İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - nanoeray

Sayfa: 1 ... 11 12 [13] 14 15 16
181
Bilim Kurgu Sözlük / Neden Solucan Delikleri?
« : 25 Haziran 2014, 13:12  »
Neden Solucandelikleri?
Matt Visser
3 Ekim 1996

Bu yazı orijinal olarak Phlogistin’de basılmıştır. Yeni Zelanda’da yayınlanan bilim kurgu dergisi.

Bilim kurgu fanatikleri beni affetsinler ama bu lanet olası modern fizikte neler oluyor? Physical Review’in (1) herhangi bir sayısını ele aldığımızda mutlaka birkaç sayfasında zaman yolculuğundan bahsettiğini, hatta daha da fazla wormhole’lardan bahsedildiğini, hatta biraz da şanslıysak warp-drive’lardan bahsedildiğini görürüz. Diğer profesyonel fizik toplulukları üyeleri de izafiyet / kuantum fiziğinde neler olduğunu merak ediyorlardır. Ne yapıyoruz ve neden yapıyoruz?

Tüm yaptığımız bilmin sınırlarını zorlamaktan ibaret. 20. yüzyıl bize 2 süper fiziksel gerçeklik sunuyor: Einstein’in çekim teorisi (izafiyet) ve alansal kuantum teorisi (parça (zerre) fiziği)... bu iki teoride mantıksal olarak doğruydular ve kesin olarak söyleyebilirim ki fiziki gerçekliği kendi rejimleri içerisinde tekrardan yarattılar. (henüz bunun doğruluğunun sınırlarını belirleyemedik.) fakat bu ikisini bir araya getirdiğinizde hemen sorunlar ortaya çıkıyor. Kuantum çekimi: şu anda uygulanabilir bir teori. Karşılıklı zıt görüşler olmasına rağmen günümüz itibariyle, yani 1996 itibariyle kuantum çekimiyle ilgili evrensel olarak kabul görmüş bir teori yoktur. Bununla ilgili ortaya atılan fikirlerden bazıları başarıyla sonuçlandırılırken bazıları başarısızlığa uğradı. Ve bu sürüncemede her daim bu çekim kanunu nicelendirilmeye çalışıldı. Bu teoriyle ilgili doğrudan yapılan bir deney olmadığı için bu konuyla ilgili yapılan munazaralarda da pek bir sonuç çıkmıyordu. Günümüzdeki teoriler her ne kadar kısıtlı imkanlar sunuyor olsalar da, gelecekle ilgili olarak varsayımlar tahmin etmeye yetecek bilgiler veriyorlar, mesela ihtiyacı için gerekli olan enerjiyi fazlasıyla bulabileceği gibi. Planck ölçeği (2) olarak bilinen bir şey var ki, kuantum çekiminin trans-Planckian rejimi için önemli hale geleceğini biliyoruz. Vakum, dalgalanma yaratarak kara delikleri durdurmaya çalışacak ardından da kuantum dalgalanmaları kendiliğinden oluşan bu kara delikleri yok etmeyi deneyecek. Bir ihtimal kuantum çekimi bu durdurma işlemini engeleyebilir. Uzay zamanı, trans-plackian ölçeğinde çok şiddetli olan uzay zamanı manifoldunda bozularak değişir ve topoloji köpüğü haline gelmeye başlar. Manifold anlamını yitirmeye başlar ve bu da relativistlerin başvurduğu uzay “zamanı köpüğü”’dür. Buna rağmen Planck ölçeğinde enteresan şeylerin olduğuna emin olabiliriz fakat orada baş döndüren olayların neler olduğunu bilemeyiz.

En iyi parçacık hızlandırıcılarımız pek işe yaramıyor. Hatta süper iletken süper çarpıştırıcılar bile parçacık enerjilerini ancak 104 'GeV; 1015 = 1,000,000,000,000,000’a çıkartabilmektedir. Kuantum çekimi için çok küçükler.

Fizik komiteleri bu teknolojik sınırlandırmalarla karşısında (en azından bazı komiteleri kaygılandıran bir durum bu.) instein’in eski bir hilesi olan Gedanken deneyini tekrar hayata geçirdiler. Gedanken deneyi fikrine göre sizin bir fikrinizi alıp, dahili tutarlılık için, saf mantıksal analizle herhangi bir gerçek deney yapmadan test ederler. Şu anda yapılabilecek en iyi şey budur.

Gedanken deneyi tüm genel ve özel izafiyet teorilerine uygulandığı vakit görüldü ki nihai olarak bu teoriler dahili olarak tutarlıydılar ve hatta bilim adamlarına gerçek ölçüm sonuçları için araştırmalara nereden başlayacaklarına dair fikirler de verdi. (gerçek ölçüm sonuçları günümüzde bulunmuştur.)

Gendanken deneyi, kuantum çekimi’ne ulaşmak için tanımlanmamış ve karmakarışık olan fikirlere uygulandığında çok karışık ve düzensiz sonuçlar ortaya çıkar. Ortaya çıkan sonuçlar neyin yanlış olduğunu görmemizi engeller. Umudumuz ise yanlış çıkan teorilerin bize doğru olanı bulmamız için ipuçları vermesidir. Bunlardan bir tanesi Einstein çekimini ve kuantum alan teorisini birlikte genelleyebilir. İnşallah bu bizi kutsal bardağa ( çekimin kuantum teorisi.) götürür. Elimizdeki en iyi şey, kuantum fiziği ve Einstein çekimi karışımı olan “yarı klasik kuantum çekimi”dir. Yani melezdir, çünkü çekimin kendisi bölünmeyi bırakır ve normal bir hal alır ve kalan herşeyi bölmeye başlar. Maddedeki dağılımın kuantum ortalaması klasik çekim alanı oluşturabilmek için Einstein’in alan denklemini kullanır. Bu bizi hayli meşgül edecek bir durumdur. Çok teşekkür ederim.

Bu melez modeli Planck ölçeğine uyguladığımız vakit gariplikler başlıyor. Wormhole’lar akla uygun hale geliyorlar. Ya da en azından saşma sapanlıkları gözle görülür halde olmuyor. İnsanlar ayrıca yarı klasik kuantum çekimi içinde Einstein’in alan denklemini çözer gibi warp drive’larla oynamaya başladılar. Mühendisler bu ürün modelini elde ederken sakın nefesinizi tutmayın, çünkü bunun için gereken teknoloji gerçekten çok uzakta. Ve daha çok mucizeye ihtiyaç vardır. (3)

Warp drive ve wormhole muhabbetleri garip ve kaçınılmaz bir şekilde zaman yolculuğu kavramında son buluyor. (bu noktada bazı bilim adamları bu durumu kabul etmezler.) Zaman yolculuğundan dolayı oluşan çeşitli türdeki paradoksları anlatan aşağı yukarı 4 tane tepki (anlatım) vardır:

Radikal yeniden yazma varsayımı: dişlerini bile ve moder fiziği baştan yazmaya başla. Çok acı verici bir durum. (gerekiyora bunun için acı çekerim ama daha çok acı çekmeye devam etmeden deneysel kanıtların da bulunmasını istiyorum )

Kararlılık varsayımı: sadece tek bir evren olduğu kabul görüdüğünden beri bunun aksi hiç söylenmemiştir. O yüzden tarihi değiştirmeye çalışırsanız ne kadar kasarsanız kasın kesinlikle başarılı olamazsınız. Çünkü geçmiş sabittir ve değiştirilemez. Şu anda bir okuyucu olarak kendinizi biliyorsunuz ve yaşayan biri olarak hiç kimse 5 dakika öncesine yolculuk edip de sizi öldüremez. Eğer biri bunu denerse birşeyler mutlaka yanlış gider. Mesela silahı ateş almaz veya makine tutukluk yapar, ya da katil otobüsü kaçırır ve bunun gibi sayıları hep artan problemler ortaya çıkar. (aslında bu konuyla ilgili bir bağlantı kurmak istemezdim ama hikayenin gidişatı Komplo Teorisi’ne doğru gidiyor. )

Kronoloji koruma varsayımı: Daha yalın (ya da önemsiz) bir bakış açısı. Wormhole’lar veya warp drive’ların uygun olması halinde zaman yolculuğunun hayata geçirilmesi gerçekten de çok kolay olacakmış gibi görünmesine rağmen, daha zaman yolculuğunun başlamasıyla beraber çok kötü şeylerin olacağını kabul etmek gerekir. Çekim alanlarının mekanik kuantum vakumlarını bozduğunu ve bu vakum bozulmalarının zaman yolculuğunun başlamasından itibaren sonsuza kadar devam ettiğini biliyoruz. bu etkinin warp drive’ı veya wormhole’u yok edeceğinden şüpheleniyoruz. Yani sadece zaman makinesini yapılabiliriz demek oluyor. (en hoşuma giden kısmı bu.)

Sıkıcı fizik varsayımı: Bütün bu saçmalıkları unutun. Deneyle ispatlanmış sağlam bir kanıta bakalım. Ya da en iyisi onun yerine yeşil kırlara koşalım....

Burada bütün yaptığımız şey Planck ölçeği fiziğine bir yer bulmak ve kuantum çekimi teorisine uygun bir yol bulmaktır. Aramamıza rağmen daha kesin bir cevap bulamadık. En azından doğru soruyu formüle etmeye çalışıyoruz. Aslında kuantum çekimiyle ilgili gerçek teori ne olursa olsun Planck ölçeğinin altındaki enerjinin yarı klasik kuantum çekimine indirilmesi gerekir. Yarı klasik kuantum çekimiyle ilgili soracağınız sorular quantum çekimi teorisi sınırları içinde sorulabilir ve cavaplanabilir olmalıdır. Kuantum çekimi sonuçta neyi ispatlarsa ispatlasın wormhole’ların, warp drive’ların, zaman makinelerinin ve diğer ilgi çekici konuların varlığıyla ve özellikleriyle ilgili sağlam cevaplar verebilmelidir.

Yazar:

Matt Visser Lower Hutt’a büyümüştür, Victoria üniversitesinde fizik eğitimi almıştır. Doktorasını California Berkeley’de yapmıştır. Şimdilerde Saint Lois’deki Washington üniversitesinde fizik konusunda yardımcı araştırma profesörü görevindedir.

Kitaplar:

Birkaç tane ilginç kitap var ve bu kitapları okumak için öyle çok fazla fizik bilgisine de gerek yoktur. Matematiksel anlatım içermeden modern fizikte olup biteni konu alırlar.unutulmaması gerekir ki, fizik dilinin ingilizceye çevrilmesinde kaçınılmaz olarak bazı eksik anlatımlar ya da farklılıklar olacaktır.

Kip Thorne: Black Holes and Time Warps: Einstein’in ahlaksız mirası

Stephen Hawking, A brief history of Time: big bang’tan kara deliklere kadar

Uyarı: kitabın birinci yarısı fiziğin daha kesin olan unsurlarını içeriken kitabın ikinci yarısında kuramsal bilgilere yer verilmiştir. Kitabın ayrımı 8. bölümde başlıyor.

Teknik Kitaplar (çok ağır içerikliler)

Gerçekten de neler döndüğünü öğrenmek istiyorsanız. Fiziğin ve matematiğin derinlerine inip kurcalamanız gerekir. Kuantum fiziğini, parçacık fiziğini ve Hilbert uzayının mztematiğinin iyi olan kısımlarını gerçekten bilmek istiyorsanız diferansiyel geometrisini ve alanların kuantum teorisini bilmeniz gerekir.

Ceareti olanlar için bazı teknik kitaplar:

Stephen Hawking ve George Ellis: Uzay zamanının geniş ölçekli yapısı

N.D. Birrel ve Paul Davies: bükülmüş uzayda kuantum alanları

Stephen Fulling: bükülmüş uzay zamanındaki kuantum alan teorisinin görünüşleri

Matt Visser: Lorentzian WormHole’lar: Einstain’den Hawking’e

Dipnot:

(1) Fiziksel Eleştiri: bölüm D15: parçacıklar ve alanlar

(2) Planck Ölçeği: 1019 'un üstündeki enerjler 1019GeV’dir. = giga-electron-volts: 10-35metreden küçük olan mesafeler için, 10-45saniyeden az olan zamanlar için

(3) Örnek olarak: 1 metre genişliğinde bir wormhole ya da 1 metre genişliğinde bir warp balonu, çekim alanı için eksi bir jübiter kütlesine ihtiyaç duyar. Bu değerin negatif çekim kütlesi olması gerekir. Negatif kütle demek uzaydan daha az enerji demektir.pozitif değeri oluşturan antimatter(?) değildir.

Çeviri: Çetin BAL & Onur Altekin-09-11-2004

Alıntıdır:http://www.zamandayolculuk.com/cetinbal/nicinwormhole.htm

182
Bilim Kurgu Sözlük / Askeri Bilimkurgu
« : 25 Haziran 2014, 13:12  »
Askeri bilimkurgu
Askeri bilimkurgu ulusal, gezegenlerarası ya da evrenlerarası silahlı güçlerin çatışması üzerine kurulur; öncelikli karakterler genellikle askerlerdir. Hikâyeler askeri teknoloji ile ilgili detaylar, prosedürler, törenler ve askeri tarih içerir; askeri hikâyeler tarihsel çatışmalarla paralellik ihtiva edebilir. Gordon Dickson'un Dorsai romanları ve Heinlein'in Yıldızgemisi Askerleri erken dönem örnekleridir. Joe Haldeman'ın The Forever War adlı eseri erken yazarların II. Dünya Savaşı dönemi hikâyelerine Vietnam Savaşı dönemi ile verdiği eleştirel bir cevaptır. Önde gelen askeri bilimkurgu yazarları David Drake, David Weber ve S. M. Stirling'dir. Baen Books yayınevi askeri bilimkurgu yazarlarını yetiştirmesiyle tanınır.

183
Bilim Kurgu Sözlük / Sosyal Bilim Kurgu
« : 25 Haziran 2014, 13:08  »
Sosyal Bilimkurgu

"Sosyal bilimkurgu" terimi psikoloji, ekonomi, politik bilimler, sosyoloji, antropoloji gibi sosyal bilimleri esas alan çalışmaları tanımlamak için kullanılabilir. Bu alandaki kaydadeğer yazarlar arasında Ursula K. Le Guin ve Philip K. Dick sayılabilir. Terim öncelikli olarak karakterler ve duygular üzerine odaklanan hikâyeleri tanımlar. SFWA Büyük Ustası Ray Bradbury bu sanatın tanınmış bir üstadıdıdr. Bazı yazarlar katı bilimkurgu ve sosyal bilimkurgu arasındaki sınırı bulanıklaştırmışlardır. Ütopya ve distopya hikâyeleri sosyal bilimkurgunun dallarıdır;The Handmaid's Tale, BinDokuzyüzSeksenDört ve Brave New World gibi hikâyeler sosyal bilimkurgu örnekleri arasındadır. Gulliver'in Seyahatleri gibi fantastik ortamlarda geçen hicivsel romanlar yaratıcı kurgulamalar olarak kabul edilebilir.

184
Bilim Kurgu Sözlük / Paralel Evrenler
« : 25 Haziran 2014, 13:07  »
örülebilir evrenin ötesinde, bu evrene paralel başka evrenler de varmı dır? Mistikler ve filozoflar böyle olduğunu öne sürüyorlar. Bilim adamları ise yakın zamanlara değin böyle bir şeyin olanaksız olduğunu düşünüyorlardı.

 

Fakat bugün fizikçiler paralel evrenlerin olabileceğini matematiksel olarak ortaya koyabiliyorlar.Aşağıda ''üçüncü bir boyutta dizilmiş iki boyutlu evrensel düzlemler'' görülmektedir.

PARALEL EVRENLER kavramı, bugün bilimsel terimlerle açıkça bir şekilde tartışılabilmektedir.Bilim adamları içinde bulunduğumuz evrenin varlığını bir takım neden sonuç bağıntılarıyla açıklayabiliyorlar.Aslında bu açıklama, üç boyutlu uzayın tümüyle onun yapısını oluşturan fizik nesnelerden ibaret olduğu esasına dayanır.Bu yaklaşım biçimi ilk bakışta, evrenin var olan her şey demek olacağı anlamına gelebilir.Fakat iki önemli nokta var.Birincisi, bilim adamlarının evren açıklamaları, birtakım soyut kavramları(güzellik ve sevgi gibi) açıklamaktan kaçınır.Oysa her ne kadar fizik bir evrende yaşıyorsak da, bu tür soyut kavramlar bu fizik evren içerisinde önemli bir yer tutarlar.İkinci olarak da bilimin tüm yaklaşımları ve bu konuya ilişkin kabülleri kesinlikle üç boyut ile sınırlanmıştır.


3 koordinat belirtilmelidir
İkinci nokta, paralel evrenler tartışmasının odak noktasını oluşturuyor.Evrenimiz üç boyutlu bir mekandır.Herhangi bir nesnenin konumunu kavrayabilmek için öncelikle onun üç koordinatını belirlememiz gerekir.Bunun en somut örneği havacılıkta görülür.Bir uçağın pilotu, yerdeki hava trafik kontrolörüne havadaki konumunu bildirmek için 3 rakam vermek zorundadır: Bu değerler uçağın havada bulunduğu yerin enlemini, boylamını ve yere olan uzaklığını belirtir.

Peki, üç boyutun ötesi var mıdır? Matematikçiler diğer boyutları idrak etmenin sanıldığı kadar zor olmadığını belirtiyorlar.Diğer boyutlar gerçekten de matematiksel olarak kavranabilir, fakat bu durum üç boyutlu insan beyni için de söz konusu mudur? Tüm kavramlarımızla birlikte üç boyutlu bir mekanda yaşadığımız için bu pek mümkün değildir.Fakat şu örnekler, bunu anlamamıza biraz yardımcı olabilir.


Nokta, kağıt ve masa örnekleri
Uzaydaki tek bir noktayı ele alalım . Bu noktanın herhangi bir yöne doğru uzanan hacmi yoktur.Dolayısıyla bir matematikçi için o nokta boyutsuzdur.Düz bir çizgiyi alalım. O da sadece bir yöne doğru uzar.Genişliği ve yüksekliği yoktur, sadece uzunluğu vardır.Bu bakımdan o çizği de bir matematikçi için tek boyutludur.Bir kağıt parçasını düşünün.Genişliği ve uzunluğu vardır ama derinliği yoktur.Dolayısıyla o da iki boyutludur.Bir masayı ele alalım.Genişliğiyle, uzunluğuyla ve derinliğiyle üç boyutlu bir nesnedir.Örneklerimizi bir kez daha inceleyelim: Boyutsuz, tek boyutlu, iki boyutlu ve üç boyutlu.Burada durmamız için herhangi bir neden var mı? Niçin bundan sonraki boyutları keşfe çıkmayalım?

İki boyutlu evren: Flatland
Tekrar kağıt örneğine dönelim ve bu iki boyutlu dünyada yaşayan varlıkları düşünelim.Flatlandliler (R. Edwin Abbott, Flatland adlı bilimkurgu romanında, iki boyutlu bir evreni ve oradaki yaşamı anlatır.) sadece iki boyutu bilirler: Sağ-sol, ön-arka.Onların tüm hareketleri kağıtın derinliği olmayan yüzeyi ile sınırlanmıştır.(Onlar derinliği sadece kendi boyutlarındaki yerçekimi olarak ölçümleyip duyumsarlar.) Flatlandliler üçüncü boyutla ilgili olarak hiçbirşey bilmezler.Hatta üçüncü boyutu hayal edemezler. Flatlandlilerin üzerinde yaşadıkalrı bu kağıt parçasının sonsuz bir genişlikte olduğunu düşünün.Bu durumda onlar doğallıkla kendi iki boyutlu evrenlerinin tüm ''var oluşu'' oluşturduğunu düşüneceklerdir.Öte yandan kendi evrenlerinin ''altında'' ya da ''üstünde'' de başka evrenlerin olduğunu ise asla anlayamayacaklardır.Hatta anlamamanın ötesinde, bu kendilerine söylendiğinde kabul bile etmeyeceklerdir.

Paralel Flatlandler
Bizim üç boyutlu bakış açımızla ise, Flatland evreni asıl gerçekliğin çok çok küçük bir bölümünü oluşturur.Bu arada iki ayrı Flatland evreni birbirine paralel bir şekilde yer alabilir ve bunların her birinde yaşayan varlıklar derinlik duygusuna sahip olmadıkları için birbirlerinin farkına varamazlar.Bu tür birbirine paralel iki Flatland evreni üçüncü bir boyutta bir araya gelirler, tıpkı bir kitabın sayfaları gibi.

Einstein'ın yaklaşımı
Her ne kadar bilimsel düzeyde şimdilik bir varsayım olarak kabül ediliyorsa da, birtakım bilimsel ön bilgiler öne sürülmemiş olsaydı, paralel evrenler felsefesi bir kavram olmanın ötesinde hiçbirşey ifade etmeyecekti.Paralel evrenler konusuyla ilgili ilk kapıyı açan kişinin Albert Einstein olduğu biliniyor.Einstein'in ünlü genel rölativite teorisinde paralel evrenleri birbirine bağlayan ''köprülerden'' söz edilir.Genel rölativite teorisi çekim, uzay ve zaman konularını kapsayan oldukça karmaşık bir teoridir.Rölativite teorisine göre, bir çekim alanı eğimli bir uzay demektir.Üç boyutlu uzay, dördüncü bir buyuta uzanır.Tekrar Flatland'e dönersek, bu iki boyutlu alem, üç boyutlu uzayın dördüncü bir boyuta açılmasının ne demek olduğunu açıklamaya yardım edecektir.

Hemen yanıbaşımızda yer alan mekanların varlığı olgusu, bizim dördüncü bir boyut tasarımlarımızdan oldukça farklıdır.Her şeyden önce, üç boyutlu beynimizin bu tür bir olguyu kabüllenmesi oldukça zordurBöyle bir yaklaşım ancak iki boyutlu bir paralel evren modeli ile sağlanabilir.Modern bilimsel yaklaşımlar, paralel evrenlerin varlığına, hatta gerekliliğine dikkat çekiyor.Dördüncü bir boyut kavramı paralel evrenlerin nerede olabileceğine ilişkin bazı ip uçları veriyor.Özellikle Einstein 'ın bu tür evrenlerin karadelikler aracılığıyla nasıl birbirine bağlanabileceğine ilişkin bazı ön bilgiler ortaya koyduğu biliniyor.Aslında paralel evrenler bir dördüncü boyutta aynı uzayda aynı yerdedirler.Fakat araya bir zaman duvarı girmiştir.Paralel evrenler birbirlerine değmeden sonsuz tabakalar şeklinde bir kitabın sayfaları gibi üst üste dizilirler.Paralel evrenler ve kendi evrenimize ait farklı zaman tabakaları(Geçmiş, Şimdi, Gelecek) bu dördüncü boyutta birbirleri içerisine geçerek bir kitabın sayfaları gibi dizilmişlerdir.

Flatland 3 boyutlu oluyor
Flatland'i oluşturan iki boyutlu kağıt tabakasının üzerine ağırlığı olan bir nesne koyalım. İki boyutlu kağıt bu nesnenin ağırlığından ötürü hemen buruşacak ve şekli bozulacaktır.Dolayısıyla iki boyutluluğunu yitirecek, buruşuk bir yüzeyi olmasından ötürü, üçüncü bir boyut, yani derinlik kazanacaktır. 
Böylece bu yeni üç boyutlu mekanda kütleçekimi denen etki oluşacaktır.Flatland, çukurlaşmasına rağmen yine Flatland olmaya devam edecektir.Fakat şu farkla ki, Flatlandliler bu kez meyilli bir yüzey üzerinde yolculuk yapacaklardır.Buradaki çukurlaşma, hemen akla bir karadelik getiriyor.Bir karadeliğin Flatland'de olduğu gibi üzerinde durabileceğiniz bir yüzeyi yoktur.Sadece nesneyi daha derinlere çeken olağanüstü bir çekim gücü vardır.Flatland'in bir karadeliğe yaklaştığını varsayalım, ne olacaktır o zaman? Flatland'in iki boyutlı evreni karadeliğin çekim etkisine girdiğinde, giderek küçülmeye ve bükülmeye başlayacaktır.Sanki bir huninin kenarlarından içeriye doğru, bir tünele doğru kayıyor gibi olacaktır

185
Bilim Kurgu Sözlük / Hiperuzay Nedir?
« : 25 Haziran 2014, 13:06  »
Bilim-kurgularda zaman zaman kullanılan daha hızlı ulaşımı sağlayan bir terimdir. En iyi bilinen örnekleri ise Star Wars'da ve Isaac Asimov tarafından yazılan Foundation adlı eserde kullanılmıştır. Genellikle hiperuzaya erişebilmek için gemilerde Hiperuzay Cihazı bulunması gerekir. Gemiler hiperuzaya girdiklerinde kendi enerji kaynaklarını kullanmaktadır, yani hiper uzayda ilerlerken birden enerjisi tükenen bir gemi hiperuzaydan aniden çıkar ve uzayın derinliklerinde kaybolur ama yedek bir enerji kaynakları varsa bunu devreye sokarak yeniden hiperuzay sıçrayışı yapabilirler tabii bunun için bulundukları konumun koordinatlarını bilmeleri gerekiyor.

Hiperuzay seyahatleri, ışık hızından daha hızlı olarak kabul edilir. Hiperuzay bazı bilim-kurgu filmlerinde daha açıklayıcı bir anlam oluşturmak için, yıldızlararası ve galaksilerarası seyahatlerde, Işık Ötesi Hız (FTL) olarak da kullanılır.

Hikayelerde hiperuzay yolculuğu tanımlanırken çoğunlukla, hiperuzay cihazı kullanır, görünüşte makul bir yanılsama oluşturmak için izafiyet veya sicim teorisi kullanılır. Şu an için Hiperuzay Seyahatleri kurgusal bir teknolojidir.

Hiperuzay terimi ilk olarak John W. Campbell'ın 1934 yılında Astouinding dergisinde yayınlanan "The Mightiest Machine" adlı kısa hikayesinde kullanmak üzere icaat etmiştir. Hiperuzay terimi o günlerden bu yana pek çok yerde yaygın olarak kullanılmıştır. Çoğu yazar veya senarist bu terime başka isimler vererekte kullanabiliyor.

186
Bilim Kurgu Oyunları / SWOTF - Online Browser Game
« : 25 Haziran 2014, 13:05  »


Swotf / Space Warriors Of The Future


Oyunumuz tamamen Türk yapımı ve O game tarzı bir oyun. O game'den en büyük farkı ise para'nın 3. 4. hatta 5. planda olması,yani diğer oyunlar gibi para ile altın,toryum,özel madde almadan tamamen kendi çalışmanızla istediğiniz yere gelebilirsiniz. Oyun acemilik aşamasını bence geçti,artık oldukça profesyoneller ve herşey türkçe ve türk yapımı. Gemileriniz için hiper sürücü geliştirebilir,iyon silahları geliştirebilirsiniz. Oyun kendisine verilen emek ve zamanı fazlası ile geri veriyor. Ben 2011 in sonlarına doğru ilk defa oynadım ve normal sıralamada ve filo sıralamasında ilk 20 de iken işlerimden dolayı oyunu devrettim. Şimdi yeniden kaydoldum,1 hafta olmadı ama 5. gezegeni kurdum,bu benim tecrübemden kaynaklansa da gereken emeği gösteren en tecrübesiz arkadaş bile meyvesini rahatça alacaktır. Şu an Serverda 300 küsür kişi var ama zamanla artacaktır. Oyunun bu erken aşamasında siz arkadaşlarımı da eskiden oynadığım servera davet ediyorum. O game oynamış olanlar zaten 1 adım ötedeler. Toplam 7 galaksi var ve her galakside 300 yıldız sistemi ve her yıldız sisteminde 16 gezegen var.

Oyun Hakkında Genel Bilgi

SWOTF uzayın sır dolu derinliklerinde geçen bir strateji oyunudur. Büyük bir uzay imparatorluğu kurmak için; koloniler oluşturmalı ve bunları diğer imparatorlukların saldırılarından korumalısın.

Oyunun başlangıcında ilk yaşam alanın sana verilecek olan ana gezegendir. Ana gezegen kuracağın imparatorluğun temelidir. Ana gezegenini sağlam bir altyapı kurarak geliştirmeli ve en kısa zamanda galaksinin derinliklerinde diğer kolonilerini kurmalısın.

Ana gezegeninde ve kuracağın diğer kolonilerde; Metal, Titanyum ve Xenon olmak üzere üç ana hammadde kaynağı bulunmaktadır. Bu üç hammadde oyunda inşa edeceğin bütün binalar, araştırmalar ve savaş gemisi filolarının yapımı için gereklidir. Xenon hammaddesi aynı zamanda filoların uçması için gerekli olan yakıttır. Oyunda başarılı olmak ve kuvvetli bir altyapı kurmak için başlangıçta, binalar bölümünden Metal, Titanyum ve Xenon madenlerinin kademesini arttırman gerekir. Bu madenlerin kademesini arttırdıkça gezegenindeki saatlik maden üretimin de artar. Ayrıca bu üç maden kadar önemli bir de enerji vardır. Enerjini arttırmak için de Binalar sayfasındaki Enerji Merkezinin kademesini arttırman gereklidir. Enerjinin kırmızıya düşmesi halinde oyundaki bütün üretimlerin yavaşlar.

Oyunda ilerleteceğin her kademe ve inşa edeceğin her gemi ve savunma oyun puanını yükseltecektir. Oyundaki sıralaman kazandığın puana göre belirlenir. Sıralamanı Genel durum sayfasındaki istatistikler linkinden görebilirsin.

Oyunda binalardan başka bir de Araştırmalar menüsü bulunmaktadır. Bu menüdeki her araştırma tekniğinin oyuna değişik bir katkısı bulunmaktadır. Oyundaki tüm bina, araştıma, gemi ve savunmalar hakkındaki temel açıklamayı ilgili resimlerin üzerine tıkladığında görebilirsin.

Teknoloji Ağacı sayfası, oyundaki ilerlemenin haritasıdır. Teknoloji ağacı oyunda senin en temel rehberin olacaktır. Herhangi bir binayı, araştırma kademesini, savunma veya gemiyi yapabilmek için hangi kademeyi hangi seviyeye getirmen gerektiğini buradan takip edebilirsin.

Tüccar sayfasından tüccar çağırarak eksik olan bir madenini diğer madenle takas edebilirsin.

Subaylıklar menüsünden subaylık alarak oyunda daha hızlı bir gelişme sağlayabilirsin.

İttifak sayfasından, kendine yeni bir ittifak kurabilir, mevcut bir ittifaka katılabilirsin. İttifaktaki diğer arkadaşların ile birlikte dayanışma içerisinde daha çabuk gelişebilir ve eğlenceli bir arkadaş ortamında oyundan daha çok keyif alabilirsin.

Oyunda ihtiyacın olan her türlü bilgiyi almak ve diğer oyuncularla irtibat kurmak için http://forum.swotf.com linkinden oyun forumuna üye olabilirsin.

Hemen oyuna kayıt ol ve uzayın derinliklerinde geçen bu büyük macera ve yarışa sen de katıl




Swotf Nasıl Oynanır

Oyun savaş, yağma, ticaret ve diplomasi üzerine kuruludur. Oyuna bir gezegende başlarsınız.

Amacınız hammadde üretmek yahut yağma yoluyla diğer gezegenlerden ele geçirmek ve bu hammaddelerle yeni filolar ve binalar inşa ederek medeniyetinizi geliştirmektir. Diğer oyuncuların sahip oldukları gezegenleri ele geçiremezsiniz, ancak henüz kimse tarafından sahiplenilmemiş gezegenleri sömürgeleştirerek burada yeni medeniyetler kurup hammadde üretebilir ve bunları kullanabilirsiniz. Diğer oyuncularla güçlerinizi birleştirip ittifaklar kurarak galaksi üstünde söz sahibi olabilir, ittifaklar arası dev savaşlar yapabilirsiniz.

Bir yıldız imparatorluğu kurmak için ana gezegeninizin yanısıra koloniler de kurmalısınız. Kolonilerle birlikte toplam en fazla 9 gezegen sahibi olabilirsiniz

Koloni nasıl kurulur?

Koloni için bir Koloni Gemisi'ne ihtiyacınız var. Gemiyi boş bir gezegene yolladıktan sonra gemi gezegene ulaşınca orada bir koloni oluşur ve gemi yok olur. Daha önce sömürgeleştirilmemiş gezegenleri seçmelisiniz, yoksa geminiz hedefi kabul etmeyip sizi uyaracaktır.

Koloniyi sadece kuran oyuncu silebilir ve koloniler saldırılarla ele geçirilemezler.

Kolonide, tıpkı ana gezegende olduğu gibi her şeyi inşa edebilirsiniz.

Koloniyi ne için kullanacaksanız ona göre binalar inşa etmelisiniz. Hammadde üretimi içinse madenleri ve enerji üretimini, filonuza yağma için limanlık etsin diyeyse XENON üretimini sağlamalısınız.

Hangi gezegenler Kolonileştirilmeli

Koloni eğer hammadde üretimi içinse büyük olmasına dikkat edilmelidir. 100 alanın altındaki koloniler bu amaca uygun değillerdir. Bu iş için alan sayısı 150 ve daha üstü olmalıdır. Alan sayıları tesadüfî olarak belirlenir.

SWOTF uzayın sır dolu derinliklerinde geçen bir strateji oyunudur. Büyük bir uzay imparatorluğu kurmak için; koloniler oluşturmalı ve bunları diğer imparatorlukların saldırılarından korumalısın.

Oyunun başlangıcında ilk yaşam alanın sana verilecek olan ana gezegendir. Ana gezegen kuracağın imparatorluğun temelidir. Ana gezegenini sağlam bir altyapı kurarak geliştirmeli ve en kısa zamanda galaksinin derinliklerinde diğer kolonilerini kurmalısın.

Ana gezegeninde ve kuracağın diğer kolonilerde; Metal, Titanyum ve Xenon olmak üzere üç ana hammadde kaynağı bulunmaktadır. Bu üç hammadde oyunda inşa edeceğin bütün binalar, araştırmalar ve savaş gemisi filolarının yapımı için gereklidir. Xenon hammaddesi aynı zamanda filoların uçması için gerekli olan yakıttır. Oyunda başarılı olmak ve kuvvetli bir altyapı kurmak için başlangıçta, binalar bölümünden Metal, Titanyum ve Xenon madenlerinin kademesini arttırman gerekir. Bu madenlerin kademesini arttırdıkça gezegenindeki saatlik maden üretimin de artar. Ayrıca bu üç maden kadar önemli bir de enerji vardır. Enerjini arttırmak için de Binalar sayfasındaki Enerji Merkezinin kademesini arttırman gereklidir. Enerjinin kırmızıya düşmesi halinde oyundaki bütün üretimlerin yavaşlar.

Oyunda ilerleteceğin her kademe ve inşa edeceğin her gemi ve savunma oyun puanını yükseltecektir. Oyundaki sıralaman kazandığın puana göre belirlenir. Sıralamanı Genel durum sayfasındaki istatistikler linkinden görebilirsin.

Oyunda binalardan başka bir de Araştırmalar menüsü bulunmaktadır. Bu menüdeki her araştırma tekniğinin oyuna değişik bir katkısı bulunmaktadır. Oyundaki tüm bina, araştıma, gemi ve savunmalar hakkındaki temel açıklamayı ilgili resimlerin üzerine tıkladığında görebilirsin.

Teknoloji Ağacı sayfası, oyundaki ilerlemenin haritasıdır. Teknoloji ağacı oyunda senin en temel rehberin olacaktır. Herhangi bir binayı, araştırma kademesini, savunma veya gemiyi yapabilmek için hangi kademeyi hangi seviyeye getirmen gerektiğini buradan takip edebilirsin.

Tüccar sayfasından tüccar çağırarak eksik olan bir madenini diğer madenle takas edebilirsin.

Subaylıklar menüsünden subaylık alarak oyunda daha hızlı bir gelişme sağlayabilirsin.

İttifak sayfasından, kendine yeni bir ittifak kurabilir, mevcut bir ittifaka katılabilirsin. İttifaktaki diğer arkadaşların ile birlikte dayanışma içerisinde daha çabuk gelişebilir ve eğlenceli bir arkadaş ortamında oyundan daha çok keyif alabilirsin


Diğer ayrıntılar için

http://www.swotfhelp.com/
Kayıt olmak için www.swotf.com adresine girmeniz yeterlidir.

187
Bilim Kurgu Oyunları / OGame
« : 25 Haziran 2014, 13:03  »
OGame galaksiler arası fetih oyunudur.

OGame uzayda geçen bir çeşit strateji oyunudur. Aynı anda binlerce oyuncu karşılıklı oynayabilir. Oynayabilmek için sadece normal bir internet gezgini gerekir.

Özellikler

  • Oyuna fazla gelişmemiş bir gezegenle başlar, ve sonrasında güçlü bir imparatorluk kurmaya çalışır; aynı zamanda büyük çabalarla elde ettiğin sömürgelerini de savunursun.
  • En yeni teknolojilere sahip olma amacını gerçekleştirebilmek içinekonomik ve askeri alt yapını kur.
  • Hammadde ihtiyacını sorunsuzca karşılayabilmek için diğer imparatorluklara karşı savaş.
  • Acil hammadde ihtiyacını karşılamak için diğer imparatorlarlamüzakereler yaparak ittifaklar kur, veya ticaret yap.
  • Çıkarlarını tüm evrende gözetebilmesi için bir filo kur.
  • Hammaddelerinin depolanmasını gezegenin üzerindeki geçilmez savunmanın arkasında yap.
  • OGame sana sınırsız imkanlar sunar.
  • Komşularını terorize mi edeceksin? Yoksa yardıma muhtaçların intikamını mı alacaksın?
Resimler






188
Bilim Kurgu Oyunları / Halo 4
« : 25 Haziran 2014, 13:00  »


Master Chief, intikam ve yıkım peşindeki eski bir kötülüğe karşı savaşmak için geri dönüyor. Gemisi gizemli bir dünyaya çakılan, yeni düşmanlarla ve ölümcül bir teknolojiyle karşı karşıya kalan kahraman için evren artık eskisi gibi olmayacak. Halo'nun orijinal çok oyunculu modunun ve yenilikçi, kurguya dayalı işbirliği görevleriyle Spartan Ops modunun tadını çıkarmak için Infinity'ye katıl.
Çıkış tarihi: 05.02.2013Geliştirici: 343 IndustriesYayımcı: Microsoft StudiosTür: NişancıSite: halo4.com



Master Chief, intikam ve yıkım peşindeki eski bir kötülüğe karşı savaşmak için geri dönüyor. Gemisi gizemli bir dünyaya çakılan, yeni düşmanlarla ve ölümcül bir teknolojiyle karşı karşıya kalan kahraman için evren artık eskisi gibi olmayacak. Halo'nun orijinal çok oyunculu modunun ve yenilikçi, kurguya dayalı işbirliği görevleriyle Spartan Ops modunun tadını çıkarmak için Infinity'ye katıl.
Çıkış tarihi: 05.02.2013
Geliştirici: 343 Industries
Yayımcı: Microsoft Studios
Tür: Nişancı
Site: halo4.com

Halo 4 Gameplay Trailer (E3 2012)

189
Bilim Kurgu Oyunları / Stargate War Begins
« : 25 Haziran 2014, 12:59  »
Evet arkadaş çok güzel bir oyun modu ile karşınızdayım. mod neredeyse stargate gibi.yani gemiler kalkanlar savaşlar hepsi tıpatıp stargate iyi benzetmişler ve süper yapmışlar. ilk olarak oyun Nexus: The Jupiter Incident
oyununa mod olarak yapılmıştır. oyunda görev mörev yok ! sadece kendi senaryonuzu oluşturup savaşa başlıyorsunuz. modun içerisinde nexus skirmisher var oradan savaşta kullanacağınız gemiyi ve rakibiniz olacak gemiyi/leri belirleyip bir mission oluşturuyorsunuz daha sonra ise oyuna girip oluşturduğunuz missionu seçip başlıyorsunuz.
Videolar :
Resimler :


190
Bilim Kurgu Oyunları / C & C Stargate Universe
« : 25 Haziran 2014, 12:57  »
Evet Arkadaşlar Yeni bir Stargate modu ile karşınızdayım Öncelikle bu modu kendim şahsen kurup denedim ve gayet güzel bir mod. Yukarıda modun tanıtım videosunu verdim. şimdi biraz moddan bahsedelim.

Öncelikle Modun En yeni sürümü olan alpha 1.5 beta sürümü yayınlanalı 1 ay felan oldu. bu yeni sürümden bahsedecek olursak modda 3 adet uygarlık var.
1- Tau'ri
2- Goa'uld
3- Asgard
4- Replicators -
Yeni

Asgardlar 1.5 sürümü ile eklendiği için daha bir çok eksikleri var ama şimdiden oyunda süper güç olarak tanınıyor ilk başlarda güçsüz olsada 2 tane o'neill class war ship yaptınızmı tamamdır karşınızda kimse duramaz.
Goa'uld lar ise yine gelişmiş ve üstün teknoloji çalma yöntemleri ile oyunda göze batıyor ilk olarak bir kaç işçi ile oyuna başlanıyor ve geliştikçe insanlardan üstün teknolojiye sahip olur. tabikide asgardı yenecek teknolojiye sahip değil. Oyunda güç dengelerini biraz abartmışlar diyebilirim. Çünkü Asgard'daki teknoloji tüm uygarlıkları yokedebilecek biçimde. goa'uldarın asgarda karşı tek avantajı Anubis Admiral Ship tir. Ra nın gözü yükseltmesi ile 5 adet bc-304 clas gemiyi tek hamlede yutabiliyor(şahsen denedim ve 2 atıştata 4 adet asgard oneill yok ettim )
şimdi gelelim dünya teknolojisine. dünya yine bildiğimiz dünya bi değişiklik yok yan oyuna aşlanıyor gelişiyorsun ilk başta x-301 üretiyorsun. ardından çöldeki tersaneyi kurup ilk gemi olan x-303 ü üretiyorsn.
daha sınra bc-304 sınıfına geçip araştırmalar ile gemileri güçlendiriyorsunuz. Oyunda dünya en güçsüz uygarlık olarak işlenmiş. Asgard ile savaştığında asgard 2 oneill class 3 adette beliskner ile yaptığınız herşeyi yok edebiliyor. goa'uld ise5-6 hatak yollayıp sizi yokedebiliyor. ancak siz onlar saldırmadan önce heryere füzeatar füzeci asker koyarsanız konu değişir :)

Şimdi Modu Kullanmak için Gerekli Oyun Command & Conquer Generals Zero Hour'dur.
Zero Horu kurmak içinde Normal Generalsi kurmanız gerekmektedir. BU iki oyunu kurduktan sonra modu indirip aşağıdaki gibi kurulum yapın.


Mod Sayfası : Tıkılat

İndirme Linkleri :
Yeni Güncelleme (Çoğalıcılar Oyuna Eklendi [Samanyolu Versiyon Pegasus Yok]) : Tıkla
Mod : Tıkla

1.4 Patch : Tıkla

Ekteki Dosyada Videodaki Ek-nanoeray.rar Dosyasıdır. Videodakinden farkı içeriğinde 1.4 patch yoktur. Onu Yukarıdaki linkten temin edebilirsiniz.
Tanıtım :


Kurulum: 


191
“RICHARD GORSSİNGER zamanımızın en özgün spritüel yazarlarından biri.Olağanüstü geniş bir bilgi yelpazesi,kendine özgü tutkulu bir zihni ve hepimizi zamanımızın getirdiği dönüşüm serüveninde daha derinlere götürecek muazzam akıl oyunlarıyla birleşmiş heyecan verici bir zarafete sahip bir tarzı var.Bu kitap onu okuyacak kadar şanslı olan herkes için dünya ile ilgili temel soruları tartışmaya açacak ve bu konudaki söyleşilerin düzeyini yeni bir karmaşıklık,tutku eylemdüzeyine yükseltecektir.Richard’ın bütün eserleri büyüleyici ve yaratıcıdır,ama bu kitap şimdilik onun en önemli eseri.”
ANDREW HARVEY

“Herkes içinde,derinlerde bir yerlerd ,gelecekle
İlgili bir rehber,bir el kitabı özlemi,giderek genişleyen o bilinmezdeki yolculukta bize yardımcı olacak bir içsel bilgelik arzusu vardır.Dikkatle ve üstünde uzun uzun düşünerek okunursa, bu hayret verici belge sizin gelecekten korkuyla kaçınmak yerine ona sevinçle açılımınızı kolaylaştıracaktır.”
ROBERT SARDELLO

“2013’ün fantastik olduğunu düşünüyorum.Aklıma şu sıfatlar ve ifadeler geliyor:dahice,samimi,nüktedan,bilgili,sofistike.. .Grossinger harika bir sentetik akla sahip ve hayal gücü kuvvetli,sınırsız bir derin bilgi ve şiirsel bir düzyazı ustası.”
MICHAEL J.HARNER

“2013’de,Grossinger gerçek yaşam deneyimlerini ve araştırdığı teknik sistemlerin ortaya çıkardığı sonuçları aydınlatıyor.Daha da önemlisi,hayatın olgunca ve korkusuzca nasıl ele alınacağına,incelik ve cömertlikle örnek oluyor.Serüvene açıklık,çekicilik,özdüşünüm ve dürüstlüğü harmanlayarak her birimize hayatı dört gözle beklenecek ve her şeyi verecek bir şekilde karşılıyor.”
JOHN FRIEDLANDERv

192
Bilim Kurgu Kitapları / Stargate Comic Books
« : 25 Haziran 2014, 12:53  »
Shel kek nem ron beyler! :D 

Stargate serilerinin çizgi romanları varmış. Türkiye de satılmadığı için indirmek zorunda kaldık. gönül isterdi ki koleksiyon yapalım 

Kitabı isteyenler Google dan arama yaparak ulaşabilir ve satın alabilir.

Hallowed Are The Tauri!

193
Bilim Kurgu Kitapları / Otostopçunun Galaksi Rehberi
« : 25 Haziran 2014, 12:52  »


Bilimkurgu yazının benzersiz ismi Douglas Adams’ın neredeyse dünyanın tüm dillerine çevrilmiş dizisi Otostopçunun Galaksi Rehberi BBC’de radyo oyunu olarak yayınlanışının ardından büyük bir okur kitlesine ulaşarak popülerliğini asla yitirmeyecek bir kült haline geliyordu…

Galaksinin haritası bile çıkarılmamış ücra bir köşesinde, gözlerden uzak bir güneşin yörüngesinde, tamamıyla önemsiz küçük bir gezegen döner. Gezegenin maymundan gelen halkı genellikle mutsuzdu. Ağaçlardan inmekle büyük hata yaptıklarını düşünenlerin sayısı gün geçtikçe artıyordu. Bazıları ağaçlara çıkmanın bile yanlış bir hamle olduğunu ve okyanuslardan asla ayrılmamış olmaları gerektiğini söylüyordu. Sonra adamın birinin, sırf değişiklik olsun diye bundan böyle halka nazik davranmanın ne kadar iyi olacağını dile getirdiği için ağaca çivilenmesinden yaklaşık ikibin yıl sonra, bir perşembe günü, o önemsiz gezegen bir kestirme yol uğruna yok olup gidecekti. Ama bilinmeyen gerçek şuydu ki gezegenin yaratılış amacı yalnızca Nihai Soruya cevap bulmak için yapılan bir deneydi…

194
Bilim Kurgu Kitapları / Leviathan Uyanıyor
« : 25 Haziran 2014, 12:52  »





DEĞERLENDİRME:

Bildiğiniz üzere bilim kurgu romanlarını okumayı pek sevdiğimden ve son dönemde Isaac Asimov, Jules Verne, Philip K. Dick, Robert Heinlein gibi türün ustalarının kitaplarını peş peşe biraz fazlaca okuduğumdan bu kitabın da beni derinden etkilemesi beklentisiyle başladım bu romana. Aslında baştan biliyordum çıtayı biraz yukarıya koyduğumu ve romanın yazar(lar)ının henüz usta sayılamayacaklarını. Yine de romanın Hugo gibi bilim kurgu dalının en prestijli ödüllerinden birine aday olması da besledi bu beklentimi. Sonuçta sevdiğim ama beni şaşırtan, sarsan veya düşündüren çok fazla öğesi olmayan bir güzel bilim kurgu romanı okumuş oldum. Daha da iyisi uzun tren ve uçak seyahatlerinde okunacak doğru türde bir kitap olmasıydı.

Romanın en güçlü yönü karakterleriydi. Bu kitapla ilgili ilk kez şu an bir yorum okumuyorsanız, romanın yazarının tek bir kişi gibi görünmesine rağmen arka planda iki yazarın çalıştığını biliyorsunuzdur. Leviathan Uyanıyor'a ilişkin olumsuz yorumlarda en önemli kritiğe neden olan bu durum. Benim görüşüm ise çift yazar olmasının ana karakterlerin zenginliğini besleyen bir unsur olduğu şeklinde. İki ayrı yazarın kaleme aldığı iki ana karakterin bir araya geldiği bölümlerde de bütünlüğün bozulmaması iki yazarın başarısının bence bir imzasıydı. Karakterlerle ilgili beni rahatsız eden tek konu başlarda ve hatta ortalarda sanki ön plana çıkacakmış gibi duran bayan karakterlerin ikisinin de hiçbir zaman öne çıkamaması oldu.

Kitaba verdiğim notu düşüren konu kitabın bilim kurgu edebiyatına büyük bir katkı yapmamış olduğunu değerlendirmem. Kendi alt türü açısından bu yüzyılın güzel bir örneği olarak gösterilebilecek olsa dahi (belki de başta da belirttiğim gibi son dönemde fazlaca "iyi, klasik" bilim kurgu okuduğumdan) beni tam doyuramadı. Yine de devamını okumak istiyorum elbette.

Romanın kurgusu türüne yakışır bir biçimdeydi. Akışı rahattı, okuması kolaydı. Bilim kurgu türüne aşina değilseniz bile hızlıca okuyabileceğiniz ve kullanılan bilimsel öğelerin sizi çok yormayacağı bir romanla karşı karşıyasınız. Benim gibi uzun bir yolculuk yapacaksınız veya tatildeyseniz veya her zaman okuduğunuz türün dışına çıkıp değişiklik yapmak istiyorsanız Leviathan Uyanıyor tam size göre bir roman. Özellikle bir üçlemenin ilk kitabı olmasına karşın tek başına da alınıp okunabilecek ve serinin devamını merak etmiyorsanız da sonu anlamlı biten bir roman.

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

Leviathan Uyanıyor'un kapağının üst kısmında da göreceğiniz üzere bu kitap 2012 Hugo Ödülleri'nde "En İyi Roman" dalında adaydı. Peki nedir bu Hugo Ödülü?

195
Bilim Kurgu Kitapları / Calibanın Savaşı
« : 25 Haziran 2014, 12:51  »
Calibanın Savaşı 

YALNIZ DEĞİLİZ...

"Eğer müthiş karakterler içeren ve gerçek uzayda geçen bilimkurguları seviyorsanız, buna bayılacaksınız."

-Jo Walton -

Dış gezegenlerin tahıl ambarı Ganymedede bir Mars donanma piyadesi tüm müfrezesinin canavarımsı bir süper asker tarafından katledilmesine tanık olur. Dünyada yüksek mevkiden bir siyasetçi gezegenlerarası bir savaşın çıkmaması için uğraşmaktadır. Ve uzaylı bir protomolekül Venüsü işgal ederek gezegende muazzam ve gizemli değişimlere yol açarken bir yandan da güneş sistemine yayılma tehdidinde bulunmaktadır.

Uzayın uçsuz bucaksız boşluğundaysa James Holden ile Rocinantenin mürettebatı Dış Gezegenler İttifakı adına huzuru sağlamaktadırlar. Onlar savaşın pençesindeki Ganymedede kayıp kızını bulması için bir bilim adamına yardım etmeyi kabul ettiklerinde insanlığın geleceği, tek bir geminin çoktan başlamış olabilecek bir uzaylı istilasını engelleyip engelleyemeyeceğine bağlı

Sayfa: 1 ... 11 12 [13] 14 15 16