önemli kaynaklarından birisidir. Temelde iki değişik formu vardır: Naquadah Ore ve Weapons Grade Naquadah. Naquadah Ore başka malzemelerle alaşım yapılarak zırh yapımında kullanılır, fakat bu tarzda yapılan zırhlar genelde Trinium'a oranla zayıf kalmaktadırlar. Naquadah kullanan ve Trinium zırhlardan güçlü olan tek zırh Asgard gemilerinde kullanılan Naquadah-Karbon-Trinium zırhıdır, bu maddenin sağlamlığı da daha çok trinium'dan gelmektedir. Bu haldeyken element süperiletken özelliğe sahiptir ama enerji amplifike etme yeteneği çok yüksek değildir. Yıldız Geçit'leri neredeyse saf olarak bu türde naqahdah kullanılarak yapılmıştır.
Weapons Grade Naquadah ise Naquadah Ore'in rafine edilmiş halidir. Bu halde elementin enerji tutma ve amplifike etme yeteneği çok daha yüksektir. Naquadah jeneratörleri ve Naquadah kullanan silahlar bu şekli kullanır. Weapons Grade Naqahdah'ı aynı zamanda sıvı Naquadah yapımında da kullanılırlar. Sıvı Naquadah bir güç kaynağı olarak kullanılabilir. Goa'uld Staff Weapon'ların güç kaynağı bu maddedir. Ayrıca rengi fosforlu yeşile yakındır.
Naqadriah ise Naquadah'ın bir izotopudur. Daha büyük bir çekirdek kütlesine sahip olan bu formun güç tutma ve amplifike etme özelliği Naquadah'tan çok çok daha üstündür. bilinen galakside sadece Kelowna/Langara gezegeninde bulunur. Naqadriah son derece kararsız ve radyoaktiftir. Bunu güç kaynağı olarak kullanacak kadar şuursuz sadece iki ırk çıkmıştır: Kelownalılar ve Tau'ri'ler.
Kadimler ilk başlarda teknolojilerinin temeli olarak Naquadah'ı kullanmışlarsa da bir yerden sonra bu maddenin o kadar ötesine geçmişlerdir ki ona çakıl taşı muamelesi yapabilmektedirler. Ayrıca Asgard'da normal şartlarda Naquadah kullanmaz, ancak özel durumlarda yararlanır.
Aslında tüm Goa'uld teknolojisi bu mineralin çeşitli formlarını kullanır. Patlayıcı olarak da kullanılabilen bu mineral, oldukça az bulunur, hatta dünya'nın güneş sisteminde bulunmaz.
Naquadah Goa'uld'ların genetik yapısında da bulunduğu için Goa'uld'lar bu teknolojiyi kullanabilir ve yakındaki Goa'uld'ları hissedebilirler...
Ek olarak; oda sıcaklığında iş gören bilinen tek süperiletkendir. Dahası, sadece elektrik değil, her çeşit enerjiyi kabul edebilme, güçlendirebilme ve tutabilme yeteneğine sahiptir. Silindirik bir nükleer bomba, Naquadah eklenmesiyle 100 kattan fazla güçlenebilmektedir.
Ori;

Ori'ler kendi gemilerini yaparken Naquadah kullanır. Kadimler ve Oriler'in Naquadah kullanımındaki teknolojileri birbirine çok benzemektedir.

215
Bilgiler / Stargate - Yıldız Geçidi ve Ayrıntıları
« : 25 Haziran 2014, 12:14  »
Eskiden anlattım yine gitti bu sefer daha düzgün ve simetrik anlatacağım

Stargate Nedir? Nasıl Çalışır?



Stargate (Yıldız Geçidi) 29 ton ağırlığında, 6.7 metre çapında, çember şeklindeki bir cihazdır.Basitçe amacı 2 geçit arasında kararlı bir solucan deliği kurarak madde ve enerji iletimi sağlamaktır.Ancak iletim tek yönlüdür bu yön çeviren geçitten, çevrilen geçide doğrudur.Enerji radyo dalgaları vb. solucan deliklerinde 2 yönlü hareket edebilir.
Stargate en fazla 38 dakika açık durabilir (sürekli iletim durumunda) bunun tek istinası ise kara delik veya yeterince enerjinin yapay bir solucan deliğinin kapanmasını engelleyebilmesidir.Stargate asıl görevi olmasada bazı durumlarda (güneş patlaması, solucan deliğinin yolunda bir karadelik bulunması...) zaman ve evrenler arasında yolculuğa sebep olabilmektedir.
Geçit DHD adı verlen bir cihaz tarafından aktif hale getirilebilmektedir.
Stargate adlı cihaz kadimler denen insanların ilk evrimi olan bir ırk tarafından yapılıp galaksilere dağıtılmıştır.Kadimler 3 ayrı çeşit geçit tasarlamıştır bunlar:

1-)Samanyolu geçidi
İlk olarak hazırlanmış geçit türüdür samanyolu gök adasındaki yıldız takımlarını baz alarak çevirme yapar.Genellikle yerleştirildiği bütün gezegenlerde DHD bulunur.

2-)Pegasus Geçidi
Samanyolu geçidinin bir bakıma güncellenmiş halidir.Pegasus gök adasındaki yıldızları baz alarak çevirme yapar.Genellikle yerleştirildiği bütün gezegenler DHD bulunur.

3-)Kader Gemisinde Bulunan Geçit Türü
Henüz hakkında çok farklı bir bilgi yoktur.Ancak bu geçit türü belli bir bölgedeki yıldız geçitlerini çevirir ve yerleştirildiği hiçbir gezegende DHD bulunmaz.Bunun sebebinin Kadimlerin yabancı bir ırk tarafından geçit aracılığıyla tehdit edilmesinin engellenmesi olsa gerek.

DHD ve Çevirme Türleri
DHD (Dial Home Device/Evi Çevirme Cihazı) Samanyolu ve pegasus geçitlerinde bulunur.Üstünde ise bulunduğu gök adadaki yıldız takımlarının sembolleri ve origin sembolü vardır.Bu semboller sayesinde geçit istenilen yerdeki geçidi çevirir.
Sembollere gelecek olursak Stargate samanyolundaki bütün geçitleri çevirmek için 7 sembole ihtiyaç duyar.Bunlardan altısı gidilecek yeri ve 7. (origin sembolü) başlangıç noktasını temsil eder.



Ancak başka bir gök adayı çevirmek için 8. sembol gereklidir bu sembol yeni bir uzaklık anlamı yaratır.9.sembol ise kader geçidi için geçerlidir ve sadece dünya başlangıç alınarak çevirilebilir.
Kader ise 9.sembol sistemini kullanır yani geçidin bulunduğu yeri değil, geçidin kendisini çevirir.Bütün kader tipi geçitler bu sisteme dayanır ve hepsi 9 sembol ile çevirilir (emin değilim aslında).
Kader geçitlerinde kadimler güvenlik önlemi olarak DHD bulundurmamışlardır (Kader hariç).Ancak geçidi çevirmek için elde taşınabilir DHD ve başka amaçlar için kullanılabilen aletler yapmışlardır.



Not: Samanyolu DHD'leri uzun zaman aralıklarıyla gezegenler arası kaymaları hesaplar ve bir diğer DHD'yi çevirerek bu güncellemeyi uygularlar.Bu güncelleme bir kaç günde tamamlanır.Çünkü çevirilen geçit bir diğerini çevirir bu sırada bir önceki geçit başka bir geçidide çevirir bu yüzden bütün geçit ağı direk olarak güncellenir.

216
Bilgiler / Yükselme ve Ayrıntıları
« : 25 Haziran 2014, 12:12  »
Yükselmek
Yükseliş zihnin artık fiziksel bir bedene ihtiyaç duymayıp, bedenin saf enerjiye dönüşerek yeni bir aşamaya çıkmaktır.
Yükselmek sadece insan biyolojisine sahip varlıklar tarafıdan yapılabilmektedir. (belki öteki türler için farklı yollar olabilir yükseliş bir yoldur sonuçta) Yükselmek için ruhani yönden hazır olunmalıdır.


YÜKSELMİŞLERİN KURALLARI
Çok sıkı ve her birinin nedeni olan bir çok kural vardır.Bunlardan birisi yükselmiş bir varlığın başka bir alt türün yükseliş aşamalarına karışmasıdır.Bir başka kural ise asla alt türlerin yaşamlarına müdahalede bulunmamak ve karışmamaktır.Bu kuralların çiğnenmesi durumunda genellikle ya yardım ettikleri ırkın gezgenine mahkum ederler varlığı veya hatasının açtığı sonuçları izletirler. (bknz: anubisin yarı yükselmiş bırakılması)


YÜKSELMİŞLERİN YAPABİLDİKLERİ
Düşünülenin aksine yükselmişlerden birinin yaptığını bir diğeri yapamaz.Çünkü yükseliş aslında bir yolun başlangıcıdır.Her şeyi bilmek demek değildir sadece daha yüksek bir anlayış seviyesidir.Yükselmiş varlık yapabildiklerini zamanla kendi keşfetmelidir.Örneğin Oma Desela doğanın güçlerini kontrol edebilmekteydi, orlin için ise bu çok basitti.Daniel Jackson yapabildikleri oma deseladan çok daha azdı bunun kanıtıda oma'nın zorlanmadan Daniel'i durdurabilmesidir.
Yükselmiş bir kişi geri-yükselebilir (insan formuna geri dönebilir).Ancak biri bunu yaptığında bir daha yükselmesi için yardım almalıdır(en azından bu bir çoğu için geçerli) çünkü tekrar yükseliş seviyesine gelmeleri çok zordur. (orlin olayından ben bunu çıkardım).Geri yükselen bir varlık (yada geri yükseltilen) bilgisini kaybetmeyebilir ancak bu bilgi bilinç altında durursa akılda tutulabilir.Aksi taktirde bilinc bu bilgiyi kaldıramaz ve zihne zarar verir (öldürür).Ancak bu büyük ihtimalle kişinin bildiklerine göre değişir örneğin orlin daniel'den önce yükseldiği için bilgisi daha fazla olabilir.
Ayrıca yükselmiş bir varlık herhangi bir varlığın varlığını yok edebilir.Ancak tek bir yükselmiş bir başka yükselmişe bunu yaparsa güç eşitliği 2 tarafıda sıfırlar.
Yükselmiş olanlar kendinden daha alt seviyedekileri kendilerine taptırarak onların enerjisiyle kendilerini daha güçlü hale getirebilirler.Bu sebeple kadimler alt türlerle etkileşimi yasaklamıştır.(bknz: ori)
Bir başka yetenekleri ise başkalarının zihinlerine girebilirler fakat bunu özel hayata saldırı olarak kabul ederler.Bunun yerine hoşlandığı biriyle ruh değişimi de diyebileceğimiz bir yetenekleri sayesinde duygularını paylaşırlar.
Yükselmişler kendilerine özel ortamlar yaratabilmektedir.Gerek kişinin zihninde gerek gerçek evrende.

Alıntıdır

217
Bilgiler / The Ancients / Eskiler (Kadimler)
« : 25 Haziran 2014, 12:12  »
The Ancients/Kadimler


Tarihleri
Milyonlarca yıl önce Alteran adlı gelişmiş bir ırk vardı.Ancak bu ırk zamanla bölünmeye başlamıştı.Bir taraf bilimin ilimin ve doğruluğun yolunda herkesin kendi objektif bakış açısından evreni yorumlamasından yana, diğer taraf ise kendi din ateşi içinde yanıp kavrulmakta kendine tapacak yeni insanlar bularak gücünü arttırmak istemekteydi.İlimin yolunu tercih eden bu topluluk daha sonra Kadimler ismindeki gelişmiş bir toplum olur.Bu topluluktaki bir mucit (Amelius'tu adı sanırım.) Stargate adlı bir cihaz icat eder.Kadimler daha sonra 2 farklı galakside bu geçit ağını yayarlar.Kadimlerin Başkenti Atlantis Adındaki bir Şehir-gemidir.Bu şehir ilk başta Dünya'da olup daha sonra çeşitli sebeplerden (Ori vebası...) Atlantis ile birlikte Pegasus galaksisindeki Lantea Adlı kenti ana dünya alarak Pegasus'a yerleşirler.Daha sonra Wraith adlı insanlardan beslenen bir ırkla büyük bir savaşa girerler.Savaşın gidişatı dizide şöyle tanımlanmıştır.
''Kadimler neredeyse bütün muharebeleri kazanıyormuş, ancak savaşın sonunu görememişler bu yüzden Atlantis'i uykuya yatırıp bir gün başka birilerinin onu kullanarak wraithleri yok etmesi için''
Kadimler şehirlerini uykuya yatırdıklarında geçitten Dünya geri gelmişler ve bir çoğu antartikada yaşamıştır.Bir çoğu yükselmiş.Bazıları samanyolundaki başka üstlere gitmiş.Yükselenler haricindeki çoğu kadim ölmüştür.
Ancak bahsetmediğim bir noktayada değineceğim.Kadimler bütün bu olayların başında henüz Kadimler olmalarının başındayken, evrene geçit ağını dağıtmak için geçit dağıtıcı bir çok gemi yaptılar.Daha sonra onları keşfetmek için Kader adlı keşif gemisini yolladılar.Ancak kadimler hiç bir zaman Kader'e gelemediler.Bunun sebebi yükselmeleridir.

Bilinen Kadim üstleri:
* Agnos
* Ancient city (Athos)
* Asuras
* Camelot
* Castiana
* Dagan
* Dakara
* Doranda outpost
* City of M7G-677
* Mini-drone Research Outpost
* Kheb
* Lantea Atlantus -Moved to M35-117, then Earth
* Lord Protector's Planet Tower (Atlantis sister City-ship)
* M4D-058
* M6H-987
* Planet of the Cloister
* Proclarush Taonas
* P3R-272
* P3X-439
* P3X-584
* P3X-666
* P4X-639
* P9G-844
* P9Q-281
* P9X-391
* Sahal
* Solar observation outpost
* Talus (planet)
* Taranis outpost
* Terra Atlantus
* Vagonbrei
* Vis Uban 

Bedensel Özellikleri
Kadimler normal insan ırkının ilk evrimidir.Aynı zamanda bütün teknolojileri başkalarının eline geçmemesi için kadim genine ihtiyaç duyar, öyleki tam anlamıyla kadim ırkından bir kişi Atlantis tarafından algılanmakta, herhangi bir teknoloji temassız olarak çalışabilmekteydi.Kadimler yükselişe yaklaştıklarında çeşitli güçlere sahip oldular.Bunlar Telekinezi, zihinleriyle başkalarının zihinlerini inceleyebilme hatta kendilerini çeşitli silahlara karşı koruyabilme gibi güçleri vardır. (Süper zekadan bahsetmiyorum bile )

Dilleri
,
Kadim alfabesi Dünyadaki hiç bir alfabeye benzememektedir.Ancak dildeki kelimeler temel olarak dünya dillerindendir özellikle latincedir.

Latince Kadimce Heceleniş 
Astrum Porta Astria Porta As-tri-a por-ta 
Amici Amacuse Am-a-cu-se 
Lateo Lacun La-kun 
Universus Avernakis A-ver-na-kis 
Ego Ego E-go 


Nou ani Anquietas: Bizler Kadimleriz!
Hic qua videum: Mirasımızın Yeri
Aveo, Amacuse: Hoşçakalın, Arkadaşlarım.

Teknolojileri
Şuan Stargate evreninde bilinen en gelişmiş 2.ırk olan kadimler büyük bir teknolojiye sahiptir.Bunların hepsinin bir mesajda açıklamam mümkün değil ancak en gelişmiş, en önemlilerinden bazıları hakkında bilgi vereceğim.Öncelikle kadim teknolojilerini sadece kadim genine sahip olanlar kullanabilmektedir.Bu sistem sayesinde başka ırklar kadim teknolojisini kullanamaz.Ancak aktif haldeki bir teknolojiyi başka ırklarda kullanabilir.

ZPM [ZERO POİNT MODULE] SNM [SIFIR NOKTASI MODÜLÜ]
Kadimlerin icadı olan, sıfır noktasından enerji çeken cihazlardır.Ancak sıfır noktasından enerji çekselerde belirli ömürleri vardır.Ürettikleri enerjinin ne kadar güçlü olduğunu 3 tanesi ile Atlantis'in Solucan Deliği Sürücüsünü kullanabilmesinden anlayabiliriz.

ATLANTİS

Kadimlerin en büyük eserlerinden biri.Bir şehir olduğu gibi aynı zamanda İntergalaktik bir yıldız gemisi.Son yapılan geliştirmeler sayesinde galaksiler arası yolları saniyede alabilmesi mümkündür.3 ZPM ile tam kapasite çalışır.Kadimlerin Dron adını verdikleri silah sistemine sahiptir ve kadim kalkanları ile korunur.

DRON
Kadimlerin en büyük silahı.Faz değiştirme özelliği sayesinde hiç bir geminin kalkanı ona engel olamaz.2-3 tanesi bile goauld gemilerini yok edebilmektedir.Hatta dronlar sayesinde bir kaç jumper orta seviyeli bir uygarlığın gemilerini yok edebilir.

KADER

Kadimlerin geçit dağıtan geminin ardından gönderdiği keşif gemisi.Bu gemi insanlığın yıldız geçidinden sonraki en büyük keşfidir.Kadimlerin keşif yapması için tasarlanmasına rağmen kadimler geçitten gelmeye vakit bulamadan yükselmişlerdir.Kader hakkında bir çok bilinmeyen olan bir gemidir.Diğer gemilerden farklı olarak FTL teknolojisi ile seyahat eder.Enerjini tam anlamıyla güneşten alır.Kader'in asıl görevinin ne olduğu, geminin yapabileceği şeyler ise henüz bilinmiyor.

Kişilik ve Fiziksel Özellikleri
Biyolojileri normal bir insana benzerdir.Ancak mükemmel derecede sağlıklıdırlar ve yükselmeye yaklaşmış olanlar çeşitli yeteneklere sahip olur.Kadimler her zaman evrendeki herşeyin objektif bir gözle özgürce yorumlayarak bilgi edinmeyi doğru bulmuş kişilik felsefeleri olarak bunu koymuşlardır.Bir konsey tarafından demokratik bir şekilde yönetilmişlerdir.Bazılarının isimleri ingiltere'nin şovalye efsanelerinden gelmektedir.

218
Bilgiler / Goauld nedir?
« : 25 Haziran 2014, 12:10  »
Aşağıda yer alan bilgiler,çeşitli sitelerden alıntılar ve kendi birikimimden elde ettiklerimin harmanlanması ile oluşturulmuştur. Bazı bilgiler varsayım olmakla beraber gerek tüm seriyi sayısız izleyişimden gerek araştırmalarım sonucunda bu varsayımlar oluşmuştur.



Goa'uld ilk olarak P3X-888 kodlu gezegende ortaya çıkmış ve bu gezegende birlikte yaşadıkları Unasları ilk konukçuları olarak kullanmışlardır.Goa’uld lar genetik hafıza ile doğarlar. Yani ebeveynlerinin tüm hafızası ile doğarlar. Ebeveynleri kötü ise onlarda otomatikman kötü olmaları bu yüzdendir. Goa’uld lar ın kadimler ile karşılaşmamalarına rağmen kadimlerin teknolojilerini bilmelerinin sebebi Asgardlardır.Asgardlarda Kadimler gibi Kaşiflerdi. Goa’uld Asgardlar ile karşılaşmadan önce gezegeninde baskın ırk olmayı başarmış , ele geçirdiği unas konukçular ile gezegende savaş oyunlarını oynamaya devam ediyorlardı. P3X-888 adlı gezegene keşif için gelen Asgardlılardan Yüksek Konsey üyesi Famrir’i Unas içerisinde bulunan Ra ele geçirir ve Asgard’ın o ana kadar bildiği her şeye ortak olur.






Asgard Kadimler ile aynı ırktan olan insanları incelediğinden ve eski bir Kadim gezegeni dünya’nın yerini çok iyi bildiğinden dolayı bu bilgi Goa’uld Ra’ya da geçmiştir. Asgarddan çaldığı bilgiler ile gezegeninde baskın güç olan Ra, ilk gemilerini oluştururken bir yandan da dünya’ya doğru yola çıkmıştır. Asgard sayesinde Yıldız geçidini,halka transfer teknolojisi ve diğer kadim ve Asgard teknolojilerini öğrenen Goa’uld hızla gemi yaparken ve dünya’yı sömürgüleştirirken ,Asgard Goa’uld’un Dünya’daki varlığından haberdar olur ve Famrir’in başına gelenleri öğrenir. Asgard elindeki tüm askeri güç ile saldırmasına rağmen bir sonuç alamaz çünkü teknolojileri eşit durumdadır. Sonrasında teknolojisini ilerletmesine rağmen hiçbir zaman da goa’uld ile ilgilenecek bol vakiti bulamamıştır. Ya kendi klonlama problemleri ya da diğer uzaylı saldırıları Asgard’ı n Goa’uld u yok etmesini hep engellemiştir. İnsanlığın ele geçirilmesinden her zaman sorumluluk duyan Asgard ise en azından elinden gelenleri yapmak için İskandinavya bölgesini Goa’ulddan kurtarmıştır. Fakat Goa’uld kendisini halka tanrı olarak inandırmış ve kendisini zalimlerden kurtaran Asgard ırkına da tanrı muamelesi yapmıştır. Asgard ise insanlığın belli bir anlayış seviyesine gelene kadar bunu bozmamış devam ettirmiştir. Diğer gezegenlerdeki çalışma kamplarına yıldız geçidi ile götürülen insanları da Asgard elinden geldiği kadarı ile kurtarmış, goa’uld ile elinden geldiğince savaşmış ve en sonunda anlaşmaya varmıştır. Korunan gezegenler anlaşması da bu zamana aittir. Ben bu anlaşmanın Goa’uld un dünya’dan gittiği zaman olduğu inancı içindeyim. Zira teknolojik bakımdan sıfır olan bir insanlığın isyan ettikten sonra Goa’uld tarafından yörüngeden neden bombalanmadığı eminim hepinizin kafasında soru işareti oluşturmuştur. Ben burada Asgard’ın devreye girdiği kanaatindeyim. Asgard istemeyerek bir hata yapmış galaksideki şeytanlara dünyanın yerini ve oraya nasıl gidileceğini öğretmiştir. Ama sonrasında gerek SGC den önce gerek SGC den sonra Dünya ve insanlığın yanında olarak bence bu hatasını gidermiştir. 

Tok’Ra nın Goa’uld genetik havuzundan nasıl ayrıldığı konusunda ise sadece tahminde bulunabilirm. Çünkü genetik hafıza ile doğan goa’uld asla iyi veya kötü olacağını seçemiyor. Bence ya Yükselmiş kadimlerin ya da Asgard’ın bir müdahelesi söz konusu.

219
Bilgiler / Gizemli Irk Furlingler
« : 25 Haziran 2014, 12:09  »
Furling



FurlingStargate SG-1 televizyon dizisinin The Fifth Race bölümünde geçen AsgardKadimler ve Nox tarafındanoluşturulan "Dört Büyük Irk İttifakı" üyesi bir ırktır.Fakat dizide kendilerinden nerede ise hiç bahsedilmedi. Paradise Lost bölümünde Harry MaybourneJack O'Neill ile birlikte Furling teknolojisi olan ışınlama kemeri ile bir ütopik koloniye ulaştı.Bölümde Furling iskeletlerine yer verilmesi düşünülüyordu ama üretimin fazla pahalıya mal olmasından dolayı vazgeçildi.Başka bir nedeni ise isimlerinden dolayı sevimli ve şirin yaratıklar şeklinde gösterilmeleri gerekmekteydi.
Furlingler hakkında detaylı bilginin olmaması hayranları tarafından ırka yönelik merak konusu oldu. Zamanında yapımcı Robert C. Cooper'a sorulan "Bize neden Furlingler hiç tanıtılmadı?" sorusuna "Kim bizler olmadığını söylüyor?" diye yanıt verdi.Yazarlar daha sonra hiçbir şekilde Furling teknolojisi ve halkı hakkında bilgi sunmadı. Fakat Joseph Mallozzi sonunda Stargate SG-1 dizisinin onuncu sezonunda Furlingler hakkında bir bölüme yer verdi.
Sci Fi Channel tarafından yayınlanan 200. bölümde, Cooper "Sonunda Furlingleri görmeye gidiyoruz" dedi. Aslında dizinin içerisinde yayınlanan "Wormhole X-Treme!" adındaki hayalî televizyon dizisine dayalı hayalî bir sahneydi.Stargate evrenindekiStargate SG-1 dizisinin bir parodisiydi. Furlingler, Ewok olarak tasvir edildive SG-1 ekibinin teması sırasında Goa'uld tarafından imha edildiler.

220
Bilgiler / Stargate Kronolojisi
« : 25 Haziran 2014, 12:08  »
Stargate Kronolojisi
Yıldız Geçidi Kronolojisi



Birkaç milyon yıldandan daha önceki bir zamanda Ori ve Kadimler (Eskiler) tek bir ırk olarak yaşıyorlardı. Bilindik fikir ayrılıkları yüzünden parçalandılar. Ori'ler daha büyük ve ezici bir çoğunlukta olduğu için Kadimleri baskı altında tuttular, Kadimler, ellerinde beyin yıkama ile ilgili bir teknoloji olduğu ve bunu kullandıklarında savaşı kazanabileceklerini bildikleri halde savaşmamayı seçerek galaksiyi terk etti.

Bu sırada kullanılabilir bir Yıldız Geçidi (Stargate) ağı/teknolojisi yoktu. Daha sonra Kadimler, Samanyolu galaksisinde Dakara adını verdikleri bir gezegene indiler ve buradaki cihazı (bkz. "Dakara device") yaparak ve tüm Samanyolu galaksisine "yaşamın tohumlarını" attılar.

Şimdi olay burada biraz karışıyor; soru, Yıldız Geçidi ne zaman icat edildi? Büyük olasılıkla Samanyolu galaksisine gelindikten sonra, Dakara ve Dünya'ya farklı koloniler kurulmuş olması gerekiyor. Çünkü Yıldız Geçidi yerleştirmek için gönderilen gemi Dünya'dan yola çıkmış (iz. Stargate Universe).

Aradan uzunca bir süre geçti ve günümüzden birkaç milyon yıl önce Samanyolu galaksisinde veya sadece Dünya genelinde baş edemeyecekleri bir hastalık çıktı; ve Kadimler yaşadıkları bölgeyi terk etmek zorunda kaldı. Atlantis de birkaç milyon yıl önce Dünya'dan ayrıldı, Pegasus galaksisine gitti, burada birkaç milyon yıl geçirip, genişleyip daha sonra yenilgiye uğrayınca bir avuç Atlantisli 10 bin yıl kadar önce Dünya'ya geri döndü. Bu arada kimi yükseldi kimi yükselip geri indi. Yani yükselme olayının tarihi 10 bin yıldan daha yeni.

Ra'nın gelişi ise ilk filmde (bkz. "Stargate" filmi, 1994) M.Ö. 8000 yılı olarak verilmiştir. Yani Atlantis'ten dönenler ile yaklaşık aynı tarihe denk geliyor. Büyük ihtimalle Atlantis'ten gelenler Mısır'daki geçitten çıktılar ve durumun vahametini görünce Güney Kutbundaki geçite doğru ilerlediler (bu da SG-1'in 6. sezonundan bir not).

Toparlayacak olursak;

1- Oriler ve Kadimler (nam-ı diğer Alteranlar, Eskiler) belli bir teknolojik seviyede Ori galaksisinde yaşıyorlar, aynı ırktan bu arkadaşlar...

2- Aralarında fikir anlaşmazlığı oluyor, Kadimler bilimi ve sanatı savunurken, Oriler sapkın bir inanç üzerine saplantılı hale geliyorlar... Aralarındaki anlaşmazlık oldukça ciddi boyutlara varıyor..

3- Kadimlerin elinde, her kim olursa olsun, savunduğu düşünceden vazgeçirecek ya da belli bir şeye inanmayı sağlayacak "The Ark of Truth" isimli bir aygıt var. Bir Kadim bilim adamı yapmış, ismi Han Solo olsun... Bunlar aralarında tartışıyorlar, kullanalım mı kullanmayalım mı diye. Sonunda kullanırlarsa kendileriyle ve fikirleriyle çelişeceklerini düşünüp ikamet ettikleri gezegende bırakıyorlar bu aygıtı. Atlantis'in erken dönem versiyonu olan uçan şehir şeklinde gemileriyle, Ori'den habersiz galaksiyi terkediyorlar. Bu arada Han Solo'nun kız arkadaşına "çok harika bir fikir geldi aklıma" şeklinde sözünü duyuyoruz ve defterinde Yıldız Geçidi tasarımını görüyoruz. (Bu sahneler "Stargate: The Ark of Truth" adlı filmde gösteriliyor.)

4- Bu noktada biraz belirsizlik var ama sanırım önce Yıldız Geçidi projesini bitiriyorlar ve Samanyolu galaksisinin binlerce gezegenine Yıldız Geçidi yerleştiriyorlar.

5- Dakara isimli gezegene (SG-1'ın 8. sezonunda çokça gördüğümüz meşhur) aleti yapıp çalıştırıyorlar. Bu Samanyolunda hayatı tetikliyor, belki ilk hücreliler, sonrasında insan ırkı gelişmeye başlıyor...

6- İnsan ırkı gelişirken başka canlılar da evrimleşiyor, Goa'uld ya da diğer insansı olmayan canlılar gibi...

7- Bu arada Kadimler de gelişimlerine devam ediyor, çeşitli gezegenlere yerleşiyorlar. Yoğun olarak yaşadıkları yer bildiğimiz dünya, bizim gezegene... Antartika kıtası özellikle... Atlantis muhtemel burada inşa ediliyor... Yine bir zaman diliminde insansız uzay gemileri yapıp galaksi dışına çıkacak ve hayat olan gezegenlere otamatik olarak Yıldız Geçidi bırakacak şekilde yolluyorlar... Ardından Destiny (Kader) gemisini yolluyorlar, Yıldız Geçidi bırakılmış gezegenlerdeki verileri toplasın diye... Normalde bir süre sonra Kadimler bu gemiye çıkıp verileri inceleyeceklerdi çok muhtemel ama başka işlere dalıp o kadar para harcayıp yaptıkları gemiyi kaderine terkediyorlar(!)

8- Arada bir zaman sürecinde (binlerce yıllık süreç sonunda) Kadim, Asgard, Nox ve Furlings ırklarından oluşan dörtlü ittifak kuruluyor... Bu birlik bir süre devam ediyor, bunlar o uzay bölgesinin konseyi gibi... Sonrasında Kadimler ayrılıyor, Nox kendini dış alemden soyutluyor, Asgard başka bir galakside, Furlingslere ise ne olduğu belli değil, ittifak çöküyor.

9- Zaman geçtikçe -tabiri-i caizse- Kadimler teknolojinin anasını ağlatıyor, nerdeyse herkes gelişmiş bir beyne sahipmiş gibi teknolojik olarak neredeyse herşeyi buluyorlar. Goa'uld iyileşme aygıtlarına ilham veren iyileşme küpü, ışınlanma halkaları, kişisel koruma kalkanları gibi... Tabi kısım kısım da çeşitli yetenekler geliştiriyorlar, kimi kinetik, kimi iyileştirme gücünde...

10- Bir dönem, bir çeşit veba çıkıyor galakside... Bunu bir şekilde Orilerin çıkarmış olması mümkün, SG-1'de 9. sezondaki Oriler'in çıkardığı veba ile ilgili bölümlerden anlaşıldığı kadarıyla, ama kanıtı yok... Vebayı durdurmak için herşeyi deniyorlar, bir çeşit zaman makinesi bile yapıyorlar, ama aygıt zamanda geri gitmek yerine sürekli döngü yapıp hata veriyor ve vazgeçiyorlar... Neticede veba Kadimler'in büyük kısmını kırıp geçiriyor... Dünya'dakiler Antartika'ya bir Yıldız Geçidi bıraktıktan sonra Atlantis gemisiyle beraber Pegasus galaksisine geçiyor... Bir kısmı da sanırım burdayken yükseliyor.

11- Pegasus galaksisinde, Atlantis'i okyanusu olan bir gezegene indiriyorlar. Burada da aynı işlemleri yapıyorlar... Bilumum yaşam olan gezegene daha teknolojik Yıldız Geçitleri bırakıp bir yandan da insan ırkının gelişimini sağlıyorlar. Fakat, nasıl Samanyolu galaksisinde Goa'uld türemişse gezegenin birinde; Pegasus galaksisinde bir gezegende de Eratus (sanırım ismi buydu) adında hayat emiş gücüne sahip bir böcek gelişiyor, daha doğrusu önceden gelişmiş... Bir şekilde Kadimler'in geliştirdiği insan ırkının ya da bir şekilde daha önceden galakside varolan insan ırkının DNA'larını bu böceklerinkiyle birleşiyor ve modern zamanın vampirleri olan, hayat gücünü emerek sonsuza dek yaşama kapasitesine sahip Wraithler oluşuyor!

12- Wraithler çok büyük bir hızla ürüyor, bilinçleniyor, kolonileşiyor, teknolojik olarak merdivenleri koşa koşa çıkıyor ve Kadimler'i yok olma tehlikesiyle baş başa bırakıyor.

13- Artık yenilmiş olan Kadimler, Atlantis'i kalkanlarıyla suyun dibine batırıp Samanyolu galaksisine, bizim dünyamıza geçiyor... Bir kısmı yükseliyor, bir kısmı galaksiye ve dünyaya dağılıyor.

14- Bu arada Kadimler ayrıldıktan sorna Samanyolu galaksisinde çeşitli ırklar gelişiyor ve Yıldız Geçitlerini kullanmasını öğrenen parazit ırk Goa'uld'lar galaksiye hakim oluyor.

15- "Stargate SG-1, (SG-1)" dizisinde yaşananlar, Dünya'nın Goa'uld'u yenmesini, sonrasında bizim galaksimize dadanan Orileri yenmesini, Asgard gibi güçlü ırklarla yapılan ittifakları, Pegasus ve Atlantis'in keşfini anlatıyor.

16- "Stargate Atlantis, (SGA)" dizisinde, Pegasus galaksisi ve Atlantis şehrinin keşifleri, Wraithlere karşı verilen mücadele konu alınıyor. Bu Wraithler de tam bir baş belası, yolda giderken Goa'uld ile mi Wraith ile mi karşılaşmak istemezsin diye sorsanız, düşünmeden Wraith derim! Gerçekten bir Wraith tarafından öldürülmek istemezseniz; nasıl öldürdüklerini merak ediyorsanız, SGA'yı izlemelisiniz.

17- "Stargate Universe, (SGU)" dizisinde ise, yukarıda bahsettiğim Destiny gemisinin kaderi konu alınıyor. Destiny, Kadimlerin, Yıldız Geçidi bıraktıkları gezegenlerdeki verileri toplaması için gönderdiği gemi. Bu gemiye yanlışlıkla giden Icarus ekibinin başına gelen olaylar anlatılmaktadır dizide.

Serinin izleme sırası;
Film ve dizilerin izleme sırası şu şekildedir:

  • Stargate (1994) sinema filmi
  • Stargate SG-1: Children of the Gods (2009) SG-1'in yönetmen tarafından kırpılmış 1. bölümüdür, isteğe bağlı izleyebilirsiniz
  • Stargate: SG-1 (1997-2007) dizi
  • Stargate: Atlantis (2004-2009) dizi (SG-1 8. Sezon başladığında SG1 ile paralel izlenmeli. bir bölüm SG-1 Bir Bölüm Atlantis)
  • Stargate: The Ark of Truth (2008) SG-1 Final Filmi
  • Stargate: Continuum (2008) SG-1'in devam filmi
  • Stargate: Universe (2009-2011) dizi


  • Stargate: Infinity (2002-2003) çizgi dizi, ana seri ile bağımsızdır

221
Bilgiler / Stargate Tüm Seriler Gemi Büyüklükleri
« : 25 Haziran 2014, 12:05  »

Stargate Evrenindeki Tüm Gemiler ve Büyüklükleri
-T302 vs. gemiler TurksRaider isimli üyenin senaryosunda geçen gemilerdir.
Orjinal resim boyutu için resme sağ tıklayıp resmi gör deyiniz.

222
Bilgiler / ZPM - SNM - Zero Point Module
« : 25 Haziran 2014, 11:58  »
SNM'nin Türkçe açılımı Sıfır Noktası Modülü'dür, İngizilce kısaltması ZPM ve orjinal açılımı; Zero Point Module'dür.


Stargate evreninde kullanılan, şu andaki enerji tipleri ile kıyaslandığı zaman neredeyse sınırsız gibi görünen, silindirik, enerji kaynağıdır. Diziye Zero Point Energy kavramından girmiş olması muhtemeldir. İstenildiği zaman süper patlamalar yaratabilmesi de ayrı bir özelliğidir.

Kısaca SNM
Sıfır Noktası Modülü, güçlü ve çok uzun süre dayanabilecek enerji bulunduran şehirler ve galaksiler arası uzay araçlarında da kulanılan bir enerji kaynağıdır. SNM, Kadimler tarafından icat edilmiş ve hem Dünya'da hem de Pegasus galaksisinde saptanmıştır. Atlantis ekibinin üyeleri şehirdeki SNM tükenmek üzere olduğu için ve Atlantis şehrini ayakta tutabilmek için Pegasus galaksisindeki gezengenlerde mümkün olduğunca hızlı bir şekilde yeni bir SNM bulmak zorundadırlar. Atlantis için bir SNM hayatta kalma veya yenilgi arasındaki fark anlamına gelir, ve ekibin Dünya'ya dönmesi için gerçekten çok önemlidir.

SNM Çalışma Mantığı
Zero Point Energy diye tabir edilen olguda olabilecek en düşük düzeyde bile olsa bir sistemde yine de sıfırın üstü bir değerde enerji bulunması prensibinden hareketle çalışan Stargate (ve Star Trek) teknolojisidir. Teorik olarak bu Sıfır Noktası Enerjisini çekmeyi bir şekilde başarabilirseniz bu enerji Sıfır Noktası Enerjisi olduğu, yani bundan düşük bir enerji düzeyi mümkün olmadığı için sınırsız (daha doğrusu sadece enerji çekme hızınızla sınırlı, sonsuz) bir enerji kaynağına kavuşursunuz Ancient (Kadim) ırkı bir şekilde bunu başarmış, bu yöntemi kullanarak da Sıfır Noktası Modül'leri yaratmıştır. Bu modüller öye güçlüdürler ki, birinin patlaması bir güneş sistemini tamamen yok edebilir. Asgard'ların bile elinde henüz bu boyda bir teknoloji mevcut değildir, SGC(Stargate Center)'nin normalde kullandığı Naqahdah Jeneratörleri, ki el kadar bir Naqadah Jeneratörü SGC'nin neredeyse bütün enerji ihtiyacını karşılayabilmektedir, kelimesinin yanından bile geçemez. Yani Atlantis'te daha iyi anlaşılır; sekiz tane gayet haşmetli olan Naqadah reaktörü şehrin ancak temel fonksiyonlarını çok düşük bir düzeyde çalıştırmaya yeterken, bir SNM şehrin bütün sistemlerini ve muazzam kalkanlarını aktif hale getirmeye yetmektedir. Tabii şehrin havalanıp uzaya çıkması, hipeuzay'a girmesi, inanılmaz hızlarda galaksilerarası seyahat etmesi vs. için üç tane SNM gerektiği gerçeği Atlantis'in ne kadar büyük, karmaşık ve güçlü bir eser olduğunu da gösterir.

223
Bilgiler / Asgard Tarihi
« : 25 Haziran 2014, 11:57  »
TCOzanZor nickli üyeden alıntı..

Asgard Ida galaksisindeki othala gezegeni üzerinde gelişti. Onların 100.000 yıllık tarihi vardır.

Erken tarih

Onlar 28.000 bin yıl önce galaksinin dışını araştırmaya başladı. Bir noktada Asgard kopyalanma programına başladı ömürlerini uzatmak için zihinleri kristallerin içinde saklanıp kopyalanmış bedenlerine aktarılıyordu. Zamanla Asgard ırkı barion sendromu adı verilen bir vebaya maruz kaldı. Nüfusun %60 sildi ve bir nesil içinde hastalıktan kurtulan %75 üzerinde steril oldu ve hücresel bozulma yaşandı nüfusun %10 genetik yıkım eğilimini tersine çevirmek için genetik çeşitlilik yoktu. 

30.000 yıl önce 

Bir Asgard gemisi othala’dan yola çıktı mürettebat uyku kapsüllerindeydi yolculuk sırasında geminin bilgisayar sistemleri arızalandı ve gem galaksiler arasındaki boşlukta sürüklenip durdu. 

12.000 ile 10.000 yılları arasında 

Asgard diğer farklı ırklar ile huzurlu bir temas sağlamıştı. Eskiler, furlings ve nox ırkları ile dostluklar kuruldu. ( dört büyük ırk ittifakı muhtemelen bu dönemde kurulmaya başlandı.)

8.000 yıl önce

Asgard yüksek kurul üyesi famrir P3X-888 üzerinde yaptığı keşif görevi sırasında sistem efendisi Ra tarafından saldırıya uğrayarak ele geçirildi. Ve konukçu olarak alındı Asgard halkının teknolojik bilgilerini ele geçirdi aynı zaman Eskiler ile aynı soydan olan insanoğlunu ve dünyanın yerini öğrendi. Ra Asgard bedeninde fazla kalamadı Asgard biyolojisindeki farklılıklar buna izin vermedi. (sg-1 keşif görevi sırasında ortak yaşamı reddeden insan toplumunda olduğu gibi büyük olasılıkla )

Bu yüzden dünyaya doğru yola çıktı. Kendine insan bir konukçu alıp diğerlerini maden ocaklarında köle olarak çalıştırmak için yıldız geçidi ile diğer güneş sistemlerine aktardı.

Asgardlar famririn başına gelenleri ve insanlara yaptıklarını öğrendiğinde doğal olarak sistem efendileri ile Asgard halkı arasında savaş başladı. Sistem efendileri Asgard bilgilerine kısmen sahip olmalarına rağmen Asgardlar dünyanın kuzey bölgelerindeki insanları ve galaksideki bazı köleleştirilmiş insan toplumlarını özgürleştirmeyi başardılar. Ve bu yüzden o dönemin ilkel insanları onları iyi niyetli tanrılar gibi gördü. 

Asgardlar ve sistem efendileri arasındaki savaş epey şiddetli olmuştu (muhtemelen) iki tarafta ateşkes yapmak mecburiyetinde kalmıştır. Korunan Gezegenler Antlaşması adında bir ateşkes ile 26 gezegen( daha sonra dünyada bu antlaşmaya dâhil olacak) Asgard korumasına girdi.

Antlaşmaya göre 27 gezegen serbest bırakılacaktı. Sistem efendilerin bu sistemlere girmesi yasaktı. Ancak doğal afet gibi olaylarda Asgardların müdahale etmesi yasaktı ve ihlal sayılıyordu. Korunan gezegenlerdeki toplumların sistem efendilerine tehdit olacak şekilde ilerlemesi veya teknolojik yardım yasaktı. (hatırladıklarım)

Elimden geldiğince düzenledim wikipedia dan google translate olarak çevirdim ve düzenledim. yanlışım olduysa kusura bakmayın devamını tamamladığımda güncelliycem ..

224
Bilim Kurgu Sözlük / Bilim Kurgu Nedir?
« : 23 Haziran 2014, 23:26  »
Bilim Kurgu Nedir ?
Bilim kurgu yakın ya da uzak gelecek ile ilgili öykülerin bugün olası olmayan bilim ve teknoloji unsurlarını kullanarak oluşturulmasıdır. Bilim kurgu bazen geçmişi de kurgulayabilir. Bilim kurgu kitap, sanat eserleri, televizyon, film, bilgisayar oyunları, tiyatro eserleri ve diğer kitle iletişim araçlarında bulunabilir. Yapısal ve pazarlama bağlamında bilimkurgu güncel gerçeklik içinde bulunmayacak kurgusal ögeler içeren yaratıcı çalışmaları tanımlamak için kullanılabilir. Bu tanımlama fantastik, korku ve ilgili türleri de içerir.
Bilim kurgu eserlerinin fantastik eserlerden farkı hikâye kapsamındaki kurgusal ögelerin çoklukla doğa kanunları üzerine yapılmış bilimsel önermeler ya da ispatlar dahilinde olası olmasıdır (yine de hikâyedeki bazı ögeler hala tamamen yaratıcı kurgulardan ibarettir).Böylesi farklılıkların sonuçlarını keşfetmek bilimkurgunun, onu "fikirlerin edebiyatı" yapan geleneksel amacıdır. Bilim kurgu çoklukla, bilinen gerçekliğe aykırı kurgulamalar içindeki alternatif olasılıklar hakkında eğlendirici ve rasyonel olarak yazmak üzerine kuruludur.
Bu kurgulamalar:
Gelecek, alternatif zaman dilimleri ya da bilinen tarih ve arkeolojik kayıtlarla çelişen geçmiş zaman kurgulamalar
Dış uzay, diğer dünyalar ya da uzaylılar içeren kurgulamalar
Bilinen doğa yasalarına aykırı teknoloji ve bilimsel kurallar içeren hikâyeler

Zamanda yolculuk ya da psiyonik, nanoteknoloji gibi yeni teknolojiler, ışık hızı üzerinde seyahat, robotlar ya da yeni politik ya da sosyal sistemler (örnek: bir distopya) gibi yeni bilimsel kuralların keşfi ya da uygulanmasını içeren hikâyeler,olabilir.

225
Bilim Kurgu Sözlük / FTL - Işıktan Daha Hızlı
« : 23 Haziran 2014, 23:21  »
Işıktan Daha Hızlı - IDH (FTL)
Alıntı
Işık ötesi hız, (ayrıca faster-than-light, superluminal ve FTL olarak da bilinir) ışıktan hızlı bilgi aktarımı ve ışıktan hızlı yolculuk, bilginin ve maddenin ışık hızının daha üstünde hızlarla hareket etmesi halinde kazanacağı hız. Özel görelilik kuramına göre, kütlesi olan ve ışık hızı üzerinde bir hıza sahip olan bir parçacığın ışık hızına ulaşabilmesi için sonsuz enerjiye ihtiyacı vardır. Ne var ki özel görelilik, ışıktan hızlı hareket eden kütleli parçacıkların varlığını her zaman yasaklamaz.

Diğer yandan bazı fizikçiler, "apparent" (görünür) ya da "effective" (etkili) ışık ötesi hız olarak adlandırılan bir hipotez ortaya atmışlardır. Bu hipoteze göre uzayzamanın olağandışı biçimde bozulmuş bölgeleri, maddenin çok uzaktaki bölgelere "normal" bir rotada yapacağı seyahatten çok daha kısa sürede (ışık hızını aşmaksızın) ulaşmasına olanak verebilir.

Görünür FTL hipotezi genel görelilikle çelişmez. Görünür FTL tasarısı örnekleri Alcubierre aracı ve seyahat edilebilir solucandelikleri sayılabilir. Ne var ki bu çözümlerin fiziksel olabilirliği belirsizdir.

Takyonlar
Takyonlar, ışık hızından yüzbinlerce kat hızlı hareket eden cisimlerdir. Eğer ışık hızına yaklaşırlarsa veya ışık hızına gelene kadar yavaşlarlarsa yok olabilirler. Bilindiği üzere Büyük Patlama (Big Bang) nedeniyle evrenin oluşumu başladı ve bu patlama Ol ve Öl diye tanımladığımız iki yönlü bir zaman başlattı. Bilinen zamana göre evrenimiz 20 milyar yaşındadır. Buna ek olarak 20 milyar diyelim ve bizim evrenimizin bulunduğu yerde ama başka bir boyutta bir evren daha vardır, o da eksi 20 milyar yaşındadır. Zaman yolculuğuna çıkmak, boyut değiştirmekten ibaret olabilir. Bu boyut değişimi içinde takyon gibi hızlı olmaya gerek olmadığını düsünüyorum.Ufo lardanda anlasilacagi gibi birden görünüp birden yok oluyorlar.Bu onlarin boyutlar arasi geçis yaptigina delil teşkil eder. Bizim evrenimizin yaşi 20 milyar, bizim evrenin içinde ama baska boyutta olan evrenin yaşi eksi 20 milyardır. Diğer evrene geçis yapmamız için 40 milyar yıla ihtiyacımız olur. Ama bu sayahatte önemli olan hızlı bir seyahat değil boyut geçisini sağlamaktır.

Boyut Geçişi
Şu anki zamanımızda uzayda bulunan kara delikler boyut geçisini sağlayan tek kozmik fenomen olarak biliniyor, ama ufoların da bunu yapabildiklerini biliyoruz. Peki nasıl yapıyorlar? Şu an için bilinmiyor ama zamanı geldiğinde onuda öğreneceğiz. Bir örnek verecek olursak; bir A4 kağıdı düşünün, ortasını baslangıç noktası yapıp arka sayfadaki ortasına kadar düz bir çizgi çekin. Ne yapmış oluyoruz; kağıdi başlangıçtan bitişe kadar çizerek bir yol oluşturuyoruz. Aynı A4 kağıdının başlangıç noktasına bir toplu iğne yardımı ile bir delik açın. Tabii ki ulaşmak istediğimiz noktaya kısa yoldan ulaştık. Şu an zaman yolculuğuyla uğraşan bilim adamları bizim ilk metodumuz gibi bir metotla bu yolculuğun hesaplarını yapmaya çalışıyorlar. Ama yapılması gereken şey o çizginin üzerinde hareket etmeye çalışmayıp bir an önce o kağıdı delmektir...

Sayfa: 1 ... 13 14 [15] 16