Gönderen Konu: Lethal Weapon - The Series  (Okunma sayısı 779 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Kara Thrace

  • Administrator
  • Meraklı Üye
  • *
  • İleti: 185
  • Sci Fi Puanı: 5
  • Sci Fi Türkiye!
    • Profili Görüntüle
    • Katee Sackhoff Fans
Lethal Weapon - The Series
« : 25 Haziran 2014, 21:39 »
Cast List

Katee Sackhoff - Sergeant Sheree Riggs

Jamie Bamber - Sergeant Roger Murtaugh

Callum Keith Rennie - Mr. Joshua

Richard Hatch - General Peter McAllister

Michael Hogan - Michael Hunsaker

Tricia Helfer - Trish Murtaugh ,Sergeant Lorna Cole

Luciana Carro - Amanda Hunsaker

Kandyse McClure - Dr. Stephanie Woods

Edward James Olmos - Captain Ed Murphy

Leah Cairns - Dixie

Aaron Douglas - Mendez

Tahmoh Penikett - Sergeant Martin Riggs

Alessandro Juliani - Sergeant McCaskey

Mel Gibson - Captain Mel Wallace

********************************************************************************************************************************

Part 1:Ani Ölüm

Long Beach, California.
Kumral,dalgalı saçlı genç kadın,pencereyi açtı ve dışarı çıktı.Amanda aşşağı baktı.Sonrada kendini yere bıraktı ve hızla yere düşmeye başladı.Amanda'nın vücudu hızlı bir şekilde betone çarptı.

************************************************************

Sarı,uzun saçlı genç kadın,mutfağa girdi.Üzerinde siyah bir atlet ve lacivert bir pantolon vardı.Buzdolabını açtı ve içinden bir bira aldı.Sheree,birayı ağzına götürdü.Sonrada geyirdi.Daha sonra mutfaktan çıktı ve salona girdi.
Dolabın gözünü açtı ve tabancasını çıkardı.Tabancanın şarjörünü taktı.
Sonra tabancayı alnına dayadı ve bir süre öyle durdu.Sonrada birdenbire tabancayı alnından çekti ve gözlerinden yaşlar gelmeye başladı.Sheree,tabancayı masaya bıraktı ve masada duran,resme baktı.Sheree,atletik yapılı ve oldukça yakışıklı bir adamla beraber aynı resimde yer alıyordu.

************************************************************

Kumral,saçlı,38 yaşlarında,atletik yapılı bir adam,duşun keyfini çıkarıyordu.
Yanında ise sarı uzun saçlı,uzun boylu,oldukça güzel sayılabilecek bir kadın vardı.Roger,karısı Trish ile beraber duş alıyordu.Trish,Roger'ın saçına dokundu ve gülümsedi.

-Sen,saçını mı boyuyorsun?

-Tabiki hayır.

-Eminmisin?

-Evet.

-Tamam.

Roger,şampuanın yanında duran saç boyasını,Trish'in görmüş olduğunu anlamıştı.Ama saçını boyadığını itiraf edecek değildi.Ancak durum ortadaydı ve suç üstü yakalanmıştı işte.

Trish,Roger'ı dudağından öptü.

-Kır saçlı erkekleri her zaman yakışıklı bulmuşumdur.

************************************************************

Los Angeles,polis merkezi.
Çavuş McCaskey,Roger'ın masasına yaklaştı.Elinde,otopside çekilmiş resimler vardı.

-Amanda Hunsaker.30 yaşlarında.Kumral uzun saçları var.

-Bir dakika Hunsaker'mı dedin?

-Evet.Sanayici Michael Hunsaker'ın kızı.Vücudunda aşırı dozda eroin'e rastlandı.Pencereden atlamasa bile ölecekmiş.Kız atladığı sırada Dixie oradan geçiyormuş ve onu görmüş.

-Pekala ifadesini alın ve bırakın.

-Bu arada Roger,Yüzbaşı hemen seni görmek istiyor.

Roger,odasında çıktı ve yüzbaşı Ed Murphy'nin ofisine geldi.Kapıyı vurdu.Sonra içeri girdi.Yüzbaşı,Roger'a baktı.

-Artık yeni bir ortakla çalışacaksın.

-Ben her zaman yanlız çalışırım.

-Artık değil.Herkes onun sınırda olduğunu biliyor ve kimse onunla çalışmak istemiyor.

-Bende onunla çalışmak istemiyorum.

-Doktor Stephanie Woods,onun intihara meyilli olduğunu düşünüyor.Ama bence sadece ilgi çekmeye çalışıyor.

Roger,kapının camından dışarıdaki sarı uzun saçlı kadını farketmişti.Sonra kadın cebinden bir silah çıkardı.Roger hızla dışarı koştu.Yüzbaşı,şaşkın bir şekilde Roger'a baktı.Roger,hızla kadının yanına geldi ve silah tutan kolunu tuttu.Sonra bağırdı.

-Silahı var.

Sheree,Roger'ı kolundan tuttu ve yere fırlattı.Roger yerden kalkarken,yüzbaşı yanına geldi.

-Roger,yeni ortağınla tanış.

Sheree,elini uzattı.

-Sheree Riggs.

Roger,Sheree'nin uzatmış olduğu elini sıktı.

-Roger Murtaugh.

Roger,Sheree'ye baktı.

-Gidelim,Sheree.

Part 2:Sheree ve Roger

Roger,Sheree,ye baktı.

-Bir dakika seni şimdi hatırladım.Banka soygununu önlemekte gösterdiğin başarıyı herkes biliyor.Dosyana bakmıştım.FBI özel birimde çalışmışsın.

-Evet.

-Peki neden bıraktın? Yerinde olmak isteyen pek çok polis olduğundan eminim.

-Onlardan biride senmisin?

-Ne?

-Bende senin dosyanı görmüştüm.FBI'a pek çok kez başvurmuşsun ama kabul edilmemişsin.

Roger,konuyu değiştirdi.

-Silahına bakabilirmiyim?

Sheree,silahını çıkarıp,Roger'a uzattı.Roger,silahı eline aldı ve inceledi.

-Bu bir laser silahı.Yeni çıkanlardan.Hedefini anında buharlaştırır.

Roger,silahı Sheree'ye geri uzattı.Sheree,silahı aldı.Sonra Roger'ın silah kılıfına baktı.

-Birde seninkini görelim.

Roger,silahını çıkarıp Sheree'ye verdi.Sheree,silaha baktı.

-Bu modeli hala ürettiklerini bilmiyordum.

-Çok komik.Savaş sanatlarıylada ilgi olduğunu duydum.Uzak doğu dövüş sanatlarında uzmanlaşmışsın.Sen tam bir ölüm makinası olmalısın.

-Bu boş lafları bırakıp esas meseleye gelelim.Neden senin yanına verildiğimi ikimizde biliyoruz.İntihara meyilli olduğum için kimse benimle çalışmak istemiyor.Yada ilgi çekmeye çalıştığımı düşünüyorlar ve gene benimle çalışmak istemiyorlar.

-Bende seninle çalışmak istemiyorum.

-Çalışma o zaman.

-Böyle bir seçeneğim yok.Tanrı benden nefret ediyor olmalı.

-Senden ondan nefret et.Ben öyle yapıyorum.

************************************************************
Büyük bir depoda.
General Peter McAllister,yanında duran sarışın,iri yapılı adam ile beraber ortaya çıktı.General ve sağ kolu Joshua,buraya Mendez ile buluşmaya gelmişlerdi.General,yanındaki korumasıyla gelmiş olan Mendez'e yaklaştı.

-İyi akşamlar bay Mendez.Nasılsınız?

-İyiyim.
İş için Cyborg kullandığınızı duydum?

-Doğru duymuşsunuz.

-Benim bu metal uçubelere güvenmemi mi bekliyorsunuz?

-Adamlarım son derece güvenilirdir.

-Yani bu konuda sözüne güvenmeli miyim?

General,Joshua'a baktı.

-Bay Joshua,sağ kolunuz lütfen.

Joshua,sağ kolunu kaldırdı.General laserini çıkardı ve Joshua'nın sağ koluna ateş etti ve onu havaya uçurdu.Mendez dehşet içinde bakakalmıştı.

-Tanrım.Manyaksınız siz.

General,Joshua'ya döndü.

-Endo kolun ile ilgilensin.

-Evet efendim.

General,Mendez'e baktı.

-Bizimle iş yapacaksın öyle değil mi?

Mendez şaşkın bir şekilde baktı.General sözünü tekrarladı.

-Bizimle iş yapacaksın öyle değil mi?

-Evet,evet,sizinle iş yapacağım.

-Mal iki hafta sonra gelecek ve dağıtımı cumartesi günü yapacağız.Para hazır olsun ve sakın bir numara yapma.Eğer son anda işten vazgeçmeye kalkarsan seninle bay Joshua ilgilenecek.

-O,evet Joshua.Tamam.Anladım.

************************************************************

Hunsaker malikanesi.
Roger ve Sheree,bir odada koltukta oturmuş ve karşılarındaki koltukta oturan beyaz saçlı,kel bir adamı dinliyorlardı.İş adamı Michael Hunsaker,Roger'ı evine çağırmıştı.Michael,Roger'a bakarak konuşmasını sürdürdü.

-Polis olduğun için bana yardım edebileceğini düşündüm.Kızıma bunu yapanları bulmanı istiyorum.Bunu yapabileceğini biliyorum Roger.Onları bul ve öldür.

-Bunu yapamam.

-Yapmalısın Roger.Bana borçlusun.

-Evet sana borçluyum.Artık,gitmeliyim.

Roger koltuktan kalktı.Sheree'de onunla beraber kalktı.İkisi kapıya doğru yürürlerken Sheree,Roger'a baktı.

-Bana borcun var derken ne kasdediyordu?

-On yıl önce,hayatımı kurtardı.Az daha benim yerime laserlere hedef oluyordu.

Sheree ve Roger arabalarına bindiler.Sheree,Roger'a baktı.

-Ben kullanayım mı?

-Sen intihara meyillisin.

-Amerikada araba kullanan herkes intihara meyillidir.

Arabanın telsizinden bir anons duyuldu.

-Bütün birimler, Santa Monica ve Orlando'da bir intihar vakası.

Roger cevap verdi.

-Anlaşıldı.Oraya gidiyoruz.

************************************************************

Sheree ve Roger bir binanın önünde arabadan indiler.

-Görevli memur Roger ve Sheree'ye baktı.

-İyiki geldiniz çocuklar.

-Psikolog neden burada değil?

-Trafiğe takılmış.

-Yukarıda kim?

-McCleary adında bir muasebeci.Ofis partisindeyken,dama çıkmış.

Sheree,Roger'a baktı.

-Sence atlayacak mı?

-Öyle görünüyor.

-Ben hallederim.

-Eminmisin?

-Bunu daha öncede yapmıştım.

-Tamam,elinden geleni yap.Ama silah kullanmak yada dövüş sanatlarına başvurmak yok.Sadece onu indir,anlaşıldı mı?

-Evet.

Sheree,binanın damına çıktı.Adam,Sheree'ye baktı.

-Sakın yaklaşma.Yoksa atlarım.

-Bunu neden yapıyorsun?

-Seni ilgilendirmez.

-Pekala,şimdi yanına geleceğim.

-Sakın yaklaşma,yoksa atlarım.

-Bak bu işten senin kadar bende nefret ediyorum.Ama ortağım aşşağıda bizi izliyor ve seni kurtarıyor gibi görünmeliyim.

-Sakın yaklaşma.

-Kendini öldürmek tüm sorunlarını çözecek mi?

Sheree,yavaş yavaş McCleary'nin yanına geldi.McCleary,Sheree'ye baktı.

-Sen bunu nereden bileceksin ki? Dokunma bana.

-Sen yanlış bir yapmadın.Kimseyi öldürmüş filan değilsin.

-Doğru.Benim zararım kendime.

-Acı çektiğini biliyorum.

-Sakın daha fazla yaklaşma.

-Sadece seninle konuşacağım.

-Birşey yapmayacakmısın?

-Sadece konuşacağım,söz.Düşmek istediğimi mi sanıyorsun?

-Tamam.

-Sigara istermisin?

-Evet.

Shree,cebinden bir sigara çıkardı ve McCleary'e uzattı.

-İşte al.İkimizde sabredip kanserden ölelim.

McCleary,elini uzattığı sırada Sheree birden elini yakaladı ve onu kendisine kelepçeledi.Sonra cebinden kelepçenin anahtarını çıkardı ve McCleary'e gösterdi.

-Bu anahtarı görüyormusun? Ona iyi bak.

Sheree,anahtarı aşşağı fırlattı.Sonra McCleary'e baktı.

-Eğer şimdi atlarsan benide beraber götürürsün ve polis katili olursun.

-Seni aşşağılık fahişe.

- Bir polisi öldürmüş olacaksın.

-Manyak bir fahişeyi öldürmüş olacağım.

-Bu genede polis öldürmüş olduğun gerçeğini değiştirmeyecek.Şimdi,geliyormusun?

-Ben atlıyorum.

Sheree'nin yüzünde alaycı bir gülümseme belirdi.

-Gerçekten atlamak istiyormusun? Bana göre hava hoş.Hadi yapalım.

Sheree,McCleary'i ile beraber damdan kendini bıraktı.İkisi uzun bir düşüşten sonra kurtarma minderinin üstüne düştüler.Polisler,ikisinin kelepçelerini çözerlerken McCleary bağırdı.

-Bu kadın manyak.Beni öldürmeye çalıştı.Bu kadın manyak.

Roger,sinirli bir şekilde,Sheree'ye yaklaştı.

-Sen ne yaptığını sanıyorsun?

-İnmesini istiyordun ve bende onu getirdim işte.

-Gel benimle.

-Nereye?

Roger,Sheree'yi binanın bodrumuna soktu.

-Gerçekten kendini öldürmek mi istiyorsun?

-Ne?

-Evet mi,hayır mı?

-Ben sadece görevimi yapmaya çalışıyordum.

-Soruma cevap ver.

-Ne söylememi bekliyorsun? Bazen beynimi dağıtmak istediğimi mi?
Evet bunu yapmayı istediğim anlar oluyor.Hatta bunun için özel bir laser şarjörüm bile var.Her sabah beynime bir tane sıkmamak için bir sebep arıyorum.Ama bulamıyorum.Peki neden yapmıyorum biliyormusun? Çünkü böylesi çok kolay olur.

-Ölmek mi istiyorsun?

-Ölüm beni korkutmuyor.

Roger,silahını çıkardı.

-İşte,benim silahımı al.

-Beni tahrik etmeye mi çalışıyorsun?

-Eğer bunda ciddiysen,hiç durma.

Sheree'nin yüzünde alaycı bir gülümseme belirdi.

-Tamam,ver şunu.

Sheree,silahı aldı.Ve alnına dayadı.Sonra tetiğe bastı.Sonrada tık sesi duyuldu.Silah boştu.

-İlgi çekmeye çalıştığın filan yok.Sen gerçekten kafayı sıyırmışsın.

Sheree gülümsedi.

-Ben açıktım,gidip birşeyler yiyeceğim.

Part 3:Alpha Projesi

Sheree ve Roger arabaya yaklaştılar.Sheree,Roger'a baktı.

-Ben kullanayım mı?

-Sen intihara meyillisin,unuttun mu? Ben kullanırım.

Roger,sürücü koltuğuna geçti.Sheree'de yanındaki koltuğa oturdu.Roger anahtarı çevirdi ve motoru çalıştırdı.Sonra direksiyonu kavradı.Vitesi çekti ve araba yolda ilerlemeye başladı.Sheree,cebinden bir sigara çıkardı.Sonra çakmayı ile onu yaktı.Roger,Sheree'ye baktı.

-Onu içmek zorundamısın?

-Seni rahatsız mı ediyor?

-Ciğerlerime dikkat etmeliyim.

-Pencere açsam rahatlarmıydın?

-Akşam için bir planın var mı?

Sheree güldü.

-Neden soruyorsun?

-Trish bugün hindi pişiyor.Eğer yemekte bize katılmak istersen?

-Tamam.

Sheree,Roger'a baktı.

-Dixie'nin Hunsaker malikanesinin önünde ne işi vardı sence?

-Ne demeye çalışıyorsun?

-Zenginlerin oturduğu bir semt.Dixie'in her gün geçtiği bir yer olduğunu sanmıyorum.

-Sence onu Dixie'mi zehirledi?

-Kız,atladıktan sonra,Dixie,doğruca ilk gördüğü polise gidiyor ve olayı gördüm diyor.Ve şahidide hazır.

-Pekala,onu içeri alalım.

Sheree ve Roger,bir evin önünde durdular.Tam eve yönelmişlerdi ki birden büyük bir sarsıntı oldu.Ve ev havaya uçtu.Sheree ve Roger,hızlı bir şekilde kendilerini yere attılar.Her tarafı dumanlar kaplamıştı.Sheree ve Roger ayağa kalktılar.Çevredeki tüm insanlar toplanmış ve az önce bir evin olduğu yıkıntıya bakıyorlardı.İtfaye ekiplerinin olay yerine gelmesi çok uzun sürmemişti.Devriye polislerden ikisi,bir grup çocuk ile yanlarına geldi.Polislerden biri,Roger'a baktı ve konuştu.

-Bu çocuklardan biri,evden içeri birinin girdiğini görmüş.

Biri,siyah ve diğer dördü beyaz beş çocuk karşılarında duruyordu.Sarışın olan çocuk,siyah olan çocuğa baktı.

-Sakın konuşma,yoksa seni hapse atarlar.

Roger,çocuğa yaklaştı ve gülümsedi.

-Senin adın ne?

Diğer çocuk konuştu.

-Sakın ona adının Alfred olduğunu söyleme.

Roger,çocuğa baktı.

-Alfred,demek senin adın Alfred.

Alfred,Roger'a baktı.

-Annem polislerin zencileri vurduğunu söylüyor.Bu doğru mu?

Roger,diğer çocuklara baktı.

-Pekala,kim dondurma istiyor?

Tüm çocuklar,dondurma yemek için,devriye polisleri izlerken Roger Alfred'i durdurdu.

-Dur bakalım,sen gitmiyorsun Alfred.

Roger,Alfred'e baktı.

-Gördüğün bu adam,uzunmuydu?

-Evet.

-Benim kadar mı,yoksa daha uzun mu?

-Daha uzundu.

-Beyazmıydı?

-Evet.Damgalıydı.

-Damgalı mı? Yani dövmelimiydi?

Alfred,Sheree'nin kolundaki kartal simgesi dövmeyi parmağıyla işaret etti.

-Aynı böyleydi?

-Aynı böyle mi?

Roger,şaşkın bir şekilde Sheree'nin kolundaki kartal simgesi dövmeye baktı.Sheree,Roger'ın dövmesine baktığını farketmişti.

-Bu Cyborg'ların dövmesidir.

-Ama sen bir Cyborg değilsin?

-Hayır,değilim.Üç yıl önce bir davada çalışıyordum.Kirli para aklayan bir çetenin peşindeydik.Çete,Cyborgları kullanıyordu.Benim görevim çeteye sızmaktı.

-Yani normal bir insansın ve Cyborg dövmesi taşıyorsun?

-Tam olarak öyle değil.

-Anladığımı sanmıyorum.

-Onların Cyborg olduğuma inanmaları gerekiyordu.Bu nedenle Alpha programına dahil oldum.

-Alpha programı,evet onu duymuştum.İnsanları,Cyborglar kadar güçlü ve dayanıklı hale getirmeyi amaçlayan bir program.Deneklerin hepsi çıldırdı ve kendini öldürdü.

-Bir tanesi hariç.

-Yani o senmisin?

-Evet.

-O yüzden intihara meyillisin?

-Martin Riggs ile tanıştığımda gerçekten uçurumun kenarındaydım.Kafayı tamamen sıyırmıştım.O bana tekrar hayata bağlanmam için bir sebep verdi.
Güçlerimi kontrol etmeyi öğretti.Onu kaybettiğim zaman,içimdede birşeyler öldü.

-Tabi,bu yüzden yapmıyorsun.

-Ne?

-Martin Riggs olmadan,hayat senin için birşey ifade etmiyor.Hayatına son vermeyi gerçekten istiyorsun ama yapmıyorsun.Çünkü Martin sana yaşamak için mücadele etmen gerektiğini öğretti.

-Yaşamın kendisi bir mücadele.

*************************************************************

Roger,Sheree ile beraber evden içeri girdi.Trish,Roger'ın yanındaki sarı uzun saçlı kadına baktı.Roger,Sheree'i Trish ile tanıştırdı.

-Sheree,Karım,Trish.Trish,Sheree Riggs.

Üçü yemek masasına oturdular.Sheree,tabağındaki hindiden bir parça aldı ve ağzına attı.Hindi gerçekten çok sert ve kuruydu.Lezzetli olduğu pek söylenemezdi.Roger,Sheree'ye baktı.

-Hindi nasıl?

-Çok lezzetli.

Trish gülümsedi.

-Ağzının tadını bilen birilerinin olduğunu bilmek güzel.

Roger,zorla yediği bir parça hindi ile doyamamıştı.Eline bir sandviç aldı ve onu yemeye başladı.Trish,ona baktı.

-O yediğinde ne?

-Ton balıklı sandviç.

-Onu yiyemezsin hayatım.Ton balığını protesto ettiğimizi biliyorsun.

Trish,Sheree'ye baktı.

-Ton balıklarını yakalamak için kullanılan ağlara yunuslar takılıyor ve bu yüzden pek çok yunus ölüyor.Bizde bu nedenle ton balığını protesto ediyoruz.

Sheree,Roger'a baktı ve güldü.

-Yerinde olsam o sandviç'i yemeyi bırakırdım.

Roger,sandviç'i masaya bıraktı ve Trish'e baktı.

-Tamam,tamam yemiyorum işte.Mutlumusunuz?

-Sheree,Roger'a baktı.

-Ben artık gitsem iyi olur.

-Seni geçireyim.

-Evden çıktıktan sonra,Roger,Sheree'ye baktı.

-Hindiyi gerçekten beğendin mi?

-Hayır.

Roger güldü.

-Gerçekten inanılmaz birisin.

*************************************************************

Hunsaker malikanesi.
Roger ve Sheree,Michael Hunsaker'ın karşısındaki koltuğa oturmuşlardı.
Roger,Michael'e baktı.

-Amanda,senin bulaştığın birşey yüzünden öldürüldü öyle değil mi?

Michael,cevap vermedi ama yüzündeki ifadeden Roger,haklı olduğunu anlamıştı.

-Peki neden seni öldürmüyorlar?

-Beni öldüremezler.Bankalarım ve şirketlerim.Onların paralarını aklıyorum.

-Onlar bir fahişeye kızını zehirlettiler Michael.

-Bir kızım daha var.Konuşursam onuda öldürürler.

-Onu koruyabiliriz.

-Hayır,koruyamazsınız,çünkü bilmiyorsunuz.

-O zaman anlat.

-Omega savaşlarından sonra,Cyborgları özel işlerimiz içinde kullanabileceğimizi farkettik.Asla soru sormayan,acıkmayan,yorulmayan Cyborglar,uyuşturucu kuryesinden,tetikçiye kadar her alanda oldukça işimize yarıyorlardı.

-Seni aşşağılık herif.İlk teslimatın nerede ve ne zaman yapılacağını bilmek istiyorum?

Tam o sırada laser sesleri duyuldu ve Michael kanlar içinde yere yığıldı.Sonra,siyah giysili,maskeli ve silahlı bir sürü adam içeri girdi.Sheree ve Roger,laser silahlarını çıkardılar ve adamlar ile aralarında şiddetli bir çatışma başladı.Sheree,silahı ile birini vurdu.Sonra,Roger'ı baktı.

-Hepsini öldürmek zorundayız.Karavana yok.

-Benim için hava hoş.

-Roger silahını kavradı ve iki kişiyi birden vurdu.

-Hiç fena değil ha.

Sheree,silahı ile dört el ateş etti.Sonra dört adam yere devrildi.Roger,Sheree'ye baktı.

-Bu gerçekten iyiydi.

Sheree,birden,Roger'ı itti.

-Dikkat et.

Laserler,Sheree'nin göğüsüne hisabet etti.Sheree,kanlar içinde yere yığıldı.Roger,laser silahını kavradı ve bağırdı.

-Sizi lanet olası Cyborglar.

Sonrada onların hepsini taramaya başladı.Cyborların hepsi safdışı edildikten sonra,Roger,yerde uzanmış olan Sheree'ye baktı.

-Noel'i bizimle geçirmeye ne dersin?

-Trish'in yemeklerine rağmen mi?

-Dünyanın en kötü noel hindisini tek başına yiyeceğimi düşünmüyorsun heralde?

-Tamam.

Sheree,ayağa kalktı.Roger,ona baktı.

-Sen yaralı değilmisin?

-Vücudum kendi kendini iyileştiriyor.Alpha programının bir parçası.

-Bir an burada gerçekten öleceğini sandım.

-O kadar şanslı değilim ha.Sana bir sır vereyim mi? Ben deli değilim.

-Biliyorum.

Part 4:Celene

D&Z yatırımcılık.
Trish,odasındaydı.Masasında oturmuş ve şirketin Carlton International ile beraber gireceği yeni iş ile ilgili raporları inceliyordu.Üzerinde koyu renk bir ceket ve aynı renkte pantolon vardı.Sarı uzun saçlarının bir kısmını arkaya atmıştı.Diğer kısmı ise omuzlarından aşşağı dökülüyordu.Trish,telefonun çaldığını duydu ve raporları bırakıp,telefonun konuşma düğmesine bastı.

-Evet?

-Bay Joshua,sizinle görüşmek istiyor.

-İçeri gönder ve telefon bağlama.

Carla,sarışın,uzun boylu adama döndü.

-Bayan Murtaugh sizinle görüşecek.

Joshua,içeri girdi ve kapıyı kapattı.Sonra Trish'in masasına yaklaştı ve ona baktı.

-Görüşmeyeli uzun zaman oldu Trish.

Trish,sinirli bir şekilde Joshua'ya baktı.

-Burada ne işin var?

-Sarışın halin daha güzel.

-Beni nasıl buldun?

-İsmini ve saç rengini değiştirmişsin.Seni bulmam zor olmadı.

-Benden ne istiyorsun?

-Bay McAllister,geri dönmeni istiyor.

-Ben artık o hayatımı geride bıraktım.

-Bay,McAllister geri dönmen konusunda çok ısrarlı.

-Hayır,artık yapamam.Ben artık öyle biri değilim.

-Kimse bu kadar çabuk değişemez Trish.Tekrar öldürmeyi özlediğini biliyorum.
Tanrım,sen tam bir ölüm makinasıydın.

-Artık öyle değilim.Ben evlendim ve kocamı seviyorum.Tekrar bu işe dönemem.

-Bu aciz insanlarda ne bulduğunu anlamıyorum.Eskiden,insanlar senin için sadece bir eğlence aracından ibaretti.

-Zaman,değişir,insanlarda öyle.

-Ama sen insan değilsin öyle değil mi Trish?

-Geri dönmeyeceğim.Bunu Peter'a aynen söyle.

-Bay McAllister,hayır'ı cevap olarak kabul etmez.

-Peter'a söyle,canı cehenneme.

Joshua,güldü.

-Kocan,senin ne olduğunu bilmiyor öyle değil mi?

Trish,cevap vermedi.Joshua konuşmaya devam etti.

-Senin bir Cyborg olduğunu öğrendiğinde,kocanın seni hala seveceğini mi sanıyorsun?

Trish,Joshua'ya bağırdı.

-Hemen buradan defol ve bir daha da sakın gelme.

-Bize geri döneceksin Trish.Bunu sende biliyorsun.

Trish,masanın gözünü açtı ve bir laser silahı çıkardı.Sonra Joshua'ya çevirdi.

-Hemen buradan defol.Yoksa seni gebertirim.

Joshua,güldü.

-Evet,işte tanıdığım Celene.Evet,Celene,devam et.Vur beni.İçindeki ölüm makinasını ortaya çıkar.

Trish,telefon'un düğmesine bastı ve konuştu.

-Güvenlik,burada sorun çıkaran biri var.Hemen birilerini gönderin.

Joshua,Trish'e baktı.

-Öyle yada böyle bize geri döneceksin Trish.

Joshua,kapıya doğru yürüdü.Sonra kapıyı açtı ve çıkıp gitti.Trish,arkasından kapıyı kapattı.Sonra,masada duran laser silahını,göze geri koydu.

**************************************************************

Sheree,ve Roger,şüpheli aracı izliyorlardı.Aracı Sheree kullanıyordu.Roger,Sheree'ya baktı.

-Parktan git.

-Tamam.

Sheree,birden parkın içine daldı.Herkes kaçışmaya başladı.Roger,şaşkın bir şekilde ona baktı.

-Sana park yolu demiştim.

-Bana parktan git dedin.

-Park yolunu kasdetmiştim.

Sheree,çimenliklere daldı.İnsanlar kaçışmaya devam ediyordu.Roger,
Sheree'ye baktı.

-Senin bu insanlara kastın mı var?

-Belkide öyle.

Sheree,tekrar normal yola çıktı.Takip ettikleri arabanın tam önüne çıkmışlardı.
Sheree,Roger'a baktı.

-Sen kullan.

-Ne?

-Direksiyona geç.

Sheree,arabanın kapısını açtı.Sonra arabanın ön kaputuna çıktı.Roger,hemen kemerini çözdü ve öbür koltuğa geçti.Sonra direksiyonu kavradı ve Sheree'ye bağırdı.

-Ne yaptığını sanıyorsun sen?

Sheree,arabanın üstüne çıktı.Sonra,havada zıpladı ve ilerideki arabanın üstüne atladı.Roger,şaşkın bir şekilde bakakalmıştı.Aranın sürücüsü olan hint asıllı adam,Sheree'ye bağırdı.

-Delimisin sen?

Sheree,adama seslendi.

-Verdiğim rahatsızlık için özür dilerim.

Sheree,tekrar öndeki arabaya atladı.Bu takip ettikleri araçtı.Sheree,arabanın ön camına eğildi ve arabadaki adama baktı.

-Ehliyetini ve ruhsatını görmek istiyorum.

Adam,Sheree'yi arabadan atmak için ani manevralar yapmaya başladı.Bunun üzerine Sheree,cama bir yumruk attı ve cam parçalara ayrıldı.Roger,arabasından olanları şaşkınlıkla izlemeye devam ediyordu.

-Bu kadın kendini Wonder Woman mı sanıyor?

Sheree,arabaya girdi.Adam,direksiyonu bırakıp,laserini çıkardı ve Sheree'ye çevirdi.Sheree,adamın elini büktü ve laserini elinden düşürdü.Sonra adamın suratına bir yumruk indirdi.Adam,sersemledi ve başı yana düştü.Bu arada araba kontrolsüz bir şekilde ilerlemekteydi.Sheree,önce kapıyı söktü.Sonra adamın kemerini çözdü ve adamı yola fırlattı.Sonrada kendisi arabadan atladı.Sheree,hızla geçe arabaların arasından ilerledi ve yolun karşısına geçti.
Ama,Sheree'nin aradan attığı adam,hala sersemlemiş bir durumdaydı ve bir kamyonun altında ezilmekten kurtulamadı.Sürücüsüz giden araba ise başka bir arabaya çarptı.Sheree,yolun karşısından kazayı görmüştü.

-Upps.

Roger,arabadan indi ve Sheree'nin yanına geldi.

-Hiç tanıyıp ta öldürmediğin biri oldu mu?

-Henüz seni öldürmedim.

-Sakın banada bir iyilik yapmaya kalkma.

Sheree,güldü.

-Merak etme.

**************************************************************

Yüzbaşı Ed Murphy'nin sesi,odanın dışından bile duyuluyordu.Roger ve Sheree'ye iyi bir fırça çekiyordu.

-Siz demek kargaşa ve kaos demek.

Sheree,araya girdi.

-Aslında o kargaşa,ben kaos.

Yüzbaşı konuşmaya devam etti.

-Elimizde ölü bir şüpheliden başka birşey yok.Neden olduğunuz zarar bizim bölümün bütçesinden karşılanacak.Şimdi defolun karşımdan.

Sheree ve Roger dışarı çıktılar.

**************************************************************

Roger ve Trish,yataktaydılar.Birden odanın kapısı kırıldı ve içeri siyah maskeli adamlar girdi.Başlarındada Joshua vardı.Joshua,Trish'e baktı.

-Bize geri döneceksin Trish.Yoksa kocanın ölümünü izlersin.

Roger,şaşkınlıkla adamlara baktı.

-Sizde kimsiniz ve bizden ne istiyorsunuz?

Joshua güldü.

-Karın sana söylemedi öyle değil mi?

-Neden sözediyorsun sen?

-Onun adı Celene ve o bir Cyborg.

Roger,kızgın bir şekilde Joshua'ya baktı.

-Ne saçmalıyorsun sen?

Joshua,Roger'a baktı.

-Sen öldüğünde Celene,tekrar bizim aramıza dönecek.

Trish,birden bağırdı.

-Hayır.

Ve yataktan Joshua'nın üstüne doğru uçtu.Onun boynunu yakaladı ve koparıp attı.Sonra diğerlerinin üzerine doğru sıçradı.Birini ortadan ikiye ayırdı.Sonra,elini diğerinin göğüsüne soktu ve onun kalbini çıkardı.Ve yere attı.Sonra,diğer adamı iki eliyle tutup havaya kaldırdı ve pencereye doğru fırlattı.Adam camı kırdı ve pencereden aşşağı düştü.Vücudu yere çarptı ve parçalandı.Roger dehşet içinde olanları izliyordu.Sonra,Trish'e baktı.

-Tanrım,nesin sen?

Trish,Roger'a baktı.

-Adım Celene.Özel üretilmiş bir Cyborg'um.

-Sen,bir Cyborg'sun.Karım bir cyborg.Buna inanamıyorum.Onca zaman bunu benden sakladın.

-Sana söylemek istedim Roger.Ama Cyborg olduğumu öğrenince beni artık eskisi gibi görmeyeceğini biliyordum.Bu yüzden yapamadım.

-Çocuk sahibi olamamamızın nedeni de bu öyle değil mi? Sorunun bende olduğunu sanıyordum.Halbuki karım metal bir uçubeymiş.

-Şu anda tüm bunların bir önemi yok.Eski patronum beni istiyor ve peşimizden gelecek.

-Bizim mi?

-Sen hayatta olduğun sürece ona geri dönmeyeceğimi düşünüyor.Bu yüzden seni öldürecek.

-Bu çok iyi işte.Karım lanet bir Cyborg fahişesi çıkıyor.Ve onun pezevengide beni öldürmek istiyor.

-Artık burada kalamayız.Güvenli bir yere gitmeliyiz.

-Güvenli bir yer diye birşey yok.Nereye gidersek gidelim bizi bulurlar.

-Evet.Benim istediğimde bu.

Neden sözettiğini anladığımı sanmıyorum?

-Sheree'nin yardımına ihtiyacımız olacak.

-A,evet.Bir o eksikti zaten.

-Onu sevdim.Çok hoş bir kız.

Roger güldü.

-Evet,kesinlikle öyle.

**************************************************************

Los Angeles,polis merkezi.
Sheree,kahkahalarla gülüyordu.

-Yani bunca zaman bir Cyborg ile evliydin ve bunu farketmedin mi?
Yatakta bile mi anlamadın?

- O özel bir model.Herşeyiyle aynen insana benziyor.Nasıl anlayabilirdim ki?

Roger,Sheree'ye baktı.

-Bunu kimseye söylemedin öyle değil mi?

-Tabiki hayır.

-Umarım öyledir.

Sheree,Roger'a baktı.

-Eski bir depo var.Uzun süredir kullanılmıyor.Bu lanet Cyborgları oraya çekeceğiz ve hepsini öldüreceğiz.

Part 5:Gizli Gerçekler

2009,Miami polis merkezi...
1.91 boylarında,kumral saçlı,30 yaşlarında bir adam,yüzbaşı Mel Wallace'in odasına girdi.Mel Wallace,kır saçlı,1.77 boylarında 50'li yaşlarda bir adamdı.Karşısında ayakta duran Çavuş Martin Riggs'e baktı ve konuştu.

-Alpha projesi hakkında ne biliyorsun?

-İnsanları Cyborglar kadar güçlü ve dayanıklı bir hale getirmeyi amaçlayan bir program.Bence tam bir saçmalık.

-Bencede öyle ama vali bunun iyi bir program olduğunu düşünüyor.Ve o fikrini değiştirene kadar bizde öyle düşünüyoruz.

-Deneklerin hepsinin çıldırıp kendini vurduğunu duymuştum.

-İki tanesi hariç.Ve biri senin yeni ortağın olacak.

-Benden,ne insan nede Cyborg olmayan,ne olduğu belirsiz bir uçube ile mi çalışmamı bekliyorsun?

-Seçeneğin yok.Onunla çalışacaksın.

Tam o sırada içeri sarı uzun saçlı ve makyajlı oldukça güzel bir kadın girdi.1.68 boylarında ve 29 yaşlarındaydı.Üzerinde siyah bir bluz ve koyu renk pantolon vardı.Kocaman göğüsleri bluzünün kapatmadığı yerlerden rahatça farkediliyordu.Yüzbaşı Wallace,genç kadını işaret etti.

-Yeni ortağın ile tanış.

Sarışın kadın elini uzattı.

-Sheree Roberts.

Riggs,Sheree'nin elini sıktı.

-Martin Riggs.

Riggs ve Sheree,yüzbaşının odasından çıktılar.Riggs,Sheree'ye baktı.

-Cyborg'a benzemiyorsun.

-Cyborgların nasıl olduğunu sanıyorsun?

-İki yana doğru hareket eden kırmızı gözler,ağır adımlarla yürüyüş.

-Çok fazla bilim kurgu izliyorsun.

-Pekala,yemeğe ne dersin? Yemek yiyorsan tabi.

Sheree,güldü.

-Evet,yemek yiyorum.

********************************************************************

Sheree ve Riggs,pis bir bara girdiler.Sheree,etrafına baktı.

-Burada mı yiyeceğiz?

-Buranın bifteği çok iyidir.

-Eminim öyledir.

Sheree ve Riggs,masaya oturdular.Bifteklerinin gelmeside çok uzun sürmemişti.Sheree,bifteğini çiğnerken Riggs konuştu.

-Alpha projesine dahil olan diğer denekler çıldırıp beynine bir kurşun sıktı.Peki sen nasıl başardın?

-Benimde beynime kurşun sıkmayı düşündüğüm zamanlar oldu.Hatta beynimi dağıtmasını garantileyecek özel bir laser mermim bile var.

-Peki o zaman neden yapmadın?

-Bilmiyorum.Tüm bu güçler ve yetenekler,benim için çok yeni.Onlara alışmakta zorlanıyorum.

-Şimdi Cyborlar kadar güçlü ve dayanıklı olduğunu mu düşünüyorsun?

-Umarım öyleyimdir.Aksi halde görevimde başarısız olurum.

*********************************************************************

Polis merkezi antreman salonu.Riggs,trübünde oturmuş dövüşen polisleri izliyordu.Sonra Sheree ringe çıktı.Yüzünde makyaj yoktu ve saçlarını at kuyruğu yapmıştı.Üzerinde koyu yeşil bir atlet vardı.Kaslı kolları rahatça farkediliyordu.Sheree'nin karşısına 1.90 boylarında ve kaslı esmer bir adam çıktı.Sheree,adamı kolundan yakaladı ve yere fırlattı.Adam yerde öylece yığılıp kaldı.Adam,diğerlerinin yardımıyla kalkarken Sheree ringten indi.Sonra Riggs'in yanına geldi.

-Birşeyler içmeye gidiyorum.İstersen bana katılabilirsin.

Riggs,Sheree'ye baktı.

-Tamam.

Riggs ve Sheree barda iyice kafayı bulmuşlardı.Sonraki durak ise Riggs'in evi olmuştu.

*********************************************************************

Ertesi sabah...
Riggs,uyandı.Çırılçıplak bir şekilde yataktaydı.Sheree'de yanında uyuyordu.Riggs,yataktan çıktı.Sonra acele ile giyinmeye başladı.Sheree'de uyanmıştı.Çırılçıplak bir şekilde yataktan çıktı ve giyinmekte olan Riggs'e baktı.

-Bu gece olanları unutalım.

-Benim için sorun olmaz.

Sheree'de giyinmeye başladı.

*********************************************************************

Miami polis merkezi...
Polisler koltuklarında oturmuş oynayan slayt'a bakarken yüzbaşı konuştu.

-General Peter McAllister.Uyuşturucu sevkiatında Cyborgları kullanıyor.Ayrıca rakiplerini safdışı etmek içinde onlardan yararlanıyor.Sheree ve Riggs alıcı olarak onlarla bağlantı kuracaklar.

*********************************************************************
Miami Beach...
Riggs ve Sheree,büyük beyaz evin bahçesindeydiler.Sheree,gene makyajlıydı.Uzun sarı saçları göğüslerine yaklaşıyordu.Üzerinde siyah bir bluz ve koyu renk pantolon vardı.Göğüslerinin bir kısmı gene açıktaydı.Yanlarına hawaii gömlekli,60'lı yaşlarda ve 1.81 boylarında bir adam geldi.Yanındada gene hawaii gömlekli,aynı boylarda on yaş daha genç bir adam vardı.Adam,Riggs'in yanındaki Sheree'ye baktı.
-Buraya kız arkadaşınızı getirmenizi beklemiyordum.

-O benim korumam.Bir Cyborg.

-Bende Cyborglara insanlardan daha fazla güvenirim bay Riggs.Sigara içermisiniz?

-Evet.

-Bana çakmağınızı verin.

Riggs,çakmağını uzattı.General çakmağı aldı.Sonra yanındaki adama döndü.

-Bay Joshua,sol kolunuz.

Joshua,sol kolunu sıvadı ve havaya kaldırdı.General çakmağını Joshua'nın koluna yaklaştırdı.Ancak Joshua kolunu hiç kıpırdatmadan havada tutmaya devam etti.Sonra general konuştu.

-Bu kadarı yeterli bay Joshua.Şimdi gidip kolunuza bir baktırın.

-Nasıl isterseniz general.

Joshua,kolunu indirdi ve yanlarından uzaklaştı.Bu sırada yanlarına kumral uzun saçlı,makyajlı ve kırmızı elbiseli,oldukça güzel bir kadın yaklaştı.1.78 boylarındaydı.General,kadına baktı,sonra konuştu.

-Celene.Ayrıntılar ile o ilgilenecek.

Ertesi gün,sahil kenarında bir kokantada...
Riggs,yanında Sheree ile beraber içeri girdi.Sheree'nin üzerinde gri desenli bir elbise vardı.Sheree ve Riggs,kendilerine ayrılmış olan masaya gittiler.Sonra Celene içeri girdi ve yanlarına oturdu.Üzerinde yeşil bir elbise vardı.Celene,Sheree'ye baktı,sonra cebinden bir kağıt çıkarıp Riggs'e verdi.
-Yarın bu adrese gel.Ama korumanı getirme.

-O,olmadan hiçbir yere gitmem.

-Benim yanımdayken korumaya ihtiyacın olmayacak.

-Peki beni senden kim koruyacak?

Celene güldü.

-Onuda getirmek istiyorsan sorun değil.Şimdi işimize bakalım.

*********************************************************************************
General McAllister'ın ofisi...

General koltuğunda oturmuş ve karşısında ayakta duran Joshua'yı dinliyordu.

-Martin Riggs,narkotikten.Kadın hakkında ise hiçbir bilgi yok.Sanki hiç yaşamamış gibi.

-Yani Cyborg olduğu kesin.

-Öyleyse bile hiç üretilmemiş.

-Yani o da Celene gibi özel.

-Celene'de benim gibi.

-Hayır.O farklı.

-Anladığımı sanmıyorum.

-Polisler pek çok kez örgütümüze sızmayı denediler.Ama hiçbir zaman başarılı olamadılar.Celene'ye kadar.

-Peki o halde ne yapacağız?

-Onların silahını kendimiz için kullanacağız.

-Peki ilk hedef kim olacak?

-Martin Riggs.

*********************************************************************************
Günümüz,noel sabahı...

Trish kapıyı açtı.Karşısında Sheree vardı.Sheree,içeri girdikten sonra Trish kapıyı kapattı.Sonra konuştu.

-Roger'a söylemeden önce seninle konuşmak istedim.Beni hatırlıyormusun?

-Celene olduğun zamanları mı?

-Yani Cyborg olduğumu baştan beri biliyormuydun?

-Gerçekten hiçbirşey hatırlamıyorsun öyle değil mi?

-Hayır.Herşeyi hatırlıyorum.Martin Riggs ve senin alıcı olarak eski patronumla temas kurduğunuz zamanı.Kocanın ölüm emrini verende eski patronumdu.Ama onu ben öldürmedim.

-Buna inansaydım çoktan ölmüş olurdun.

-General için pek çok insanı öldürdüm ve hiç umurumda olmadı.Ancak Martin Riggs'i öldürmemi istediğinde bunu yapamadım ve ondan kaçtım.Los Angeles'a geldim.Adımı ve saç rengimi değiştirdim.Bir süre modellik yaptım ve birkaç düşük bütçeli tv filminde oynadım.Sonra Roger ile tanıştım ve onunla evlendim.

-Peki ya daha öncesi.General için çalışmadan önce ne yapıyordun?

-Bir tesis hatırlıyorum.Gözümü açtığım yer.Benim gibi Cyborglar vardı.

Sheree,cebinden bir disk çıkardı.

-Aslında bunu sana daha önce verecektim ama uygun zamanı bulamadım.

-Nedir bu?

-Bilgisayara tak ve kendin gör.

Pekala,ne olduğuna bir bakalım.

Trish,bilgisayarını açtı ve diski taktı.Sonra oynatmaya başladı.Ekranda bir görüntü belirdi.Bu kendisiydi.Saçları Celene olduğu zamanlardaki gibi kumraldı.Sonra konuştu.

-Ben çavuş Lorna Cole.Hiçbir zorlama yada baskı olmadan,tamamen kendi arzum dahilinde Alpha projesi için gönüllü olmayı kabul ediyorum.

Daha sonra Trish'in gördüğü tedavileri içeren bir dizi görüntü ekranda belirdi.En son olarakta Trish'in Celene olarak tesiste uyandığı görüntüler ile diskteki kayıt sona erdi.Trish,görüntüleri şaşkınlıkla izlemişti.Sonra Sheree'ye baktı.

-Bende Alpha projesindeydim.Ben Cyborg değilim.

-Hayır,değilsin.Benim gibi bir insansın.Herkes sadece bir kişinin sağ kaldığını sanıyor.Ama iki kişi vardı.

-Peki ama sen nasıl hatırlayabiliyorsun?

-Bize verilen ilaçlar farklıydı.

-Roger'a bunu söylemek için sabırsızlanıyorum.

**********************************************************************************
Roger,koşarak evden içeri girdi.Sonra Trish'e sarıldı.
-Cyborg olman önemli değil.Seni seviyorum ve hiçbirşey bunu değiştiremez.

-Trish,diski,masadan aldı ve Roger'a uzattı.

-Bunu hemen görmen gerekiyor.

Roger,diski aldı,bilgisayara taktı ve çalıştırdı.Sonra Trish'in üzerinde yapılan tedavileri izlemeye başladı.Disk bittikten sonra Trish'e baktı.

-Bana neden yalan söyledin?

-Sana yalan söylemedim.Bende bilmiyordum.Geçmişimi hatırlamıyorum.Kendimi Cyborg sanıyordum.Ama artık öyle olmadığımı biliyorum.Bende Sheree gibi Alpha projesine gönüllü olmuştum.Ama bir konuda sana gerçeği söylemedim.Sheree ile general McAllister için çalıştığım zaman tanışmıştım.

-Pekala,başka bilmem gereken ne var?

-Hamileyim.

-Ne?

-Dün test yaptırdım.

Roger,Trish'e sarıldı.Tam o sırada kapı çaldı.Trish,kapıyı açtı.Sonra Sheree içeri girdi.Roger,Sheree'ye baktı.

-Geleceğini sanmıyordum.

Sheree güldü.

-Bende öyle.

Devam edecek
« Son Düzenleme: 05 Temmuz 2014, 12:43 Gönderen: Kara Thrace »