Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz
1
Haberler / Star Wars Episode 8
« : 07 Nisan 2016, 02:08 »
Biraz önce youtubeda gezinirken bir sneak peek yayınlandı. Star Wars Episode VIII trailerı bugün içinde yayınlanacak. Sneak peek bile beni heyecanlandırmaya yetti.
sizin düşünceleriniz neler?
| ! No longer available | |
sizin düşünceleriniz neler?
2
Stargate / Stargate Çizgi Roman oluyor!
« : 16 Kasım 2015, 23:12 »
Evet Gateworld forumlarında dolaşırken bugün gözüme bir başlık çarpı. Başlıkta Stargate çizgi roman olarak geri dönüyor yazıyordu ve içerikte gerçekten öyle diğer haberler gibi yalan haber değil gerçek bir kaynağa dayanıyor. 2016 yılında Stargate Atlantis 6. sezondan başlayacak olan bir çizgi roman ve Stargate Universe' i daha iyi anlamamızı sağlayacak 2. bir çizgi roman daha yayınlanacağı yer alıyor (Tam emin değilim ancak SG:U 3. sezonu konu olarak ele alabilir). Eğer bu projeler gerçekten tutar ve iyi para elde ederlerse gerçek bir universe 3. sezon TV de görebiliriz.
Haberin orjinalini okumak isteyenler için kaynak : Scoop
Umarım bu haber herkesi mutlu etmiştir ve en kısa sürede çizgi romanları satışta görmek dileğiyle!
Haberin orjinalini okumak isteyenler için kaynak : Scoop
Umarım bu haber herkesi mutlu etmiştir ve en kısa sürede çizgi romanları satışta görmek dileğiyle!
3
Stargate / Stargate Universe'ü Kurtarın!
« : 15 Kasım 2015, 20:16 »
Hepinizin bildiği gibi Stargate Universe SyFy tarafından gözünün yaşına bakmadan iptal edilen diziler arasında ve ileri ki yıllarda Roland Emmerich tarafından halen oyuncu ve ekip aranan Stargate 2 filmi hariç bir proje yok (Bu projenin de kesin yapılacağı belli değil sadece geçtiğimiz yıl Emmerich bir açıklama ile yeni bir stargate filmi için MGM ye gittiğini açıklamış ve oyuncu aradığını belirtmişti.). 3 yıldır Change.org üzerinde yürütülen bir imza kampanyası ile Stargate Universe hayranları 3. sezonun çekilmesi için / Stargate Yapım haklarının Netflix gibi başka şirketlere satılması için imza toplamakta. şu anda hedeflenen 100.000 kişiye zar zor ulaşılabilmiş olsada Change.org üzerinden yapılan kampanyalarda çoğunlukla bu imzalar ve istekler dikkate alınmış ve gerçekleşmiştir. Eğer sizde Stargate hayranı ve Universe 3. sezon bekleyen birisi iseniz lütfen 5 dakikanızı ayırıp kampanyaya katılın.
Kampanyaya katılmak için tıklayın. Destek veren herkese teşekkürler!
Kampanyaya katılmak için tıklayın. Destek veren herkese teşekkürler!
4
Sohbet Tartışma / Önerileriniz
« : 22 Ekim 2015, 13:03 »
Bildiğiniz gibi forumumuz da pek fazla aktif üye yok. Şu anda bunu arttırmak için Facebookta reklamlar veriyorum sürekli ancak halen sitede bir canlanma olmadı. Bende sizin fikirlerinizi almak istedim, sitemizi yaygınlaştırıp Bilim Kurgu Fantastik hayranlarının bildiği bir site haline getirmemiz için neler yapabiliriz?
5
Diğer Senaryolar / The Patrol
« : 03 Ekim 2015, 14:31 »
Sonunda hikayeye başlayabildim. tanıtım bölümünde bir kaç değişiklik mevcut. 2 chapter olarak yazacağım bölümleri ve her bölüm ilk ve son chapter olarak ikiye ayrılacak. bu bölümde ilk 2 chapterı okuyabilirsiniz.
Chapter 1
Johnson sıradan bir bahar gününde yine saat 6.30 da işine gitmek için uyanmıştı. Kalktı ve lavaboya yöneldi. Elini yüzünü yıkadıktan sonra saçını taradı. Johnsan uzun saçlı 1.85 boylarında uzun bir erkekti. Pek kası olmasa da yine de iyi bir bedene sahipti. İngiliz olduğu için yaşadığı şehir New York'ta bazı aksan sorunları yaşasa da hayatını sürdürüyordu.
Tekrar odasına dönen Johnson kıyafetlerini değiştirip sokağa çıktı. İş yerine doğru yürümeye başladı. 4 blok geçtik sonra yavaş yavaş yükselen ve kulakları sağır edecek derecede tiz olan bir ses ortaya çıktı. Johnsan iki eliyle kulaklarını kapasa da sese engel olamıyordu. Etrafındakiler Johnson'a sanki deliymiş gibi bakmaya başladılar. Johnsan birden duraksadı ve etraftakilere sormaya başladı "sesi duymuyor musunuz? çok kötü bir ses var, nasıl duruyorsunuz bu seste?" derken sesin şiddetinden kulakları artık duymaz oldu. Birden etraftaki yüksek gökdelenlerin içine gökten 5 tane dev gibi yaratık düştü. Ellerinde kocaman asalar tutuyorlardı. Hepsi birden Johnson a yöneldi. Etraftakiler o kargaşada kaçışırken Johnson tiz sesin etkisi ile sersemlemiş bir halde yerde yatıyordu. Dev yaratıklardan birisi asasını kaldırarak hızlıca yere vurdu ve Johnson ona doğru gelen hava akımını gördükten sonra bayıldı.
Uzayın derinliklerinde bilinmeyen bir galaksi
“-Devriyeler ortaya çıkmayalı yüzyıllar olmuştu.
-Evet, bu sefer ortaya çıktıkları konum keşfedilmemiş bölgeden bildirildi. Hedeflerinde genç bir insan türü varmış.
-Pekâlâ, artık bizim evrenimizde olduklarını biliyoruz. “
Koruyucuların ufak konuşmalarının üzerinden çok geçmeden ikisi de tiz bir ses duymaya başlar. Sesi duyduklarını doğruladıktan sonra kaynağını bulmaya ve kapatmaya çalıştılar ancak ses onlar nereye giderse oraya geliyordu adeta. Onlar ne kadar uzaklaşırsa uzaklaşsın seste onlarla geliyor sanki ses onlardan çıkıyormuş gibi bir etki yaratıyordu. Bu yaklaşık 10 dakika sürdükten sonra uzay istasyonunun ortasında büyük bir patlama gerçekleşti. Koruyucu İleri Karakol Merkezi’nde bir patlama olma olasılığı çok düşük hatta imkânsıza yakındı. Koruyucular hemen patlamanın olduğu yere gittiler.
İkisi de gördüklerine şaşırmıştı. Uzay istasyonunda patlamanın gerçekleştiği yerde bir insan baygın halde yatıyordu.
“-Bir insan mı? Sanırım nereden geldiğine dair bir teorim var.
-Evet benimde. Devriyelerin baskısı onu buraya göndermiş olmalı. Hala canlı mı?
-Kontrol ediyorum…
…
-Evet, ama zar zor nefes alıyor gibi. Onu revire götürmeliyiz.
”
İki koruyucu zaman kaybetmeden Johnson’ı revire götürdüler.
Koruyucular gerekenleri yaptıktan sonra Johnson’ı uyandırmaya çalıştılar. Yavaş yavaş kendine gelmeye başlayan Johnson bilinmeyen bir galaksideki Uzay karakolunda uyanmıştı.
“-Neredeyim ben? ”
Koruyucular bu insanın ne hakkında konuştuğunu anlamadılar. Anlaşılan bu insan galakside bilinmeyen bir dilde konuşuyordu. Ana üsse durumu bildirdiklerinde hemen bir bilim ekibi ve doktor karakola doğru yola çıkmıştı. Oraya varmaları çok uzun sürmeyecekti ancak onlar gelene kadar bu insanı sakin tutmak biraz zor olacak gibiydi.
Johnson karşısındaki zırh giymiş iki kişiye bakarak sürekli nerede olduğunu ve buraya nasıl geldiğini sorsa da yanıtsız kalıyor ve herhangi bir cevap alamıyordu.
Chapter 2
Koruyucu Ana Gemisi karakola yanaşmış Bilim ekibi, doktorlar ve ekstra güvenlik önlemi olarak gönderilen 3 grup Koruyucu Ekip Johnson’ın bulunduğu revire doğru gitmeye başladı.
“-Konuştuğu dili tercüme etmeyi başardınız mı?
-Hayır efendim. Onu bulduğumuzda baygındı. Uyandığında ise daha bilmediğimiz bir dilde konuşmaya başladı. ”
Johnson birden odaya doluşan siyah ve mavi süit zırh giymiş insanları görünce panikledi. Daha sonra karşısındaki kişiler değişik bir dilde konuşmaya başladılar.
Bilim ekibinden bir kişi enjektöre benzeyen bir cihaz ile Johnson’a yaklaşıp ona bir şey enjekte ettiler.
“-Birazdan derdinin ne olduğunu anlarız. Karakol Merkezi bu durumu önceden tahmin edip çevirmen mikroplardan gönderdi.
-Ah, bunlar çok pahalı değil miydi? Bu mikropları bize bile vermiyorlar.
-Evet, ama şu anki durum göz önüne alındığında devriyeler hakkında her türlü bilgiyi almak için ona ihtiyacımız var. Biraz izin verelim de mikroplar işini yapsın daha sonra bizim dilimizde konuşmaya başlayacaktır.”
Johnson ona enjekte edilen şeyin bir tür ilaç olduğunu düşündü. Ancak kısa süre sonra hafif bir baş ağrısı hissetmeye başladı. Karşısında konuşan kişilere baktığında sanki onları anlamaya başlamış gibi bir his çöküyordu üstüne.
“-Evet! Sonunda sizi anlamayı başardım! Neredeyim ben ve buraya nasıl geldim?”
Tüm ekipler birdenbire bağırmaya başlayan Johnson’a baktılar. Mikroplar tahmin ettiklerinden daha kısa sürede işlerini yapmışlardı.
“-Aramıza hoş geldin. Öncelikle şu anda Neferium 3. Galaksi PB-4457 sisteminde bulunan bir Uzay Karakol üssündesin.
-Neferium 3. Galaksi mi? İyi ama bu olamaz ben Dünyada işime gitmeye çalışıyordum ve sonra... Sonrasında bir ses duyduğumu hatırlıyorum çok tiz bir ses. Sadece ben duyuyordum galiba etrafımdakiler bana deliymişim gibi bakıyorlardı. Tek hatırladığım bu.
-Demek sende duydun o sesi. Ben ve devriye arkadaşımda seni bulmadan önce devriyelerin tekrar galakside faaliyete geçip bir gezegen seçtiğini saptamıştık. Sonrasında ise tartışırken sanki bizden çıkıyor gibi ince bir ses duymaya başladık. Gerisini ise herkes biliyor. Büyük bir patlama yaparak buraya geldin.
-Ne yani? Buraya ışınlandım mı? İyide bir ses beni nasıl buraya ışınlayabilir daha o teknoloji icat edilmedi bile!
-Devriyeler dostum, devriyeler. Onları Neferium Birliği 14 yüzyıldır izliyor. En son 4 yüzyıl önce ortaya çıkmışlar. Bizden çok önce yani o dönemlerde Neferium Birliği devriyeleri bir teori olarak araştırıyorlardı ancak gezegenlerin yok olmaya başlaması ve elde edilen bulgularla devriyelerin gerçekliğini kanıtladırlar. Onları gören şu ana kadar olmadı, tabi sen hariç ama sende hatırlamıyor gibisin onları. Neferium Birliği onları izlemenin bir yolunu buldu ancak ortaya çıkmaları çok zaman aldı. Amaçları ve hedefleri hakkında kesin bir bilgi yok.
-Devriye mi? Galiba bir şeyler hatırlıyorum. Burada uyanmadan önce işime gittiğim caddenin 5 blok ötesinde gökdelenler savaş çıkmış gibi yıkılıyordu ve sonrasında ise… 3 tane saydım! Aman tanrım 3 tane dev gibi yaratık vardı! Ellerinde devasa asalar vardı ancak bir tanesi asasını yere vurduktan sonra tek gördüğüm ani bir hava dalgası yarattığı. Sonrasında burada şu ikisini bana bakarken gördüm.
-Söylediklerini kaydediyor musunuz? 1000 yıldır böyle net bilgilere ulaşamamıştık!“
Koruyucu Komutanı Johnson’ı Neferium Bilim Üssüne götürmek için talimat aldı. Daha sonrasında onu bir tür koruyucu alanı olan sedyeye yatırarak karakola yanaşmış olan ana gemiye götürdüler. Johnson bu sefer koruyucular tarafından uykuya yatırılmıştı. Gidecekleri yere kadar onu uyutma emri alan Koruyucular Neferium 5. Galaksi PD-1025 sisteminde bulunan Bilim Üssüne götürmek üzere Hiper-Uzaya atladılar.
Neferium Birliği Sınırı – Galaksiler arası boşlukta bir yer
“-Onu gönderdiniz mi?
-Evet, onu dediğiniz yere gönderdik ayrıca çamur gezegeni de yok edildi.
-İyi iş başardınız. Artık bu evrende bir işimiz kalmadı. Sonraki evrene geçiş için asaları hazırlayın.”
Chapter 1
Johnson sıradan bir bahar gününde yine saat 6.30 da işine gitmek için uyanmıştı. Kalktı ve lavaboya yöneldi. Elini yüzünü yıkadıktan sonra saçını taradı. Johnsan uzun saçlı 1.85 boylarında uzun bir erkekti. Pek kası olmasa da yine de iyi bir bedene sahipti. İngiliz olduğu için yaşadığı şehir New York'ta bazı aksan sorunları yaşasa da hayatını sürdürüyordu.
Tekrar odasına dönen Johnson kıyafetlerini değiştirip sokağa çıktı. İş yerine doğru yürümeye başladı. 4 blok geçtik sonra yavaş yavaş yükselen ve kulakları sağır edecek derecede tiz olan bir ses ortaya çıktı. Johnsan iki eliyle kulaklarını kapasa da sese engel olamıyordu. Etrafındakiler Johnson'a sanki deliymiş gibi bakmaya başladılar. Johnsan birden duraksadı ve etraftakilere sormaya başladı "sesi duymuyor musunuz? çok kötü bir ses var, nasıl duruyorsunuz bu seste?" derken sesin şiddetinden kulakları artık duymaz oldu. Birden etraftaki yüksek gökdelenlerin içine gökten 5 tane dev gibi yaratık düştü. Ellerinde kocaman asalar tutuyorlardı. Hepsi birden Johnson a yöneldi. Etraftakiler o kargaşada kaçışırken Johnson tiz sesin etkisi ile sersemlemiş bir halde yerde yatıyordu. Dev yaratıklardan birisi asasını kaldırarak hızlıca yere vurdu ve Johnson ona doğru gelen hava akımını gördükten sonra bayıldı.
Uzayın derinliklerinde bilinmeyen bir galaksi
“-Devriyeler ortaya çıkmayalı yüzyıllar olmuştu.
-Evet, bu sefer ortaya çıktıkları konum keşfedilmemiş bölgeden bildirildi. Hedeflerinde genç bir insan türü varmış.
-Pekâlâ, artık bizim evrenimizde olduklarını biliyoruz. “
Koruyucuların ufak konuşmalarının üzerinden çok geçmeden ikisi de tiz bir ses duymaya başlar. Sesi duyduklarını doğruladıktan sonra kaynağını bulmaya ve kapatmaya çalıştılar ancak ses onlar nereye giderse oraya geliyordu adeta. Onlar ne kadar uzaklaşırsa uzaklaşsın seste onlarla geliyor sanki ses onlardan çıkıyormuş gibi bir etki yaratıyordu. Bu yaklaşık 10 dakika sürdükten sonra uzay istasyonunun ortasında büyük bir patlama gerçekleşti. Koruyucu İleri Karakol Merkezi’nde bir patlama olma olasılığı çok düşük hatta imkânsıza yakındı. Koruyucular hemen patlamanın olduğu yere gittiler.
İkisi de gördüklerine şaşırmıştı. Uzay istasyonunda patlamanın gerçekleştiği yerde bir insan baygın halde yatıyordu.
“-Bir insan mı? Sanırım nereden geldiğine dair bir teorim var.
-Evet benimde. Devriyelerin baskısı onu buraya göndermiş olmalı. Hala canlı mı?
-Kontrol ediyorum…
…
-Evet, ama zar zor nefes alıyor gibi. Onu revire götürmeliyiz.
”
İki koruyucu zaman kaybetmeden Johnson’ı revire götürdüler.
Koruyucular gerekenleri yaptıktan sonra Johnson’ı uyandırmaya çalıştılar. Yavaş yavaş kendine gelmeye başlayan Johnson bilinmeyen bir galaksideki Uzay karakolunda uyanmıştı.
“-Neredeyim ben? ”
Koruyucular bu insanın ne hakkında konuştuğunu anlamadılar. Anlaşılan bu insan galakside bilinmeyen bir dilde konuşuyordu. Ana üsse durumu bildirdiklerinde hemen bir bilim ekibi ve doktor karakola doğru yola çıkmıştı. Oraya varmaları çok uzun sürmeyecekti ancak onlar gelene kadar bu insanı sakin tutmak biraz zor olacak gibiydi.
Johnson karşısındaki zırh giymiş iki kişiye bakarak sürekli nerede olduğunu ve buraya nasıl geldiğini sorsa da yanıtsız kalıyor ve herhangi bir cevap alamıyordu.
Chapter 2
Koruyucu Ana Gemisi karakola yanaşmış Bilim ekibi, doktorlar ve ekstra güvenlik önlemi olarak gönderilen 3 grup Koruyucu Ekip Johnson’ın bulunduğu revire doğru gitmeye başladı.
“-Konuştuğu dili tercüme etmeyi başardınız mı?
-Hayır efendim. Onu bulduğumuzda baygındı. Uyandığında ise daha bilmediğimiz bir dilde konuşmaya başladı. ”
Johnson birden odaya doluşan siyah ve mavi süit zırh giymiş insanları görünce panikledi. Daha sonra karşısındaki kişiler değişik bir dilde konuşmaya başladılar.
Bilim ekibinden bir kişi enjektöre benzeyen bir cihaz ile Johnson’a yaklaşıp ona bir şey enjekte ettiler.
“-Birazdan derdinin ne olduğunu anlarız. Karakol Merkezi bu durumu önceden tahmin edip çevirmen mikroplardan gönderdi.
-Ah, bunlar çok pahalı değil miydi? Bu mikropları bize bile vermiyorlar.
-Evet, ama şu anki durum göz önüne alındığında devriyeler hakkında her türlü bilgiyi almak için ona ihtiyacımız var. Biraz izin verelim de mikroplar işini yapsın daha sonra bizim dilimizde konuşmaya başlayacaktır.”
Johnson ona enjekte edilen şeyin bir tür ilaç olduğunu düşündü. Ancak kısa süre sonra hafif bir baş ağrısı hissetmeye başladı. Karşısında konuşan kişilere baktığında sanki onları anlamaya başlamış gibi bir his çöküyordu üstüne.
“-Evet! Sonunda sizi anlamayı başardım! Neredeyim ben ve buraya nasıl geldim?”
Tüm ekipler birdenbire bağırmaya başlayan Johnson’a baktılar. Mikroplar tahmin ettiklerinden daha kısa sürede işlerini yapmışlardı.
“-Aramıza hoş geldin. Öncelikle şu anda Neferium 3. Galaksi PB-4457 sisteminde bulunan bir Uzay Karakol üssündesin.
-Neferium 3. Galaksi mi? İyi ama bu olamaz ben Dünyada işime gitmeye çalışıyordum ve sonra... Sonrasında bir ses duyduğumu hatırlıyorum çok tiz bir ses. Sadece ben duyuyordum galiba etrafımdakiler bana deliymişim gibi bakıyorlardı. Tek hatırladığım bu.
-Demek sende duydun o sesi. Ben ve devriye arkadaşımda seni bulmadan önce devriyelerin tekrar galakside faaliyete geçip bir gezegen seçtiğini saptamıştık. Sonrasında ise tartışırken sanki bizden çıkıyor gibi ince bir ses duymaya başladık. Gerisini ise herkes biliyor. Büyük bir patlama yaparak buraya geldin.
-Ne yani? Buraya ışınlandım mı? İyide bir ses beni nasıl buraya ışınlayabilir daha o teknoloji icat edilmedi bile!
-Devriyeler dostum, devriyeler. Onları Neferium Birliği 14 yüzyıldır izliyor. En son 4 yüzyıl önce ortaya çıkmışlar. Bizden çok önce yani o dönemlerde Neferium Birliği devriyeleri bir teori olarak araştırıyorlardı ancak gezegenlerin yok olmaya başlaması ve elde edilen bulgularla devriyelerin gerçekliğini kanıtladırlar. Onları gören şu ana kadar olmadı, tabi sen hariç ama sende hatırlamıyor gibisin onları. Neferium Birliği onları izlemenin bir yolunu buldu ancak ortaya çıkmaları çok zaman aldı. Amaçları ve hedefleri hakkında kesin bir bilgi yok.
-Devriye mi? Galiba bir şeyler hatırlıyorum. Burada uyanmadan önce işime gittiğim caddenin 5 blok ötesinde gökdelenler savaş çıkmış gibi yıkılıyordu ve sonrasında ise… 3 tane saydım! Aman tanrım 3 tane dev gibi yaratık vardı! Ellerinde devasa asalar vardı ancak bir tanesi asasını yere vurduktan sonra tek gördüğüm ani bir hava dalgası yarattığı. Sonrasında burada şu ikisini bana bakarken gördüm.
-Söylediklerini kaydediyor musunuz? 1000 yıldır böyle net bilgilere ulaşamamıştık!“
Koruyucu Komutanı Johnson’ı Neferium Bilim Üssüne götürmek için talimat aldı. Daha sonrasında onu bir tür koruyucu alanı olan sedyeye yatırarak karakola yanaşmış olan ana gemiye götürdüler. Johnson bu sefer koruyucular tarafından uykuya yatırılmıştı. Gidecekleri yere kadar onu uyutma emri alan Koruyucular Neferium 5. Galaksi PD-1025 sisteminde bulunan Bilim Üssüne götürmek üzere Hiper-Uzaya atladılar.
Neferium Birliği Sınırı – Galaksiler arası boşlukta bir yer
“-Onu gönderdiniz mi?
-Evet, onu dediğiniz yere gönderdik ayrıca çamur gezegeni de yok edildi.
-İyi iş başardınız. Artık bu evrende bir işimiz kalmadı. Sonraki evrene geçiş için asaları hazırlayın.”
7
Haberler / Captain America : Civil War'dan Görseller Geldi!
« : 27 Ağustos 2015, 21:39 »
Marvel sonunda yeni Kaptan Amerika filminin resmi görsellerini yayınladı. Bu görseller ile birlikte çoğu yenilmezler üyesinin hangi takımda yer alacağını marvel bizlere göstermiş.







8
Bilim Kurgu Kitapları / The 100 Serisi : Kass Morgan
« : 26 Ağustos 2015, 16:14 »
Dünyada yaşanan bir nükleer felaketten sonra insanlar daha fazla dünyada yaşayamamışlardır ve hayatlarını bir uzay boşluğunda 300 yıl süren bir uzay gemisinde sürdürmeye çalışmışlardır. Ne yazık ki belirli bir süre Koloni'nin kaynakları insanlar için yeterli olsa da bir süre sonra insanlar kaynak sıkıntısı çekmeye başlamıştır. Bu yüzden de Koloni'de çok katı kurallar bulunmaktadır, çünkü hiçbir kaynak boş yere tüketilmemeli ve insan ırkı ellerinden geldiği sürece uzun yaşamaya çalışmalıdır.
Yaklaşan kaynak kıtlığı Koloni yöneticilerini harekete geçirmiştir ve insanların hayatlarını sürdürmeye devam edebilmeleri için bir yol aramaya zorlamıştır. Son çare olarak da Dünya'da hala yaşanılabilir bir hayatın var olup olmadığını araştırmak için Dünya'ya bir ekibin gönderilmesinde karar kılınmıştır. Bu ekip de Koloni'deki hırsız, yalancı, vatana ihanet gibi suçlardan hüküm giyen 18 yaşındaki azılı gençlerden seçilmiştir. Koloni görev için bu 100 genci seçmiştir çünkü her nasılsa suçlu olduklarından 18 yaşına geldiklerinde hapisten çıkarılıp idam edileceklerdir. Koloni de bunu yapmak yerine onları Dünya görevine göndermeyi seçmiştir.
Kitap 4 ana karakterin yaşadıklarını, her bölümde ayrı bir kişiyi inceleyerek anlatıyor. Ama bunları okurken hikayeyi bu 4 kişinin ağzından değil, üçüncü bir tekil kişinin ağzından okuyoruz.
The 100 serinin ilk kitabı olduğu için mi bilmiyorum çok fazla aksiyon yaşanmadı, onun yerine karakterleri, geçmişlerini ve Koloni'yi daha iyi tanımamız sağlandı. Ve bence düşününce bu ilk kitap için iyi bir tanışma vesilesi oldu. Kitapta farklı olan bir diğer özellik ise hikayede ara ara yaşanan geriye dönüş kısımlarıydı. Yani karakterlerin Dünya'ya gönderilmeden önce Koloni' de yaşadığı ve karşılaştığı durumları bu sayede okuyabildik. Bazılarına bu geriye dönüş kısımları biraz kafa karıştırıcı gelmiş olabilir belki, ama bence bu sayede kitap daha da bir derinlik kazandı ve olayları, neyin neden yaşandığını daha iyi anlayabildik.
Son olarak belirtmek gerekirse kitap dizi ile aynı şeyleri anlatıyor. Dizi şu anda 3. sezon hazırlıklarına başlamış durumda ancak The 100 Serisi kitaplara baktığımızda 3. sezonun kitabı çoktan yayınlandı bile. Yani diziyi beklemek istemeyen kişiler kitabı okuyarak kendilerini avutabilirler.
Yaklaşan kaynak kıtlığı Koloni yöneticilerini harekete geçirmiştir ve insanların hayatlarını sürdürmeye devam edebilmeleri için bir yol aramaya zorlamıştır. Son çare olarak da Dünya'da hala yaşanılabilir bir hayatın var olup olmadığını araştırmak için Dünya'ya bir ekibin gönderilmesinde karar kılınmıştır. Bu ekip de Koloni'deki hırsız, yalancı, vatana ihanet gibi suçlardan hüküm giyen 18 yaşındaki azılı gençlerden seçilmiştir. Koloni görev için bu 100 genci seçmiştir çünkü her nasılsa suçlu olduklarından 18 yaşına geldiklerinde hapisten çıkarılıp idam edileceklerdir. Koloni de bunu yapmak yerine onları Dünya görevine göndermeyi seçmiştir.
Kitap 4 ana karakterin yaşadıklarını, her bölümde ayrı bir kişiyi inceleyerek anlatıyor. Ama bunları okurken hikayeyi bu 4 kişinin ağzından değil, üçüncü bir tekil kişinin ağzından okuyoruz.
The 100 serinin ilk kitabı olduğu için mi bilmiyorum çok fazla aksiyon yaşanmadı, onun yerine karakterleri, geçmişlerini ve Koloni'yi daha iyi tanımamız sağlandı. Ve bence düşününce bu ilk kitap için iyi bir tanışma vesilesi oldu. Kitapta farklı olan bir diğer özellik ise hikayede ara ara yaşanan geriye dönüş kısımlarıydı. Yani karakterlerin Dünya'ya gönderilmeden önce Koloni' de yaşadığı ve karşılaştığı durumları bu sayede okuyabildik. Bazılarına bu geriye dönüş kısımları biraz kafa karıştırıcı gelmiş olabilir belki, ama bence bu sayede kitap daha da bir derinlik kazandı ve olayları, neyin neden yaşandığını daha iyi anlayabildik.
Son olarak belirtmek gerekirse kitap dizi ile aynı şeyleri anlatıyor. Dizi şu anda 3. sezon hazırlıklarına başlamış durumda ancak The 100 Serisi kitaplara baktığımızda 3. sezonun kitabı çoktan yayınlandı bile. Yani diziyi beklemek istemeyen kişiler kitabı okuyarak kendilerini avutabilirler.
9
Haberler / Civil War Çekimleri tamamlandı!
« : 24 Ağustos 2015, 22:33 »
Avengers Age of Ultron'dan sonra MCU gidişatını önemli derecede etkileyecek olan ve tüm hayranların merakla beklediği Kaptan Amerika: İç savaş filminin çekimleri geçtiğimiz günlerde tamamlandı. Marvel Yapımcılarından Louis D’Esposito twitter hesabı üzerinden çekimlerin tamamlandığını belirtti. Bununla birlikte artık önümüzdeki günlerde bir fragmanın yayınlanacağı ise kesinlik kazanmış durumda.
#CaptainAmericaCivilWar wrapped principle photography today. Congratulations to the Russo brothers and the entire cast and crew.
— Louis D'Esposito (@louisde2) 22 Ağustos 2015
10
Haberler / Marslı Filminden 2. Resmi Fragman Yayınlandı!
« : 22 Ağustos 2015, 01:24 »
Marslı filmine ait 2. br fragman 20 Ağustos tarihinde yayınlandı. Film Önümüzdeki aylarda vizyona girecek.
12
Sohbet Tartışma / İnsalık ve Tarihi Hakkındaki Soru
« : 01 Ağustos 2015, 19:22 »
İnsanlığın artık üreyemediği, gelecekteki bir dünya düşünün. Bir nevi kısırlık; insanlar yaşamaya devam etse de, hiç çocuk sahibi olunamıyor; okullar ve parklar on yirmi yıl sonra tamamen boş kalacak, muhtemelen bir yüzyıl sonra da dünya üzerinde tek bir insan bile kalmayacak. Neler olurdu?
Şimdi de sizin bu dünyada bir vatandaş olduğunuzu hayal edin. Tepkiniz ne olurdu, ne yapardınız? Yaşamayı sürdürmek isteseydiniz, amacınız ne olurdu? Ya da artık hiçbir amacınız kalmadığını düşünüp yaşamınıza son mu verirdiniz? Neden?
Şimdi de sizin bu dünyada bir vatandaş olduğunuzu hayal edin. Tepkiniz ne olurdu, ne yapardınız? Yaşamayı sürdürmek isteseydiniz, amacınız ne olurdu? Ya da artık hiçbir amacınız kalmadığını düşünüp yaşamınıza son mu verirdiniz? Neden?
13
Sohbet Tartışma / Duvar Posteri
« : 01 Ağustos 2015, 19:10 »
Önceki sistemimizde Gandalf nickli üyemizin tasarlayıp paylaştığı bir tasarım. Onun ve benim odamdan görsellerde konuda mevcut. Bastırıp asmak isteyenler için ise HD Poster resmi :

Üyemizin Odası :

Benim Odam :

Benim poster biraz eskimiş olduğu için garip duruyor duvarda
en kısa sürede tekrar bastıracağım. Eğer sizde bastırırsanız resimlerini atarsanız güzel olur.

Üyemizin Odası :

Benim Odam :

Benim poster biraz eskimiş olduğu için garip duruyor duvarda
en kısa sürede tekrar bastıracağım. Eğer sizde bastırırsanız resimlerini atarsanız güzel olur.
14
Bilgiler / The Walking Dead Genel Konu
« : 01 Ağustos 2015, 19:00 »The Walking Dead, Frank Darabont tarafından geliştirilen Amerikan televizyon dizisi. Robert Kirkman, Tony Moore ve Charlie Adlard 'ın aynı adlı çizgi romanına dayanmaktadır. Dizinin başrolünde, komadan uyandığında George A. Romero'nun korku filmlerindeki zombileri andıran et yiyen "aylaklar"ın dünyaya egemen olduğunu fark eden şerif yardımcısı Rick Grimes rolüyle Andrew Lincoln yer almaktadır. Ailesini bulmak için yola koyulur ve yol boyunca diğer birçok sağ kalan kişiyle karşılaşır.
The Walking Dead'in prömiyeri 31 Ekim 2010 tarihinde Amerikan kablolu televizyon kanalı AMC'de yapıldı. 2010'nun Kasım ayının ilk haftasında Fox International Channels'da uluslararası gösterimi yapıldı. Aldığı eleştiriler sonucu AMC, 16 Ekim 2011'de başlayan ve on üç bölümden oluşan ikinci sezonun çekilmesini istedi..İkinci sezonun iki bölümü yayınlanmışken AMC, dizinin üçüncü sezonunun çekileceğini ve 14 Ekim 2012'de üçüncü sezonun başlayacağını duyurdu. 21 Aralık 2012 tarihinde ise AMC, dizinin dördüncü sezonda devam edeceğini açıkladı.
Dizi, oldukça iyi eleştiriler aldı ve En İyi Televizyon Dizisi dalında bir Altın Küre ile bir Writers Guild of America ödülüne aday gösterildi. Dizi ayrıca bir kablo televizyon kanalı dizisi olarak çeşitli rekorlar kırarak güçlü bir Nielsen reytingi elde etti ve üçüncü sezonun prömiyeri 10.9 milyon kişi tarafından seyredilerek tarihteki en çok izlenen kablo drama dizi olmayı başardı.
Konusu
The Walking Dead, aynı adlı çizgi roman serisine dayanmaktadır ve zombilerin ortaya çıkışı sonrasında yaşam mücadelesi veren bir küçük grubunun hikâyesini ele almaktadır.. Hikâyenin çoğu, Atlanta metropol bölgesi ile Georgia çevresindeki kuzey kırsal bölgelerde geçmektedir. Yaşayan herhangi bir canlıyı yakalayıp yiyen ve insanları ısırarak onları da kendileri gibi yapan "aylaklar" (dizide zombiler bu adla anılmakta) sürüsünden uzakta aradıkları güvenli yerler bu kırsal bölgelerde geçmektedir. Konu, yaşam mücadelesi verenler grubun zombi sürüsüne karşılık hayatları ile kendi insanlıklarını dengelemeye çalışmaları, gruptaki üyelerin öldürülmeleri ile başa çıkmaları, tanıştıkları ve çoğu tehlikeli ya da yırtıcı olan başka insanlarla uğraşmaları gibi ikilemleri ele almaktadır.Grubun lideri, zombi salgını öncesi şerif yardımcısı olan Rick Grimes'tır. Grup her fırsatta grubun dinamiğini etkileyen/değiştiren yürüyen zombilerin korkusu ile yüzleşmektedir.
15
Videolar / Star Wars : 1980'lerin kayıp Animesi [Türkçe Altyazılı]
« : 01 Ağustos 2015, 18:56 »Türkçe Çeviri : Sci Fi Türkiye Ekibi
