Gönderen Konu: Battlestar Galactica - Season 1  (Okunma sayısı 1032 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Kara Thrace

  • Administrator
  • Meraklı Üye
  • *
  • İleti: 185
  • Sci Fi Puanı: 5
  • Sci Fi Türkiye!
    • Profili Görüntüle
    • Katee Sackhoff Fans
Battlestar Galactica - Season 1
« : 27 Haziran 2014, 08:22 »
Battlestar Galactica - Season 1

Part 1:Pilot

İnsanoğlu Kobol'dan geldi.Uzaya yayıldılar ve 13 koloni kurdular.13. koloni,diğer 12 koloniden ayrıldı ve Dünya adında bir gezegene yerleşti.Diğer kolonideki insanlar ise diğer gezegenlere yayıldılar...
 
**************************************************************
 
Caprica gezegeni.12 koloninin merkezi.
30'lu yaşlardaki,kumral uzun saçlarını ensesinde toplamış genç kadın,elindeki mifrofona konuştu.
 
-Merhaba.Ben CNB'den Sarah Morgan.Cylonlar,Tauron'u bombalamaya devam ediyor.Başkan Howard Parker, Cylon saldırısı hakkında yeni bir açıklama yaptı.Şimdi onu dinliyoruz.
 
Kır saçları tamamen dökülmüş,60 yaşları civarında,gri takım elbiseli bir adam ekranda belirdi.
 
-Bu sadece Tauron'a değil,tüm insan ırkına yapılmış bir saldırıdır.
Cylonlar,insan ırkına savaş açtılar ve bunun hesabını verecekler.
 
**************************************************************
 
Caprica filosunun en iyi savaş gemilerinden biri.Battlestar Galactica.
Pilotlar arasında Apollo olarak bilinen yüzbaşı John Scott,diğer pilotlarla beraber masada oturmuş ve poker oynuyordu.40'lı yaşlardaydı.Ama daha genç gösteriyordu.Siyah saçlarında tek bir beyaz bile yoktu.1.89 boyunda ve atletik bir vücuda sahipti.John,kağıtlarını açtı.Hepsi as çıkmıştı.Diğer pilotlar kızgın bir şekilde John'a bakıyorlardı.Sonra biri konuştu.
 
-Çok şanlısın ha.
 
-Evet,öyleyim.
 
Michelle,John'un yanına geldi.Siyah uzun saçlarını arkasında toplamıştı.30'lı yaşlarda,esmer tenli ve oldukça güzel bir kadındı.John'un kulağına birşeyler fısıldadı.Pilotlardan biri,John'a baktı.

-Ne o,tiyo mu alıyorsun?
 
John,oturduğu yerden kalktı ve adamın yanına geldi.
 
-Bana birşey mi demeye çalışıyorsun?
 
Michelle,John'un yanına geldi.
 
-Birşey demiyor John.Masaya dönelim tamam mı?
 
John,Michelle ile beraber masaya geri döndü ve yerine oturdu.Bu sırada Storm olarak bilinen Brian Madsen içeri girdi.John'dan birkaç yaş daha gençti.Kumral saçlı ve atletik yapılıydı.Boyu John'dan üç santim uzundu.Brian'ı gören Michelle,John'u üzerine eğildi ve onu öptü.Brian,birşey söylemedi.Sonra,yere eğildi ve yerde duran oyun kağıdını eline aldı ve diğerlerinin önünde John'a gösterdi.
 
-Sanırım birşey düşürmüşsün.
 
Diğer pilotlar,John'a kötü bir şekilde baktılar.
 
-Hile yaptığını biliyordum.
 
Sonra onun üzerine yürümeye başladılar.Brian,Michelle'ye baktı.
 
-Gidelim.
 
Brian ve Michelle uzaklaşırken John,adamlarla kavgaya girmişti bile.İlk önüne çıkanı bir yumrukta yere serdi.Sonra diğerleri ile dövüşmeye devam etti.
 
**************************************************************
 
Galactica nezareti.
Albay Charles Tigh,John'un hücresine yaklaştı.50'li yaşlardaydı.Kumral saçları vardı ve sakalı kırlaşmıştı.John,o sırada şınav çekiyordu.Tigh'i görünce ayağa kalktı.Üzerinde bir atlet vardı.Parmaklıklara yaklaştı ve Tigh'e baktı.
Tigh,nöbetçilere hücreyi açmalarını işaret etti.Nöbetçiler hücreyi açtılar.Tigh,konuştu.
 
-Bana kalsa bu hücrede çürümeye devam ederdin.Ama komutan Adama seni görmek istiyor.
 
**************************************************************

Komutan Adama'nın odası.
Kumral saçları hafiften beyazlaşmaya başlamış,60 yaşlarında,1.93 boylarında,üzerinde lacivert yıldız filosu subayı üniforması bulunan orta yaşlı adam,masasının önünde ayakta duran John'a baktı.Sonra,masadan kalktı ve ilerideki dolabı açtı ve oradan bir viski çıkardı.Sonrada masaya iki tane bardak koydu.Bardakların ikisinede viski doldurdu.Sonrada bardaklardan birini John'a uzattı.

-Yanlız içmeyi sevmem.

John,bardağı aldı ve bir yudum içti.Arkasından Adama diğer bardağı aldı ve bir yudumda kendisi içti.

-Daima en kalitelisini tercih ederim.

Adama konuşmaya devam etti.

-Cylonlar hakkında ne düşünüyorsun?

-Onları,onların beni sevdiğinden daha fazla sevmiyorum.

Tam bu sırada Tigh içeri girdi.Sonra elindeki kumandanın düğmesine bastı ve duvardaki dev ekran açıldı.Sonra ekranda Cylon saldırısı altındaki Tauron'un görüntüleri belirdi.Cylon avcı gemileri,caddeleri bombalıyorlardı.Binalar yıkılıyor ve insanlar yıkıntıların altında kalıyordu.Tigh,konuşmasına başladı.

-Bunlar,Cylonların Tauron'a yaptığı saldırı sırasında çekilmiş görüntüler.Tauron'da milyonlarca insan Cylon saldırıları sonucu hayatını kaybetti.Cylonların,saldırıları hala devam ediyor.Tauron'a gidip durum hakkında bir rapor hazırlamanı istiyoruz.

-Tauron'mu? Hiç sanmıyorum.

Adama,araya girdi.

-Bu göreve gönüllü olabilirsin.Yada huzuru bozmaktan bir ay hücrede yatarsın.

-Ne yani,sırf bir kavga için bir ay hücre cezası mı alacağım?

Adama,eline bir dosya aldı.Ve onu okumaya başladı.

-İçkiliyken viper kullanmak.Üst subaya saldırı.Karıştığın kavgaları saymıyorum bile.Bu sicil ile hala Galactica'da görev yapıyor olduğun için şanslısın.Ama bu şansın uzun sürmeyebilir.

-Hep Tauron'u görmek istemişimdir.

-Bu görevde sana Pegasus'tan gelen bir subay eşlik edecek.

-Ben yanlız çalışırım.

-Artık değil.Paul öldüğünden beri hiç yeni ortakla çalışmadın.Artık yeni bir ortağın olacak.

-Eğer biriyle çalışacaksam bunun Galactica'dan biri olmasını tercih ederim.

Tigh,araya girdi.

-Buradaki hiç kimseyle geçinemiyorsun.Seninle çalışmayı kimse istemiyor.

-Boomer.O beni sever.

-Yatakta ve çıplak olduğun zamanlar.

-Michael.Onu gerçekten severim.

-Michael,geçen hafta Cylonlarla girdiği çatışmada öldü.

-O yüzden seviyorum.

Adama,araya girdi.

-Starbuck ile çalışacaksın.Başka seçeneğin yok.

-Starbuck mı? Şu lanet olası pilot mu? Tabi ya.Onunla çalışacak kadar salak birini bulamadınız ve onu bana kakalamak istiyorsunuz.

Tigh güldü.

-Vurduğu Cylonların sayısının,senin vurduklarından daha fazla olmasını hazmedemiyorsun öyle değil mi?

-Saçmalık bu.Starbuck,gösteriş budalasının teki.

-Starbuck'ın bugüne kadar tek bir ceza bile almadı.Tüm filoya örnek teşkil edebilecek bir sicili var.

-Eminim öyledir.

Adama,John'a baktı.

-Bu kadar yüzbaşı Scott.Gidebilirsin.

John,Adama ve Tigh'e selam verdi.

-Efendim.

Sonra odadan çıktı ve kapıyı kapattı.John,çıktıktan sonra Tigh,Adama'ya döndü.

-Ona güveniyormusun?

-Hayır ama Tauron'a birini göndermemiz gerekiyor.Ve elimdeki hiçbir pilotu orada kaybetmek istemiyorum.

Tigh güldü.

-Ama Apollo gibi biri rahatlıkla harcanabilir.

-Kesinlikle.

**************************************************************

Akşam üstü.
John,Galactica'daki bir bara gitmişti.Barmen'e baktı.

-Herzamankinden.

Barmen,John'un içkisini verdi.John içkisinden bir yudum aldı.Sonra içeri giren uzun sarı saçlı kadını farketti.Makyajlıydı ve üzerinde kırmızı bir elbise vardı.1.69 boylarında olmalıydı.Yaşıda 30 civarındaydı.
John,kadının yanına yaklaştı.

-Seni Galactica'da daha önce gördüğümü hatırlamıyorum.

-Burada yeniyim.

-Sana bir içki ısmarlayabilrmiyim?

-Galactica'ya yeni gelen her kıza asılıyormusun?

-Sadece güzel olanlara.

-Eminim öyledir.

-John Scott.

-Karen Locklear.

-Seninle tanıştığıma sevindim.

-Ben aynı şeyi söyleyebileceğimden emin değilim.

-Ne?

-Benimle yatmak istiyorsun öyle değil mi?

-Ben sadece sana bir içki ısmarlamak istemiştim.

-Sadece o kadar mı? Bir içki mi? Ondan sonra yakamdan düşecekmisin?

-Kesinlikle.

-Tamam.İçkimin parasını ödeyebilirsin.

-Ben ısmarlama terimini kullanmayı tercih ederim.

-Öylede diyebilirsin.

-Pekala,ne içersin?

-Viski,en pahalısından.

-Öyle olsun.

John,barmene döndü.

-Viski,en pahalısından.

Bu arada barmene fısıldadı.

-En ucuzundan olsun.

Barmen,Karen'in viskisini verdi.John'da kendine bir viski aldı.Arkasından bardaklar birbirini izledi.John,Karen'i sarhoş edip,odasına çıkarmayı,sonrada onunla beraber olmayı planlıyordu.Ancak 7. bardaktan sonra artık ayakta duramayacak hale gelmişti.Karen,barmene baktı.

-Hesabı alalım.

-560 dolar.

Karen,elini John'un cebine soktu ve cüzdanını çıkardı.Sonra içinden 600 dolar çıkarıp barmene verdi.

-Üstü kalsın.

Barmen,Karen'ın hala ayık olmasına şaşırmıştı ama birşey söylemedi tabiki.

**************************************************************

Ertesi gün.
John uyandı.Yataktaydı ve çırılçıplaktı.Dün gece ile ilgili anıları bulanıktı.Son hatırladığı güzel bir sarışın ile içki içmesiydi.Sonrasını hatırlamıyordu.Kızın adı Karen'mi,Kara'mı öyle birşeydi galiba.John,saate baktı.Saat 09:00 olmuştu.

-Lanet olsun.

Saat 09:00'da Adama'nın odasında olması gerekiyordu.Yataktan kalktı.Acele ile tıraş oldu.Duş aldı.Sonrada üniformasını giydi.Sonra saate tekrar baktı.Saat 09:30 olmuştu.

-Lanet olsun.

John,acele ile odasından çıktı.Koşar adımlarla koridorlardan geçti.Asansöre bindi ve Adama'nın odasının önünde indi.Sonra kapıyı vurdu ve içeri girdi.
Adama,Tigh oturmuş onu bekliyorlardı.Yanlarındada ayakta duran genç bir kadın vardı.Sarı uzun saçlarını at kuyruğu yapmıştı.Üzerinde lacivert subay üniforması vardı.Adama,konuştu.

-Apollo,Starbuck ile tanış.

Karen,John'a baktı.

-Daha önce tanışmıştık.Seni tekrar görmek güzel yüzbaşı John Scott.

John,şaşkın bir şekilde baktı.

-Starbuck,senmisin?

-Son baktığımda öyleydim.

-Ben senin şey olduğunu sanıyordum?

-Erkek olduğu mu mu? Genelde herkes öyle sanıyor.

-Dün geceki halinden çok farklı görünüyorsun.

Tigh,araya girdi.

-Yarın Tauron'a gidiyorsunuz.Şimdi gidip hazırlıklarınızı tamamlayın.

John ve Karen,odadan çıktılar.

**************************************************************

Caprica gezegeni.
Dr. Nicholas Baltar,1.75 boylarında,36 yaşlarında,yakışıklı sayılabilecek bir adamdı.Lüks evinde,çıplak olarak yatağında uzanmış buzlu içkisini yudumluyordu.Yanındada sarı saçları omuz hizası uzunluğunda,1.75 boyunda,25 yaşlarında,oldukça güzel bir kadın vardı.Baltar,kıza baktı.

-Gerçekten,çok güzelsin Lara Locklin.

Lara,gülümsedi.

-Beni seviyormusun?

-Evet,seni seviyorum.

-Diğer kızları sevdiğinden daha fazla mı?

-Hayatımda senden başka kimse yok Lara.

-Buna inanmalımıyım?

-Kesinle inanmalısın.Hayatımda senden başka kimse yok.

Tam o sırada Baltar'ın telefonu çaldı.Baltar,telefonu açtı.

-Seni sonra ararım.
 
Ve telefonu kapattı.Lara,Baltar'a baktı.

-Kimdi o? Diğer kız mı?

-İşten arıyorlar.Kız filan yok.

Tam o sırada Baltar'ın telefonu tekrar çaldı.Baltar telefonu açtı.

-O konuyu sonra hallederiz.

Baltar,telefonu gene kapattı ve Lara'ya döndü.

-Gene işten.Bugünlerde işler çok yoğun.

-Eminim öyledir.

Tam o sırada Baltar'ın telefonu tekrar çaldı.Baltar,telefonu açmadı.Düğmesine basıp kapattı ve masaya bıraktı.

-Bugünlük bu kadar iş yeter.Şimdi,nerede kalmıştık?

Part 2:Pilot Part 2

İnsanoğlu Kobol'dan geldi.Uzaya yayıldılar ve 13 koloni kurdular.13. koloni,diğer 12 koloniden ayrıldı ve Dünya adında bir gezegene yerleşti.Diğer kolonideki insanlar ise diğer gezegenlere yayıldılar...

**************************************************************

Caprica gezegeni.CNB televizyonu merkez binası...

-Merhaba.Ben,Sarah Morgan.Senatör Jack Erickson,şu anda bizimle beraber.
Kendisi Cylonlarla bir anlaşma yaptığını açıkladı.Eğer bu anlaşma başkan Howard Parker tarafından onaylanırsa Cylonlar ile barış görüşmeleri başlayacak.Senatör Erickson,bize bu anlaşmadan biraz bahsedebilirmisin?

70'li yaşlarda,1.91 boyunda,gri saçlı bir adamdı senatör Jack Erickson.70'li yaşlarda olmasına rağmen 60'dan fazla göstermiyordu.Üzerinde lacivert,koyu çizgili bir takım elbise vardı.Senatör,Sarah'ın sorusuna cevap verdi.

-Bu anlaşma,Cylonlar ile aramızda bir tür ateşkes sağlayacak.Bu süre içinde Cylonlar ile 12 koloni başkanları barış görüşmelerinde bulunacaklar.Eğer bu görüşmelerden olumlu bir sonuç alınırsa,Cylon imparatorluğu ile 12 koloni arasında barış anlaşması imzalanacak.Bu anlaşma Cylonlar ile olan savaşı tamamen sona erdirecek.

-Bu anlaşmanın 11 kolonin başkanları tarafından onaylandığı doğru mu?

-Evet.11 kolonin başkanları ile tek tek görüştüm ve hepside bu anlaşmaya sıcak bakıyorlar.

-Başkan Howard Parker'ın sizinle görüşmeyi kabul etmediği söyleniyor.Bu konuda ne diyorsunuz?

-Başkan Parker'dan henüz bir randevu alamadım.Programı bugünlerde çok yoğun.

-Bize bu anlaşmanın içeriğinden bahsedebilirmisiniz?

-Anlaşmanın içeriği hakkında henüz birşey söyleyemem.

-Programımıza katıldığınız ve sorularımızı yanıtladığınız için size teşekkür ediyoruz senatör Erickson.

-Ben teşekkür ederim.

**************************************************************

Caprica,12 koloni başkanı Howard Parker'ın evi...
Başkan Parker,masasında oturmuş ve yardımcısı Dean Wells ile konuşuyordu.
Dean Wells,gri saçları,beyaza doğru hızla gitmekte olan,65 yaşında,1.77 boyunda bir adamdı.Parker,Wells'e baktı.

-Emeklik kararını tekrar gözden geçirmeni umuyordum.

-Uzun yıllardır siyasetin içindeyim.Artık bu işler için çok yaşlandım.Emekli olmak benim için en iyisi olacak.

-Emekli olmaya karar vermenin sebebi,senatör Jack Erickson'ın Cylonlarla yaptığı anlaşmayı onaylamaya karar vermiş olmam öyle değil mi?

-Cylonların,bizimle anlaşma yapacağına inanmıyorum.Sadece yeni bir saldırı için zaman kazanmaya çalışıyorlar.Eğer bu anlaşmayı onaylarsan ve anlaşma sırasında Cylonlar bir saldırı gerçekleştirirse,12 kolonideki insanları büyük bir tehlike içine atmış olacaksın.Bu sorumluluğu alabilirmisin?

-Cylonlarla barış yapma fırsatını gözardı edemem.Eğer Cylonlarla bir anlaşma imzalayacak olursak bu yıllardır süren savaş dönemini sona erdirebilir.
12 kolonideki insanlar huzura ve barışa kavuşabilirler.

-Ve bu sana gelecek seçimlerde büyük oy kazandırır.

-Bunu oy kazanmak için yapmıyorum Dean.İnsanlarımıza barış getirmek için bu anlaşmaya onay vereceğim.

-Üzgünüm eski dostum,ama bu kararında seni desteleyemem.

-Bende üzgünüm.

-İstifa dilekçem yarın masanın üstünde olacak.

Wells,sandalyesinden kalktı ve kapıdan çıktı.Sonra kapıyı arkasından kapattı.

**************************************************************

Cylon ana gemisi...
Dört gri renkli,metal derili Centrion,geminin uzun koridorlarında ilerliyordu.Centrion'ların yanında senatör Jack Erickson vardı.Senatör,
Centrionlar ile beraber koridorlardan geçti.Sonunda Centrionlar,bir kapının önünde durdular ve kapı açıldı.Centrionlar dışarıda beklerken,senatör içeri girdi ve kapı arkasından kapandı.Senatör,koltukta oturan,siyah metal derili,gelişmiş Centrion modeline baktı.

-Lord Crawler.Beni buraya bu şekilde nasıl getirirsiniz? Ben 12 koloni senatosunun bir üyesiyim ve bu yaptığınız...

Metalik,bir ses,senatörün sözünü kesti.

-Bana,bu diplomatik saçmalıklarından sözetme.Neden burada olduğunu ikimizde biliyoruz senatör.Şimdi,bana anlaşmadan bahset.

-Anlaşmanız 11 koloni tarafından onaylandı.12 koloni başkanı anlaşmaya onay verdiği zaman,12 koloni avucumuzun içine düşecek.

-Başkan Howard Parker'ın bu anlaşmayı onaylamasını sağlaman gerekiyordu ve sen bunu bile başaramadığını mı söylüyorsun?

-Başkan Parker'ın programı çok yoğun.Bu yüzden henüz ondan randevu almayı başaramadım.

-O zaman bunu başarsan senin için iyi olur.

**************************************************************

Lord Crawler,odasında yanlızdı.Hologramı çalıştırdı ve karşısında yüzü kertenkeleye benzeyen,yeşil pullu derili,ağzının iki yanında uzun azı dişleri olan bir varlık belirdi.Varlığın üzerinde rahip cüppesine benzeyen koyu renk bir giysi vardı.Crawler,yere çömeldi.

-Emirlerinizi bekliyorum güçlü efendim.

Evet,lord Crawler'in hologramda görüştüğü kişi Cylon imparatorunun ta kendisiydi.Adını kimse bilmiyordu.Herkes ona imparator diyordu.Çok sayıda Cylon kolonisi vardı.Ne kadar olduklarını kimse bilmiyordu.Her koloninin başında bir imparator bulunuyordu.İmparatorlar,aslında savaşlar sonucu soyları tükenmiş olan bir ırkın son temsilcileriydi.Kertenkele ile insan arası bir ırk.İnsanlar,onlar için tükenmez bir yiyecek kaynağıydı.İnsan çiftlikleri.Cylonlar,bu çitfliklerde insan depoluyordu..Onları besliyorlar ve zamanı gelincede,kesip,yemeye hazır hale getiriyorlardı.İnsanların hepsini öldürmezlerdi.
İnsan kanıda Cylonlar için önemliydi.İnsan kanı Cylon ırkı için uygun değildi ama Cylonlar,insanlardan aldıkları kanları başka işler için kullanıyorlardı.Ne için olduğunu sadece Cylonlar biliyordu.İmparatorun ürkütücü,kalın sesi duyuldu.

-Tüm insan ırkının yokedilmeli.

-Evet,güçlü efendim.

**************************************************************

Battlestar Galactica...
Karen,odasındaydı.Lavabodaki aynaya bakıyordu.Göğüslerine kadar gelen uzun sarı saçlarına baktı.Ertesi sabah,yeni ortağı yüzbaşı John Scott ile beraber Tauron'a gidecekti.Ciddi bir görüntü vermeliydi.Saçlarının çok kısa olması gerekiyordu.Makası eline aldı ve saçlarını kesmeye başladı.Saçları tutam tutam lavaboya dökülüyordu.Sonunda Karen saçlarını kesmeyi bitirmişti.Saçları çene hizasına kadar kısalmıştı.Saçları şimdi sekreter modeli olmuştu.Oğlan saçından az uzun,anne saçından daha kısa.Karen,aynaya baktı.

-Hiç fena değil.

**************************************************************

John,geceyi spor salonunda geçirmeyi tercih etmişti.Geç saatlere kadar boks torbasını yumruklamış ve şınav çekmişti.Gece yarısı ise odasındaki yatağında sızmıştı.John,çalar saatin sesiyle uyandı.Sonra saate baktı.Saat 09:00'ı gösteriyordu.Yataktan kalktı ve duşa girdi.Duştan çıktıktan sonra,tıraş oldu ve aceleyle uniformasını giyindi.Sonra odasında çıktı ve asansöre bindi.

**************************************************************

Galactica hangarı...
Şef,Nathan Jones,siyah tenli bir adamdı.45 yaşlarında ve 1.78 boyundaydı.
Saçları beş numara makina tıraşıydı.Hafif bıyığı vardı.Gamzesindede küçük bir sakalı vardı.Turuncu işçi tulumu giyiyordu.Şu anda John'un viper'ını gözden geçiyordu.Bu sırada John yanına geldi.

-Viper'ın bir saat içinde hazır olması gerekiyor.

-Bir saat mi? Dalga mı geçiyorsun? Ancak yarına hazır olur.

-Bugün Tauron'da olmam gerekiyor.Bana bir viper lazım.

-Neden diğer pilotlardan istemiyorsun? Sana viper'ını ödünç verecek biri çıkar.

-Hayır,sen bana bir viper ayarlayacaksın.Burada bir sürü,iyi durumda viper olmalı.Onlardan birini bana hazırlayabilirsin.

-Tamam,bir tane ayarlarım.Şimdi,izninle yapmam gereken işler var.

John,uzaklaştıktan sonra şef kendi kendine söylendi.

-Bana bir viper ayarla.Tabi,benim başka işim yok zaten.Yüzbaşı Apollo'ya yeni viper ayarlarım.Bu arada eskisinide tamir ederim.Ben lanet bir zenciyim ve yüzbaşı Apollo'ya hizmet etmek için yaşıyorum.

Şef'in yardımcısı Jennifer Preston,onun yanına geldi.Oda turuncu işçi tulumu giyiyordu.1.68 boyunda,siyah tenli bir kadındı.40'lı yaşlardaydı ama 30'larında gösteriyordu.Siyah saçları,oğlan çocuğu gibi kulak hizasında kısacık kesilmişti.Kakülleri bile kökünden kısaltılmıştı.Buna rağmen çok güzel görünüyordu.Yüzünde ağır makyaj vardı.Buda kısa saçın verdiği erkeksi ifadeyi tamamen ortadan kaldırıyordu.Şef,Jennifer'a baktı.

-Apollo,kendisine yeni bir viper ayarlamamı istedi.Sanki o kadar kolaymış gibi.

Jennifer güldü.

-Eminim bir tane bulursun.

-Bu arada Apollo'nun viper'ının da tamir edilmesi gerekiyor ki,bu yarına kadar sürer.Starbuck'ın viper'ı na daha hiç bakamadım bile.

-Meşhur Starbuck'ın nasıl biri olduğunu çok merak ediyorum.Eminim çok yakışıklıdır.

Şef güldü.

-Starbuck bir kadın.Yüzbaşı Karen Locklear.

-Starbuck,kadın mı? Gerçekten mi?

-Evet.

-Peki güzel mi?

-Ne o,kıskanıyormusun?

-Kıskanmalımıyım?

-Kesinle hayır.Aslında,düşündümde,Apollo'nun viper'ı biraz bekleyebilir.

-Peki aklındaki nedir?

Şef,Jennifer'a yaklaştı ve onu dudağından öptü.

-Öğrenmek istermisin?

Jennifer,bacaklarını çapraz yapıp,şef'in kucağına atladı.

-Kesinlikle.

**************************************************************

John ve Karen,uçuş giysilerini giymiş ve viperlarlara binmeye hazırlanıyorlardı.
John,Karen'in çene hizasında kesilmiş,kısa saçlarına baktı.

-Saçın uzunken daha iyiydi.

-Böylesi daha rahat.

Evet,John,Karen'ın uzun saçlı halini çok beğenmişti.Ama şimdi artık dikkatini dağıtmıyordu.Yani kısa saçlı halide güzeldi ama uzun saçlı hali gibi kendisini tahrik etmiyordu.Artık Karen,moda dergisi kapağından fırlamış gibi durmuyordu.Aksine,normal bir kadın gibi görünüyordu.John,Karen'a baktı.

-Önceki gece olanları unutup yeniden başlayabilirmiyiz?

-Hiçbirşey olmadı.Sen,odana gittikten sonra hemen sızdın.

-Daha önce içkiye bu kadar dayanıklı bir kadın görmemiştim.

-Beni sarhoş etmeye çalışan ilk erkek sen değilsin.

John,Karen'e elini uzattı.

-Dost muyuz?

Karen,John'un elini sıktı.

-Kesinlikle.

Apollo ve Starbuck,pilot başlıklarını takıp,viper'larına bindiler ve  Galactica'dan ayrıldılar.

**************************************************************

Cylon saldırısı altındaki Tauron gezegeni...
Her yer cesetlerle doluydu.İnsanlar hızla kaçışırken birbirlerini eziyorlardı.Her tarafı dumanlar kaplamıştı.Göz gözü görmüyordu.Karen ve John,etraflarına şaşkın bir şekilde bakıyorlardı.John,Karen'e baktı.

-Hangi cehenneme geldik böyle?

-En kötüsüne.

Tam o sırada çipler ve motosikletler ortaya çıktı.Adamların hepsi silahlıydı ve çevredeki insanlara rastgele ateş ediyorlardı.Karen,John'a baktı.

-Yağmacılar.

John,gülümsedi.

-Bir onlar eksikti zaten.

Karen,John'a baktı.

-Yağmacılar,tüm bu insanları öldürecekler.

-Öyle görünüyor.

-Onlara yardım etmeliyiz.

-Bu insanlar için kendimi öldürecek değilim.Görmemiz gerekeni gördük.Raporumuzu yazıp,bu lanet olası gezegenden gidelim.

-Sen istersen gidebilirsin ama ben burada kalıyorum.Bu insanların yardıma ihtiyacı var ve ben onları yüzüstü bırakacak değilim.

-Burada kalırsan ölürsün.

-Hepimiz bir gün öleceğiz öyle değil mi?

John,Karen'e baktı.

-Lanet olsun.Buna pişman olacağım.

Karen,güldü.

-Pekala,sen soldakileri al,Bende sağdakileri alayım.

-Neden ben soldakileri alıyorum?

-Boşver,kafana göre saldır.

-Bende öyle yapmayı düşünüyorum zaten.

John ve Karen,bir yandan koşarlarken,bir yandanda önlerine çıkan cip ve motosikletlere ateş etmeye başladılar.John,ateş ederken ayırım yapmıyor ve sivil insanlarıda vuruyordu.Karen,ona bağırdı.

-Sorunun ne senin? Sivilleride vuruyorsun.

-Burada kendimi öldürtmemeye çalışıyorum.Onu,bunu düşünecek halim yok.

-Buraya bu insanlara yardım etmeye geldik.Onları öldürmeye değil.

-O zaman onlarda önüme çıkmasınlar.

Tam bu sırada,Karen ensesinde bir silah hissetti.Sonra bir adam sesi duydu.

-Silahını at güzelim.Ölmek istemezsin,öyle değil mi?


Part 3:Tiger-X

İnsanoğlu Kobol'dan geldi.Uzaya yayıldılar ve 13 koloni kurdular.13. koloni,diğer 12 koloniden ayrıldı ve Dünya adında bir gezegene yerleşti.Diğer kolonideki insanlar ise diğer gezegenlere yayıldılar...

**************************************************************

Tauron gezegeni...
Karen ensesinde bir silah hissetti.Sonra bir adam sesi duydu.

-Silahını at güzelim.Ölmek istemezsin,öyle değil mi?

**************************************************************

Picon gezegeni,18 yıl önce...
Sarı uzun saçlı,14 yaşlarında bir kız,ormanlık bir alanda koşuyordu.Yüzünden terler damlıyordu.Karen'ın peşinden silahlı askerler geliyordu.Ama Karen,yakalanmayı göze alamazdı.Bu herşeyin sonu demek olurdu.
Askerlerden biri,komutana baktı.

-Efendim.Kız,nehire doğru ilerliyor.

Komutan,askerlere döndü.

-Onu kıstırdık.Fazla uzağa gidemez.

Karen,nehire yaklaşmıştı.Askerlerin kendisine yetişmesinin fazla sürmeyeceğini biliyordu.Üzerinde sadece bıçağı vardı.Askerler ise tepeden tırnağa silahlıydılar.Karen,nehre girdi ve derinlere doğru ilerlemeye başladı.
Askerlerin nehre ulaşması çok uzun sürmemişti.Komutan,askerlere baktı.

-Kızı hemen bulmanızı istiyorum ve onu canlı olarak bana getirin.

Askerler yavaş yavaş nehire doğru ilerlediler.Bir tanesi nehire girdi.Sonra bacağına birşeyin saplandığını hissetti.Bacağından kanlar kışkırmaya başladı.Asker acıyla bağırdı.

-Bacağım.Beni bir şey ısırdı.

Komutan,askerlere döndü.

-Kız,nehirde.Yakalayın onu.

Askerler nehiri taramaya başladılar.Komutan onlara bağırdı.

-Kızı canlı istiyorum dedim sersemler.Ateşi kesin ve gidip,kızı yakalayın.

Karen'in,askerler tarafından yakalanıp,nehirden çıkarılması uzun sürmemişti.
Sarı uzun saçları ıslanmış ve geriye doğru yatmıştı.Islak olduğu için kumrala yakın bir renkte görünüyordu.Komutan,Karen'e baktı.

-Bize gerçekten çok uğraştırdın hayatım.Ama bugüne kadar elimden hiç kimse kaçamadı.

Karen,gülümsedi.

-Herşeyin bir ilki vardır.

Birden Karen,askerlerden birinin kolunu büktü ve diğerine doladı.Sonra diğer iki askerin üstünden atladı.Komutan,askerlerine öfkeyle bağırdı.

-Küçük bir kızla başa çıkamıyormusunuz?

Karen,havada bir takla attı ve önüne gelen iki askerin üstüne atladı.Sonra birini birini bacağıyla yakaladı.Bacağını boynuna doladı ve onu nefessiz bırakıncaya kadar sıkıştırdı.Sonra adam yere yığıldı.Karen,üzerine gelen yumruğu yakaladı.Sonra adamın elini büküp,onu yere fırlattı.En sonunda komutan ile karşı karşıya gelmişti.Komutan,Karen'e baktı.

-Buraya kadar hayatım.Artık yolun sonuna geldin.

Karen,komutan'a bir uçan tekme savurdu.Ama komutan,Karen'ın bacağını yakaladı.Sonra onu bükerek kırdı.Karen,bacağında dayanılmaz bir acı hissetti.Sonra yüzüne gelen bir yumruk ile ortalık karardı.

**************************************************************

Tauron gezegeni.Günümüz...
Karen ensesinde bir silah hissetti.Sonra bir adam sesi duydu.

-Silahını at güzelim.Ölmek istemezsin,öyle değil mi?

Karen,gülümsedi.

-Hayır.İstemem.

Karen,birden adamın boynuna bir bıçak fırlattı.Adamın boynundan oluk oluk kan akmaya başladı. Ve adam yere yığıldı.Karen,yerde bir takla attı.Sonra diğer yağmacılarıda taramaya başladı.John,Karen'in yağmacıları taramasını şaşkınla izliyordu.Karen'in tek bir mermisi bile boşa gitmiyordu.Kadın,adeta bir savaş makinasıydı.Sonunda yağmacıları kaçırmayı başarmışlardı.John,
Karen'e baktı.

-Böyle ateş etmeyi nerede öğrendin?

-Asker kızıyım ben.

-Pekala asker kızı.Yağmacılar,daha fazla adamla geri dönmeden önce buradan gitsek iyi olacak.

-Bende oturup onları beklemeyi düşünüyordum.

-İstersen bekleyebilirsin.

Karen ve John,oradan uzaklaştılar.

**************************************************************

Caprica gezegeni.Dr. Nicholas Baltar'ın evi.

-Merhaba.Ben,Sarah Morgan.Şu anda Dr. Nicholas Baltar'ın ile beraberiz.Dr. Baltar,ilk insansız viper,Tiger-X'i üretmeyi başardı.Dr. Baltar,bize Tiger-X hakkında biraz bilgi verebilirmisiniz?

-Bugüne kadar savaşlarda pek çok iyi pilotumuzu kaybettik.Artık buna bir dur dememizin zamanı geldi.Tiger-X'ler,pilotsuz uçuş yapabilen,son derece gelişmiş bir viper modelidir.Artık pilotlarımız ölmeyecek.Pilota ihtiyaç duymayan  Tiger-X'leri her alanda güvenle kullabileceğiz.

-Tiger-X'ler,kullanılmaya başlandıktan sonra viper pilotları işşiz kalacak gibi görünüyor.

Nicholas Baltar,gülümsedi.

-Kimseyi işinden etmek amacında değiliz.

-Ben CNB'den Sarah Morgan.Bizi izlemeye devam edin.

Albay Charles Tigh,televizyonu kapattı.Sonra koltuğunda oturan komutan Edward Adama'ya baktı.

-Pilotsuz viper.Ne saçmalık.

-Pilotsuz bir viper'a asla güvenemem.

**************************************************************

Yüzbaşı Brian Madsen,diğer pilotlarla beraber masada oturuyor ve birşeyler içiyordu.Yanında duran teğmen Michelle Logan'a döndü.

-Tiger-X'ler piyasaya çıktığında bizler işşiz kalacağız.

Michelle güldü.

-Tiger-X'lerin bizim yerimizi alacağına inanmıyorum.Onları sadece savaşlarda kullanacaklar.Kalan işi gene biz yapacağız.

Şef,araya girdi.

-En azından,onlar sizin gibi şikayet etmeyecekler.

Brian,cevap verdi.

-Onlar gelince bizi çok arayacaksın.

Jennifer Preston,Brian'a baktı.

-Sizi bulmak için Rising Star'a bakmamız yeterli olacak.

Michelle,araya girdi.

-Bizde seni bulmak istersek nereye bakacağımızı biliyoruz.

Jennifer'ın suratı asıldı.Ve arkasını dönüp uzaklaştı.Şef,sinirli bir şekilde Michelle'ye baktı.

-Bunu söylemek zorunda değildin.

Sonra,Jennifer'ın peşinden gitti.Brian,Michelle'ye baktı ve güldü.

-Onu kızdırmaktan zevk alıyorsun öyle değil mi?

-Sadece biraz eğleniyordum.

Tam o sırada Debbie'nin anonsu duyuldu.

-Kod kırmızı.Tüm pilotlar görev yerlerine.Kod kırmızı,tüm pilotlar görev yerlerine.

Herkes hangarlara doğru koşmaya başladı.Hangara ulaşanlar,uçuş giysilerini giyerek viperlarına biniyorlardı.Michelle,Brian'ın uçağının yanına geldi.

-İyi şanslar.

-Sanada.

Viperlar,teker teker Galactica'dan ayrılıyorlardı.Storm,Boomer'a telsizinden seslendi.

-Geliyorlar.

-Onları görüyorum.

-Pekala,şu tost makinalarına nasıl savaşıldığını gösterelim.

Storm,Cylon avcılarının arasına daldı.Sonra birini hedef bilgisayarına kilitledi ve ona ateş etmeye başladı.Cylon avcısıda ona karşılık verdi.Mermiler uzayda karşılıklı olarak uçuşuyordu.Boomer,önündeki bir avcıyı hedef bilgisayarına kilitledi ve ona ateş etmeye başladı.Avcıda ona karşılık verdi.Tam o sırada Boomer,telsizinden Brian'ın sesini duydu.

-Boomer,arkandalar.

-Tamam,gördüm.

Boomer,viper'ı ile ani bir dönüş yaptı.Sonra ateş etmeye başladı.Arka arkaya birkaç el ateş ettikten sonra avcıyı havaya uçurdu.

-Evet.

Sonra,Storm'un sesi duyuldu.

-Gidiyorlar.Cylon avcıları geri çekiliyor.

Boomer,bir sevinç çığlığı attı.

-İşimi seviyorum.

Tüm viper pilotları Galactica dönmeye başladılar.Bu arada Cylon ana gemisinde...
İki Centrion koridorlardan ilerlediler.Sonra bir kapı açıldı ve iki Centrion içeri girdi.Koltukta oturan lord Crawler,iki Centrion'a baktı.

-Rapor verin.

Centrion'lardan biri konuştu.

-İstediniz gibi saldırı sona erdirildi.

-Güzel.Şimdi,görev yerlerinize dönün.

-Nasıl emredersiniz lord Crawler.

Centrionlar,odadan çıktılar ve kapı arkalarından kapandı.

**************************************************************

Dr. Nicholas Baltar,büyük firmların başkanları ile görüşme masasına oturmuştu.Yanındada yardımcısı Lara Locklin vardı.Lara'nın özenle taranmış sarı uzun saçları omuzlarından aşşağı dökülüyordu.Üzerinde kırmızı bir jeket ve aynı renkte bir etek vardı.Yüzü makyajlıydı ve dudağındaki kırmızı ruj özellikle dikkat çekiyordu.
Baltar,karşısında oturan şirket yöneticilerine baktı ve konuştu.

-Aranızda,hala bazı şüpheleri olanların olduğunun farkındayım.Ancak Tiger-X'leri üretime geçirdiğimizde,yaptığınız bu yatırımın size ne kadar kar getireceğini göreceksiniz.

Şirket başkanlarından NCS şirketinin başkanı Paul Spencer,konuştu.Beyaz saçları tamamen dökülmüş,orta yaşlı bir adamdı.

-Tüm yatırımı bizim yapmamızı bekliyorsunuz ve siz tek kuruş bile vermiyorsunuz.Üzgünüm ama biz bu şekilde iş yapmıyoruz.Bizim koyduğumuz kadar parayı,sizde koyacaksınız.Aksi halde,bir anlaşma olmayacak.

Baltar,güldü.

-Anladığınızı sanmıyorum bay Spencer.

Baltar'ın işaretiyle,Lara,sandalyesinden kalktı.Cebinden bir tabanca çıkardı ve şirket başkanlarından dört tanesini vurdu.Adamlar,kanlar içinde yere yığılırken
,Baltar,Paul Spencer'a baktı.

-Şimdi anlıyorsunuz öyle değil mi bay Spencer.

-Evet bay Baltar.

-Bu daha iyi.Şimdi,izninizle,yetişmem gereken başka bir randevum var.

Baltar,Lara ile beraber odadan dışarı çıktı.

**************************************************************

Senator Jack Erickson'ın ofisi.
Nicholas Baltar ve Lara Locklin,senatör'ün masasının önündeki sandalyede oturuyorlardı.Baltar konuştu.

-Ben üzerime düşeni yaptım.Şimdi sıra sende.

-Başkan Howard Parker ile bu hafta sonu görüşeceğiz.Bir sorun çıkacağını sanmıyorum.

-Umarım öyle olur.Yoksa Lara'nın seninle ilgilenmesi gerekebilir.

Baltar,Lara ile beraber,senatörün odasından çıktı.Lara,Baltar'a baktı ve gülümsedi.

-İş bitirme yöntemini seviyorum.

-Öyle mi?

**************************************************************

Dr. Nicholas Baltar'ın evi...
Baltar ile Lara,yataktaydılar.Lara,Gaius'un üzerinde ileri geri hareket ederken konuştu.

-Senatör Erickson'a daha ne kadar katlamaya devam edeceğiz?

-Başkan Howard Parker'a anlaşmayı imzalatmak için ona ihtiyacımız var.

-Ama anlaşma imzalandıktan sonra ona ihtiyacımız kalmayacak.

-Zamanı gelince onu görmene izin vereceğim.

-Seni seviyorum Nicholas.

-Biliyorum.

Tam o sırada Baltar'ın cep telefonu çaldı.Baltar,sinirli bir şekilde söylendi.

-Neden hep birileri rahatsız etmek zorunda?

Baltar,yataktan çıktı ve cep telefonu açtı.Telefondaki kişi onu bayağı tedirgin etmişti.

-Evet Lordum,herşey istediğiniz gibi yürüyor.Hiçbir sorun yok.

-Tiger-X'ler neden hala piyasada değil? Sana çok yatırım yaptık Baltar.Biz olmasak hala üniversitede ders veriyor olurdun.

-Bana sağlamış olduğunuz olanaklar için size minnetarım lordum.Sizi hayal kırıklığına uğratmayacağım.Tiger-X'ler bir ay içinde piyasada olacak.

Baltar,cep telefonunu kapattı.Tedirgin bir yüz ifadesi vardı.Lara,Baltar'a sarıldı.

-Oydu,öyle değil mi?

-Tiger-X'ler piyasaya çıktığında bana ihtiyaçları kalmayacak.Lanet olsun.Bu işe asla girmemeliydim.

-Onlara hayır diyemezdin Nicholas.Endişenmene gerek yok.Ben varken kimse sana zarar veremez.

-Sen olmasan ben ne yapardım Lara?

Baltar ve Lara,tekrar yatağı girdiler ve Baltar,kendini Lara'nın ellerine bıraktı.

**************************************************************

Tauron gezegeni...
Karen ve John,bara girmişlerdi.Daha çok belalı tiplerin,çetelerin takıldığı bir yerdi.Karen,etrafına baktı.

-Burası hiç hoşuma gitmedi.

-Sana tecavüz etmelerine izin vermem.

-Bende öyle.

Herkes,Karen ve John' bakıyordu.Askerler buraya pek uğramazdı.Bara giren iki viper pilotu oldukça dikkat çekiyordu.Üstelik biri kadındı.Barmen,Karen'e baktı.

-Genelev yan tarafta.

Karen,barmene baktı.

-Ne dedin,bir daha söyle.

-Genelev yan tarafta.

Karen,laser silahını çıkardı.Herkes soluğunu tutmuş,Karen'e bakıyordu.John,Karen'e baktı.

-Kaldır şu silahı.Bizi öldürtmeye mi çalışıyorsun?

Ama Karen,silahını barmene çevirdi.

-Bir daha söyle.

Barmen korkudan ter içinde almıştı.

-Size ne verebilirim bayan?

-Bira.

Karen ve John,biralarını alıp masaya oturdular.John,Karen'e baktı.

-Barmeni gerçekten öldürecekmiydin?

-Tabiki hayır.Sadece biraz korkutmak istedim.

Tam o sırada siyah deri giysili,yırtık eldivenli ve silahlı bir grup adam içeri girdi.Herkes acele ile bardan dışarı çıktı.Karen ve John ise masalarında oturmaya devam ediyorlardı.Adamlardan dazlak ve sakallı olanı,masaya yaklaştı.Sonra,Karen'e baktı.

-Burada ne parçalar varmış böyle.

Adam,Karen'in saçlarına dokundu.

-Sana unutamayacağın bir zevk yaşatabilirim güzelim.

John,silahını,adama çevirdi.

-Beyninin dağılmasını istemiyorsan,defol.

Birden etraflarını bir sürü siyah deri giysili adam sardı.Sonra bir tanesi,John'a baktı.

-Biz ne istersek,onu alırız.Öncelikle silahını istiyorum.

John,Karen ve kendisine doğrultulmuş bir sürü silah farketti.Silahını yere fırlattı.Adamlardan biri,yerdeki silahı aldı.Sonra,adamlar,John'u sandalyeden kaldırıp duvara dayadılar.Sonra adamların lideri konuştu.

-Kızı becereceğiz ve sende seyredeceksin.

Adamlar,Karen'i sandalyeden kaldırdılar.Tam bu sırada Karen,adamlardan birinin kolunu büküp silahını aldı.Sonra iki el ateş etti.İki adam kanlar içinde yere yığıldı.Diğer adamlardan silahlarına davranınca ortalık karışmıştı.John'da hemen yere yatmıştı.Havaya uçuşan kurşun yağmuru içinde John,yerde süründü ve Karen'in vurmuş olduğu adamlardan birinin silahını kaptı.Sonra yerde yatarken ateş etmeye başladı.Bir,iki adamı vurdu.Sonra ayağa kalkarak ateş etmeye devam etti.Bu arada Karen,havada taklalar atarak ateş etmeye devam ediyordu.Sonunda tüm adamlar yere serilmişti.John gülümsedi.

-Sanırım hepsi bu kadardı.

Karen,birden silahını,John'a çevirdi.

-Hayır.Bir tane kaldı.

Sonra,ateş etti.John,şaşkınlık içinde Karen'e baktı.

-Ne yapıyorsun?

Sonra,arkasına döndü ve yere düşen silahlı dazlak ve sakallı adamı gördü.
Karen,gülümsedi.

-Artık buradan gidebilirmiyiz?

John,gülümsedi.

-Senden gerçekten hoşlanmaya başladım.

Karen,John'a baktı.

-Göründüğün kadar sert biri değilsin öyle değil mi?

Tam bu sırada içeri bir sürü gri renkli Centrion girdi.Sonra bir tanesi konuştu.

-Siz ikiniz,bizimle geliyorsunuz.

Devam edecek
« Son Düzenleme: 01 Temmuz 2014, 10:30 Gönderen: Kara Thrace »

Çevrimdışı Kara Thrace

  • Administrator
  • Meraklı Üye
  • *
  • İleti: 185
  • Sci Fi Puanı: 5
  • Sci Fi Türkiye!
    • Profili Görüntüle
    • Katee Sackhoff Fans
Ynt: Battlestar Galactica
« Yanıtla #1 : 27 Haziran 2014, 08:32 »
Part 4:Çarpışma

İnsanoğlu Kobol'dan geldi.Uzaya yayıldılar ve 13 koloni kurdular.13. koloni,diğer 12 koloniden ayrıldı ve Dünya adında bir gezegene yerleşti.Diğer kolonideki insanlar ise diğer gezegenlere yayıldılar...
 
**************************************************************
Club Winhouse.Tauron gezegeni...
Karen,John'a baktı.
 
-Göründüğün kadar sert biri değilsin öyle değil mi?
 
Tam bu sırada içeri bir sürü gri renkli Centrion girdi.Sonra bir tanesi konuştu.
-Siz ikiniz,bizimle geliyorsunuz.
 
John ve Karen,silahlarını bıraktılar ve Cylonlarla beraber bardan çıktılar.
 
**************************************************************
Bir saat sonra...
John ve Karen parmaklıklı,bir hücredeydiler.John,Karen'e baktı.

-Bizi neden öldürmüyorlar?
 
-Bizi çiftliğe gönderecekler.Bu yüzden hala hayattayız.
 
-Çiftlikte ne?
 
-Cylonlar,yakaladıkları insanları kan bankası olarak kullanıyorlar.Onları bitkisel hayata sokuyorlar ve kanlarını alıyorlar.Ölmelerine asla izin vermiyorlar.

-Cylonlar,insan kanına neden ihtiyaç duyuyorlar?
 
-Bilmiyorum.10 sene önce Cylonlar tarafından yakalandık.Bizi çiftliğe götürdüler.Bir hastanede olduğumu hatırlıyorum.Benden hergün bir miktar kan alıyorlardı.Sonra oradan kaçtım.Bir daha oraya dönemem John.
 
-Kimsenin zarar vermesine izin vermeyeceğim Karen.Söz veriyorum.
 
Karen,John'a sarıldı.
 
-Oraya geri dönemem John.Bir daha asla olmaz.
 
Karen'in gözünden yaşlar boşalıyordu.John,onu rahatlatmaya çalıştı.
 
-Birşey olmayacak Karen.Buradan kurtulmanın bir yolunu bulacağız.
 
Tam bu sırada hücrenin kapısı açıldı ve dört Centrion içeri girdi.John,Karen'ın önüne geçti.Sonra,Karen'a baktı.
 
-Birşey olmayacak tamam mı?

-Tamam.
 
Centrionlar,John'a baktılar.
 
-Sen,bizimle geliyorsun.
 
Karen'da ilerlemişti ki bir Centrion onu durdurdu.
 
-Sen değil.
 
John,Centrionlarla beraber uzaklaşırken Karen endişeyle arkasından bakıyordu.

**************************************************************
 
John,büyük bir odaya girdi ve kapı arkasından kapandı.Siyah metal gövdeli bir Centrion,koltuğunda oturuyor ve ona bakıyordu.Sonra metalik sesiyle konuştu.
 
-Lord Crawler.İnsan gibi düşünmek üzere özel olarak geliştirilmiş bir Cylon modeliyim.Neden hala hayatta olduğunuzu merak ediyorsun.
 
-Aslında Cylonların tuvalete gidip gitmediklerini merak ediyordum.
 
Lord Crawler,oturduğu yerden kalktı ve John'un yanına geldi.Sonra onu boynundan tutarak havaya kaldırdı.John,nefes almakta zorlanıyordu.Sonra onu tekrar yere bıraktı.John öksürmeye başladı.Crawler ona baktı.
 
-Sakın sabrımı zorlama yüzbaşı John Scott.
 
John,Crawler'e baktı.
 
-Pekala,nasıl yardımcı olabilirim?
 
-Bu daha iyi.Şimdi.Battlestar Galactica'nın silah sistemleri hakkında ayrıntılı bir rapor istiyorum.
 
-Bu konuda bilgi vermeye yetkim yok.
 
-Bana bilmek istediğim herşeyi söyleyeceksin.
 
-Hiç sanmıyorum.
 
-Belkide biraz ikna edilmen gerekiyor.
 
Crawler,Centrionlara döndü.
 
-Kızı buraya getirin.
 
John,Crawler'e baktı.
 
-Durun.Size bilmek istediğiniz herşeyi anlatacağım.Ama onu rahat bırakın.
 
-Anlatacağını biliyorum.
 
Crawler,Centrionlara döndü.
 
-Yüzbaşı Karen Locklear'ı buraya getirin.
 
Centrionlar az sonra Karen ile beraber geri döndüler.Karen,John'a baktı.
 
-İyimisin?
 
-Evet.
 
Crawler,Karen'e baktı.
 
-Çok güzel bir yüzü var.Ama hep öyle kalmayacak.Birkaç saat sonra belki onu bu kadar güzel bulmayabilirsin.Sana kağıt ve kalem verilecek.Bir saat içinde Galactica'nın silah sistemlerinin tam bir planını hazırlamanı istiyorum.Yoksa kız üzerinde çalışmaya başlayacağız.
 
Crawler,Centrionlara döndü.
 
-Onları hücrelerine geri götürün.Hücreyede kağıt ve kalem bırakın.
 
**************************************************************
 
John ve Karen tekrar hücredeydiler.John,Karen'e baktı.
 
-Sana zarar vermelerine asla izin veremem.Onlara bir plan çizmeliyim.
 
-Bunu yapamazsın John.Galactica'nın silah sistemleri hakkında onlara hiçbirşey söyleyemezsin.
 
-Onlara sadece bir plan vereceğim.
 
-Yani onları kandıracaksın.
 
-Bu bize biraz zaman kazandıracak.Bu arada buradan kurtulmanın bir yolunu bulmaya çalışacağız.
 
Tam bu sırada her yer sallandı ve bir patlama duyuldu.Sonra etrafı dumanlar kapladı.Karen,John'a baktı.

-Bu hücreden kurtulamazsak ikimizde burada öleceğiz.
 
John,Karen'e baktı.
 
-Parmaklıklar paslanmış.Eğer zorlarsak belki kapıyı açabiliriz.
 
-Bunun iyi bir fikir olduğundan emin değilim.
 
John,parmaklıklara doğru koştu ve bir omuz darbesi indirdi.Sonra acıyla bağırdı.
 
-Sanırım omzum çıktı.
 
Karen güldü.
 
-Bunun iyi bir fikir olmadığını söylemiştim.
 
-Lanet olsun.Omzum çok kötü ağrıyor.
 
Karen,John'un yanına yaklaştı.
 
-Omzunu yerine geri sokmalıyız.Ama bu biraz acıtacak.
 
-Pekala yap.
 
Karen,John'un omzunu tuttu ve hızla çevirdi.John acıyla bağırdı.Sonra rahatladı.
 
-Şimdi o kadar acımıyor.Bunu nasıl yaptın?
 
-Lise yıllarından beri kas geliştiriyorum ve cimlastik yapıyorum.Vücudumu iyileştirmenin pek çok yolunu öğrendim.
 
-Kaslı bir kadına hiç benzemiyorsun.
 
-Görmek istermisin?
 
-Evet.
 
Karen,ceketini çıkarttı.Üzerinde koyu renk ordu atleti kalmıştı.John,Karen'in
geniş omuzlarını ve kalın,kaslı kollarını gördü.Sonra sol kolundaki kartal dövmesini farketti.
 
-Güzel dövme.
 
-Bunu ilk Cylon avcısını vurduğumda yaptırmıştım.
 
-Ben kaslı kadınların erkek gibi olduğunu sanırdım.
 
-Bu genel bir yanılgı.Kaslı bir kadında gayet zarif ve çekici olabilir.
 
-Galiba öyle.
 
Tam bu sırada hücrenin kapısı açıldı ve Brian ile Michelle,içeri girdiler.Brian,John ve Karen'e baktı.

-Gidelim buradan.
 
Michelle,Karen'in geniş omuzlarına ve kaslı kollarına baktı.
 
-Güzel kaslar.Sen Starbuck olmalısın.Ben Boomer.Seninle tanışmayı uzun zamandır bekliyordum.
 
Karen gülümsedi.
 
-Boomer.Evet.İsmini duymuştum.
 
Karen,Brian'a baktı.Sonra ona sarıldı.
 
-Storm.Uzun zaman oldu.
 
Brian,Karen'e baktı.
 
-Hala kas çalışmaya devam ediyorsun öyle mi?
 
-Formumu korumak zorundayım.Aksi halde çok fazla kilo alıyorum.
 
John,sinirli bir şekilde onlara bakıyordu.
 
-Çok güzel.Artık buradan gidebilirmiyiz?

Tam bu sırada etraflarını metalik siyah renkli dev boyutlu robotlar sardı.Adeta bir makineye benziyorlardı.Gözlerinde parlayan kırmızı bir ışık vardı.Boyları en az 15 metre olmalıydı.Karen,diğerlerine döndü.

-Bu şeylerde ne böyle?

John,cevap verdi.

-Yeni bir cylon modeli olmalı.

Robotların gözlerinden kırmızı laser ışınları çıkmaya başladı.Karen,John,Brian ve Michelle,kendilerini yere attılar.Ortalığı dumanlar kaplamıştı.Dördüde silahlarını çıkarıp ateş etmeye başladılar.John,Brian'a baktı.

-Filo ne kadar uzaklıkta?

-Filo filan yok.Sadece biz varız.

-Ne demek filo yok?

-Komutan Adama,Tauron'u gözden çıkardı.

Karen,Brian'a döndü.

-Bir kurtarma operasyonu olmayacak öyle değil mi?

-Hayır.

John,araya girdi.

-Aşşağılık herif.Bizi buraya ölmemiz için gönderdi.

Michelle,araya girdi.

-Benim burada ölmeye niyetim yok.

Karen cevap verdi.

-Benimde öyle.

Brian,araya girdi.

-Günün birinde öleceğimi biliyorum.Ama bugün değil.

John,diğerlerine baktı.

-Komutan Adama'nında,Cylonlarında canı cehenneme.

Robotların yoğun laser ateşi karşısında,dördüde hayatta kalmaya çalışıyorlardı.
Karen,robotlara ateş etti.

-Bunlara kurşun işlemiyor.

John,Karen'e baktı.

-Eğer viperlara ulaşabilirsek onları durdurabiliriz.

Michelle araya girdi.

-Robotlar,viperlara ulaşamadan hepimizi öldürürler.

Karen cevap verdi.

-Burada kalırsakta öleceğiz.

Brian,araya girdi.

-Birimiz onları oyalarken,diğerleri viperlara ulaşabilir.

John,Brian'a baktı.

-Onları oyalamak mı? Bu intihar olur.

-Evet.Ama burada kurtulabilmemizin tek yolu bu.

Brian,John'a baktı.

-Michelle'ye iyi bak.

Sonra,robotlara doğru ateş ederek koşmaya başladı.

-Geberin sizi lanet olası tost makinaları.

John,Karen ve Michelle'ye döndü.

-Gitmeliyiz.

Üçü birden viperların olduğu yöne doğru koşmaya başladılar.Bu arada Brian,robotlara ateş etmeye devam ediyordu.Sonunda robotların laserlerinden birine hedef oldu ve yere yığıldı.Michelle kaçarken Brian'ın yere düştüğünü görmüştü.Birden bağırdı.

-Brian,hayır.

Karen,Michelle'nin yanına geldi.

-Artık onun için birşey yapamayız.Gitmeliyiz.

Sonunda viperlara ulaşmışlardı.Michelle,John ve Karen'e baktı.

-Sadece iki viper var.Siz ikiniz gidin.

John,Michelle'ye baktı.

-Ya sen?

-Sizin aracınıza ulaşmaya çalışacağım.Beni koruyun.

-Nerede olduğunu biliyormusun?

-Gelirken önünden geçmiştik.

-Seni koruyacağız.İyi şanslar.

-Sizede iyi şanslar.

Karen,John'a baktı.

-Yaklaşıyorlar.Acele etmeliyiz.

Karen ve John,viperlarına bindiler.Sonra havalandılar.Bu arada Michelle'de,John ve Karen'in aracının olduğu yöne doğru koşmaya başladı.
Karen,John'a telsizinden seslendi.

-Ben bunları hallederim.Sen Boomer'ı koru.

-Anlaşıldı Starbuck.

Karen,viper'ı ile robotların üzerine doğru uçtu.Sonra onlara ateş etmeye başladı.Karen'in viper'ın dan çıkan kurşunlar robotlara çarpıp onları yere düşüyordu.Robotlar,silahlardan çıkan kurşunlara dayanıklıydılar ama viper'ın kurşunlarının çıkış hızı,onların çelik gövdelerini delmeye yeterli oluyordu.Arka arkaya seri halinde robotlara çarpan kurşunlar,onları tek tek yere deviriyordu.Bu arada John'da Michelle'nin arkasından uçuyordu.Michelle'nin peşinden gelen robotları kurşun yağmuruna tutuyor ve bazılarını yere deviriyordu.Ancak dikkatli olması gerektiğini biliyordu.Vurduğu robotların düşeceği mesafeyi iyi hesaplamalıydı.Onları yanlış mesafedeyken vurması,robotlardan birinin Michelle'nin üstüne düşerek,onu ezmesine neden olabilirdi.Michelle,John'un koruma ateşi altından koşarak ilerliyordu.
Arkasındanda laser yağmuru geliyordu.Michelle,sonunda John ve Karen'in geldiği aracı görmüştü.Ona doğru koşmaya başladı.Sonra araca ulaştı ve içeri girip kapıyı kapattı.Koltuğa oturdu ve aracı havalandırdı.Sonra,telsizinden John ve Karen'e seslendi.

-Ben Boomer.Beni duyuyormusunuz?

John,cevap verdi.

-Evet seni duyuyoruz Boomer.

-Robotlardan uzaklaşın.Onlara bir torpido göndereceğim.

-Anlaşıldı Boomer.

John,telsizinden Karen'e seslendi.

-Boomer,havalanmayı başarmış.

-Bu çok iyi.

-Torpido göndermeyi planlıyor.Robotlardan mümkün olduğu kadar uzaklaşmalıyız.

-Anlaşıldı Apollo.

John ve Karen,viperlarıyla uzaklaştılar.Michelle,torpido'yu robotlara kilitledi ve düğmeye bastı.Büyük bir patlama oldu.Robotlar tek tek havaya uçmaya başladı.Ortalığı dumanlar kaplamıştı.John bağırdı.

Evet.

Sonunda tüm robotlar havaya uçmuştu.John,Karen ve Michelle'ye seslendi.

-Gidelim bu lanet olası gezegenden.

John ve Karen'ın viperları,Michelle'nin aracı ile aynı anda ışık hızına geçtiler ve gözden kayboğuldular.

**************************************************************

Baltar,birden uyandı.Karşısında silahlı adamlar vardı.Sonra adamlardan biri konuştu.

-Bizimle geliyorsunuz Dr. Baltar.Şimdi,giyinin.

Baltar,giyindi ve adamlarla beraber evden çıktı.Lara,bu sırada tuvaletteydi.İşini bitirip dışarı çıktı.Sonra yatak odasına girdi ve Baltar'ın olmadığını farketti.Nicholas,gecenin bu saatinde nereye gitmiş olabilirdi ki? Elbette başka bir kız yoksa? Lara,cep telefonunu aldı ve bir düğmeye bastı.
Ama defalarca çaldırmasına rağmen Baltar cevap vermiyordu.Ya,diğer kızla iş üstündeydi yada başı dertteydi.Eğer başka bir kız varsa,Baltar'ın başı gerçekten derde girecekti.Lara,evden dışarı çıktı.Baltar'ın arabası hala duruyordu.Lara,yerdeki tekerlek izlerini farketti.Bu başka bir arabaya ait olmalıydı.Evin bahçesine başka bir araba girmişti.Bu durumda kapıdaki görevli onu görmüş olmalıydı.Lara,bahçede ilerledi ve kapıya yaklaştı.Görevlinin kulübesine yaklaştı ve içeri girdi.İçeride kimse yoktu.Bu gerçekten garipti.Orada her zaman bir görevli olurdu.Baltar'ın başı gerçekten dertte olmalıydı.

**************************************************************

Paul Spencer'ın bürosu.
Paul Spencer,masasında otururken,karşısında ayakta duran Baltar'a baktı.

-Artık bu işlerin nasıl yürüdüğünü öğrenme zamanınız geldi dr. Baltar.Paranın yarısını siz koyacaksınız.

-Anlaşma eskisi gibi devam edecek.Paranın tümünü siz ve diğer yatırımcılar koyacaksınız.

-Anladığınızı sanmıyorum dr. Baltar.

Spencer'in işaretiyle Baltar'ın yanındaki adamlardan biri onun karnına yumruk attı.Baltar,yumruğun acısını hissetmişti.Spencer konuştu.

-Şimdi anlıyorsunuz öyle değil mi?

-Kesinlikle.

Tam o sırada Lara içeri girdi ve Baltar'ın yanına geldi.Sonra ona baktı.

-İyimisin?

-Evet.

Spencer,adamlarına bağırdı.

-Kızı yakalayın.

Dört adam,Lara'nın üstüne yürüdü.Lara,birinin kolunu yakaladı ve onu havaya fırlattı.Diğer iki adam Lara'ya doğru hamle yaptı.Lara,havaya zıpladı.Sonra havada dururken iki ayağını yana açıp önce bir adama sonrada diğerine tekme attı.Adamlar yere düşerken Lara'da yere indi.Son kalan adam Baltar'ı yakaladı ve silahı onun başına dayadı.Sonra Lara'ya baktı.

-Rahat dur fahişe.Yoksa Dr. Baltar'ı öldürürüm.

Lara,birden silahını çekti.

-Onu bırakmak için 1 dakikan var.

Spencer,silahını çıkardı ve Lara'ya çevirdi.

-Silahını at fahişe.

Lara,hızla arkasını döndü ve Spencer'a ateş etti.O,yere düşerken,silahı,arkasına çevirdi ve bakmadan ateş etti.Sonra arkasını döndü.
Baltar'a silah doğrutmuş olan adam da yere düştü.Lara,Baltar'ın yanına geldi.
İkisi birbirlerine sarıldılar.Baltar,Lara'ya baktı.

-Gitmeliyiz.Polislerin buraya gelmesi uzun sürmez.

Baltar ve Lara,bürodan çıktılar.

Part 5:6 Numara

İnsanoğlu Kobol'dan geldi.Uzaya yayıldılar ve 13 koloni kurdular.13. koloni,diğer 12 koloniden ayrıldı ve Dünya adında bir gezegene yerleşti.Diğer kolonideki insanlar ise diğer gezegenlere yayıldılar...
 
**************************************************************
 
Caprica gezegeni.CNB televizyonu merkez binası...
 
-Merhaba.Ben,Sarah Morgan.Dün öğleden sonra NCS'nin yönetim binasına giren kimliği meçhul kişiler başkan Paul Spencer'ı ve dört korumasını öldürdüler.Saldırganların,Paul Spencer'ın odasındaki güvenlik kameralarını tahrip ettikten sonra ayrıldıkları sanılıyor.
 
**************************************************************
 
Caprica'nın arka sokakları...
1.78 boylarında oldukça güzel bir kadın,sokakta yürüyordu.Elinde siyah bir bond çanta vardı.Siyah kısa saçları boyun hizasında kesilmişti ve kakülleri  kaşları hizasında uzanıyordu.Üzerinde siyah bir mont ve aynı renk pantolon vardı.Bir kaç dakika sonra Victoria Reed'in yanına iki adam geldi.Adamlardan biri Victoria'ya baktı.
 
-Parayı göster.
 
Victoria,çantayı açtı.Adam,çantaya baktı.Çantanın içi para doluydu.Adam,diğerine döndü.
 
-Malı getir.
 
Diğer adam,elinde bir bond çanta ile Victoria'ya yaklaştı ve çantayı açtı.
Victoria,çantanın içindeki torbalanmış beyaz tozlara baktı.Adam,konuştu.
 
-Mal,oldukça kaliteli.Hadi,bir yudum çek.
 
Adam,torbalardan birini aldı ve Victoria'ya uzattı.Victoria,torbayı aldı ve açtı.Burnuna biraz tozdan çekti.Sonra diğerlerine döndü.Silahını ve rozetini çıkardı.
 
-Polis.İkinizde tutuklusunuz.
 
Adamlar birden silahlarını çıkardılar ve Victoria'ya ateş etmeye başladılar.Victoria,kendisine ateş eden adamlardan birini vurdu.Adam cansız bir şekilde yere yığıldı.Diğer adam ise kaçmaya başladı.Victoria'da onun peşinden koştu.Victoria,dar sokaklarda,kaçan diğer adamı kovalıyordu.Adam,duvarlardan atlayarak kaçmaya devam ediyordu.Victoria'da onun peşinden koşuyordu.Victoria,kaçmakta olan adama bağırdı.
 
-Dur,yoksa ateş ederim.
 
Adam,Victoria'ya dinlemiyor ve kaçmaya devam ediyordu.Victoria,adamın peşinden daha fazla koşmayacaktı.Silahını adama nişanladı ve ateş etti.Adam vuruldu ve yere düştü.Victoria,onu bacağından vurmuştu.Adam,Victoria'ya bağırdı.
 
-Beni vurdun,lanet olası sürtük.
 
-Sana durmanı söylemiştim.
 
Victoria,adama yaklaştı.Onun ellerini tuttu ve arkadan kelepçeledi.Sonra cep telefonunu açtı ve konuştu.
 
-17. caddeye bir devriye gönderin.
 
**************************************************************
 
Dr. Nicholas Baltar'ın bürosu.Baltar,çalan telefonu açtı.

-Evet.
 
-Teğmen Victoria Reed,burada.
 
-İçeri gönder Lara.
 
Victoria,Baltar'ın bürosunda içeri girdi.Bu kez başında kısa siyah peruk yoktu.
Kumral dalgalı saçları,omuzlardan aşşağı dökülüyordu.Siyah paltosunun düğmeleri iliklenmemişti.Ve altından kırmızı bluzu görünüyordu.Pantolonuda paltosuyla aynı renkteydi.Baltar,masasında oturmuş ve Victoria'yı inceliyordu.Bir polise göre oldukça güzel sayılırdı.Victoria,Baltar'a baktı ve konuştu.
 
-Paul Spencer ile beraber çalışıyordunuz öyle değil mi?
 
-Evet.Yatırımcılarımızdan biriydi.Ölümü bizim için büyük bir kayıp oldu.
 
-Dün öğleden sonra saat 14:00 ile 15:00 arası neredeydiniz?
 
-Evdeydim.Lara ile beraber.
 
-Paul Spencer'a zarar vermek isteyecek biri aklınıza geliyor mu?
 
-Çok fazla düşmanı vardı.Onlardan biri olabilir.
 
-Çok fazla düşmanı vardı derken ne demek istediniz?
 
-İş dünyası.Çok fazla rekabet var.
 
Victoria,Baltar'a kartını uzattı.
 
-Eğer aklınıza birşey gelirse,beni arayın.
 
Baltar,kartı aldı.
 
-Bu akşam boş musunuz?
 
-Anlayamadım?
 
-Carlton'da,akşam 8:00'de.
 
-Bana asılıyormusun?
 
-Hayır.Sadece sizi yemeğe davet ediyorum.
 
Victoria,cevap vermedi.Sadece güldü.
 
-Hoşçakalın bay Baltar.
 
Sonra,bürodan çıkıp gitti.Victoria,gittikten sonra,Baltar,telefonu açtı.
 
-Lara,lütfen buraya gelirmisin?
 
Lara,içeri girdi.Baltar,ona baktı.
 
-Teğmen Victoria Reed'i hakkındaki herşeyi bilmek istiyorum.
 
Lara,gülümsedi.
 
-Onu yatağa atmayı düşünüyorsun öyle değil mi?
 
-O sadece iş.
 
-Evet,tabi.
 
**************************************************************

Cylon ana gemisi...
Lord Crawler,odasında imparator ile görüşmeye hazırlanıyordu.Kısa bir süre sonra hologramdan yüzü kertenkeleye benzeyen,yeşil pullu derili,ağzının iki yanında uzun azı dişleri olan bir varlığın görüntüsü belirdi.İmparator,ürkütücü sesi ile konuştu.

-6 numarayı aktive et.

-Anlaşıldı.Diğerlerininde aktive edilmesini istiyormusunuz?

-Henüz değil.

-Nasıl emrederseniz yüce efendim.

İmparator'un görüntüsü kayboğuldu.Lord Crawler,bilgisayar ekranını açtı.Önüne bir dosya çıktı.Crawler,dosyasını incelediği kişinin resmine baktı.Sonra bir düğmeye bastı.6 numaralı insan görünümlü Cylon ajanı artık aktif hale gelmişti.

**************************************************************

Battlestar Galactica,yüzbaşı Brian Madsen'ın yasını tutuyordu.Cenaze töreni az önce sona ermişti.Lacivert üniformalı subaylar yavaş yavaş salondan ayrılıyorlardı.John,Michelle'nin yanına geldi.Michelle,uzun siyah saçlarını düzensiz bir şekilde toplamıştı.Kaküllerinin bir kısmı önüne düşüyordu.
John,Michelle'ye baktı.

-Eğer yapabileceğim birşey olursa,her ne olursa olsun,bana söyleyebilirsin.

-Senden istediğim hiçbirşey yok.

Michelle,John'un yanından uzaklaştı.Karen,John'un yanına geldi.Çene hizasındaki sarı saçlarını arkaya toplamıştı.Saçları şimdi uzun gibi görünüyordu.John'a döndü.

-Ona biraz zaman ver.Sevdiği erkeği yeni kaybetti.

-Sadece onu teselli etmek istemiştim.

-Siz erkekler hep böylesiniz.Ne zaman üzgün bir kadın görseniz ondan yararlanmaya çalışırsınız.

-Beni ne tür bir pislik sanıyorsun? Sadece ona yardım etmek istedim tamam mı.

-Michelle'nin,senin verebileceğin türde bir yardıma ihtiyacı olduğunu sanmıyorum.

-Senin erkeklerle sorunun ne?

-Beni sorunum erkeklerle değil,kendini tanrının kadınlara bir armağanı gibi görenlerle.

-Sence ben böyle birimiyim?

-Kesinlikle öylesin.

-Cylon üssündeyken böyle düşünmüyordun ama.

-Zayıf bir anımdan faydalandın.

-Öyle mi? Bana sarılırken gayet mutlu görünüyordun.Beni seviyorsun,kabul et.

-Sen gördüğüm en düşüncesiz,en bencil,en kaba ve en aptal insansın.

-Sen kime aptal diyorsun?

İkiside arkasını dönüp uzaklaştılar.John,odasına çıktı ve kapıyı kapattı.

-Demek düşüncesiz,bencil ve kabayım öyle mi?

Karen'de odasına çıktı ve kapıyı kapattı.

-Hayır seni sevmiyorum.Kimi sevip sevmediğime kendim karar verebilirim.

*************************************************************

Tam bu sırada John'un kapısı vuruldu.John,kapıyı açtı ve Karen'i gördü.Üzerinde siyah atlet ve aynı renkte pantolon vardı.Yüzü makyajlıydı ve saçlarını ıslatıp geriye doğru taramıştı.Bu haliyle oldukça seksi görünüyordu.
John'a baktı.

-Seni istiyorum John Scott.

John,soyundu,Karen'de soyundu ve ikisi yatağa girdiler.İşi Karen idare ediyordu ve oldukça sertti.Bu da John'un daha çok hoşuna gidiyordu.
John uyuduktan sonra,Karen,cep telefonunu açtı ve bir mesaj gönderdi.Mesajda şöyle yazıyordu.''6. numara göreve hazırdır''

**************************************************************

Ertesi sabah...
John uyandı.Karen yanında değildi.Çoktan kalkıp gitmişti.John,üzerinde fazla durmadı ve duşa girdi.Dün onunla oldukça iyi bir gece geçirmişti.Karen'ın sabaha yanında olup olmaması o kadar da önemli değildi.John,duştan çıktıktan sonra tıraş oldu ve giyindi.Sonrada asansöre binerek aşşağı indi.Kahvaltı salonuna girdi.Kahvaltı tepsisini aldı ve Karen'in yanına oturdu.Karen,çene hizasındaki sarı saçlarını bu kez toplamamıştı.Üstelik kaküllerini,kaşları hizasında öne doğru taramıştı.Bu haliyle oldukça sevimli görünüyordu.John,Karen'e baktı.

-Dün gece,oldukça iyiydi.

-Ne dün gecesi? Neden sözediyorsun?

-Dün gece yatakta çok iyiydin.Bu kadar sert olabileceğini tahmin etmezdim.

-Ne saçmalıyorsun sen? Dün gece hiçbirşey olmadı.

-Dün gece odama geldiğini hatırlamıyormusun? Üzerinde siyah bir atlet vardı.Saçlarını ıslatıp geriye doğru taramıştın ve çok seksi görünüyordun.

-Dün gece odana filan gelmedim.

-Böyle diyeceğini biliyordum.Bu yüzden yatakta yaptıklarımızı kaydettim.Belki izlemek istersin.

-Pekala,göster bakalım.Ne göstereceksin merak ediyorum?

John ve Karen,en yakın bilgisayara gittiler ve John,dün gece kaydettiği diski bilgisayara taktı.

Ekranda,John ile Karen'ın seks yaptığı görüntü belirdi.Herkes merakla ekrana yaklaşıp izlemeye başladı.Karen'de görüntülere şaşkınlıkla baktı.Sonra John'a döndü.

-Bana benziyor ama bu ben değilim.

-Basbayağı sensin işte.

-Hayır,ben değilim.Eğer seninle yatmış olsaydım,bunu hatırlardım.

-Peki sen değilsen,bu kadın kim? Senin ikizin filan mı?

-Onun kim olduğunu bilmiyorum.

Şef ve Jennifer'da görüntüleri izleyenler arasındaydı.Şef,Jennifer'a baktı.

-Bence bu kesinlikle Karen.

-Bilmiyorum.Sanki onda farklı birşey var gibi.Gözleri,bakışları.Sanki başka biri gibi.

-Bu kadın ya Karen yada onun ikiz kardeşi.

Michelle,araya girdi.

-Yada birileri Karen'ı klonlamış.

Hepsi birden güldüler.

John,Karen'e baktı.

-Ne yani biz şimdi dün gece beraber olmadık mı?

-Hayır.

-Peki o zaman benim yattığım kimdi?

Karen güldü.

-Hiçbir fikrim yok.Şimdi,izninde yapmam gereken işler var.

Karen,odadan uzaklaştı.Sonra cep telefonunu açtı.Bir numara yazdı.Sonra arama düğmesine bastı.Telefona bir adam sesi cevap verdi.

-Evet.

-6. numara aktive edildi.

-O halde harekete geçmemiz gerekiyor.

**************************************************************

Bir hafta önce...
Caprica gezegeni.Dr. Nicholas Baltar'ın ofisi.
Karen,Baltar'ın bürosundan içeri girdi.Çene hizasındaki sarı saçları ıslatılıp arkaya doğru taranmıştı.Yüzünde biraz makyaj vardı.Siyah atlet giyiyordu.Ve siyah bir omuzluk takmıştı.Siyah pantolunun üzerindeki kemerine bağlanmış silahları ve bıçağı rahatlıkla fark edilebiliyordu.Kaslı kollarıda dikkat çekiyordu.Lara,Karen'e baktı.

-Dr. Baltar'ın odasına bu şekilde giremezsin.Silahlarını burada bırakacaksın.

-Onlarsız kendimi çıplak hissediyorum.

-Genede onları almak zorundayım.

-İstersen bir dene.

Baltar,odasından çıktı ve yanlarına geldi.Sonra Karen'e baktı.

-İçerde konuşalım.

Sonra Lara'ya döndü.

-Telefon bağlama.

Karen ve Baltar,odadan içeri girdiler.Baltar kapıyı kapattı.Sonra masasına oturdu.Karen'de karşısındaki koltuğa oturdu.Baltar,Karen'e baktı.

-Tiger-X'ler hakkında ne biliyorsun?

-İnsansız uçabilen robot avcı gemileri.

-Evet.Tiger-X'lerin üretimi tamamlanmış durumda.Ancak önemli bir sorun var.
Komutan Adama,onların,Battlestar Galactica'da kullanılmasına izin vermeyeceğini açıkladı.Diğer komutanlarda onunla aynı fikirdeler.Ancak Adama aradan çekilecek olursa,diğer komutanlar ikna edilebilir.

-Benden komutan Adama'yı öldürmemi mi istiyorsun?

-Onun pilotlarından birisin.Ona öldürecek kadar yaklaşabilirsin.

-Hayır.Adama olmaz.Saygı duyduğum birini öldürmem.

-Her zamanki ücretinin on katını alacaksın.

-Tamam.Yarısı şimdi.Yarısıda iş bitince.

-Eğer o kadar parayı sana şimdi verirsem,işi bitirmeden ortadan koyboğulmayacağını nereden bileceğim?

-Bilemeyeceksin.

-Tamam.Para,akşama hesabına transfer edilmiş olacak.

Karen,gülümsedi.

-Seninle iş yapmak güzel Nicholas.

Karen,dışarı çıktıktan sonra Lara içeri girdi ve Baltar'a baktı.

-O sürtüğe o kadar parayı neden verdiğini anlamıyorum.Ben Adama'yı senin için bedavaya öldürürüm.

-Peki ona nasıl yaklaşacaksın? Galactica'ya gidip önüne çıkan herkesi öldürecekmisin?

-Senin için herşeyi yaparım.

-Olmaz.Risk çok fazla.Bu işi Number 6 yapacak.Adama'nın pilotlarından biri olduğu için kimse ondan şüphelenmez.

-Galactica'da henüz aktive edilmemiş Cylon casusları var.Onlar bizim için bu işi bedavaya yaparlar.

-Onların aktive edilmesini bekleyemem.Seni rahatsız eden başka birşey var öyle değil mi Lara? Hala Karen ile aramızda olanları düşünüyorsun.

-Hayır.Sadece ona güvenmiyorum.

**************************************************************

Günümüz...
Komutan Adama'nın odası.Karen,silahını çıkardı ve yatakta uyumakta olan Adama'ya doğrulttu.Ancak bir türlü ateş edemiyordu.Adama gibi saygı duyduğu bir komutanı uyurken öldüremezdi.Karen'in uzun bekleyişi,Adama'nın uyanmasını sağlamıştı.Adama,üzerine silah doğrultmuş olan Karen'e baktı.

-Hala yapabiliyorken buradan çık.

Ama,Karen yerinden kımıldamadı.Adama,ona baktı.

-Ne bekliyorsun? Yapman gerekeni yap.

Karen,Adama'ya baktı.

-Ayağa kalk.Hemen.

Adama,yataktan kalktı.Kıllı,iri vücudu hemen dikkat çekiyordu.1.93 boyu ve iri cüssesiyle,Karen'ın karşısında dev gibi kalmıştı.Karen,silahını bıraktı ve bıçağını çekti.

-Sana bir savaşçı gibi ölme fırsatını vereceğim.

Adama,ona baktı.

-Pekala bitirelim şu işi.

Karen,bıçağı ile Adama'ya doğru hamle yaptı.Adama,Karen'in elini yakaladı ve onu bükerek bıçağı elinden düşürdü.Bunun üzerine,Karen,Adama'ya bir döner tekme savurdu.Adama,Karen'in ayağını havada yakaladı ve onu yere düşürdü.Tam bu sırada Karen ve John içeri girdiler.John,hayret içinde bir yanındaki Karen'e,birde Adama ile dövüşene baktı.Karen,John'a döndü.

-Dün gece yattığın kadın bu muydu?

Karen ve John'u gören Karen,Adama ile dövüşmeyi bıraktı ve hızla oradan uzaklaştı.John,Karen'e baktı.

-Senden iki tane var.

-O bir Cylon.Number 6 modeli.

Adama,Karen'e baktı.

-Sana benzediği için onun kolaylıkla bana yaklaşabileceğini biliyorlardı.

John,Karen'e baktı.

-Peki ya sen? Seninde bir Cylon olmadığını nereden bileyim?

-Ben Cylon değilim.Tamamen insanım.

-Peki o zaman,o neden sana benziyor?

Adama,araya girdi.

-Cylonların,insanları kopyaladığından uzun süredir şüpheleniyorduk.
Galactica'da bile onlardan olabilir.

-Onları insanlardan ayırmanın bir yolu olmalı.

Karen,cevap verdi.

-Aktive edilene kadar normal insandan bir farkları olmaz.

-Cylonlar aramızda dolaşıyor.Kimin insan,kimin Cylon olduğunu asla bilemeyeceğiz.

Part 6:Tehlikeli Oyun


İnsanoğlu Kobol'dan geldi.Uzaya yayıldılar ve 13 koloni kurdular.13. koloni,diğer 12 koloniden ayrıldı ve Dünya adında bir gezegene yerleşti.Diğer kolonideki insanlar ise diğer gezegenlere yayıldılar...

**************************************************************

 Caprica gezegeni.CNB televizyonu merkez binası...

-Merhaba.Ben,Sarah Morgan.İlk insansız viper Tiger-X'ler,kullanıma sunuldu.
Tiger-X'lerin kullanıldığı ilk gemi Battlestar Pegasus oldu.Pegasus'un komutanı
Jane Cain,şu anda yanımızda.

Sarah'ın yanındaki koltukta,kumral uzun saçlarını at kuyruğu yapmış,37 yaşlarında ve oldukça güzel bir kadın oturuyordu.Üzerinde lacivert üniforması vardı. Muhtemelen 1.73 boylarındaydı.Ancak oturduğu için tam boyunu tahmin etmek zordu.

-Komutan Cain,komutan Adama dahil pek çok Battlestar komutanı,Tiger-X'lerin gemilerinde kullanılmasına karşı çıkarken sizin bunu kabul etmeniz büyük cesaret.

-Adama korkağın biri.Diğerleride onun gibi.

-Tiger-X'lerin kontrol edilemeyeceğini,tehlikeli olabileceğini düşünenler var.

-Saçmalık.

-Buraya gelip,sorularımızı yanıtladığınız için size teşekkür ediyoruz komutan Cain.

-Ben teşekkür ederim.

Adama,televizyonu kapattı.

-Lanet olası fahişe.Başımıza iş açacak.

Tigh,Adama'ya baktı.

-Ona beş yıl nasıl katlanabildiğine şaşıyorum.

-Yatakta çok iyiydi.

İkisi birden güldüler.Tigh,Adama'ya baktı.

-Senden tazminat olarak Pegasus'u almış olması büyük haksızlık.

-Pegasus'u kaybettim ama şimdi Battlestar Galactica'nın komutanıyım.

**************************************************************

Caprica gezegeni,19 yıl önce...
13 yaşlarındaki,başında bone olan bir kız,havuzda yüzüyordu.Kumral saçları kırlaşmaya başlamış,56 yaşlarında ve 1.84 boyunda orta yaşlı bir onu izliyordu.Sonra kız,ona seslendi.

-Çok yoruldum baba,biraz ara verebilirmiyim?

-Yorulmak yok Karen.Yüzmeye devam et.

**************************************************************

Battlestar Galactica,günümüz...
Karen,boks torbasını yumrukluyordu.Üzerinde atleti vardı.Sarı saçları,son kestiğinden bu yana biraz uzamış ve boyun hizasına gelmişti.Ancak terden sırılsıklam olmuş ve birbirine yapışmıştı.Sarışın,1.84 boylarında ve 31 yaşlarında,oldukça yakışıklı bir adam salondan içeri girdi.Sonra,Karen'in yanına yaklaştı.

-Bir içkiye ne dersin?

Karen,durdu ve ona baktı.

-Tamam.

Karen ve Jake,spor salonundan çıkıp,bara geçtiler.Jake,Karen'e baktı.

-Ne istersin?

-Viski.

Jake,barmene döndü.

-İki viski.

Karen ve Jake viskilerini içerken Jake konuştu.

-Jake Scott.

Karen,ona baktı.

-Yüzbaşı John Scott ile bir akrabalığın var mı?

-Evet dersem suratıma içkiyi fırlatmayacaksın öyle değil mi?

Karen güldü.

-Hayır.

-Onun kardeşiyim.

-Hiç benzemiyorsunuz.

-Bu iyi birşey mi?

-Kesinlikle.

-John'u seviyormusun?

-Hayır.Neden böyle fikre kapıldın?

-John'ın kadınlar üzerinden bir etkisi vardır.

Karen güldü.

-Öyle mi?

-Onunla yattın öyle değil mi?

-Tabiki hayır.Hep ondan mı söz edeceğiz?

-Pekala,neden sözetmek istersin?

-Seni burada daha önce neden görmedim?

-Picon'daydım.Buraya bu sabah geldim Karen.

-Adımı biliyormusun?

-John,bana senden sözetti.

-Umarım iyi şeylerdir.

-Pek sayılmaz.

Karen güldü.

-John,hakkımda sana ne söyledi?

-Bilmek istemezsin.

-O zaman söyleme.

-Senin,soğuk,asabi ve çok sert biri olduğunu söyledi.

-Doğru söylemiş.

Jake güldü.

-Bence yanılıyor.

-Sen,soğuk,asabi ve sert olduğumu düşünmüyormusun?

-John'un kardeşi olduğumu söylediğimde yanımdan kalkıp gitmeyen tek kız sensin.

-Gerçekten,öyle mi yapıyorlar?

-Daima.Bu yüzden biriyle ilk çıktığımda bunu söylemem.

-Ama bana söyledin?

-Çünkü daha önce çıktığım kızların hiçbirine benzemiyorsun?

Jake,Karen'e baktı.

-Artık gitmeliyim.Seninle tanışmak güzeldi Karen.

Jake,tam masadan kalkmıştı ki,Karen ona seslendi.

-Bekle.

Karen,ayağa kalktı ve ona baktı.

-Hemen gidiyormusun?

-Seni sarhoş edip,sonrada yatağa atacağımı mı düşünmüştün?

-Tüm erkekler böyle yapmaz mı?

-Hayır.Hepsi değil.

Jake,arkasını dönüp uzaklaştı.Karen,arkasından bakakaldı.Bugüne kadar kendisini sarhoş edip,yatağa atmaya çalışmayan bir erkek olmamıştı.Jake,Karen'i oldukça etkilemişti.Gerçekten,böyle erkeklerde varmıydı?

**************************************************************

John ve Jake,beraber poker oynuyorlardı.Jake,John'a baktı.

-Karen Locklear,hiçte anlattığın gibi biri çıkmadı.

-O kadın tam bir erkek düşmanı.Sana bir tavsiye.Ondan uzak dur.

-Bence çok hoş biri.Hem güzel,hem zeki hemde eğlenceli.Bu özelliklerin hepsine birden sahip bir kadın bulmak çok zor.

-Boşversene.Önemli olan onlarla yatakta geçirdiğin zamanlar.

Jake,güldü.

-Onunla hala yatamadın öyle değil mi?

-Hiçbir erkek onun için yeterli değildir.

-Belki doğru erkek henüz karşısına çıkmamıştır.

John güldü.

-Onunla yatabileceğini mi sanıyorsun? İyi şanslar.

-Bu işi dahada ilginç bir hale getirmeye ne dersin? Onunla bir hafta boyunca çıkacağım ve hafta sonunda işi bitireceğim.

-Tamam.200 dolar.

-200 dolar mı?

-Karen ile yatabileceğini iddia ediyorsan bu para seni korkutmamalı.

-Sorun değil.

-Paranı almak güzel olacak.

-Bugün kaybettiğin paralardan sonra buna ihtiyacın olacak.

-Defol başımdan.

Jake,güldü ve masadan kalktı.

**************************************************************

Karen,acemi pilotlara ders veriyordu.Dev ekranda bir aracın görüntüsü belirdi.Karen,konuştu.

-Bir cylon avcısının hızı,bir viper'ın iki katıdır.Sakın ondan kaçmaya çalışmayın.Yoksa ölürsünüz.Cylon avcısıyla karşılaştığınızda,onu hemen vurun.Tereddüt ederseniz ölürsünüz.Pekala.Bugünlük bu kadar.Sınıf dağılabilir.

Herkes sınıftan dışarı çıkarken,Jake içeri girdi.Sonra Karen'e baktı.

-Akşama yapacak daha iyi bir işin yoksa,akşam yemeğinde bana katlanmayı deneyebilirsin.

-Tamam.

-Pekala.Akşama 8'de Rising Star'da LeVorce'de.

-Orada olacağım.

**************************************************************

Birden Debbie'nin anonsu duyuldu.

-Komutan Cain'in mekiği yaklaşıyor.

Tüm subaylar,karşılama töreni için yerini almıştı.Herkes lacivert üniformalarını giymiş ve hazırol vaziyetinde sıraya dizilmişlerdi.Karen,saçlarını toplamıştı.John'un yanında duruyordu.Michelle'de saçlarını gene her zamanki gibi kaküllerinin bir bölümünü dışarıda bırakarak toplamıştı.Michelle'nin yanında Jake vardı.Onun yanındada şef ve Jennifer duruyordu.Onun yanındada Debbie vardı.Adama ve Tigh ise en başta yerlerini almışlardı.
Sonunda mekiğin kapısı açıldı ve içinden bir kadın çıktı.Kumral uzun saçlarını arkasında toplamıştı.Makyajlıydı ve oldukça güzel görünüyordu.Jane,Adama'ya yaklaştı.

-Uzun zaman oldu.

Adama cevap verdi.

-Evet.

Jane,Tigh'e baktı.

-Charles.

-Jane.

Jane,tekrar Adama'ya döndü.

-Tiger-X'ler gerçekten çok iyi işe yarıyorlar.Şikayet etmiyorlar.Açıkmıyorlar.Görevlerini yaparken asla tereddüt etmiyorlar.
Onlardan Galactica'da olmaması çok yazık.

-İçinde insan olmayan bir viper'a asla güvenmem.

-Sen her zaman riske girmeye korkardın Edward.Bu yüzden evliğimiz yürümedi.

-Evliğimiz yürümesinin sebebi senin her önünle gelenle yatıyor olman.

-Benimle evlenirken böyle olacağını biliyordun.

-Artık bunların bir önemi yok öyle değil mi?

-Hayır.

**************************************************************

John'un odası.John,çırılçıplak yataktaydı ve yanındada kendisi gibi çıplak ve oldukça güzel bir kadın vardı.John,kadının üstünde ileri geri hareket ederken kadında oldukça memnun görünüyordu.

-Ah,oh,evet evet.

Jane,kendini tamamen John'un eline bırakmıştı.John,bu arada konuştu.

-Komutan Adama,daha önce yattığımızı bilmiyor.Bu yüzden bu geceden ona sözetmesen daha iyi olur.

Jane güldü.

-Seni atmasından mı korkuyorsun?

-Aklıma gelmiyor değil.

-Bunu hiç düşünme.Adama,seni atarsa,gelip Pegasus'da görevine devam edersin.Bu şekilde daha çok görüşebiliriz.

-Evet,görüşebiliriz.

John,işine devam etti.Jane zevkin doğruğuna çıkmıştı.

**************************************************************

Caprica polis merkezi.Teğmen Victoria Reed,yüzbaşı William Marshall'ın odasına gelmişti.Yüzbaşı,masasında oturmuş ve önünde ayakta duran bir kadınla konuşuyordu.Kadın,mor blüz giyiyordu ve altındada mavi blue jean vardı.Siyah saçları omuzlarından aşşağı dökülüyordu.Hafif çekik gözlüydü.Ama tam olarak değil.Yüzbaşı,Victoria'ya baktı.

-Bu davada özel ajan Sandra Carver ile beraber çalışacaksın.

-Ben yanlız çalışırım.

-Artık değil.Şimdi,işinin başına dönebilirsin.

Victoria,odadan çıktı.Sandra onu izledi.Sonra ona yetişti.Elindeki resmi Victoria'ya gösterdi.Sarı,uzun saçlı,oldukça güzel bir kadın vardı resimde.Sandra konuştu.

-Kod adı 6 numara.Kiralık katil.En çok para veren kimse ona çalışır.Birinin Paul Spencer'ı öldürtmek onu tuttuğunu düşünüyoruz.

-Bu davayı çoktan çözmüşsün.Bana ihtiyacın yok.

-Dr. Nicholas Baltar'da şüpheli listesinde.Senden onunla yakınlaşmanı ve onu onu suçlamamıza yetecek kadar kanıt toplamanı istiyoruz.

-Dün beni yemeğe davet etti.

-Güzel.

-Dinleme cihazı takmam gerekiyor mu?

-Hayır.Bu riski olur.Baltar,üzerinde dinleme cihazını bulursa herşey biter.

-Onunla yatmamı istiyorsun?

-Ne gerekiyorsa yapmaya hazır olmalısın.Eğer bunu yapamayacaksan bu iş için başka birini bulabiliriz.

-Hayır.Yapabilirim.

**************************************************************

Caprica gezegeni,akşam 20:00.Carlton otelinin yemek salonu.
Victoria,salona girdi.Üzerinde kırmızı bir elbise vardı.Kumral uzun saçları omuzlarından aşşağı dökülüyordu.Makyajlıydı ve çok güzel görünüyordu.Victoria,Baltar'ın masasına oturdu.Baltar,smokin giymişti.
Victoria'ya baktı.

-Geleceğini biliyordum.

-Öyle mi?

-Evet.

Garson yanlarına geldi ve ikisinede menüden bir tane verdi.Victoria,yemek listesine baktı.Hiç bilmediği yemek isimleriyle doluydu.Lüks bir lokantada daha önce hiç yemek yememişti Victoria.Polis maaşı asla buna yetmezdi.
Listedeki bu yemeklerin ne olduğu konusunda hiçbir fikri yoktu.
Baltar,Victoria'nın listeye bakışından durumu anlamıştı.

-İstersen senin yerine ben seçeyim.

-Evet,bu iyi olur.

Baltar,garsona baktı.

-Bize iki tane special.

-İyi seçim efendim.

Önce içkiler geldi.Sonrada yemekler.Victoria,önünde duran böceğe benzer şeylere baktı.

-Bu şeyler hala canlı gibi.

-Sadece ağzına at ve çiğne.

Victoria,böceğe benzer şeyi ağzına attı ve çiğnedi.Tadı gerçekten çok kötüydü.
Yılışık ve iğrenç birşeydi.Kusmuk soslu böcek gibiydi.Sonra Baltar'a baktı.

-Gerçekten çok güzel.

Devam edecek

Çevrimdışı Kara Thrace

  • Administrator
  • Meraklı Üye
  • *
  • İleti: 185
  • Sci Fi Puanı: 5
  • Sci Fi Türkiye!
    • Profili Görüntüle
    • Katee Sackhoff Fans
Ynt: Battlestar Galactica
« Yanıtla #2 : 01 Temmuz 2014, 09:11 »
Part 7:Hedef

İnsanoğlu Kobol'dan geldi.Uzaya yayıldılar ve 13 koloni kurdular.13. koloni,diğer 12 koloniden ayrıldı ve Dünya adında bir gezegene yerleşti.Diğer kolonideki insanlar ise diğer gezegenlere yayıldılar...
 
**************************************************************
 Battlestar Galactica...
John ve Jane,hala yataktaydılar.John,Jane'e baktı ve konuştu.
 
-Adama ile neden evlendin?
 
-Yaşamak için bir güvenceye ihtiyacım vardı.
 
-Adama'dan ihtiyacın olanı aldın ve onu terkettin.
 
-Beni hemen yargılama.Beş yıl boyunca hergün sevmediğin bir adamla aynı yatakta uyanmanın ne demek olduğunu asla bilemezsin.
 
-Ve sende bu yüzden sürekli başka erkeklerle oluyordun.
 
-Dayanabilmemin tek yolu buydu.Beş yıl herşey yolunda gitti.Sonra Adama şüphelenmeye başladı.Beni izlettirmiş ve benim bir erkekle beraber görüntülerimi çektirmiş.Sonrasını tahmin edersin.
 
-Genede Pegasus'u almayı başardın.
 
-Avukatım iyiydi.
 
Birden silah sesleri duyuldu.John ve Jane,kendilerini hızla yere attılar.Kurşunlar kapıyı delik deşik etmişti.Jane,John'a baktı.
 
-Birilerini çok kızdırmış olmalısın.
 
-Belkide bu kurşunlar senin içindi.Pegasus'un komutanının pek çok düşmanı olmalı.
 
-Buda olabilir tabi.Şimdi ne yapıyoruz?
 
-Eğer yardım isteyecek olursak ilişkimizi herkes öğrenir.Kendi başımızın çaresine bakmak zorundayız.
 
-Dışarıda bizi öldürmeye çalışan suikastçiler var ve senin tek düşündüğün ilişkimizin açığa çıkması mı?
 
-Onları halledebiliriz.Çok kalabalık olduklarını sanmıyorum.Aksi halde dikkat çekmeden buraya kadar gelemezlerdi.
 
-Umalımda öyle olsun.
 
John ve Jane hızlıca giyindiler.Sonra silahlarını ellerine aldılar.Jane,saçlarını toplayarak vakit kaybetmek istemedi.Bu yüzden onları açık bırakmaya karar verdi.Sonra,John'a baktı.
 
-Sence hala oradamıdırlar?
 
-Büyük ihtimalle.Dışarı çıkmamızı bekliyorlar.Kapıyı açar açmaz bizi tekrar kurşun yağmuruna tutacaklar ve ikimizide öldürecekler.
 
-Tabi önce biz onlara bir sürpriz yapmazsak.
 
-Planın ne?
 
-Birimiz kapıyı açarken diğerimiz dışarı ateş edecek.
 
-Kapıyı açacak olan salak kim olacak?
 
-Sence kim olacak?
 
-Hayır,kesinlikle olmaz.
 
-Seni korurum.Şimdi,kapıyı aç.
 
John,kapıyı açtı.Etrafta kimse yoktu.John,Jane'e baktı.
 
-Bu hoşuma gitmedi.
 
-Benimde öyle.
 
Jane,John'a baktı.
 
-Pekala,gidelim.
 
John ve Jane,dışarı doğru koşmaya başladılar.Ve kurşun yağmuru tekrar başladı.John ve Jane,bir yandan ateş ederken,bir yandanda koşuyorlardı.
Jane,John'a baktı.
 
-Hiçbirini göremiyorum.
 
-Gelip,bize kendilerini tanıştırmalarını mı bekliyordun?
 
-Aynı eski günlerdeki gibi.Tauron'u hatırlıyormusun? İsyancıların yoğun ateşi altında kalmıştık.Oradan asla kurtulamayacağımızı düşünüyorduk.
 
**************************************************************
 
Caprica gezegeni,akşam 21:00.Carlton otelinin yemek salonu...
Victoria birden bir ışık farketti.Sonra,birden ayağa kalktı ve Baltar'ın sandalyesine hızla yaklaştı.Onu omuzundan yakaladı ve yere yatırdı.
 
-Dikkat et.
 
Tam o sırada bir kurşun masanın üstünden geçti.Baltar,hemen masanın altına girmişti.Victoria,ise masanın arkasında sipere yatmıştı.Sonra,kilotlu çorabına bağladığı silahını çıkardı.Emliyetini açtı ve ateş etmeye başladı.Onlara ateş eden kişide ateşe karşılık verince mermiler havada uçuşmaya başladı.Salondaki herkes hızla dışarı kaçıyordu.Baltar,masanın altından Victoria'ya seslendi.
 
-Beni öldürmek istiyorlar.Beni korumalısın.
 
-Olduğun yerde kal ve çeneni kapa.
 
Onlara ateş eden kişinin sesi duyuldu.Bu bir kadındı.
 
-Seninle bir problemim yok hayatım.Sadece Baltar'ı istiyorum.
 
-Onu öldürmene izin veremem.
 
-Seni öldürmek istemiyorum teğmen Victoria Reed.Bana Nicholas Baltar'ı teslim et ve buradan git.
 
Victoria,Kara'nın yüzüne baktı ve Sandra'nın gösterdiği fotorafı hatırladı.O fotorafta saçları göğüslerine kadar geliyordu.Şimdi ise boyun hizasındaydı.Üzerinde siyah deri bir ceket ve aynı renkte pantolon vardı.Yüzü makyajlıydı ve oldukça güzel görünüyordu.Victoria,Kara'ya seslendi.
 
- Number 6.Paul Spencer'i senin öldürdüğünü biliyorum.Federaller bizi izliyorlar.Buraya gelmeleri uzun sürmez.Bitti artık.
 
-Paul Spencer'ı ben öldürmedim.Korumaya çalıştığın bu adam öldürdü.Gaius Baltar pisliğin teki teğmen.Ölmeyi hakediyor.
 
Tam o sırada dışarıdan özel timler içeri girdi.Hepsi çelik yelek giymişti ve ellerindede makinalı tüfekleri vardı.Başlarındada özel ajan Sandra Carver bulunuyordu.Sandra eline megafonu aldı ve bağırdı.
 
-Bu bir baskındır.Kimse kımıldamasın.
 
Kara,Victoria'ya baktı.
 
-Tekrar görüşeceğiz Victoria.
 
Kara,özel timin arasına daldı.Havada taklalar atarken önüne geleni taramaya başladı.Önüne geleni temizlerek salondan çıktı ve gözden kayboğuldu.Sandra,Victoria'nın yanına geldi.Bu arada Baltar'da masanın altından çıkmıştı.Sandra,Victoria'ya baktı.
 
-Benimle gel.Hemen.
 
Victoria,Sandra'yı takip ederek salondan ayrıldı.Sandra,yemek salonundan  iyice uzaklaştıktan sonra durdu ve Victoria'ya kızgın bir şekilde baktı.
 
-Bütün operasyonu berbat ettin.Number 6 ile bir çatışmaya girmemen gerekiyordu.
 
-Gaius Baltar'ı öldürmesine izin mi vermeliydim?
 
-Bizim müdahale etmemizi beklemeliydin.
 
Siz gelene kadar Baltar çoktan ölmüş olurdu.
 
Victoria,birden durdu.
 
-Bu bir tuzaktı öyle değil mi? Number 6'nın Baltar'ı öldürmesini istediniz ve bunun için beni kullandınız.
 
-Pekala,bu kadar yeter.Görevden alındın Victoria.Silahını ve rozetini istiyorum.
 
Victoria,silahını ve rozetini çıkarıp,Sandra'ya uzattı.
 
-Al bunları ve uygun bir yerine sok.
 
Sandra,birşey söylemeden Victoria'nın silahını ve rozetini aldı.Victoria,ise arkasını döndü ve uzaklaştı.

**************************************************************

Adama'nın odasıda kurşun yağmuruna tutulmuştu.Adama,son anda yatağın arkasına geçip kurşunlardan kurtulmuştu.Yatağın yanındaki masanın üzerinde duran tabanca kılıfından silahını çıkarıp ateşe karşılık verdi.Kapının dışındakileri vuramayacağını oda biliyordu ama saldırganlarda odadan içeri ellerini kollarını sallayarak giremeyeceklerdi.Tam bu sırada Adama,dışarıdan gelen başka silah sesleri duydu.Karşılıklı bir çatışma oluyordu.Tigh,yardım göndermiş olmalıydı.Adama,dışarı seslendi.

-İçerideyim.

Bir kadın sesi cevap verdi.

-İçeride kalın efendim.Ben bunları halledebilirim.

Adama,kızının sesini tanımıştı.

-Kara,sen misin?

-Evet,baba,benim.Sakın dışarı çıkma.Ben bunları halletmek üzereyim.

-Yanında kaç kişi var?

-Sadece ben.

Adama,bunun üzerine hemen kapıyı açtı ve silahıyla ateş ederek Kara'yı korumaya başladı.Sonunda tüm saldırganlar temizlenmişti.Adama,kumral uzun saçları omuzlarından aşşağı dökülen,Kara'ya baktı.1.73 boylarındaydı.
40. yaşına bu yıl girmişti ama 30'dan fazla göstermiyordu.Üzerinde lacivert yıldız filosu subayı üniforması vardı.Ve oldukça güzel bir kadındı.

-Senin burada ne işin var?

-Galactica'ya transfer oldum.Sana geçen hafta mesaj göndermiştim.

-Tabi.

-Mesajlarımı okumadın öyle değil mi?

Adama,konuyu değiştirdi.

-Komutan Cain'de bu sabah odasında saldırıya uğradı.Bu teröristlerin Galactica'ya nasıl girebildiklerini hala anlayabilmiş değilim.Sanırım güvenlik önlemlerini fazla gevşek tuttuk.

-Komutan Cain'in durumu nasıl?

-İyi.Yüzbaşı Apollo,oraya tam zamanında varmayı başarmış.

-John,onunla uzun zamandır görüşmemiştik.

**************************************************************

Kara ve Adama,silahları elinde,koridorda ilerliyorlardı.Saldırganların kaç kişi olduklarını ikiside bilmiyordu.Bu yüzden karşılarına kaç kişi çıkacağı belli değildi.İkiside tetikte olmak zorundaydılar.Sonra ayak sesleri duyuldu.Kara ve Adama,silahlarını doğrulttular.Tam bu sırada karşılarından bir adam ve bir kadında onlara silah doğrulttu.İki taraf birbirlerini tanımıştı.Kara,John'a seslendi.

-John?

-Kara?

-Adama?

-Jane?

Sonra yavaş yavaş birbirlerine yaklaştılar.John,Kara'ya baktı.

-Seni burada görmeyi beklemiyordum.

Kara,John ve Jane'e baktı.

-Hiç değişmeyeceksin öyle değil mi John?

John,Kara'ya baktı.

-Sandığın gibi değil.Ben sadece komutan Cain'e yardım ediyordum.

-Evet.Senin yardım anlayışını çok iyi biliyorum.

Kara,Jane'e selam verdi.

-Efendim.

-Rahat yüzbaşı.

Adama,Jane'e baktı.

-Konuşabilirmiyiz?

-Tabi.

Adama ve Jane,Kara ve John'un yanından uzaklaştılar.Sonra,Adama,Jane'e baktı.

-Hiç vakit kaybetmiyorsun öyle değil mi?

-Yoksa kıskanıyormusun?

-Biz evliykende onunla yattın mı?

-Hayır.

Jane,yalan söylemişti.Tabiki,evliykende John ile yatmıştı.

*************************************************************

Birkaç saat sonra..
Karen,gene spor salonundaydı.Üzerinde yeşil atleti vardı.Sarı saçları boyun hizasında uzanıyordu.Karen,kung-fu hareketleri yapıyordu.Sonra Kara içeri girdi.Üzerinde aynı renk atlet vardı.Kumral saçları omuzlardan aşşağı dökülüyordu.Karen'a yaklaştı.

-Pekala,hazırmısın Karen?

-Pekala,ne yapabildiğini görelim?

Kara,havada zıpladı ve uçan bir tekme savurdu.Karen'de havada zıplayıp uçan tekme ile Kara'ya karşılık verdi.İkisinin tekmesi havada birbiri ile çarpıştı ve ikiside yere düştü.Sonra ikiside hızla yerden kalktılar.Karen güldü.

-Seni tekrar görmek güzel.

-Senide öyle.

İkisi birbirine sarıldılar.Kara,Karen'e baktı ve gülümsedi.

-Galactica'ya transfer oldum.Artık sürekli görüşebiliriz.

-Evet.

Kara,Karen'i dudağından öptü.

-Neden odama gitmiyoruz?

Karen,kendini hızla geri çekti.

-Bu sıralar çıktığım biri var.

-Kim bu şanslı kız?

-O bir erkek.

-O zaman kim bu şanslı adam?

-Henüz kim olduğunu söyleyemem.Onunla yeni tanıştım.Çok farklı biri.Bugüne kadar çıktığım erkeklere hiç benzemiyor.

-Seni bu kadar etkilediğine göre yatakta çok iyi olmalı.

-Onunla henüz yatmadım.

-Yatmadın mı?

-Hayır.

-Gerçekten,beni onunla tanıştırmalısın.

-Zamanı gelince seni onunla tanıştıracağım.

Part 8:Çiftlik

İnsanoğlu Kobol'dan geldi.Uzaya yayıldılar ve 13 koloni kurdular.13. koloni,diğer 12 koloniden ayrıldı ve Dünya adında bir gezegene yerleşti.Diğer kolonideki insanlar ise diğer gezegenlere yayıldılar...
 
**************************************************************
 
Hastane binasının giriş ve çıkışlarında metal gövdeli Centrionlar bekliyordu.Hatta hastanenin koridorlarında bile devriye gezen silahlı Centrionları görmek mümkündü.Burası,Cylonların yakaladıkları insanlar üzerinde deney yaptıkları bir tür laboratuardan başka birşey değildi.Cylonlar buraya çiftlik diyorlardı.Çiftlikler,herhangi bir gezegende olabiliyordu.Nerede olduğunu insanlar asla bilmiyordu.Cylonlar,insanların buraya gelip,diğerlerini kurtarmaya çalışmalarını istemiyorlardı.Bu yüzden çiftliklerin yerini olabildiğince gizli tutmaya özen gösteriyorlardı.Karen Locklear ve ikiz kızkardeşi Katie de bir süre önce Centrionlar tarafından yakalanmışlar ve çiftliğe getirilmişlerdi.Her ikiside baba mesleğine yönelmiş ve viper pilotu olmuşlardı.İkiz olmaları dolayısıyla herşeyi beraber yapıyorlardı.Bu çocukluk zamanlarından beri böyle devam etmişti.Aynı okula gitmişler,aynı eğitim programlarına katılmışlar ve aynı gemide görev almışlardı.Ve şimdi ikiside Cylonların eline düşmüşlerdi.İkiside hastane odasında,yataklarda yatıyorlardı.
Üzerilerinde beyaz gecelik vardı.Sarı uzun saçları göğüslerine kadar geliyordu.
Onlara uyuşturucu ilaçlar verilmişti.İkiside sersem gibiydiler.Katie,Karen'e baktı.
 
-Cylonlar,bizim hasta olduğumuzu söylüyorlar.Tedavisi tamamlananların buradan gitmesine izin veriyorlar.
 
-Tedavi olan insanları gördüm.Aynı değillerdi.Hiçbirşeye tepki vermiyorlar.Adeta birer robot gibiler.Ben öyle olmak istemiyorum.
 
-Olmayacaksın.Sana birşey yapmalarına asla izin vermem.
 
-Bende öyle.
 
Katie,yataktan kalktı ve Karen'in yanına geldi.Karen'de yataktan kalktı ve ikisi birbirlerine sarıldılar.Tam o sırada Centrionlar içeri girdi.Sonra Katie'ye yaklaştılar ve onu aldılar.Karen bağırdı.
 
-Hayır.Bırakın onu.Sizi lanet olası tost makinaları.
 
Ancak,Centrionlar,onu tuttular.Karen,kımıldayamadığı için birşey yapamıyordu.Katie,Karen'e baktı.
 
-Buradan kurtulacağız Karen,söz veriyorum.
 
Karen,çaresizlik içinde Katie'nin Centrionlar tarafından götürülüşünü izledi.Centrionlar,Katie ile beraber uzaklaştıktan sonra,diğer Centrionlar,Karen'i bıraktılar ve odadan çıktılar.Yaklaşık bir saat sonra Centronlar tekrar Karen'ın yattığı odaya geldiler.Karen bu sefer kendisi için geldiklerini biliyordu.Hala ilaçların etkisi altında olduğu için onlara karşı koyacak güçte değildi.Centrionlar,Karen'i tutup yataktan kaldırdılar ve Karen,koridorda Centrionların nezaretinde ilerlemeye başladı.Karen,yürürken adeta bir rüyada gibiydi.Eğer ilaçların etkisinde olmasa yapacağı ilk şey buradan kaçmak olurdu.Şimdi ise etrafını bile zor görüyordu.Etraf tamamen bulanıktı.Sonra,Karen,Katie'nin kendisine yaklaştığını gördü.Katie,oldukça farklı görünüyordu.Üzerinde siyah atlet ve deri omuzluk vardı.Uzun sarı saçları şimdi çene hizasındaydı ve ıslatılıp arkaya doğru taranmış ve önleri yukarı kaldırılmıştı.Kollarındaki kaslar daha belirgin bir hale gelmiş,omuzları daha genişlemişti.Katie,şimdi daha iri görünüyordu.Karen,ona seslendi.
 
-Katie,Katie.
 
Ama,Katie,ona bakmadan yanından geçip gitti.Sanki Karen'i hiç tanımıyor gibiydi.Centrionlar onu bir odaya soktular.Odada uzun bir sıra vardı.İnsanlar uzun kuyrukta ayakta bekliyorlardı.Sırası gelenler perdenin arkasına geçiyorlardı.Sonra korkunç çığlıklar duyuluyordu.Çığlıklar sona erdiğinde ise hiçbirşey olmamış gibi dışarı çıkıyorlar ve odadan ayrılıyorlardı.Sıra yaklaştıkça Karen'in tedirginliği artıyor ve kalbi küt küt çarpıyordu.Sonra Katie,odadan içeri girdi.Elinde bir makineli tüfek vardı.Odadaki tüm Centrionları tek tek taramaya başladı.İlaçların etkisinde olan odadaki diğer insanlar ise sadece bakmakla yetiyorlardı.Hiçbirinde kaçacak güç yoktu.Tüm Centrionlar yere serildikten sonra Katie,Karen'in yanına yaklaştı.Sonra masadan bir iğne aldı.Cebinden çıkardığı ilacı iğneye doldurdu ve iğneyi birdenbire Karen'in koluna sapladı.
 
-Bu seni kendine getirecek.
 
Adrenalin iğnesinin etkisiyle Karen kendine gelmişti.Katie,ona baktı.
 
-Koş ve sakın arkana bakma.
 
Karen,uzaktan gelen ayak seslerini duydu.Katie,Karen'e baktı.
 
-Buradan uzaklaş Karen,Ben onları oyalarım.
 
-Hayır,buradan beraber kurtulacağız.
 
Katie,tüfeğini Karen'in yüzüne doğrultu.
 
-Git buradan Karen,yoksa seni gebertirim.
 
-Seni bırakmayacağım.
 
-Bana ne yaptıklarını bilmiyorsun.Eğer hemen buradan gitmezsen,aynı şeyler sanada olacak.
 
Katie,bağırarak Centrionların üzerine doğru koştu ve onlara ateş etmeye başladı.
 
-Geberin sizi lanet olası Centrionlar.
 
Karen,Katie'i orada bırakıp kaçmak istemiyordu.Ama Katie,onun kurtulabilmesi için kendini feda etmişti.Bu fedakarlığı boşa gitmemeliydi.Karen,koridorda koşarken uzaktan gelen silah seslerini duyuyordu.Karen uzun süre koştu.Kapıya yaklaştığında artık iyice yorulmuştu.Bu yüzden yürüyerek yoluna devam etti.Centronlar onu durdurmadı.Tedavi olmayan bir insanın kendi başına buraya kadar gelebileceğine ihtimal vermiyorlardı.Karen'i,tedavi olanlardan biri sanmışlardı.
Karen,binadan çıktı ve arkasına bakmadan yürümeye devam etti.
 
**************************************************************
 
Battlestar Galactica...
Karen,uyandı.Olanların üzerinden yıllar geçmişti.Karen'ın olanları atlatması uzun zaman almıştı.Ve şimdi kabuslar tekrar başlamıştı.Bunda Katie'yi tekrar görmesinin bir etkisi olmalıydı.Katie,zaman zaman kendisi yerine geçip Galactica'da dolaşıyordu.Adama'yı öldürmeye çalışmış ama başarılı olamamıştı.Ayrıca John ilede yatmıştı.Katie,istediği zaman Galactica'ya gelip gidiyordu ama kendisini ona göstermiyordu.Tam o sırada Karen'in odasının kapısı açıldı ve Katie içeri girdi.Üzerinde lacivert yıldız filosu subayı üniforması vardı.Ve saçları arkasında at kuyruğu yapılmıştı.Karen'e baktı.
 
-Merhaba Karen.
 
Karen,şaşkınlık içinde Katie'e baktı.
 
-Katie?
 
-Artık o isim benim için birşey ifade etmiyor.Ben artık number 6'yım.Ve bir Cylon'um.
 
-Bende değişmiştim.Cylonların bana yaptığı testlerin etkileri zamanla ortaya çıktı.Bende senin gibiyim.
 
-Hayır.Benim gibi değilsin.Tedavin tamamlanmadı.Sen hala insansın.
 
-Acı hissetmiyorum.Ne kadar içersem içeyim sarhoş olmuyorum.Eskisinden çok daha hızlı ve güçlüyüm.Kendimi insan gibi hissetmiyorum.
 
-Ama hala hissediyorsun.Korkuyorsun.Ağlayabiliyorsun.Seviniyorsun.Ben bunları yapamıyorum.Hissedemiyorum.Korku yada üzüntü artık benim için birşey ifade etmiyor.
 
-Buna inanmıyorum.
 
-İnanmalısın.Ben,bir suikastçi ve katilim.Para için insanları öldürüyorum.Ve bunu yaparken hiçbirşey hissetmiyorum.
 
-Peki o zaman Adama'yı neden öldürmedin?
 
-Zamanım yetmedi.
 
-Yeterince zamanın vardı.Onu uyurken öldürebilirdin ama yapmadın.Uyanık olmasını ve kendini savunmasını istedin.
 
-Bu işi almayı istememiştim ama şu sıralar hiç iş yoktu ve benim paraya ihtiyacım vardı.
 
-Hala anlamıyormusun? Hissedebiliyorsun ama bunu anlamıyorsun.
 
-Ben hiç bu açıdan düşünmemiştim.
 
-Burada benimle kal.Herşeye yeniden başlayabiliriz.
 
-İnsanların arasında bir Cylon.Düşünmesi bile saçma.
 
-Galactica'da en az bir düzine Cylon casusu var.Ve aktive edilene kadar hepsi kendini insan sanıyor.
 
-Sen,aktive edilmemiş Cylonları tanıyabiliyormusun?
 
-Evet.
 
-Peki o zaman onları neden ele vermiyorsun?
 
-Aktive edilene kadar insan olarak yaşama şansları var ve ben bunu onların elinden  almak istemiyorum.
 
-Cylonların kim olduğunu bildiğini ve bunu sakladığını öğrenirlerse seninde Cylon olduğunu düşünecekler ve seni hapsedecekler.
 
-Bu riski göze alıyorum.
 
Karen,Katie'ye baktı.
 
-Gideceksin öyle değilmi?
 
-Sadece iş olduğunda.
 
-Anladığımı sanmıyorum.
 
-Sen Pegasus'dayken de yanındaydım ama sana kendimi göstermedim.Şimdi Galactica'daykende yanındayım ama beni görmene izin vermiyorum.Bugünlerde ev kiralarının ne kadar olduğundan haberin var mı?
 
Karen güldü.
 
-Galactica'da yaşıyorsun ve herkes seni ben sanıyor.
 
-Eskiden herşeyi beraber yapardık.Şimdide öyle.Sadece birbirimizi görmüyoruz.Peki şimdi ne yapacaksın? Beni ele verecekmisin?
 
-Tabi ki hayır.Sen benim kızkardeşimsin.Ve seni seviyorum.Seni korumak için herşeyi yaparım.
 
-Bende öyle.
 
-Cylonların,öldüğünde tekrar dirildiğine ilişkin söylentiler duydum.
 
-Bu doğru.
 
-Yani sen hiç?
 
-Evet.Birkaç kere.Diriliş havuzunda tekrar uyanırsın ve hayatına kaldığın yerden devam edersin.
 
-Diriliş havuzu mu?
 
-Sıvı,saydam bir madde ile dolu.Dış macununa benziyor.
 
-Sence bende ölürsem tekrar orada uyanırmıyım?
 
-Hayır.Sen hala insansın.Ölürsen geri gelemezsin.
 
-Peki ya gelirsem?
 
-Yerinde olsam bunu denemezdim.
 
-O kadar deli değilim.
 
-John Scott.Ona karşı birşeyler hissediyormusun?
 
-Hayır.
 
-O zaman onunla yatmam seni rahatsız etmez.
 
-Delimisin sen? Bunu tekrar yaparsan açığa çıkar ve yakalanırsın.O zaman seni koruyamam.
 
-Sadece dalga geçiyordum.
 
-Eğer birileriyle yatacaksan,o kişi Galactica dışından olmak zorunda.Bu arada Kara ile hala yatıyormusun?
 
-Seni biseksüel sanıyor öyle değil mi?
 
-Onunla hiç yatmadım ama o bir ilişki yaşadığımızı sanıyordu.O zaman sen olduğunu anladım.
 
-Ama ona birşey söylemedin?
 
-Adama'nın kızına senden mi bahsedecektim?
 
Katie gülümsedi.Karen konuyu değiştirdi.
 
-Sana artık Number 6 denmesini mi tercih ediyorsun?
 
Number 6 modelimin adı.Benim adım artık Karen.
 
-Benim adımı mı kullanıyorsun?
 
-Hayır.Karen 12 kolonide yaygın bir isim.Soyadımıda kullanmıyorum artık.
 
-Katie'nin nesi var?
 
-Cylon olduğum gün Katie öldü.Ben artık Karen'ım.
 
-Benim hayatımı yaşayamazsın.Kendi hayatını yaşamalısın.
 
-Kendi hayatım çoktan bitti.
 
Katie,odadan çıktı ve uzaklaştı.Karen arkasından baktı.
 
**************************************************************

Caprica City,Nicholas Baltar'ın evi...
Baltar,Lara ile beraberdi.Kendini onun ellerine bırakmıştı.Sonra Lara birden durdu.Baltar şaşkın bir şekilde baktı.
 
-Neden durdun?
 
-Şu polis,ona karşı birşeyler hissediyormusun?
 
-Tabiki hayır.Victoria ile sadece bir yemek yedim o kadar.
 
-Ona adı ile hitap ediyorsun.
 
-Öyleyse ne olmuş?
 
-Victoria Reed'e ilgi duyuyorsun.
 
-Sandığın gibi değil.
 
-Sorun benim Cylon olmam mı?
 
-Seni seviyorum.İster Cylon ol ister insan farketmez.
 
-Ama benden korkuyorsun?
 
-Bu doğru değil.
 
-Bak Nicholas,bunu anlayabilirim.Yani seni başka bir kadınla yakalarsam boynunu koparabileceğimi biliyorsun.
 
-Ama bunu yapmazsın öyle değil mi?
 
-Tabiki yapmam.Seni seviyorum ve sana asla zarar vermem ve başkalarının zarar vermesinde izin vermem.Belkide sana bunu önce anlatmalıyım.Bende eskiden insandım.
 
-Ne?
 
-İnsan görünümlü Cylonların nasıl ortaya çıktığını sanıyorsun? Hepsi daha önce insandı.
 
-Ne demek hepsi daha önce insandı?
 
-Çiftliğin ne olduğunu biliyormusun?
 
-Cylonların yakaladıkları insanları götürdükleri yer.
 
-Peki onlara orada ne yapıyorlar?
 
-Üzerilerinde deney yapıyorlar.
 
-Öyle mi sanıyorsun? Bende onlardan birindeydim.Önce zayıf ve kusurlu yanlar çıkarılıp atılır.Daha güçlü,daha dayanıklı ve daha hızlı olursun.Tedavinin son aşaması ise beyin kontrolü.Makineye bağlanırsın ve beynini istedikleri gibi doldururlar.İşlem sona erdiğinde artık bir insan değil Cylon olarak uyanırsın.
 
Baltar güldü.
 
-Hepiniz insansınız ve Cylon olduğunuzu sanıyorsunuz.
 
-Bir bakıma öyle.Ancak Cylonlar bunu kabul etmez.İnsanların zayıf ve kusurlu olduklarına inanıyorlar.Cylon olarak mükemmelliğe ulaştıklarını düşünüyorlar.
 
-İnsan ırkını bir hastalık olarak görüyorlar ve kökünü kazımak istiyorlar.
 
-Hepimiz öyle düşünmüyoruz.
 
-Yani bana insanlardan nefret etmeyen Cylonlarında olduğunu mu söylüyorsun?
 
-Evet.Benim gibi düşünen başka Cylonlarda var.
 
-Ama kim olduklarını bana söylemeyeceksin.
 
-Hayır.Bu onları tehlikeye atar.
 
-Onları ihbar edeceğimden mi korkuyorsun?
 
-O kadar aptal olmadığını biliyorum.Benim gibi düşünen Cylonlar sayesinde hala hayattasın.
 
-Ama ihtiyaçları kalmadığında beni genede öldürecekler.
 
-Ben varken kimse sana dokunamaz.
 
-Şu yeniden dirilme olayını anlamakta zorlanıyorum.
 
-Başka bir bedene nakledilirsin.

-Cylonlar,kendi bedenlerini yeniden yaratabiliyorlar.Peki biz insanlar bunu neden yapamıyoruz?

-Bilim adamı olan sensin.Bunun cevabını kendin verebilirsin.

-Cylon DNA'sı,insan DNA'sından farklı.Ve kopyalanabiliyor,yeniden yaratılabiliyor.Cylonlar,DNA'ları istedikleri gibi düzenleyebiliyorlar.İnsan DNA'sının hakkındaki bilgilerimiz ise yeterince geniş değil.Bilmediğimiz pek çok şey var.Ancak insan DNA'sının bir haritasını çıkarmak mümkün olsaydı insanları yeniden yaratabilirdik.Cylonlar gibi geri gelebilirdik.İnsan ırkı ölümsüz olabilirdi.

**************************************************************

Caprica City...
Victoria'nın kapısı çaldı.Victoria,yataktan kalktı.Pantolonunu giydi ve üzerine bir gömlek geçirdi ve kapıyı açtı.Karşısında ajan Sandra Carver vardı.Victoria,
şaşkın bir şekilde ona baktı.

-Sizin için ne yapabilirim ajan Carver?

-Konuşmalıyız.İçeri girebilirmiyim?

-Victoria,kapıdan çekildi ve Sandra içeri girdi.Victoria arkasından kapıyı kapattı.Sandra,ona bir resim uzattı.Baltar'ı vurmaya çalışan,6 numara kod adlı suikastçinin resmiydi bu.Saçları at kuyruğu yapılmıştı.Üzerinde lacivert yıldız filosu subayı üniforması vardı.Victoria,şaşkın bir şekilde resme bakakalmıştı.

-Ne yani,suikatçi askermiymiş?

-Yüzbaşı Karen Locklear.Kod adı Starbuck.Battlestar Galactica'da viper pilotu.
Ordudan olduğu için ona el süremeyiz.Burada iş sana düşüyor.Onu yakalamanı ve sorgulanmak üzere getirmeni istiyoruz.

-Eğer siz onu tutuklayamıyorsanız benim ne yapmamı bekliyorsun?

-Senden onu tutuklamanı istemiyoruz.Onu buraya getirmeni istiyoruz.Eğer bunu yaparsan rozetini geri alırsın.

-Tamam.

-Eğer yakalanacak olursan kendi başına olacaksın.

-Sorun değil.

**************************************************************

Battlestar Galactica...
Bir bar.John,barda oturmuş içki içiyordu.Victoria yanına geldi.Üzerinde kırmızı bir elbise vardı ve makyajlıydı.Sarı uzun saçları göğüslerine kadar geliyordu.
John'un yanına oturdu.

-Bana bir içki ısmarlayabilirsin.

-Tamam.Ne istersin?

-Senin içtiğinden.

John,barmene döndü.

-Bayana bir viski.

Victoria,viskisini içerken konuştu.

-Galactica'daki bütün viper pilotları bu kadar yakışıklı mı?

-Seni daha önce burada görmediğimden eminim.Yenilerden birimisin?

-Evet,öyleyim.Teğmen Victoria Reed.

-Yüzbaşı John Scott.Pilotmusun yoksa iletişim subayı mı?

-İkiside değil.Polisim.

-Seni Galactica'ya getiren nedir?

-Yüzbaşı Karen Locklear'ı arıyorum.

-Onu neden arıyorsun?

-Ona bazı sorular sormam gerekiyor.

-Belki ben yardımcı olabilirim.

-Karen Locklear,Dr. Nicholas Baltar'a suikast düzenlemekten aranıyor.

John güldü.

-Sanırım yanlış kişiyi arıyorsun.

-Hayır,o olduğunu biliyorum.Dr. Baltar saldırıya uğradığında yanındaydım.

-Aradığın kişi bir Cylon.Karen Locklear'a benziyor olabilir ama o değil.

-Benimle dalga mı geçiyorsun?

-Hayır.O kadın buraya gelip komutan Adama'yı öldürmeye çalıştı.Onu tekrar görsem kendim öldürürüm.

-Ona canlı ihtiyacım var.

-Onu yakalamana yardım edebilirim.

Part 9:Anlaşma
 
-Merhaba.Ben CNB'den Sarah Morgan.17 kasımda,Başkan Howard Parker Cylonlar ile masaya oturacak.Başkan Parker şu an yanımızda.Bay başkan,bu anlaşma Cylonlar ile olan savaşın artık sona ermesini mi sağlayacak?
 
-Hepimiz öyle olmasını ümit ediyoruz.
 
-Bildiğimiz kadarıyla Cylonlar bir robot ırkı.Onlarla nasıl temas kuracaksınız?
 
-Onları temsil etmesi için seçilmiş insanlar var.Cylonlar adına onlar konuşacak.
 
-Açıklamalarınız için size teşekkür ediyoruz bay başkan.
 
-Ben teşekkür ederim.
 
Battlestar Galactica...
Adama,televizyonu kapattı,sonra Tigh'e döndü.
 
-Cylonlara güvenmiyorum.Ve anlaşma yapacaklarına inanmıyorum.
 
-Anlaşma sırasında saldıracaklarını düşünüyorsun?
 
-Saldırı için en uygun zaman.Kimse onların anlaşma sırasında saldırmalarını beklemiyor olacak.Savunmasız durumda olduğumuzu düşünecekler.
 
-Ama hazırlıklı olacağız.
 
-B planı için hazırlıklara başlayın.
 
Tigh,şaşkın bir şekilde Adama'ya baktı.
 
--B planı mı? Yani kaçıyormuyuz?
 
-Cylonlar,Tauron'u ele geçirdiler ve 12 kolonideki diğer gezegenlerede saldırmaya devam ediyorlar.Onları durduramıyoruz.Bu savaşı kaybediyoruz Charles.
 
-Savaşmadan öylece kaçacakmıyız yani?
 
-Anlaşma sırasında Cylonlar Caprica'ya saldıracaklar.Bundan hiçbir şüphem yok.Eğer insanları şimdiden gemilere yerleştirmeye başlarsak,pek çok insanı kurtarabiliriz.
 
-Başkan Parker'ın emri olmadan hiç kimseyi gemilere yerleştiremeyiz Ed,bunu biliyorsun.
 
-Başkan yardımcısı Dean Wells,bu konuda bize yardımcı olacak.
 
-Dean Wells'in istifa edeceği söyleniyordu.
 
-Evet ama fikrini değiştirdi.
 
**************************************************************
 
Başkan yardımcısı Dean Wells'in ofisi...
Kızıl uzun saçları,göğüslerine kadar gelen genç kadın,Dean'ın masasına yaklaştı.Üzerinde gri bir ceket ve aynı renkte pantolan vardı.1.60 boylarında ve 35 yaşlarındaydı.Laura Thompson,dosyaları,Dean'ın masasına bıraktı.
 
-Seçtiğimiz ailelerin gemilere yerleştirilmesine başlandı.Bunu mümkün olduğu kadar gizli tutmaya çalışıyoruz.Ancak başkan yaptıklarımızı öğrendiğinde ikimizde işimizi kaybedebiliriz.
 
-Cylonlar saldırdığında bunun bir önemi kalmayacak.
 
-Peki ya yanılıyorsan? Cylonlar saldırmayacak olursa neler olacağını biliyorsun.Gereksiz panik yaratmış olacağız.İkimizde işşiz kalacağız.Bize açılacak davalarda cabası.
 
-Eğer Cylonlar saldırmayacak olursa ben tüm bunlara katlanmaya hazırım.Peki ya sen? Buna hazırmısın?
 
-Ne karar verirsen ver,daima yanında olacağımı biliyorsun Dean.
 
-Evet,biliyorum.Pekala,17 kasım'a kadar mümkün olduğu kadar insanı almaya çalışacağız ama genede pek çok insan gezegenlerde kalacak.
 
-Herkesi kurtaramazsın Dean.
 
**************************************************************

Battlestar Galactica...

Victoria ile John yataktaydılar.Oldukça iyi bir gece geçirmişlerdi.John,tak tak sesleri ile uyandı.Kapıda biri vardı.Sonra Karen'in sesi duyuldu.

-John,konuşmalıyız.

-Victoria'da uyanmıştı.John'a baktı.

-Kapıda biri mi var?

-Karen.

Victoria,hemen yataktan çıktı ve giyinmeye başladı.John'da üzerine bir sabahlık geçirdi.Sonra kapıyı açtı.Sonrada,Karen'a baktı.

-Şu an biraz meşgulüm.Kahvaltıda konuşuruz.

Karen güldü.

-Tamam.

Karen uzaklaştıktan sonra John,kapıyı arkasından kapattı.Bu sırada Victoria kapıya yaklaştı.John,ona baktı.

-Seni tekrar görecekmiyim?

-Belki.

Victoria,kapıdan çıktı ve uzaklaştı.Koridorda hızla ilerledi ve asansöre bindi.Karen'de asansöre binmişti.İkisi birbirine baktılar ama birşey söylemediler.Sonra ikiside kahvaltı salonunun olduğu katta indi ve koridorda yürümeye başladılar.Victoria,Karen'in kendisini tanımadığını anlamıştı.John gerçekten doğru söylüyor olabilirmiydi? Karen'e baktı ve konuştu.

-Beni hatırladın mı?

-Hayır.Tanışıyormuyuz?

-Number 6 ismi senin için birşey ifade ediyormu?

Karen'in yüzü telaşlı bir hal aldı.Sonra Victoria'ya baktı.

-Kimsin sen?

-Teğmen Victoria Reeed.Number 6 kod adlı suikastçinin peşindeyim.

-Ve onun ben olduğumu düşünüyorsun.

-Lokantadaki halinden oldukça farklı görünüyorsun.

-Hangi lokanta? Sen neden sözediyorsun?

-Nicholas Baltar'ı vurmaya çalıştığın yer.

Karen,Katie'den sözedildiğini anlamıştı.Ama genede anlamamazlıktan gelmiş gibi davranmaya devam etti.

-Korkarım beni başkası ile karıştırıyorsun.

-John Scott'da aynı şeyi söyledi.

-Yüzbaşı John Scott'ı tanıyormusun?

-Dün gece tanıştık.

Karen,birden güldü.

-Az önce,onun odasında olan kadın sendin öyle değil mi?

-Evet.

-Kahvaltıda neden bana katılmıyorsun? Number 6 hakkında konuşmamız gerekiyor.

-Tamam.

Karen ve Victoria kahvaltı salonuna girdiler.Kahvaltı tepsilerini alıp masaya oturdular.Karen,konuşmaya başladı.

-Aradığın kişi,Katie.Benim ikiz kızkardeşim.Herşey dört yıl önce başladı.İkimizde Cylonlar tarafından yakalandık.Bizi,hastane benzeri bir yere götürdüler.Cylonlar oraya çiftlik diyorlar.

-Çiftlik,evet,orayı duymuştum.Cylonların insanlar üzerinde deney yaptıkları yerlerden biri.

-Bize günlerce test yaptılar.Katie'nin tedavisi benden önce tamamlanmıştı.Artık o bir Cylon olmuştu.Benim oradan kaçmama yardım etti,ama kendisi orada kaldı.Onu uzun süre hiç görmedim.Bir kaç gün öncesi,gelip beni tekrar buldu.Şu anda ise nerede olduğunu bilmiyorum.

-Belki biliyorsun ama bana söylemiyorsun.

-Bulunmak istemediği sürece onu bulamazsın.Bu işi unut ve geldiğin yere geri dön.

-Buradan eli boş ayrılamam.Ya onu yakalamama yardım edersin yada onun yerine seni götürürüm.

-Elinde tutuklama emri var mı?

-Hayır.Ama genede seni götürebilirim.

-Bunu denemeni hiç tavsiye etmem.

Victoria,laser silahını çekti ve Karen'e doğrulttu.

-Seni canlı olarak götürmem gerekmiyor.

-Pekala,seninle geleceğim.

Victoria,Karen'in bu davranışı karşısında epey şaşırmıştı.Onun karşı koymasını bekliyordu.Ama,karşı koymamıştı.Lokantada,Baltar'ı vurmaya çalışan soğuk kanlı katile hiç benzemiyordu.Gerçekten doğruyu söylüyor olabilirmiydi? Ama,onu götürmek zorundaydı.Aksi halde rozetini tekrar kaybedecekti.Karen,Victoria'ya karşı koymayı hiç düşünmemişti.Victoria,bir tutuklama emri ile gelmemişti.Birileri Katie'nin peşindeydi ve ona çok benzediği için bu kendisinide tehlikeye atıyordu.Katie'nin peşindeki kişiler,kendisinide Katie sanabilirlerdi pekala.Bu yüzden,onların kim olduğunu öğrenmeliydi.Ve öğrendiğinde kendisini ve kızkardeşini korumak için herşeyi yapmaya hazır olması gerektiğini biliyordu.Katie'nin başına tüm bunlar,kendisine yardım ettiği için gelmişti.Bir Cylon olup,onlarla yaşayabilir ve şimdi güven içinde olabilirdi.Ama o Karen'i kurtarmak için Cylonları öldürmüştü.Artık ne Cylonların nede insanların arasında yeri yoktu.Tek başına kalmıştı.Ve oda tek başına hayatta kalmak için yapması gereken şeyleri yapmıştı.Kendisi aynı durumda olsa neler olacağını kim bilebilirdi?

John,kahvaltı salonuna geldiğinde Karen'in orada olmadığını farketti.Kahvaltı tepsisini alıp masaya oturdu.Sonra Karen'i beklemeye başladı.Ama Karen asla gelmeyecekti.


**************************************************************


Caprica gezegeni.Polis merkezi...
Victoria,elleri arkadan kelepçeli olan Karen ile beraber içeri girdi.Sonra onu,işlemlerinin tamamlanması için görevli memurlara teslim etti.Tam o sırada yüzbaşı William Marshall'ın sesi duyuldu.

-Victoria,hemen odama gel.

Victoria,yüzbaşının odasına girdi ve kapıyı kapattı.Yüzbaşı,oldukça sinirliydi ve Victoria'ya baktı.

-Galactica'dan bir subayı,tutuklama emri olmadan buraya getirmişsin.

-Yüzbaşı Karen Locklear,Dr. Nicholas Baltar'ı vurmaya çalıştı.O,aslında kiralık bir suikastçi.Kod adı number 6.Gizli servis uzun süredir onun peşindeydi.

-Sanırım bilmen gereken birşey var.Ajan Sandra Carver'ı araştırdım.Hiçbir gizli servis ile bir bağlantısı yok.O söylediği kişi değil.

-Bunun bir önemi yok.Bu kadın,gözümün önünde Baltar'ı öldürmeye çalıştı ve bana ateş etti.

-Yüzbaşı Karen Locklear,Batlestar Galactica'da önemli bir pilot.Ve onu buraya yetkisiz olarak getirdin.

Tam o sırada masadaki telefon çaldı.Yüzbaşı telefonu açtı.

-Evet.

Telefondaki sesi dinledi.Sonra cevap verdi.

-Evet,efendim.

Daha sonrada telefonu kapattı ve Victoria'ya baktı.

-Vali aradı.Yüzbaşı Karen Locklear'ın serbest bırakılmasını istiyor.Ve sende ondan şahsen özür dileyeceksin.

-Hiç sanmıyorum.

-Ondan özür dileyeceksin.Şimdi gidebilirsin.

Victoria,sinirli bir şekilde dışarı çıktı.Sonra Karen'in yanına geldi.Karen,serbest bırakılmıştı ve polis merkezinden ayrılmak üzereydi.Victoria,ona baktı.

-Bu işten yakanı kurtardığını sakın düşünme.

Karen,ona baktı.

-Sana bu işin peşini bırakmanı söylemiştim.

-Bir gün bir hata yapacaksın.Ve bende seni parmaklıkların arkasına göndermekten büyük bir zevk duyacağım.

Karen,uzaklaşırken Victoria,arkasından baktı.

-Neredeyse beni kandırıyordu.Sürtük,benimle istediği gibi oynadı.Ve şu John Scott.Muhtemelen onunla yatıyor ve onu koruyor.Aşşağılık herif,yardımcı olacağını söylemişti ama tek amacı benimle yatmaktı.Ajan Sandra Carver.Oda bu işin içinde.Lanet olsun.


**************************************************************

Karen,tekrar Galactica'ya dönmüştü.John'a baktı.

-Konuşmamız gerekiyor ve bu çok önemli.

John,sinirli bir şekilde Karen'e baktı.

-Sabah seni saatlerce bekledim ama gelmedin.Ve şimdi konuşmak istiyorsun öyle mi?

-Şu bana benzeyen Cylon.Benim kızkardeşim.

-Ne?

-Dört yıl önce,ben ve ikiz kızkardeşim Katie,Cylonlara yakalandık.Bizi hastane gibi bir yere götürdüler.Cylonlar oraya çitlik diyorlar.Üzerimizde günlerce test yaptılar.Bir süre sonra Katie'nin testlerine son verdiler.O artık bir Cylon olmuştu.Testlerim sona erdiğinde bende onun gibi bir Cylon olacaktım.Ama o beni kurtardı ve çiftlikten kaçmamı sağladı.Ondan sonra onu bir daha görmedim.

-Eğer sanada aynı testleri yaptılarsa,sen neden Cylon değilsin?

-Çünkü benim testlerim yarım kalmıştı.

-Yani sen tam olarak insanmısın?

-Evet.

Karen,yalan söylemişti.Testleri yarım kalmış olsada o artık eski Karen değildi.Bunu biliyordu.Eskisinden çok daha hızlı,daha güçlü ve daha dayanıklı olmuştu.İçki artık onu etkilemiyordu.İnsan mı,yoksa Cylon mu olduğundan bile tam olarak emin değildi.


**************************************************************

Galactica,brifing salonu...

Tüm pilotlar oturmuş ve Adama'yı dinliyorlardı.Adama,konuşmasına devam etti.

-Cylonların,anlaşmanın yapılacağı gün olan 17 kasımda saldıracaklarını düşünüyoruz.Bize,12 gezegendeki insanları gemilere yerleştirilmesi talimatı verildi.Cylonlar,bunu engellemeye çalışacaklardır.Sizin göreviniz,bu gemileri,Cylon saldırısına karşı korumak.Şansınız açık olsun.


**************************************************************

Tüm pilotlar teker teker viparlarına biniyorlardı.John,viper'ının yanında duran Karen'e yaklaştı.

-Kimin daha çok Cylon vuracağını göreceğiz.

Karen güldü.

-Şansın açık olsun.

-Seninde.

Apollo,Starbuck,Athena,Boomer ve Flash,diğer pilotlarla beraber viperlarıyla Galactica'dan ayrıldılar.Sonra telsizden Jennifer'ın sesini duydular.

-Raptorlar,size doğru geliyor.

Karen,John'a seslendi.

-Şunlara nasıl savaşıldığını gösterelim.

-En fazla Cylon'u ben vuracağım.

Storm,araya girdi.

-Starbuck'ın rekoruna asla erişemezsin.

Boomer,araya girdi.

-En az Cylon vuran,diğerlerine içki ısmarlar.

Athena,araya girdi.

-Ama o kişi ben olmayacağım.

Devam edecek

Çevrimdışı Kara Thrace

  • Administrator
  • Meraklı Üye
  • *
  • İleti: 185
  • Sci Fi Puanı: 5
  • Sci Fi Türkiye!
    • Profili Görüntüle
    • Katee Sackhoff Fans
Ynt: Battlestar Galactica
« Yanıtla #3 : 01 Temmuz 2014, 09:17 »
Part 10:Anlaşma:Part 2


İnsanoğlu Kobol'dan geldi.Uzaya yayıldılar ve 13 koloni kurdular.13. koloni,diğer 12 koloniden ayrıldı ve Dünya adında bir gezegene yerleşti.Diğer kolonideki insanlar ise diğer gezegenlere yayıldılar...

**************************************************************

John,Karen,Kara,Michelle,Jake ve diğer pilotlar,Cylon raptorları ile kuşatılmışlardı.Karen,telsizinden konuştu.

-Sayıları çok fazla.

John,cevap verdi.

-Şimdilik.

John,birden raptorların üzerine doğru ilerledi ve onlara ateş etmeye başladı.Michelle,telsizinden seslendi.

-Apollo,filodan ayrıldı ve kendi başına raptorlara saldırıyor.Kendini öldürtecek.

Jake cevap verdi.

-Starbuck'ın rekorunu kırmaya çalışıyor.

Kara,cevap verdi.

-Asla başaramaz.

Karen'da filodan ayrıldı ve raptorların arasına daldı.

Michelle,şaşkınlıkla bakakalmıştı.

-Tanrım,bir çatlak daha.

John,hiçbirşeyi umursamadan raptorların arasında uçmaya devam ediyor ve onlara ateş ediyordu.Vurulma ihtimalini hiç düşmüyordu.Kimse sonsuza kadar yaşayamazdı.Ve kendiside günün birinde herkes gibi ölecekti.Ama bir hastane odasında değil bir viper'ın içinde ölmeyi tercih ederdi.Hasta yatağında ölen birini kim hatırlardı? Ama Cylonlarla girdiği çarpışmada ölen bir viper pilotu asla unutulmazdı.

Karen'da,John'un arkasından raptorların arasına dalmıştı.Ama,John'un aksine,Karen,her an vurulabilme ihtimali olduğunu biliyordu.Bu yüzden herşeyi hesaplıyordu.Raptorların geliş hızını.Raptorların hedef alanlarını ve onlardan atılacak mermilerin,kendi viper'ına ulaşma zamanını.Yapacağı her manevranın nasıl sonuç vereceği kafasından canlandırıyordu.Sonra kurtulma ihtimalinin en yüksek olduğu seçeneği belirliyor ve onu uyguluyordu.Hesaplarında olabilecek en ufak bir hata ölümüne neden olabilirdi.Dışarıdan bakan biri,Karen'ın hiçbirşeyi umursamadan,kafasına göre viperını,raptorların üzerine sürdüğünü düşünebilirdi.Ama bu doğru değildi.Karen'ın hesaplamadan attığı tek adım bile yoktu.Karen,birden John'un arkasında belirdi ve onun önündeki bir viper'ı havaya uçurdu.Sonra uzaklaştı.John,telsizinden kızgın bir şekilde bağırdı.

-O benim hedef alanımdaydı.

-Seni vurmak üzereydi.

-Ben öyle sanmasını istiyordum.Onu tam istediğim yere getirmiştim ve sen birdenbire ortaya çıkıp herşeyi berbat ettin.

Jake,araya girdi.

-Starbuck'a hayatını borçlusun Apollo.

-Ona hiçbirşey borçlu değilim.

Tam bu sırada Kara,John'un arkasında belirdi ve bir raptoru havaya uçurdu.Sonra konuştu.

-Arkan temiz Apollo.

John,iyice sinirlenmişti.

-İyi,güzel.Hepiniz hedef alanımdaki raptorları havaya uçurun ve bana hiçbirşey kalmasın.

Michelle,araya girdi.

-Starbuck'ın rekorunu geçemeyeceğinden mi korkuyorsun?

Birden Michelle'in sesi duyuldu.

-Apollo,arkadan iki tane yaklaşıyor.

-Onları görüyorum.

John,ani bir manevra ile viper'ını geri döndürdü.Sonra hedef bilgisayarına bir raptoru kilitledi ve onu havaya uçurdu.Bu sırada diğer raptor,John'a ateş etmeye başladı.John,viper'ını ters döndürerek raptor'un ateşinden kurtuldu.Sonra viper'ı havada ters dururken ateş etmeye başladı ve onu havaya uçurdu.Bu sırada başka bir patlama daha oldu.Kara'nın viper'ı da hisabet almıştı.Ve havaya uçmuştu.Michelle,telsizden seslendi.

-Athena'yı kaybettik.

Karen,raptorların arasında ilerledi ve bir tanesini havaya uçurdu.Sonra diğerlerine seslendi.

-Raptorlar,geri çekiliyor.

Jake,cevap verdi.

-Onları izleyelim mi?

Karen cevap verdi.

-Olumsuz.Amacımız gemileri korumak.Cylonlarla çarpışmak değil.

John,cevap verdi.

-Onların hepsini temizleyebiliriz.Bunun için bize madalya bile verebilirler.

Tam bu sırada Galactica'dan Debbie'nin telsizi duyuldu.


-Tüm gemiler güven içinde sıçrama yapmış bulunuyor.Tüm pilotların galactica'ya dönmesi isteniyor.



**************************************************************


Galactica'da acı bir gün yaşanıyordu.Komutan Adama'nın kızı Kara'nın bedeni son yolculuğuna hazırlanıyordu.Herkes lacivert üniformalarını giymiş ve cenaze töreninin yapılacağı salonda toplanmıştı.Karen,artık omuz hizasını geçmeye başlayan uzun sarı saçlarını at kuyruğu yapmıştı.Ve Jake'in yanında duruyordu.Pegasus'un kaptanı Jane Cain'de at kuyruğu yapılmış uzun siyah saçları ve lacivert üniformasıyla John'ın yanında duruyordu.Adama,Tigh ile beraber durmayı uygun görmüştü.
Michelle,at kuyruğu yapılmış siyah saçları ve önüne düşen kahkülleriyle,her zamanki kadar sevimli görünüyordu.Onun yanında ise sıkıca arkaya toplamış ve at kuyruğu yapılmış kumral saçlarıyla ve ciddi bir yüz ifadesiyle Debbie duruyordu.Şef ve Jennifer'da bu sefer kırmızı işçi tulumu yerine yeşil asker üniforması giymişlerdi.Törene katılmayan tek kişi Katie'di.Kara'yı gerçekten sevmişti.Ama birlikte oldukları tüm zaman boyunca ona yalan söylemişti.Kara,Karen ile beraber olduğunu sanarken,onun ikiz kardeşi Katie ile olduğunu bilmiyordu.Katie,Kara'ya gerçeği söylemek istemişti ama bunu yapamayacağını biliyordu.Karen olmadığının,hatta Cylon olduğunun öğrenilmesi,kendi güvenliğini tehlikeye sokardı.Katie,yakalanan Cylonlara ne olduğunu çok iyi biliyordu.Ölüm.Cylonlar için tek ceza buydu.Af yok,hapis yok.Sadece ölüm.Evet,bugüne kadar insan görünümlü bir Cylon yakalanmamıştı ama Katie bunun bir fark yaratacağını düşünmüyordu.İnsanlar birbirlerinide öldürmekten çekinmiyorlardı.Bir Cylon'u kesinlikle öldürürlerdi.Nasıl görünürse görünsün.Katie,törene katılmayı gerçekten isterdi.Ama yapamazdı.Aynı yerde iki tane Karen olamazdı.Bu yüzden Karen'ın odasında oturup törenin bitmesini bekliyordu.Katie,gözlerinden akan yaşları eliyle silerken Karen'in söyledikleri aklına geldi.''Hala anlamıyormusun? Hissedebiliyorsun ama bunu anlamıyorsun.'' Evet,hissedebiliyordu.Lanet Cylonların beyin yıkama programları,onu duygusuz bir makineye dönüştürmeye çalışmışlardı.Katie,birden gülmeye başladı.Cylon değil,hala insandı.Cylonlar başarısız olmuştu. Onu dönüştürmeyi başaramamışlardı.Ama buna inanmasını sağlamışlardı.Bir Cylon'a dönüştüğünü sandığı gün o yüzden Karen'i kurtarmıştı.Ve o yüzden kendiside Cylonlardan kaçmıştı.Karen'in ardından kendiside oradan kaçmıştı.Ama Karen'in bunu bilmesini istememişti.Bir Cylon olduğunu sandığı için,insanların arasında yeri olmadığını düşünmüştü.Bu yüzden çok kötü şeyler yapmıştı.Para için insanları öldürmüştü.Defalarca ölüp tekrar dirildiğinde,insanlıktan iyice uzaklaştığını düşünmüştü.Ama artık böyle yaşayamazdı.Adama'yı öldürememişti.Artık insanları öldürmek istemiyordu.Ama teslimde olamazdı.Onu hava kilidinden atarlardı.Sonra dirildiğinde bunu tekrar yaparlardı.Ölmeyeceğini anladıklarında ise onu sonsuza kadar hapsederlerdi.


**************************************************************

Cenaze töreni sona ermişti.John,bara gitmiş ve içmeye başlamıştı.Kara'nın artık yaşamadığı gerçeği onun sinirlerini iyice bozmuştu.Sonra Katie,yanına geldi.Üzerinde lacivert yıldız filosu üniforması vardı ve saçları at kuyruğu yapılmıştı.

-Senin hatan değildi John.

-Ben olmasam hala hayatta olacaktı.Benim arkamı korumaya çalışıyordu.

-O sadece yapması gerektiğini düşündüğü şeyi yaptı.Tıpkı senin gibi.

-Belkide bu iş için uygun değilim.Yarın istifamı vereceğim.

-Peki sonra ne yapacaksın?

-Bilmiyorum.Belki bir yük gemisinde filan çalışırım.

-İlk karşılaştığımız zamanı hatırlıyormusun? Beni sarhoş etmeye çalışmıştın.

-Hiç hatırlatma.

-Belkide o gün kaldığımız yerden devam edebiliriz.

-Ne?

-Beni sarhoş ettikten sonra odana götürmeyi umuyordun.Sonra benimle yatacaktın.

-Galiba öyle.

-Neden odana gitmiyoruz? Sonra neler olacağına bakarız.

-Bak,şaka kaldıracak durumda değilim.

-Şaka yaptığımı kim söyledi?

-Gerçekten,benimle yatmak mı istiyorsun?

-Evet.Peki ya sen?

-Tamam.

John ve Katie,bardan çıktılar ve asansöre bindiler.Sonra,John'un odasının önünde indiler ve içeri girdiler.Sonra John ve Katie,soyundular.Katie,saçlarını açtı ve sarı uzun saçları önüne döküldü.John,ona baktı.

-Belkide saçlarını hep açık bırakmalısın.

Katie,gülümsedi.John ve Katie,hemen yatağa girdiler ve beraber olmaya başladılar.John,kontrolü Katie'nin almasına izin verdi ve kendini onun ellerine bıraktı.John,zevkin doruğuna çıkmıştı.

**************************************************************

Birkaç saat sonra...
John uyandı.Yatakta yanlızdı.Karen gitmişti.John'un gene keyfi kaçmıştı.Uyandığında yanında olmayan bir kadına bugünde kadar hiç rastlamamıştı.Karen,onunla bir ilişki istemiyordu.Sadece onunla yatmıştı.Ve işi bittiğindede çekip gitmişti.John,uyumaya devam etti.


**************************************************************

Ertesi gün...

Karen,spor salonundaydı.Saçları gene at kuyruğu yapılmıştı.Üzerinde yeşil atleti vardı ve şınav çekiyordu.John yanına geldi.Sonra ona baktı.

-Kalktığımda seni yanımda bulmayı umuyordum.

Karen,güldü.Sonra yerden kalktı ve John'a baktı.

-Ancak rüyanda.

John,sinirli bir şekilde ona baktı.

-Dün gece benim için önemliydi.Ve senin içinde öyle olduğunu sanmıştım.

Karen,birden güldü.

-O ben değildim.

John,birden herşeyi anlamıştı.Beraber olduğu kişi Karen değil,onun Cylon ikiziydi.

-Lanet olsun.Aşşalık sürtük.Onu bulduğumda...

-Tabi bulabilirsen.Seni ikinci kez kandırabilmesine şaşırdım.

-Bu bir daha tekrarlanmayacak.

-Bir şeyi iyice anlamalısın John.Ben Jake'i seviyorum.Ayrıca Galactica'daki son erkek bile olsan seninle yatmam.

-Peki onu ne kadar iyi tanıyorsun? O da benden fazla farklı değil.Jake ile beraber hangi kızı kimin tavlayacağına dair iddiaya girerdik.Ve kazanan hep o olurdu.Ve şimdide seni kazandı.

-Senin sorunun ne biliyormusun? Dünyanın kendi etrafında döndüğünü sanıyorsun.Sorumsuzluğun yüzünden kaç pilot öldü? Ve Kara gibi daha kaç pilot ölmeye devam edecek?

John,iyice sinirlenmişti.Karen'in suratına bir yumruk indirdi.Karen,ağzındaki kanı eliyle sildi.Sonra,John'a baktı.

-Gerçekten,acınacak birisin.

Sonra salondan dışarı çıktı.


**************************************************************

17 kasım,anlaşma günü...

Büyük gün gelmişti.Başkan Howard Parker,başkanlık gemisinde yerini almıştı.Diğer 11 kolonide gezegenlerin başkanları ve tüm bakanlarda oradaydı.Sadece başkan yardımcısı Dean Wells orada değildi.Anlaşmayı hazırlayan senatör Jack Erickson'da salonda yerini almıştı.Cylonlarla yapılacak bu ilk barış görüşmesi 12 kolonideki tüm televizyonlardan naklen yayınlanacaktı.Tüm tv ekranlarında,kumral uzun saçları ensesinde toplamış ve makyajlı genç kadının görüntüsü belirdi.

- Merhaba.Ben,Sarah Morgan. Bugün unutulmaz bir olaya şahit olmak üzereyiz.Cylonlarla yapılacak ilk barış görüşmesi,birazdan başlayacak.12 kolonideki herkes için çok heyecanlı bir an.Başkan Parker,diğer gezegenlerin başkanlarıyla beraber burada Cylon temsilcilerin gelmesini bekliyor.Evet,işte büyük an geldi.Metal gövdeli,kocaman Centrionlar,gemiden iniyorlar.
Gerçekten çok korkutucu görünüyorlar.Ve onların arkasından kumral saçlı,genç bir kadın gemiden iniyor.Bu kadın,cylonları temsil etmek için seçilen insanlardan biri. 

Sarah,1.73 boyundaki genç kadının yanına yaklaştı ve mikrofonu ona çevirdi.

-Sizi tanıyabilirmiyiz?

-Ben Caprica.Cylonları temsil etmek üzere seçilmiş bulunuyorum.

-Caprica,ana salona doğru ilerliyor.Centrionlar ise koridorda bekliyorlar.Birazdan görüşmeler başlacak.Bizi izlemeye devam edin.

Part 11:Dönüşüm


 İnsanoğlu Kobol'dan geldi.Uzaya yayıldılar ve 13 koloni kurdular.13. koloni,diğer 12 koloniden ayrıldı ve Dünya adında bir gezegene yerleşti.Diğer kolonideki insanlar ise diğer gezegenlere yayıldılar...

 **************************************************************

Caprica gezegeni,11 ay önce... Nicholas Baltar, lüks evinde,çıplak olarak yatağında uzanmış buzlu içkisini yudumluyordu.Yanında sarı saçları omuzlarına dökülen Lara vardı.

-Gerçekten,çok güzelsin Lara Locklin.

 Lara,gülümsedi.

 -Beni seviyormusun?

 -Evet,seni seviyorum.

 -Diğer kızları sevdiğinden daha fazla mı?

 -Hayatımda senden başka kimse yok Lara.

 -Buna inanmalımıyım?

 -Kesinle inanmalısın.Hayatımda senden başka kimse yok.

 Tam o sırada Baltar'ın telefonu çaldı.Baltar,telefonu açtı.Ve Caprica'nın sesini duydu.

- Merhaba Nicholas.

-Seni sonra ararım.

 Baltar hemen telefonu kapattı.Lara,ona baktı.

 -Kimdi o? Diğer kız mı?

 -İşten arıyorlar.Kız filan yok.

 Tam o sırada Baltar'ın telefonu tekrar çaldı.Baltar telefonu açtı.Ve tekrar Caprica'nın sesini duydu.

-Sakın bir daha telefonu yüzüme kapatma.

-O konuyu sonra hallederiz.

 Baltar,telefonu gene kapattı ve Lara'ya döndü.

 -Gene işten.Bugünlerde işler çok yoğun.

 -Eminim öyledir.

 Tam o sırada Baltar'ın telefonu tekrar çaldı.Baltar,telefonu açmadı.Düğmesine basıp kapattı ve masaya bıraktı.

 -Bugünlük bu kadar iş yeter.Şimdi,nerede kalmıştık?

Caprica,tekrar tekrar telefonu çaldırdı.Ancak bu sefer Nicholas cevap vermeyecekti.


**************************************************************

Battlestar Galactica,günümüz...
Üzerinde lacivert subay üniforması bulunan,genç kadın,Adama'nın odasından içeri girdi.Kumral uzun saçları at kuyruğu yapılmıştı.Çok fazla uzun değildi.1.63 civarında olmalıydı.30 yaşlarındaydı.Jennifer,Adama'nın masasına yaklaştı ve selam verdi.

-Efendim.

Adama,Jennifer'a baktı.

-Seni tekrar görmek güzel Jennifer.

-Sizide öyle efendim.Kara'nın cenaze törenine gelemediğim için üzgünüm.

-Komutan Cain'den Kara'nın yerine birisini göndermesini istediğimde,bu kişinin sen olacağını hiç düşünmemiştim.

-Beni o göndermedi.Kendim gönüllü oldum.

-Jane ile aranız hala kötü mü?

-O her zaman aynı kaltak.

-Peki komutan olarak onu nasıl değerlendirsin?

-Çok iyi.

-Yani benden daha mı iyi?

-Evet dersem beni Pegasus'a geri mi gönderirsiniz?

-Kesinlikle.

-O halde hayır diyorum.


**************************************************************

John,yemek tepsisini alıp masaya oturan genç kadını farketmişti.Sonra yemek tepsisi ile onun masasına geldi.Ve masaya oturdu.

-Senide buraya mı gönderdiler?

-Öyle görünüyor.

-Bu gece boşmusun?

-Ablamı yaptın ve şimdi sıra bana mı geldi?

-Sende benim kardeşim ile yattın.Ama bu benim için bir sorun değil.

-Ama benim için bir sorun.Ben fahişe değilim ve her önüme gelen erkekle yatmıyorum.

Tam bu sırada Karen yanlarına geldi.Saçları at kuyruğu yapılmıştı.John'a baktı.

-Bir saat sonra,spor salonunda.Orada olsan iyi olur.

Jennifer,Karen'e baktı.

-Neden bizimle oturmuyorsun?

-Jennifer? Burada ne işin var?

-Kara'nın yerine transfer oldum.

-Seni cenazede gördüğümü hatırlamıyorum.

-Orada olamadığım için üzgünüm.

-Eminim öyledir.

Karen,uzaklaşırken,Jennifer,John'a döndü.

-Bu kadar kızacağını bilseydim cenazeye gelirdim.

-Kızgın olduğu kişinin sen olduğunu sanmıyorum.Dün olanlar yüzünden bana biraz kızgın olabilir.

-Hangi olanlar?

-Karen,üzerime fazla geldi ve bende suratının ortasına yumruğu indirdim.

Jennifer,şaşkın bir şekilde John'a baktı.

-Ona vurdun mu?

-Daha önce hiçbir kadına vurmamıştım.Ama o,Kara'nın benim yüzümden öldüğünü söyleyince ben kontolümü kaybettim.

-Peki o ne yaptı?

- Gerçekten,acınacak birisin dedi ve çıkıp gitti.

-Sana gerçekten acımış galiba.

-Ne?

-Karen'in siyah kuşağı var.Ve dövüş sanatlarında tam 12 madalyası var.Yani istese seni dövebilirdi.

-Belkide bunu spor salonunda yapmak istiyor.

-Peki gidecekmisin?

-Evet.Bugüne kadar hiçbir kavgadan kaçmadım ve bugünde kaçacak değilim.

-Seni revirde ziyaret ederim.


**************************************************************

Bir saat sonra...

John,spor salonundan içeri girdi.Karen,boks torbasını yumrukluyordu.John'u görünce torbayı yumruklamayı bıraktı ve ona baktı.

-Pekala,eldivenleri giy ve şu ringe çık.

John,Karen'e baktı.

-Seninle dövüşmek istemiyorum.Dün sana vurduğum için üzgünüm.

Karen güldü.

-Sana kızgın değilim.Üzerine fazla geldim.Kızmaya hakkın vardı.

-Peki o zaman neden benimle dövüşmek istiyorsun?

-Sadece bir antreman.Ama istemiyorsan sorun değil.

-Tamam.

John,eldivenleri taktı ve ringe çıktı.Arkasından Karen ringe çıktı.Sonra John'a baktı.

-Gardını al.

-John,savunma pozizyonuna geçti ve Karen'in saldırmasını bekledi.Karen,seri yumruklar atmaya başladı.John'da yumruklarını kullanarak,Karen'in yumruklarını ustaca savuşturuyordu.Her ikiside birbirlerinin savunmasını aşamıyorlardı.Dövüş John yorulana kadar devam etti.Sonra John,Karen'e baktı.

-Yeter artık.Bu antrenman fazla uzadı.

-Yoruldun mu?

-Hayır.Ya sen?

-Hayır.

-O zaman devam ediyoruz.

John,bir yumruk savurdu.Sonra Karen'in attığı yumrukla kendini yerde buldu.Karen,John'un yanına eğildi.

-İyimisin?

-Evet.

John,yerden kalktı ve ringden çıktı.Karen'de onun arkasından ringden çıktı.John,önce eldivenlerini çıkardı.Sonra Karen'a baktı.

-Dün,sana vurduğumda bana neden karşılık vermedin?

-Sana acıdım.

İkisi birden güldüler.


**************************************************************

Birkaç saat sonra,Karen'ın odası...

Karen'in uzun sarı saçları serbest kalmıştı.John,kontrolü onun almasına izin vermişti.Karen,John'un üstünde,ileri geri hareket ederken John unutulmaz bir zevk yaşıyordu.Karen'de aynı zevki alıyordu.Her ikiside zevkin doruğuna çıkmıştı.

**************************************************************

John,uyandı.Karen,yanında yatıyordu.Yatağın yanındaki masada duran saate baktı.07:00'ı gösteriyordu.Karen'de uyandı.John,ona baktı.

-Hala buradasın.

-Gitmemi mi istersin?

-Hayır.Kalmanı istiyorum.

John,yataktan çıktı.Sonra kelepçe ile geri döndü ve birdenbire onları Karen'a taktı.Ve onu yatağa kelepçeledi.Sonra konuştu.

-Beni üçüncü kez kandırabileceğini düşünmedin öyle değil mi Katie?

Karen,güldü.

-Ben Katie değilim.Çöz şu kelepçeleri hemen.

-Hiç sanmıyorum.

-O zaman kendim çıkarırım.

Karen,eliyle kelepçenin zincirini kopardı.Sonra şaşkın bir şekilde bakan,John'a döndü.

-Bana şu gözdeki bıçağı uzatabilirmisin?

-Zinciri nasıl kopartabilirsin?

-Çok zor değil.Şimdi bıçağı ver.

-Hayır.

-Tamam.O zaman kendim alırım.

Karen,çekmeceyi açıp bıçağı çıkardı ve onun yardımıyla bileğindeki kelepçeleri çıkardı.Sonra John'a baktı.

-Hala kalmamı istiyormusun?

-Evet.Güvenlik az sonra gelip seni alacak.


**************************************************************

Birkaç dakika sonra...

Jennifer,güvenlik görevlileri ile beraber içeri girdi.Sonra,John ve Karen'e baktı.

-Pekala,biriniz bana burada neler olduğunu açıklayabilirmi?

John,Karen'ı işaret etti.

-O Karen değil.Onun Cylon kızkardeşi.Onu hemen nezarete götür.

Jennifer,John'a baktı.

-Sen neden sözediyorsun?

Karen cevap verdi.

-Bana benzeyen bir Cylon Adama'yı vurmaya kalktı ve John,benim o olduğumu sanıyor.

John,araya girdi.

-Yalan söylüyor.O bir Cylon.Onu nezarete götür hemen.

-Bu bir emir mi?

-Evet.

-Nasıl istersen.

Jennifer,adamlarına döndü.

-Karen'ı tutuklayın.

Karen,Jennifer'a baktı.

-Jennifer,benim Karen.

-Üzgünüm Karen ama seni tutuklamak zorundayım.

Askerler,Karen'in ellerini arkadan kelepçelediler ve onu götürdüler.


**************************************************************

Birkaç saat sonra...

Adama,askerlerle beraber hücreye yaklaştı.Sonra askerlere emir verdi.

-Hücreyi açın.

Askerler,hücreyi açtılar.Adama,ter kokan,sarı uzun saçları iyice dağılmış Karen'a baktı.

-Üstünü değiş ve bir saat sonra odamda ol.

-Emredersiniz.

Karen,hücreden çıktı ve uzaklaştı.


**************************************************************

Bir saat sonra,Adama'nın odası...Karen,üzerine üniformasını giymiş.Saçlarını at kuyruğu yapmış ve Adama'nın odasına gelmişti.Adama,John ve Karen'a baktı.

-Aranızdaki sorunun ne olduğunu bilmiyorum ama bunu şimdi halletmenizi istiyorum.

John,Adama'ya baktı.

-Bu kadın Karen değil.Daha önce sizi öldürmeye çalışan Cylon fahişe.

Karen,Adama'ya baktı.

-Ben Cylon değilim.Ben Karen'ım.

John,araya girdi.

-Yalan söylüyor.

Adama,John'a baktı.

-Peki,bu Cylon ise Karen'ın dört saattir hiçbir yerde görünmemesini nasıl açıklıyorsun?

-Bilmiyorum.Belki bu Cylon,Karen'i yakaladı ve onun yerine geçti.

Karen,araya girdi.

-Katie,asla böyle birşey yapmaz.

Adama,Karen'e baktı.

-Katie'de kim?

-Sizi öldürmeye çalışan Cylon.Aynı zamanda benim kızkardeşim.

-Bunu bize neden daha önce söylemedin?

-Çünkü o hala Galactica'da.Zaman zaman benim yerime geçiyor.Bu yüzden onu kimse farketmiyor.

John,Karen'e baktı.

-Peki o zaman Katie şimdi nerede?

-Benim tutuklandığımı biliyor olmalı.Şimdi asla ortaya çıkmaz.

Adama,Karen'e baktı.

-Katie tekrar ortaya çıkana kadar sürekli izleneceksin.Şimdi,gidebilirsin.

-Evet efendim.

Karen ve John,odadan çıkarlarken,Adama,John'a döndü.

-Sen kal.

Karen uzaklaştıktan sonra Adama,John'a baktı.

-O beni öldürmeye çalışan Cylon değil.Bunu biliyorum.

-Nereden biliyorsunuz?

-Beni öldürmeye çalışan birini asla unutmam.Ve bu o kadın değil.

-Genede bundan emin olmak zorundayız.

-Biliyorum.Bu yüzden onu izleyeceğiz.


**************************************************************

Karen,koridorda ilerlerken birden doğum sancısına benzer bir kasılma hissetti.Ancak bu bir doğum sancısı değildi.En son böyle kasılmalar hissettiğinde Cylon üssünde tedavi altındaydı.Dönüşümü tekrar başlamış olmalıydı.Kasılmalar sona erdiğinde Katie gibi tam bir Cylon olacaktı.


**************************************************************

Karen,koridorda ilerlerken Jake'in yanına yaklaştı.

-Konuşmamız gerekiyor.

-Tamam.

-Dün,John ile yattım.

-Ne?

-Dün,John ile yattım.

-Böyle birşey yaptığına inanamıyorum.

-Bende öyle.

-Peki o zaman neden onunla yattın?

-Bilmiyorum.

-Peki ya ben? Benim için ne hissediyorsun?

-Seni seviyorum.

-Ama bu senin John'un yatağına girmene engel olmadı.

-Bunun olmasını planlamamıştım.

-Ama genede oldu.

-Sana söylemediğim başka şeylerde var Jake.

-Bundan daha kötü olamayacağı kesin.

-Çok daha kötü.

-Sormaya korkuyorum.

-Ben bir Cylon'a dönüşmek üzereyim.

-Ne?

-6 ay önce Adama'yı öldürmeye çalışan Cylon suikastçi benim kızkardeşim.Dört yıl önce ben ve kızkardeşim Katie,Cylonlar tarafından yakalandık. Bizi hastane gibi bir yere götürdüler.Cylonlar oraya çitlik diyorlar.Üzerimizde günlerce test yaptılar.Bir süre sonra Katie'nin testlerine son verdiler.O artık bir Cylon olmuştu.Testlerim sona erdiğinde bende onun gibi bir Cylon olacaktım.Ama o beni kurtardı ve çiftlikten kaçmamı sağladı.Ve bugün kasılmalar tekrar başladı.Bu kasılmalar sona erdiğinde bende tam bir Cylon olacağım.

-Bunu durdurmanın bir yolu olmalı.Caprica'da çok iyi doktorlar var.Onlar dönüşümünü önlemenin bir yolunu bulabilirler.

-Hayır.Bunu durdurmanın hiçbir yolu yok.Galactica'dan ayrılmalıyım.Dönüşüm tamamlandığı zaman artık aynı kişi olmayacağım.Burada kalmam kimse için güvenli olmaz.

-Dönüşümün hormonlarını etkiliyor olmalı.Bu yüzden John ile yattın. 

-Evet.Dönüşümüm ilerledikçe dahada kötü olacak.

-Bu şekilde pes edemezsin Karen.Yarın Caprica'ya gidip doktorlarla bir görüşelim.Belki bunu durdurmanın bir yolunu bulabiliriz.

-Tamam.Ama bunun hiçbir faydası olmayacak.


**************************************************************

Ertesi gün,Caprica memorial hastanesi...
Karen,sarı uzun saçlarını at kuyruğu yapmıştı.Jake ile beraber test sonuçlarını bekliyordu.Dr. William Lynch,Karen'i test sonuçlarını inceledi.Sonra Karen ve Jake'in yanına geldi.

-Virüs,vücudunun büyük bir bölümüne yayılmış.Bu noktada yapabileceğimiz hiçbirşey yok.

Jake,doktor'a baktı.

-Virüs,vücudunun tamamına yayıldığı zaman ne olacak?

-Virüs,kalbe ulaştığı zaman,onun çalışmasını engelleyecek.

Karen,doktor'a baktı.

-Ne kadar zamanım var?

-En fazla birkaç gün.Üzgünüm.

Karen ve Jake,doktorun odasından çıktılar.Koridorda ilerlerlerken Karen,konuştu.

-Öldükten sonra Cylon olarak geri geleceğim.Ve artık bir insan olmayacağım.

-Belkide bu o kadar kötü değildir.

-Duygusuz bir öldürme makinasına dönüşeceğim.

-Bunu bilemezsin.

-Biliyorum.Katie'nin neye dönüştüğünü gördüm.Ve şimdi bende öyle olacağım.

-Sen Katie değilsin.Cylon olman,onun gibi olacağını göstermez.

Hastanenin çıkışında teğmen Victoria Reed karşılarına çıktı.Kumral dalgalı saçları omuzlarından aşşağı dökülüyordu.Üzerinde gri bir palto vardı.Cebinden bir kağıt çıkardı ve konuştu.

-Yüzbaşı Karen Locklear.Hakkında tutuklama emri var.

Jake,Victoria'ya baktı.

-Emri görmek istiyorum.

-Tamam.

Victoria,belgeyi,Jake'e uzattı.Jake,tutuklama emrini dikkatlice inceledi.Sonra Karen'e baktı.

-Korkarım bu yasal.

-Evet öyle.

Victoria,Karen'e baktı.

-Ellerini uzat.

Karen,ellerini uzattı.Victoria,onları arkadan kelepçeledi.

-Yüzbaşı Karen Locklear.Tutuklusun.Konuşmama hakkın var.Eğer bu hakkından vazgeçecek olursan söylediklerin alehinde delil olarak kullanılabilir.Bir avukat tutabilirsin.Avukat tutacak paran yoksa devlet sana bir avukat temin edecektir.Haklarını anladın mı?

-Evet.

Tam o sırada Katie ortaya çıktı.Sarı uzun saçları omuzlarından aşşağı dökülüyordu.Üzerinde siyah bir atlet ve aynı renkte pantolon vardı.Hafif kaslı kolları hemen göze çarpıyordu.Elindeki silahı,Victoria'ya çevirdi.

-İstediğin benim.Karen'i bırak.Onun bu işle bir ilgisi yok.

Victoria,silahını Katie'ye çevirdi.

-Silahını at.

-Önce Karen'i serbest bırak.

-Sana silahını at dedim.

-Önce Karen'ın kelepçelerini çıkar.

-Silahını at ve bunu konuşalım.

-Sen Karen'ı serbest bırak ve bende silahımı bırakayım.

-Silahını bırak yoksa seni vurmak zorunda kalırım.

Karen,birden Victoria'nın önüne geçti.Sonra Katie'e bağırdı.

-Yapma Katie.Buna değmez.

-Üzgünüm Karen.

Katie birden ateş etmeye başladı ve Karen kanlar içinde yere yığıldı.

Jake,üzgün bir şekilde bağırdı.

-Hayır.

Sonra Victoria ateş etti ve Katie'yi mermileri ile delik deşik etti.Katie,kanlar içinde yere yığıldı.Jake,hemen yere eğildi ve kanlar içindeki Karen'e baktı.Karen zorlukla konuştu.Ağzından kan geliyordu.

-Önemli değil Jake.Artık buna hazırım.

Karen'in başı yana düştü.Artık nefes almıyordu.Jake,Karen'in nabzını yokladı.Artık atmıyordu.Karen'e üzgün bir şekilde baktı.

Victoria,onun yanına yaklaştı.

-Üzgünüm.Yarın ifade vermek için merkeze gelmen gerekiyor.

-Tamam.

**************************************************************

Cylon gemisi.Birkaç saat sonra...
Karen,birden sıvı ve saydam bir madde ile dolu bir küvette uyandı.Katie,onun dışarı çıkmasına yardım etti.Karen'in sarı uzun saçları,ıslanmış ve arkaya doğru yatmıştı.Kollarındaki kaslar daha belirgin bir hale gelmişti.Katie,Karen'e bir havlu uzattı.Karen,havluyu üzerine sardı.Sonra Katie,konuştu.

-Artık sende bir Cylonsun.

Sezon sonu