Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz
91
Bilim Kurgu Kitapları / Otostopçunun Galaksi Rehberi
« : 25 Haziran 2014, 12:52 »Bilimkurgu yazının benzersiz ismi Douglas Adams’ın neredeyse dünyanın tüm dillerine çevrilmiş dizisi Otostopçunun Galaksi Rehberi BBC’de radyo oyunu olarak yayınlanışının ardından büyük bir okur kitlesine ulaşarak popülerliğini asla yitirmeyecek bir kült haline geliyordu…
Galaksinin haritası bile çıkarılmamış ücra bir köşesinde, gözlerden uzak bir güneşin yörüngesinde, tamamıyla önemsiz küçük bir gezegen döner. Gezegenin maymundan gelen halkı genellikle mutsuzdu. Ağaçlardan inmekle büyük hata yaptıklarını düşünenlerin sayısı gün geçtikçe artıyordu. Bazıları ağaçlara çıkmanın bile yanlış bir hamle olduğunu ve okyanuslardan asla ayrılmamış olmaları gerektiğini söylüyordu. Sonra adamın birinin, sırf değişiklik olsun diye bundan böyle halka nazik davranmanın ne kadar iyi olacağını dile getirdiği için ağaca çivilenmesinden yaklaşık ikibin yıl sonra, bir perşembe günü, o önemsiz gezegen bir kestirme yol uğruna yok olup gidecekti. Ama bilinmeyen gerçek şuydu ki gezegenin yaratılış amacı yalnızca Nihai Soruya cevap bulmak için yapılan bir deneydi…
92
Bilim Kurgu Kitapları / Leviathan Uyanıyor
« : 25 Haziran 2014, 12:52 »
DEĞERLENDİRME:
Bildiğiniz üzere bilim kurgu romanlarını okumayı pek sevdiğimden ve son dönemde Isaac Asimov, Jules Verne, Philip K. Dick, Robert Heinlein gibi türün ustalarının kitaplarını peş peşe biraz fazlaca okuduğumdan bu kitabın da beni derinden etkilemesi beklentisiyle başladım bu romana. Aslında baştan biliyordum çıtayı biraz yukarıya koyduğumu ve romanın yazar(lar)ının henüz usta sayılamayacaklarını. Yine de romanın Hugo gibi bilim kurgu dalının en prestijli ödüllerinden birine aday olması da besledi bu beklentimi. Sonuçta sevdiğim ama beni şaşırtan, sarsan veya düşündüren çok fazla öğesi olmayan bir güzel bilim kurgu romanı okumuş oldum. Daha da iyisi uzun tren ve uçak seyahatlerinde okunacak doğru türde bir kitap olmasıydı.
Romanın en güçlü yönü karakterleriydi. Bu kitapla ilgili ilk kez şu an bir yorum okumuyorsanız, romanın yazarının tek bir kişi gibi görünmesine rağmen arka planda iki yazarın çalıştığını biliyorsunuzdur. Leviathan Uyanıyor'a ilişkin olumsuz yorumlarda en önemli kritiğe neden olan bu durum. Benim görüşüm ise çift yazar olmasının ana karakterlerin zenginliğini besleyen bir unsur olduğu şeklinde. İki ayrı yazarın kaleme aldığı iki ana karakterin bir araya geldiği bölümlerde de bütünlüğün bozulmaması iki yazarın başarısının bence bir imzasıydı. Karakterlerle ilgili beni rahatsız eden tek konu başlarda ve hatta ortalarda sanki ön plana çıkacakmış gibi duran bayan karakterlerin ikisinin de hiçbir zaman öne çıkamaması oldu.
Kitaba verdiğim notu düşüren konu kitabın bilim kurgu edebiyatına büyük bir katkı yapmamış olduğunu değerlendirmem. Kendi alt türü açısından bu yüzyılın güzel bir örneği olarak gösterilebilecek olsa dahi (belki de başta da belirttiğim gibi son dönemde fazlaca "iyi, klasik" bilim kurgu okuduğumdan) beni tam doyuramadı. Yine de devamını okumak istiyorum elbette.
Romanın kurgusu türüne yakışır bir biçimdeydi. Akışı rahattı, okuması kolaydı. Bilim kurgu türüne aşina değilseniz bile hızlıca okuyabileceğiniz ve kullanılan bilimsel öğelerin sizi çok yormayacağı bir romanla karşı karşıyasınız. Benim gibi uzun bir yolculuk yapacaksınız veya tatildeyseniz veya her zaman okuduğunuz türün dışına çıkıp değişiklik yapmak istiyorsanız Leviathan Uyanıyor tam size göre bir roman. Özellikle bir üçlemenin ilk kitabı olmasına karşın tek başına da alınıp okunabilecek ve serinin devamını merak etmiyorsanız da sonu anlamlı biten bir roman.
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
Leviathan Uyanıyor'un kapağının üst kısmında da göreceğiniz üzere bu kitap 2012 Hugo Ödülleri'nde "En İyi Roman" dalında adaydı. Peki nedir bu Hugo Ödülü?
93
Bilim Kurgu Kitapları / Calibanın Savaşı
« : 25 Haziran 2014, 12:51 »
Calibanın Savaşı
YALNIZ DEĞİLİZ...
"Eğer müthiş karakterler içeren ve gerçek uzayda geçen bilimkurguları seviyorsanız, buna bayılacaksınız."
-Jo Walton -
Dış gezegenlerin tahıl ambarı Ganymedede bir Mars donanma piyadesi tüm müfrezesinin canavarımsı bir süper asker tarafından katledilmesine tanık olur. Dünyada yüksek mevkiden bir siyasetçi gezegenlerarası bir savaşın çıkmaması için uğraşmaktadır. Ve uzaylı bir protomolekül Venüsü işgal ederek gezegende muazzam ve gizemli değişimlere yol açarken bir yandan da güneş sistemine yayılma tehdidinde bulunmaktadır.
Uzayın uçsuz bucaksız boşluğundaysa James Holden ile Rocinantenin mürettebatı Dış Gezegenler İttifakı adına huzuru sağlamaktadırlar. Onlar savaşın pençesindeki Ganymedede kayıp kızını bulması için bir bilim adamına yardım etmeyi kabul ettiklerinde insanlığın geleceği, tek bir geminin çoktan başlamış olabilecek bir uzaylı istilasını engelleyip engelleyemeyeceğine bağlı
YALNIZ DEĞİLİZ...
"Eğer müthiş karakterler içeren ve gerçek uzayda geçen bilimkurguları seviyorsanız, buna bayılacaksınız."
-Jo Walton -
Dış gezegenlerin tahıl ambarı Ganymedede bir Mars donanma piyadesi tüm müfrezesinin canavarımsı bir süper asker tarafından katledilmesine tanık olur. Dünyada yüksek mevkiden bir siyasetçi gezegenlerarası bir savaşın çıkmaması için uğraşmaktadır. Ve uzaylı bir protomolekül Venüsü işgal ederek gezegende muazzam ve gizemli değişimlere yol açarken bir yandan da güneş sistemine yayılma tehdidinde bulunmaktadır.
Uzayın uçsuz bucaksız boşluğundaysa James Holden ile Rocinantenin mürettebatı Dış Gezegenler İttifakı adına huzuru sağlamaktadırlar. Onlar savaşın pençesindeki Ganymedede kayıp kızını bulması için bir bilim adamına yardım etmeyi kabul ettiklerinde insanlığın geleceği, tek bir geminin çoktan başlamış olabilecek bir uzaylı istilasını engelleyip engelleyemeyeceğine bağlı
94
Bilim Kurgu Kitapları / Catching Fire
« : 25 Haziran 2014, 12:50 »
Ateşi Yakalamak Açlık Oyunları'nın İkinci Kitabı
(Catching The Fire)
Yazar: Suzanne Collins
Çevirmen: Sevinç Tezcan Yanar
Kitabın Türü: Roman, Fantastik, Bilim-Kurgu, Edebiyat
Capitol mutsuz, huzursuzluk artıyor. Ateşle dans eden kız bir kıvılcım yaktı, yerin altından yükselen isyan şimdi patlama noktasında!
Kıvılcımlar parlıyor, alevler yayılıyor ve capitol intikam istiyor.
Suzanne Collins'in çok satan açlık oyunlarının ikinci kitabı Ateşi Yakalamak 5 Eylül'de çıkıyor.
"Açlık Oyunları Serisi, insanı meraktan çatlatan, gerilim dolu, müthiş akıcı ve inanılmaz sarsıcı! Elimden bir türlü bırakamadım. Bağımlısı oldum!"
-Stephen King-
Sabırsızlıkla çıkmasını beklediğim fenomen kitap Açlık Oyunları'nın devamı olan Ateşi Yakalamak kitabını erkenden okuma fırsatı buldum.. Benim yüksek beklentilerimi haklı çıkartmakla kalmamakla birlikte bunun çok üstüne çıktı. Bu kitap Açlık Oyunları kadar heyecanlı fakat daha bir yürek burkucu çünkü zaten karakterleri tanıyorsunuz, zaten onlarla birlikte zorluklara göğüs germiştiniz. Suzanne hikayenin gerçekleştiği yerleri ummadığım yerlere taşımış ve o bu çok zor yerleri seçmekten hiç çekinmemiş. Olağanüstü. Bu kitabı okurken uykunuzu erteleyeceksiniz. Çıktığı andan itibaren listeleri altüst edecek. Tavsiyem o sabah için hazırlanın ve takviminizi ona göre ayarlayın.
-Stephenie Meyer-
"Zekice kurgulanmış ve çok akıcı bir kitap! Büyüleyici."
-John Green-
"Bilimkurgu, heyecan, gerilim ve aşkın muhteşem bir karışımı."
-USA Today-
"Nefes Kesiyor"
-Publisher Weekly-
"Aksiyon, Entrika, Aşk. Kesinlikle mükemmel."
-Kirkus Reviews-
(Tanıtım Bülteninden)
(Catching The Fire)
Yazar: Suzanne Collins
Çevirmen: Sevinç Tezcan Yanar
Kitabın Türü: Roman, Fantastik, Bilim-Kurgu, Edebiyat
Capitol mutsuz, huzursuzluk artıyor. Ateşle dans eden kız bir kıvılcım yaktı, yerin altından yükselen isyan şimdi patlama noktasında!
Kıvılcımlar parlıyor, alevler yayılıyor ve capitol intikam istiyor.
Suzanne Collins'in çok satan açlık oyunlarının ikinci kitabı Ateşi Yakalamak 5 Eylül'de çıkıyor.
"Açlık Oyunları Serisi, insanı meraktan çatlatan, gerilim dolu, müthiş akıcı ve inanılmaz sarsıcı! Elimden bir türlü bırakamadım. Bağımlısı oldum!"
-Stephen King-
Sabırsızlıkla çıkmasını beklediğim fenomen kitap Açlık Oyunları'nın devamı olan Ateşi Yakalamak kitabını erkenden okuma fırsatı buldum.. Benim yüksek beklentilerimi haklı çıkartmakla kalmamakla birlikte bunun çok üstüne çıktı. Bu kitap Açlık Oyunları kadar heyecanlı fakat daha bir yürek burkucu çünkü zaten karakterleri tanıyorsunuz, zaten onlarla birlikte zorluklara göğüs germiştiniz. Suzanne hikayenin gerçekleştiği yerleri ummadığım yerlere taşımış ve o bu çok zor yerleri seçmekten hiç çekinmemiş. Olağanüstü. Bu kitabı okurken uykunuzu erteleyeceksiniz. Çıktığı andan itibaren listeleri altüst edecek. Tavsiyem o sabah için hazırlanın ve takviminizi ona göre ayarlayın.
-Stephenie Meyer-
"Zekice kurgulanmış ve çok akıcı bir kitap! Büyüleyici."
-John Green-
"Bilimkurgu, heyecan, gerilim ve aşkın muhteşem bir karışımı."
-USA Today-
"Nefes Kesiyor"
-Publisher Weekly-
"Aksiyon, Entrika, Aşk. Kesinlikle mükemmel."
-Kirkus Reviews-
(Tanıtım Bülteninden)
95
Diğer Senaryolar / Star Wars - Darkness
« : 25 Haziran 2014, 12:49 »
Star Wars - Darkness
Cast List
Keira Knightley - Padme Amidala
Chris Pine - Anakin Skywalker
Jude Law - Obi-Wan Kenobi
Christian Bale - Senator Bail Organa
Liam Neeson - Mace Windu
****************************************************************************************
Burada anlatılan olaylar hayal ürünüdür.Episode 3 ile hiçbir ilgisi yoktur.
Çok uzak bir galakside,uzun zaman önce
Ben Padme Amidala.Hepiniz Anakin Skywalker'ın darkside'a geçip jedi'lara ihanet ettiğini ve Obi-Wan'a dövüşüp lav çukuruna düştükten sonra Darth Vader olduğu hikayelerini duymuşsunuzdur.Ama gerçekte olanları kimse bilmiyor.Yada hatırlamıyor.Olanları öğrenmek istiyormusunuz? O halde beni dinleyin.
Part 1
Anakin ile evliliğimizin ilk sabahıydı.Anakin bağırarak uyandı.
-Hayır,hayır olamaz.
Anakin ter içindeydi.İyi görünmüyordu.
-Ne oldu Anakin,kötü bir kabusmuydu?
-Seni kaybetmiştim.Sen başka birinin kollarındaydın.Ben sana sesleniyordum ama beni duymuyordun.
Anakin'e sıkıca sarıldım.
-Beni asla kaybetmeyeceksin.
Anakin'de bana sarıldı.
-Bizi hiç bir şey ayıramayacak.Yemin ediyorum.Unutmadan söylemeliyim.Yarın jedi konseyi beni erkenden çağırdı.Hemen gitmek zorundayım.İşim biter bitmez dönerim.
Ertesi sabah Anakin evden çıkarak jedi konseyine doğru yola koyuldu.
Jedi konseyi toplanmıştı.Mace Windu konuşmasına başladı.
-Anakin Skywalker,en iyi jedi'larımızdan biri olma yolunda ilerliyorsun.Geleceğin çok parlak.Ama senatör Amidala ile yaptığın bu evlilik jedi olmana önemli bir engel teşkil ediyor.Bildiğin gibi jedi'ların evlenmesi yasaktır.Bu yüzden eğer jedi olabilmek istiyorsan senatör Amidala'dan ayrılman gerekiyor.
-Ya ayrılmayı kabul etmezsem.
-Bunun kolay verilecek bir karar olmadığını biliyorum ama geleceğinide düşünmek zorundasın.Kararını yarın bize bildir.Artık gidebilirsin.
Anakin öfkeli bir şekilde dışarı çıktı.Obi-Wan yanına geldi.
-Jedi kurallarını biliyorsun Anakin.Padme'den ayrılmak zorundasın.
-Yapamam Obi-Wan.Padme'yi seviyorum.
-Onu unutmak zorundasın.Senin jedi olarak iyi bir geleceğin var bunu riske atma.
-Sen aşk nedir,aşık olmak nedir bilmiyorsun Obi-Wan.Neler hissettiğimi asla anlayamazsın.
Obi-Wan durdu kaldı.Evet hiç aşık olmamıştı.Hayatının büyük bir bölümünü jedi eğitimiyle geçirmişti.Anakin'in hissettiklerini tahmin bile edemezdi.
-Bak Anakin,eğer konseyin isteğine uyup Padme'den ayrılmazsan asla jedi olamazsın.
-Padme'den vazgeçemem.
-Hala anlamıyorsun Anakin.Padme'den ayrılmazsan jedi'lık ile ilişkin kesilir.Temelli olarak uzaklaştırılırsın ve bir daha asla jedi olamazsın.
-Ben en iyi jedi adaylarından biriyim.Beni asla atmazlar.Yeteneklerimi küçümseme master.
Obi-Wan,Anakin'i ikna edemeyeceğini anlamıştı.Benimle konuşmaya karar vermişti.
Obi-Wan benimle görüşmek istediğini bildirdiğinde çok şaşırmıştım.Neden bahsedeceği konusunda hiç bir fikrim yoktu.Şaşırmamın nedeni ise bu görüşmeyi Anakin olmadan yapmak istemesiydi.
Obi-Wan içeri girdi.Ve söze başladı.
-Jedi yasalarına göre jedi'ların evlenmesi yasaktır.Anakin'de jedi olma yolunda ilerliyor.Geleceği çok parlak.
Obi-Wan'ın sözleri beni biraz meraklandırmıştı.
-Demek istediğin nedir Obi-Wan?
-Klon savaşları çıktığından beri her jedi'a ihtiyacımız var.Klon ordusuna güvenmiyorum.Güvenebileceğimiz sadece jedi'lar var.
Obi-Wan sanki önemli bir şey söylemek istiyor ve bunu bir türlü söyleyemiyordu.Ciddi bir durum olduğunu anlamıştım.
-Benden istediğin bir şey var öyle değilmi?
-Duyması senin için çok zor olacak ama bunu söylemek zorundayım.Anakin'in geleceği sana bağlı.Anakin için fedakarlık yapmak zorundasın.
Obi-Wan'ın ağzından çıkanlar beni şok etmişti.Sevdiğim erkekten ayrılmam isteniyordu.Kalbimin sesini bastırmam,duygularımı görmezden gelmem isteniyordu.
-Anakin ile konuşmam gerekiyor.Ama kolay olmayacak.
-Anladığın için teşekkür ederim.
Obi-Wan memnun görünüyordu ama bu benim en üzgün anımdı.
Bunu sadece Anakin'in iyiliği için yaptığıma inanmaya çalışıyordum.
Part 2
Anakin eve dönmüştü.Anakin'e söylemek zorundaydım.Ama bu benim için çok zor olacaktı.
-Anakin,seninle konuşmalıyız.Çok önemli.
-Benimde sana söylemek istediklerim var ve bekleyemez.
Anakin'in neden bahsettiğini biliyordum ama Anakin'in düşüncelerini bilmem çok önemliydi.
-Jedi yasalarına göre evlenmemiz yasak.Ben buna karşı geldim ve konsey eğer ayrılmazsak jedi olamayacağımı söylüyor.
Anakin'in düşüncelerini çok merak ediyordum.Acaba jedi olmak bizden daha önemlimiydi?
-Ama ben seni kaybetmeye asla dayanamam.
Anakin beklediğim cevabı vermişti.
-Peki jedi konseyi ne olacak? Jedi olmaktan vazmı geçeceksin?
-Ben en iyi jedi adaylarından biriyim.Bana ihtiyaçları var.Beni atmayacaklar.Sadece gözdağı vermeye çalışıyorlar.
Anakin'in söyledikleri beni rahatlatmıştı.Obi-Wan'ın istediğini yapmama gerek kalmamıştı.Anakin'e sarılarak yatağa uzandım.Bu mutluluğu artık kimse bizden alamazdı.Ertesi sabah Anakin konseyin karşına çıkmak için evden çıktı.Konsey binasına ulaştı.Obi-Wan yolunu kesti.
-Anakin,kararını açıklamadan önce iyi düşünmelisin.
-Ben kararımı verdim.Merak etme ben en iyi jedi adaylarından biriyim.Beni atamazlar.Yeteneklerimi küçümseme master.
Anakin konsey karşısına çıktı.Mace Windu,Anakin'e bakarak.
-Kararın nedir Anakin? Konseyin isteğine uyacak mısın?
-Hayır,Padme'yi seviyorum ve ondan asla ayrılmayacağım.
Kalabalıkta sesler yükseldi.Mace Windu bağırdı.
-Sessiz olun.Konseyin kararını açıklayacağım.
Herkes sustu.Mace Windu konuşmaya devam etti.
-Anakin Skywalker,jedi yasalarına muhalefet etmekten dolayı jedi'lıktan atılmış bulunuyorsun.Asla jedi olamayacaksın.Artık jedi öğrenciside olamazsın.Işın kılıcını teslim et ve eşyalarını topla.
Anakin şok olmuştu.Böyle bir kararı beklemiyordu.Işın kılıcını masaya bıraktı ve salondan çıkarak odasına gitti.Masasını boşaltmaya başladı.Obi-Wan yanına geldi.
-Üzgünüm Anakin,böyle olmasını istemezdim.
-Konseye beni savunacak hiç bir şey söylemedin.Artık konuşacak bir şeyimiz kalmadı.
-Şimdi ne yapacaksın?
-Padme ile beraber yaşayacağım.Gerisi önemli değil.
Anakin konsey binasından çıktı.Uzaklara doğru yürürken Obi-Wan arkasından bakakaldı. Master Qui Gon'a verdiği sözü tutamayacaktı.
Anakin eve geldiğinde yüzünde üzgün bir ifade vardı.Kötü bir şeyler olduğunu anlamıştım.Anakin söze başladı.
-Konseyin beni attığına inanamıyorum.Çok iyi bir jedi olabilirdim.Büyük bir fırsatı kaçırdılar.Hep bu Obi-Wan'ın yüzünden.Yeteneklerimi hep kıskandı ve konseyi aleyhime çevirdi.
Anakin'i sakinleştirmeliydim.Anakin'e sakıca sarıldım.
-Bunuda atlatacağız,Anakin.Artık her zaman beraber olacağız.
Anakin bana sarıldı.Gözlerinden yaşlar damlıyordu.
Part 3
Anakin'in jedi'lıktan atılması üzerinden bir yıl geçmişti.Anakin hiç bir iş yapmadan evde oturuyordu.Ben ise senatör olarak görevime devam ediyordum.Görevim gereği Aldrean senatörü Bail Organa ile zaman zaman toplantılara katılmak zorunda kalıyordum.Eve geç gelmem sebebiyle Anakin ile aramızda sorunlar başlamıştı.Anakin geç geldiğim bir gece bana baktı ve
-Artık bu toplantılara katılmanı istemiyorum.
Bu Anakin'den beklemediğim bir tepkiydi.
-Senatör olarak senatodaki her toplantıya katılmak zorundayım.Bunu biliyorsun.Bu konuda yapabileceğim bir şey yok.
-Özür dilerim,jedi'lıktan atılmış olmama hala alışamadım.O yüzden biraz sinirliyim.
Anakin'e sarıldım.Beraber yatağa gittik.
Ertesi gün Obi-Wan eve geldi.Anakin hala yataktaydı.
-İçeri nasıl girdin?
-Padme gitmeden önce beni içeri aldı.
-Ne istiyorsun Obi-Wan.
-Biliyorsunki savaştayız ve konsey çok fazla jedi kaybetti.Bu yüzden her jedi'a ihtiyacımız var.Konseyi tekrar jedi'lığa alınman için ikna etmeyi başardım.Knight olarak tam bir jedi olacaksı
-Padme'den ayrılmayacağım.
-Ayrılmana gerek kalmadı.Konsey bir istisna yapmaya karar verdi.
Anakin gülümsedi.
-Zamanı gelmişti.
Obi-Wan yanında getirdiği ışın kılıcını Anakin'e teslim etti.Beraber jedi konseyine doğru yola çıktılar.Anakin,Obi-Wan ile beraber bir çok savaşa katılmaya başladı.Bende senatodaki görevime devam ediyordum.Birbirimizi çok az görüyorduk.Anakin ile uzaklaşmaya başladığımızı hissediyordum.Bir gece senato toplantısı çok uzamıştı.Çıkışta senatör Bail Organa yanıma geldi.
-Senatör Amidala,sizi evinize bırakabilirmiyim?
Bu teklif beni çok şaşırtmıştı.Ama ağzımdan hayır cevabı çıkmadı.Kimbilir,belkide Anakin ile ilişkimiz iyi olmadığı içindi.Eve vardığımızda Anakin evde yoktu.Senatör Bail Organa evden ayrıldıktan sonra telesekrete baktım.Bir mesaj vardı.Görüntülü telefonu açtım ve Anakin'in mesajı karşıma çıktı.
-Padme,önemli bir görev için bir ay burada olmayacağım.Daha önce haber veremediğim için özür dilerim ama vaktim olmadı.
Telefonu kapatıp yatağa girdim.Anakin olmadan bir ay nasıl geçecekti?
Part 4
Anakin'in olmadığı süre boyunca Bail Organa ile aramızda bir yakınlaşma başladı.Bu yakınlaşma zamanla ilişkiye dönüştü.Anakin'i hala seviyordum.Ama Bail Organa'da daha önce hiç hissetmediğim duyguları hissetmeye başlamıştım.İkimizinde zevkleri aynıydı.Beraber çalıştığımız için birbirimizi sürekli görüyorduk.Ama sonunda korktuğumuz başımıza gelmişti.Bir ay geçmişti.Anakin yarın dönüyordu.Üstelik buda yetmezmiş gibi hamile olduğumu öğrenmiştim.Ama babasının Anakin'mi yoksa Bail'mi olduğunu bilmiyordum.Bail Organa'ya baktım
-Bail,biliyorsun,Anakin yarın geliyor.Ne yapacağız.
-İlişkimiz benim için çok önemli.Ama eğer bitmesini istersen bunu anlarım.Ben asla Anakin'in yerini alamayacağımı biliyorum.
Bail ile olan ilişkimiz benim içinde çok önemliydi.Ama Anakin'i de hala seviyordum.Üstelik hamile olduğumu ne Bail nede Anakin'e söylememiştim.
-İkiniz arasında seçim yapmak istemiyorum.Ama hamileyim.
-Benden mi?
-Gerçekten bilmiyorum.Ama ilişkimizin bitmesi en iyisi.Anakin'e hiç bir şey söylemeyeceğim.Seninde hiçbir şey söylemeyeceğine söz vermeni istiyorum.
-Eğer istediğin buysa tamam.Bir daha görüşmeyeceğiz ve Anakin'in de bundan haberi olmayacak.
Bail Organa evden ayrıldı.Giderken arkasından baktım,ama arkasını hiç dönmedi.
Ertesi gün Anakin eve geldi.Bana sarıldı.
-Seni çok özledim Padme.
Bende Anakin'e sarıldım.
-Bende seni çok özledim.
Anakin'i ne kadar özlediğimi fark etmiştim.Ama suçluluk duygusu içindeydim.Anakin'e Bail Organa ile olan ilişkimizi anlatmak istiyordum ama yapamadım.Onun yerine hamile olduğumu söyledim.
-Hamileyim,Anakin.
Anakin birden sevinçle bağırmaya başladı.
-Baba oluyorum,yaşasın,baba oluyorum.
Sonra bana sarıldı.
-Çocuklarımız Skywalker ismini devam ettirecek ve iyi bir jedi olacaklar.
Ben o zaman Anakin'in ne demek istediğini anlamamıştım.Çocuklarımın benden alınacağını bilmiyordum.
Part 5
Aradan iki yıl geçmişti.Benim ve Anakin'in biri kız bir oğlan ikizleri olmuştu.Kızın adını Leia,oğlanın adını ise Luke koymuştuk.Henüz ikiside 2 yaşındaydı.Anakin sonunda korkunç gerçeği bana söyledi.
-Luke ve Leia'yı jedi konseyine vermemiz gerekiyor.Onları bir daha göremeyeceğimiz için üzgünüm ama jedi olmaları için bu gerekli.
Bail Organa ile olan ilişkimizi söylememin zamanı geldiğini düşündüm.Eğer Anakin çocukların Bail'den olma ihtimalini bilirse belki Luke ve Leia'yı jedi konseyine vermekten vazgeçerdi.Bu ilişkimizin bitmesine sebep olabilirdi ama çocuklarımdan asla vazgeçemezdim.
-Anakin sana bir şey söylemek zorundayım.Çok önemli.
-Konu nedir?
-Senin olmadığın bir ayda çok şey değişti.Bir ilişkim oldu ve Luke ile Leia'nın kimden olduğunu bilmiyorum.
Anakin birden sinirlendi.
-Kim o ilişkiye girdiğin adam.
Bail Organa'nın ismini vermek istemiyordum ama Anakin ısrar ediyordu.
-Fark edermi?
-Sen söylemezsen ben öğrenirim. Ama bu hiç hoşuna gitmez.
-Senatör Bail Organa ile senin olmadığın bir ay ilişkimiz oldu.Ama sen gelmeden bir önce ondan ayrıldım ve bir daha görüşmedim.
Anakin sinirli bir şekilde evden çıktı.Anakin doğruca Obi-Wan'ın yanına gitti.
Obi-Wan Anakin'in bir sorunu olduğunu anlamıştı.
-Ne oldu Anakin,sinirli gibisin? Bir sorun mu var.
-Görevde olduğum bir ay Padme'nin bir ilişkisi varmış.
-Üzgünüm Anakin.Peki kim olduğunu öğrenebildin mi?
-Senatör Bail Organa ile burada olmadığım bir ay boyunca beraber olmuş.
-Peki şimdi ne yapacaksın?
-Bilmiyorum ama önce senatör Bail Organa ile konuşmalıyım.
-Bende seninle geleyim.Aptalca bir şey yapmanı istemiyorum.
Anakin ve Obi-Wan senatoya doğru yola çıktılar.Senatör Bail Organa onları kabul etti.Anakin söze başladı.
-Padme bana herşeyi anlattı.İlişkinizi biliyorum.
-O halde Luke ve Leia'nın babası olma ihtimalimide biliyorsun.Padme'nin isteğine saygı gösterek bugüne kadar onlardan uzak durdum ama artık daha fazla bekleyemem.Babalık testi istiyorum.
-Bende Luke ve Leia'nın benim çocuğum olup olmadıklarını bilmek istiyorum.
-Eğer Luke ve Leia senden çıkarsa bir daha sizi rahatsız etmem.Ama benim çocuğum çıkarsa kararı Padme vermeli.
Part 6
Durum bana haber verildikten sonra babalık testi başladı.Sonunda sonuçlar ortaya çıktı.Anakin Luke ile Leia'nın babasıydı.Anakin,Luke ve Leia'nın gelecek sene jedi konseyine verilmesine karar vermişti.Bu konudan Bail Organa'ya da bahsetmiştim.Bail Organa,Anakin'i ikna edebileceğini düşünüyordu.Ama işe yaramadı Anakin fikrinden vazgeçmiyordu.Sonunda çocuklarımı alıp kaçmaya karar verdim.Bail Organa'yı tehlikeye atmak istemiyordum.Bu yüzden Obi-Wan'dan yardım istedim.Obi-Wan da bir jedi master olmasına rağmen bana yardım etmeyi kabul etti.Bir süre Obi-Wan'ın bulduğu gizli bir evde yaşadık.Obi-Wan zaman zaman bize yiyecek ve ihtiyaç malzemeleri getiriyordu.Ama Anakin sürekli beni ve çocuklarımızı arayıp duruyordu.Anakin'in günün birinde yaşadığımız yeri bulmasından korkuyordum.Sonunda korktuğum başıma geldi.Anakin hiç beklemediğim bir gün kapıyı kırıp içeri girdi.
-Demek kaçarak benden çocuklarımı saklayabileceğini sandın.Luke ve Leia'yı bana ver.Sonra sen Bail Organa ile istediğini yapabilirsin.
Ben hayır dedim.Anakin öfkeyle bana bir tokat attı.
-Ben sana ne dersem onu yapacaksın.
Tam o sırada Obi-Wan anahtarı ile kapıyı açıp içeri girdi.
-Anakin,ne işin var burada?
Anakin şaşkın ve sinirli bir şekilde Obi-Wan'a baktı.
-Anlamalıydım.Demek Obi-Wan'la da ilişkin vardı.Önce Bail Organa,şimdide Obi-Wan'mı? Bu kadarı çok fazla fahişe.
Anakin öfkeyle beni force kullanarak ileri fırlattı.Yere düşüp bir süre kendimden geçtim.Obi-Wan sinirlenmişti.Anakin'e bağırdı.
-Sen ne yaptın Anakin?
Anakin ışın kılıcını çekti ve Obi-Wan'ın üstüne yürüdü.
-Senin bu ihanetine karşılık bu yaptığım az bile.Beni hep kıskandın ve yeteneklerimi küçümsedin.Artık senden iyi olduğumu göreceksin.
Anakin ışın kılıcı ile Obi-Wan'a saldırdı.Obi-Wan'da kendini savunmaya başladı.Uzun bir dövüş oldu.Dışarı çıkarak dövüşe orada devam ettiler.Dağlarda,kayalıklarda dövüştüler.Sonunda Anakin dengesini kaybederek lav çukuruna düştü.Düşerken korkunç çığlıkları yankılanıyordu.Kendime geldiğimde Obi-Wan bana Anakin ile dövüştüklerini ve Anakin'in öldüğünü söyledi.Ancak daha sonra Anakin'in ölmediği anlaşıldı.Sith lordu Dark Sidius tarafından vücudu mekanik parçalarla birleştirilmiş ve darkside'a geçmişti.Sith lordu olarak kutsanıp Darth Vader adını almıştı.Sonra senatör Palpatine'nin Dark Sidius olduğu ortaya çıktı.Klon savaşlarının bitiminin hemen ardından kendini imparator ilan etti ve jedi konseyini yasakladı.Darth Vader tüm eski jedi arkadaşlarına ihanet etti ve imparatorluğa onların katliamında yardım etti.Darth Vader'in çocuklarımı bulmasını istemiyordum.Bu yüzden zor bir karar verip birinden ayrılmak zorundaydım.En azından biri güvende olmalıydı.Luke'u Anakin'in üvey kardeşi Owen Lars'a vermesi için Obi-Wan'a verdim.Obi-Wan Luke'u alıp Tattoine gezegenine götürdü.Zaman zaman Luke'u izleyebilmek ve korumak için orada kaldı.Yoda katliamdan kurtulmayı başararak Degobah isimli kimsenin kendisini bulamayacağı bir gezegende saklanmayı tercih etti.Bende Leia'yı yanıma alarak Bail Organa ile evlenip Alderean gezegenine yerleştim.Artık Darth Vader olan Anakin için geçmişinin bir önemi yoktu ve korktuğumun aksine ne beni,ne Leia'yı aramak için Alderean'a gelmedi.Obi-Wan ve Luke'dan ise bir daha haber alamadım ama güvende olduklarından eminim.
SON
Kara Thrace Senaryo yazarıdır.
Cast List
Keira Knightley - Padme Amidala
Chris Pine - Anakin Skywalker
Jude Law - Obi-Wan Kenobi
Christian Bale - Senator Bail Organa
Liam Neeson - Mace Windu
****************************************************************************************
Burada anlatılan olaylar hayal ürünüdür.Episode 3 ile hiçbir ilgisi yoktur.
Çok uzak bir galakside,uzun zaman önce
Ben Padme Amidala.Hepiniz Anakin Skywalker'ın darkside'a geçip jedi'lara ihanet ettiğini ve Obi-Wan'a dövüşüp lav çukuruna düştükten sonra Darth Vader olduğu hikayelerini duymuşsunuzdur.Ama gerçekte olanları kimse bilmiyor.Yada hatırlamıyor.Olanları öğrenmek istiyormusunuz? O halde beni dinleyin.
Part 1
Anakin ile evliliğimizin ilk sabahıydı.Anakin bağırarak uyandı.
-Hayır,hayır olamaz.
Anakin ter içindeydi.İyi görünmüyordu.
-Ne oldu Anakin,kötü bir kabusmuydu?
-Seni kaybetmiştim.Sen başka birinin kollarındaydın.Ben sana sesleniyordum ama beni duymuyordun.
Anakin'e sıkıca sarıldım.
-Beni asla kaybetmeyeceksin.
Anakin'de bana sarıldı.
-Bizi hiç bir şey ayıramayacak.Yemin ediyorum.Unutmadan söylemeliyim.Yarın jedi konseyi beni erkenden çağırdı.Hemen gitmek zorundayım.İşim biter bitmez dönerim.
Ertesi sabah Anakin evden çıkarak jedi konseyine doğru yola koyuldu.
Jedi konseyi toplanmıştı.Mace Windu konuşmasına başladı.
-Anakin Skywalker,en iyi jedi'larımızdan biri olma yolunda ilerliyorsun.Geleceğin çok parlak.Ama senatör Amidala ile yaptığın bu evlilik jedi olmana önemli bir engel teşkil ediyor.Bildiğin gibi jedi'ların evlenmesi yasaktır.Bu yüzden eğer jedi olabilmek istiyorsan senatör Amidala'dan ayrılman gerekiyor.
-Ya ayrılmayı kabul etmezsem.
-Bunun kolay verilecek bir karar olmadığını biliyorum ama geleceğinide düşünmek zorundasın.Kararını yarın bize bildir.Artık gidebilirsin.
Anakin öfkeli bir şekilde dışarı çıktı.Obi-Wan yanına geldi.
-Jedi kurallarını biliyorsun Anakin.Padme'den ayrılmak zorundasın.
-Yapamam Obi-Wan.Padme'yi seviyorum.
-Onu unutmak zorundasın.Senin jedi olarak iyi bir geleceğin var bunu riske atma.
-Sen aşk nedir,aşık olmak nedir bilmiyorsun Obi-Wan.Neler hissettiğimi asla anlayamazsın.
Obi-Wan durdu kaldı.Evet hiç aşık olmamıştı.Hayatının büyük bir bölümünü jedi eğitimiyle geçirmişti.Anakin'in hissettiklerini tahmin bile edemezdi.
-Bak Anakin,eğer konseyin isteğine uyup Padme'den ayrılmazsan asla jedi olamazsın.
-Padme'den vazgeçemem.
-Hala anlamıyorsun Anakin.Padme'den ayrılmazsan jedi'lık ile ilişkin kesilir.Temelli olarak uzaklaştırılırsın ve bir daha asla jedi olamazsın.
-Ben en iyi jedi adaylarından biriyim.Beni asla atmazlar.Yeteneklerimi küçümseme master.
Obi-Wan,Anakin'i ikna edemeyeceğini anlamıştı.Benimle konuşmaya karar vermişti.
Obi-Wan benimle görüşmek istediğini bildirdiğinde çok şaşırmıştım.Neden bahsedeceği konusunda hiç bir fikrim yoktu.Şaşırmamın nedeni ise bu görüşmeyi Anakin olmadan yapmak istemesiydi.
Obi-Wan içeri girdi.Ve söze başladı.
-Jedi yasalarına göre jedi'ların evlenmesi yasaktır.Anakin'de jedi olma yolunda ilerliyor.Geleceği çok parlak.
Obi-Wan'ın sözleri beni biraz meraklandırmıştı.
-Demek istediğin nedir Obi-Wan?
-Klon savaşları çıktığından beri her jedi'a ihtiyacımız var.Klon ordusuna güvenmiyorum.Güvenebileceğimiz sadece jedi'lar var.
Obi-Wan sanki önemli bir şey söylemek istiyor ve bunu bir türlü söyleyemiyordu.Ciddi bir durum olduğunu anlamıştım.
-Benden istediğin bir şey var öyle değilmi?
-Duyması senin için çok zor olacak ama bunu söylemek zorundayım.Anakin'in geleceği sana bağlı.Anakin için fedakarlık yapmak zorundasın.
Obi-Wan'ın ağzından çıkanlar beni şok etmişti.Sevdiğim erkekten ayrılmam isteniyordu.Kalbimin sesini bastırmam,duygularımı görmezden gelmem isteniyordu.
-Anakin ile konuşmam gerekiyor.Ama kolay olmayacak.
-Anladığın için teşekkür ederim.
Obi-Wan memnun görünüyordu ama bu benim en üzgün anımdı.
Bunu sadece Anakin'in iyiliği için yaptığıma inanmaya çalışıyordum.
Part 2
Anakin eve dönmüştü.Anakin'e söylemek zorundaydım.Ama bu benim için çok zor olacaktı.
-Anakin,seninle konuşmalıyız.Çok önemli.
-Benimde sana söylemek istediklerim var ve bekleyemez.
Anakin'in neden bahsettiğini biliyordum ama Anakin'in düşüncelerini bilmem çok önemliydi.
-Jedi yasalarına göre evlenmemiz yasak.Ben buna karşı geldim ve konsey eğer ayrılmazsak jedi olamayacağımı söylüyor.
Anakin'in düşüncelerini çok merak ediyordum.Acaba jedi olmak bizden daha önemlimiydi?
-Ama ben seni kaybetmeye asla dayanamam.
Anakin beklediğim cevabı vermişti.
-Peki jedi konseyi ne olacak? Jedi olmaktan vazmı geçeceksin?
-Ben en iyi jedi adaylarından biriyim.Bana ihtiyaçları var.Beni atmayacaklar.Sadece gözdağı vermeye çalışıyorlar.
Anakin'in söyledikleri beni rahatlatmıştı.Obi-Wan'ın istediğini yapmama gerek kalmamıştı.Anakin'e sarılarak yatağa uzandım.Bu mutluluğu artık kimse bizden alamazdı.Ertesi sabah Anakin konseyin karşına çıkmak için evden çıktı.Konsey binasına ulaştı.Obi-Wan yolunu kesti.
-Anakin,kararını açıklamadan önce iyi düşünmelisin.
-Ben kararımı verdim.Merak etme ben en iyi jedi adaylarından biriyim.Beni atamazlar.Yeteneklerimi küçümseme master.
Anakin konsey karşısına çıktı.Mace Windu,Anakin'e bakarak.
-Kararın nedir Anakin? Konseyin isteğine uyacak mısın?
-Hayır,Padme'yi seviyorum ve ondan asla ayrılmayacağım.
Kalabalıkta sesler yükseldi.Mace Windu bağırdı.
-Sessiz olun.Konseyin kararını açıklayacağım.
Herkes sustu.Mace Windu konuşmaya devam etti.
-Anakin Skywalker,jedi yasalarına muhalefet etmekten dolayı jedi'lıktan atılmış bulunuyorsun.Asla jedi olamayacaksın.Artık jedi öğrenciside olamazsın.Işın kılıcını teslim et ve eşyalarını topla.
Anakin şok olmuştu.Böyle bir kararı beklemiyordu.Işın kılıcını masaya bıraktı ve salondan çıkarak odasına gitti.Masasını boşaltmaya başladı.Obi-Wan yanına geldi.
-Üzgünüm Anakin,böyle olmasını istemezdim.
-Konseye beni savunacak hiç bir şey söylemedin.Artık konuşacak bir şeyimiz kalmadı.
-Şimdi ne yapacaksın?
-Padme ile beraber yaşayacağım.Gerisi önemli değil.
Anakin konsey binasından çıktı.Uzaklara doğru yürürken Obi-Wan arkasından bakakaldı. Master Qui Gon'a verdiği sözü tutamayacaktı.
Anakin eve geldiğinde yüzünde üzgün bir ifade vardı.Kötü bir şeyler olduğunu anlamıştım.Anakin söze başladı.
-Konseyin beni attığına inanamıyorum.Çok iyi bir jedi olabilirdim.Büyük bir fırsatı kaçırdılar.Hep bu Obi-Wan'ın yüzünden.Yeteneklerimi hep kıskandı ve konseyi aleyhime çevirdi.
Anakin'i sakinleştirmeliydim.Anakin'e sakıca sarıldım.
-Bunuda atlatacağız,Anakin.Artık her zaman beraber olacağız.
Anakin bana sarıldı.Gözlerinden yaşlar damlıyordu.
Part 3
Anakin'in jedi'lıktan atılması üzerinden bir yıl geçmişti.Anakin hiç bir iş yapmadan evde oturuyordu.Ben ise senatör olarak görevime devam ediyordum.Görevim gereği Aldrean senatörü Bail Organa ile zaman zaman toplantılara katılmak zorunda kalıyordum.Eve geç gelmem sebebiyle Anakin ile aramızda sorunlar başlamıştı.Anakin geç geldiğim bir gece bana baktı ve
-Artık bu toplantılara katılmanı istemiyorum.
Bu Anakin'den beklemediğim bir tepkiydi.
-Senatör olarak senatodaki her toplantıya katılmak zorundayım.Bunu biliyorsun.Bu konuda yapabileceğim bir şey yok.
-Özür dilerim,jedi'lıktan atılmış olmama hala alışamadım.O yüzden biraz sinirliyim.
Anakin'e sarıldım.Beraber yatağa gittik.
Ertesi gün Obi-Wan eve geldi.Anakin hala yataktaydı.
-İçeri nasıl girdin?
-Padme gitmeden önce beni içeri aldı.
-Ne istiyorsun Obi-Wan.
-Biliyorsunki savaştayız ve konsey çok fazla jedi kaybetti.Bu yüzden her jedi'a ihtiyacımız var.Konseyi tekrar jedi'lığa alınman için ikna etmeyi başardım.Knight olarak tam bir jedi olacaksı
-Padme'den ayrılmayacağım.
-Ayrılmana gerek kalmadı.Konsey bir istisna yapmaya karar verdi.
Anakin gülümsedi.
-Zamanı gelmişti.
Obi-Wan yanında getirdiği ışın kılıcını Anakin'e teslim etti.Beraber jedi konseyine doğru yola çıktılar.Anakin,Obi-Wan ile beraber bir çok savaşa katılmaya başladı.Bende senatodaki görevime devam ediyordum.Birbirimizi çok az görüyorduk.Anakin ile uzaklaşmaya başladığımızı hissediyordum.Bir gece senato toplantısı çok uzamıştı.Çıkışta senatör Bail Organa yanıma geldi.
-Senatör Amidala,sizi evinize bırakabilirmiyim?
Bu teklif beni çok şaşırtmıştı.Ama ağzımdan hayır cevabı çıkmadı.Kimbilir,belkide Anakin ile ilişkimiz iyi olmadığı içindi.Eve vardığımızda Anakin evde yoktu.Senatör Bail Organa evden ayrıldıktan sonra telesekrete baktım.Bir mesaj vardı.Görüntülü telefonu açtım ve Anakin'in mesajı karşıma çıktı.
-Padme,önemli bir görev için bir ay burada olmayacağım.Daha önce haber veremediğim için özür dilerim ama vaktim olmadı.
Telefonu kapatıp yatağa girdim.Anakin olmadan bir ay nasıl geçecekti?
Part 4
Anakin'in olmadığı süre boyunca Bail Organa ile aramızda bir yakınlaşma başladı.Bu yakınlaşma zamanla ilişkiye dönüştü.Anakin'i hala seviyordum.Ama Bail Organa'da daha önce hiç hissetmediğim duyguları hissetmeye başlamıştım.İkimizinde zevkleri aynıydı.Beraber çalıştığımız için birbirimizi sürekli görüyorduk.Ama sonunda korktuğumuz başımıza gelmişti.Bir ay geçmişti.Anakin yarın dönüyordu.Üstelik buda yetmezmiş gibi hamile olduğumu öğrenmiştim.Ama babasının Anakin'mi yoksa Bail'mi olduğunu bilmiyordum.Bail Organa'ya baktım
-Bail,biliyorsun,Anakin yarın geliyor.Ne yapacağız.
-İlişkimiz benim için çok önemli.Ama eğer bitmesini istersen bunu anlarım.Ben asla Anakin'in yerini alamayacağımı biliyorum.
Bail ile olan ilişkimiz benim içinde çok önemliydi.Ama Anakin'i de hala seviyordum.Üstelik hamile olduğumu ne Bail nede Anakin'e söylememiştim.
-İkiniz arasında seçim yapmak istemiyorum.Ama hamileyim.
-Benden mi?
-Gerçekten bilmiyorum.Ama ilişkimizin bitmesi en iyisi.Anakin'e hiç bir şey söylemeyeceğim.Seninde hiçbir şey söylemeyeceğine söz vermeni istiyorum.
-Eğer istediğin buysa tamam.Bir daha görüşmeyeceğiz ve Anakin'in de bundan haberi olmayacak.
Bail Organa evden ayrıldı.Giderken arkasından baktım,ama arkasını hiç dönmedi.
Ertesi gün Anakin eve geldi.Bana sarıldı.
-Seni çok özledim Padme.
Bende Anakin'e sarıldım.
-Bende seni çok özledim.
Anakin'i ne kadar özlediğimi fark etmiştim.Ama suçluluk duygusu içindeydim.Anakin'e Bail Organa ile olan ilişkimizi anlatmak istiyordum ama yapamadım.Onun yerine hamile olduğumu söyledim.
-Hamileyim,Anakin.
Anakin birden sevinçle bağırmaya başladı.
-Baba oluyorum,yaşasın,baba oluyorum.
Sonra bana sarıldı.
-Çocuklarımız Skywalker ismini devam ettirecek ve iyi bir jedi olacaklar.
Ben o zaman Anakin'in ne demek istediğini anlamamıştım.Çocuklarımın benden alınacağını bilmiyordum.
Part 5
Aradan iki yıl geçmişti.Benim ve Anakin'in biri kız bir oğlan ikizleri olmuştu.Kızın adını Leia,oğlanın adını ise Luke koymuştuk.Henüz ikiside 2 yaşındaydı.Anakin sonunda korkunç gerçeği bana söyledi.
-Luke ve Leia'yı jedi konseyine vermemiz gerekiyor.Onları bir daha göremeyeceğimiz için üzgünüm ama jedi olmaları için bu gerekli.
Bail Organa ile olan ilişkimizi söylememin zamanı geldiğini düşündüm.Eğer Anakin çocukların Bail'den olma ihtimalini bilirse belki Luke ve Leia'yı jedi konseyine vermekten vazgeçerdi.Bu ilişkimizin bitmesine sebep olabilirdi ama çocuklarımdan asla vazgeçemezdim.
-Anakin sana bir şey söylemek zorundayım.Çok önemli.
-Konu nedir?
-Senin olmadığın bir ayda çok şey değişti.Bir ilişkim oldu ve Luke ile Leia'nın kimden olduğunu bilmiyorum.
Anakin birden sinirlendi.
-Kim o ilişkiye girdiğin adam.
Bail Organa'nın ismini vermek istemiyordum ama Anakin ısrar ediyordu.
-Fark edermi?
-Sen söylemezsen ben öğrenirim. Ama bu hiç hoşuna gitmez.
-Senatör Bail Organa ile senin olmadığın bir ay ilişkimiz oldu.Ama sen gelmeden bir önce ondan ayrıldım ve bir daha görüşmedim.
Anakin sinirli bir şekilde evden çıktı.Anakin doğruca Obi-Wan'ın yanına gitti.
Obi-Wan Anakin'in bir sorunu olduğunu anlamıştı.
-Ne oldu Anakin,sinirli gibisin? Bir sorun mu var.
-Görevde olduğum bir ay Padme'nin bir ilişkisi varmış.
-Üzgünüm Anakin.Peki kim olduğunu öğrenebildin mi?
-Senatör Bail Organa ile burada olmadığım bir ay boyunca beraber olmuş.
-Peki şimdi ne yapacaksın?
-Bilmiyorum ama önce senatör Bail Organa ile konuşmalıyım.
-Bende seninle geleyim.Aptalca bir şey yapmanı istemiyorum.
Anakin ve Obi-Wan senatoya doğru yola çıktılar.Senatör Bail Organa onları kabul etti.Anakin söze başladı.
-Padme bana herşeyi anlattı.İlişkinizi biliyorum.
-O halde Luke ve Leia'nın babası olma ihtimalimide biliyorsun.Padme'nin isteğine saygı gösterek bugüne kadar onlardan uzak durdum ama artık daha fazla bekleyemem.Babalık testi istiyorum.
-Bende Luke ve Leia'nın benim çocuğum olup olmadıklarını bilmek istiyorum.
-Eğer Luke ve Leia senden çıkarsa bir daha sizi rahatsız etmem.Ama benim çocuğum çıkarsa kararı Padme vermeli.
Part 6
Durum bana haber verildikten sonra babalık testi başladı.Sonunda sonuçlar ortaya çıktı.Anakin Luke ile Leia'nın babasıydı.Anakin,Luke ve Leia'nın gelecek sene jedi konseyine verilmesine karar vermişti.Bu konudan Bail Organa'ya da bahsetmiştim.Bail Organa,Anakin'i ikna edebileceğini düşünüyordu.Ama işe yaramadı Anakin fikrinden vazgeçmiyordu.Sonunda çocuklarımı alıp kaçmaya karar verdim.Bail Organa'yı tehlikeye atmak istemiyordum.Bu yüzden Obi-Wan'dan yardım istedim.Obi-Wan da bir jedi master olmasına rağmen bana yardım etmeyi kabul etti.Bir süre Obi-Wan'ın bulduğu gizli bir evde yaşadık.Obi-Wan zaman zaman bize yiyecek ve ihtiyaç malzemeleri getiriyordu.Ama Anakin sürekli beni ve çocuklarımızı arayıp duruyordu.Anakin'in günün birinde yaşadığımız yeri bulmasından korkuyordum.Sonunda korktuğum başıma geldi.Anakin hiç beklemediğim bir gün kapıyı kırıp içeri girdi.
-Demek kaçarak benden çocuklarımı saklayabileceğini sandın.Luke ve Leia'yı bana ver.Sonra sen Bail Organa ile istediğini yapabilirsin.
Ben hayır dedim.Anakin öfkeyle bana bir tokat attı.
-Ben sana ne dersem onu yapacaksın.
Tam o sırada Obi-Wan anahtarı ile kapıyı açıp içeri girdi.
-Anakin,ne işin var burada?
Anakin şaşkın ve sinirli bir şekilde Obi-Wan'a baktı.
-Anlamalıydım.Demek Obi-Wan'la da ilişkin vardı.Önce Bail Organa,şimdide Obi-Wan'mı? Bu kadarı çok fazla fahişe.
Anakin öfkeyle beni force kullanarak ileri fırlattı.Yere düşüp bir süre kendimden geçtim.Obi-Wan sinirlenmişti.Anakin'e bağırdı.
-Sen ne yaptın Anakin?
Anakin ışın kılıcını çekti ve Obi-Wan'ın üstüne yürüdü.
-Senin bu ihanetine karşılık bu yaptığım az bile.Beni hep kıskandın ve yeteneklerimi küçümsedin.Artık senden iyi olduğumu göreceksin.
Anakin ışın kılıcı ile Obi-Wan'a saldırdı.Obi-Wan'da kendini savunmaya başladı.Uzun bir dövüş oldu.Dışarı çıkarak dövüşe orada devam ettiler.Dağlarda,kayalıklarda dövüştüler.Sonunda Anakin dengesini kaybederek lav çukuruna düştü.Düşerken korkunç çığlıkları yankılanıyordu.Kendime geldiğimde Obi-Wan bana Anakin ile dövüştüklerini ve Anakin'in öldüğünü söyledi.Ancak daha sonra Anakin'in ölmediği anlaşıldı.Sith lordu Dark Sidius tarafından vücudu mekanik parçalarla birleştirilmiş ve darkside'a geçmişti.Sith lordu olarak kutsanıp Darth Vader adını almıştı.Sonra senatör Palpatine'nin Dark Sidius olduğu ortaya çıktı.Klon savaşlarının bitiminin hemen ardından kendini imparator ilan etti ve jedi konseyini yasakladı.Darth Vader tüm eski jedi arkadaşlarına ihanet etti ve imparatorluğa onların katliamında yardım etti.Darth Vader'in çocuklarımı bulmasını istemiyordum.Bu yüzden zor bir karar verip birinden ayrılmak zorundaydım.En azından biri güvende olmalıydı.Luke'u Anakin'in üvey kardeşi Owen Lars'a vermesi için Obi-Wan'a verdim.Obi-Wan Luke'u alıp Tattoine gezegenine götürdü.Zaman zaman Luke'u izleyebilmek ve korumak için orada kaldı.Yoda katliamdan kurtulmayı başararak Degobah isimli kimsenin kendisini bulamayacağı bir gezegende saklanmayı tercih etti.Bende Leia'yı yanıma alarak Bail Organa ile evlenip Alderean gezegenine yerleştim.Artık Darth Vader olan Anakin için geçmişinin bir önemi yoktu ve korktuğumun aksine ne beni,ne Leia'yı aramak için Alderean'a gelmedi.Obi-Wan ve Luke'dan ise bir daha haber alamadım ama güvende olduklarından eminim.
SON
Kara Thrace Senaryo yazarıdır.
96
Stargate Senaryoları / Stargate Rise of Mu
« : 25 Haziran 2014, 12:46 »STARGATE RİSE OF MU
PİLOT BÖÜLÜM
Ilık bir son bahar akşamıydı. Güneş üçüz dağların arasına girmiş kırmızı bir ışıkla vadiyle vedalaşıyordu. Vadide ki tüm ağaçlar adeta güneşe karşılık verir gibi turuncu yapraklarıyla son ışık taneciklerini almak için yarışıyorlardı. Tüm vadi yavaş ve sessizce geceye hazırlanırken bir ses tüm kuşları havalandırmaya yetmişti. Ağaların bir kaç bin metre üstünde mor ve mavi elektirik akımları oluşmaya başlmış ve bir metal yığını tam bu şimşeklerin arasından tüm griliği ile bir anda ortaya çıkmıştı.gri metal yığının içinde ise birileri hararetle tartışıyordu;
-biri şu lanet alarmı sustursun!
-ışık altı jeneratörleri yanıt vermiyor albaz kaya gibi düşüyoruz.
-hiper uzay jeneratörlerini çalıştırın en azından yörüngeye çıksak yeter!
-sıçrama için son 3..2...1....
vadi tekrar eski huzurlu ve sessiz rutinine dönmüştü. Bu arada gezegen yörüngesinde ise;
T-albay bunu görmelisiniz! Gezegende alışılmadık bir bir manyetik alan var.
J-alışılmadık derken?
T-sanki iç içe geçmiş iki gezegen var gibi ikişer manyetik kutup var.birisi olamsı gereken yerde ama diğerleri ekvatorun bir kaç derece ile sıyırıyorlar
J-yaşam belirtisi?
T-hayvanlar dışında olumsuz.
J-yıldız geçidi?
T-oda olumsuz. Ama zayıf bir sinayal alıyorum. Kadim gemisi olabilir.
J-sadece sinyale bakarak mı kadim diyorsun?
T-auroro ile benzer bir sinyali var efendim.
J-peki bu sinyali atlantis neden daha önce algılayamadı?
Köprü girişnden koşarak gelen Dr. mackey hemen konuşmaya dalıyordu
R-gezegende ki ikinci manyetik kutup! Giden gelen tüm iltişimi sıfırlıyor. Bir çeşit ters dalga jenaratörü gibi radyo ,alt uzay hatta ışık dalgalarını bile bozuyor.
J-ışık mı? Aşağısı rengarenk sende gördün.
R-ışık gelirken bir sorun yok sorun yansıyıp çıkan ışık. Frekansı bozuluyo ve uzaya dengesizce dağılıyor.
J-yani gezegen bir nevi görünmez bunu mu kastettin?
R- aslında tam olarak böyle.
J-peki atlantisle nasıl iletişim kuracağız?
R- önce ışık altı motorları çalıştırıp uzaklaşmamız gerekiyor
J- peki ne bekliyorsun?
R- mühendisler o kunu ile ilgileiniyor bir kaç saate halledeler. Bizde bu arada aşağıdaki sinyali kontrol edebiliriz.
J- teğmen ışınlama siste..
T- devre dışı.
J- malzemelerini hazırla 10 dakikaya sol hangara gel rodney bende bir ekip toplayıp geliyorum.
NOT !: Diziyle ilgili geney olarak;
kullanılan kişilere özel harf veya harfler kullanılacak yeni kişilerin simgeleri bölüm başında, sonunda yada içinde belirtilecektir.
Albay john sheppard (J)
dr. rodney mackay (R)
97
Stargate Senaryoları / Stargate - SGU Last War
« : 25 Haziran 2014, 12:46 »
NOT : Tek Hikayedir. Sonunu açık bıraktım çünkü ileride bu hikaye ile ilgili bir dizi senaryo düşüncelerim var.
Destiny yeni bir galakside 3 yıl aradan sonra ftl den çıkar. Çıktığında tüm kapsüllerdeki insanları uyandırır.
Albay Young : Neler oluyor... Başardık mı? Bana Rush ı bulun ve biriniz Eli nerede baksın.
Asker (sendeleyerek): Ta. Tamam efendim.
5dk sonra Rush Albayın yanına gelir
-Tahmin ettiğimiz gibi başarıyla yeni galaksiye geçiş yaptık. Eli ise son kapsülü onarmayı başarmış.. Ama bir sorun var. Gemi kapsülü tanımıyor ve onu uyandıramadık.
-Ona ihtiyacımız var. bizden 2 hafta sonra uykuya girdi ve gelişmeleri öğrenmemiz lazım. Çıkartın onu lanet kapsülden.
-Elimizden geleni yapacağız.
Arkadan Bir asker : Efendim... Bir not bulduk. Eli ın kapsülünün kontrol paneline yapıştırılmış.
Rush nota bakar :
Beni çıkartmak için gemiyi yeniden başlatmalısınız....
Young : Bu da ne demek rush?
-Bu demek oluyorki gemideki tüm sistemleri sıfırlayıp tekrar yüklemek... Böyle bir şeyi yapmak gemide kalıcı hasar bırakabilir ama çok az bir ihtimal..
-Öyleyse şansımızı deneyelim. Gemi 3 yıldır FTL de seyehat ediyordu. Yeniden başlamayı hak ediyor bence
-Pekala. ama sonuçlarından sorumlu değilim.
Rush ana kontrol odasından gerekli işlemleri yaptıktan sonra komutu geminin kontrol koltuğundan gönderir. Tüm gemi kapanır. Tüm sistemler sırayla kapanmaktadır. Önce gemi ışıklandırması sonra Silahlar sonra kalkan ardından yaşam destek sistemi ve en son geminin kendisi...
5dk Sonra tüm sistemler yeniden başlamıştı.
-Görünürde bir sorun yok gibi. Gidip kapsülü açmayı deneyelim.
Kapsül odasına giderler..
Eli çoktan kapsülden çıkmış ve pencereden karşıdaki gezegene bakmaktadır. O ana kadar kimse bir gezegenin yörüngesinde olduklarını fark etmemişti.
-ah demek notumu okudunuz.
2 hafta benim için çok sıkıcıydı. Tek başına koca gemide yaşamak ah. Tek başına Minecraft oynamak gibi
-dalga geçmeyi bırak eli. Son 2 haftanda neler yaptığını bilmemiz gerek.
-Tamam öyleyse albay.
Bir bakalım.. neler yaptım neler yaptım... aha hatırladım bunu nasıl unutabilirim bir anlık dalgınlığıma geldi. aşağıdaki gezegen....
- Aşağıdaki gezegen ne??!
-Şu anda misyonumuzu tamamladık....
-Rush : Ne diyorsun sen ELi! Dalga geçme !
-Dalga geçmiyorum. Misyonumuz Kadimlerin hedefi Destiny Amacı herşey o gezegende olanlar içindi!
-Bu bilgiyi nereden buldun ve bu kadar güveniyorsun peki?
-Son 2 haftamda sıkıntıdan patlıyordum ve kendime bir tür similasyon oyunu kodladım. Bunu koltuğa yükledim ve 3 yıl sonra olacak olasılıkları görmek istedim. Koltuğa oturup işlem başladığında aynı şu anda olanlar yaşanıyordu. Aşağıdaki gezegene iniyorduk ve orada arkaplan ışımasını açıklayacak tek kaynağı keşfediyorduk.
-Eee sonra?
-Sonrası yok. eğer daha fazla bağlı kalsaydım burada olmayacaktım. Gemi bağlantımı kesti. Daha sonra kapsülü onarıp içerisine girdim ve bum. Buradayız. 3 yıl geçti artık 27 yaşındayım 3 senedir ailemi görmedim ve yüzünü en son dün görmüşüm gibi hissediyorum garip bir duygu.
Arkadan bir asker : Efendim dünya ile bağlantıya geçmeyi denedik ancak iletişime geçemedik. Taşlar bizi atlantise yönlendirdi.
-Atlantis Dünyada sanıyordum?
-Biz kapsüldeyken efendim çok kötü şeyler olmuş....
Wraithler tekrar saldırmış ve Dünya savunmasında gemi olmadığından dünyayı yok etmişler. Atlantis son anda atmosferden hiper uzaya atlamış ve galaksinin ortalarına kadar gidebilmiş. SNM leri bittiğinde ise bir gezegene yerleşmişler ve Wraithlerden gizli gezegen ayında yaşamaya başlamışlar....
Wraithler şu anda galaksiye hükmediyormuş.
-Asker doğrumu bunlar!
-malesef efendim...
-Rush bilim ekibini hazırla Askerler toparlanın aşağıya iniyoruz. Eli Sayacı durdur geminin kontrolüne geç. Elle kumandaya geçir gemiyi ve bizi aşağıda indir!
Mekikleri hazırlayın Eli ın söyledikleri doğru ise aşağıdaki sorularımıza yanıt bularak yeni bir hayat kurabiliriz!
-Gemiyi gezegene indirmekmi? ciddimisin sen! Bu gemi binlerce yıldır biz gezegen atmosferine girmedi. Kalkanların bunu kaldırabileceğini bile bilmiyoruz! Gemi tam güçte çalışsa bile başarabilmemiz çok az!
-Eli! ne diyorsam onu yap.
Destiny yeni bir galakside 3 yıl aradan sonra ftl den çıkar. Çıktığında tüm kapsüllerdeki insanları uyandırır.
Albay Young : Neler oluyor... Başardık mı? Bana Rush ı bulun ve biriniz Eli nerede baksın.
Asker (sendeleyerek): Ta. Tamam efendim.
5dk sonra Rush Albayın yanına gelir
-Tahmin ettiğimiz gibi başarıyla yeni galaksiye geçiş yaptık. Eli ise son kapsülü onarmayı başarmış.. Ama bir sorun var. Gemi kapsülü tanımıyor ve onu uyandıramadık.
-Ona ihtiyacımız var. bizden 2 hafta sonra uykuya girdi ve gelişmeleri öğrenmemiz lazım. Çıkartın onu lanet kapsülden.
-Elimizden geleni yapacağız.
Arkadan Bir asker : Efendim... Bir not bulduk. Eli ın kapsülünün kontrol paneline yapıştırılmış.
Rush nota bakar :
Beni çıkartmak için gemiyi yeniden başlatmalısınız....
Young : Bu da ne demek rush?
-Bu demek oluyorki gemideki tüm sistemleri sıfırlayıp tekrar yüklemek... Böyle bir şeyi yapmak gemide kalıcı hasar bırakabilir ama çok az bir ihtimal..
-Öyleyse şansımızı deneyelim. Gemi 3 yıldır FTL de seyehat ediyordu. Yeniden başlamayı hak ediyor bence
-Pekala. ama sonuçlarından sorumlu değilim.
Rush ana kontrol odasından gerekli işlemleri yaptıktan sonra komutu geminin kontrol koltuğundan gönderir. Tüm gemi kapanır. Tüm sistemler sırayla kapanmaktadır. Önce gemi ışıklandırması sonra Silahlar sonra kalkan ardından yaşam destek sistemi ve en son geminin kendisi...
5dk Sonra tüm sistemler yeniden başlamıştı.
-Görünürde bir sorun yok gibi. Gidip kapsülü açmayı deneyelim.
Kapsül odasına giderler..
Eli çoktan kapsülden çıkmış ve pencereden karşıdaki gezegene bakmaktadır. O ana kadar kimse bir gezegenin yörüngesinde olduklarını fark etmemişti.
-ah demek notumu okudunuz.
2 hafta benim için çok sıkıcıydı. Tek başına koca gemide yaşamak ah. Tek başına Minecraft oynamak gibi
-dalga geçmeyi bırak eli. Son 2 haftanda neler yaptığını bilmemiz gerek.
-Tamam öyleyse albay.
Bir bakalım.. neler yaptım neler yaptım... aha hatırladım bunu nasıl unutabilirim bir anlık dalgınlığıma geldi. aşağıdaki gezegen....
- Aşağıdaki gezegen ne??!
-Şu anda misyonumuzu tamamladık....
-Rush : Ne diyorsun sen ELi! Dalga geçme !
-Dalga geçmiyorum. Misyonumuz Kadimlerin hedefi Destiny Amacı herşey o gezegende olanlar içindi!
-Bu bilgiyi nereden buldun ve bu kadar güveniyorsun peki?
-Son 2 haftamda sıkıntıdan patlıyordum ve kendime bir tür similasyon oyunu kodladım. Bunu koltuğa yükledim ve 3 yıl sonra olacak olasılıkları görmek istedim. Koltuğa oturup işlem başladığında aynı şu anda olanlar yaşanıyordu. Aşağıdaki gezegene iniyorduk ve orada arkaplan ışımasını açıklayacak tek kaynağı keşfediyorduk.
-Eee sonra?
-Sonrası yok. eğer daha fazla bağlı kalsaydım burada olmayacaktım. Gemi bağlantımı kesti. Daha sonra kapsülü onarıp içerisine girdim ve bum. Buradayız. 3 yıl geçti artık 27 yaşındayım 3 senedir ailemi görmedim ve yüzünü en son dün görmüşüm gibi hissediyorum garip bir duygu.
Arkadan bir asker : Efendim dünya ile bağlantıya geçmeyi denedik ancak iletişime geçemedik. Taşlar bizi atlantise yönlendirdi.
-Atlantis Dünyada sanıyordum?
-Biz kapsüldeyken efendim çok kötü şeyler olmuş....
Wraithler tekrar saldırmış ve Dünya savunmasında gemi olmadığından dünyayı yok etmişler. Atlantis son anda atmosferden hiper uzaya atlamış ve galaksinin ortalarına kadar gidebilmiş. SNM leri bittiğinde ise bir gezegene yerleşmişler ve Wraithlerden gizli gezegen ayında yaşamaya başlamışlar....
Wraithler şu anda galaksiye hükmediyormuş.
-Asker doğrumu bunlar!
-malesef efendim...
-Rush bilim ekibini hazırla Askerler toparlanın aşağıya iniyoruz. Eli Sayacı durdur geminin kontrolüne geç. Elle kumandaya geçir gemiyi ve bizi aşağıda indir!
Mekikleri hazırlayın Eli ın söyledikleri doğru ise aşağıdaki sorularımıza yanıt bularak yeni bir hayat kurabiliriz!
-Gemiyi gezegene indirmekmi? ciddimisin sen! Bu gemi binlerce yıldır biz gezegen atmosferine girmedi. Kalkanların bunu kaldırabileceğini bile bilmiyoruz! Gemi tam güçte çalışsa bile başarabilmemiz çok az!
-Eli! ne diyorsam onu yap.
100
Bilgiler / Kadimlerin Yönetim Biçimleri
« : 25 Haziran 2014, 12:27 »
Zaman zaman dizide Eskiler toplumunu gördük. Ancak topluluklarda genelde hep aynı kişiler konuşuyordu.
SG-A 1. Sezonda ( BEFORA I SLEEP ) Dr. Weir kendi bedeni ile karşılaştığı bölümde Antlantis terk edilirken ve Gerçeğin sandığı filminde sandığın kullanımı yasaklanarak Alteran galaksisi terk edilirkende olduğu gibi sanki herkesinin konuşabildiği bir topluluk değilde bir kaç baskın bireyin herkes hakkında her kararı alabildiği bir konsül yönetimi gibiydiler. Yani büyük bir mecliste kararlar alınmadı bir kaç kişi dikte karar verdi gibi.
SG-A 1. Sezonda ( BEFORA I SLEEP ) Dr. Weir kendi bedeni ile karşılaştığı bölümde Antlantis terk edilirken ve Gerçeğin sandığı filminde sandığın kullanımı yasaklanarak Alteran galaksisi terk edilirkende olduğu gibi sanki herkesinin konuşabildiği bir topluluk değilde bir kaç baskın bireyin herkes hakkında her kararı alabildiği bir konsül yönetimi gibiydiler. Yani büyük bir mecliste kararlar alınmadı bir kaç kişi dikte karar verdi gibi.
101
Bilgiler / X-304 (BC-304) Sınıfı Gemiler
« : 25 Haziran 2014, 12:22 »
Daedalus sınıfı gemilerin ilki odssey adındaki dünya gemisiydi, daha sonra filoya Daedalus, Korolev, Sun tzu, Apollo ve Hammond adlı gemiler eklendi.Başta İnsan teknolojisi (ve az miktarda asgard teknolojisi) ile üretilen gemi asgard'ın yok olmadan önceki güncellemeleri sayesinde oldukça güçlü bir hal almıştır.Bu sınıf gemiler saniyede 150,300,225 per/metre (bu miktar alıntıdır bu yüzden bu birim nedir tam olarak bilmiyorum) yol kat edebilmektedir.Işık altı, asgard hiper sürücüsü (inter galaktik) olmak üzere 2 çeşit motoru vardır(alternatif evrenden gelen bir daedalus'ta Rodney Mckay alternatif evren sürücüsü bulunmaktadır).Gemi gücünü normal olarak naquadah jeneratörlerinden elde etmektedir bunu dışında gemi ZPM ile daha güçlü bir şekilde çalıştırılabilir.Geminin gövdesi naquadah ve triniumdan üretilmiştir.Geminin kalkan teknolojisi ise asgard'a aittir.Silah sistemlerine gelecek olursak, gemide 4 tane asgard plasma tabancası, 32 adet makinalı tüfek, 16 adet VLS misilleme,Mark VIII ve Mark IX nükleer missilemesi (apolloda ufuk silahı platformuda ) bulunmaktadır.Geminin avcı hangarında en az 8 en fazla 16 adet F-302 bulunmaktadır.Diğer gemi sistemleri ise Asgard ışınlayıcısı, uzun menzilli vericiler ve halka transferidir.
Uzunluk: 225 metre
Genişlik: 95 metre
Yükseklik/Derinlik: 75 metre
Uzunluk: 225 metre
Genişlik: 95 metre
Yükseklik/Derinlik: 75 metre
102
Bilgiler / Diziye Yön Veren Irklar
« : 25 Haziran 2014, 12:22 »
- Dizide yer alan insan ırklarının benzer gelişim süreçleri -
Bu dizideki ırklar neredeyse aynı gelişme biçimini yaşıyorlar. Bu da batı'nın tarihi gelişim süreçlerine uyuyor.
Taş devri dönemindeki gibi toplayıcılık ve avcılık ile başlıyorlar. Köyler kurup tahıl ürünleri ticareti yapıyorlar. Ortaçağdaki gibi feodal düzende yaşıyorlar. Hepsinde farklı adlardaki dinlerde de olsa bir rahipler grubu var. Yardım almadan en fazla ilerleyenler -ki bunlar Genii'ler 1930-40'lı yılların teknolojisine ulaşabiliyorlar.
Din ekseninden çok bilim ekseninde gelişen bir dizi. Ana tema evrim. İnsan evriminin son noktası ise yücelme olarak adlandırılan durum.
- Diziye yön veren ırklar -
kadimler: Yücelmeyi başarmış insan neslinin en üstündeki ırk. Pegasus galaksisinde 10.000 yıl önce at oynatmış ama Wraith'ler ile baş edemeyip tası tarağı toplayıp uzaklaşmış ırk.
genii: Genii'lar soğuk savaş dönemi SSCB'ye gönderme yapılmış. Genii'ler radyasyondan etkilenmiş, SSCB benzeri kıyafetler giyen ve yönetilen bir ırk olarak tanımlanmış. Çıkarcılar ve sözlerine asla güvenilmez. (Ben Amerikalıları öyle bilirdim ama neyse)
wraithler: Erectus böceğinin evrim geçirmiş hali. Ya da şöyle diyebiliriz. Erectus böceği ısırmış bir insanın evrim geçirmiş hali. Benzetme hastalığımdan esinlenip bu ırkı da Çinlilere benzetiyorum. Çoğalma kapasiteleri açısından. Gerçi kraliçeleri olması benim benzetme teorimi alt üst ediyor ama başak burcuyum ne yapabilirim ki? Aslında arılara benzetmek daha mantıklı olur. En son şöyle bağlayalım bir arının ısırdığı Çinlinin evrim geçirmesine benziyorlar.
çoğalıcılar: Ben en baştan beri bunları japonlara benzettim. Kadimler tarafından üretilen nanorobotlardan oluşan çoğalıcılar yamulmuyorsam 3.sezonda ortaya çıkıyorlar. (2 de olabilir) programlanabilir olmaları Rodney'in onlarla çok oynayacağı anlamına geliyor. s04e12 itibariyle yokedildiler ama tekrar ortaya çıkacaklardır.
4. sezonda biraz hikaye geri planda kalmış olsa da bence dizi en güzel açılımı Dr.Weir'in kopyalanmasıdır. Çünkü Dr.Weir iyi çoğalıcıları temsil etmektedir. Şu tartışılmaz bir gerçek ki dizideki en güçlü ırk çoğalıcılardır. Wraithlere bile kök söktürdüler. Böyle bir gücün insanlar tarafına geçmesi Wraithlerin sonu olur. -ki zaten Çoğalıcıların Kadimler tarafından yaratılma amacı da bu idi.
Bu dizideki ırklar neredeyse aynı gelişme biçimini yaşıyorlar. Bu da batı'nın tarihi gelişim süreçlerine uyuyor.
Taş devri dönemindeki gibi toplayıcılık ve avcılık ile başlıyorlar. Köyler kurup tahıl ürünleri ticareti yapıyorlar. Ortaçağdaki gibi feodal düzende yaşıyorlar. Hepsinde farklı adlardaki dinlerde de olsa bir rahipler grubu var. Yardım almadan en fazla ilerleyenler -ki bunlar Genii'ler 1930-40'lı yılların teknolojisine ulaşabiliyorlar.
Din ekseninden çok bilim ekseninde gelişen bir dizi. Ana tema evrim. İnsan evriminin son noktası ise yücelme olarak adlandırılan durum.
- Diziye yön veren ırklar -
kadimler: Yücelmeyi başarmış insan neslinin en üstündeki ırk. Pegasus galaksisinde 10.000 yıl önce at oynatmış ama Wraith'ler ile baş edemeyip tası tarağı toplayıp uzaklaşmış ırk.
genii: Genii'lar soğuk savaş dönemi SSCB'ye gönderme yapılmış. Genii'ler radyasyondan etkilenmiş, SSCB benzeri kıyafetler giyen ve yönetilen bir ırk olarak tanımlanmış. Çıkarcılar ve sözlerine asla güvenilmez. (Ben Amerikalıları öyle bilirdim ama neyse)
wraithler: Erectus böceğinin evrim geçirmiş hali. Ya da şöyle diyebiliriz. Erectus böceği ısırmış bir insanın evrim geçirmiş hali. Benzetme hastalığımdan esinlenip bu ırkı da Çinlilere benzetiyorum. Çoğalma kapasiteleri açısından. Gerçi kraliçeleri olması benim benzetme teorimi alt üst ediyor ama başak burcuyum ne yapabilirim ki? Aslında arılara benzetmek daha mantıklı olur. En son şöyle bağlayalım bir arının ısırdığı Çinlinin evrim geçirmesine benziyorlar.
çoğalıcılar: Ben en baştan beri bunları japonlara benzettim. Kadimler tarafından üretilen nanorobotlardan oluşan çoğalıcılar yamulmuyorsam 3.sezonda ortaya çıkıyorlar. (2 de olabilir) programlanabilir olmaları Rodney'in onlarla çok oynayacağı anlamına geliyor. s04e12 itibariyle yokedildiler ama tekrar ortaya çıkacaklardır.
4. sezonda biraz hikaye geri planda kalmış olsa da bence dizi en güzel açılımı Dr.Weir'in kopyalanmasıdır. Çünkü Dr.Weir iyi çoğalıcıları temsil etmektedir. Şu tartışılmaz bir gerçek ki dizideki en güçlü ırk çoğalıcılardır. Wraithlere bile kök söktürdüler. Böyle bir gücün insanlar tarafına geçmesi Wraithlerin sonu olur. -ki zaten Çoğalıcıların Kadimler tarafından yaratılma amacı da bu idi.
103
Bilgiler / Wraith Enzimleri
« : 25 Haziran 2014, 12:20 »
Wraith Enzimi
Wraith'lerin nasıl çalıştığı hakkında hâlâ bir fikrimiz yok, fakt Wraith'ler beslenme esnasında kurbanına özel bir enzim enjekte ediyor. İnsan vücudduna karışan bu enzim, kalbin geçici olarak çalışmasını yani insanın hemen ölmemesini sağlıyor.

Carson Backett'ın Raporu;
"Wraith enzimi, Wraith'ler beslenirken kurbanlarının kan dolaşımına yavaşça enjekte ettikleri bir enzimdir. O, insan vücudunun geçici olarak güçlenmesini ve kalbin çalışmasını devam ettirmeyi sağlıyor. Bu da kurbanın yani insanın hemen ölmesini engelliyor. Wraith kurbanından beslenirkeniçine enjekte ettiği bu enzim, insan vücudunda bağımlılık etkisi yapıyor, bu şekilde Wraith'in istediği gibi içine enzim enjekte edilen kurban onunla birlikte gelmek zorunda kalıyor.
Eğer, Wraith beslenmeye ara verecek olursa, enzim kurbanları inanılmaz güçlü kıldığı için ve daha dirençli yaptığı için, o kurbanı kozalayıp daha sonra da beslenebiliyor. Aiden Ford, Atlantis ekibi ve Wraith'lerin arasında gerçekleşen bir savaşta iken bir Wraith ondan beslenmeye çalışıyor ve yaralanan bir arkadaşı Wraith'i öldürmek için son nefesinde bir bomba atıyor, böylece Aiden Ford ve ondan beslenmeye çalışan Wraith ile birlikte aşağıya düşüyorlar, Wraith beslenme işlemini tam olarak bitiremediği için Aiden Ford'un içine sadece enzim enjekte edilmiş oluyor ve suya düştükleri zaman yaşamayı başarıyor, daha sonra iyileşemeyeceğini öğrenince bir Gölet Daldıcı alarak Atlantis'ten kaçıyor. Kaçtığı gezegende Wraith avlayarak enzimlerini alıyor ve daha sonra gittiği gezegendeki bir grup insanla çete kuruyor. Bu insanlara da enzim kullanmayı öğretiyor, daha sonra Atlantis ekibinden John Shepherd'ın ekibi Ford'u buluyor, ama çetenin eline düşüyorlar. Ford'un amaca aslında kötü değildir bir Wraith avcı gemisi ele geçirmiştir ve bununla Wraith ana gemisine girerek oraya bir bomba koymayı planlıyor, bu yüzden McKay'e o avcı gemisini tamir ettiriyor ve McKay'i orada bir kaç adamla bırakarak diğerlerini alıyor ve ana gemiye gidiyorlar. Bu sırada McKay oradan kaçmak için bir fikir buluyor, onu kapattıkları odada Wraith enzimleri bulunuyor. McKay'de güçlenip onu tutan iki adamı haklamak için yüksek dozda enzim alıyor ve adamları yenmeyi başarıyor. Böylece Yıldız Geçidi'ne ulaşıp Atlantis'e dönüyor, aldığı yüksek dozda enzim sayesinde Atlantis'e geldikten biraz sonra bayılıyor... Daha sonra iyileşiyor tabii..."
Wraith'lerin nasıl çalıştığı hakkında hâlâ bir fikrimiz yok, fakt Wraith'ler beslenme esnasında kurbanına özel bir enzim enjekte ediyor. İnsan vücudduna karışan bu enzim, kalbin geçici olarak çalışmasını yani insanın hemen ölmemesini sağlıyor.

Carson Backett'ın Raporu;
"Wraith enzimi, Wraith'ler beslenirken kurbanlarının kan dolaşımına yavaşça enjekte ettikleri bir enzimdir. O, insan vücudunun geçici olarak güçlenmesini ve kalbin çalışmasını devam ettirmeyi sağlıyor. Bu da kurbanın yani insanın hemen ölmesini engelliyor. Wraith kurbanından beslenirkeniçine enjekte ettiği bu enzim, insan vücudunda bağımlılık etkisi yapıyor, bu şekilde Wraith'in istediği gibi içine enzim enjekte edilen kurban onunla birlikte gelmek zorunda kalıyor.
Eğer, Wraith beslenmeye ara verecek olursa, enzim kurbanları inanılmaz güçlü kıldığı için ve daha dirençli yaptığı için, o kurbanı kozalayıp daha sonra da beslenebiliyor. Aiden Ford, Atlantis ekibi ve Wraith'lerin arasında gerçekleşen bir savaşta iken bir Wraith ondan beslenmeye çalışıyor ve yaralanan bir arkadaşı Wraith'i öldürmek için son nefesinde bir bomba atıyor, böylece Aiden Ford ve ondan beslenmeye çalışan Wraith ile birlikte aşağıya düşüyorlar, Wraith beslenme işlemini tam olarak bitiremediği için Aiden Ford'un içine sadece enzim enjekte edilmiş oluyor ve suya düştükleri zaman yaşamayı başarıyor, daha sonra iyileşemeyeceğini öğrenince bir Gölet Daldıcı alarak Atlantis'ten kaçıyor. Kaçtığı gezegende Wraith avlayarak enzimlerini alıyor ve daha sonra gittiği gezegendeki bir grup insanla çete kuruyor. Bu insanlara da enzim kullanmayı öğretiyor, daha sonra Atlantis ekibinden John Shepherd'ın ekibi Ford'u buluyor, ama çetenin eline düşüyorlar. Ford'un amaca aslında kötü değildir bir Wraith avcı gemisi ele geçirmiştir ve bununla Wraith ana gemisine girerek oraya bir bomba koymayı planlıyor, bu yüzden McKay'e o avcı gemisini tamir ettiriyor ve McKay'i orada bir kaç adamla bırakarak diğerlerini alıyor ve ana gemiye gidiyorlar. Bu sırada McKay oradan kaçmak için bir fikir buluyor, onu kapattıkları odada Wraith enzimleri bulunuyor. McKay'de güçlenip onu tutan iki adamı haklamak için yüksek dozda enzim alıyor ve adamları yenmeyi başarıyor. Böylece Yıldız Geçidi'ne ulaşıp Atlantis'e dönüyor, aldığı yüksek dozda enzim sayesinde Atlantis'e geldikten biraz sonra bayılıyor... Daha sonra iyileşiyor tabii..."
104
Bilgiler / Naquadah Nedir? ne işe yarar?
« : 25 Haziran 2014, 12:16 »Naquadah Nedir?
Stargate evreninin en önemli kaynaklarından birisidir. Temelde iki değişik formu vardır: Naquadah Ore ve Weapons Grade Naquadah. Naquadah Ore başka malzemelerle alaşım yapılarak zırh yapımında kullanılır, fakat bu tarzda yapılan zırhlar genelde Trinium'a oranla zayıf kalmaktadırlar. Naquadah kullanan ve Trinium zırhlardan güçlü olan tek zırh Asgard gemilerinde kullanılan Naquadah-Karbon-Trinium zırhıdır, bu maddenin sağlamlığı da daha çok trinium'dan gelmektedir. Bu haldeyken element süperiletken özelliğe sahiptir ama enerji amplifike etme yeteneği çok yüksek değildir. Yıldız Geçit'leri neredeyse saf olarak bu türde naqahdah kullanılarak yapılmıştır.

Weapons Grade Naquadah ise Naquadah Ore'in rafine edilmiş halidir. Bu halde elementin enerji tutma ve amplifike etme yeteneği çok daha yüksektir. Naquadah jeneratörleri ve Naquadah kullanan silahlar bu şekli kullanır. Weapons Grade Naqahdah'ı aynı zamanda sıvı Naquadah yapımında da kullanılırlar. Sıvı Naquadah bir güç kaynağı olarak kullanılabilir. Goa'uld Staff Weapon'ların güç kaynağı bu maddedir. Ayrıca rengi fosforlu yeşile yakındır.
Naqadriah ise Naquadah'ın bir izotopudur. Daha büyük bir çekirdek kütlesine sahip olan bu formun güç tutma ve amplifike etme özelliği Naquadah'tan çok çok daha üstündür. bilinen galakside sadece Kelowna/Langara gezegeninde bulunur. Naqadriah son derece kararsız ve radyoaktiftir. Bunu güç kaynağı olarak kullanacak kadar şuursuz sadece iki ırk çıkmıştır: Kelownalılar ve Tau'ri'ler.
Kadimler ilk başlarda teknolojilerinin temeli olarak Naquadah'ı kullanmışlarsa da bir yerden sonra bu maddenin o kadar ötesine geçmişlerdir ki ona çakıl taşı muamelesi yapabilmektedirler. Ayrıca Asgard'da normal şartlarda Naquadah kullanmaz, ancak özel durumlarda yararlanır.
Aslında tüm Goa'uld teknolojisi bu mineralin çeşitli formlarını kullanır. Patlayıcı olarak da kullanılabilen bu mineral, oldukça az bulunur, hatta dünya'nın güneş sisteminde bulunmaz.
Naquadah Goa'uld'ların genetik yapısında da bulunduğu için Goa'uld'lar bu teknolojiyi kullanabilir ve yakındaki Goa'uld'ları hissedebilirler...
Ek olarak; oda sıcaklığında iş gören bilinen tek süperiletkendir. Dahası, sadece elektrik değil, her çeşit enerjiyi kabul edebilme, güçlendirebilme ve tutabilme yeteneğine sahiptir. Silindirik bir nükleer bomba, Naquadah eklenmesiyle 100 kattan fazla güçlenebilmektedir.
Ori;
Ori'ler kendi gemilerini yaparken Naquadah kullanır. Kadimler ve Oriler'in Naquadah kullanımındaki teknolojileri birbirine çok benzemektedir.
105
Bilgiler / Stargate - Yıldız Geçidi ve Ayrıntıları
« : 25 Haziran 2014, 12:14 »
Eskiden anlattım yine gitti bu sefer daha düzgün ve simetrik anlatacağım
Stargate Nedir? Nasıl Çalışır?

Stargate (Yıldız Geçidi) 29 ton ağırlığında, 6.7 metre çapında, çember şeklindeki bir cihazdır.Basitçe amacı 2 geçit arasında kararlı bir solucan deliği kurarak madde ve enerji iletimi sağlamaktır.Ancak iletim tek yönlüdür bu yön çeviren geçitten, çevrilen geçide doğrudur.Enerji radyo dalgaları vb. solucan deliklerinde 2 yönlü hareket edebilir.
Stargate en fazla 38 dakika açık durabilir (sürekli iletim durumunda) bunun tek istinası ise kara delik veya yeterince enerjinin yapay bir solucan deliğinin kapanmasını engelleyebilmesidir.Stargate asıl görevi olmasada bazı durumlarda (güneş patlaması, solucan deliğinin yolunda bir karadelik bulunması...) zaman ve evrenler arasında yolculuğa sebep olabilmektedir.
Geçit DHD adı verlen bir cihaz tarafından aktif hale getirilebilmektedir.
Stargate adlı cihaz kadimler denen insanların ilk evrimi olan bir ırk tarafından yapılıp galaksilere dağıtılmıştır.Kadimler 3 ayrı çeşit geçit tasarlamıştır bunlar:
1-)Samanyolu geçidi
İlk olarak hazırlanmış geçit türüdür samanyolu gök adasındaki yıldız takımlarını baz alarak çevirme yapar.Genellikle yerleştirildiği bütün gezegenlerde DHD bulunur.
2-)Pegasus Geçidi
Samanyolu geçidinin bir bakıma güncellenmiş halidir.Pegasus gök adasındaki yıldızları baz alarak çevirme yapar.Genellikle yerleştirildiği bütün gezegenler DHD bulunur.
3-)Kader Gemisinde Bulunan Geçit Türü
Henüz hakkında çok farklı bir bilgi yoktur.Ancak bu geçit türü belli bir bölgedeki yıldız geçitlerini çevirir ve yerleştirildiği hiçbir gezegende DHD bulunmaz.Bunun sebebinin Kadimlerin yabancı bir ırk tarafından geçit aracılığıyla tehdit edilmesinin engellenmesi olsa gerek.
DHD ve Çevirme Türleri
DHD (Dial Home Device/Evi Çevirme Cihazı) Samanyolu ve pegasus geçitlerinde bulunur.Üstünde ise bulunduğu gök adadaki yıldız takımlarının sembolleri ve origin sembolü vardır.Bu semboller sayesinde geçit istenilen yerdeki geçidi çevirir.
Sembollere gelecek olursak Stargate samanyolundaki bütün geçitleri çevirmek için 7 sembole ihtiyaç duyar.Bunlardan altısı gidilecek yeri ve 7. (origin sembolü) başlangıç noktasını temsil eder.

Ancak başka bir gök adayı çevirmek için 8. sembol gereklidir bu sembol yeni bir uzaklık anlamı yaratır.9.sembol ise kader geçidi için geçerlidir ve sadece dünya başlangıç alınarak çevirilebilir.
Kader ise 9.sembol sistemini kullanır yani geçidin bulunduğu yeri değil, geçidin kendisini çevirir.Bütün kader tipi geçitler bu sisteme dayanır ve hepsi 9 sembol ile çevirilir (emin değilim aslında).
Kader geçitlerinde kadimler güvenlik önlemi olarak DHD bulundurmamışlardır (Kader hariç).Ancak geçidi çevirmek için elde taşınabilir DHD ve başka amaçlar için kullanılabilen aletler yapmışlardır.

Not: Samanyolu DHD'leri uzun zaman aralıklarıyla gezegenler arası kaymaları hesaplar ve bir diğer DHD'yi çevirerek bu güncellemeyi uygularlar.Bu güncelleme bir kaç günde tamamlanır.Çünkü çevirilen geçit bir diğerini çevirir bu sırada bir önceki geçit başka bir geçidide çevirir bu yüzden bütün geçit ağı direk olarak güncellenir.

Stargate Nedir? Nasıl Çalışır?
Stargate (Yıldız Geçidi) 29 ton ağırlığında, 6.7 metre çapında, çember şeklindeki bir cihazdır.Basitçe amacı 2 geçit arasında kararlı bir solucan deliği kurarak madde ve enerji iletimi sağlamaktır.Ancak iletim tek yönlüdür bu yön çeviren geçitten, çevrilen geçide doğrudur.Enerji radyo dalgaları vb. solucan deliklerinde 2 yönlü hareket edebilir.
Stargate en fazla 38 dakika açık durabilir (sürekli iletim durumunda) bunun tek istinası ise kara delik veya yeterince enerjinin yapay bir solucan deliğinin kapanmasını engelleyebilmesidir.Stargate asıl görevi olmasada bazı durumlarda (güneş patlaması, solucan deliğinin yolunda bir karadelik bulunması...) zaman ve evrenler arasında yolculuğa sebep olabilmektedir.
Geçit DHD adı verlen bir cihaz tarafından aktif hale getirilebilmektedir.
Stargate adlı cihaz kadimler denen insanların ilk evrimi olan bir ırk tarafından yapılıp galaksilere dağıtılmıştır.Kadimler 3 ayrı çeşit geçit tasarlamıştır bunlar:
1-)Samanyolu geçidi
İlk olarak hazırlanmış geçit türüdür samanyolu gök adasındaki yıldız takımlarını baz alarak çevirme yapar.Genellikle yerleştirildiği bütün gezegenlerde DHD bulunur.
2-)Pegasus Geçidi
Samanyolu geçidinin bir bakıma güncellenmiş halidir.Pegasus gök adasındaki yıldızları baz alarak çevirme yapar.Genellikle yerleştirildiği bütün gezegenler DHD bulunur.
3-)Kader Gemisinde Bulunan Geçit Türü
Henüz hakkında çok farklı bir bilgi yoktur.Ancak bu geçit türü belli bir bölgedeki yıldız geçitlerini çevirir ve yerleştirildiği hiçbir gezegende DHD bulunmaz.Bunun sebebinin Kadimlerin yabancı bir ırk tarafından geçit aracılığıyla tehdit edilmesinin engellenmesi olsa gerek.
DHD ve Çevirme Türleri
DHD (Dial Home Device/Evi Çevirme Cihazı) Samanyolu ve pegasus geçitlerinde bulunur.Üstünde ise bulunduğu gök adadaki yıldız takımlarının sembolleri ve origin sembolü vardır.Bu semboller sayesinde geçit istenilen yerdeki geçidi çevirir.
Sembollere gelecek olursak Stargate samanyolundaki bütün geçitleri çevirmek için 7 sembole ihtiyaç duyar.Bunlardan altısı gidilecek yeri ve 7. (origin sembolü) başlangıç noktasını temsil eder.

Ancak başka bir gök adayı çevirmek için 8. sembol gereklidir bu sembol yeni bir uzaklık anlamı yaratır.9.sembol ise kader geçidi için geçerlidir ve sadece dünya başlangıç alınarak çevirilebilir.
Kader ise 9.sembol sistemini kullanır yani geçidin bulunduğu yeri değil, geçidin kendisini çevirir.Bütün kader tipi geçitler bu sisteme dayanır ve hepsi 9 sembol ile çevirilir (emin değilim aslında).
Kader geçitlerinde kadimler güvenlik önlemi olarak DHD bulundurmamışlardır (Kader hariç).Ancak geçidi çevirmek için elde taşınabilir DHD ve başka amaçlar için kullanılabilen aletler yapmışlardır.
Not: Samanyolu DHD'leri uzun zaman aralıklarıyla gezegenler arası kaymaları hesaplar ve bir diğer DHD'yi çevirerek bu güncellemeyi uygularlar.Bu güncelleme bir kaç günde tamamlanır.Çünkü çevirilen geçit bir diğerini çevirir bu sırada bir önceki geçit başka bir geçidide çevirir bu yüzden bütün geçit ağı direk olarak güncellenir.


