Gönderen Konu: Battlestar Galactica - Cylon Invasion - Season 3  (Okunma sayısı 690 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Kara Thrace

  • Administrator
  • Meraklı Üye
  • *
  • İleti: 185
  • Sci Fi Puanı: 5
  • Sci Fi Türkiye!
    • Profili Görüntüle
    • Katee Sackhoff Fans
Battlestar Galactica - Cylon Invasion - Season 3

Part 1:Uyanış

Kara,Sharon,Karl ve Samuel,hiç tanımadıkları bir ırktan olan yeşil pullu derili yaratıklar tarafından tutsak alınmışlardı.Hiçbiri buraya nasıl getirildiğini hatırlamıyordu ve nerede olduklarınıda bilmiyorlardı.Kaçma girişimleri başarısız olmuş ve bu sefer hiçbir şekilde kurtulmalarının mümkün olmadığı bir yere konulmuşlardı.Karl,cebine baktı.

-Sadece silahlarımızı almışlar.Telsizlerimize dokunmamışlar.

Sharon,üzerindeki subay uniformasına baktı.

-Kaçarken üzerimde balo için giydiğim gece elbisesi vardı.

Sharon,Kara'ya baktı.

-Senin öyle.

Kara,Sharon'a baktı.

-Hücrede uyandığımızda hepimizin üzerinde yıldız filosu uniforması vardı.Bu gerçekten çok garip.

Samuel,Kara ve Sharon ve Karl'a baktı.

-Yıldız filosundan ayrıldığımdan beri bu uniformayı hiç giymedim.Ama şimdi üzerimde bunlarla uyanıyorum.

Karl,diğerlerine baktı.

-Bizi buraya getirdiklerinde üzerimizi değiştirmiş olmalılar.Ama hepimizin rütbelerini doğru tahmin etmeleri çok ilginç.

Kara,havada asılı duran seffaf madden oluşan hücreye dokundu.

-Bu balon bir enerji alanından oluşuyor.Bu enerji alanını kontrol eden bilgisayara olaşabilirsek onu etkisiz hale getirilebiliriz.

Sharon,Kara'ya baktı.

-Tabi önce buradan çıkmamız gerekiyor öyle değil mi?

-Telsizlerimizi kullanarak Galactica'ya ulaşmayı deneyebiliriz.

Karl araya girdi.

-Bu enerji alanı her hangi bir yerle bağlantı kurmamızı engelleyecektir.

Sharon,telsizini çalıştırmayı denedi.

-Olmuyor.Buradaki sinyal bağlantı kurmamızı engelliyor.Galiba buradan kurtulmak için başka bir yol bulmak zorundayız.

Samuel,diğerlerine baktı.

-Bu yaratıklar ölmemizi isteselerdi çoktan ölmüş olurduk.Yaşamak için yemek yemeğe ihtiyacımız olduğunu biliyorlar.Ve bize yemek vermeye geldiklerinde bu enerji alanınıda kaldırmak zorunda kalacaklar.

Sharon,alaycı bir tonda cevap verdi.

-Tabi içeri yiyecek ışınlamazlarsa.

Sharon tam sözünü bitirmişti ki hepsinin hücresinde birden içi yemek dolu bir tepsi belirdi.Samuel,yemeklere baktı.

-Tamda aklımdan biftek geçiyordu.Ve bu en sevdiğim içki.

Samuel şisenin mantarını açtı ve bardağa doldurdu.Ve bir yudum aldı.

-Tadı harika.

Sonra bıçakla biftekten bir parça kesti ve çatalı ile ağzına götürdü.

-Hayatımda yediğim en iyi biftek.

Karl'da bifteğini yerken diğerlerine baktı.

-Bu yaratıklar yemek zevkimizi iyi biliyor anlaşılan.

Sharon,Kara'ya baktı.

-Düşüncelerimizi okuyor olmalılar.

-Belkide daha fazlasını yapıyorlardır.

-Ne demek istiyorsun?

-Hiçbirimiz buraya nasıl getirildiğimiz hatırlamıyoruz.Üstümüzdeki elbiseler değişiyor,tam aklımızdan geçen yemekler birden bire önümüzde beliriyor.Bu yaratıklar bir şekilde düşüncelerimizi kontrol ediyor olmalılar.Bu herşeyi açıklıyor.Belkide bu hücre gerçek değil ve hiçbirimiz burada bile değiliz.

-Yani bir makinaya bağlı olabiliriz ve şu anda tüm gördüklerimiz onların görmemizi istedikleri şeyler olabilir.

Karl,araya girdi.

-O halde hepimiz uyku durumında olmalıyız.Eğer uyanmanın bir yolunu bulamazsak buradan asla kurtulamayacağız.

Kara birden durdu ve şaşkın bir şekilde baktı.Karşısında John belirmişti.

-Kara,uyanmak zorundasın.Buradan ancak bu şekilde kurtulabilirsin.Uyanmalısın.

John'un görüntüsü kayboğuldu.
Kara birden uyandı.Bir hastane odasındaydı.Başında bir hemşire bekliyordu.Kara hemşire baktı.

-Neredeyim ben?

-İki gündür komadaydınız teğmen Thrace.Ben doktor Cottle'ı çağırayım.

Doktor Cottle,Kara'nın yanına geldi.

-Kendini nasıl hissediyorsun?

-Gayet iyiyim doktor Cottle.Buradan ne zaman çıkabilirim?

-Öncelikle sana bazı testler yapmalıyım.

-Tamam.

Testler sona erdikten sonra,doktor Cottle,Kara'ya döndü.

-Tüm testler tamamen sağlam olduğunu gösteriyor.

Bu sırada Lee içeri girdi.Kara Lee'ye şaşkın bir şekilde baktı.

-Bacağın iyileşmiş.

-Ne?

-Patlamada bacağından yaralanmıştın ama şimdi bacağın iyileşmiş.

-Patlamadan sonra seni yerde yatarken bulduk.Kendinden geçmiştin.

-Yani sen patlamada bacağından yaralanmadın mı?

-Hayır,sanırım şanslıydım.Ama herkes benim kadar şanslı değildi.Patlamada çok fazla insan öldü.Pek çoğuda sivildi.

Kara güldü.

-Yani patlamadan sonra tüm olanlar sadece komadayken gördüğüm hayallerden mi ibaretti?

-Benim patlamada bacağımdan sakatlandığımı söylemiştin?

-Evet.Böyle olmuştu.Sonra sen bu patlamaların sorumlusu Xaviar'ı yakalamak için bir ekip oluşturmuştun.Tom Zarek'i sorgulayıp şirketinin Xaviar'a bir sonraki nakliyatının yerini ve zamanını öğrendik.Ve bunu Xaviar'a tuzak kurmak için kullandık.Onun Corboria gezeninde olduğunu tespit etmiştik.

Lee,Kara'nın sözünü kesti.

-Bu gezenin ismini hiç duymamıştım.

-O halde bilgisayardan yerini tespit ettirmeliyiz.

-Böyle bir gezegen hiç varolmayabilir Kara? Belkide sadece komadayken gördüğün bir hayalden ibaretti.

-Zom Zarek sorgulandı mı?

-Elimizde onu tutacak birşey yoktu.Avukatı hemen gelip onu çıkarttı.

-Zom Zarek,beni öldürmeye çalıştı.Ve şimdi elini kolunu sallayarak gitmesine izin mi veriyorlar?

-Bunu Xaviar'ın zorlamasıyla yaptığını söylüyor.Üstelik seni vurmasını sen istemişsin.

-Xaviar elinde Galactica'ya yerleştirdiği bombanın kumandası vardı ve eğer Tom Zarek beni vurmazsa bombayı patlatacağını söylemişti.

-Ve sen ona seni vurmasını söyledin öyle mi?

-Bu şekilde diğer insanları kurtarabileceğimi düşündüm.

-Blof yaptığı hiç aklına gelmedi mi?

-Ama sonuçta beni vurdu öyle değil mi? Bunun cezasını çekmeli.

-Senin ölmüş olman gerekiyordu ama yaraların hemen iyileşti.Bu durumda onu suçlamak için elimizde birşey kalmadı.

-Yani Tom Zarek'in yargılanması için benim ölmüş olmam mı gerekiyordu?

-Bu onu içeri atmamız için yeterli olurdu.

-Harika.

Doktor Cottle içeri girdi.

-Ben çıkış kağıtlarını hazırlayayım.

******************************************************

Anastasia,bilgisayarda Corboria gezegenini araştıyordu.Sonra Lee ve Kara'ya döndü.

-Kayıtlı hiçbir sistemde böyle bir gezegen bulunamadı.Ve hiçbir galaksi haritasındada yer almıyor.

Lee,Kara'ya döndü.

-Bu isimde bir gezegen yok Kara.Belkide hiç olmadı.

-Belkide öyle.

Part 2:Paralel Yaşamlar

Galactica'da Anastasia Dualla'ın anonsu duyuldu.

-Cylonlar avcıları yaklaşıyor.

Tüm pilotlar viperların olduğu hangara doğru koşmaya başladılar.Şef Tyrol,Kara'nın viper'ına bakım yapıyordu.Kara,viper'ın yanına yaklaştı.Üzerinde uçuş giysileri vardı ve kaskıda elindeydi.Tyrol,Kara'nın yanına geldi.

-Viper'ına yeni bir bilgisayar yerleştirdim.Özel olarak tasarlanmış bu son sistem bilgisayar.Dört hoparlörlü dolby digital ses sistemi ekledim.Bilgisayar Cylon gemilerini 500 metre uzaktan tespit edebilir.Galactica hariç tüm gemilerin bilgisayarları ile direk bağlantı kurabilir.İnternetten her türlü programı indirebilir.Viper'ı dışı laser geçirmeyen özel bir metal ile kaplandı.Bu viperdaki bilgisayar sadece senin sesin ve parmak izin ile çalışmak üzere programlandı.Eğer senin dışında biri bu viper'ı çalıştırmayı denerse bilgisayar tüm sistemleri kitleyecek ve alarm devreye girecek.

-Pekala,bu viper neler yapabiliyor bir görelim.

-Kara,viper'a bindi ve kaskını başına taktı.Tam o sırada Tyrol viper'a yaklaştı.

-Unutmadan Kara,bilgisayarın adı Jenny ve biraz duygusaldır.

-Ne?

Kara'nın viper'ının kapağı kapandığı için Kara Tyrol'un cevabını duyamamıştı.Tüm viperlar teker teker Galactica'dan çıkmaya başladılar.Çıkışa yaklaşan pilotlar son hıza geçmelerini sağlayan kırmızı düğmeye basıyorlardı.Kara'da çıkışa yaklaştı ve kırmızı düğmeye bastı.Viper son hızla Galactica'dan dışarı çıktı.Lee'nin sesi duyuldu.

-Cylon avcıları yaklaşıyor.Helo,sen onların önünü kes.Boomer sende arkasını koru.Ben sol taraftan ilerleyeceğim.Starbuck sende arkamda kal.

Kara'nın viper'ı hızla Lee'nin önünden geçti.

-Kara,sana arkamda kal dedim.

Ancak Kara her zaman yaptığı gibi Cylonların arasına dalmayı tercih etmişti.Birden bilgisayarın sesini duydu.

-Ben Jenny.

Kara şaşkın bir şekilde konuşan bilgisayara baktı.

Bilgisayar genç ve oldukça güzel bir kadın sesi ile konuşuyordu.

-Kara,kontrolü benim almamı istermisin?

-Hayır.

-300 metre ilerimizde 12 Cylon avcısı var.

-O halde onlara iyi bir karşılama yapalım.

Kara,Cylon avcılarının arasına daldı ve onları tek tek havaya uçurmaya başladı.Lee,Sharon'a seslendi.

-Starbuck'u radarımda göremiyorum.

-Benimkindede görünmüyor.Helo,Starbuck'ı görüyormusun?

-Olumsuz.

Bu arada Galactica'dan Anastasia'nın sesi duyuldu.

-Tüm viperlar derhal Galactica'ya geri dönsün.

Lee,Galactica'a seslendi.

-Starbuck radarlarımızda görünmüyor.Starbuck'u aramak için izin istiyorum.

-Komutan Adama tüm viperların derhal Galactica'ya dönmesini istiyor.Seninkinde dahil Apollo.

Bu arada Kara tüm Cylon avcılarını temizlemişti.Kara,etrafta hiç viper olmadığını farketti.Bilgisayara baktı.

-Rotayı Galacticaya ayarla.

-Bunu yapabilmem için kontrolü benim almama izin vermelisin?

-Anlamadım?

-Emirlere karşı gelerek hem kendini hemde diğer pilotları tehlikeye attın? Kendi güvenliğin için kontrolü bana bırakmalısın.

-Böyle birşey olmayacak.Şimdi rotayı hemen Galactica'ya ayarlamazsan seni devreden çıkarmak zorunda kalacağım.

-Rota Galactica ayarlandı.Sesinde kızgınlık ifadesi algılıyorum.

-Eğer verdiğim talimatları uygularsan seninle bir sorun yaşamayız anlıyormusun?

-Ama sen yüzbaşı Apollo'nun verdiği talimatlara uymuyorsun?

-Bu beni ilgilendirir.Sen sadece bir bilgisayarsın ve görevin sana verilen talimatları aynen uygulamak.

-Emirlere uymadığın için beş kez görevden uzaktırıldın ve aynı şekilde devam etmene bir anlam veremiyorum.

-Sen dosyamamı girdin?

-Seni araştırdım Kara Thrace.Hakkındaki her bilgiyi hafızama kaydettim.Senin güvenliğin için.

-Her dosyaya girebiliyormusun?

-Galactica'daki dosyalara erişimime izin verilmiyor ama diğer tüm dosyalara girebilirim.

-Benim kişisel dosylarımda sadece Galactica bilgisayarında kayıtlı.Onlara nasıl girdin?

-Galactica'daki dosyalara erişimime izin verilmiyor ama bu onlara erişemeyeceğim demek değil.

-O halde sende kurallara karşı geldin.Girmene izin verilmeyen personel dosyalarına girdin.

-Seni tanımadan güvenliğini en iyi şekilde sağlamam mümkün değildi.

-Senden VHM Corporation şirketinin dosyalarına girmeni istiyorum.

-Bunun için mahkemeden emir çıkartılması gerekiyor.

-Bunun için zamanımız yok.Sen VHM Corporation şirketinin dosyalarına girebilirmisin,giremezsiniz onu söyle?

-Girebilirim.

-Yap o zaman.

Jenny VHM Corporation'un dosyalarına girdi.

-Giriş işlemi tamamlandı.Bakmamı istediğin özel birşey var mı?

-Xaviar ismini araştır.

-Xaviar adına pek çok nakliyat var.Carboria isimli bir gezegene.

Kara şaşkın bir şekilde bilgisayara baktı.

-Galactica bilgisayarında kayıtlı değildi ve hiçbir galaksi haritasında bu gezegen yer almıyordu.

-Galaksi haritalarında yok ama Galactica bilgisayarında mevcut.

-Bu nasıl olabilir? Galactica bilgisayarı böyle bir gezegenin kaydı olmadığını gösteriyordu.

-Öteki Galactica'daki bilgisayarda var.Yani senin geldiğin yerdeki.

-Dediklerinden hiçbirşey anlamıyorum? Sadece bir tane Galactica var.

-Hayır iki tane var.Ama farklı boyutlarda.

-Farklı boyutlar mı?

Jenny, ekranda bir dosya gösterdi.Kara dosyayı okudu.

-Kara Thrace,kod adı Starbuck.

Dosyadaki kırmızı ile yazılmış bir yazı Kara'nın dikkatini çekti.

-Kayıp.

Kara şaşkın bir şekilde dosyaya baktı.

-Bunda bir hata olmalı.

-Bu senin dosyanın iki gün önceki kaydı.Şimdiki haline göz atmak istermisin?

Dosyanın şimdiki hali ekranda belirdi.Kayıp ibaresi kaldırılmıştı.

-Pekala,hastane kayıtlarına girmeni istiyorum.

-Bunu isteyeceğini biliyordum.Hastanede yattığın süre içinde hakkındaki tutulan dosya.

Kara ekranda beliren dosyaya baktı.

-İki saat önce Galactica'da viperların bulunduğu hangarda yerde yatarken bulundu.Bilinci yerinde değil.Hastanede gözetim altına alındı.

-Ama Doktor Cottle bana iki gündür komada olduğumu söylemişti.

-Kayıtlara göre sadece iki saattir baygın durumda görünüyorsun.

-Anlamıyorum,bana neden yalan söylesinler?

-Çünkü geldiğin boyuta geri dönmeni istemiyorlar.

-Bu farklı boyut saçmalığıda ne?

-Saçmalık değil.Bu bir gerçek.Galakside birden fazla boyut vardır.Her canlının farklı bir boyutta alternatifi vardır.Boyutlar arası geçiş mümkün değildir.Ancak uzayda oluşan bir patlama buna sebep olabilir.

-Bu herşeyi açıklıyor.Xaviar,Galactica ve diğer gemilerde patlamaya neden olduğunda iki boyut arasındaki kapıyı açmış olmalı.

-Geri dönmene yardım edebilirim ama sende bana bir söz vermelisin?

-Ne sözü?

-Sesim sana hiç tanıdık gelmedi mi?

-Hayır.

-Eminmisin?

-Belki.Sanki eskiden tanıdığım biri.Ama hayır bu olamaz.Sen olamazsın.

-Evet benim Kara.Athena.

-Ama sen bilgisarın içindesin?

-Xaviar tarafından kaçırıldım.Xaviar benden Galactica'nın bilgisayarına girmesini sağlayacak şifreleri vermemi istedi.Kabul etmedim.Beynimi bilgisayara bağlayarak istediği bilgileri almaya çalıştı.Vücuduma geri dönemiyordum ama bildiğim herşeyi Xaviar'ın öğrenmesini göze alamazdım.Bu yüzden beynimi Galactica'daki yeni üretime hazırlanan bir viper'ın bilgisayarına aktardım.

-Benden vücudunu bulmamı mı istiyorsun?

-Vücudumu zaten buldular.Ama öldüğümü sandıkları için bedenim bir tabut içinde uzaya fırlatıldı.Tabutun uzayda bir meteor'a çarptı ve parçalandı.

-O zaman bedenine bir daha geri dönemeyeceksin?

-Hayır.Ama senin geldiğin boyuttaki beni bulabilirsin.

-Üzgünüm ama bizim boyutta sen Cylonların Caprica'ya yaptıkları saldırıda öldün.

-Cesedimi bulamadılar öyle değil mi?

-Hayır.

-Cylon saldırısından iki gün önce Caprica'dan ayrılmıştım.Diğer gezegenlerden birinde tatile gitmiştim.Caprica'nın Cylonların saldırısına uğradığını öğrendiğimde bende herkes gibi gemilerden birine bindim.Galactica'ya gelmek istedim ama gemim atlama yapamadı ve başka bir sistemde kaldık.

-Koordinatlarını verirsen geri döndüğümde seni bulmak için elimden geleni yapacağım.

-Babamı,Lee'yi ve Zak'i çok özledim.Onları görüpte konuşamamak ne kadar acı veriyor biliyormusun? Ama beni böyle görmelerine izin veremem.

-Zak hakkında söylemem gereken birşey var.Cylon avcıları ile girdiğimiz bir çarpışmada onu kaybettik.Bende onu çok özlüyorum.

-Bu boyuttaki Zak yaşıyor.

-O halde onu görmeliyim.Nerede olduğunu bana söylemelisin.

-Viper pilotu olmanın ona göre almadığına karar verdi ve işçi gemilerinden birinde çalışmaya başladı.

-Beni ona götür.

Kara'nın gemisi,işçi gemisi Argos'a indi.Kara,viper'dan indi ve Argos'da işçilerin arasında dolaşmaya başladı.Onlara Zak'in yerini sordu.Az sonra genç bir adam Kara'nın yanına geldi.

-Kara,bana kayboğolduğunu söylemişlerdi.

-Ama şimdi buradayım.

Zak,Kara'ya sarıldı.Sonra geri çekildi.

-Burada olman harika.Ama iki ay boyunca neredeydin? Senin kayıp olduğun ilan edildi.Bu yüzden filodan ayrıldım.Sen olmadan viper pilotu olmak artık benim için birşey ifade etmiyordu.

-Bunları daha sonra konuşuruz.Bol bol vaktimiz var.

-Tamam.Bu arada uzun saç yakışmış.

Kara akademiye girdiği ilk yılda saçını kısacık kestirmişti ve mezun olana kadar kısa saçı tercih etmişti.Ama viper pilotu olduktan sonra saçını bir daha hiç kestirmemişti.Kısa saç yakışıyordu ama fazla erkeksi gösteriyordu onu.Zak ile tanıştığında saçları uzundu.Kara,Jenny'nin yada bu boyuttaki Athena'nın gösterdiği kayıtlardaki resimlerde saçlarının kısa olduğunu farketmişti.Ama akademideyken çekilen resimlerin kullanılmış olabileceğini düşünmüştü.

-Bak belki senin için inanması zor olabilir ama ben senin tanıdığın Kara Thrace değilim.

-Anlıyorum.Yani iki ay kayıp olduğun süre içinde yaşadıkların yüzünden artık aynı insan olmadığını düşünüyorsun.Ama tüm bunlar geçmişte kaldı.Galactica'daki görevime geri dönebilirim ve ikimiz yeniden başlayabiliriz.

-Ben başka bir boyuttan geliyorum ve benim geldiğim boyutta sen Cylonlarla girdiğimiz bir çatışmada öldün.

-Zor şeyler yaşadığını anlayabiliyorum Kara.Ama seni bir kez kaybettim ve bir daha kaybetmeyeceğim.

-Geldiğim yerde başka biri ile tanıştım.Adı Samuel Anders.Seni tekrar görmek güzeldi ama artık başka birini seviyorum.

-Anlıyorum.Bana biraz izin verirmisin.İşime dönmek zorundayım.

Kara,viper'a binip Argos'dan ayrıldı.

-Pekala Jenny,pardon Athena,kendi boyutuma nasıl geri dönebilirim?

-Bedenimi kaybettiğimden beri artık ben Jenny'im.Ama sen istiyorsan Athena diyebilirsin.Geri dönmeni sağlacak tek kişi var.Doktor.Onu bulmalısın.

-Doktor kim?

-Sadece doktor.

Part 3:Geçmişin Yansımaları

Kara'ın viper'ı bir gezegenin yörüngesine girmişti.Omega gezeni. Jenny,Kara'ya gezegen hakkındaki bilgileri aktarıyordu.

-Omega gezegeni.Cyberman'lerin saldırısı altında.

-Cyberman'ler mi?

-Cylonlara benzerler.İnsanların beyinlerini robotlara naklederler ve onları Cyberman'lere dönüştürürler.Düşünmeyen,herbiri tek beyni paylaşan robotlar.

-Doktor'un burada olduğundan eminmisin?

-Doktor'un bulunduğu yeri tespit etmek imkansızdır.Herhangi bir zamanda,galaksideki herhangi bir gezegende olabilir.Eğer şansın varsa ona bu gezegende rastlayabilirsin.

-Peki ya bu gezegende değilse?

-Öyle olmasını umalım.

-Benim boyutumda seninle pek iyi anlaşamıyorduk.Burada neden bana yardım ediyorsun?

-Zak'a yaptığın şey yüzünden sana kızmıştım.

-Yani tüm sorun bu muydu? Zak'i ilişkimin olması?

-Zak'in manevraları çok kötüydü.Testlerden geçememesi gerekiyordu.Ama sen onu geçirdin.

-Ama iyi bir pilot olmayı başardı.

-Evet iyi bir pilot oldu çünkü onu ben eğittim.Aksi halde kaderi senin boyutundaki Zak ile aynı olurdu.Ama bunu yapmamalıydım.

-Neden böyle söyledin?

-Zak'in bir çarpışmada ölmesi gerekiyordu.Senin boyutunda olduğu gibi.Ama ben bunun olmasına izin veremezdim ve yapmamam gereken şeyi yaptım.Onu eğittim ve böylece geleceği değiştirdim.

-Burada olmamın sebebi Xaviar'ın yol açtığı patlama değil öyle değil mi? Buna sen neden oldun.Geleceği değiştirerek iki boyut arasında bir geçidin açılmasına neden oldun.

-Evet bunu ben yaptım.Ve bu sebeple ölümü kandırmış oldum.O da kendine başka birini seçti.Seni.Yani bu boyuttaki seni.Cylon avcıları ile girdiğin bir çarpışma sonrası viper'ın filodan ayrıldı ve kontrolünden çıktı. Güneşe doğru gitmeye başladın ve sonra senden bir daha haber alamadık.Bunun olmaması gerekiyordu.

-Sana daha fazla yardım edemediğim için üzgünüm.

Viper,Omega gezegenine inmişti.Viper'ın kapısı açıldı.Kara emniyet kemerini çözdü ve ayağa kaldı.Tam o sırada Jenny'nin sesini duydu.

-Kara,bekle.Senin boyutunda ben sana hala kızgın olacağım.Yani karşılaştığımızda sana iyi davranmazsam kusura bakma.

Kara,pilot başlığını çıkardı.Uzun sarı saçları önüne düştü.Sonra viperdan çıktı.Viper,Kara'yı orada bırakarak havalandı.Kara bir süre yürüdü.Şehire benzer bir yere yaklaşmıştı.Askerler silahlarıyla etrafı tarıyordu.Tanklar etrafı top atışına tutuyorlardı.Kara bir savaşın ortasına düştüğünü anladı.Doktor'un bu gezegende olup olmaması bir yana buradan sağ çıkma ihtimali bile düşüktü.Kara,tabancasını çıkardı ve diğer askerlerin yanına geldi.Yanındaki asker bir lasere hedef olarak yere yığıldı.Sonra diğer askerler ateşe karşılık verdiler.Askerler pire gibi dökülüyorlardı.Savaşın çoktan kaybedildiği belliydi.Kara,askerlerin kiminle savaştığını göremiyordu ama oda askerler gibi silahıyla ateş ediyordu.Gelen laserlere hedef olmamaya çalışarak ateş etmeye devam etti.Zaman geçtikte cesetler artıyordu.Kara diğer askerler gibi zaman zaman geri doğru kaçmak zorunda kalıyordu.Yerler yaralılar ve cesetlerle doluydu.Kara bir an herşeyin yavaşladığı hissetti.Ve artık fazla bir seste duymuyordu.Laserlerin ve askerlerin silahlarından çıkan kurşunların sesi o kadar artmıştı ki hiçbir sesi duymak münkün olmuyordu.Ağır ağır yere düşüyordu askerler.Artık karşı koyanda kalmamıştı.Kara,metal zırhlı Cylon benzeri düşmanları seçmeye başlamıştı artık.Onlar Cyberman'lar olmalıydı.Kaçmakta olan askerlerden yakaladıklarını alıp bir araca bindiriyorlardı.Kara'nında sonunda Cyberman'ler tarafından farkedilmesi uzun sürmedi.Bir grup Cyberman,Kara'nın yanına yaklaştı.

-Bizimle geleceksin ve dönüştürüleceksin.

Kara,silahı ateşledi ama silahında mermi kalmadığı için sadece tık sesi duyuldu.Kara,silahı attı ve Cyberman'lerin yanına yaklaştı.Yanına gelen Cyberman'lerden birinin üzerine atılıp laserini elinden aldı.Sonra havada taklalar atıp kendisine ateş eden diğer Cyberman'lerin atışlarından kurtuldu.Sonrada onlara karşılık verdi.Bir Cyberman'i vurdu.Sonra silahını arka tarafa hızla çevirip öbür Cyberman'i vurdu.Tam o sırada Kara arkasından bir uğultu duydu.Bu ne kurşun sesiydi nede laser sesi.Arkasını döndüğünde bir Cyberman'ın yere yığıldığını gördü.Elinde ışıklı kalemlere benzeyen bir alet tutan,kumral saçlı,1.85 boyunda,35 yaşlarında bir adam duruyordu.Adam,Kara'a baktı.

-Yaşamak istiyorsan benimle gel.

Kara,adamı takip etti ve ikisi koşarak Cyberman'ler'den kaçmaya başladılar.Cyberman'lerde onların peşinden geliyor ve ateş ediyorlardı.Adam,mavi renkli bir telefon kulübesinin önünde durdu.

-Cyberman'ler bize ulaşmadan içeri girmeliyiz.

Kara,garip bir şekilde telefon kulübesine baktı.

-Bu telefon kulübesi bizi onlardan koruyamaz.

Kara sözünü bitiremeden adam,Kara'yı içeri itti,sonrada kendisi içeri girdi.Onlar içeri girdikten sonra,adam kapıyı kapattı.Kara birden kendini büyük bir uzay gemisinde buldu.Etrafı dolaşırken şaşkın bir şekilde bakıyordu.

-Dışarıdan bu kadar büyük görünmüyordu.

-Bu Tardis,benim gemim.Ben doktor.

-Doktor kim?

-Sadece doktor.

-Bir adın var öyle değil mi?

-Sen sadece doktor diyebilirsin.

-Tamam,ismini söylemek istemiyorsan bu senin bileceğin iş.Ben Kara Thrace.Battlestar Galactica'da viper pilotuyum ve başka bir boyuttan geliyorum.

-Tabi.Boyutlar arası zaman paradoksu nedeniyle kendi boyut ve zamanından başka bir gerçekliğe geldin.Burada olman zaman ve boyutlarda bir geçit açılmasına neden oldu.Cyberman'larda oradan geçerek Omega gezegenine saldırdılar.Halbuki bunun yüz yıldan önce olmaması gerekiyordu.

-Ama sen beni kendi boyutuma geri gönderebilirsin öyle değil mi?

-Seni tam olarak geldiğin zamanın bir dakika öncesine gönderirsem tüm bunlar hiç yaşanmamış olacak.Ne burayı,ne siberman'leri nede beni hatırlamayacaksın.

-Ama hatırlamak zorundayım.Arkadaşlarımın hayatı buna bağlı.

-Üzgünüm ama işler böyle yürümüyor.Geldiğin yere geri döndüğünde herşeyi unutacaksın ve hayatına kaldığın yerden devam edeceksin.

-Ben ve arkadaşların türünü bilemediğimiz bir ırk tarafından esir alındık.Eğer burada öğrendiklerimi unutursam ne kendime nede onlara yardım edemem.

-Sana yardım edebilirim ama senin gördüklerini bende görmeliyim.

-Peki ama nasıl olacak bu?

-Tardis,senin düşüncelerini ekranda görüntü haline çevirebilir.Yanlız bu biraz canını yakabilir.

-Tamam.Ben hazırım doktor.

Doktor,Kara'nın alnına bir saç bandı taktı.

-Yakalandığınız zaman olanları hatırlamaya çalış Kara.

Kara'nın düşünceleri Tardis'in ekranında belirmeye başladı.

-Ben,Sharon,Karl ve Samuel bir hücredeyiz.Nerede olduğumuzu bilmiyorum ve buraya nasıl geldiğimizi.Üzerimizdeki üniformalarımız var.Ama bunları ne zaman giydiğimi hatırlamıyorum.Benim ve Sharon'un üzerinde balo için giydiğimiz gece elbisesi vardı.Karl ve Samuel'de sivil giyinmişlerdi.Hücrenin kapısına yaklaştığımda elektrik şokuna maruz kalıyorum.Dışarı çıkamıyoruz.Ama kapıdaki elektrik akımını emersem dışarı çıkabilirim.Evet işe yaradı,kapı havaya uçtu.Artık dışarı çıkabiliriz.Bir gemide olmalıyız.Burada kurtulmanın bir yolunu bulmalıyız.Etrafımız yeşil pullu derili,siyah zırhlı ve silahlı yaratıklar tarafından sarıldı.Teslim olmaktan başka şansımız yok.Kendime geliyorum.Ne zaman bayıldığımı hatırlamıyorum.Balona benzer şeffak bir maddenin içinde havada asılıyım.Sharon,Karl ve Samuel'de aynı durumdalar.Bu bir tür enerji alanı olmalı.Buradan kurtulamızın bir yolu yok.Bu enerji alanı sadece dışarıdan kapatılabilir ve biz dışarı çıkamıyoruz.Babamı görüyorum.Bunun bir rüya olduğunu ve uyanmam gerektiği söylüyor.Uyanmaya çalışıyorum.Bir hastane odasında uyanıyorum.

Ekrandaki görüntüler durdu ve doktor Kara'nın alnındaki saç bandını çıkarttı.

-Sen ve arkadaşların Voodan'lar tarafından yakalanmışsınız.Voodan'lar canlıların düşüncelerine girme gücüne sahiptirler.Ama bunu yapabilmeleri için düşüncesine girecekleri canlıların bilinçlerinin kapalı olması gerekir.Sizin baygın olduğunuz zaman düşüncelerinize girmiş olmalılar.Bundan sonraki tüm gördükleriniz onların görmenizi istedikleri şeyler.Şu anda arkadaşların bir düşünce kontrol sandalyesine bağlı olmalı.Sen bir şekilde oradan kurtulup kendini bu boyuta transfer etmişsin.

-Onlara ne yapacaklar?

-Yaşam enerjilerini emiyorlar ve bunu kendilerine aktarıyorlar.Böylece Voodan'lar uzun süre hiç yaşlanmadan hayatlarını sürdürebiliyorlar.

-Peki sonra Sharon,Karl ve Samuel'e ne olacak?

-Tüm yaşam enerjlerini alana kadar devam edecekler.Sonra arkadaşların ölecek.Ama sen kurtulamasaydın bile sana birşey olmazdı.Sen benim gibisin.

-Senin gibimiyim?

-Hayallerinde gördüğün kişi John bir zaman lorduydu.Benim gibi.Zaman lordlarının soyu tükendi ve sadece ben kaldım.Ama Dalekler gezegenimize saldırdığında bazılarımız zaman boyut kapısını açarak sizin boyutunuza geçmiş olmalılar.Bir zaman lordu evrenin kanunlarına müdahale edemez ve boyutlar arası kapıyı asla açmaz.John ve yandaşları bu evrenin kurallarına karşı geldiler ve bunu kendilerini kurtarmak için kurtardılar.

-Yani o zaman seninde benim gibi güçlerin var?

-Hayır.Senin güçlerin bulunduğun boyutta olduğun için var.Burada onlar işe yaramaz.

-Ama Cyberman'lerle savaşırken onları kullandım.

-Zaman lordlarınında kendine has güçleri vardır.Normal insanlardan daha hızlı ve daha çevik olabiliriz.Vücudumuz öldüğünde onu tekrar meydana getirebiliriz.Ve yüz değiştirebiliriz.

-Yani bende öldüğümde,vücudumu tekrar meydana getirip yeni bir yüze mi sahip olacağım?

-Yüz değiştirmek isteğe bağlı bir durumdur.İstersem aynı yüzlede kendimi tekrar meydana getirebilirim.Zaten senin bunu düşünmene gerek yok.Sen tam bir zaman lordusun ama annenen aldığın genler nedeniyle yüz değiştirme özelliğini sadece bir kez kullanabilirsin.Ve bunu daha önce kullanmışsın.

-Daha önce kullanmışmıyım? Bu tamamen saçmalık.

Doktor,Kara'ya demir bir saat uzattı.

-Bu saati aç,anlayacaksın.

Kara,saati açtı.Sonra kendini gördü ve hatırladı.Ama şimdiki halinden çok farklıydı.Hatta cinsiyeti bile farklıydı.Sarışın 33 yaşlarında bir adam.Galactica'da viper pilotu ve adı Starbuck.Sadece Starbuck.Kara Thrace değil.26 yıl önce bu boyuttanda farklı üçüncü bir parelel boyutta viper pilotuydu ve erkekti.Farklı bir evrende,farklı bir Galactica'da.Sonra viper'ı bir gezegene zorunlu iniş yaptı ve orada tamir ettiği bir Cylonla dostluk kurdu.Ne olduğunu bilmeden kendisi gibi bir zaman lordu kadınla beraber oldu ve kadının ondan çocuğu oldu.Cylonlar gezegene geldiğinde Starbuck,kadını ve çocuğu tamir ettiği viper'ına bindirip gönderdi.Kadın viper'dan ayrıldı.Çocuk Galactica'ya ulaştı.Süper bir zekaya sahipti.Ona doktor Zee ismini verdiler.Galactica dünyaya ulaştı ama Starbuck bunu göremeden gezegende öldü.Bedeni başka bir boyutta John isimli zaman lordunun hamile bıraktığı bir kadının vücudunda tekrar doğdu.Ama kadının genleri ağır basmıştı.Starbuck bir kız olarak doğdu ve Kara Thrace adını aldı.Yeniden doğmak tüm hafızasının yeniden oluşmasını sağladı ve öbür hayatını tamamen unuttu.

Kara güldü.

-Yani ben daha önce erkekmiydin?

-O hayatın tamamen geride kaldı.Artık sen o kişi değilsin.

-O zamanda zaman lordu değildim.

-İlk hayatında annen ve baban zaman lorduydu.Ama Dalekler ile savaşta öldüler.Senin ne olduğunu bilmeden insanlar arasında daha güvende olacağına karar verildi.Bu nedenle ne olduğunu hiç bilmedin.Güçlerin hiç açığa çıkmadı çünkü bunu için eğitilmedin.

-Pekala,şimdi gidip şu Voodan piçlerinin kıçını tekmeleyelim.

-Tamam ama bunun benim yöntemimle yapacağız.Arkadaşlarını kurtarmanın tek yolu bu.

Part 4:Dönüş

2 saat önce.

Kara,Sharon,Karl ve Samuel,,türünü bilmedikleri bir ırk tarafından esir alınmışlardı.Nerede olduklarını bilmiyorlardı ve hiçbiri nasıl yakalandıklarını hatırlamıyordu.Kara,olanlara bir anlam vermeye çalışıyordu.

-Hiçbirimiz buraya nasıl getirildiğimiz hatırlamıyoruz.Üstümüzdeki elbiseler değişiyor,tam aklımızdan geçen yemekler birden bire önümüzde beliriyor.Bu yaratıklar bir şekilde düşüncelerimizi kontrol ediyor olmalılar.Bu herşeyi açıklıyor.Belkide bu hücre gerçek değil ve hiçbirimiz burada bile değiliz.

Sharon,etrafına baktı.

-Yani bir makinaya bağlı olabiliriz ve şu anda tüm gördüklerimiz onların görmemizi istedikleri şeyler olabilir.

Karl,araya girdi.

-O halde hepimiz uyku durumında olmalıyız.Eğer uyanmanın bir yolunu bulamazsak buradan asla kurtulamayacağız.

Birden Kara ortadan kayboğuldu.Sharon,Karl ve Samuel,Kara'nın birdenbire ortadan kaybolmasını büyük bir şaşkınlıkla izlediler.Samuel,Kara'nın nasıl birdenbire ortadan kayboğulduğunu anlayamamıştı.

-Kara,nereye gitti?

Karl,da şaşkınlıkla birkaç saniye önce Kara'nın bulunduğu boş balona bakıyordu.

-Belkide onu buharlaştırdılar.İğrenç yaratıklar.

Sharon,o kadar karamsar değildi.

-Tabi Kara'yı başka bir yerede ışınlamış olabilirler.Hala yaşıyor olabilir.Belkide onu bizden ayrı tutmaya karar verdiler.

-Bilmiyorum,bana buharlaştırdılar gibi geldi.

-Öyle olsa laser sesini duymamız gerekmezmiydi?

-Belkide onların silahları ses çıkarmıyordur.Teknolojilerinin bizden çok ileri olduğu gayet açık.Yani sessiz çalışan bir laser geliştirmiş olmaları mümkün.

-Hep böyle yapıyorsun.Her zaman karşı bir fikir ortaya atıyorsun.

-Hayır yapmıyorum.

-Peki o zaman şimdi yaptığın ne?

-Daha akla yatkın olanı söylüyorum.

-Yani başka yere ışınlanmış olması akla yatkın değil mi?

-Hayır değil.

-Ben söylediğim için ışınlanmış olması fikrine karşı çıkıyorsun.

-İşte şimdi saçmaladın.

-Seninle aynı fikirde olmayınca saçmalamış oluyorum öyle mi?

Samuel,araya girdi.

-Siz ikiniz bu tartışmayı başka yerde yapamazmısınız?

İkisi birden Karl'a bağırdılar.

-Kapa çeneni.

Karl,Sharon'a baktı.

-Özür dilerim Sharon bunu demek istememiştim.Olanlar yüzünden sinirlerim biraz sinirlerim bozuldu.

-Bende,aşırı tepki verdim.Yaşadıklarımız sebebiyle hepimizin sinirleri bozuldu.

Tam o sırada Kara,havada asılı balonlara benzeyen hücrelerin bulunduğu büyük odada belirdi.Yanında kumral saçlı bir adam vardı.
Adam cebinden ışıklı kalemlere benzeyen bir alet çıkardı ve aletin düğmesine bastı.Balona benzer enerji alanları kayboğuldu ve üçüde aniden gürültüyle yere düştüler.Kara,yanlarına geldi.

-Hepiniz iyimisiniz?

Samuel ayağa kalkmakta zorlandığını farketti.

-Sanırım iki bacağımda kırıldı.Yürüyebileceğimi sanmıyorum.

-Ben seni taşırım.

-90 kiloyum ve beni yol boyunca taşıyamazsın.Ben sizi yavaşlatırım.Beni burada bırakırsanız buradan kurtulma şansınız daha fazla olabilir.

-Benim için fazla ağır değilsin.

Kara,Samuel'i sanki bir çocuğu kaldırır gibi kaldırıp iki eliyle kavradı.

-Gidelim bu lanet yerden.

Hepsi birden doktor'u izleyerek odadan çıktılar.Koridorda uzun süre yürümeye başladılar.Voodanlar tarafından farkedilmeleri uzun sürmemişti.Voodan askerleri peşlerinden koşmaya ve laserleri ile ateş etmeye başladılar.Laserlerden biri Karl'a hisabet etti.Tam o sırada doktor ilerideki mavi telefon kulübesini işaret etti.

-Tardis'e girmeliyiz.Acele edin.

Sharon,yaralı olan Karl'ın koluna girdi ve hepsi birden Tardis'e doğru koşmaya başladılar.Önce,Samuel'i taşıyan Kara girdi.Arkasından Sharon ve Karl girdiler.En sonda doktor girdi ve kapıyı kapadı.Kara,Samuel'i bir yatağa yatırdı.Sharon ve Karl'da şaşkınlık içinde dışarıdan sıradan bir telefon kulübesi gibi görünen büyük gemiye bakıyorlardı.Sharon,Karl'a döndü.

-Soyun ve yatağa uzan.

Karl'da başka bir yatağa uzandı.Sharon,doktor'a döndü.

-Yaraları için bir dezenfektana,pamuğa ve sargı bezine ihtiyacım var.

Doktor,Sharon'un istediklerini getirdi.Sharon,Karl'ı yaralarına baktı.

-O kadarda kötü değil.Yaşayacaksın.

Sharon,dezenfektanın kapağını açtı ve pamuğa biraz döktü.Sonra pamuğu Karl'ın yaralarının bulunduğu yere sürdü.Karl açıyla bağırdı.

-Ahh.

Sharon,dezenfektan sürdüğü yaraları sargı beziyle sarmaya başladı.Bu arada doktor'da yatakta yatmakta olan Samuel'in yanına geldi.Yanında bir tekerlekli sandalye vardı.

-Bunu denemek isteyebilirsin.

Kara,Samuel'in yatakta kalkmasına yardım etti ve onu sandalyeye oturttu.

Sharon,doktor'a baktı.

-Ben,Sharon.

-Ben doktor.

-Doktor kim?

-Sadece doktor.

Karl ve Samuel'de doktor'la tanıştıktan sonra Kara,doktor'a döndü.

-Bizi Galactica'ya götürebilirmisin?

-Evet,sizi götürebilirim.Ama Tardis'den ayrıldığınızda bu yaşadıklarınızın hiçbirini hatırlamayacaksınız.

Sharon,şaşkın bir şekilde doktor'a baktı.

-Hiçbir şey hatırlamayacakmıyız?

-Sizi tam geldiniz zamanın bir dakika öncesine göndereceğim.Voodanlarla hiç karşılaşmamış olacaksınız.

Doktor,Tardis'in bilgisayarındaki ekrana baktı ve bazı düğmelere bastı.Ekranda bazı şekiller ve tarihler belirdi.Doktor,kırmızı ışığın yanıp söndüğü bir noktayı işaret etti.

-Burası geldiniz yer.

Birden geminin içinde saydam,su gibi bir duvar meydana geldi.
Doktor,saydam duvarı işaret etti.

-Hepiniz buradan geçmelisiniz.

Kara,Samuel'i tekrar kaldırdı ve geçide yönelmişti ki doktor onu durdurdu.

-Geçit iki kişiyi birden taşıyacak kadar büyük değil,teker teker geçmeniz gerekiyor.Kara,onu geçin içine doğru it.

-Ne?

-Onu içeri it.

Kara,Samuel'i geçide itti.Samuel dehşet içinde bağırarak geçitten geçti ve kayboğuldu.Kara,geçide baktı.

-Nereye gitti?

-Geldiği gezegene.

Kara,Samuel'i tekrar göremeyeceğini anlamıştı.Samuel,geçitten Carboria'ya gitmişti.Ama kendisi geçitten geçince Galactica'ya dönecekti.Beraber olmaları artık mümkün değildi.Kara,geçitten geçmeye hazırlanıyordu ki,doktor ona seslendi.

-Onlarla gitmek zorunda değilsin Kara.İstersen burada kalabilirsin.

-Burada kalmak mı? Neden burada kalmak isteyeyim?

Doktor,Sharon ve Karl'a baktı.

-Siz ikiniz önden gidin,Kara ile yanlız konuşmak istiyorum.

Sharon,Kara'ya baktı.Kara onaylar anlamda başını salladı.

-Siz gidin,ben size yetişirim.

Sharon ve Karl,su gibi görünen geçide dokundular.Sharon,Karl'a baktı.

-Bu su değil.Saydam bir madde.

Sharon geçidin içinde kayboğuldu.Karl'da geçide baktı.

-Tamam,ne olacaksa olsun artık.

Karl'da geçide dokundu ve ortadan kayboğuldu.Doktor,diğerlerinin gidişini izleyen Kara'ya baktı.

-Benimle beraber galakside ve zamanda dolaşabilirsin.Hayal bile edemeyeceğin gezegenleri görebilir,tarihin değişik zamanlarına gidebilirsin.Ve en önemlisi dünyayı görebilirsin.Gerçekten görülmeye değer bir gezegendir.

-Çok komik.Cylonlar,Caprica'ya saldırdığından beri,güvende olacağımızı düşündüğümüz dünya gezenine ulaşmaya çalışıyoruz ve sen şimdi beni oraya götürmeyi mi teklif ediyorsun?

-Eğer istiyorsan?

-O halde sen dünyanın yerini biliyorsun?

-Ben bir zaman lorduyum.Galaksideki tüm gezegenlerin yerini biliyorum.

-O halde bizim dünyayı bulmamıza yardım edebilirsin.

Birden doktor'un cep telefonu çaldı.Doktor telefondaki mesaja baktı.

-Dalekler,bir gezegene saldırmışlar.Oraya gitmek zorundayım.İstersen benimle gelebilirsin.Tek bir yolculuk.Sonra seni geri getiririm.

-Seninle gelmeyi isterdim doktor ama Galactica'da bana ihtiyaçları var.

Kara,geçide yaklaştı.Tam geçmek üzereyken arkasını dönüp Doktor'a baktı.

-Tekrar görüşecekmiyiz?

-Belki.

Kara,suya benzer maddeye dokunda ve içine doğru çekilmeye başladı.Kara,yıldızların içinden uzun bir geçiş yaptı ve kendini bir yerde buldu.Etraf dumanlarla kaplıydı.Sonra dumanlar birdenbire kayboğuldu.Kara gözlerini açtı ve etrafına baktı.Galactica'da koridordaydı.Diğer pilotlar Kara'ya hiç aldırmadan yanından geçtiler.Sonra Lee,alçılı ayağıyla,koltuk değnekleriyle yürüyerek yanına geldi.Kara,Lee'ye baktı.

-Bacağın nasıl?

-Alçıları çıkardıkları zaman daha iyi olacak.Belki bilmek istersin.Tom Zarek işbirliği yapmayı kabul etti.Şirketinin Xaviar'a olan gelecek nakliyatının yerini ve zamanını bize söyledi.

-Tom Zarek hala gözetim altında mı?

-Hayır.İşbirliği yapmayı kabul ettiği için serbest bırakıldı.

-Tom Zarek hakkında tutuklama emri çıkarılmasını istiyorum.

-Bizimle işbirliği yaptı,onu tutuklamamız için bir sebep yok.

-Tom Zarek'in verdiği nakliyat yeri sadece bir kandırmacadan ibaret.Xaviar'ın gönderdiği gemi buraya inerek kargoyu başka bir gezegene götürüyor.Xaviar'ın karargahının olduğu gezegene ve ben nerede olduğunu biliyorum.

Devam edecek

Çevrimdışı Kara Thrace

  • Administrator
  • Meraklı Üye
  • *
  • İleti: 185
  • Sci Fi Puanı: 5
  • Sci Fi Türkiye!
    • Profili Görüntüle
    • Katee Sackhoff Fans
Ynt: Battlestar Galactica - Cylon Invasion - Season 3
« Yanıtla #1 : 16 Ekim 2014, 16:48 »
Part 5:48 Saat

Lee,Kara'nın anlattıklarını şaşkınlık içinde dinlemişti.

-Xaviar'ın Carboria gezegenin yönetimi ile iyi ilişkileri olduğunu ve bu gezegen tarafından saklandığını söylüyorsun.

-Evet.

-Peki benden ne yapmamı istiyorsun? Xaviar'ı yakalamak için Carboria'ya bir ekip göndermemi mi?

-Yapmamız gereken tam olarak bu.

-Komutan Adama'nın emri olmadan böyle birşey yapamam.

-O halde komutan Adama ile görüşmeliyiz.

Komutan Adama'nın odası.Adama telefonu açtı.

-Rahatsız ettiğim için özür dilerim efendim ama yüzbaşı Adama ve Teğmen Thrace sizinle görüşmek istiyor.

-Tamam,içeri gönder.

Lee ve Kara,Adama'nın odasına girdiler.Adama,masanında oturuyordu.Lee,söze başladı.

-Efendim,Kara'nın size söylemek istediği önemli birşey var.

Kara,konuşmasına başladı.

-Xaviar'ın Carboria'da olduğunu biliyorum.Gezegenin yöneticileriyle bir tür anlaşma yapmış.Onun orada saklanmasına ve üst kurmasına göz yumuyorlar.

-Xaviar'ın o gezegende olduğunu nereden biliyorsun?

-Sadece biliyorum.Bu konuda bana güvenmelisiniz.

-Carboria'ya bir araştırma ekibi göndereceğim.

-Bu yeterli olmayabilir.

-Senin önerin nedir Kara?

-Carboria'ya silahlı bir birlik göndermeliyiz.Ve viperlar gerekirse gezegeni bombalamak için hazır beklemeli.

Lee,araya girdi.

-Bir dakika Kara,bana bundan sözetmemiştin?

-Xaviar çok iyi korunuyor.Adamlarının sayısını ve silah güçlerini bilmiyoruz.Eğer birliklerimiz başarısız olursa viperları Carboria'ya göndermekten başka bir çaremiz kalmayabilir.

Adama cevap verdi.

-Eğer bunu yaparsak Carboria'ya savaş açmış olacağız.

-Evet efendim.

Adama,Lee'ye döndü.

-Bizi biraz yanlız bırakabilirmisin?

-Evet efendim.

Lee,dışarı çıkıp kapıyı arkasından kapattı.Adama,Kara'ya baktı.

-Tüm bunlarda ne demek oluyor Kara?

-Xaviar'ın elinde güçlü patlayıcıların olduğunu biliyoruz.Galactica'ya yada diğer gemilerde başka patlamalara neden olmadan onu yakalamak zorundayız.

-Xaviar'ın Carboria'da olduğunu nasıl bildiğini açıklamadığın sürece viperları oraya göndermem söz konusu olamaz.

-Athena Cylonların saldırısı sırasında Caprica'da değildi.

Adama'nın yüzünde birden ciddi bir ifade belirdi.

-Bunu nereden biliyorsun?

-Ama bu doğru öyle değil mi?

-Gizli görevdeydi.Cylonlar Caprica'ya saldırdıktan sonra onunla iletişimi kaybettik.

-O şu anda Carboria'da.

-Bundan eminmisin?

-Benim oraya gitmeme izin vermelisin.Onu bulabilirim.

-Pekala,Sharon ve Karl'ı da yanına al.Carboria'ya gidiyorsunuz.

Kara,Sharon ve Karl,birliklerle beraber Carboria'ya inmişlerdi.Birden çevreleri Carboria askerleri tarafından sarıldı.Başlarındaki adam konuştu.

-Ben albay Jack Fisk.Carboria'ya izinsiz girmiş bulunmaktasınız.

-Ben Battlestar Galactica'dan teğmen Kara Thrace.

-Ben Battlestar Galactica'dan teğmen Sharon Valerii

-Ben Battlestar Galactica'dan teğmen Karl Agathon.Terörist Xaviar'ın bu gezegende saklandığını biliyoruz.Onu teslim etmenizi istiyoruz.

-Sizin burada yetkiniz yok.Şimdi hemen bu gezegeni terketmeseniz size eteş açmak zorunda kalacağız.

Kara araya girdi.

-Viperlar şu anda gezegeni kuşatma altına almış durumdalar.Eğer 48 saat içinde Xaviar ile dönmeyecek olursak bu gezegeni bombalayacaklar.

-Bunu üstlerime bildirmek zorundayım.Sizde silahlarınızı bırakıp bizimle geleceksiniz.

-Tamam.

Kara,Sharon ve Karl'a döndü.

-Xaviar'ı yakalamak için onlarla işbirliği yapmak zorundayız.

Kara,Sharon ve Karl silahlarını attılar.Ve adamlarınada aynı şeyi yapmaları emrini verdiler.Herkes silahını attıktan sonra,Carboria askerleri onları kelepçelediler.Araçlara bindirildiler ve araç havalandı.Herbiri koltuklara kelepçelenmişlerdi.Sharon,yanındaki koltukta oturan Kara'ya döndü.

-Peki şimdi ne yapacağız?

-Birşeyler düşünürüz.

Bu arada Xaviar'ın üssünde.
Xaviar,çıplak halde yataktan kalktı.Yatakta siyah uzun saçlı,oldukça güzel bir kadın vardı.Xaviar,kadına döndü.

-Tom Zarek konuştu.Burada olduğumu biliyorlar.Faliyetlerimizi başka bir gezegenden yürütmek zorundayız.

-Başkan ile bir anlaşman var,seni korumak zorundalar.

-Galactica viperları buraya gönderecektir.Tüm gezegeni bombalayacaklar.Bu gezegeni hemen terketmemiz gerekiyor.

-Benimde seninle gelmemimi istiyorsun?

-Saldırı olduğunda burada kalırsan sende öleceksin,Athena.

-Peki Carboria halkı.Pek çok savunmasız sivil ne olacak? Onları burada ölüme mi terkedeceksin?

-Galactica ile savaşamayız bunu biliyorsun.

-Buraya senin için geldiler.Eğer teslim olursan,Galactica bu gezegene saldırmayacaktır.

-Bu gezegenin canı cehenneme.Giyin ve bavulunu hazırla.Buradan gidiyoruz.

-Ben seninle gelmiyorum.

-Anlamadım?

-Ne dediğimi duydun.

-Sana benimle geliyorsun dedim.

-Peki gelmezsem ne yapacaksın? Beni zorla mı götüreceksin?

-Burada kalıp Carborialılarla beraber ölmek istiyorsan bu senin bileceğin iş.Ama ben gidiyorum.

-Tamam,seninle geleceğim.

Athena,acele ile giyindi.Tam o sırada odanın kapısı çaldı.

-Evet?

-Bay Xaviar,albay Fisk sizinle görüşmek istiyor?

-Buraya bağla.

Xaviar telefonu açtı.

-Evet?

-Bay Xaviar,Battlestar Galactica'dan gelen askerleri yakaladık.

-Güzel.Onları hücreye atın.

-Nasıl isterseniz.

Xaviar,Athena'ya döndü.

-Artık Galactica'ya karşı bir kozumuz olabilir.Baban adamları elimizdeyken bu gezegene saldırmayacaktır.

-O zaman buradan ayrılmamıza gerek yok.

-Hayır.

-Onlara ne yapmayı düşünüyorsun?

-Öncelikle kim olduklarını öğrenelim.Gerisini sonra düşüneceğim.

Bu arada Kara,Sharon ve Karl hücreye atılmışlardı.Sharon ,dışarıdan gelen laser seslerini duyuyordu.Tüm ekip toplu bir halde katlediliyordu.

-Bir çoğunun aileleri vardı.

Karl araya girdi.

-48 saat sonra viper pilotları bu gezegeni bombalayacaklar.O zaman bizde burada öleceğiz.

Birden hücrenin kapısı açıldı.Askerler Kara'yı işaret etti.

-Sen bizimle geleceksin.

Karl,askerlere saldırmak için yürüdüysede Sharon ona engel oldu.

-Yapma Karl.

Askerler,Kara'nın elini arkadan kelepçelediler ve onu hücreden çıkardılar.Sonra hücreyi tekrar kilitlediler.Kara,bir süre askerlerle koridorlarda ilerledi.Sonra askerler onu bir odanın içine soktular.Xaviar,bir masanın arkasında otuyordu.Xaviar,Kara'ya baktı.

-Teğmen Kara Thrace.Senin ölmüş olman gerekmiyormuydu?

-Eğer teslim olmazsan 48 saat içinde sende ölmüş olacaksın.

-Viperlarınız sen ve arkadaşların buradayken gezegeni bombalamazlar.Bu arada sende Battlestar Galactica'nın savunma sistemleri hakkında bildiğin herşeyi anlatacaksın.

-Hiç sanmıyorum.

Xaviar,Kara'nın uzun sarı saçlarını okşadı.

-Bana bildiğin herşeyi anlatacaksın.Bundan şüphem yok.

Xaviar,askerlere döndü.

-Onu hücresine geri götürün.

Askerler,Kara'yı alıp hücreye geri götürdüler.Kepçelerini çözüp hücreye attılar ve kapıyı kitlediler.Sharon,Kara'ya baktı.

-İyimisin?

-Evet.Xaviar burada.Onu yakalayıp buradan götürebiliriz ve viparların buraya saldırı yapmalarına gerek kalmaz.

-Bizi dışarı çıkarabilirsin öyle değil mi?

-Evet ama buna gerek olmayacak.

Karl araya girdi.

-Ne demek istediğini anladığımı sanmıyorum.

-Athena burada.

Sharon şaşkın bir şekilde Kara'ya baktı.

-Athena,cylon saldırısı sırasında Caprica'da öldü.

Tam o sırada askerler hücrenin kapısına yaklaştı.Yanlarında uzun siyah saçlı bir kadın vardı.Askerlere emir verdi.

-Onları bırakın.

-Xaviar'ın emri olmadan bunu yapamayız efendim.

-Tamam.

Athena elinin bir hareketiyle bir askeri etkisiz hale getirdi.Sonra diğer eliylede öbür askere dokundu ve oda hareketsiz bir şekilde yere yığıldı.Athena askerlerden hücrenin anahtarını aldı ve kapıyı açtı.
Athena,Kara,Sharon ve Karl'a baktı.

-Sizi tekrar gördüğüme sevindim.

Kara ve Athena birbirlerine sarıldılar.

-Daha önce gelemediğim için üzgünüm.Sizi hemen buradan çıkarmalıyım.

Kara,Athena'ya baktı.

-Xaviar'ı yakalamalıyız.

-Bunu ancak beraber yapabiliriz Kara.Onunda bizim gibi güçleri var.

-Ne demek istediğini anladığımı sanmıyorum.

-Xaviar'ı tuzağa düşürmek için buraya komutan Adama tarafından gizli bir görevle gönderilmiştim.Bende senin gibiyim Kara.Güçlerim açığa çıktığı zaman John benimle konuştu ve senin güçlerindende bahsetti.Birgün buraya gelip beni bulacağını söyledi.

-Peki neden kaçmadın ve burada Xaviar'la kaldın?

-Cylonların Caprica'ya saldırmasından iki gün önce buraya geldim.Xaviar'ın yerini tespit ettiğimde onu yakalayabileceğimi düşünmüştüm.Onunla dövüştük.Ama beni yendi.Sonra silahıyla beni kalbimden vurdu.Ama ölmediğimi ve yaralarımın hızla iyileştiğini görünce beni yanına aldı.Artık ona ait olduğumu söyledi.

Sharon araya girdi.

-Anlamıyorum.Eğer seninde Kara gibi güçlerin varsa neden onunla kaldın ve sana böyle davranmasına izin verdin?

-Aslında kaçmayı düşünüyordum.Ama Xaviar bana Zak'in cenaze töreninin video görüntülerini izletti.Sonrada kendi cenaze töreniminkini.Herkes öldüğümü düşünüyordu.Görevimi başaramamıştım.Babamı,Lee'yi ve kalan herkesi hayal kırıklığına uğratmıştım.Bu yüzden herkesin öldüğümü sanmasına izin verdim.Sonra John denilen adam bana göründü.Güçlerimden bahsetti.Ve annemden.Babamın,Lee'nin annesi ile evlenmeden önce ilişkisi olduğu kadından.Babam ondan fazla sözetmezdi.Onunda John gibi kadimlerden biri olduğunu öğrendim.

Karl,araya girdi.

-Yani sende Kara gibi Kadim geni taşıyorsun?

-Evet.

Sharon,Athena'ya baktı.

-Eğer Xaviar'ın da sizin gibi güçleri varsa oda kadimler'den birinin çocuğu olmalı.

Birden John'un görüntüsü belirdi.Kara,John'a baktı.

-Baba,seni gördüğüme sevindim.

-Kont Iblis'in oğlu burada Kara.Onu tek başına yenemezsin.

John,Athena'ya döndü.

-Güçlerini Kara ile birleştirmelisin Athena.Xaviar,kont Iblis'in oğlu.Onu sadece böyle yenebilirsiniz.

John'un görüntüsü kayboğuldu.Kara,Sharon ve Karl'a döndü.

-Sizinle sonra buluşuruz.Athena ve ben Xaviar'ı ile karşılaşmalıyız.

Kara,Athena'ya döndü.

-Gidip şu orospu çocuğunu yakalayalım.

-Zevkle.

Part 6:Senin İçin Geri Geleceğim.

Kara ve Athena,Xaviar'ı yakalamak için Sharon ve Karl'dan ayrılmışlardı.
Athena'nın bayıltmış olduğu askerlerin silahlarını Sharon ve Karl almışlardı.Kara,Athena'ya baktı.

-Üzerinde silah var öyle değil mi?

-Hayır.

-Bizi kurtarmaya silahsız mı geldin?

-Hücrelerin olduğu binaya girişte detektör var.Eğer silahlı olarak girseydim bütün gardiyanlar başıma üşüşürdü.

-Onları halletmek senin için zor olmazdı.

-Hücreden kendi başınada çıkabilirdin.Bunu neden yapmadın?

-Yani parmaklıkları büküp,kapıdaki iki nöbetçiyi halledip dışarı çıkmalıydım öyle mi?

-Evet.

-Eğer bunu yapsaydım bütün gardiyanlar başımıza üşüşürdü.Bu durumda kaçmamızda biraz zorlaşırdı.Hem güvenlik kameraları bizi anında tespit ederdi.Tabi sen bizi çıkarmaya gelmeden önce onları etkisiz hale getirdin öyle değil mi?

-Ben aslında.

-Athena?

Athena cevap veremeden bir ses duyuldu.Kara ve Athena,sesin geldiği yere doğru yürüdüler.Xaviar'ın adamları Sharon ve Karl'ı yakalamışlardı.Xaviar,Kara ve Athena'ya baktı.

-Demek birliktesiniz? O halde ikinizde aynı kaderi paylaşacaksınız.

Xaviar,adamlarına döndü.

-Adamla kızı hücrelerine geri götürün.

Athena,Xaviar'a sert bir şekilde baktı.

-Onları hemen serbest bırak.

-Arkadaşlarınız yarın sabah idam edilecek.Tabi istediklerimi yerine getirmezseniz.

Kara,Xaviar'a baktı.

-Tamam.Ama onları serbest bırakacaksın.

-İstediklerimi yerine getirdiğiniz zaman arkadaşlarınızı serbest bırakacağım.

Athena araya girdi.

-Yalan söylüyor Kara.Onları nasıl olsa öldürecek.

Xaviar'ın yüzünde alaycı bir ifade belirdi.

-Tamam,o zaman arkadaşlarınızla vedalaşın,çünkü onları bir daha göremeyeceksiniz.

Kara,üzerilerine silah doğrultulmuş olan Sharon ve Karl'a baktı.

-Tamam,ne istediğini söyle.

-İkinizde şehri yaya ve çırılçıplak olarak dolaşacaksınız ve elinizde Tüm erkekleri beceririm yazılı bir levha taşıyacaksınız.

Athena gülümsedi.

-Hiç sanmıyorum.

Xaviar,Athena'ya baktı.

-Yanlış seçim.

Xaviar silahını çıkardı ve Karl'ın yanına yaklaştı.Sonrada onu alnından vurdu.Karl,kanlar içinde yere yığıldı.

-Kara,öfkeli bir şekilde bağırdı.

-Seni hasta pislik.

Xaviar,Kara'ya baktı.

-Peki ya sen Kara? İstediğimi yerine getirecek misin?

-Evet.

Athena,Kara'ya baktı.

-Bunu yapmak zorunda değilsin Kara? Sharon'ı nasıl olsa öldürecek.

Kara,Xaviar'a baktı.

-Senin için geri geleceğim Xaviar.

-Sabırsızlıkla bekleyeceğim.

Xaviar,Athena'ya döndü.

-Sende odama geleceksin.Seninle iyi bir gece geçireceğiz.

-Tamam.

Kara,Athena'ya baktı.

-Bunu yapmak zorunda değilsin Athena.

Xaviar,gülümsedi.

-Benimle olmayı istiyorsun öyle değil mi Athena?

-Evet,istiyorum.

Kara,Athena'ya bağırdı.

-Seni aşşalık fahişe.Karl'ın ölmesine izin verdin ve şimdi kendi zevkin için Xaviar ile beraber oluyorsun öyle mi?

-Bunu Sharon'ı kurtarmak için yapıyorum Kara.

-Aylar boyunca hepimiz senin yasını tutarken sen burada Xaviar ile gönül eğlendiriyordun.Sen kendinden başka kimseyi umursamıyorsun.

-Bu doğru değil.Adama tarafından Xaviar'ı yakalamak üzere gizli bir görevle buraya gönderilmiştim.Ama başarısız oldum.

-Ve sende kendi kıçını kurtarmak için onun yatağına girdin.

-Anlamıyorsun Kara.Ben senin gibi değilim.Senin kadar güçlü değilim.

Xaviar,araya girdi.

-Bu kadar konuşma yeter.Kara bir saat içinde hazır ol.Ve sakın bir numara yapmaya kalkma.Şehrin her tarafında kamera var.Seni izliyor olacağım.


Xaviar,Athena'ya döndü.

-Sende gidip biraz süslen.Bu gece çok güzel olmanı istiyorum.

Kara,çırılçıplak bir halde ve elinde tüm erkekleri beceririm yazılı bir levha ile Carboria sokaklarında yürümeye başlamıştı.Herkes ona şaşkınlıkla bakıyordu.Kimi erkekler yanından geçerken ıslık çalıyorlardı.Birden 35 yaşlarında genç bir adam Kara'nın yanına geldi.
Kara,adamı tanımıştı.Samuel Anders'dan başkası değildi.Samuel,Kara'ya baktı.Her gece rüyasında gördüğü kız şimdi karşısında rüyasında gördüğü gibi çırılçıplak duruyordu.Samuel,kızın neden çırılçıplak bir şekilde elinde tüm erkekleri beceririm yazılı bir levha ile dolaştığını anlayamamıştı.Muhtemelen bunalım geçiriyordu.Yada kafayı üşütmüştü.Ama onun bu şekilde sokakta dolaşmasına izin veremezdi.Tecavüz edilip öldürüleceğini biliyordu pekala.Samuel,Kara'ya baktı.

-Evim az ileride.Benimle gelmek istermisin?

Kara kabul etmeyi çok isterdi.Samuel'e tekrar kavuşmuştu.Samuel kendisini hatırlamasada herşeye yeniden başlayabilirlerdi.Ama Xaviar'ın kameralardan kendisini izlediğini biliyordu.

-Bunu yapmak zorundayım.Arkadaşımın hayatı buna bağlı.

-Güçlü bağlantılarım var.Sana yardım edebilirim.Arkadaşınada.

-Bak,ben Battlestar Galactica'da bir subayım ve gizli görevdeyim.

-Bu şekilde sokaklarda dolaşamazsın.Tecavüz edilip,öldürülebilirsin.

-Başımın çaresine bakabilirim.

Tam o sırada etraflarını pis pis bakan kötü giyimli beş adam sardı.Adamlar,Kara'ya baktılar.

-Vay vay,burada ne parçalar varmış.

Adamların başındaki kişi levhadaki yazıyı okudu.

-Demek tüm erkekleri becermek istiyorsun.O halde bizden başlamaya ne dersin?

Samuel,adamın önüne geçti.

-Kızdan uzak dur.

-Demek kızı sadece kendine saklamak istiyorsun öyle mi?

Samuel,adamı bir yumrukta yere serdi.Adam yerden kalktı.Ağızındaki kanı sildi.

-Kızı genede becereceğiz.

Sonra arkadaşlarına döndü.

-Şu herifin icabına bakalım.Sonrada kızla ilgileniriz.

Adamlar bıçaklarını çektiler ve Samuel'in üstüne doğru yürüdüler.
Kara birden havada takla atıp Samuel'in önüne geçti.Sonra adamlara baktı.

-Beni mi istiyorsunuz? Gelin o zaman.

Adamların şefi Kara'ya baktı.Sonra diğerlerine döndü.Ben kızı becerirken,sizde adamın işini bitirin.

Adam,Kara'ya doğru yürüdü.Kemerini açmak üzereyken Kara,onun elini yakaladı ve kolunu büktü.Adamın bileği kırılmıştı.Acı içinde bağırdı.

-Seni lanet olası fahişe.Bunun hesabını vereceksin.

Adam bıçağını çekti ve sağlam eliyle kavrayıp Kara'nın üzerine yürüdü.Sonra bıçağı ile Kara'nın boğazını kesti.Kara'nın boğazından oluk oluk kanlar akıyordu.Bunu gören Samuel,öfkeyle bağırdı.

-Hayır.

Sonra üzerine gelen adamlara saldırdı.Birinin bıçağını elinden aldı ve ona sapladı.Sonra üzerine gelen ikinci bıçak darbesinden kaçıp bıçağını öbür adamın kalbine sapladı.Ama arkasından başka bir bıçak sırtına saplandı.Sonra diğer bir bıçakta göğüsünü deldi.Samuel Kara'yı kurtarmak için iki adamı öldürmüştü ama diğer iki adamın bıçak darbelerinden kurtulamamıştı.Samuel aldığı bıçak darbelerinin etkisiyle kanlar içinde yere yığıldı.Adamların başı,yerde yatan Kara'ya baktı.Kızın hala yaşadığını farketmişti.Kara'nın boğazından akan kanların durduğunu ve yarasının hızla iyileşmeye başladığını gördü.

-Demek hala yaşıyorsun öyle mi? Şimdi seni becereceğim ondan sonrada hala yaşıyorsan seni öldüreceğim.

Adam,Kara'ya yaklaştı ve onu yüzü koyun çevirmeye çalıştı.Ama Kara,birden yerden kalktı ve adamın diğer bileğinide kırdı.Adam acı içinde bağırıyordu.Kara'nın boğazındaki yara tamamen ortadan kayboğulmuştu.Kandanda eser kalmamıştı.Kara,adama döndü.Eğer bacaklarınıda kırmamı istemiyorsan hemen buradan defol.

Adam koşarak oradan uzaklaştı.Sonra Kara,diğer ikisine döndü.

-Şimdi sıra sizde.

Adamlar bıçaklarını atıp koşarak oradan uzaklaştılar.Kara,koşarak yerde yaralı yatan Samuel'in yanına geldi.

-İyileşeceksin Samuel,seni hemen bir hastaneye götüreceğim.

Samuel,Kara'ya baktı.

-Seninle yaşadıklarımız rüya değildi öyle değil mi?

-Hepsi gerçekti Samuel.

-Artık biliyorum.Seni tekrar görmek bin kere ölmeye değer.

Samuel'in başı yana düştü.Ölmüştü.Kara gözyaşlarına hakim olamadı.Samuel'i tekrar bulduğu anda kaybetmişti.Bu arada Xaviar,yatağının önündeki tv'den olanları izliyordu.Athena'da onunla beraber yataktaydı.Xaviar'a baktı.

-Tüm bunlara gerek var mıydı?

-İnandırıcı olmalıydı.

-Sadece 24 saat kaldığını biliyorsun Xaviar.Babam buraya viperları gönderecek.

-Sabaha buradan ayrılıyoruz.Viperlar buraya geldiklerinde hiçbirşey bulamayacaklar.

-Ve burayı bombaladıklarında bir sürü masum insan ölecek.Bunu hiç umursamıyormusun?

-Hiç kimse sonsuza kadar yaşayamaz.Yani senin ve benim dışımda.Tabi birde arkadaşın Kara var.Bizim yanımızda olmaması çok kötü.

-Hala onu mu düşüyorsun? Ben sana yetmiyormuyum?

-Sen elmanın bir yarısının Athena.Ve Kara elmanın diğer yarısı.Ben her iki yarıyıda tatmak isterdim.

-Bu arada aklıma gelmişken kameraları en son ne zaman kontrol etmiştin?

Xaviar,ekrana tekrar baktı.Kara'nın görüntüsü ortada yoktu.Sokakta değildi.

-Kara,anlaşmayı bozdu.Bedelini arkadaşınız Sharon ödeyecek.

Xaviar,yataktan çıkıp giyindi.Sonra telefonu açtı ve bir numara çevirdi.

-Kızın işini bitirin.

Tam o sırada Xaviar'ın oda kapısı gürültüyle parçalandı.İçeri Kara ve Sharon girdiler.Kara,üzerine tekrar üniformasını giymişti.Xaviar'a baktı.

-Senin için geleceğimi söylemiştim.

Xaviar,Athena'nın artık yatakta olmadığını farketti.Sonra Kara'ya bakıp güldü.

-Beni tek başına yenemezsin.Bunu biliyorsun.

Bu arada Athena'da giyinmişti.Onunda üzerinde yıldız filosu üniforması vardı.Bu üniformayı aylardır giymemişti.Athena,Kara'nın yanına geldi.

-Tek başına olmayacak.

Xaviar güldü.

-Bana karşı gelemezsin Athena.Bunu biliyorsun.

Athena,Kara'ya baktı.

-Hadi başlayalım.

Kara ve Athena beraber Xaviar'a doğru yöneldiler.Ona uçan bir tekme attılar.Xaviar yere devrildi.Sonra yerden kalktı.Kara ve Athena'ya baktı.

-Bugün kazanmış olabilirsiniz ama tekrar görüşeceğiz.

Xaviar,birden bire ortadan kayboğuldu.Kara,Athena'ya baktı.

-Nereye gitti?

-Kendini başka bir yere ışınladı.

-Ama bunu nasıl yapabildi?

-Xaviar gücünü asla küçümseme.

-Lanet olsun.Onu gene elimizden kaçırdık.Şu anda galaksinin her hangi bir yerinde olabilir.

-Onu sonrada yakalarız.Karl için üzgünüm.

-Bende öyle.Viperları durdurmak için sadece 24 saatimiz var.Acele etmeliyiz.

-Xaviar,Karl'ı vurduğunda bana söylediklerinde ciddimiydin?

-Evet.

Kara güldü.

-İnandırıcıydı öyle değil mi?

-Kesinlikle.

-Xaviar'dan gerçekten hoşlanıyormuydun?

-Evet.

-Tüm yaptıklarına rağmen mi?

-Kime aşık olacağımız seçemiyoruz öyle değil mi?

-Ama genede onunla dövüşken benim yanımdaydın.

-Doğru olan buydu.

-Peki ya bir daha karşılaşırsanız ne olacak? Tekrar onunla beraber mi olacaksın?

-Bilmiyorum.Gerçekten bilmiyorum.

-Bir seri katile,bir teröriste aşık olan bir yıldız filosu subayı.Tanrım daha neler göreceğim.

-Babama ve Lee'yi bunu söyleyecekmisin?

-Aşk hayatın sadece seni ilgilendirir.Şimdi daha fazla vakit kaybetmeden buradan gidelim.

Part 7:Yeni Bir Başlangıç

Yaşama ve insan neslinin hayatta kalmasını sağlamak için Cylonlardan kaçtık.Tüm insanların güven içerisinde yaşayabilecekleri yeni bir yuva bulmak üzere galaksinin derinliklerinde,belkide sonunu bile göremeyeceğimiz uzun bir yolculuğu göze aldık.13. koloninin yerleştiği Dünya isimli gezegene ulaşmak için.

*******************************************************

Adama,karşısındaki sandalyede oturan Tigh ile beraber yemeğini yiyordu.En iyi viper pilotlarından birini daha kaybetmekten hiç memnun olmamıştı.

-Son iki ayda 50'den fazla insanı kaybettik.Böyle giderse yakında viperları kullanacak kimse kalmayacak.Belkide diğer seçeneği düşünmemizin zamanı gelmiştir.

-Diğer seçenek mi?

-Siviller arasından uygun olanları viper pilotu olarak eğitebiliriz.Bu sayede kayıplarımızı bir ölçüde telaffi edebiliriz.

-Bu iş için kimi düşünüyorsun?

Adama,cebinden bir bloknot ve tükenmez kalem çıkardı.Bloknota bir isim yazdı.Sonra sayfayı koparıp,Tigh'e uzattı.Tigh,kağıttaki isme baktı ve şok oldu.

-Tanrım,ciddi olamazsın.

*******************************************************

Athena,Sharon'un odasının kapısını vurdu.Sharon,kapıyı açtı ve karşısında Athena'yı gördü.Athena,üzgün bir şekilde Sharon'a baktı.

-Çok üzgünüm Sharon.

-Üzgünsün,tabi.

-Bak,eğer yapabileceğim birşey varsa...

-Yapacağını yaptın zaten.

-Tamam.Konuşmak istersen,beni nerede bulacağını biliyorsun.

Athena,kapıdan uzaklaştı ve koridorda kayboğuldu.Sharon,arkasından kapıyı kapattı.

-Lanet olası fahişe.

*******************************************************

Athena,suratı asık bir şekilde koridorda yürürken,Lee ile karşılaştı.Lee,Athena'nın yüzündeki üzgün ifadeyi farketmişti.

-İyimisin?

-Hiç sanmıyorum.

-Pekala,ben gidip birşeyler içeceğim.Bana katılmak istermisin?

-Tamam.

Lee ve Athena,bir masaya oturmuşlardı.Lee,Athena'nın içkisini bir yudumda bitirdiğini farketti.Daha sonra Athena yeni bir bardak doldurdu ve onuda bir dikişte bitirdi.Lee,şaşkın bir şekilde bakıyordu.

-Daha önce böyle içtiğini hiç görmemiştim.

-Zaten bir işe yaramıyor.Ne kadar içersem içeyim kendimden geçemiyorum.

-O zaman bunu neden yapıyorsun?

-Bilmiyorum,Lee.Gerçekten bilmiyorum.

*******************************************************

Ertesi sabah,spor salonunda,Kara , cimlastik yapıyordu.Yere çömelmiş ve şınav çekiyordu.

-152,153,154.

Birden Athena içeri girdi.Kara'ya baktı.

-Kendine fazla yükleniyorsun.

-Rahatlamamı sağlıyor.Sende denemelisin.

-Bilmiyorum.

-Lisede amigo kızların lideriydin.Bu hareketler senin için zor olmamalı.

-Tamam.

Athena'da yere çömeldi ve şınav çekmeye başladı.Sonrada konuşmaya başladı.

-Aslında Sharon'un neler hissettiğini anlıyorum.Zak,in viper'ı vurulduğu zaman bendende aynı şeyleri hissetmiştim.Sana çok kızmıştım Kara.Zak'in ölümünün senin hatan olduğunu düşünmüştüm.

Kara gülümsedi.

-Biliyorum.

-Biliyormusun?

-Evet.

-Ama bunu senden gizlemek için çok uğraştım.Nasıl anladın?

-Bu önemli değil.

-Hala gülümsüyorsun.

-Somurtmamı mı tercih ederdin?

Athena gülümsedi.

-Tabiki hayır.Pekala işi biraz ilginçleştirelim.

Athena,iki eli üzerinde durdu ve dönerek taklalar atmaya başladı.Kara,Athena'ya baktı.

-Neden kendini sınırlıyorsun? Vücudunu serbest bırak.

Kara,havaya sıçradı ve havada dönerek taklalar atmaya başladı.Athena,şaşkın bir şekilde Kara'ya bakıyordu.

-Bunu nasıl yapıyorsun?

-Sende yapabilirsin Athena.Sadece konstantre ol.

-Yapabilirmiyim bilmiyorum.

-Tüm zihnini boşalt ve sadece harekete odaklan.

-Tamam.

Athena,havaya doğru zıpladı ama gürültülü bir şekilde yere düştü.Sonra yerden kalktı ve üstünü silkeledi.

-Bunu denediğime bile inanamıyorum.

-O yüzden başaramadın zaten.

*******************************************************

Viper pilotu olarak eğitilecek gençler belli olmuştu.Elemeyi kazanan kız,erkek,gençler viper pilotu olmayı heyecanla bekliyorlardı.
Karşılarında,sarı uzun saçlarını arkasında topuz yapmış,genç bir kadın belirdi.Üzerinde teğmen üniforması vardı.

-Ben teğmen Kara Thrace.Ama siz bana efendim diyeceksiniz.Hiçbiriniz bir işe yaramazsınız.Viper pilotu olmak istiyorsanız öncelikle buna layık olduğunuzu kanıtlamanız gerekiyor.Bunun kolay olacağını sanıyorsanız,yanılıyorsunuz.Gün bitmeden hepiniz benden nefret ediyor olacaksınız.Eğer ertesi gün devam edebilecek haliniz kalırsa geri gelin.Aksi halde bırakın.Şimdi herkes işaretimle koşmaya başlasın.

Gençler,eğitim yapılan alanda koşmaya başladılar.arkada kalanlara,Kara yetişiyor ve copu ile sırtlarına vuruyordu.

-Kaldırın kıçınızı.

*******************************************************
Baltar,Caprica'nın hücresini ziyarete gelmişti.Parmaklıkların arkasındaki Caprica'ya baktı.

-Daha önce gelmek istedim ama izin vermediler.

-Şimdi buradasın ve önemli olanda bu.

-İyimisin?

-Evet.Ama onları uyarmak zorundasın Gaius.Hepiniz büyük bir tehlike içindesiniz.

Part 8:Tehlike Rüzgarları

Battlestar Galactica'da daha önce...

Baltar,Caprica'nın hücresini ziyarete gelmişti.Parmaklıkların arkasındaki Caprica'ya baktı.

-Daha önce gelmek istedim ama izin vermediler.

-Şimdi buradasın ve önemli olanda bu.

-İyimisin?

-Evet.Ama onları uyarmak zorundasın Gaius.Hepiniz büyük bir tehlike içindesiniz.

Ve sonuç...

-Neden sözediyorsun?

-Üstlerimizin herbiri merkez tarafından sürekli izlenir.Eğer üstlerden birinde olağandışı bir durum olursa,o üst merkezden gönderilen bir sinyal ile yokedilir.

-Yani ne demeye çalışıyorsun?

-Ben,kendi komutanımı öldürdüm ve seni üstten çıkardım. Troy,Sharon ve Lee,üsse elini kolunu sallayarak girip çıktılar.Kara,parmaklıkları büküp hücresinden kaçtı.Bunlar fazlasıyla olağandışı bir durum.

-Üssü istedikleri zaman yokedebilirdi ama bunu yapmadılar.Çünkü bizi izliyorlar.Ama bunu nasıl yapıyorlar? Yani üzerime bir kamera yerleştirmiş olsalar sağlık taramasında bunu tespit ederdik.

-Biz Cylonlar hepimiz sürekli merkezle bağlantı halindeyiz.Bu bağlantı bedenleriniz yaşadığı sürece devam eder.Benim gördüğüm herşeyi diğer tüm üstlerimizdende görüyorlar.

-Çok geç olmadan herkesi uyarmalıyız.

-Daha öncede söylediğim gibi Gaius,hepiniz yokedileceksiniz.Kaçacak yeriniz yok.Kurtuluşunuz yok.

-Eğer bir faydası olmayacağını düşünüyorsan neden buradaki herkesi uyarmamı istedin?

-Irkınızın fazla zamanı kalmadı.Bunu bilmek isteyeceğinizi düşündüm.

-Peki ya biz Caprica?

-Buradaki herkesle aynı kaderi paylaşacağız.Tabi istediğin buysa.

-Peki ya istemiyorsam,o zaman ne olacak?

******************************************************

Yaşamak ve insan neslinin hayatta kalmasını sağlamak için Cylonlardan kaçtık.Tüm insanların güven içerisinde yaşayabilecekleri yeni bir yuva bulmak üzere galaksinin derinliklerinde,belkide sonunu bile göremeyeceğimiz uzun bir yolculuğu göze aldık.13. koloninin yerleştiği Dünya isimli gezegene ulaşmak için.

*******************************************************

Adama,üniformasının gömleğini çıkartmıştı.Üzerinde sadece atleti ve pantolonu vardı.Koşu bandında forumunu korumaya çalışıyordu.Yanındaki koşu bandındada Saul vardı.İkisininde alnından terler akıyordu.Saul,soluk soluğa konuşmaya devam ediyordu.

-Starbuck'ın eğitimleri çok ağır ve hiçbir öğrenci henüz onları geçemedi.Böyle giderse hiçbiri viper pilotu olamayacak.

-Viper pilotu olmak kolay değildir.Bizde bu eğitimlerden geçtik Saul,nasıl olduğunu ikimizde çok iyi biliyoruz.

-Söylemeye çalıştığım bu değil Will.Starbuck standart eğitim prosedürünü takip etmiyor.

-Ne demek standart eğitim prosedürünü takip etmiyor?

-Kendisi yeni bir eğitim programı oluşturmuş.Bu programı hiçbirinin bitirebilmesi mümkün görünmüyor.

-Yani Starbuck'un bilerek öğrencilerin başarısız olmalarını mı sağlamaya çalıştığını mı söylüyorsun?

-Evet söylediğim tam olarak bu Will.Viper pilotu eğitimi için belkide başka birini düşünmeliyiz.

-Bilmiyorum.Ben Kara'ya hala güveniyorum.Ama bu konuyu düşüneceğim.

*******************************************************

2 saat sonra.
Adama,Lee'yi odasına çağırtmıştı.

-Kara'ı izlemeni istiyorum Lee.Eğitim programının nasıl ilerlediğini kontrol edeceksin.

-Kara'nın bu iş için yeterli olmadığını mı düşünüyorsun?

-Umalım ki öyle olsun.Aksi halde onu bu görevden almak zorunda kalabilirim.

*******************************************************

Kara,eğitimlere devam ediyordu.

-Sen 13 numara,hızını düşür.12,sen ne duruyorsun? Önünde bir Cylon avcısı var.Ona kilitlen ve ateş et.

Bu sırada 6. numaralı viper önündeki Cylon avcısına kilitlendi ve ona durmadan ateş etmeye başladı.Sonra Kara'nın sesini duydu.

-Tebrikler 6 numara.Cylon avcısı ile beraber 7 numarayıda vurdun.Cylon avcısının işini bitirdikten sonra laserini kapatman gerekiyordu.

Kara,bilgisayara emir verdi.

-Simulasyonu kapat.

Simulasyon kapandı ve viper görüntüleri kayboğuldu.Kara,öğrencilere bağırdı.

-Eğer gerçek bir çarpışmada olsaydınız şu anda hepiniz ölmüş olurdunuz.

Tam bu sırada Lee,eğitim yapılan salona girdi.Herkes Lee'ye bakıyordu.Lee,Kara'nın yanına yaklaştı.

-Konuşmamız gerekiyor.

-Tamam.

Kara,Lee ile beraber dışarı çıktı.Salondan çıktıktan sonra Kara,koridorda durdu ve Lee'ye baktı.

-Evet?

-Standart eğitim programını değiştirmişsin Kara.

-Seni albay Tigh gönderdi değil mi? Beni eğitim programından almanı istiyorlar.

-Henüz böyle bir karar verilmiş değil.Ama senin kendi eğitim programını uygulamandan memnun değiller.

-Standart programlar yetersiz Lee.Ben en iyi viper pilotlarının yetişmesini sağlayacak bir program geliştirdim.Böylece zayıf halkalar ayıklanacak.

-Öğrencilerden hiçbiri bu kadar ağır bir programı başarıyla tamamlayamaz Kara.

-O zaman hiçbiri viper pilotu olmaya uygun değil demektir.

-Hiçbirinin geçmesini istemiyorsun öyle değil mi?

-Sadece uygun olanların geçmesini istiyorum.

-Bunu Zak için yapıyorsun öyle değil mi?

-Ne?

-Zak'i kalması gerekirken geçirdiğin için suçluluk hissediyorsun ve bunun acısını yeni öğrencilerden çıkarıyorsun.

-Onu geçirmeseydim belkide hala yaşıyor olurdu.Viper pilotu olmaya uygun değildi ama ben genede onu geçirdim.Aynı şeyin bir daha olmasına asla izin vermeyeceğim.

-Kimse senden viper pilotu olmaya uygun olmayan öğrencileri geçirmeni istemiyor Kara.Sadece standart prosedürü uygulaman yeterli.

-Standart prosedür yeterli değil.Viper pilotu olmaya uygun olmayan pek çok geç mezun olacak ve hepsi ölecek.Bunun olmasına izin veremem.

-Eğer kendi programını uygulamaya devam edersen seni bu görevden alacaklar Kara.Ve yerine bu işten senin kadar anlamayan birini getirecekler.Sence o zaman bu gençlerin hayatta kalma şansları ne kadar olacak? Onları hayatı senin elinde Kara.Standart presedürü uygulayarak onların iyi bir viper pilotu olarak yetişmelerini sağlayabilirsin.Yada kendi bildiğin gibi devam edersin ve öğrencileri başka birinin eline teslim edersin.

Lee,koridorda yürüyerek uzaklaştı.Kara,eğitim salonuna döndü.

-Pekala bugünlük bu kadar yeter.

*******************************************************

Gardiyanlar,Gaius'un yanına geldiler.

-Zamanınız doldu doktor Baltar.Artık gitmeniz gerekiyor.

-Ama henüz konuşmamız bitmedi.

-Üzgünüm doktor ama kurallar böyle.Artık gitmek zorundasınız.

Gaius,gardiyanlar ile Caprica'nın hücresinden uzaklaşırken,Caprica'da ona bakıyordu.İçinden konuştu.

-Bu insanlarla aynı kaderimi paylaşacaksın Gaius,yoksa amacımıza hizmet mi edeceksin? Buna sen karar vereceksin.

Devam edecek